… feth olunca Sultân Tûmânbay Selîm Hân ile yigirmi üç yerde ceng edüp Mısır nice
feth olduğun
kaçan kim [Su]kemerli Mustafâ Çelebi hikâye etdükde hakîr âlem-i hayretde kalır …
Zîrâ bu [Su]kemerli Mustafâ Çelebi {cümlesinden müsin idi. Hattâ} Müftî's-sakaleyn Kemâl Paşazâde hazretlerinin telâmîzlerinden tekmîl-i fünûn etmiş bir zû-fünûn müfessir ü muhaddis ü müverrih bir kimesne idi. Hattâ Kemâl Paşa huddâmı olmaları cihetiyle Sultân Selîm-i Evvel ile Mısır fethinde yigirmi beş yaşına bâliğ bir fetâ yiğit idim deyü Selîm Şâh'ın Sultân Gavrî ile Mercidâbık'da olan ceng-i azîmin ve Sahrâ-yı Kâkûn'da olan neberd-i kebîrin ve ol cengde Gavrî Sultân câm-ı eceli nûş edüp lezzetinin gavrine erüp cengde Gavrî'nin gâ’ib olduğun ve Mısır'da oğlu Sultân Muhammed pâdişâh olup sabîdir deyü kul yine hal‘ edüp yerine Sultân Tûmânbay Mısır'a pâdişâh olup tâ Mısır feth olunca Sultân Tûmânbay Selîm Hân ile yigirmi üç yerde ceng edüp Mısır nice feth olduğun kaçan kim [Su]kemerli Mustafâ Çelebi hikâye etdükde hakîr âlem-i hayretde kalırdım. Gâyet mü’min ü muvahhid ü mu‘temed âdem idi. Mezkûr Fransa kıralı kızının sergüzeşt [ü] serencâmların anların nakl-i sahîhinden istimâ‘ edüp tahrîr etmişizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28b ·
metinde göster ·
… i Serdâr Kapudan Köse Alî Paşa, beş sancak askeri me’mûr olup bilâ-ceng ü cidâl
feth olduğuna
târîh:
Andan sene (---) târîhinde feth-i vilâyet-i Manya ve binâ-i kal‘a-i Zarnata be-dest-i Serdâr Kapudan Köse Alî Paşa, beş sancak askeri me’mûr olup bilâ-ceng ü cidâl feth olduğuna târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87a ·
metinde göster ·
altıncı günü küffâr-ı hâk-sârın Venedik donanmasıyla altı pâre Malta ve altı pâ …
Ve bu kal‘a feth olduğunun altıncı günü küffâr-ı hâk-sârın Venedik donanmasıyla altı pâre Malta ve altı pâre Duka ve altı pâre Papa gemileriyle cümle yüz pâre kefere ve fecere gemileri ejder-i heft-ser gibi kal‘aya imdâd geldiler, Gördüler kim kal‘anın limanında Âl-i Osmân donanması mâl-â-mâl olup liman önünde cümle deryâ beğleri ve cümle Cezâyirli âmâde dururlar. Ve kal‘anın cümle der-i dîvârları üzre alem-i Resûl ile zeyn olup cümle burc [u] bârûlar üzre guzât-ı müslimîn pür olmuş ve nâkûshâneleri minâre olmuş ve her minâre alem-i Muhammedîler ile ârâste ve cümle der-i dîvârları asker-i İslâm ile pîrâste olmuş görünce cümle küffârın zehreleri çâk olup "elvedâ‘ ey Hanya elvedâ‘" deyüp âh [u] enîn ile hâ’ib ü hâsir cânib-i Suda'ya giderken cümle donanma ve Cezâyirli, küffâr üzre avanta ederken küffâr-ı bî-karâr, karâr edemeyüp Suda'ya firâr etdiler. Beri Hanya'da cümle guzât-ı müslimîn bildiler kim henüz kal‘a-i Hanya feth olup muhassılu'l-merâmlarına ve şütür-kâmlarına vâsıl olup İbrâhîm Çelebi kalyonuyla alınan Kızlara ağasının cümle mahbûbe câriyelerini ve cümle zî-kıymet mücevher esbâblarını