… tdiler. Yıldırım Hân bu sulhu kabûl etmeyüp kadîm-i eyyâmda Ömer ibn Abdül‘azîz
fethinde ve
Hârûnu'r-Reşîd asrındaki gibi Galata ve İslâmbol kal‘asının nısfında ke'l-evvel …
"Amân ey Yıldırım Hân murâdınız üzre sulh edelim" deyü derûn-ı dilden tekur-ı la‘în sulha tâlib [ü] râğıb olup beher sene ikişer kerre yüz bin altun harâc vermeği kabûl etdiler. Yıldırım Hân bu sulhu kabûl etmeyüp kadîm-i eyyâmda Ömer ibn Abdül‘azîz fethinde ve Hârûnu'r-Reşîd asrındaki gibi Galata ve İslâmbol kal‘asının nısfında ke'l-evvel ümmet-i Muhammed sâkin olup câmi‘ ve imâretler edeler ve kal‘a hâricinde olan bâğ u bâğçelerin mahsûlâtları öşrü cümle ümmet-i Muhammed'in olmak üzre Yıldırım Hân sulh isteyüp bi'z-zarûrî tekur kıral bu sulhu kabûl edüp İslâmbol içre yigirmi bin âdem koyup Edirnekapusu ve Eğrikapusu ve Ebû Ensârî bâblarından tâ Unkapanı'ndan Zeyrekbaşı ve Karaman'dan yine Edirnekapusuna gelince hudûd kesilüp İslâmbol içre ümmet-i Muhammed leb-ber-leb olup Cibâlikapusu içre yine Gül Câmi‘, âb-ı gülâb ile mülevvesât-ı küffârdan tathîr olunduğıyçün Gül Câmi‘ derler. Ve ana karîb Sirkeci tekyesin yine mahkeme-i şer‘-i mübîn edüp Galata kal‘asına dahi altı bin asker koyup Galata'nın nısfın tâ kulleye varınca ümmet-i Muhammed zabt edüp İslâmbol'un dahi nısfında Ayasofya câniblerinde {kefereler} sâkin olup {ümmet-i Muhammed ile cümle küffâr} i‘tidâl üzre geçinirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
vakt [u] sâ‘ati ve derîcesiyle fethin ta‘yîn etdüği günlerde bi-emrillâh feth o …
Hamd-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ol Hâlık-ı kevn [ü] mekâna olsun kim her emrin tedbîrinde birer hükm-i ezelîsi vardır kim selâtîn-i İslâm-ı Âl-i Osmâniyân es-sultân ibn ü's-sultân es-sultân Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân tâbe serâhüm ve ce‘alallâhu el-firdevse mesvâhüm hazretleri İslâmbol'u feth edince Arapça sıfat-ı kâşifesinin hurûfu târîh-i fethine mutâbık olan dârü's-saltanati 30b 'l-aliyye Kostantıniyetü'l-mahmiyye hamâhallâhu an ru‘bu'l-beliyye Sultân-ı mûmâ-ileyh hazretleri Akşemseddîn hazretlerinin mukaddemâ fethini ve vakt [u] sâ‘ati ve derîcesiyle fethin ta‘yîn etdüği günlerde bi-emrillâh feth oldu kim hicret-i nebeviyyenin sene 857 târîhi mâh-ı Cemâzilâhiresinin yigirminci günü kim yevm-i erba‘ada feth olunduğu mâh-ı Temmûz'un on ikinci günü idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a–30b ·
metinde göster ·
… îmeti ve Şehrezûl haddinde Erkek Ahmed kal‘asın binâ etdüği ve Mihribân kal‘ası
fethi ve
Zeynel Hân'ın inhizâmı ve Acem diyârının nehb [ü] gâret olunduğu ve Bâğ-ı Cinân …
Ve Husrev Paşa'nın Bağdâd'a azîmeti ve Şehrezûl haddinde Erkek Ahmed kal‘asın binâ etdüği ve Mihribân kal‘ası fethi ve Zeynel Hân'ın inhizâmı ve Acem diyârının nehb [ü] gâret olunduğu ve Bâğ-ı Cinân kal‘ası etrâflarında yigirmi pâre kal‘alar harâb olduğu andan Şehr-i Hemedân ve kal‘a-i Dergezîn cânibleri alan u tâlân ve ahâlîsi nâlân u giryân ve mâlları yağmâ olup uryân kaldukları cümle sene 1039 târîhinde vakı‘ olup.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b ·
metinde göster ·
… sengîndir. Kadîm-i eyyâmda (---) binâsıdır. Ve sene (---) târîhinde (---)(---)
fethidir. Ve
niçe kerre Kazak-ı Ak gelüp istilâ edüp mâl-ı ganayimin alup harâb [u] yebâb ed …
Evsâf-ı sûr-ı kavî ve metîn kal‘a-i Gönye : Tarabuzun eyâletinde Batum sancağıdır. Paşasının hâssı taraf-ı pâdişâhîden (---) akçedir ve ze‘âmet 13 ve kılıç timar 72, çeribaşısı ve alaybeğisi vardır. Hîn-i seferde kânûn üzere cebelüleriyle sekiz yüz asker olur. Üç yüz âdem dahi paşasının askeri olur. Ammâ Mikrilistân ağzında intihâ-yı serhad olmağıla merkûm askerler bir sefere me’mûr olmayup bu kal‘a[yı] muhâfaza ederler. Dizdârı ve beş yüz kal‘a neferâtları vardır. Ve bir oda dergâh-ı âlî yeniçerileri, sekiz yüz neferâtıyla çorbacıları, şeb [u] rûz nevbet beklerler ve yüz elli akçe kazâ-yı âsumânîdir. Nâhiyeleri cümle harbe ucuyla söyleşir, âsî Çiço Laz kurâlarıdır. Kadısına senevî bin guruş olur. Beğine yedi bin guruş olur. Kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ-yı sengîndir. Kadîm-i eyyâmda (---) binâsıdır. Ve sene (---) târîhinde (---)(---) fethidir. Ve niçe kerre Kazak-ı Ak gelüp istilâ edüp mâl-ı ganayimin alup harâb [u] yebâb edüp gitmişdir. Kal‘a içre cümle (---) örtülü tahtânî ve fevkânî (---) aded hânelerdir. Ve cümle (---) mihrâbdır. Cümleden ma‘mûr [u] âbâdân (---) câmi‘i bir minâreli tahtânî ve kiremit örtülü câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 254b ·
metinde göster ·
… ı, illâ şehâdet ola. Yûsuf Paşa-yı merhûm ve mağfûr, mahbûb-ı Hudâ imiş kim hem
feth ve
ba‘de'l-feth şehâdet müyesser oldu. Hamd-i Hudâ bu hakîr Evliyâ-yı pür-riyâ böy …
Bağğâz ve hasûd-ı münâfıkîn pâdişâha Yûsuf Paşa'yı gamz edüp "Pâdişâhım Yûsuf Paşa lalan, Hanya hazînesinden üç Husrevânî küp altun ve üç milyon mâl-ı Kârûn ve bir altun direk keçelerle sarılmış pâdişâhıma deryâda katre ve güneşde zerre vermeyüp anları hıfz etdi" derler. Ba‘de'l-katl 273b mâl [u] menâldan bir şey çıkmayup ol altun direk keçe ile sarılmış, dedikleri bir taş yerakânî direk idi. Hazîneye koyup hılâf-ı inhâ edenlerin dünyevî [ve] uhrevî yüzleri kara oldu. Ba‘dehû ol altun dedikleri sarı amûdı Mehemmed Hân-ı Râbî‘in vâlidesinin binâ etdüğü câmi‘in hünkâr mahfili altına sütun etdiler. Ammâ hakkâ kim bir sun‘-ı Hudâ ve ibret-nümâ bir seng-i asferdir kim altun ve cevâhir anın yanında ne şeydir. Bir âdem sarılık marazına mübtelâ olsa ol amûdı üç kerre üç cum‘a ertesinde ale's-sabah yalasa bi-emrillah şifâ bulur. Eyle bir seng-i Hudâ'dır kim Yûsuf Paşa'nın sebeb-i katli olmuşdur. Hikmet-i Hudâ "el-abdu yüdebbiru vallahu yukaddiru" ve "elsinetü'l-halk aklamu'l-ha(l)kdır". Kaçan kim Sultân İbrâhîm Hân Sarâyburnu'nda Yûsuf Paşa ile Girid müşâveresin edüp "Hanya'yı feth etdikden sonra inşâallah sâlimîn ve gânimîn geldikde sâna ıvazın ederim" deyü yemin etdüğü meğer "şehîd ederim" demek imiş. Hakîkatü'l-hâl Hanya kal‘ası gibi bir hısn-ı hasînin ve sedd-i metinin fethi bir kerb-i azîm idi. Ammâ feth olunmasına sebeb Cenâb-ı Bârî yârî kılup küffâr-ı hâksârın donanma-yı nâ-mübâreki gelmeden Gâzî Yûsuf