… u'r-Reşîd ve Yıldırım Bâyezîd Hân'da dahi İslâmbol'un nısfı ve Galata'nın nısfı
feth oldukda
yine Kâsımpaşa'da 125a Tershâne ardı cümle mezâristân olup sahâbe-i kirâm ve …
Evvelâ bu Kâsımpaşa tâ zamân-ı kadîmde ma‘mûr manastırlık imiş, kefere mâbeyninde şehr-i Ayalonka nâmıyla meşhûr imiş. Ammâ ba‘de'l-feth mezâristân-ı ümmet-i Muhammed olması fermân olunur. Zîrâ Abdülmü’min Melik hilâfetinde Mesleme ve Eyyûb-ı Ensârî ve Hârûnu'r-Reşîd ve Yıldırım Bâyezîd Hân'da dahi İslâmbol'un nısfı ve Galata'nın nısfı feth oldukda yine Kâsımpaşa'da 125a Tershâne ardı cümle mezâristân olup sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlar medfûn olduğu müsbetdir kim hâlâ mezâristânlarında seng-i mezârları kûfî hatt ile tahrîr olunmuş alâmetler vardır kim manzûr-ı hâs [u] âmdır kim {bâlâda ale't-tafsîl mastûr} ol ecilden Ebü'l-feth imârâtına bezl-i himmet edüp (---) aded göz tershâne ve bir dîvânhâne-i kapudan paşa {ve bir câmi‘} inşâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b–125a ·
metinde göster ·
ve ordu içre beyt-i helâ kazarlar ve kal‘anın esâsına varmağa zîr-i zemînden la …
Bu esnâfın gazâlarda kârları, bir kal‘a feth oldukda ve ordu içre beyt-i helâ kazarlar ve kal‘anın esâsına varmağa zîr-i zemînden lağım edüp bârûd-ı siyâh ile kal‘a dîvârın hevâya perrân atup feth ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
Azerbaycân şâhı Ziyâeddîn binâsı ve Azerbaycân hâkinde yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘dan tulânîce bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîndir. Erzurûm hâkinde (---) sancağı hudûdudur. Dizdârı ve neferâtları vardır. Sene (---) târîhinde Van feth oldukda ahâlîsi itâ‘at edüp miftâhları pâdişâha teslîm edüp halkı cemî‘î tekâlîf-i örfiyyeden berî oldular. Niyâbetdir, serdârı ve kethüdâyeri yokdur. Bir câmi‘i ve altı yüz mikdârı toprak örtülü hâne-i tahtânîleri vardır. Bir hânı ve bir hammâmı ve kırk elli kadar dükkânı vardır. Sengistân ve Kürdistân yer olmağıla ol kadar ma‘mûr şehr değildir. Ammâ halkı gâyet şecî‘ ve bahâdır merd-i Hudâ server-i hünerverlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 291b ·
metinde göster ·
… dâvendigâr bu kal‘ayı feth etmede usret çeküp "Şu Çorlu dahi feth olmadı" deyüp
feth oldukda
ismine Çorlu dediler. Gerçi yayla yerde hevâsı latîf yerdir ammâ ekseriyyâ Çorl …
Ahvâl-i kal‘a-i kadîm Çorlu: Bânisi Yanko ibn Madyan'dır. İbtidâ sene 720 târîhinde Edirne Fâtihi Gâzî Hudâvendigâr fethidir. Yire beraber münhedim edüp kendüler Kosova'da şehîd olduktan sonra küffâr müceddeden ta‘mîr ü termîm edüp sene (---) dest-i tasarruflarında durup ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân feth edüp cümle der-i dîvârların münhedim edüp hâlâ eser-i binâları Çorlu şehrinin cânib-i şimâlinde nümâyândır. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Ebü'l-Feth Mehemmed Hân fethidir. Edirne hâkimi hükmünde (---)(---) yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi otuz pâre kurâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve yeniçeri kolluğu yasakçıları vardır. Sebeb-i tesmiyesi oldur kim Koca Gâzî Hudâvendigâr bu kal‘ayı feth etmede usret çeküp "Şu Çorlu dahi feth olmadı" deyüp feth oldukda ismine Çorlu dediler. Gerçi yayla yerde hevâsı latîf yerdir ammâ ekseriyyâ Çorlu halkı çorlulardır. Ammâ sefer-i hümâyûn oldukda her memleket halkının birer gûne oran derler isimleri vardır. Ol ismile birbirin çağırup çadırların ve tevâbi‘ [u] levâhıkların bulurlar. Haleb diyârının oranı "Yâ ahad"dir. Ve Diyârbekir'in "Âmid"dir. Bu Çorlu'nun oranı olan "Beğ" çağrılır, Çorlu çağrılmaz. Şehr-i kadîmdir. Kefere zamânında bunda bir deyr-i metîn var idi. Sarı Saltuk anda makâm edinmekle anın şerefiyetine bu şehir gâyet ma‘mûr [u] âbâdân idi. Hâlâ niçe bin yerde âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Ammâ şimdi dest-i Osmân'da cümle üç bin kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ-yı ma‘mûrlardır. Ve cümle on beş mahalle-i müslim ve on beş mahalle-i kefere addolunur. Tâ kefere asrındaki imâretden kalmış fecerelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106b ·
metinde göster ·
… ırk yedinci günü Seyyid Battâl Gâzî'nin pederi Hazret-i Hüseyin Gâzî tarafından
feth oldukda
Emîr Ömer bu kal‘ayı temlîk üzre fethine sebeb olan Hüseyin Gâzî'ye ihsân edüp …
Diyâr-ı Rûm'dandır. Lisân-ı Yunan'da Rukbe derler, şehr-i kadîmdir. İbtidâ Hazret-i Yûnus aleyhisselâm şehr-i Musul'da iken anların ta‘lîmiyle anlara imân getiren Rukbe nâm kayser dâr-ı emn olmağiyçün bu Malatıyye zemîninin âb [u] hevâsın beğenüp bir kal‘a inşâ edüp bir bender şehr-i azîm oldu. Ba‘dehû niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp Hazret-i Risâlet-penâh asrında Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Rakka ve Rûm ve bu Malatıyye Enûşirvân-ı âdil hükmünde iken ol kadar ma‘mûr oldu kim "Dâr-ı Rukbe" deyü cihân-ârâ bir şehr-i azîm idi. Niçe kerre Hârûnu'r-Reşîd bu Malatıyyeyi muhâsara etdi, âhir bî-feth avdet etdi. Hikmet-i Hudâ hicret-i nebeviyyeden iki yüz sene mürûrunda Hazret-i Ömer radıyallahu anh evlâdlarından Emîr Ziyâd ve onun oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer iki yüz bir asker-i İslâm ile gelüp bu kal‘ayı muhasara etdi. Bi-emri Hayy-ı Kadîr kırk yedinci günü Seyyid Battâl Gâzî'nin pederi Hazret-i Hüseyin Gâzî tarafından feth oldukda Emîr Ömer bu kal‘ayı temlîk üzre fethine sebeb olan Hüseyin Gâzî'ye ihsân edüp dâr-ı rukbe iken dârü'l-hilâfe oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b ·
metinde göster ·
Nehr-i râbi‘ Ma‘kal: Bu nehir nehr-i Sebak-ı Şîrîn'den iki fersah aşağı cereyân edüp cânib-i garba bilâdları reyy edüp ba‘dehû niçe kurâları dahi deverân edüp cânib-i cenûba gidüp Basra kurbünde şehr-i Mînâ-yı harâb demekle ma‘rûf mevzi‘de nehr-i Übülle ile bir olup bunlara nehr-i Safrâydenk derler. Hazret-i Ömer hilâfetinde Basra feth oldukda Ma‘kal b. Beşâre emr edüp Basra nevâhîlerin reyy etmeğiçün nehr-i Safrâydenk'i dahi ziyâde tevsî‘ ü tathîr etdiğiyçün ana mensûb ismiyle müsemmâ olup nehr-i Ma‘kal derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 206b ·
metinde göster ·