bulup ve cümle küheylân atları alup ve niçe yüz Mısır hazîneliği mâl ü cebehâne ve milk [u] emlâk alup sâ’ir şühedâların kanları intikâmları alınup cemî‘î düyûrlar ibâdethâne-i müslimîn oldu. Ve böyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn, kal‘a-i İskender-i Yunan feth olup sâ’ir diyâr-ı İslâma zamm olundu. Ve bu gazâda olan ceng [u] cidâl Azak'da ve Sultân Murâd Hân ile kal‘a-i Revân ve Bağdâd'da olmamışdır. Ammâ ol gazâlar müverrihler lisânıyla âb u tâb verüp ta‘rîf ve tavsîf eylemişlerdir. Ba‘dehû serdâr-ı mu‘azzam bu cezîre-i Girid içre tokuz pâre şehr-i mu‘azzam-misâl büleydelere ve (---) pâre kal‘alara ve cezîrenin tâ ortasında Isfakıye dağlarında olan re‘âyâ vü berâyâlara her ocakdan mu‘temedün aleyh bî-tama‘ u bî-garaz ve sâhib-i ırz âdemleri istimâletnâmeler ile her kılâ‘ ve büleydelere gönderüp "Elbette gelüp harâc-güzâr olup kal‘aların miftahların pâdişâha teslîm edüp yine evlâd ü iyâlleriniz ile dâr u diyârlarımzda huzûr edüp devâm-ı devlet-i pâdişâhîye du‘â idesiz. Ve illâ bu ahde rızâ vermeyenin cümle mâlların nehb u gâret, evlâd [u] iyâllerin esîr ve kendülerin dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirmek mukarrerdir" deyü bu gûne istimâlet ve tenbîhnâmeler cümle cezîre içinde olan kal‘alara gidüp yedi günde Hanya kal‘asının cânib-i erba‘asında üç yüz pâre kurâ bıtrîk ü kıssîsleriyle ve hedâ[yâ] girân-bahâlarıyla gelüp mutî‘ u münkâd oldular. Bunlardan mâ‘adâ küffâr ser-fürû etmeyüp cemî‘î eyâlet vüzerâları ve mîr-i mîrânlara fermânlar sâdır olup "mâlları ve cânları cümle guzât-ı müslimînin olup öşr-i sultânîler versinler", deyü dellâllar nidâ edince el-azametullah yetmiş koldan yetmiş seksen bin guzât-ı müslimîn kol kol bu yedi yüz yetmiş mil cezîre içine müstevlî olup 273a şeb [u] rûz mücâhidîn-i fî-sebîlillah ol kadar mâl-ı ganâ’im ve altun ve gümüş ve bakır avânî metâ‘lar ve niçe âfitâb-ı meh-tâblar ve duhter-i pâkîze-ahter ü bintânlar getirüp ordu-yı İslâmı ganîmet edüp on guruşa bir mahbûb ve mahbûbe kız ve oğlan vermeğe başladılar. El-hâsıl cümle guzât-ı muvahhidîn belağan-mâ-belâğ mâl-ı Kârûn'a mâlik oldular. Niçe bin garîbü'd-diyâr bu kâr-ı ganâ’imi ve bu sürûr [u] şâdmânı görüp tavattun edüp kaldı. Ve'l-hâsıl bu kal‘a-i Hanya'ya Küçük Hasan Paşa'yı ve on yedi mîr-i mîrânları ve yetmiş aded alaybeğlerin cümle ze‘âmet ve timar sahibleriyle kal‘a-i Hanya'da alıkoyup yigirmi yedi oda ile yeniçeri kethüdâsı ve on oda topcu ve on oda cebeci ve dörd aşağı bölük kalup üç bin Mısır askeri kalup cümle yetmiş yedi bin asker muhafazacı kaldı. Ve derûn-ı kal‘ada yedi bin yedi yüz sağ ve sol ve azeb-i hisâr kaldı. Ve kırk pâre yarar beğ gemileri karşu Menekşe'den asker ve zahîre geçirmeğe kaldı. Ve elli pâre Hanya firkateleri yüzer yiğidiyle kaldı. Mâh-ı mezbûrun (---) günü Serdâr-ı mu‘azzam, Musâhib-i Şehriyârî Yusuf Paşa-yı