İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

fersah

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
83
isabet
74 cümle/beyitte
30,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
46 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8333,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 83

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“fersah” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 36a … ddin elli zirâ‘ tavîl edüp elli bin mümessek zeheb-i hâlis ile mutallâ edüp iki fersah yerden ve yüz mîl deryâdan nümâyân bir alem-i alâmet-i edyândır.
EÇS I 46a … n hayrâtı idi. Arab u Urbân cereyân edecek yerlerin harâb edüp Süleymân Hân iki fersah yerde dörd aded uyûnlar zamîme edüp nehir-misâl cebel-i Arafât'a cereyân etdirü …
EÇS I 128b … hede nümâyândır, dûrbîn ile Bursa'nın cümle imâretleri râyegândır. {Bu kulle üç fersah yerden nümâyândır ve şekl-i müdevverdir}.
EÇS II 230a Andan cebel-i Kumar, Mısır cezîresinde hatt-ı istivâdan cenûb tarafına yigirmi fersah içeridir kim Mısır'a gelen Nil-i mübârekin başıdır. İnşâallah cümle cibâller ma …
EÇS II 279b … bu hayrât [u] hasenâtla serâpâ kurşum ile mestûr bir binâ-yı ma‘mûrdur kim bir fersah ba‘îd yerden gömgök deryâ gibi kurşumları temevvüc eder şeklinde nümâyân olup k …
EÇS II 286a … lir nehr-i deryâdır. Ammâ deverân [u] cereyânı, tulû‘ [u] gurûbu cümle dörd yüz fersah yerdir ve dörd yüz büleyde ve kasabâtlara uğrar, ammâ Erzurûm sahrâsında ibtidâ …
EÇS II 296b–297a … dahi Murâd Hân harâb edüp henüz imâr olmadadır. Bu şehr şehr-i Merend'e on iki fersah karîbdir. Âb [u] hevâsı ve mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı âlemdir. Gûnâ-gûn âbdâr …
EÇS II 296b–297a … ubûr etdik. Ekseriyyâ bu zemînin mâ-i cârîleri tahtu'l-‘arzdan cereyân eder. 12 fersah gidüp,
EÇS II 297a … dısı, kelenteri, münşîsi ve darûgası ve dizçöken ağası vardır. Tebrîz'e on dörd fersah karîbdir. Mâbeynehümâsında aslâ arz-ı hâliyesi yokdur. Serâpa gül-i gülistân [v …
EÇS II 301a Nâhiye-i Mihrânrûd: Tebrîz'in cânib-i şarkîsinde bâb-ı Tebrîz'den beş fersah ba‘îddir. Kurâ-i Kenderût, kurâ-i Esfah, Kend-i Sa‘îd-âbâd, bu zikr olunan kend …
EÇS II 301a Nâhiye-i sâlis Dîdeher'dir: Tebrîz'den dörd fersah garbî ve cenûbî tarafına meyyâl cümle yigirmi dörd pâre âvâdân câmi‘ ve hân ve …
EÇS II 301a–301b … n cânib-i garbîsindedir ve Tebrîz'den bu nâhiyenin ibtidâsına varınca kâmil bir fersah yerdir ve cümle otuz pâre kurâdır. Her biri câmi‘ ve hân ve hammâm ve esvâk-ı ş …
EÇS II 305a Nâhiye-i Mihrânrûd: Tebriz'in cânib-i şarkîsinde beş fersah yerdir ve altmış pâre ma‘mûr kendlerdir, ammâ kend-i Rûd şehr-misâldir, bunu ub …
EÇS II 306a … i var. Cânib-i şarkîsi Tebriz'e karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir fersah yerdir. Ammâ bu buhayre Erdebîl'e bir mesâfe-i ba‘îdedir. Erdebîl ile buhayre m …
EÇS II 307a–307b … e bu şehr-i Hoy-ı hûb, Menend'in cânib-i garbı tarafındadır ve mâbeynehümâsı on fersah yerdir. Kal‘ası bir düz sahrâda vâkı‘ olmuş şekl-i murabba‘ seng-binâ kal‘a-i z …
EÇS II 323a … olmağıla bir kes cür’et edüp bu mâhîleri sayd etmeğe cür’et edemezler, ammâ bir fersah aşağıda sayyâdlar sayd edüp tenâvül etdiklerinde âdemin dimâğı abîr u anber rây …
EÇS III 8a … dır. Bu âsitâne serâpâ nîl-gûn rasâs-ı hâs ile mestûr âsitâne-i azîmdir kim bir fersah yerden mâvî kurşumlarının şa‘şa‘ası temavvüc-i deryâ gibi berk urur.
