… ünakkaş ve mutallâ bal mûmları yakup arabalar üzre niçe bin gûne yel mûmları ve
fişek
mûmları ve Ebû Alî mûmları yakarlar kim ba‘zı âdem kendüyi başsız görür ve ba‘z …
Ammâ kârhâne-i şem‘-i asel-i sultânî birdir. Odunkapusu'nun iç yüzünde Kundakcılar içre azîm kârhânedir, ağası ve emîni ve yüz aded neferâtları var. Cümle selâtîn câmi‘lerine ve sultânlara ve Sarây-ı Atîk'e ve Sarây-ı Cedîd'e ve sarây-ı vüzerâ ve a‘yân-ı kibâra şem‘-i asel-i kâfûr-i ahsedî bu mîrî kârhânede hâsıl olur. Ammâ sâ’ir mûm yağı kârhânelerinin ehl-i hırefleri arabalar üzre dükkânların niçe bin deste münakkaş mûmlar ile zeyn edüp ve niçe münakkaş fânûslarda mûmlar yakup ve niçe sırıklar üzre yağ mûmları donadup ve alayları içinde 168a direk kadar münakkaş ve mutallâ bal mûmları yakup arabalar üzre niçe bin gûne yel mûmları ve fişek mûmları ve Ebû Alî mûmları yakarlar kim ba‘zı âdem kendüyi başsız görür ve ba‘zısı elsiz ayaksız görür ve ba‘zı mûmların şu‘lesinden niçe bin âdemler sarı ve kırmızı ve yeşil ve alaca yüzlü âdemler görünüp cümle temâşâcılara havf u haşyet hâsıl olup ba‘zı fişek mûmları yandıkca mûm içinde olan fişekler âmedâne top gibi çatlayup halka bir vehm târî olur. Zindânkapusu'ndan taşra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b–168a ·
metinde göster ·
… e alaca yüzlü âdemler görünüp cümle temâşâcılara havf u haşyet hâsıl olup ba‘zı
fişek
mûmları yandıkca mûm içinde olan fişekler âmedâne top gibi çatlayup halka bir v …
Ammâ kârhâne-i şem‘-i asel-i sultânî birdir. Odunkapusu'nun iç yüzünde Kundakcılar içre azîm kârhânedir, ağası ve emîni ve yüz aded neferâtları var. Cümle selâtîn câmi‘lerine ve sultânlara ve Sarây-ı Atîk'e ve Sarây-ı Cedîd'e ve sarây-ı vüzerâ ve a‘yân-ı kibâra şem‘-i asel-i kâfûr-i ahsedî bu mîrî kârhânede hâsıl olur. Ammâ sâ’ir mûm yağı kârhânelerinin ehl-i hırefleri arabalar üzre dükkânların niçe bin deste münakkaş mûmlar ile zeyn edüp ve niçe münakkaş fânûslarda mûmlar yakup ve niçe sırıklar üzre yağ mûmları donadup ve alayları içinde 168a direk kadar münakkaş ve mutallâ bal mûmları yakup arabalar üzre niçe bin gûne yel mûmları ve fişek mûmları ve Ebû Alî mûmları yakarlar kim ba‘zı âdem kendüyi başsız görür ve ba‘zısı elsiz ayaksız görür ve ba‘zı mûmların şu‘lesinden niçe bin âdemler sarı ve kırmızı ve yeşil ve alaca yüzlü âdemler görünüp cümle temâşâcılara havf u haşyet hâsıl olup ba‘zı fişek mûmları yandıkca mûm içinde olan fişekler âmedâne top gibi çatlayup halka bir vehm târî olur. Zindânkapusu'ndan taşra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b–168a ·
metinde göster ·
… e hevâyî fişekleri var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelki hammâl
fişek
üç vukıyye bârûd-ı siyâh ile memlûdur, ana âteş edince evc-i âsumâna çıkup necm …
Ve bir gûne hevâyî fişekleri var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelki hammâl fişek üç vukıyye bârûd-ı siyâh ile memlûdur, ana âteş edince evc-i âsumâna çıkup necm-i sağîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi âteş alup evvelki zemîne düşüp ikinci fişek iki vukıyye bârûd ile hafîf olup ol dahi hevâda âteş alup eflâke çıkar. Bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişek dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu üçüncü