Hırvâdî cümle kal‘ada kalan vüzerâ ve a‘yân-ı kibâr ile vedâlaşup donanma-yı hümâyûn ile Âsitâne-i sa‘âdete muvâfık-ı eyyâm-ı sa‘d ile rûy-ı deryâda iki yüz pâre bâdbânın küşâde kılup cânib-i garbda Çuka adaları önünden ubûr edüp andan altmış altı mil Mora cezîresi burnunda Manya kâfiri sâkin olduğu mahalli gâret edüp andan yine Manya burnunda Kelli kal‘asını, harâbdır, anı ubûr edüp Kapuspata Burnu'n dahi ubûr edüp ve Menekşe kal‘asın ubûr edüp kal‘a-i Anapoli'de lenger ikâmet edüp anda üç gün meks olunup dördüncü gün müşâvere olunup Venedik'in İstendil cezîresin gâret etmeğe re’y [ü] tedbîr görülüp nefîr-i irtihâller çalınup Anapoli limanından taşra çıkınca Âsitâne tarafından "Gazân mübârek olsun" deyü hatt-ı şerîf ve hil’at-i pâdişâhî ve mücevher şemşîr ve mücevher hançer gelüp "Der-i devlete gelesin" deyü fermân-ı şehriyârî sâdır olup ol gün eyyâm-ı latîf ile cezîre-i İstendil'i nehb u gâret edüp az şey mâl-ı ganâ’im bulunup kal‘ası evc-i âsumâna berâber ve sa‘b u metîn ve iki aded liman-ı hasîni olup ân-ı sâ‘atde göç topları atılup lodos rûzgâriyle on günde niçe yerlere uğrayup seyr [u] temâşâ edüp kal‘a-i Sakız'a, andan (---) mil kal‘a-i İlimni'ye, andan tekrâr yine (---) mil kal‘a-i Midilli'ye, andan (---) mil yine kal‘a-i Bozca'ya varup bu zikr olunan kılâ‘ları görüp ta‘mîr u termîmine eyâlet paşaları ile biner âdem muhâfazacı koyup ve cümle cebehânelerin mükellef ve mükemmel edüp Bozcaada'dan (---) mil yine kal‘a-i Gelibolu, bunda dahi sulanup dizdârlarına "Basîret üzre olun" deyü tenbîh ü te’kîd edüp andan yine eyyâm-ı muvâfık ile iki gün iki gicede İslâmbol kurbunda Kızıl Adalar'da lenger-i ikâmet burağup üçüncü gün mâh-ı mezbûrda (---) mansûr u muzaffer Sarâyburnu'na varup huzûr-ı pâdişâhîde eyle şâdmânlar oldu kim ta‘bîr ve temdîh ve tavsîf olunmaz. Ol mahalde Fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa huzûr-ı pâdişâhîde zemîn-bûs edüp hil‘at-i fâhireler ile şeref-yâb ve hayr-du‘a-yı pâdişâhîyle behre-yâb olup bir Mısır hazinesi mâl-ı firâvân ve bî-hisâb hûr [u] gılmân misilli civân hedâyâlar verdi. Ba‘dehû münâfıkîn ve hasûdîn şerrine uğrayup (---)(---)(---)(---) fakîr Yûsuf Paşa'yı bi-gayr-i hak katl edüp na‘şe-i mübârekin İbrâhîm Hân görüp "Ne güzel beyâz teni vardır" deyü medh ve tavsîf edüp ağladı. "İlâhî Yûsuf! Sana edenler yakın zamânda senin gibi olsun" deyü bed-du‘âlar edüp Cinci Hoca nazar etdi. Ol sâ‘at cümle asker-i İslâm ve cemî‘î mahrûse-i Kostantıniyye ahalisi "vâveylâ ve vâ-veledâ" deyü feryâd [u] figâna âğâze edüp her kafadan bir sadâ-yı güft u gû olup "iyiliğe kemlik" deyü cümle halk bükâ vü nâliş etdiler. Rahmetullahi aleyhi rahmeten vâsi’a.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 272b–273a ·
metinde göster ·
… esîr ve elli adedi dendân-ı tîğdan sîr olup hamd-i Hudâ bu iki kal‘a bir günde
feth olduğuna