EÇS III 37b–38a … mahlût olup mezkûr üç nehrin feryâd [u] figânından âdemin kulağı asam olup bir fersah yerden istimâ‘ olunur. Mezkûr kal‘a-i Şıkıf'dan Ma‘ânoğlu üstâd-ı kâmil kûhkenl …
EÇS III 71a … 'dan cânib-i kıble ve şarka meyyâl kal‘a-i Kayseriyye üç konakdır ve kırk sekiz fersah yerdir.
EÇS III 149b … ülistân içre çalkanıp durur. Bu imâristânın dâ’iren-mâdâr etrâfı kâmil beş aded fersah sevâd-ı mu‘azzamdır. Ammâ kal‘ası bu mertebe vâsi‘ değildir.
EÇS III 149b Vaz‘-ı esâs-ı kal‘a-i Edirne-i dâr-ı aliyye: Bâlâda tahrir olunan beş fersah haremli sevad-ı mu‘azzamın tâ vasatında İdrivne kral binâsı şekl-i murabba‘dan …
EÇS IV 196a Sitâyiş-i imâret-i bâğ-ı Aspuzu: En ednâ garîbin bir fersah yer bâğı mukarrerdir. Cümle yedi bin sekiz yüz bâğ vardır. Mîr-âb bu bâğlara su …
EÇS IV 206b Nehr-i sâlis Sebak-ı Şîrîn'dir: Bu nehir nehr-i Dîr'den altı fersah aşağı vâki‘ olmuşdur. Bu dahi Şatt'dan müteferrik olup niçe büldânları seyerân …
EÇS IV 206b Nehr-i râbi‘ Ma‘kal: Bu nehir nehr-i Sebak-ı Şîrîn'den iki fersah aşağı cereyân edüp cânib-i garba bilâdları reyy edüp ba‘dehû niçe kurâları dahi …
EÇS IV 206b … nehr-i Übülle: Bu dahi nehr-i Şatt'dan nehr-i Ma‘kal'ın ayrıldığı mahalden dörd fersah aşağı kal‘a-i Basra'yı geçdikden sonra kasaba-i Übülle ağzındadır. Ammâ bu nehr …
EÇS IV 218a … rın mezâri‘âtların saky ederek İbn Ömer cezîresi üstünde cânib-i şarkîsinde beş fersah mesâfe-i ba‘îdede nehr-i Dicle'ye ya‘nî nehr-i Şatt'a dâhil olan âb-ı hayâtın b …
EÇS IV 243b … n aşağı ol uyûn pertâb etdikde sâ‘ikasından âdemin kulağı asamm olup sadâsı iki fersah mesâfe-i ba‘îdeden istimâ‘ olunur. Bu ayn bir haylice cereyân edüp gâ’ib olur. …
EÇS IV 300b … raf-ı garbîsindedir ammâ cânib-i şimâle sehel meyyâlcedir. Mâbeynehümâları yedi fersah yerdir. Tebrîz on fersah yerdir ve cânib-i şarkîsindedir. Ve Salmas iklîm-i örf …
EÇS IV 300b … cânib-i şimâle sehel meyyâlcedir. Mâbeynehümâları yedi fersah yerdir. Tebrîz on fersah yerdir ve cânib-i şarkîsindedir. Ve Salmas iklîm-i örfiyyenin 17 bulunmuşdur. T …
EÇS IV 301a … e üç hammâmı ve altı hânı ve bâzâr-ı muhtasarı olduğu ve şehr-i Merend'e on iki fersah karîb olduğu ve âb u hevâsı ve bâğ u bâğçesi ve mahbûb u mahbûbesi ve me’kûlât …
EÇS IV 304a … evvelâ Bismillah ile Tebrîz hânıyla vedâlaşup Tebrîz'in cânib-i şarkîsinde beş fersah ba‘îd,
EÇS IV 305b … yendir. Bu şehir cebel-i Seylân'ın şarkında ve cebel-i Seylân anın garbında beş fersah yerdir. Cümle âbı nehr-i Serâh'dır kim kûh-ı Seylân'dan tulû‘ edüp Rûmiyye buha …
EÇS IV 316b Bu şehri seyr [ü] temâşâ edüp ve hândan ihsânlar alup cânib-i şimâle 6 fersah gidüp,
EÇS IV 322a … ândır kim eflâke ser çekmiş bir kûh-ı ser-bülend-i Kîn-i Kapân'ın dâmeninde iki fersah arz-ı ba‘îdede bir çemenzâr u lâle-ızâr ve gül-i gülistânlı ve bâğ u bostânlı f …
