İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ferah*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
214
isabet
204 cümle/beyitte
79,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
38
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi21487,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 214

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ferah*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 9b … Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde olup mesken [ü] me’vâ İremezâtü'l-imâd misillü ferah-fezâ yerler olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâri‘ât yerle …
EÇS I 14b … üz bir tim iken beyâz bir dürr-i yetîm olup ahâlî-yi İslâmbol'dan kesâfet gidüp ferahnâk oldular.
EÇS I 18b Ma‘âdin-i sâdis: Mesîregâh-ı Kâğızhâne nâm ferah-fezâda bârûdhâne çarhların deverân etdiren uyûn-ı Cendereci nâm âb-ı hayât Hind ü Sind …
EÇS I 27b … eng şâdumânları edüp küffârın zehreleri çâk, guzât-ı müslimînin cümlesi şâd [u] ferahnâk olup tâze cân buldular.
EÇS I 31b–32a … dir kim devr-i Âdem'den beri ilm-i mi‘mârîde mühendisân-ı âlem eyle bir sarây-ı ferah-fezâ inşâ etmemişdir. Ve seyyâhân-ı âlem bu atlas-ı gerdûnde nazîrin görmemişdir. Zî …
EÇS I 32a Ve bir Atmeydânı cirminde bir havlı-yı ferah-fezânın cânib-i şarkında bir hammâm-ı latîf ana muttasıl hazîne-i hâssa ve ana muttasıl …
EÇS I 32a–32b … idi kim Hazret-i Îsâ halîfelerinden Havâriyyûn Şem‘ûn İslâmbol'a gelüp ol câ-yı ferah-fezâda ibâdete meşgûl olup cemî‘i vahşî hayvânâtlar ile hüsn-i ülfet edüp ol mahlûklar …
EÇS I 59b Edirne tahtına bu yıl ferah geldi ve gam gitdi. / Sene 1021
EÇS I 97a–97b Ve serapâ döşemesi seng-i yerakânî ve mermer-i sommâkî ve zenbûrî ve seng-i ferah ve balgamî ve yemânî ve pîrûze-i Nişâbûrî ile zemînin üstâd-ı kâmil eyle sihr-i …
EÇS I 117b … cıyân bu mahalde haymeleri ile meks etdikleriyçün Topcular derler. Bir mürtefi‘ ferah-fezâ yerde bâğ u bâğçeli bin mikdârı sarây-ı âlîler ve gayrı hânelerdir. Nişâncı Paş …
EÇS I 121b … arîb bir mescid-i şerîf ve bir zâviye-i latîf-i rûşenâ inşâ etmişdi. Ol makâm-ı ferah-fezânın hareminde medfûndur.
EÇS I 140a … d ma‘mûr olmuşdur. Leb-i deryâda bâğlı ve bâğçeli bin iki yüz hâne-i zîbâlar ve ferah-fezâ yalılardır. İbrâhîm Çelebi yalısı ve Emîr Paşa yalısı ve Süleymân Efendi yalısı …
EÇS I 145a … l / İslâmbol'un cânib-i erba‘asında hâs u âmm içün bî-tekellüf olan mesîregâh-ı ferah-fezâların beyân eder
EÇS I 145a … ha ve mahmûdî ve seylâvî (---) esb-i sabâ-sür‘atlerinin çerâgâhı bir çemenzâr-ı ferah-fezâ zemîn-i sebiz-gûndur kim anda hâsıl olan alef ve tirfil ve yonca ve ayrık ve ka …
EÇS I 156b … azret huzûrunda Mekke ve Uhud ve Bedr-i Huneyn gazâların kırâ’at etdikce Hazret ferah kesb edüp Suheyb'e ihsânlar edüp hakkında hadîs buyurdu:
EÇS I 206b … ğlencesi sâz u safâdır / Safâ sür kim bu dünyâ bî-vefâdır / Kişi zevkile olısar ferahnâk / Hemân zevk ile cânım olma gamnâk
EÇS I 213a … abb-ı safâyî ve ne habb-ı cedvâr ve ne habb-ı şifâ ve ne habb-ı şâhî, ne habb-ı ferah ne ma‘cûn-ı kâkvîh ve ne ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cû …
EÇS II 221b–222a … nâ-yı kelâmda Hazret-i Süleymân vezîri Âsaf-ı Berhayâ'ya der kim, "Ne olaydı şu ferah-fezâ yerde bir şehr-i azîm olaydı" buyurduklarında hemân ecinne ve dîv [ü] perîlerde …
EÇS II 229a … rab ve Acem'de Bınarbaşı nâmıyla meşhûr bir mesîregâh-ı cây-ı sürûr [u] mekân-ı ferah-fezâdır .