Paşa cidd ü cehd edüp Feyyâz-ı Mutlak'ın inâyet-i ezelîsi ve avn-i aliyyesi ve esrâr-ı hafiyyesi olup feth oldu. Yohsa bu Hanya gibi sedd-i İskenderin fethi {bir vechile} mümkün değil idi. Ve eyle kal‘a-i üstüvârın fethine ıvaz bir şey ile olmazdı, illâ şehâdet ola. Yûsuf Paşa-yı merhûm ve mağfûr, mahbûb-ı Hudâ imiş kim hem feth ve ba‘de'l-feth şehâdet müyesser oldu. Hamd-i Hudâ bu hakîr Evliyâ-yı pür-riyâ böyle gazâ-yı ekberde bulunup sâlimîn ve gânimîn vatanımıza gelüp peder u mâder-i azîz ve azîzelerimizle müşerref olup dest-i şerîflerin bûs edüp "Ber-hurdâr-ı ömr ol oğul! Vekâletimiz eyleyüp Girid fethinde bulundun. Bizim varmamıza muhtaç etmedin" deyü buyurdular. Hakir eyitdim: "Benim peder-i azîzim, sultânım! Siz şimden gerü ihtiyâr oldunuz. Süleymân Hân asrından berü yetmiş gazâda bulundunuz. Bu ciğer-kûşenize hemân hayr du‘â edin. Niçe gazâlarda bulunup cenâb-ı şerîfinize sevâb-ı cezîl ola" deyü dest-bûs edüp hayr du‘âların alıp bu hikâyeye âğâze eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 273a–273b ·
metinde göster ·
… arındadır ve Çardaklı hammâm, Hacızâde kurbunda ve Kadı hammâmı, kurb-ı câmi‘-i
Fethiyye ve
Sultân Bâyezîd hammâmı ve Yorguç Paşa hammâmı ve Kanlıbâzârı hammâmı {ve karşu …
Evsâf-ı hammâmât: Cümlesi (---) aded hammâmlardır. Evvelâ Sinânoğlu hammâmı ve Kumacak hammâmı, kurb-ı Bâyezîd Paşa ve Mustafâ Beğ hammâmı, muttasıl-ı câmi‘-i Mehemmed Paşa ve Sarây hammâmı, kurb-ı Hünkâr Sarâyı ve Ilıcahammâm, alçak cisr başında su kenarındadır ve Çardaklı hammâm, Hacızâde kurbunda ve Kadı hammâmı, kurb-ı câmi‘-i Fethiyye ve Sultân Bâyezîd hammâmı ve Yorguç Paşa hammâmı ve Kanlıbâzârı hammâmı {ve karşu kal‘a içinde dörd hammâmdır, ikisi sâde hammâmdır, mâ‘adâsı çifte hammâmlardır kim güzîde hammâmlardır ve meydân mahallesinde iki hammâmdır, biri çiftedir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281b ·
metinde göster ·
… um değildir ve cemâ‘atden garîb olmuş câmi‘lerdir. Bu şehrin ismi elifin, rânın
fethasıyla ve
sîn-i meczûm ile Aras'dır, ammâ Acem Terekemeleri ve Dağıstân Kumuğu lisânında …
Evsâf-ı menzil-i kal‘a-i şehr-i azîm Aras: Diyâr-ı Acem'de eyâlet-i Şirvân'dır. Zamân-ı kadîmde Keyümers Şâh binâsıdır. Sene 985 târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis vüzerâlarından Lala Kara Mustafâ Paşa feth edüp andan üzerine kırk bin kızılbaş-ı bed-âyîni adüvv-i bî-dîn ile Emîr Hân Aras imdâdına gelince gördüler kim Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarrufuna girmiş, hemân-dem şehri muhâsara edüp vakt-i zuhra dek ceng [ü] cidâl ideler. Hemân Lala Paşa nâm dilâver [u] server cümle guzât-ı müslimîn ile Acem üzre hücûm edüp otuz bin mikdârı Acem'i hâk-i mezellete düşürüp serdârları Emîr Hân giriftâr-ı bend-i hicrân olup bakıyyetü's-seyf olan Terekeme ve Gökdolağ ve Gürcî Âznâvûrları firâr ederken bunlara Şirvân askeriyle Özdemiroğlu Kethüdâsı râst gelüp nehr-i Kür kenarında kırup zemîn-i gûra salarlar. Niçe bini kılıç-ı Osmânlı havfinden nehr-i Kür üzre cisre izdihâm ile uğrayup hikmet-i Hudâ cisr münkesir olup cümle kızılbaş-ı nâ-tırâş [u] bed-ma‘âş başlarıyla nehr-i Kür'e gark olurlar. Hâlâ üstühânları püşte püşte yığılıdır ve meksûr olan Pul hâlâ harâbdır. Çam direkleri koyup üzerinden ubûr ederler. Ba‘dehû guzât-ı müslimîn bu kadar lipâçe-i Acem ile ve bu kadar mâl-ı ganâ’im ile muğtenim olup şâdmânlar ederler. Ba‘dehû serdâr-ı zafer-şi‘âr gördü kim bu şehr-i Aras, Gence ve Şirvân mâbeyninde elzem-i levâzimînden bir şehr-i azîmdir. Hemân cümle guzât-ı müslimîni ve bennâ ve ummâlları etrâf-ı vilâyetden cem‘ edüp Aras'ın hâricinde Şâh Hıyâbânı nâm bir İreme zâtü'l-imâd-ı be-nâm mahalli ortaya alup cânib-i erba‘asına sûr çeküp etrâfına handak-ı vâsi‘ [u] amîk inşâ edüp üç kapulu ve on yedi tabyalı çım ve rıhtım binâ-yı sedd-i metîn [ve] kal‘a-i hısn-ı hasîndir, dâiren-mâdâr cirmi tokuz bin altı yüz adımdır, kırk günde tamâm edüp Murâd Hân hareminde neşv ü nemâ bulmuş Kaytas Beğ'e mîr-i mîrânlık ile ihsân edüp Lala Paşa Âsitâne tarafına revâne olur. Hâlâ bu şehr-i zîbâ-yı ra‘nâ Şâh kûhu zeylinde Bursa şehrine mânend, âb [u] hevâsı lâtîf, bâğ u bâğçeli ve gül-i gülistânlı ve müşebbek bostânlı şehr-i şîrîndir kim cümle on bin hâk-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır ve kırk câmi‘dir. Kal‘a içre Murâd-ı Sâlis câmi‘i ve Ferhâd Paşa câmi‘i ve Kara Sinân Paşa câmi‘i, niçe câmi‘ler var ammâ ma‘lûmum değildir ve cemâ‘atden garîb olmuş câmi‘lerdir. Bu şehrin ismi elifin, rânın fethasıyla ve sîn-i meczûm ile Aras'dır, ammâ Acem Terekemeleri ve Dağıstân Kumuğu lisânında Araş derler. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Mustafâ'nın ibtidâ cülûsunda Acem bu diyâra istîlâ edüp hâlâ dest-i Acem'de mânend-i şehr-i Merend âvâdân olmuşdur. Hâlâ kırk mahalle ve kırk mîhrâb add olunur. Medrese ve tekye ve mekteb-i dârü's-sıbyân [u] tıflân-ı ebced-hân ve on altı hammâm-ı dilsitân ve sekiz yüz dükkân ve yedi kahvehâne ve hân-ı tüccârân ile ârâste ve bâğ-ı gülistân ile pîrâste olmuş şehr-i müzeyyendir. Cümle mahbûb ve mahbûbeleri marâlî ve gazâlî-çeşm-i Hotenli pençe-i âfitâb dilberleri vardır. Zîrâ zenâneleri Gürcî ve Dâdyân ve Açıkbaş ve Şavşad kabâyillerinin duhterlerinden mütevellid olmuş civânlardır. Zirâ âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Şâh kûhundan niçe bin uyûn-ı câriyeleri, şehrin hadîka ve gülistânlarına uğrayup bu şehri atşândan müstağnî eder. Cânib-i etrâfında yedi aded nâhîye-i kübrâları vardır kim her birinde yüzer pâre âbâdân kendleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 310b ·
metinde göster ·
… verüp kendüleri sa‘âdetlü pâdişâha arz olunmadan halâs olup ancak Gönye kal‘ası
fethin ve
imdâdında bulunan mîr-i mîrânları ve alaybeğilerini ve sâ’ir sancâk beğlerin hi …