EÇS IV 324b–325a … ırıdır. Miskâl; yüz arpa ağırıdır. Kırat; beş arpa ağırıdır. Dânk; (---) (---). Fersah ; on iki bin adımdır. Mil; dörd bin adımdır. Bir adım dörd ayakdır ve bir ayak-ı …
EÇS IV 325a … r. Şehr-i Tire ve şehr-i Ma‘nisa gibi tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Ammâ arzen nısıf fersah şehr-i mu‘azzamdır ve bu şehrin cânib-i garbîsi iki fersah yerde kûh-ı Akra‘ vâ …
EÇS IV 325a … ur. Ammâ arzen nısıf fersah şehr-i mu‘azzamdır ve bu şehrin cânib-i garbîsi iki fersah yerde kûh-ı Akra‘ vâki‘ olmuşdur kim hudûd-ı Kürdistân'dır. Ve sâve şehri bu şe …
EÇS IV 340a … sekiz yüz adımdır kim iki buçuk fersahdan iki yüz adım eksik kal‘adır. Zîrâ her fersah on iki bin adımdır. Bu hisâb üzre sûr-ı Bağdâd iki fersah ve dörd bin sekiz yüz …
EÇS IV 340a … ik kal‘adır. Zîrâ her fersah on iki bin adımdır. Bu hisâb üzre sûr-ı Bağdâd iki fersah ve dörd bin sekiz yüz adım ihâta eder kal‘a-i kebîrdir. Mîl hisâbı üzre kal‘a-i …
EÇS IV 344a … iyârbekir kurbünde Mifârıkîn kal‘ası arzından tulû‘ edüp Cezîre şarkîsinden beş fersah alarkada nehr-i Şatt'a karışır.
EÇS IV 344b–345a … n reyy etmeğiçün Safrâyı nehrin Dücle'den ayırup nehr-i Ma‘kal mahrecinden altı fersah aşağı Basra'yı geçüp kasaba-i Übülle'nin ağzında nehr-i Übülle'nin cânib-i garb …
EÇS IV 345a Ve nehr-i Yahûd, bu nehir nehr-i Übülle altında beş fersah karîb yerde Şatt'dan ayrılır. Harâbistân ve arslan yatakları mahallerinden cere …
EÇS IV 345a Ve nehr-i Ebü'l-Hatîb, bu nehir nehr-i Yahûd ile mâbeynleri iki fersah yerdir.
EÇS IV 353a … n Hazret-i Eyyûb} aleyhi's-selâm: Bir kubbe-i pür-envârın içinde medfûndur. Bir fersah yerden nümâyân kubbe-i âlîdir. Bu âsâr-ı azîmenin ve bu hayrât-ı (---) nın bânî …
EÇS IV 360a–360b … ‘a-i Arce ve mukâta‘a-i gümrük senevî beş yüz kise hâsıl olur ve Basra'dan altı fersah aşağıda kasaba-i mukâta‘a-i Übülle ve mukâta‘a-i Cerce ve livâ-yı azîm cezîre-i …
EÇS IV 362b … Safrây nehrin Dicle'ye girmezden mukaddem ayırup nehr-i Ma‘kal mahrecinden altı fersah aşağı Basra'yı geçüp kasaba-i Übülle'nin ağzında nehr-i Übülle'nin cânib-i garb …
EÇS IV 362b … Minor mü’ellifleri ile rivâyet etmişler ve nehreynden bu nehr-i Übülle altından fersah karîb yerde Şatt'dan ayrılup harâbistân u esedistân içre cereyân edüp Şattu'l-A …
EÇS IV 362b Nehr-i Ebü'l-Hatîb: Bu nehr-i Yahûd ile mâbeynehümâları iki fersah zemînden cereyân ederek Şatt'a karışır ve nehr-i Emîr, bu nehr-i Ebü'l-Hatîb il …
EÇS IV 362b … yân ederek Şatt'a karışır ve nehr-i Emîr, bu nehr-i Ebü'l-Hatîb ile mâbeyni bir fersah yerde cereyân edüp Basra fevkinde Şatt'a rîzân olur. Ve,
EÇS IV 399a … içün yetmiş bin aded âsiyâb-ı mâları var imiş kim her biri Hamâ dollâbı gibi üç fersah yerden sadâları istimâ‘ olunurmuş ve nehr-i Şatt üzre haşeb-i tavîlden ve levha …