EÇS II 229a–229b … ümle şehr-i Bursa ferâde ferâde her âsâr-ı binâsı nümâyândır. Ve bir çemenzâr-ı ferah-fezâ zemîni vardır kim sun‘-ı Perverdigâr ile arzı gûyâ yeşil dühâvî katîfe ile döşe …
EÇS II 229b Ferahgâh-ı Kaplıkaya: Bir kûhsâr-ı çengelistân ve dırahtistân ve çemenistân-ı Hüdâyî yerdi …
EÇS II 229b … kestanelik ormanı içre bir aynü'l-hayat kaynayup cereyân eder. Hazret-i Emîr bu ferah-fezâya varup tecdîd-i vuzû‘ edindikde mübârek dest-i şerîflerindeki asâyile zemîne dür …
EÇS II 230a … olduklarıçün Gâzî yaylası derler. Çemenzâr ve kestâne dırahtlarıyla şâdmân bir ferah-fezâdır . Bursa şehri serâpâ nümâyândır. Bir küçük halîci vardır, içinde gûnâ-gûn alabal …
EÇS II 230a–230b Menzil-i Süleymân Hân Bınarı: Bir vâsi‘ öz içinde ferah-fezâ , cây-ı sefâ, ışretgâh yerdir kim âdemin aklı gider. Bir kayadan bir âb-ı hayât …
EÇS II 247b … ası leb-i deryâda (---) üzre şekl-i murabba‘, kârgîr sengîn-bünyâd, bir kal‘a-i ferah-âbâddır ve (---) nâzır kapusu var.
EÇS II 268a Uskumru çayırı; nâm mahal bir ferah-fezâ çemenzâr vardır. Âl-i Osmân'ın cemî‘î yeniçeri oturakları ve korucuları bu maha …
EÇS II 282b … u çerâgâh yerde âb-ı hayâtdan nişân bir uyûn kaynağı var. Cümle atları bu cây-ı ferah-fezâda çemenistâna bağlayup çadırlar ile konulmağa başlandı. Ve bin elli (---) Ramazân …
EÇS II 295a–295b … eyr havâsı ve binâsı hûb, dellâkleri mahbûb ve gayrı huddâmları mergûb hammâm-ı ferah-cândır . Bunun dahi cümle der-i dîvârı Kâşî, fağfûr-i Çîndir. Ve ferşi serâpâ sâfî yeşi …
EÇS II 305a Menzil-i Turnaçayırı: Bir ferahfezâda nebâtât [u] giyâhâtlı ve iki yüz hâneli şehr-i Ûcân nâhiyesidir. Cümle halkı bâ …
EÇS II 307b–308a … rdır. Dârları, deyyâr[ları] yokdur. Hemân bir çerâgâh, zemîn-i mahsûldârdır. Bu ferah-fezânın cânib-i cârında hem-civâr olan kend-i levendlerin darûga ve kelenterleri cümle …
EÇS II 317a–317b … dahi anların mâverâsı Deşt-i Kıpçak ve Heyhât sahrâlarıdır kim hâlâ ol sahrâ-yı ferah-fezâlara yigirmi sâldir kim Kılmah Tatarlarından Taysı Şâh ve Moyoncak Hân ve Koba Kalma …
EÇS II 322a–322b … ır. Ve aslâ bir tarafdan havâlesi yokdur. Cümle iki kat, yetmiş kulleli kal‘a-i ferah-âbâddır . Üç kapusu vardır, biri cânib-i (---) (---). Âsitâne tarafından bir oda cebecil …
EÇS II 325a … ardır. Kars kuluyla ma‘an vazîfe-i mu‘ayyenelerin alırlar. Kal‘ası bir sahrâ-yı ferah-fezâda bir püşte üzre Şeddâdî seng-binâ çâr-kûşe ve ma‘mûr kal‘a-i ra‘nâdır. Ammâ ol k …
EÇS II 332a Sahrâ-yı Boğdu; Selîm Hân-ı Evvel, şehzâdeliği âleminde bu ferah-fezâya Tarabefzûn hâkimiyken gelüp meks etdüğü nehr-i Zubad kenarında bir soffa-i âlîs …
EÇS II 338b–339a … edüp alay-ı azîm ile Erzincân kapusundan taşra çıkup Bâzârbaşı Değirmânları nâm ferah-fezâda meks edüp cümle Erzurûm a‘yânından ol kadar at ve katır ve şütür ve koyun ve ku …