Ertesi ale's-sabâh mâh-ı mezbûrun (---) günü yine nehr-i Çoruğ kenarından bir gerd-i gubâr evc-i âsumâna peyveste olup şukka-i alem şa‘şa‘ası ve cebe vü cevşen ve zırh-ı zireh-külâh nûru benî Âdemin merdüm-i dîdelerin hîrelendirüp sâf sâf [ve] mevc mevc asâkir-i ibret-nümâ nümâyân olup yaklaşdı. 330b Meğer Çıldır eyâletine mutasarrıf Vezîr Koca Sefer Paşa, Erzurûm Vezîri Mehemmed Paşa efendimizin emr-i şerîfiyle Ahıska'dan ılgar ile Gürcîstân içinden Gönye kal‘asına imdâda altı bin Gürcîstân askeriyle ve Tomris Hân oğluyla ve Levend Hân oğluyla ve Aleksandır Hân oğluyla imdâda geldüğü Seydî Paşa'ya haber gelince Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve sâ‘ir mîr-i livâlar ve alaybeğleri ve çeribaşılar cümle pür-silâh olup Sefer Paşa'ya istikbâle çıkdık. Azamet-i Hudâ bir temâşâ-yı ibret-nümâ dahi seyr etdik. Cebe vü cevşene gark olmuş küheylân atlı, eli sırıklı, beli şiş kılıçlı ve çiğini kalkanlı ve niçesi kılçıklı kebeli ve beli sadaklı ve tüfenkli Aznavurlar ve piyâde tüfenklileri ve sıkma çarıklı ve cümlesi kırçıl ihtiyârlar çoğu mutarraş ve saçlı Aznavurlardır kim her biri acebe-likâ ve garîbü'l-heykel âdemlerdir. Sefer Paşa alay-ı mahsûsası ve mataracı ve tüfenkcileri ve şâtırlarıyla geldikde Seydî Paşa ve Bâkî Paşa at üzre selâmın alup Seydî Paşa sağına ve Bâkî Paşa soluna geçüp alay-ı azîm ile Gönye kal‘ası altına gelindikde kal‘anın burc [u] bârûlarından bir yaylım sefâ geldin topu ve bir yaylım safâ geldin tüfenk şâdmânlar edüp Sefer Paşa cümle askeriyle zeyl-i hisârda meks edüp ba‘dehû Ordu-yı İslâma Gürcîstân ve Mikrilistân ve Lazistân'dan ve Batum sancakları nevâhîlerinden ordu-yı İslâma zehâ’ir-i firâvân gelmeğe başladı. Ertesi gün vakt-i seherde Gönye kal‘asının cânib-i cenûbunda Hopan ve Rize tarafında leb-i deryâ ile bir alay-ı azîm nümâyân olup meğer Tarabefzûn eyâletine mutasarrıf (---) Paşa eyâleti askeriyle üç bin yarar ve nâmdâr müsellah asker ve deryâdan yetmiş pâre sandal ve yüz pâre meneksile Laz gemisi ile piyâde asker ve zahâ’ir ve on pâre şâhî top ile Tırabzan paşası geldüğü Serdâr Seydî Ahmed Paşa'ya haberi gelüp aslâ ve kat‘â istikbâline ne kendüsü ve ne sâ’ir asakir göndermeyüp Tarabefzûn paşası, eyâleti askeriyle üç bin güzîde âdemle Gönye kal‘asının bir cânibinde meks edüp ba‘dehû derûn-ı kal‘ada Seydî Ahmed Paşa ile müşerref olmağa geldikde Seydî Paşa aslâ ta‘zîm etmeyüp cümle huzzar-ı meclise hıtâben eydür: "Bak a ümmet-i Muhammedim! Ben kankı sancâk hâkimiyim?" dedi. A‘yân-ı vilâyet eyitdiler: "Sultânım! Hâlâ Tortum sancâğına mutasarrıfsız" dediler. "Ya Tortum bu Gönye kal‘asına kaç menzildir?" dedi. {"Dörd beş menzildir" dediler}. "Ya dörd menzil yerden bir ılgar ile gelüp kal‘a-i Gönye'yi dest-i küffârdan halâs edem. Husûsen me’mûr değil idim ve sancâğım hâki dahi değildir. Ben dîn-i mübîn uğuruna yetişüp Gönye'yi istihlâsına bi-emrillah sebeb olam. Bak a Paşa! Sen Tarabuzen paşası olasın ve iki tuğlu mîr-i mîrân olasın ve Gönye kal‘ası eyâletin hâkinde Tarabuzun'a iki menzil yer ola. Sen niçün yedi günden berü bu Gönye kal‘ası imdâdına yetişmedin. Tiz cellâd!" dedikde, Bâki Paşa ve Sefer Paşa ve Kategaç Paşa Seydî Ahmed Paşa'ya: "Sultânım! Kânûn değildir. Sen bir tuğlusun, ol iki tuğludır, katl etmen" deyü cümle ricâ etdüklerinde "Vallahi dîn-i mübîne hâ’in oldukdan sonra yedi [tuğlu] paşa dahi olsa, askeriyle kırardım. Ammâ sizin hâtırınız içün katl etmem. Ammâ pâdişâhıma arz ederim. Tiz dîvân efendisin çağırın" deyü fermân edüp murâd [u] merâmı üzre arz tahrîr olunurken "Baş bölükbaşılar kaldıra şu Tarabuzun a‘yân-ı hâ’inlerin" deyüp yetmiş nefer kimesneyi kayd-bend edüp Gönye kal‘asında habs edüp "Niçün paşanızı bu kal‘anın istihlâsına terğîb etmediniz" deyü vâfir ıtâb u şitâb edüp cümlesin habs etdi. Dîvân efendisi kal‘anın fütûhnâmesin ve Tarabefzûn paşasının adem-i imdâdın tahrîr edüp üç aded mîr-i mîrânların ve sâ’ir iş erlerinin ve Gönye kadısı ve Tarabefzûn kadısının memhûrlu arz-ı mahzarlarıyla pâdişâha arzlar gönderilecek mahalde cümle Tarabefzûn a‘yânının yedikleri hapsi balıkları burunlarından fitil fitil çıkup "Amân Sultânım! Pâdişâha bizi arz eyleme" deyü Seydî Ahmed Paşa'nın hâk-i pâyine düşüp niyâz-mend olduklarınca Seydî Paşa aşağı komayup "Elbette bu âsîleri arz ederim" deyü sözünde sâbît-kelâm olup Çerkes inâdına musırr oldu. Âhir Tarabefzûnlılar yine paşalara dahi düşüp anlar yine Seydî Paşa'ya ricâ edüp mâbeyne niçe mu‘tedil muslihûn iş erleri ricâ edüp üç gün keşâkeşden sonra hâh-nâ-hâh Tarabefzûn paşasından ve a‘yân-ı vilâyetden ve eyâlet-i Tarabefzûn'dan cümlesinden pes-i perdece kırk üç kîse guruş ve üç tahta semmûr kürk ve on iki pençe-i âfitâb mahbûb gulâm-ı sührâb ve on iki mahbûbe-i zenâne ve fitne-i cihâne nergîs gözlü ve şîrîn sözlü Gürcî güzeli dûşîze ve pâkîze bintânlar ve Tarabefzûn paşası bir zerdûz harîr, münakkaş cedîd yedi aded cerekler (?) ile otağın verdi. Ve bir şemşîr-i murassa‘ ve bir mücevher gaddâre ve yedi çarkâb 331a tîrkeş ve niçe Tarabefzûn zergerinin memdûh kârlarından gûnâ-gûn sîm-âvânlarından buhurdân ve gülâbdânlar ve nice raht-ı gûn[â]-gûn ve sîm şa‘mdânlar ve topuz ve Tarabefzûn tarzı baltalar ve üç katar deve ve yedi katar katır ve "ılgar ile gelirken niçe atlarınız helâk oldu" deyü yüz yigirmi re’s atları ve cümle Seydî Ahmed Paşa'ya eyâlet-i Tarabefzûn ahâlîsi verüp kendüleri sa‘âdetlü pâdişâha arz olunmadan halâs olup ancak Gönye kal‘ası fethin ve imdâdında bulunan mîr-i mîrânları ve alaybeğilerini ve sâ’ir sancâk beğlerin hizmet-i pâdişâhîde bulundukların cümle pâdişâha arz edüp cemî‘î beğler ve paşalar ve iş erlerinden dahi belağan-mâ-belâğ mâl [u] menâl [ve] metâ‘-ı firâvân alup istihlâs-ı Gönye'yi, pâdişâha Gürcî Beğzâde nâmıyla ma‘rûf bir mütekellim kapucubaşısıyla der-i devlete arz eyledi. Ve bir kapucubaşısıyla Erzurûm Vâlisi Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimize arz etdüğü sâ‘atde nehr-i Çoruğ kenarından berü yine bir toz [u] gubâr evce peyveste olup bir asker-i İslâm zâhir oldu. Meğer Erzurûm Valisi Mehemmed Paşa efendimizin Alacaatlı Hasan Ağası, Gönye kal‘ası imdâdına serdâr olup Erzurûm sancağının cümle erbâb-ı timarları ve zü‘amâları cebelüleriyle ve Erzurûm ve Hasankal‘alarının nısf kal‘a kulları ve Paşa efendimizin cümle kendi kapu kullarıyla kırk bayrak sekbân ve sarıcalardan başbölükbaşı Küçük Acem ve Kulu bölükbaşı ve Çatal bölükbaşı ve Memü ve Çünûd heybeli ve Nakışlı ve Çalık Alî ve Zırhkenli ve Yamalı ve Uşkurta ve Sincânlı ve Kâdirli ve Mamalı ve Sücâhoğlu ve Cennetoğlu ve Kara