… ‘yân [u] kibârları bu Malatıyye'den ılgar ile emrûd filisleri getirdüp İslâmbol
fidanlarına
aşlayup Malatıyye emrûdu olur kim pâdişâhlara hedâyâ gider.
Evvelâ yedi gûne kaysısı al Hamavî ve sarı Hamavî ve mışmış Hamavî ve beyâz kumru ve beğ kumru ve sulu kumru ve etli kumru bu zikr olunan kaysılar eyle âbdârdır kim bâğdan şehre seleler ile gücile gelir, sehel yancılsa suyu kalmaz ve her bir kayısı kırk ve ellişer dirhem gelir ve zerdalüsün hesâbın Hudâ bilür. Kesretinden pestil yapup diyâr diyâr yükler ile tüccârları taşırlar. Ve seksen gûne âbdâr emrûdu müsecceldir. Evvelâ gök sulu birer vukiyye gelir, anı turşu ederler, suyu gûyâ cüllâbdır. Belki kesret üzre nûş edene bir keyfiyyet ve germiyyetcik hâsıl olur ve takviyyet-i bedene gâyet nâfi‘dir. Müte’ehhil olan kimesneler tenâvül etseler nef‘in müşâhede ederler ve beğ emrûdu dahi lezîz ü âbdârdır. Hattâ İslâmbol'un a‘yân [u] kibârları bu Malatıyye'den ılgar ile emrûd filisleri getirdüp İslâmbol fidanlarına aşlayup Malatıyye emrûdu olur kim pâdişâhlara hedâyâ gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 195b ·
metinde göster ·
… î‘i eşcârât-ı gûnâ-gûn mevcûddur. Hatta ba‘zı pûçe ve kûşelerde limon ve turunc
fidanları
vardır. Vakt-i şitâda keçeler ile pinhân ederler. Ve bu hıyâbânda gûnâ-gûn ibre …
Hânın bu bâğ sarâyının haremi tarafında bir tirkeş oku menzili tûlen ve arzen bir hadîka-i Rıdvân var kim eğer deryâlar mürekkeb ve cemî‘i ağaçlar kalem ve cemî‘i hattâtlar cem‘ olup bu bâğın tavsîf [u] temdîhinde deryâda katre ve güneşde zerre kadar tahrîr edemeyeler. Ancak cemî‘i eşcâr-ı müsmirrâtları tertîb üzre dikilüp cümlesi meyân-beste dilber gibi bâd-ı sabâ te’sîrinden hırâmânî hırâmânî hareket ederler. Hemân hurma ve hummeyz ve muz ve serv yokdur. Yohsa cemî‘i eşcârât-ı gûnâ-gûn mevcûddur. Hatta ba‘zı pûçe ve kûşelerde limon ve turunc fidanları vardır. Vakt-i şitâda keçeler ile pinhân ederler. Ve bu hıyâbânda gûnâ-gûn ibret-nümâ vâcibü's-seyr kasr-ı âlîler var kim her biri birer hazîneye olmaz mülûkâne kasr-ı Havernaklar vardır. Hatta bir kasrın tarz-ı tavrı bir kasırda yokdur. Her biri birer diyârın üstâdları kârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229a ·
metinde göster ·
Müsmirrât-ı gûnâ-gûn ise ta hıyâbân-ı Isfahân ve Tebrîz ü Nahşivân'dan gelmiş
fidanları
vardır. Bu bâğ-ı İrem karîbü'l-ahd inşâ olmuşdur. Ammâ Fâtih-i Revân Sultân Mur …
Müsmirrât-ı gûnâ-gûn ise ta hıyâbân-ı Isfahân ve Tebrîz ü Nahşivân'dan gelmiş fidanları vardır. Bu bâğ-ı İrem karîbü'l-ahd inşâ olmuşdur. Ammâ Fâtih-i Revân Sultân Murâd Hân gördükde engüşt-ber-dehen etmişdir.(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229b ·
metinde göster ·
… übârek dest-i şerîfleri ile dikmişlerdir. Ve hâlâ yanında bi-emrillâh bir hurmâ
fidanı
dahi hâsıl oluyor. Bu hurmâ mahalli Hazret-i Eyyûb'un hânesi havlısı idi. şimdi …
Ve bu yağ kubbesi önünde çâr-kûşe bir soffacık vardır. Cânib-i erba‘ası parmaklıkdır. İçinde bir serâmed nahl-i hurmâ vardır. Bizzât Hazret-i Risâlet-penâh mübârek dest-i şerîfleri ile dikmişlerdir. Ve hâlâ yanında bi-emrillâh bir hurmâ fidanı dahi hâsıl oluyor. Bu hurmâ mahalli Hazret-i Eyyûb'un hânesi havlısı idi. şimdi harem-i şerîf olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b ·
metinde göster ·