… e verirler. Azîm mâl hâsıl olacak bir dollâbhâne-i şeytândır kim değme zî-aklın
ferâseti
ermez.
Bu meşrûbâtların her biri İslâmbol'un birer köşesinde mahfîdir, erbâbları varup her birinde def‘-i gam edüp cân sohbeti ederler, ammâ mâlların berbâd ederler ve meyhâneciler ey kâr ederler. Ammâ cümle bâde-fürûşânın pâdişâha ve sadrıa‘zama ve yeniçeri ağasına ve asesbaşı ve subaşıya ve ağa kapu kahyalarına ve Galata mollâsına ve Galata voyvadasına ve hamr emînine ve Galata çorbacısına ve'l-hâsıl otuz hâkime bilâ-kazâ sandıklarından mâlların çıkarup cerîme verirler. Azîm mâl hâsıl olacak bir dollâbhâne-i şeytândır kim değme zî-aklın ferâseti ermez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 214b ·
metinde göster ·
… evcîh etdikse zabt etdirmedi. Sen bir kaç gün anınla ülfet edüp mâ fi'z-zamîrin
ferâsetle
anlayup cemî‘i umûruna ve harekât u sekenâtına vâkıf-ı esrâr olup yine andan me …
Ammâ İpşir Paşa deryâ-misâl asker ile gürleyüp gelmede. Hikmet-i Hudâ bir gün Melek Ahmed Paşa ile esnâ-yı kelâmda İpşir Paşa'nın ahvâl-i pür-melâli yâd olunup efendimiz eydür "Evliyâm, hâzır ol seni mektûblar ile ba‘zı mesâlih-i umûr-ı müslimîn içün İpşir Paşa karındaşıma gönderirim. Sana Hâfız Evliyâ deyü severdi, elbette gidersin. Ve mâbeynimize münâfıkîn girüp İpşir bize rencîde-hâtır olduğu muhakkakdır. Kim her kankı mansıbı bir kimesneye tevcîh etdikse zabt etdirmedi. Sen bir kaç gün anınla ülfet edüp mâ fi'z-zamîrin ferâsetle anlayup cemî‘i umûruna ve harekât u sekenâtına vâkıf-ı esrâr olup yine andan mektûblar alup bize gel" buyurdular. Hakîr "el-Emru emruküm!" deyüp âmâde olup yetmiş kıt‘a mekâtîbleri ve ulak emirlerin alup ol sâ‘at sene (---) mâh-ı (---) de ulaklığıla,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 177a ·
metinde göster ·
bu ricâdan nakş etdi, ammâ yine "N'ola" deyüp Hasan Paşa'nın köğlerde olan ağav …
"Benim garîblerim benimle olsunlar, pârekende vü perîşân olmasınlar" dedikde, Murtazâ Paşa-yı sâhib-i ferâset bu ricâdan nakş etdi, ammâ yine "N'ola" deyüp Hasan Paşa'nın köğlerde olan ağavâtlarının birkaçın kal‘a içine kondurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73a ·
metinde göster ·
ve kiyâsetine i‘timâd ve her umûr-ı sulhu sadrıa‘zam anlara tevfîz ve her işin …
"Es-sulhu hayrun" medlûl-i hutûr-nümâyân olmağile sâ’ir dahi vüzerâ-yı ızâm ve vükelâ-yı kirâm ve cumhûr-ı asâkir-i İslâm ve nusret-ihtitâmın sulh [u] salâh makbûl u savâb-dîdleri olmağile elçilerin murâd [u] merâmları üzre ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup sulh [u] salâh husûsları mevzi‘-i husûle makrûn olup uhûd-ı kadîme ve şurût-ı müstakîme üzre kat‘-ı urûk-ı mevâdd-ı husûmet-inâd ve bezl ü rabt-ı sulh [u] felâh-ı sedâd olup müşârun ileyh Haleb vâlîsi vezîr-i mükerrem sa‘âdetlü İbrâhîm Paşa hazretlerinin kemâl-i ferâset ve kiyâsetine i‘timâd ve her umûr-ı sulhu sadrıa‘zam anlara tevfîz ve her işin itmâmın anlara fermân edüp buyurdular kim
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 328b ·
metinde göster ·
… ir kabr-i ma‘mûrdur. Şehzâde Sultân Mustafâ-yı maktûlün kullarından imiş. İlm-i
ferâset
ile mevsûf bir kimesne imiş.