Pîrî ve Solak Velî ve Gökçe Alî nâmân kağân-arslan bölükbaşılar cümle pür-silâh üç bin çatal fitilli nâmdâr şehbâzlarıyla sâf sâf ve çifte çifte gülbâng çekerek ubûr etdiler. Ardları sıra bir bayrak üç yüz yiğit deli ve bir bayrak üç yüz yiğit gönüllü ve altı bayrak asâkir-i Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adüv-şikâr ve bir bayrak altı yüz yiğit müteferrikagân ve bir bayrak üç yüz aded vâcibü'r-re‘âyâ ağavât ve bir bayrak iki yüz yiğit çâşnigîr ve bir bayrak iki yüz serrâcân ve bir bayrak ile taşra kilârciyânlar dahi iki yüz müsellah fetâlar ve iki yüz cebe vü cevşene gark olmuş kargı sırıklı iç ağaları çarha ince bayraklarıyla miftâh gulâm ağası zâbitleri olup alay-ı mezbûr ile ubûr etdiler. Ve kırk aded sandelye sâhibi kırkar ve ellişer kafadârlarıyla süvâr olmuş kapucubaşılar kim her biri kırkar ve ellişer tevâbi‘li ve kantar sırıklı ve zırh-ı zireh-külaha müstağrak ve atları gümüş zeynli müzeyyen raht ve bahtlı ve bahrî hotaslı ve altı pâre çarkâb yancıklı küheylân atlı ve sâfinâtü'l-ciyâd, hassânlı muhteşem tevâbî‘leri polâd-ı Nahşivânîye gark olmuş tevâbi‘ [u] levâhıklara mâlik zorba zorba ser-bevvâbânlar çifte çifte ubûr edüp dahi ardları sıra serdârları olan Alacaatlı Hasan Ağa sâde nefere faslıyla ubûr edüp Gönye kal‘ası zeylinde hayme ve hargâhları ve bâr-ı bengâhlarıyla meks etdiler. Bu zikr olunan kapucubaşıların ekseri birer vüzerâyâ ve mîr-i mîrânlara kethüdâ ve kâ’immakâm ve müsellem ve sancak zabt etmiş akl-ı Aristo ağalardır. Bunlara Seydî Ahmed Paşa bir ziyâfet-i azîm edüp ertesi gün cemî‘î kurâ ve kasabâtlardan gelen üstâd-ı mi‘mâr ve bennâlar ile Gönye kal‘asının ta‘mir ve termîmine mübâşeret olunup deryâ-misâl cüyûş-ı müslimîn ummâl-vâr çalışup kal‘anın handakların tathîr etmeğe mübâşeret olunup yedi yerden mehterhâneler çalınup yetmiş seksen yerden sımât-ı Muhammedîler ile tâ‘am-ı firâvânlar ile ziyâfetler olup şeb [u] rûz cümle guzât-ı müslimîn sürûr [u] şâdmânda idiler. İbtidâ kal‘anın ihrâk olunan bâbını imâr edüp ve derûn-ı kal‘ada Bâyezîd Hân-ı Velî Câmi‘in imâr edüp gûyâ nûr-ı mübîn oldu. Ve yedi yüz yeni kul ve yeni dizdâr ve sâ’ir levâzımât [ve] cebehânesin ve küffârdan alınan cemî‘î tüfenklerin ve gayrı âletlerin kal‘a cebehânesine koyup kal‘a-i Gönye evvelkiden mahbûb u müzeyyen olup hamd-i Hudâ bu hakîr-i ahkar Evliyâ-yı pür-taksîr bin (---) târîhinde Azak gazâsına giderken bu Gönye kal‘asında ibâdet etmişdik. Hamd-i Hudâ istihlâsında bulunup ibtidâ fethinde ezân-ı Muhammedî tilâvet etmek müyesser olup gazâsında bulunduk. Ba‘dehû Tarabuzan eyâletiyle Batum sancakları Gönye kal‘ası muhâfazasında kalup altmış bin müte‘addid asâkîr-i nusret-mü’essir ile nehr-i Çoruğ kenarıyla sevâd-ı mu‘azzam Erzurûm'a gitmeğe azîmet edüp sâhil-i nehr-i Çoruğ'da bir çemenzâr ve çimşiristân dırahtları içre meks edüp cümle guzât-ı müslimîn ile meşveret edüp Seydî Ahmed Paşa eydür: "Bu Mikrilistân Tarabuzan eyâleti hâkinde olup küffâra imdâda gelirken kayıkların feth edüp pâdişâha böyle isyân etdiler. Ol kayıklarını ve Urus-ı menhûs şaykalarını pâdişâhıma arz etdim. Tarabuzan kal‘ası limanında dursunlar. Taraf-ı pâdişâhîden ne fermân sâdır olursa vali-i vilâyet ana göre amel ideler. Ve bu kadar bin üsârâ Kazak-ı ak ve imdâdlarına gelen Mikrîl-i rezîl 331b cümle guzât-ı müslimînin şikârı olduğun dahi pâye-i serîre arz eyledim. Ammâ şimdi bu cem‘iyyet-i kübrâ ile bu asâkir-i İslâm at üzre hâzır-baş iken bu Mikrilistân kâfirlerinden niçe intikâm alup bu kadar şedd-i rahl çeken cüyûş-ı muvahhidîn mâl-ı ganâ’imle mu‘tenim olalar" deyü meşveret edince meğer Gürcîstân Hâkimi Sefer Paşa Mikrilistân beğlerine dilgîr imiş, hemân cümle Mikrilistâna bu asâkir-i İslâm'ın piyâdesiyle atlıların pây-berâber ola deyü şikâra salalım ve bizim Ahıska gâzîleri ve Gürcîstân gâzîlerin bile kulağız verelim. Anlar dahi gazâ mâlından pay-berâber hisse-mend ola, deyü müşâvere tamâm olunup hakîr bu niyyete el-Fâtiha denilüp cümle guzât-ı müslimîn içre dellâllar nidâ edüp "At ve don ve mahbûb ve mahbûbe gulâmlar ve kızlar ve mâl-ı ganâ’im isteyen guzât-ı müslimîn silâhlarıyla âmâde olsunlar" deyü nâdîler nidâ edince azamet-i Hudâ ol gün ol gice cemî‘î guzât-ı müslimîn kanıkmış arslan gibi gerindiler ve sündüler ve av sayup avnadılar ve eşindiler ve kaşındılar. Herkes gasller edüp fermân-ı serdâra muntazır oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 330a–331b ·
metinde göster ·
Gönye fethinde ve Mikrilistân nehb ü gâretinde bulunup ol diyâr hâki olmağıla M …
Ammâ Menâkıb-ı Deli Dilâver Paşa: Fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd vezîri Kara Mustafâ Paşa dahi Yeniçeri Ocağında ta‘lîmhânecibaşı iken bu Dilâver Paşa anın memlûklerinden Gürcîyyü'l-asl Açıkbaş kabîlesinden deli-dolu Deli Dilâver nâm bir server iken Kara Mustafâ Paşa sadrıa‘zam oldukda ibtidâ bir tuğ ile bu Dilâver Paşa'ya Tortum sancağın ihsân edüp ba‘dehû Tortum, Seydî Paşa'ya ihsân olundukda ma‘zûlen Şuşik kal‘ası fethinde ve Gönye fethinde ve Mikrilistân nehb ü gâretinde bulunup ol diyâr hâki olmağıla Mikrilistân'dan hayli zî-kıymet üsârâlar destine girüp hayli küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp bahâdırlıklar etdi. Hîlesizce deliy-yi veli-şekilli âdem idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 336a ·
metinde göster ·
Mikrilistân nehb ü gâretinde bulunup ol diyâr hâki olmağıla Mikrilistân'dan hay …
Ammâ Menâkıb-ı Deli Dilâver Paşa: Fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd vezîri Kara Mustafâ Paşa dahi Yeniçeri Ocağında ta‘lîmhânecibaşı iken bu Dilâver Paşa anın memlûklerinden Gürcîyyü'l-asl Açıkbaş kabîlesinden deli-dolu Deli Dilâver nâm bir server iken Kara Mustafâ Paşa sadrıa‘zam oldukda ibtidâ bir tuğ ile bu Dilâver Paşa'ya Tortum sancağın ihsân edüp ba‘dehû Tortum, Seydî Paşa'ya ihsân olundukda ma‘zûlen Şuşik kal‘ası fethinde ve Gönye fethinde ve Mikrilistân nehb ü gâretinde bulunup ol diyâr hâki olmağıla Mikrilistân'dan hayli zî-kıymet üsârâlar destine girüp hayli küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp bahâdırlıklar etdi. Hîlesizce deliy-yi veli-şekilli âdem idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 336a ·