fişek eyle çıkar kim tâ verâ-yı ebre girüp içinde demir teller ile demir kinedli badaluçka fişekler içinde keskin İngilis bârûdıyla memlû ol fişek âteş alınca gûyâ bulutlar pâre pâre olup bir sît [ü] sadâ evc-i âsumânda kopar kim ra‘d-ı âsumânî bu fişeng sadâsının yanında bir pişşe cenâhı sadâsıdır. İhtimâldir kim istimâ‘ eden kerrûbiyânlar "Allâhümme ıhfaznâ min âfâti'l-ins" diyeler tâ bu mertebe gürleyüp zemîn [u] âsumân bu âsumânî fişeng lerzesinden dir dir ditrer. Böyle üç tabaka biri birinden âlî evce çıkar fişekler yaparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
… edince evc-i âsumâna çıkup necm-i sağîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir
fişek
dahi âteş alup evvelki zemîne düşüp ikinci fişek iki vukıyye bârûd ile hafîf ol …
Ve bir gûne hevâyî fişekleri var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelki hammâl fişek üç vukıyye bârûd-ı siyâh ile memlûdur, ana âteş edince evc-i âsumâna çıkup necm-i sağîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi âteş alup evvelki zemîne düşüp ikinci fişek iki vukıyye bârûd ile hafîf olup ol dahi hevâda âteş alup eflâke çıkar. Bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişek dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu üçüncü fişek eyle çıkar kim tâ verâ-yı ebre girüp içinde demir teller ile demir kinedli badaluçka fişekler içinde keskin İngilis bârûdıyla memlû ol fişek âteş alınca gûyâ bulutlar pâre pâre olup bir sît [ü] sadâ evc-i âsumânda kopar kim ra‘d-ı âsumânî bu fişeng sadâsının yanında bir pişşe cenâhı sadâsıdır. İhtimâldir kim istimâ‘ eden kerrûbiyânlar "Allâhümme ıhfaznâ min âfâti'l-ins" diyeler tâ bu mertebe gürleyüp zemîn [u] âsumân bu âsumânî fişeng lerzesinden dir dir ditrer. Böyle üç tabaka biri birinden âlî evce çıkar fişekler yaparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
… mâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi âteş alup evvelki zemîne düşüp ikinci
fişek
iki vukıyye bârûd ile hafîf olup ol dahi hevâda âteş alup eflâke çıkar. Bu dahi …
Ve bir gûne hevâyî fişekleri var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelki hammâl fişek üç vukıyye bârûd-ı siyâh ile memlûdur, ana âteş edince evc-i âsumâna çıkup necm-i sağîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi âteş alup evvelki zemîne düşüp ikinci fişek iki vukıyye bârûd ile hafîf olup ol dahi hevâda âteş alup eflâke çıkar. Bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişek dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu üçüncü fişek eyle çıkar kim tâ verâ-yı ebre girüp içinde demir teller ile demir kinedli badaluçka fişekler içinde keskin İngilis bârûdıyla memlû ol fişek âteş alınca gûyâ bulutlar pâre pâre olup bir sît [ü] sadâ evc-i âsumânda kopar kim ra‘d-ı âsumânî bu fişeng sadâsının yanında bir pişşe cenâhı sadâsıdır. İhtimâldir kim istimâ‘ eden kerrûbiyânlar "Allâhümme ıhfaznâ min âfâti'l-ins" diyeler tâ bu mertebe gürleyüp zemîn [u] âsumân bu âsumânî fişeng lerzesinden dir dir ditrer. Böyle üç tabaka biri birinden âlî evce çıkar fişekler yaparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
… evâda âteş alup eflâke çıkar. Bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü
fişek
dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu üçüncü fişek eyle çıkar kim tâ verâ-yı ebre …
Ve bir gûne hevâyî fişekleri var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelki hammâl fişek üç vukıyye bârûd-ı siyâh ile memlûdur, ana âteş edince evc-i âsumâna çıkup necm-i sağîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi âteş alup evvelki zemîne düşüp ikinci fişek iki vukıyye bârûd ile hafîf olup ol dahi hevâda âteş alup eflâke çıkar. Bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişek dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu üçüncü fişek eyle çıkar kim tâ verâ-yı ebre girüp içinde demir teller ile demir kinedli badaluçka fişekler içinde keskin İngilis bârûdıyla memlû ol fişek âteş alınca gûyâ bulutlar pâre pâre olup bir sît [ü] sadâ evc-i âsumânda kopar kim ra‘d-ı âsumânî bu fişeng sadâsının yanında bir pişşe cenâhı sadâsıdır. İhtimâldir kim istimâ‘ eden kerrûbiyânlar "Allâhümme ıhfaznâ min âfâti'l-ins" diyeler tâ bu mertebe gürleyüp zemîn [u] âsumân bu âsumânî fişeng lerzesinden dir dir ditrer. Böyle üç tabaka biri birinden âlî evce çıkar fişekler yaparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
… k mahalde buna muttasıl üçüncü fişek dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu üçüncü
fişek
eyle çıkar kim tâ verâ-yı ebre girüp içinde demir teller ile demir kinedli bada …
Ve bir gûne hevâyî fişekleri var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelki hammâl fişek üç vukıyye bârûd-ı siyâh ile memlûdur, ana âteş edince evc-i âsumâna çıkup necm-i sağîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi âteş alup evvelki zemîne düşüp ikinci fişek iki vukıyye bârûd ile hafîf olup ol dahi hevâda âteş alup eflâke çıkar. Bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişek dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu üçüncü fişek eyle çıkar kim tâ verâ-yı ebre girüp içinde demir teller ile demir kinedli badaluçka fişekler içinde keskin İngilis bârûdıyla memlû ol fişek âteş alınca gûyâ bulutlar pâre pâre olup bir sît [ü] sadâ evc-i âsumânda kopar kim ra‘d-ı âsumânî bu fişeng sadâsının yanında bir pişşe cenâhı sadâsıdır. İhtimâldir kim istimâ‘ eden kerrûbiyânlar "Allâhümme ıhfaznâ min âfâti'l-ins" diyeler tâ bu mertebe gürleyüp zemîn [u] âsumân bu âsumânî fişeng lerzesinden dir dir ditrer. Böyle üç tabaka biri birinden âlî evce çıkar fişekler yaparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
… r ile demir kinedli badaluçka fişekler içinde keskin İngilis bârûdıyla memlû ol
fişek
âteş alınca gûyâ bulutlar pâre pâre olup bir sît [ü] sadâ evc-i âsumânda kopar …
Ve bir gûne hevâyî fişekleri var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelki hammâl fişek üç vukıyye bârûd-ı siyâh ile memlûdur, ana âteş edince evc-i âsumâna çıkup necm-i sağîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi âteş alup evvelki zemîne düşüp ikinci fişek iki vukıyye bârûd ile hafîf olup ol dahi hevâda âteş alup eflâke çıkar. Bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişek dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu üçüncü fişek eyle çıkar kim tâ verâ-yı ebre girüp içinde demir teller ile demir kinedli badaluçka fişekler içinde keskin İngilis bârûdıyla memlû ol fişek âteş alınca gûyâ bulutlar pâre pâre olup bir sît [ü] sadâ evc-i âsumânda kopar kim ra‘d-ı âsumânî bu fişeng sadâsının yanında bir pişşe cenâhı sadâsıdır. İhtimâldir kim istimâ‘ eden kerrûbiyânlar "Allâhümme ıhfaznâ min âfâti'l-ins" diyeler tâ bu mertebe gürleyüp zemîn [u] âsumân bu âsumânî fişeng lerzesinden dir dir ditrer. Böyle üç tabaka biri birinden âlî evce çıkar fişekler yaparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