Andan nehr-i Ma‘kal, Sebak nehrine karîb Şatt'dan çıkup Basra hâkin saky edüp Basra kurbünde şehr-i harâb Minâ kurbünde nehr-i Übülle munsabb olur. Bu iki nehir bir oldukda Basra altında bu nehre nehr-i Safrây-denk derler. Hazret-i Ömer hilâfetinde Basra feth oldukda Melik Ma‘kal b. Beşâre emr edüp Basra nevâhîlerin reyy etmeğiçün Safrâyı nehrin Dücle'den ayırup nehr-i Ma‘kal mahrecinden altı fersah aşağı Basra'yı geçüp kasaba-i Übülle'nin ağzında nehr-i Übülle'nin cânib-i garbına cârî olur, andan eğri gidüp Basra kurbünde nehr-i Ma‘kal ile bir olup medd [ü] cezme mahlût olup medd [ü] cezm ile rücû‘ u duhûl eder ve rücû‘-ı kahkarî ile mercû‘ eder. Ve Bahr-i Hind keştîleri Şatt-ı Abâdân'da nehr-i Übülle su‘ûd eder. 345a Andan nehr-i Ma‘kal'da nehr-i Şatt'a mahlût olur. Bu arz-ı Irâk'da nehr-i Ma‘kal ve nehr-i Übül'e nısıf dâ’ire gibidir ve nehr-i Şattu'l-Arab yedi kutub dâ’iresine müşâbihdir, demişler. Ve nehr-i Dücle ve nehr-i Übülle ve nehr-i Ma‘kal ihâta ve saky etdikleri arâzîye ukalâ-yı kudemâ-yı mühendisîn-i sâhib-i coğraflar Cezâir-i Ummân derler. Bu cezâyirin cümle kurâ vü büldân ve bâğ u besâtîn ve hadîka vü gaytânları cümle mezkûr nehirler ile saky olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 344b–345a ·
metinde göster ·
Hazret-i Ömer hilâfetinde Basra feth oldukda Melik Ma‘kal b. Beşşâre Basra nevâhîlerin reyy etmeğiçün Safrây nehrin Dicle'ye girmezden mukaddem ayırup nehr-i Ma‘kal mahrecinden altı fersah aşağı Basra'yı geçüp kasaba-i Übülle'nin ağzında nehr-i Übülle'nin cânib-i garbına cârî olarak andan Basra kurbünde nehr-i Ma‘kal ile bir olup kal‘a-i Mühennâvî'den aşağı Şatt'ın medd ü cezimi mahallinde nehr-i Şatt'a mahlût olup bu nehr-i Safrây-ı Ma‘kal Şatt'ın medd ü cezmiyle rücû‘ u duhûl eder. Bu arz-ı Irâk ve arz-ı Basra'da "Bu nehr-i Ma‘kal ve nehr-i Übülle nısıf dâ’ire gibidir." demişler ve "Nehr-i Şatt yedi kutub dâ’iresine müşâbihdir" deyü ukalâ-yı hukemâ-yı kudemâ ve sâhib-i Coğraf ve Minor mü’ellifleri ile rivâyet etmişler ve nehreynden bu nehr-i Übülle altından fersah karîb yerde Şatt'dan ayrılup harâbistân u esedistân içre cereyân edüp Şattu'l-Arab'a rîzân olur. Ve ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362b ·
metinde göster ·
… lup bu kal‘ada aslâ ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl olunmadan Akkirmân kal‘ası
feth oldukda
bu kal‘anın miftâhları ve cümle mükemmel cebehânesiyle Sultân {Bâyezîd'e} bâ-su …
Gâyet bataklı ve çataklı handak san‘atlarıdır kim her köşe başında olan evlerin ve gayrı evlerin cümle bu handaklı yollara nâzır mazgal 66b delikleri ve saçma top delikleri ile ârâste olmuş sokak başlarında sa‘b kal‘a-misâl evler var kim eğer şehre düşman girirse bu evlerden düşmana top ve kurşum ve taşı bârân-ı la‘net gibi yağdırmak içün bu tasavvur-ı fikr-i fâsid ile tarh olunmuş bir kal‘a etmişler, ammâ "El-abdü yüdebbiru vallâhu yukaddiru". bu kal‘a böyle hiyel ü şeytanat ile binâ olunmuşken cümle binâ etdikleri hîle vü hud‘a hebâ olup bu kal‘ada aslâ ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl olunmadan Akkirmân kal‘ası feth oldukda bu kal‘anın miftâhları ve cümle mükemmel cebehânesiyle Sultân {Bâyezîd'e} bâ-sulh {kal‘ayı} teslîm edüp içine ibtidâ Gedik Ahmed Paşa girüp kabza-i tasarrufa aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a–66b ·
metinde göster ·