metinde göster ·
… merhûm olup Orhân Gâzî ile Hacı Bektâş-ı Velî Bursa fethinde bulunup Bursa'nın
fethine ve
Osmâncığun mevtine târîh "feth-i Bursa" lafzı vâkı‘ olmuşdur. Zîrâ Osmân Hân de …
Zamân-ı Selçuk'da on iki derveze idi. Âl-i Osmân'da dördü kalup gayrileri sedd etdiler. Ammâ iç kal‘asının cirmi ma‘lûmum değildir ve cümle çâr-kûşe seng-i ebyaz ile gûnâ-gûn tasarruf-ı hendese-i mi‘mârî ile fürûşlu ve zîhli ve mukarnaslı ve gûyâ Alâ’iyye kulleli üstâdâne binâ olunmuş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘dır. {Bu kal‘a-i Konya Sultân Alâ’eddîn Keykubâd b. Gıyâseddîn müceddeden binâ etdükden sonra şâhin âşiyânından süzülür gibi cânib-i erba‘asında olan düşman diyârlarına süzülüp şikârlar alup niçe yüz feth-i fütûhlar etdi. Âhir Erzurûm kurbunda niçe havâricîler zuhûr edüp diyâr-ı İslâm'ı nehb [u] gâret etdiklerinde anların üzerine sefere gidüp intikâm almak sadedinde iken Erzurûm kurbunda Kubâdiyye nâm bir mahalde oğlu Gıyâseddîn devlet-i dünyâ içün pederi Alâ’eddîn'e zehir verüp sene 600 târîhinde merhûm olup cümle müddet-i hilâfeti 26 sene olmuşdur. Ba‘dehû askeri kâtil oğlunu katl edüp oğluyla pederi na‘şını Konya'ya getürüp defn etdiler. Âl-i Selçukıyân-ı Rûm'un âhiri bu Alâ’eddîn'dir. Cümle on dört nefer Selçukiyân'dır}. Sene 600 târîhinde Sultân Alâ’eddîn inkırâz-ı nesl bulup cümle a‘yân [u] eşrâf [u] ulemâ ü sulehâ izniyle Ertuğrul Beğ doğrulup geldüğiyçün anı diyâr-ı Yunan'a beğ ta‘yîn etdiler ammâ müstakil pâdişâh olup sikke ve hutbe sâhibi olmadan Söğüdcük nâm kal‘a cenginde şehîd olup yerine oğlu müstakil pâdişâh olup Osmân Beğ derlerdi. Hurûcuna târîh "Evvelâ Osmân" lafzı vâkı‘ olmuşdur. Âl-i Osmâniyân'ın ibtidâ neşv [u] nemâsı bu şehirden zuhûr etmişdir ve Sultânu'l-ulemâ hazretlerinin du‘â-i hayrı berekâtıyla behremend-i berhordâr olup ınkırâzu'd-devrân devletleri müebbed ola deyü yetmiş aded kibâr-ı evliyâullah Horâsân'da Yesu şehrinde Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretleri huzûrunda hayr du‘â ve senâlar edüp yedi yüz fukarâsıyla Hacı Bektâş-ı Velî'yi Devlet-i Âl-i Osmân'a mu‘în ü zahîr ola deyü gönderüp Osmân Beğ merhûm olup Orhân Gâzî ile Hacı Bektâş-ı Velî Bursa fethinde bulunup Bursa'nın fethine ve Osmâncığun mevtine târîh "feth-i Bursa" lafzı vâkı‘ olmuşdur. Zîrâ Osmân Hân deryâ-misâl asker ile Bursa'[y]ı muhâsara edüp nikrîz zahmetine mübtelâ olup gitdikçe illeti müştedd olduğunda ciğer-kûşesi Orhân Şehzâdeyi serdâr-ı mu‘azzam edüp Orhân Bursa'yı feth edüp ılgâr ile müjdesin pederine götürmeye gitdükde Bursa feth olduğu mahal Osmân Gâzî rûh teslîm edüp Orhân müstakil pâdişâh olup Hacı Bektâş-ı Velî Orhân hilâfetinde yeniçeri tâ’ifesin peydâ edüp "Âl-i Osmân oğulları üzerine nâzır olalar!" deyü du‘â-yi hayr [u] senâ etdiklerinden ilâ hâze'l-ân Âl-i Osmân'ın her işi yeniçeri tâ’ifesiyle âsân olur. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Rûmeli'nde Priştine şehri ile Vuçütirin kal‘ası sahrâsı ki Kosova nâmıyla mevsûf sahrâda Miloş Koblaki nâm kral-ı dâllin üç kerre yüz bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp mansûr u muzaffer olmuşken Gâzî Hudâvendigâr ya‘nî Koca Murâd Hân-ı Evvel lâşe-i küffârları seyr [u] temâşâ ederken iki kellesiz küffâr ayağ üzre durduğun görüp "Sübhânallah! Bu ne sırdır?" dedikde Baba Ni‘metullah eydür kim "Her bir küffâr yüz bin küffârın katl olduğuna nişândır kim iki küffâr başsız ayak üzre dururlar" derken hemân lâşe-i küffârların içinden cebe ve cevşene müstağrak olmuş küffar dal-bıçak olup Gâzî Murâd Hân'ı ol mahal şehîd edüp Miloş Koblaki kâfiri dahi pâre pâre ederler. Bir rivâyetde Miloş-i la‘în tebdîl-i câme elçilik bahânesiyle gelüp dest-bûs ederken Murâd Hân'ı şehîd eder. Anınçün Devlet-i Âl-i Osmân'da her kankı elçi olursa pâdişâh yanına getirmeyüp iki yanından kapucular kethüdâsı ve çavuşbaşı dutup 11b taht-ı pâdişâhîden bir uzun hil‘at yeni uzanmışdır anı öper. Hâlâ âyîn-i Osmânî budur. Anda Murâd Gâzî'nin kalbini ve derûnunda olanları Kosova sahrâsında defn edüp hâlâ üzerinde bir kubbe-i âlî binâ olunmuşdur. Sene 1071 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz Bosna'dan ma‘zûlen Rûmeli eyâletine mutasarrıf olup gelirken bu kubbe-i Murâd Hân'a gelüp harâb binâsın ta‘mîr ü termîm edüp cânib-i erba‘asına havlı dîvârı gibi bir metîn dîvâr çeküp içini bâğ-ı İrem edüp kubbe-i kadîmi beyâz [beyz-i] münevver edüp eczâ-hânlar ve türbedârlar ta‘yîn eyledi. Ezîn-cânib ol asrda cesedini, Murâd Hân-ı sa‘îd-i şehîdin, Bursa'ya getürüp Eski Kaplıca nâm mahalde câmi‘-i kebîri cenbinde defn etdiler. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Ol asrda Konya ümerâlarından Karamânoğulları Gâzî Hudâvendigâr'ın Kosova'da şehîd oldukların istimâ‘ edüp cümle kavm-i Yunaniyân isyân [u] tuğyân edüp Konya'da Karamânoğlu hâkim oldu. Ba‘dehû sene 792 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân deryâ-misâl asker ile yıldırım gibi yetişüp Konya kal‘asın yıldırım urur gibi urup kal‘aya emân u zamân vermeyüp feth edüp müstakıllen henüz dârü'l-mülk-i Selçukıyân olan dâr-ı emân-ı bilâd-ı Karamân-ı Konya'ya mâlik oldu. Kânûn-ı Süleymân Hân tahrîri üzre hâlâ başka eyâlet-i Karamân-ı dâr-ı îmândır kim hâlâ paşa tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden paşasının hâss-ı hümâyûnu altı yüz altmış bin yetmiş bir akçedir. İki bin asker ile bu eyâleti zabt edüp elli bin guruş tahsîl edüp sefer eşer. Bu eyâlet-i Karamân'da hazîne defterdârı ve defter kethüdâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni vardır. Ve eyâletinde yedi sancakdır. Evvelâ Konya şehri paşa tahtı sancağıdır. Andan livâ-yı Kayseriyye ve livâ-yı Niğde ve livâ-yı Beğşehri ve livâ-yı Kırşehri ve livâ-yı Akşehri ve livâ-yı Aksarây cümle bu livâlardır. Ve eyâlet-i Karamân'da kılıc-ı ze‘âmet 68 ve kılıc timar 2111 ve hâss-ı defterdâr-ı hazîne-i Karamân 65.000 ve hâss-ı kethüdâ-yı defter-i Karamân 65.000 ve hâss-ı defterdâr-ı timar-ı Karamân 65.000. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşıları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 11a–11b ·
metinde göster ·
ya'nın sükûnuyla ve lam'ın fethasıyla ve ha-i muzmerrin sükûnuyla Düceyle derle …