… Gümrük Emîni Alî Ağa efendimize bu fişengin biri birinden yedi kat hevâya çıkar
fişek
peydâ edüp çam sırığının için boş edüp ucuna büyük hammâl fişeğe on yedi okka b …
Ammâ bu hakîr âlem-i fetâlığımızda yârân-ı bâ-safâlar ile ihtilâtımız mahallinde Gümrük Emîni Alî Ağa efendimize bu fişengin biri birinden yedi kat hevâya çıkar fişek peydâ edüp çam sırığının için boş edüp ucuna büyük hammâl fişeğe on yedi okka bârûd koyup yedi fişegin tepesine bir azîm tirşe külâh edüp çam sırığının aşağı ucuna ok gibi kartal yelekleri edüp Kaya Sultân mevlûdu gecesi şâdumânında kayık ile deryâda âteş edüp biri birinden âlî her biri semâya urûc edüp yedinci fişegin şu‘lesi 183a gâ’ib olup en nihâyetdeki badaluçkadan bir sadâ istimâ‘ olundu kim işiden âdemlerin zehresi çâk olayazdı. Ve her fişek aşağı nüzûl ederken neft yağlı ve ala çehirli ve dâne-i haşhâşlardan eyle âteşler nisâr olup zemîne nüzûl etdi kim gûyâ kevâkib-i necm-i geysûdâr-ı seb‘a-i seyyâreler zemîne şehâb-ı semâ gibi döküldü. Bu hâli hakîr görüp etdüğime peşîmân olup tâ’ib ve tâhir oldum. Hadîs: Arapça mazmûnu üzre inşâ’allâh etmemiş gibi oluruz. Ammâ garîb ü acîb san‘at idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b–183a ·
metinde göster ·
… kadan bir sadâ istimâ‘ olundu kim işiden âdemlerin zehresi çâk olayazdı. Ve her
fişek
aşağı nüzûl ederken neft yağlı ve ala çehirli ve dâne-i haşhâşlardan eyle âteşl …
Ammâ bu hakîr âlem-i fetâlığımızda yârân-ı bâ-safâlar ile ihtilâtımız mahallinde Gümrük Emîni Alî Ağa efendimize bu fişengin biri birinden yedi kat hevâya çıkar fişek peydâ edüp çam sırığının için boş edüp ucuna büyük hammâl fişeğe on yedi okka bârûd koyup yedi fişegin tepesine bir azîm tirşe külâh edüp çam sırığının aşağı ucuna ok gibi kartal yelekleri edüp Kaya Sultân mevlûdu gecesi şâdumânında kayık ile deryâda âteş edüp biri birinden âlî her biri semâya urûc edüp yedinci fişegin şu‘lesi 183a gâ’ib olup en nihâyetdeki badaluçkadan bir sadâ istimâ‘ olundu kim işiden âdemlerin zehresi çâk olayazdı. Ve her fişek aşağı nüzûl ederken neft yağlı ve ala çehirli ve dâne-i haşhâşlardan eyle âteşler nisâr olup zemîne nüzûl etdi kim gûyâ kevâkib-i necm-i geysûdâr-ı seb‘a-i seyyâreler zemîne şehâb-ı semâ gibi döküldü. Bu hâli hakîr görüp etdüğime peşîmân olup tâ’ib ve tâhir oldum. Hadîs: Arapça mazmûnu üzre inşâ’allâh etmemiş gibi oluruz. Ammâ garîb ü acîb san‘at idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b–183a ·
metinde göster ·
dahi peydâ etmişlerdir. Bir fişek semâya urûc edüp tamâm olunca andan kırk elli …
Ve İslâmbol fişekbâzları bir gûne fişek dahi peydâ etmişlerdir. Bir fişek semâya urûc edüp tamâm olunca andan kırk elli aded fişekler gökyüzünde cânib-i erba‘aya târumâr olup birbirlerin kovarak kimi hevâya çıkar, kimi ener ve yine çıkar ve gâh sağına ve gâh soluna ber-hevâ gezerler. Bu dahi garîb ü acîb ma‘rifet idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 183a ·