EÇS II 341a–341b … bi hâkimleri vardır. Kal‘ası bir düz bâğ u bâğçeli ormanistânî bir düz sahrâ-yı ferah-fezânın 341b ortasında şekl-i murabba‘ bir taş binâ bir küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. Amm …
EÇS II 345a–345b … ında Manastır nâm bir teferrücgâh vardır. Gûyâ İreme zâtü'l-imâd bir çemenzâr-ı ferah-âbâd yerdir. Bu mahalden cereyân eden mâ’-i zülâle nehr-i Ramcı derler. Bir şarâb-ı …
EÇS II 361b–362a … aba sahrâsında, Varvar Alî Paşa kırk elli bin asker-i bî-pâyân ile meks edüp ol ferah-fezâyı hayme ve hargâh zeyn etmiş. Hakîr kanûn üzre ibtidâ kethüdâsına varup mülâkât o …
EÇS II 364a … saba-i Çerkeş nâm mahalde Varvar Alî Paşa deryâ-misâl asker ile bir çemenzâr ve ferah-fezâda nehr-i (---) kenarında çıtâ-çıt tınâb tınâba hayme ve hargâhların kurup meks et …
EÇS II 372b … ri Bağdâd nâm hâtûnun Ahıska kal‘ası kurbunda binâ etdüğü Gürcîstân'ın Bağdâd-ı ferah-âbâd olan şehirde mütevellid olup Gürcîstân Hâkimi Mavrol Hân, bu Murtazâ Paşa'yı {T …
EÇS III 5a … ayre kenarında âb [u] hevâsı latîf bir cây-ı nazîf olmağıla ehl [u] iyâliyle bu ferah-fezâda yetmiş sene sâkin olup imâr eder. Bi-kavli müverrihîn ibtidâ imâreti İslâmbol k …
EÇS III 16a–16b … in cânib-i şarkîsi ve garbîsi ve şimâli tarafı cümle Harkil Ovası add olunup bu ferah-fezâ-yı dilküşâda cümle yiğirmi altı bin müseccel ve makyûd bâğ u bâğçe ve mezâri‘âtlar …
EÇS III 36a … dan me’zûn olup elli aded pür-silâh yiğit içre Bukâ‘ sahrâsı içre cânib-i şarka ferah-fezâ mahsûldâr yerler ile (---) sâ‘atde,
EÇS III 66b … e şu‘arâ ve meddâhân ve gazel-hân u hânende ve sâzendegânları ta‘tîl günleri bu ferah-fezâ-yı mekân-ı Efzâ'ya gelüp ayş [u] nûş edüp köşe be köşe rûz-i nevrûz-ı Hârezmşâhî s …
EÇS III 67b … ne 482. Oğlancık nâm mesîregâhın Haydar köşkü nâm mahallinde medfûndur ve gâyet ferah-fezâ yerdir kim şehrin cemî‘i erbâb-ı ma‘ârifi anda cilvelenirler.
EÇS III 69b Karye-i Hırvadalı: Bu dahi bir ferah-fezâ yerde gâyet ma‘mûr u müzeyyen hân u câmi‘li müselmân karyesidir ve Aksarây kazâ …
EÇS III 71a Der-imâret-i hammâmât-ı gâsilân: Cümle (---) aded hammâm-ı ferahnâkdir . Evvelâ Beğ hammâmı gâyet atîk hammâm-ı hûb-binâdır. Andan Azebler hamâmı binâs …
EÇS III 87a … esinde kal‘a-i Meyyâfârikîn'dir. Mâbeyninde iki merhale-i dırâzdır. Bu sahrâ-yı ferah-fezânın evsâfın manzûrumuz olduğu üzre nemene aşâ’ir [u] kabâ’il meks eder anları tahrî …
EÇS III 91a Evsâf-ı ferah-bahş-ı kulûb olan erbâb-ı dile, ya‘nî kal‘a-i Zile
EÇS III 122b … sîtâne-i Batova, ya‘nî Akyazılı Sultân: Leb-i deryâ-yı Siyâh'da vâki‘ olmuş bir ferahfezâ-yı lâle‘ızâr hâmûndur kim kâmil kırk gün âsâyiş edüp hayme ü hargâhlarımızda zevk …