Ve nehr-i Düceyle: Zamân-ı kadîmde bu nehri (---)(---)(---)(---)(---) açup çölistânı imâr etmişdir. Gerçi nehr-i Şat'dandır ammâ kavm-i Irâk dâl'ın zammesiyle cim'in fethasıyla ve ya'nın sükûnuyla ve lam'ın fethasıyla ve ha-i muzmerrin sükûnuyla Düceyle derler. Beyne'l-avân Düceylân derler. İbtidâ mahreci Bağdâd'ın (---) tarafında belde-i harâb Siremen-rây'dan girüp bin pâre kurâ vü kasabâtları reyy ederdi. Ba‘dehû mürûr-ı eyyâm ile tathîr olmayarak rimâl-i türâb ile memlû olup harâb olmuşdu. Hâlâ sene 1065 târîhinde Silâhdâr Kara Murtezâ Paşa kendü mâlından bin kise masrûf edüp minâre kaddi handak-ı azîmler kazurup imâr edüp tarafeynine üç yüz pâre ma‘dûd kurâlar meks edüp iki yüz kise iltizâm ile başka Düceyle hâkimi nâmıyla bir paşa ağası zâbitdir. Bu nehr-i Düceyle'nin cânib-i şarkîsinde ve garbîsinde cümle gerüde tahrîr olunan nühûrların çoğu bu Düceyle'ye rîzân olup çölde gâ’ib olur. Ammâ cânibi-i şarkîsinde nehr-i Ahvân'dan gayrı nehir Düceyle'ye mahlût olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 206a ·
metinde göster ·
Ve nehr-i Düceyle: Zamân-ı kadîmde bu nehri (---)(---)(---)(---)(---) açup çölistânı imâr etmişdir. Gerçi nehr-i Şat'dandır ammâ kavm-i Irâk dâl'ın zammesiyle cim'in fethasıyla ve ya'nın sükûnuyla ve lam'ın fethasıyla ve ha-i muzmerrin sükûnuyla Düceyle derler. Beyne'l-avân Düceylân derler. İbtidâ mahreci Bağdâd'ın (---) tarafında belde-i harâb Siremen-rây'dan girüp bin pâre kurâ vü kasabâtları reyy ederdi. Ba‘dehû mürûr-ı eyyâm ile tathîr olmayarak rimâl-i türâb ile memlû olup harâb olmuşdu. Hâlâ sene 1065 târîhinde Silâhdâr Kara Murtezâ Paşa kendü mâlından bin kise masrûf edüp minâre kaddi handak-ı azîmler kazurup imâr edüp tarafeynine üç yüz pâre ma‘dûd kurâlar meks edüp iki yüz kise iltizâm ile başka Düceyle hâkimi nâmıyla bir paşa ağası zâbitdir. Bu nehr-i Düceyle'nin cânib-i şarkîsinde ve garbîsinde cümle gerüde tahrîr olunan nühûrların çoğu bu Düceyle'ye rîzân olup çölde gâ’ib olur. Ammâ cânibi-i şarkîsinde nehr-i Ahvân'dan gayrı nehir Düceyle'ye mahlût olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 206a ·
metinde göster ·
… istimâ‘ edemedim, ammâ fâtihi sene (---) Süleymân Hân asrında Gâzî Hüsrev Paşa
fethidir ve
hâlâ Kilis sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâ idi. Hâlâ nâhiyeleri cümle kâfir …
Dizdârı ve üç yüz aded gâzî neferât garîbleri vardır, ammâ kal‘anın ne mikdâr cirmi vardır, add edemedim ve bânîsin dahi istimâ‘ edemedim, ammâ fâtihi sene (---) Süleymân Hân asrında Gâzî Hüsrev Paşa fethidir ve hâlâ Kilis sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâ idi. Hâlâ nâhiyeleri cümle kâfir elinde kalup kazâ-yı âsumânî oldu. Hudâ halâs ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b ·
metinde göster ·
Bu dahi Hırvad keferesi binâsıdır, ammâ fâtihi yine sene 944 Hüsrev Beğ
fethidir ve
hâlâ Kırka sancağı hâkindedir. Lisân-ı Latince (---)(---) Mukaddemâ Süleymân H …
Bu dahi Hırvad keferesi binâsıdır, ammâ fâtihi yine sene 944 Hüsrev Beğ fethidir ve hâlâ Kırka sancağı hâkindedir. Lisân-ı Latince (---)(---) Mukaddemâ Süleymân Hân asrında başka sancak idi kim Sarhoş İbrâhîm Paşa'nın pederi Arnavud Memi Beğ mîr-i livâ olup tâ Kırka nehrine varınca hükm ederdi deyü nakl etdiler. Ba‘dehû küffâr bu kal‘ayı harâb edüp hâlâ bir kulle-i azîmi kalup kal‘a-i metîn idi, lâkin henüz yine mu‘attaldır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 139b ·
metinde göster ·
Hırvat kefereleri binâsıdır. Sene 943 'de Gâzî Murâd Beğ
fethidir ve
Kırka sancağı hâkindedir. Eşkâl-i kal‘ası şekl-i murabba‘ bir küçük taş binâdır …
Hırvat kefereleri binâsıdır. Sene 943 'de Gâzî Murâd Beğ fethidir ve Kırka sancağı hâkindedir. Eşkâl-i kal‘ası şekl-i murabba‘ bir küçük taş binâdır ve zemîni dahi sâfî taşlık olduğundan lisân-ı Latin'de taşlığa "Kamin" derler. Ol ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. 147a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146b–147a ·
metinde göster ·
… t başları berâber cem‘ olup cemm-i vefîr ile bir ağızdan savt-ı a‘lâ ile sûre-i
Feth'i ve
sûre-i Mu‘avvizeteyn'i kırâ’at ederken dağlar ve hâmûnlar inlerdi. Kırâ’at-ı Ku …
Ve her mansıba teveccüh etdikde kat‘-ı menâzil ederken yedi sekiz sâ‘at ömr-i azîz hebâya gitmesin içün dağ u râğlarda ve sahrâ-yı bâğlarda cümle iç ağaları at başları berâber cem‘ olup cemm-i vefîr ile bir ağızdan savt-ı a‘lâ ile sûre-i Feth'i ve sûre-i Mu‘avvizeteyn'i kırâ’at ederken dağlar ve hâmûnlar inlerdi. Kırâ’at-ı Kur’ân'dan sonra ceng-i savaş-ı perhâş ma‘rifetlerinden haberdâr olmak içün cümle iç ağaları ve cemî‘i levendât birbirlerine mukâbil olup kırkar ve ellişer müşvâr kadar cirid oynayup mızrak oyunları ve şemşîrbâzlıklar ve tîr [ü] kemândârlıklar gösterüp ekseriyyâ at üzre Mısır tarzı kurşum atardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
Eyyûb mevleviyyeti nevâhîlerinden olup Karadeniz sâhilinde bir şekl-i müselles …
{Der-sitâyiş-i eşkâl-i kal‘a-i Terkoz}: Andan yine Terkoz kal‘asın Kostantin Kral amâr edüp sene 856 târîhinde İslâmbol'dan mukaddem Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî fethidir ve Eyyûb mevleviyyeti nevâhîlerinden olup Karadeniz sâhilinde bir şekl-i müselles bir kal‘a-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50a ·
metinde göster ·
"Bu top gark olmasında meymenet yokdur, tâli‘-i menhûsdur. Allâhu a‘lem bu sene
feth ve
nusret yokdur" deyü söylenir. Hakkâ ki Arapça dır. Yine eyle bî-feth avdet ol …
"Bu top gark olmasında meymenet yokdur, tâli‘-i menhûsdur. Allâhu a‘lem bu sene feth ve nusret yokdur" deyü söylenir. Hakkâ ki Arapça dır. Yine eyle bî-feth avdet olunup Ösek'e gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… nun bânîsi Hersek banlarıdır. Fâtihi sene (---) târîhinde Hersekoğlu Ahmed Paşa
fethidir ve
kanûn-ı Süleymân Hân üzre Hersek paşasının hâssı olup voyvadası hâkimdir ve yüz …