metinde göster ·
Ve İslâmbol fişekbâzları bir gûne fişek dahi peydâ etmişlerdir. Bir fişek semâya urûc edüp tamâm olunca andan kırk elli aded fişekler gökyüzünde cânib-i erba‘aya târumâr olup birbirlerin kovarak kimi hevâya çıkar, kimi ener ve yine çıkar ve gâh sağına ve gâh soluna ber-hevâ gezerler. Bu dahi garîb ü acîb ma‘rifet idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 183a ·
metinde göster ·
… e'l-hâsıl ol sûr geceleri sabâha dek pâdişâh-ı Cem-cenâb huzûrunda niçe yüz bin
fişek
ve tarakı ve badaluçka ve âsumânîler ve hevâyî ve semâyî ve evcî ve perîşânî ve …
Ve'l-hâsıl ol sûr geceleri sabâha dek pâdişâh-ı Cem-cenâb huzûrunda niçe yüz bin fişek ve tarakı ve badaluçka ve âsumânîler ve hevâyî ve semâyî ve evcî ve perîşânî ve bahrî ve tâvûsî ve horosî ve kepşî ve surhâbî ve cunûnî ve kestâne ve şâzrevânî ve ra‘dî ve kelebekî ve semekî deryâya yedi kerre ve sekiz kerre gavvâs-vâr dalup bir gayrı yerden çıkup deryâyı kaynadup temevvüc-i deryâ etdirerek yine dalup Bahr-i Siyâh ka‘rında şinâverlik edüp âteşlerin saçdıkca gûyâ deryânın dibi dutuşup ka‘r-ı deryâda bir sûzen olsa nümâyândır, bu deryâ içre olan âteşlere niçe kerre yüz bin mâhîler üşerler, zîrâ balıklar deryâda âteşe gâyetü'l-gâye cem‘ olurlar, bu hâl üzre bu mâhî fişekler deryâ içre âteşlerin saçup yine rû-yı deryâya çıkup yine dalar. Bu dahi garîb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 183a ·
metinde göster ·
… avk cavk olup mezâristân bâğistân içre ferrâcelerin altlarına koyup kimi hevâyî
fişek
atar ve kimisi yine urmaca top oynar, kimi murabba‘ ve kâr u nakş okur, kimi dü …
Evvelâ hâk-i İslâmbol gerçi çelebi ve zarîf ve pür ma‘rifet ve musannif ve mü’ellif ve sâhib-i tab‘ u reşîd ve necîb u halûk ve halîm ü selîm kimesneler olur ammâ tiryâkî ve berşnâkleri gâyet lecûc ve fassâl ve dehhâl ve heccâv olurlar. Bu Üsküdar ma‘rekesi gününde niçe bin atlas ve dîbâ ve şîb u zerbâfa gark olmuş gözü sürmeli ve başı misvâklı, eli mercân tesbîhli Kadızâde tarîkinden geçinür şahıs mürâyî ökçesiz kırkar dirhem nârin pabuç geyer çelebiler birkaç gice mukaddem Üsküdar'a geçüp cenk seyrine gelüp güyâ Kâğızhâne ve Okmeydânı teferrücüne çıkmışlardır. Müddet-i medîd-i ömründe kapusundan taşra çıkup gün yüzü görmemiş lapadandin hoppa ve zır-zop bel-hop çelebiler Üsküdar'da bâğlarda ve Karaca Ahmed Sultân tekyesi ve Miskinler tekyesi yanında küme küme, cavk cavk olup mezâristân bâğistân içre ferrâcelerin altlarına koyup kimi hevâyî fişek atar ve kimisi yine urmaca top oynar, kimi murabba‘ ve kâr u nakş okur, kimi dübeyt ü taksîm ve varsağı okuyup def ü kudûm çalıp gûnâ-gûn şakalar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31a ·
metinde göster ·
… aldıkda der-akab yine Y 328b semâya urûc edüp yine sernigûn olurken andan iki
fişek
dahi zâhir olup biri cânib-i şarka ve biri cânib-i garba sihâm-ı kazâ gibi gidü …