… unda hakîkatü'l-hâl havâlesi olan yerden kal‘ayı toplar taşlarıyla sengsâr edüp
feth oldukda
bu kal‘anın ismi Sengsâr olup galat-ı meşhûr evlâ olmağile tahfîf-i kelâm ile h …
Vech-i tesmiyesi oldur kim sene 936 Süleymân Hân Budin gazâsına giderken Serdâr Sarı Rüstem Paşa bu kal‘ayı muhâsara edüp fethinde usret çekdiğin Süleymân Hân'a bildirdiğinde Süleymân Hân ol kal‘a-i bâlâyı "Sengsâr edüp feth etsinler" buyurduğunda hakîkatü'l-hâl havâlesi olan yerden kal‘ayı toplar taşlarıyla sengsâr edüp feth oldukda bu kal‘anın ismi Sengsâr olup galat-ı meşhûr evlâ olmağile tahfîf-i kelâm ile hâlâ Segsârdır. Budin zurefâları ve Peçoy ârifleri Seg hisârı, ya‘nî Köpek kal‘ası derler. Bu nâma Segsârlı gâyet müte’ellim olurlar, ammâ kefere zamânı ismi (---)(---) idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
… Evvel ve âhir Erdel vilâyeti kal‘alarıdır, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Varat
feth oldukda
Alî Paşa tahrîrinde bu kal‘a Erdel'in Hayduşak vilâyetinde kalup cemî‘i altı yü …
Sekelhit dahi derler. Evvel ve âhir Erdel vilâyeti kal‘alarıdır, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Varat feth oldukda Alî Paşa tahrîrinde bu kal‘a Erdel'in Hayduşak vilâyetinde kalup cemî‘i altı yüz pâre kurâları Macar nâhiyesine tahrîr olunup Varat köyleri oldu. Bu kal‘a bizim Varat kal‘amıza yakîn olmağile Nemse kralı havfinden bu kal‘anın münhedim olmasın hîn-i sulhda ricâ etdi, zîrâ âkıbet-endîş ve dûrbîn-fikr kâfirler böyle mülâhaza etdiler kim
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88a ·
metinde göster ·
kâfirleri ra‘b u haşyet-i Âl-i Osmân'dan kal‘ayı vere ile verüp cümle cebehânes …
Bu dahi vilâyet-i Erdel'de iken Varat feth oldukda kâfirleri ra‘b u haşyet-i Âl-i Osmân'dan kal‘ayı vere ile verüp cümle cebehânesin Varat'a getirüp hâlâ yetmiş tokuz pâre ma‘mûr nâhiye kurâlarıyla kal‘ası cümle dest-i İslâm'da olup mutî‘ [u] münkâd kurâları ve re‘âyâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88b ·
metinde göster ·
… zât-ı müslimîn "Si-rûz ya‘nî bugünkü gün yürüyüş etsinler" dedikde yürüyüş edüp
feth oldukda
ismine Si-rûz derler, ya‘nî bugünkü gün kal‘ası derler, ammâ efvâh-ı nâsda gala …
Sebeb-i tesmiyesi budur kim lisân-ı Yûnân'da ismi Bikadobor'dur. Gâzî Hudâvendigâr bu kal‘ayı muhâsara edüp niçe yerden bu kal‘ayı rahnedâr edüp guzât-ı müslimîn "Si-rûz ya‘nî bugünkü gün yürüyüş etsinler" dedikde yürüyüş edüp feth oldukda ismine Si-rûz derler, ya‘nî bugünkü gün kal‘ası derler, ammâ efvâh-ı nâsda galat-ı meşhûr evlâ olmak ile Serez derler. (---)(---) Ammâ defter-i hâkânîde Siroz derler. Tahtgâh-ı Çelebi Sultân Îsâ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 219a ·
metinde göster ·
… inâ edüp derûn-ı hisârda İbrâhîm Hân içün bir câmi‘-i azîm binâ olunup bu kal‘a
feth oldukda
inâdiyye kal‘ası ve İbrâhîm Hân câmi‘in cümle münhedim etmek iktizâ edüp Kandiy …