Ve Balıklı hammâm kurbunda el-Mevlâ Ya‘kûb Kütâhiyye monlâsı iken merhûm olup mükellef ü müzeyyen türbesi vardır. Seng-i mezârında târîhleri muhteşemâne bir kabr-i ma‘mûrdur. Şehzâde Sultân Mustafâ-yı maktûlün kullarından imiş. İlm-i ferâset ile mevsûf bir kimesne imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y13b ·
metinde göster ·
… klîminde cümle erbâb-ı devlet anlara muhtâclardır. Zîrâ ilm-i hisâbda ve fikr-i
ferâsetde
ve istikâmetde akrânları yokdur, gâyet ehl-i ırz ve mü’eddeb mel‘ûnlardır. Hatt …
Ve cümle karındaşları ve otuz aded ammîleri dahi mâbeynlerine tefrîka düşüp her biri birer mezheb ihtirâ‘ edüp mezâhib-i muhtelife Mısrâyim oğlu Kıbtîm'den kaldı. Hayli iştihâr bulup ulu pâdişâh oldu. Cümle Kıbtî bu nesildendir. Ve Tevârîh-i Kıbtî bundan kalmışdır. Hazret-i İdrîs neslinden bir kehene-i âlimden cemî‘i ulûma mâlik olup Tevârîh-i Kıbtî yazmışdır kim hâlâ Kıbtî keferelerinde olan tevârihât bir milelde yokdur. Zîrâ hübût-ı Âdem'den sonra ilm-i kitâbet ve ilm-i hisâb ve ilm-i nücûm İdrîs Nebî'den münteşir olup bu Kabâbıta kavmine ol ulûmlar müyesser olmuşdur, bir kavme benzemezlerdir. Hâlâ Mısır iklîminde cümle erbâb-ı devlet anlara muhtâclardır. Zîrâ ilm-i hisâbda ve fikr-i ferâsetde ve istikâmetde akrânları yokdur, gâyet ehl-i ırz ve mü’eddeb mel‘ûnlardır. Hattâ a‘yân-ı Mısır bunlara ehl [ü] ıyâllerin inanup cemî‘i ma‘ûnât [u] levâzımâtların bu Kıbtî kavmi Y 7b görürler. Bir hisâbî mümsik kavimdir kim bir dânıkı masrûf etse hisâb edüp istikâmet ederler. Ammâ Mısır diyârından gayrı diyârda yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y7a–Y7b ·
metinde göster ·
… şı edüp ol âdem Mısır'ın altın üstüne getirir. Meğer bir müdebbir ü mubassır ve
ferâset
sâhibi âdem imiş. Bir gece hânesinde mevlûd edüp cemî‘i ulemâ-yı Mısır'ı mevlûd …
Muhammed-i Ekrâd hazretleri ricâlarını kabûl edüp bir şedîd âdemi subaşı edüp ol âdem Mısır'ın altın üstüne getirir. Meğer bir müdebbir ü mubassır ve ferâset sâhibi âdem imiş. Bir gece hânesinde mevlûd edüp cemî‘i ulemâ-yı Mısır'ı mevlûda da‘vet edüp esnâ-yı musâhabetde subaşı eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29a ·
metinde göster ·
… cât ve ilm-i Tayy-i Mekân ve ilm-i İhfâ ve ilm-i Ta‘bîr ve ilm-i Sihir ve ilm-i
Ferâset
. Ammâ ilm-i edeb yokdur. Q 185aP 183a