bu hakîrin şikeste-beste târîhidir:
Andan Küçük Kamin kâfirleri bu hâl-i pür-melâli görüp âteşden biryân olmadan taşra çıkdıklarında yüz adedi esîr ve elli adedi dendân-ı tîğdan sîr olup hamd-i Hudâ bu iki kal‘a bir günde feth olduğuna bu hakîrin şikeste-beste târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138b ·
metinde göster ·
… -pey yedi ay savaş-ı perhâş edüp âhirü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile
feth olduğundan
cümle cevâmi‘lerinde hatîb minbere kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâ …
Manzara-i eşkâl-i kal‘a-i Üsküb-i mahbûb: Müverrihân-ı Rûm bu kal‘aya kal‘a-i Mazenderân-ı Rûm dediklerinin aslı hîn-i savaşda derûn-ı hisârda yigirmi bin güzîde Acem Mazenderânîsi gibi Arnavud tüfeng-endâzı olup Gâzî Evrenos Beğ ile pey-der-pey yedi ay savaş-ı perhâş edüp âhirü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile feth olduğundan cümle cevâmi‘lerinde hatîb minbere kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâlâ iki kat bir hisâr-ı üstüvâr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı kadîm ve sûr-ı azîm bir rabât-ı müzeyyen ve bir belde-i medyendir kim refî‘ü'l-beyân ve halkı cümle azîmü'ş-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169b ·
metinde göster ·
… risine girmedi. Hamd-i Hudâ ana muhtâc olmayup be-dest-i Alî Paşa kal‘a-i Vârat
feth olduğuna
târîhi,
Seydî'nin sebeb-i katline bâ‘is bir dahi bu Kotur ahvâlidir. Bir sebeb-i katli dahi Bosna'dan ma‘zûl edüp Bosna'yı Melek Ahmed Paşa efendimize verüp Seydî'ye Budin eyâleti sadaka olunup Vârat gazâsına Alî Paşa ile ta‘yîn olunup "Yine bana serdârlık gelmedi" deyü niçe bin gûne mevâni‘âtlar gösterüp Vârat kal‘ası meterisine girmedi. Hamd-i Hudâ ana muhtâc olmayup be-dest-i Alî Paşa kal‘a-i Vârat feth olduğuna târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 184a ·
metinde göster ·
Ve yine yevm-i mezbûrda küffârın Pojon tarafına gidenler gelüp çâsâr leşkeri Uyvar'ın feth olduğun işidüp cümle küffâr "Ba‘de harâbi'l-Basra" deyüp Uyvar imdâdına gelmeden ferâğat edüp cümle küffâr dâr-ı menhûslarına firâr etdikleri haberi gelüp henüz cünûd-ı müslimîn emn [ü] râhatda olup ol gün yevm-i çehârşenbe idi, cemî‘i şehîdân-ı müslimînin cemâ‘at-i kesîreler ile namâzları kılınup defn olundu, ammâ zikri sebkat eden Dîv Ali Beşe ile alaybeği birbirlerine sarılmış Aktabya üzre yigirmi yedi gün ter ü taze kanları akarak kalmış anın ikisin dahi Aktabya üzre defn edüp anların üzerlerine Sührâb Mehemmed Paşa bir haşeb kasr-ı cihân-nümâ inşâ edüp hâlâ ziyâretgâh-ı gâziyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120b ·
metinde göster ·
… am vezîr-i dilîr ibn Köpürlü Mehemmed Paşa'nın kuvvet-i bâzûsıyla kal‘a-i Uyvar
feth olduğuna
târîhi budur:
