… r. Ammâ mahbûbları beyâz Cezâyir ihrâmların arkalarına alup başlarında la‘l-gûn
fesler
geyüp beyâz ham gümüş gibi baldırların sığayup sâf billûr-misâl beyâz topukları …
Der-sûret-i çîn-i meh-cebîn mahbûbân: Gerçi cümle halkı Cezâyirli esbâbları gibi daracık (...) peşli ve geçirmeli ve göğüslüklü libâs geyüp bellerinde pala bıçak ve ellerinde nacak olup eynlerinde beyâz ve la‘l-gûn ihrâm ve siyâh burnus ve kapod libâslar geyerler. Ammâ mahbûbları beyâz Cezâyir ihrâmların arkalarına alup başlarında la‘l-gûn fesler geyüp beyâz ham gümüş gibi baldırların sığayup sâf billûr-misâl beyâz topukların uşşâkân-ı müştâkâna seyr [ü] temâşâ etdirerek ihrâm ile hırâm ederek mahbûbânları güzer etdiklerinde her tarafdan yâhû sadâsı istimâ‘ olunur. Ol kadar hüsn-i cemâlde ve lütf-i i‘tidâlde olup kelimâtları Rûmşadır, ammâ fasîh mevzûn ve mazmûn tekellüm edüp ser-i sa‘âdetlerinden ahmer-gûn feslerin ref‘ etdikde kâküllerinin her târı şeb-i târ-misâl olup uşşâkın akl-ı kâsırları târumâr olur. Her bir cüvânların hâlleri hâl-i Hâşimî hâl-i Hindû-vâr olup her bir hâlleri bin kez reşk-i müşk-i Tatar-ı Hoten değer. Hüsn-i letâfetleri ve şîvekâr-ı zarâfetleri vasıfdan hâriclerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271b ·
metinde göster ·
… rmıhlarda cânbâzlar resen-bâzlıklar edüp cemî‘i kadırgaların forsaların kırmızı
fesler
ve beyâz gömlekler ile mülebbes edüp cümle gâziyân-ı keştîbân-ı mellâhânlar dah …
Ba‘de salâti'l-cum‘a Sadrıa‘zam kal‘a içinde limana nâzır bir sarây-ı azîmi zer-ender-zer ile müstağrak-ı envâr edüp anda sâkin oldukda tenbîh olunduğu minvâl üzre Kandiye kal‘asının der-i dîvârları üzre yüz bin aded tüfeng-endâz asâkir-i İslâm pür-silâh hâzır-bâş olup ibtidâ limanda başdarda-i hümâyûn ki rûy-ı deryâda lenger-endâz olup cemî‘i kadırgaları filandıralar ve sancağ u bayrağ ve alemlerle zeyn edüp çarmıhlarda cânbâzlar resen-bâzlıklar edüp cemî‘i kadırgaların forsaların kırmızı fesler ve beyâz gömlekler ile mülebbes edüp cümle gâziyân-ı keştîbân-ı mellâhânlar dahi libâs-ı gûnâ-gûnların geyüp ibtidâ kadırgalardan cümle bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atılup gülbâng-ı Muhammedî çekmeğe âğâze etdiklerinde azamet-i Hudâ Kandiye kal‘asının cemî‘i der-i dîvârı üzre pür-silâh âmâde olan yüz bin asâkir-i İslâm bir kerre bir ağızdan gülbâng-ı Muhammedîye üç nevbet 305a rehâ buldurup sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsımâna peyveste olunca cümle guzât küçük kol tüfenglerine ve büyük tüfenglerine âteş edince üç kerre yüz bin tüfenglerin sadâlar[ı] dahi sâkin olmadan cümle tabyalar ve siperler üzre ola[n] bin yüz aded toplara bir fitilden âteş edince zemîn ü âsımân dir dir [di]tremeden hâlî olmayup akîbince cümle guzât tekbîr-i Muhammedî getirüp cihân velvele-nâk eflâk-i semâ çâk oldu zann olup cemî‘i topların gülleleri deryâ üzre martı kuşu gibi seküp uçarak ve karpuz gibi yuvarlanarak ve keklik gibi gülleler rûy-ı deryâda ve karada sekerek küffârın karşu adada yatan gemilerine karîb top gülleleri gavvâs gibi dalardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304b–305a ·
metinde göster ·
… aracık bağır yelekleri ve bellerinde pala çatal bıçakları ve başlarında kırmızı
fesler
geyerler şecî‘ şehbâz dayı yiğitleri vardır. Ve cümle garîb-dost âdemlerdir. Ni …
Ve cümle halkı tüccârdır. Libâsları serâpâ çuka ve akmişe-i fâhire ile melbûslardır. Ve tâze cüvân yiğitleri serâpâ Cezâyir levendâtı esbâbı şeklinde daracık bağır yelekleri ve bellerinde pala çatal bıçakları ve başlarında kırmızı fesler geyerler şecî‘ şehbâz dayı yiğitleri vardır. Ve cümle garîb-dost âdemlerdir. Nimetleri bay [u] gedâ ve müsâfirîn ü mücavîrine mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30b ·
metinde göster ·