mazmûnunca evvel ilm-i Tıb ve ilm-i Ferâyiz ve ilm-i Tefsîr ve ilm-i Fıkıh ve ilm-i Hadîs ve ilm-i Tecvîd (---)(---) ve ilm-i Hıfz (---)(---) ve ilm-i Tevhîd ve ilm-i Ledün ve ilm-i Beyân ve ilm-i Kelâm ve ilm-i Kemâl ve ilm-i Âdâb ve ilm-i Sarf ve ilm-i Nahv ve ilm-i Mantık ve ilm-i Ma‘ânî ve ilm-i Lugat ve ilm-i Arûz ve ilm-i Hat ve ilm-i Nücûm ve ilm-i Cifir ve ilm-i Kâf ve ilm-i Kef ve ilm-i Kâf ve ilm-i Sîn ve ilm-i Simyâ ve ilm-i Kimyâ (---)(---)(---)(---) ve ilm-i Hey’et ve ilm-i Hikmet ve ilm-i Zîc ve ilm-i Dânyâl ve ilm-i Fûl ve ilm-i Fâl ve ilm-i Cerr-i Eskâl ve ilm-i Remil ve ilm-i (---) ve ilm-i (---) ve ilm-i Vefk ve ilm-i Esmâ ve ilm-i Teshîr ve ilm-i Da‘vet ve ilm-i Felsefiyyât ve ilm-i Edvâr ve ilm-i Zâyirce ve ilm-i Usturlâb ve ilm-i Harf (---)(---) ve ilm-i Hurûf ve ilm-i Nârencât ve ilm-i Tayy-i Mekân ve ilm-i İhfâ ve ilm-i Ta‘bîr ve ilm-i Sihir ve ilm-i Ferâset. Ammâ ilm-i edeb yokdur. Q 185aP 183a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y69a ·
metinde göster ·
… r. Sübhâne'l-hâlık eyle bir sun‘-ı Hudâ'dır kim hikmetine akıl ermeyüp fikr [ü]
ferâset
mütehayyir kalır. Deryâ içre gûyâ Rûm'da çınar ağaçlarına benzer azîm dırahtlar …
Ve şab dedikleri Süveys deryâsı içre olan acâyibâtlar var kim ibret-nümâdır. Sübhâne'l-hâlık eyle bir sun‘-ı Hudâ'dır kim hikmetine akıl ermeyüp fikr [ü] ferâset mütehayyir kalır. Deryâ içre gûyâ Rûm'da çınar ağaçlarına benzer azîm dırahtlardır. Lâkin yaprakları yokdur, ammâ dalı ve budağı çokdur. Deryâ yüzüne dek biter, dahi yukaru çıkmaz, ammâ cüssesi deryâ içindedir. Allâhümme âfinâ, ba‘zı gemiler bu şab ağacına uğrayup pâre pâre olur. Eğer gemi kavî-binâ ise şapın dalları ve budakların kırup kütür kütür ubûr eder. İncü bu şapların dibinde olur. Ve bu şablık deryâ içre azîm ormanlıkdır. İçinde kırıc balığı olur. Gark olan gemilerden âdemleri ve incü çıkaran gavvâsları emân vermeyüp yudar. Kırıc balığı gâyet mel‘ûn balıkdır. Bu temâşâları ederek üçüncü gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y435b ·
metinde göster ·
… asârıfları ve gümrük defterleri anların ellerindedir. Kalemleri ile ve fikr [ü]
ferâset
ve ilm-i hisâbları ile bir dânıkı hisâb edüp masrûfa kayd ederler, gâyet hisâbî …
Ve cümle halkı esmerü'l-levn siyâh-çerde kavmdir. Bir sınıf kavmine Bânyân derler, beyâz ve esmer olurlar. Cümlesi âteş-perestlerdir, mürd olduklarında lâşe-i murdârların âteşe yakarlar. Cümlesi pâk beyâz sûzenî Hind esvâbları geyerler ve beyâz destâr sararlar. Cümle Habeş diyârının îrâd [u] masârıfları ve gümrük defterleri anların ellerindedir. Kalemleri ile ve fikr [ü] ferâset ve ilm-i hisâbları ile bir dânıkı hisâb edüp masrûfa kayd ederler, gâyet hisâbî kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y438b ·
metinde göster ·