Evvelâ lisân-ı Macar'da Uyvar kal‘ası demek yeni kal‘a demekdir. Hakîkatü'l-hâl sene 1005 târîhinde Eğre gazâsı yılında bu kal‘a-i Uyvar ağaç palanka imiş. Ol senelerde Erdel Kralı Betlen Gabor ve Kara Mustafâ Paşa ve niçe vüzerâlar bu kal‘ayı döğüp bî-feth avdet etdiklerinde Fargaçi la‘înin babası olan pelîd-i anîd bu kal‘ayı böyle Şeddâdî binâ-yı ra‘nâ edüp ba‘dehu bu Fargaçi dahi zamîme-i amâr ederek altmış yıldan berü böyle bir hisâr-ı üstüvâr olmuş kim gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve debdebe-i Rûm ve tantana-i Rûm iki kerre yüz bin asker-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ile bu kal‘a altına gelüp otuz bin {top} gülle urup ve otuz sekiz günde gücile sene 1074 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ibn Şehîd İbrâhîm Hân asrında be-dest-i Fâzıl Ahmed Paşa-yı Sadrıa‘zam vezîr-i dilîr ibn Köpürlü Mehemmed Paşa'nın kuvvet-i bâzûsıyla kal‘a-i Uyvar feth olduğuna târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… ri dârü'l-bevâr oldu, ammâ sırr-ı Hudâ beri kal‘a içinde olan hâkimler kal‘anın
feth olduğuna
ve niçe bin küffârların bu yüzden gark-ı âb olduklarına hamd ü senâ etmeyüp,
Ve Yenikal‘a'nın cümle topların nehr-i Morava'nın karşu tarafına çevirüp nehrin kenârında kat-ender-kat olup âlem-i hayretde kalup duran küffârlara kal‘anın yüz yetmiş pâre balyemez topların su karşusundaki küffârlara urunca cümle küffârları sokak sokak ve bölük bölük niçe bini darb-ı topdan kelle paça olup yerleri dârü'l-bevâr oldu, ammâ sırr-ı Hudâ beri kal‘a içinde olan hâkimler kal‘anın feth olduğuna ve niçe bin küffârların bu yüzden gark-ı âb olduklarına hamd ü senâ etmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a ·
metinde göster ·
… pmaz bal arısı kârına dönüp bu kadar ibâdullâh telef oldu ve bu kal‘a bu yüzden
feth olduğuna
niçe müverrihân-ı Rûm-ı zevi'l-mefhûm böyle târîhler demişlerdir, ammâ sükker y …
Me’âl-i kelâm oldur kim bu kal‘aya giden harc u masraf bî-fâ’ide olup bu gazâ bal ve mûm yapmaz bal arısı kârına dönüp bu kadar ibâdullâh telef oldu ve bu kal‘a bu yüzden feth olduğuna niçe müverrihân-ı Rûm-ı zevi'l-mefhûm böyle târîhler demişlerdir, ammâ sükker yemişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188b ·
metinde göster ·
… zîm olup yedi binden ziyâde kâfirler tîğ-i bürrândan geçüp iç kal‘ası kılıç ile
feth olduğundan
hâlâ şehir kadıları her Cum‘a hutbeyi kılıç ile tilâvet eder ve ol feth günü ma …
Kanije'nin eyâletinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır, nâhiyesi cümle kâfiristândır. Hattâ küffâr bu kal‘ayı amân ile vermişken ahid-şikenlik edüp asâkir-i İslâm taşra kal‘aya duhûl etmişler iken cümle küffâr bu iç kal‘aya kapanup üç gün dahi germâ-germ ceng-i azîm olup yedi binden ziyâde kâfirler tîğ-i bürrândan geçüp iç kal‘ası kılıç ile feth olduğundan hâlâ şehir kadıları her Cum‘a hutbeyi kılıç ile tilâvet eder ve ol feth günü mahpûshâneden binden mütecâviz ümmeti Muhammed esîrleri çıkup hâlâ hayâtda müsin esîrlikden halâs olmuş ihtiyârlar bu kal‘a fethin nakl edüp "Bunda olan ceng-i Alî bir kal‘ada olmamışdır" derler. Hakkâ ki metîn kal‘a-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10b ·