"Bu kal‘a henüz binâ olundu, bunda Sultân İbrâhîm câmi‘inin münâsebeti nedir?" deyü su’âl olunur. Sultân İbrâhîm Hân asrında bu kal‘anın niçe kerre feth [ü] teshîrine mübâşeret olunup fethi müyesser olmayup âhır-ı kâr yine fethine cidd [ü] ihtimâm [u] bezl-i himmet etmek içün Sultân İbrâhîm Hân bu Kandiye'ye havâle inâdiyye kal‘asın binâ edüp derûn-ı hisârda İbrâhîm Hân içün bir câmi‘-i azîm binâ olunup bu kal‘a feth oldukda inâdiyye kal‘ası ve İbrâhîm Hân câmi‘in cümle münhedim etmek iktizâ edüp Kandiye kal‘ası içre Sultân İbrâhîm câmi‘in binâ edüp cümle e’imme ve hutebâları ve sâ’ir mürtezika ve hüddâmları hidmetlerinde oldular. İşte bu câmi‘in sebeb-i binâsı eyle olmuşdur, ammâ musanna‘ ve müzeyyen câmi‘-i kadîm olup cümle kirişleri ve çatıları serâpâ 313b servi dırahtlarından ve levhalarından olup bu dahi kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûr[dur].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a–313b ·
metinde göster ·
hamd-i Hudâ bu abd-i kemter ibtidâ dalkılıç olup kal‘a kapusu üzre ibtidâ ezân- …
Ammâ hamd-i Hudâ bu sene 1081 sâl gazâsında Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ibn İbrâhîm Hân devletinde bu def‘a-i sânîde be-dest-i Serdâr Alî Paşa bu kal‘ayı ân-ı vâhidde asâkir-i İslâm ile muhâsara edüp derûn-ı kal‘adan küffârın "amân" deyü feryâd [u] figânlarına bakmayup her tarafdan küffâr-ı hâksâra göz açdırmayup küffârın (...) tarafdan suların kesdiklerinde küffâr-ı dûzah-karâr bilâ-ceng [ü] cidâl dendân-ı bedenler üzre "Amân el-amân ey güzîde-i asâkir-i Âl-i Osmân" deyüp beyâz amân bayrakları diküp kal‘a feth oldukda hamd-i Hudâ bu abd-i kemter ibtidâ dalkılıç olup kal‘a kapusu üzre ibtidâ ezân-ı Muhammedî tilâvet etmek bu abd-i kemtere müyesser olup cümle guzât kal‘aya dolup cemî‘i küffâr aman ile taşradakı mahalle köylerine gidüp kal‘a feth olduğuna bu ebyât târîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333b ·
metinde göster ·
Ve Eynegöl ismi ezîne günden me’hûz bir isimdir kim bu şehir ibtidâ
feth oldukda
ezîne günü imiş ya‘nî cum‘a imiş. Anıniçün ezîne gününden galat kavm-i Etrâk hu …
Ve Eynegöl ismi ezîne günden me’hûz bir isimdir kim bu şehir ibtidâ feth oldukda ezîne günü imiş ya‘nî cum‘a imiş. Anıniçün ezîne gününden galat kavm-i Etrâk hurûf-ı zâ'yı hazf edüp tahfîf-i kelâm ile Eynegöl derler. Ve hâlâ bu diyârlarda câmi‘lere eyne tamı ya‘nî cum‘a câmi‘i demek olur. Ve göl kenârında ibtidâ cum‘a edâ olunduğıyçün Eynegöl derler. Gölü gâhîce yâbis olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y6a ·
metinde göster ·
Hakîr-i pür-taksîr bu sergüzeşti sikadan olmak üzre nakl ederim ki merhûm u mağfûrun-leh pederimiz Dervîş Mehemmed Zıllî yüz on yedi yaşında dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etdiler. Ne ân bu hakîr kadar seyâhat etmiş ola, ammâ âl-i Osmân'dan tokuz pâdişâhın şeref-i sohbetleriyle müşerref olduğundan mâ‘adâ Süleymân Hân ile gazâ-yı Seyyidvar'da bile imişler. Ve Kıbrıs fethinde serdâr Kara Mustafâ Paşa ile mevcûd bulunup Magosa kal‘ası feth oldukda miftâhlarıyla Selîm-i Sânî'ye gönderdikde beleğan mâ-belağ ihsân [u] in‘âmlardan sonra Dergâh-ı Âlî kuyumcubaşılığın ihsân edüp mü’ebbed hatlar verüp ve Sultân Ahmed asrında Mekke-i mükerremenin Altun Oluğ'un pederimiz inşâ edüp surre emâneti hizmetiyle sütûh-ı Mekke'ye mîzâb-ı rahmeti vaz‘ eylemişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42a ·
metinde göster ·