Bunun bânîsi Hersek banlarıdır. Fâtihi sene (---) târîhinde Hersekoğlu Ahmed Paşa fethidir ve kanûn-ı Süleymân Hân üzre Hersek paşasının hâssı olup voyvadası hâkimdir ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve (---) aded merdüm-i hisârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve şehir kethudâsı ve harâc emîni ve mi‘mâr ağası ve olduğu kadar a‘yân [u] eşrâfı vardır, ammâ nakîbi ve müftîsi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159a ·
metinde göster ·
sene (---) de Yanova kal‘ası fethinde ve Arat fethinde ve sene (---) de kal‘a-i …
Netîce-i kelâm sene (---) de Hanya kal‘ası fethinde ve sene (---) de Yanova kal‘ası fethinde ve Arat fethinde ve sene (---) de kal‘a-i Varat fethinde ve sene 1073 Üstürgon ve Uyvar kal‘ası ve Litre kal‘ası ve Leve kal‘ası ve Novigrad kal‘aları fethinde niçe yüz bin ibâdullâh şehîd olup ve mecrûhan hâk-i mezelletde âh [u] enîn ile merhûm olup kimesne terahhum etmediklerinden bu Yenikal‘a'da dahi guzât-ı müslimîn kırılmadın cânlarına geçüp ac u zâc olduklarından mâ‘adâ zâbitlerinin huluvv-i lisânları da olmadığından cüyûş-ı müslimîn batiyyü'l-hareke ceng etmeğe başladıklarından küffâr-ı hâksâr dahi ziyâde şîrînleyüp kal‘anın fethi günden güne müşted olup bu gazâda benî Âdem kanı değil belki âdem cânı sebîl-vâr cereyân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184b ·
metinde göster ·
… ce-i kelâm sene (---) de Hanya kal‘ası fethinde ve sene (---) de Yanova kal‘ası
fethinde ve
Arat fethinde ve sene (---) de kal‘a-i Varat fethinde ve sene 1073 Üstürgon ve …
Netîce-i kelâm sene (---) de Hanya kal‘ası fethinde ve sene (---) de Yanova kal‘ası fethinde ve Arat fethinde ve sene (---) de kal‘a-i Varat fethinde ve sene 1073 Üstürgon ve Uyvar kal‘ası ve Litre kal‘ası ve Leve kal‘ası ve Novigrad kal‘aları fethinde niçe yüz bin ibâdullâh şehîd olup ve mecrûhan hâk-i mezelletde âh [u] enîn ile merhûm olup kimesne terahhum etmediklerinden bu Yenikal‘a'da dahi guzât-ı müslimîn kırılmadın cânlarına geçüp ac u zâc olduklarından mâ‘adâ zâbitlerinin huluvv-i lisânları da olmadığından cüyûş-ı müslimîn batiyyü'l-hareke ceng etmeğe başladıklarından küffâr-ı hâksâr dahi ziyâde şîrînleyüp kal‘anın fethi günden güne müşted olup bu gazâda benî Âdem kanı değil belki âdem cânı sebîl-vâr cereyân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184b ·
metinde göster ·
… ---) de Hanya kal‘ası fethinde ve sene (---) de Yanova kal‘ası fethinde ve Arat
fethinde ve
sene (---) de kal‘a-i Varat fethinde ve sene 1073 Üstürgon ve Uyvar kal‘ası ve …
Netîce-i kelâm sene (---) de Hanya kal‘ası fethinde ve sene (---) de Yanova kal‘ası fethinde ve Arat fethinde ve sene (---) de kal‘a-i Varat fethinde ve sene 1073 Üstürgon ve Uyvar kal‘ası ve Litre kal‘ası ve Leve kal‘ası ve Novigrad kal‘aları fethinde niçe yüz bin ibâdullâh şehîd olup ve mecrûhan hâk-i mezelletde âh [u] enîn ile merhûm olup kimesne terahhum etmediklerinden bu Yenikal‘a'da dahi guzât-ı müslimîn kırılmadın cânlarına geçüp ac u zâc olduklarından mâ‘adâ zâbitlerinin huluvv-i lisânları da olmadığından cüyûş-ı müslimîn batiyyü'l-hareke ceng etmeğe başladıklarından küffâr-ı hâksâr dahi ziyâde şîrînleyüp kal‘anın fethi günden güne müşted olup bu gazâda benî Âdem kanı değil belki âdem cânı sebîl-vâr cereyân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184b ·
metinde göster ·
… ---) de Yanova kal‘ası fethinde ve Arat fethinde ve sene (---) de kal‘a-i Varat
fethinde ve
sene 1073 Üstürgon ve Uyvar kal‘ası ve Litre kal‘ası ve Leve kal‘ası ve Novigra …
Netîce-i kelâm sene (---) de Hanya kal‘ası fethinde ve sene (---) de Yanova kal‘ası fethinde ve Arat fethinde ve sene (---) de kal‘a-i Varat fethinde ve sene 1073 Üstürgon ve Uyvar kal‘ası ve Litre kal‘ası ve Leve kal‘ası ve Novigrad kal‘aları fethinde niçe yüz bin ibâdullâh şehîd olup ve mecrûhan hâk-i mezelletde âh [u] enîn ile merhûm olup kimesne terahhum etmediklerinden bu Yenikal‘a'da dahi guzât-ı müslimîn kırılmadın cânlarına geçüp ac u zâc olduklarından mâ‘adâ zâbitlerinin huluvv-i lisânları da olmadığından cüyûş-ı müslimîn batiyyü'l-hareke ceng etmeğe başladıklarından küffâr-ı hâksâr dahi ziyâde şîrînleyüp kal‘anın fethi günden güne müşted olup bu gazâda benî Âdem kanı değil belki âdem cânı sebîl-vâr cereyân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184b ·
metinde göster ·
nîm-devr [ve] nîm-sakîl usûllerinde aslı ve fer‘i ile on iki makâmı ve yigirmi …
Ammâ sohbet-i hâssında "Meclis emânetdir" deyüp hem-celîs ü hem-enîsi ve mûnis gam-güsâr ve gam-horları bir niçe pençe-i âfitâb mehtâb mahbûb u mahbûbe Çerkes ve Abaza ve Gürcî cüvânlarından üstâd-ı kül hânende ve sâzendeler dâ’ire ve tanbûr ve santûr ve ceng ve rebâbların ellerine alup ilm-i mûsîkârdan ilm-i edvâr kavli üzre kaviller okuyup darb-ı feth ve nîm-devr [ve] nîm-sakîl usûllerinde aslı ve fer‘i ile on iki makâmı ve yigirmi dörd usûlü ve kırk sekiz terkîbi icrâ edüp Hüseyin Baykara fasılları etdiklerinde müstemi‘ olan yârânlar engüşt ber-dehen edüp dem-beste hayrân kalırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129a ·
metinde göster ·
… i azîm Deli Hüseyin Paşa feth-i binâ-yı âsân Mehemmed Paşa" derler. Hamd-i Hudâ
fethinde ve
gazâsı ve binâsında bulunup dahi amâr olmadan elçi şehr-i Kefe'ye gelmişdir. Şi …
Anıniçün elsine-i nâsda "Ceng-i azîm Deli Hüseyin Paşa feth-i binâ-yı âsân Mehemmed Paşa" derler. Hamd-i Hudâ fethinde ve gazâsı ve binâsında bulunup dahi amâr olmadan elçi şehr-i Kefe'ye gelmişdir. Şimdi elhamdülillâh (---) yıldan sonra yine gelüp amâr görüp doğru vâlî-i vilâyet olan velî-ni‘am efendim Ak Mehemmed Paşa'ya varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183b ·
metinde göster ·
… l binâsıdır. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân'ın Koca Mahmûd Paşası
fethidir. Ve
Ağrıboz kazâsıdır kim nâ’ibi hükm eder. 250a Ve kal‘ası leb-i deryâdan bir bu …
Hukemâdan bir Batlîmûs kral binâsıdır. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân'ın Koca Mahmûd Paşası fethidir. Ve Ağrıboz kazâsıdır kim nâ’ibi hükm eder. 250a Ve kal‘ası leb-i deryâdan bir buçuk mîl ba‘îd karada bir yerlü gök kaya başına vâki‘ olup mukâbelesinde limanı yokdur, ammâ yanında cânib-i kıbleye nâzır bir hûb ve latîf lenger-endâz edecek limanı vardır. Kal‘ası evc-i âsımâna berâber serbülend bir püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır. İçinde ancak yigirmi kadar evcikdir. Bir câmi‘i var, gayri dükkân ve hammâm ve hândan bir eser-i binâ yokdur. Ancak su sarnıçları ve cebehâne mahzenleri ve gılâl anbârları ve dizdârı ve seksen kadar merdüm-hisârı vardır. Ve bir kapusu cânib-i (---) nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249b–250a ·