metinde göster ·
… ‘alarına gidüp hamd-i Hudâ kal‘a-i Yanık dest-i İslâma be-dest-i Sinân Paşa ile
feth olduğuna
{târîh-i feth-i kal‘a-i Yanık:
Netîce-i merâm Cenâb-ı Allâh'ın ihsânı olup yigirminci günde derûn-ı hisârdan küffâr vere ile çıkup on bin kadar hayâtda, ammâ memâta karîb kalmış kâfirler amân ile Pojon kal‘alarına gidüp hamd-i Hudâ kal‘a-i Yanık dest-i İslâma be-dest-i Sinân Paşa ile feth olduğuna {târîh-i feth-i kal‘a-i Yanık:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47a ·
metinde göster ·
Beri tarafda bizimle sahrâda ceng eden Şeremet Ban Vezîr taburun
feth olduğun
ve cisrin bu gûne kırıldığın görüp bakıyyetü's-seyf olan küffârlar ile târumâr …
Beri tarafda bizimle sahrâda ceng eden Şeremet Ban Vezîr taburun feth olduğun ve cisrin bu gûne kırıldığın görüp bakıyyetü's-seyf olan küffârlar ile târumâr olup hamd-i Hudâ münhezim olduklarında "Tut bizi yâ Îsâ!" deyü firâr ederlerken Hazret-i Îsâ da ricâları üzre niçe bin küffârları tutup Tatar'a verüp esîr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115b ·
metinde göster ·
anıniçün derûn-ı câmi‘lerdeki hatîbler minbere kılıç ile çıkarlar. Ve hâlâ şehi …
Kuvvet-i bâzû ile yürüyüş edüp kılıç ile feth olduğundan anıniçün derûn-ı câmi‘lerdeki hatîbler minbere kılıç ile çıkarlar. Ve hâlâ şehir içre ba‘zı rûy-ı dîvârlarda küffârın kanları alâmeti durur kim küffârın kanı kellelerini seyl-i hûn-ı revân götürmüşdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268a ·
metinde göster ·
… ‘a dîvârı gûyâ sedd-i Kahkahâ-misâl bir alçak hayt-ı üstüvârdır. Kızıl tabyanın
feth olduğun
küffâr-ı pelîd-i anîd görüp bu yeni kal‘a dîvârı üzre yetmiş pâre balyemez topl …
Ammâ yeni kal‘a dîvârı gûyâ sedd-i Kahkahâ-misâl bir alçak hayt-ı üstüvârdır. Kızıl tabyanın feth olduğun küffâr-ı pelîd-i anîd görüp bu yeni kal‘a dîvârı üzre yetmiş pâre balyemez toplar kolup ve Avret tabyası üzre dahi yetmiş pâre toplar koyup birbirlerini korudup yeniden henüz bir nev-zuhûr ceng [ü] cidâle başlandı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296a ·
metinde göster ·
… rında fethine mübâşeret olunup be-dest-i Silihdâr Gâzî Yûsuf Paşa kal‘a-i Hanya
feth olduğuna
târîhdir:
Ba‘dehu İşpanya elinden bir hîle ile Venedik Frengi alup yedi yüz yetmiş yedi yıl ellerinde durup hamd-i Hudâ bin yetmiş yedi târîhinde Sultân İbrâhîm Hân asrında fethine mübâşeret olunup be-dest-i Silihdâr Gâzî Yûsuf Paşa kal‘a-i Hanya feth olduğuna târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 319b ·
metinde göster ·
… ât kal‘aya dolup cemî‘i küffâr aman ile taşradakı mahalle köylerine gidüp kal‘a
feth olduğuna
bu ebyât târîhdir.