Ammâ âteşbâzlıkda Mısır üstâdları hakkâ ki pehlivânlardır. Zîrâ Mısır'da Nîl kesiminde ve muhtesib gecesinde ve ba‘zı sûrlarda her bâr fişengbâzlık ederler. Anıniçün üstâd-ı kâmillerdir. Ammâ eşkâlât fişeğinde Şâmlı üstâdlardır. Hattâ bir gûne âsumânî fişenkler endâht edüp nüzûl edüp zemîne bir âdem kaddi kadar kaldıkda der-akab yine Y 328b semâya urûc edüp yine sernigûn olurken andan iki fişek dahi zâhir olup biri cânib-i şarka ve biri cânib-i garba sihâm-ı kazâ gibi gidüp herbirinden niçe yüz kanâdîller nüzûl ederdi. Hakkâ bu san‘atı Alman'da ve Frengistân'da görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328a–Y328b ·
metinde göster ·
… bârût ile âsumâna urûc edüp necm-i sagîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir
fişek
dahi var ol âteş alup evvelki zemîne düşüp ol dahi eflâke çıkar, bu dahi tamâm …
Ve bir gûne sürâhîler var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelâ bir fişeng iki vukiyye bârût ile âsumâna urûc edüp necm-i sagîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi var ol âteş alup evvelki zemîne düşüp ol dahi eflâke çıkar, bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişeng alup öbür yanan yere düşüp bu dahi verâ-yı ebre girüp içinde keskin bârûtdan demir ile sarılmış bir badaluçka tarakı vardır, ol âteş alup gûyâ bulutlar pâre pâre olup cemî‘i kerrûbiyân Allâhümme ihfaznâ min âfâti'l-ins deyü ta‘vîz ederler, evc-i semâya biri biri üzre üçer kerre çıkmış olur. Ammâ garîb ü acîb san‘atdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154a ·
metinde göster ·
dahi evc-i semâya su‘ûd edüp ol tamâm olunca andan kırk elli dâne fişeng gökyüz …
Ve bir gûne havâyî fişek dahi evc-i semâya su‘ûd edüp ol tamâm olunca andan kırk elli dâne fişeng gökyüzünde cânib-i erba‘aya birbirlerin kovarak târumâr olur. Bu dahi bir garîb temâşâdır. Ve bir gûne semâyî dahi ber-havâ gidüp andan kırk elli aded fişeng zemîne hışım gibi süzülüp râst geldüği yeri yıkup halkı pârekende vü perîşân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı fişekciyân: Dükkân sekiz, nefer kırk. Bunlarda niçe bin muhîl [ü] şeytanat ile yapılmış gûnâ-gûn fişekler vardır. Hattâ bunların dükkânları Demirkapu dibinde olurlar. İbrâhîm Paşa asrında rûz-ı ıydda sıbyânâna bir delice fişek satar. Derhâl delice oğlan, delice fişeğe âteş edince fişeng delilenüp derhâl dükkânın içine girüp niçe bin fişengi ve birkaç kantâr bârûdu tutuşdurup ol izdihâm tarîk-ı âmda cümle dükkânları havâya peftere gibi atup kırk elli âdemi fişekci baba ile kebâb edüp iki yüz âdem kadar mecrûh oldu. Böyle bir mel‘ûn kârdır. Ammâ yine böyle iken bu esnâf bu attârân alayında ol âdem deryâsı içre ve cümle esvâkın tavanları köhne Y 174b ve âşiyân-ı ankebût olmuş yerlerde bu kadar bin tüfeng ü fişeng atarlar, bi-emrillâhi ta‘âlâ bu kadar âteş-feşânlıkda aslâ ihrâk olmaz. Eğer ol âteş İslâmbol'da olsa ne‘ûzu billâh tarfetü'l-ayn içre İslâmbol berbâd olurdu. Hudâ Mısır'ı hıfz [u] emânda etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y174a–Y174b ·
metinde göster ·
Andan fişeng-bâzlar Nîl kesiminde etdikleri gibi yetmiş bin lu‘bedebâzlık ile
fişek
âteş-feşânlıkları edüp üç sâ‘at dahi bunun temâşâsı olunup hânendegân ve sâzend …
Andan fişeng-bâzlar Nîl kesiminde etdikleri gibi yetmiş bin lu‘bedebâzlık ile fişek âteş-feşânlıkları edüp üç sâ‘at dahi bunun temâşâsı olunup hânendegân ve sâzendegân alayı tamâm olunca Mısır'ın yedi bölük alayı dahi yürümeğe başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y176a ·
metinde göster ·