metinde göster ·
imâreti müjdesiyle seni der-i devlete kal‘a miftâhlarıyla gönderirim. Tiz bu ka …
"Evliyâ Efendi, bu kal‘anın fethi ve imâreti müjdesiyle seni der-i devlete kal‘a miftâhlarıyla gönderirim. Tiz bu kal‘anın hey’et-i eşkâli tasvîrin cümle der-i dîvârları ve dervezeleri ve tabyaları ve içinde amâr olan hânedânlarından câmi‘ ve mesâcid ve tekyeler ve hân ve medrese ve mektebleri ile dörd tabaka islâmbo[l] kâğıdına kal‘anın sûretin tahrîr eyle" dedikde hakîr bir hafta içinde cümle minvâl-i meşrûh üzre elvân boyalarla bir Freng-pesend kal‘a tahrîr etdiğim Hunkâr câmi‘ini gören ve sâ’ir hayâl-pesend amâristânların gören engüşt ber-dehen etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337a ·
metinde göster ·
… a" dediler, ya‘nî "Kâfir karısı şehri" demek olur. Muğ nişa iken mîmin zammesin
fetha ve
gaynı ayna ve şîni sîne kalb edüp "Ma‘nisa" deyü tahfîf-i kelâm edüp bu şehrin …
İbtidâ bânîsi Kaydefâ'dır. Y 34a İsmine lügat-i Latince "Nişa" derler, ya‘nî "büyük" demekdir. Bu şehre Latin kavmi "Nişa" derlerdi. Ba‘de'l-feth "Muğnisa" dediler, ya‘nî "Kâfir karısı şehri" demek olur. Muğ nişa iken mîmin zammesin fetha ve gaynı ayna ve şîni sîne kalb edüp "Ma‘nisa" deyü tahfîf-i kelâm edüp bu şehrin sebeb-i tesmiyesi oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y33b–Y34a ·
metinde göster ·
… bâzû-yı tüvânâ ile beş ay döğüp mâh-ı Safer'in beşinci gün Ahmed Paşa kolundan
feth ve
Marmaris'de medfûn Ya‘kûb Dede tebşîr etdüği sâ‘atde fetih müyesser olup bu nas …
Sene 928 târîhinde bizzât Süleymân Hân Malta küffârı elinden kuvvet-i bâzû-yı tüvânâ ile beş ay döğüp mâh-ı Safer'in beşinci gün Ahmed Paşa kolundan feth ve Marmaris'de medfûn Ya‘kûb Dede tebşîr etdüği sâ‘atde fetih müyesser olup bu nass-ı kâtı‘, âyet-i kerîme târîh vâki‘ olmuşdur: Târîh: Y 113b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y113a–Y113b ·
metinde göster ·
… vardır. Ve gâyet mahsûldâr cezîre-i ra‘nâdır. Sene (---) târîhinde Ebül'l-feth
fethidir. Ve
yine bu Rûmeli cânibinde,
Cezîre-i Ağriboz: Üç yüz altmış mîl bir cezîre-i amelîdir. Mâ-tekaddem Rûmeli cânibine muttasıl imiş. Bir handak kesüp iki deryâ birbirine muttasıl olduğu yer hâlâ bir cisr-i azîmdir. Ve altında değirmenler deverân eder. Azîm limanlar ve metîn kal‘alar vardır. Ve gâyet mahsûldâr cezîre-i ra‘nâdır. Sene (---) târîhinde Ebül'l-feth fethidir. Ve yine bu Rûmeli cânibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y124a ·
metinde göster ·
… kahâ-misâl kal‘ası ve yetmiş limanı var, bir vâsi‘ cezîredir. İbtidâ Ebü'l-feth
fethidir ve
nısfı Bâyezîd-i Velî fethidir ve üçüncü Süleymân Hân fethidir, tamâm. Ve bu cez …
Cezîre-i Mora: Cânib-i erba‘ası deryâdır. Lâkin Gördüs nâm kal‘ası cânibinde bir deryâdan bir deryâya sekiz bin adım karadır. Mâ-tekaddem selef kralları anı kesüp deryâ akıdup Mora cezîre olmuş. Ammâ hâlâ mürûr-ı eyyâm ile hafri dolup kara olmuşdur. Ammâ yine yedi yüz elli mîl cezîre add olunur. Ve on sekiz Kahkahâ-misâl kal‘ası ve yetmiş limanı var, bir vâsi‘ cezîredir. İbtidâ Ebü'l-feth fethidir ve nısfı Bâyezîd-i Velî fethidir ve üçüncü Süleymân Hân fethidir, tamâm. Ve bu cezîrenin kıblesi cânibinde Termiş kal‘ası önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y124a ·
metinde göster ·
… nı var, bir vâsi‘ cezîredir. İbtidâ Ebü'l-feth fethidir ve nısfı Bâyezîd-i Velî
fethidir ve
üçüncü Süleymân Hân fethidir, tamâm. Ve bu cezîrenin kıblesi cânibinde Termiş k …
Cezîre-i Mora: Cânib-i erba‘ası deryâdır. Lâkin Gördüs nâm kal‘ası cânibinde bir deryâdan bir deryâya sekiz bin adım karadır. Mâ-tekaddem selef kralları anı kesüp deryâ akıdup Mora cezîre olmuş. Ammâ hâlâ mürûr-ı eyyâm ile hafri dolup kara olmuşdur. Ammâ yine yedi yüz elli mîl cezîre add olunur. Ve on sekiz Kahkahâ-misâl kal‘ası ve yetmiş limanı var, bir vâsi‘ cezîredir. İbtidâ Ebü'l-feth fethidir ve nısfı Bâyezîd-i Velî fethidir ve üçüncü Süleymân Hân fethidir, tamâm. Ve bu cezîrenin kıblesi cânibinde Termiş kal‘ası önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y124a ·
metinde göster ·
… şdir. Yine İşpanya küffârı müstevlî olup sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr
fethidir. Ve
Teke sancağı tahtı idi. Lâkin bir kenâr yerde vâki‘ olmak ile hâlâ Teke paşası …
Sene (---) târîhinde Ciniviz elinden Sultân Alâeddîn fethidir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Orhân Gâzî destine girmişdir. Yine İşpanya küffârı müstevlî olup sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr fethidir. Ve Teke sancağı tahtı idi. Lâkin bir kenâr yerde vâki‘ olmak ile hâlâ Teke paşası Elmalı şehrinde sâkin olup taht olunmuşdur. Hâlâ üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve cümle nâhiyesi (---) kurâdır. Senevî sekiz bin guruş hâsıl olur, ber-vech-i adâlet.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y134b ·
metinde göster ·
… bî-pervâ yanaşup taşra er döküp feth etdikleri müjdesi Selîm Şâh'a gelüp Mısır
fethiyçün ve
Dimyât ve Reşîd ve İskenderiyye fethiyçün yedi gün Y 54a yedi gece azîm şâdum …
Bu mahalde donanma-yı hümâyûna haber gidüp yedi yüz pâre gemi ile anlar dahi İskenderiyye kal‘asına gelüp bî-pâk ü bî-pervâ yanaşup taşra er döküp feth etdikleri müjdesi Selîm Şâh'a gelüp Mısır fethiyçün ve Dimyât ve Reşîd ve İskenderiyye fethiyçün yedi gün Y 54a yedi gece azîm şâdumânîler olup henüz âl-i Osmân Mekke ve Medîne pâdişâhı olup Mekke şürefâlarına, Yemen tübba‘larına ve Habeş necâşîlerine ve Fûncistân kakanlarına ve For ve Donkalâ ve Afnu ve Bornu meliklerine ve Sûdân sultânlarına ve Fes ü Merânkeş pâdişâhlarına ve Mağrib-zemîn selâtînlerine ve Bağdâd'da âl-i Abbâsiyân'a ve Hind râyına ve Acem şâhı Şâh İsmâ‘îl'e ve Basra ve Lahsa ve Ummân hâkimlerine ve'l-hâsıl cümle milel divel sultânları ve krallarına;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b–Y54a ·
metinde göster ·