Ammâ hamd-i Hudâ bu sene 1081 sâl gazâsında Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ibn İbrâhîm Hân devletinde bu def‘a-i sânîde be-dest-i Serdâr Alî Paşa bu kal‘ayı ân-ı vâhidde asâkir-i İslâm ile muhâsara edüp derûn-ı kal‘adan küffârın "amân" deyü feryâd [u] figânlarına bakmayup her tarafdan küffâr-ı hâksâra göz açdırmayup küffârın (...) tarafdan suların kesdiklerinde küffâr-ı dûzah-karâr bilâ-ceng [ü] cidâl dendân-ı bedenler üzre "Amân el-amân ey güzîde-i asâkir-i Âl-i Osmân" deyüp beyâz amân bayrakları diküp kal‘a feth oldukda hamd-i Hudâ bu abd-i kemter ibtidâ dalkılıç olup kal‘a kapusu üzre ibtidâ ezân-ı Muhammedî tilâvet etmek bu abd-i kemtere müyesser olup cümle guzât kal‘aya dolup cemî‘i küffâr aman ile taşradakı mahalle köylerine gidüp kal‘a feth olduğuna bu ebyât târîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333b ·
metinde göster ·
… bir top u tüfeng şâdımânları etdiklerinde küffâr-ı dûzah-karâr Angili kasrının
feth olduğun
istimâ‘ edüp anlar dahi İnebahtı'yı amân ile verüp iç kal‘ası kalır. Ba‘dehu an …
{Ereğli Kasrı dahi derler.} Ya‘nî lisân-ı Rûm'da melek kal‘asıdır. Hakkâ ki mahbûbu ve mahbûbeleri melek-sıfatdır. Bânîsi ibtidâ Rûm krallarıdır. Ba‘dehu Venedik elinden sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî İnebahtı'yı döğerken Fâ’ik Paşa İnebahtı imdâdına giderken yolu üzre bu kal‘adan niçe bin kâfirler çıkup paşa-yı müşârun-ileyh ile ceng-i azîmler edüp bi-emri Hayy-ı Kadîr Fâ’ik Paşa mansûr [u] muzaffer olup küffârlar makhûr [u] müdemmer olup niçe bini dendân-ı tîğdan geçüp niçe bini esîr-i bend-i zencîr olup ba‘dehu 341b Fâ’ik Paşa bu kal‘ayı muhâsara edüp on gün on gece döğüp âhır-ı kâr kuvvet-i bâzû-yı Fâ’ik ile ayık ve uyanık gâzîler Venedik kralının kızı Angel nâm kralenin elinden alup kızı dahi esîr edüp derûn-ı kal‘aya kemâ yenbağî müstevfâ askerler koyup kal‘a miftâhları ile İnebahtı altında Bâyezîd Hân'a gelüp asker-i İslâm içre bir top u tüfeng şâdımânları etdiklerinde küffâr-ı dûzah-karâr Angili kasrının feth olduğun istimâ‘ edüp anlar dahi İnebahtı'yı amân ile verüp iç kal‘ası kalır. Ba‘dehu anları da guzât-ı müslimîn kırup "İnebahtı be-dürüstî feth olmasına Fâ’ik Paşa sebeb oldu" deyü müverrihler yazmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341a–341b ·
metinde göster ·