yapılmış idi, anları alup yine kızaklar ile çekerek Okmeydânı'ndan aşırup deryâ …
Muhâsaranın otuzuncu günü ki oldu Sultân Mehemmed ser-i sa‘âdetine örf-i izâfetin geyüp ayağına âsumânî çizmesin geyüp Düldül-vâr bir katıra süvâr olup ulemâ kıyâfetiyle İslâmbol kal‘ası etrâfların deverân u seyrân edüp asâkir-i İslâma ihsân [ü] in‘âmlar edüp ve istimâletler ile va‘de-i kerîmeler edüp cüyûş-ı müslimîni cenge terğîb edüp gezerdi. Ol tarafdan ubûr edüp niçe bin asker ile Eyyûb'den Kâğızhâne tarafına varup Beğ nehrin ve Kâğızhâne nehrin ubûr edüp Levend Çiftliği nâm mahalde kırk pâre firkate dahi yapılmış idi, anları alup yine kızaklar ile çekerek Okmeydânı'ndan aşırup deryâ-misâl imdâd-ı asker gösterüp {gemileri Şâhkulu iskelesinde} deryâya kodular ve içine niçe bin pür-silâh kırmızı fes arakiyyeli azebistân kavm-i Arabistân şehbâzlarından asker doldurup yine İslâmbol'a geçmek sadedinde iken
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
… e der-zencir ve niçeleri tu‘me-i şemşîr olup gemileri der-kenâr kalınca üç aded
firkatelere dahi
Hilevne yeniçerileri binüp der-akab mezkûr küçük adadan üç firkate dahi kâfirle …
Hemân kal‘a kapudanı şarik küffâr ve gayrı nâ-bekâr [u] füccâr gemilerin başdan kara edüp bâğlara dökülünce cümle guzât bu yayan kâfirler üzre at bırağup cümlesin dest ber-kafâ der-çember ve der-zencir ve niçeleri tu‘me-i şemşîr olup gemileri der-kenâr kalınca üç aded firkatelere dahi Hilevne yeniçerileri binüp der-akab mezkûr küçük adadan üç firkate dahi kâfirleriyle alup kenâra gelüp ol üç firkatelere dahi gâzîler dolup cümle dokuz pâre firkateler ile cümle guzât bu liman içre altı aded firkateler dahi mâl-ı ganâ’imleriyle alınup, hulâsa-i kelâm sağîr ü kebîr cümle yigirmi dokuz pâre firkateler[den] ancak biri boğaz ağzında atılan tüfenglerden halâs oldu ve niçe kâfirler firkatelerden kendüleri deryâya atup gark oldu. Birkaç gemilerin âteşe urduklarında içinde mecrûh olan kâfirler, âyet sûre (---)(---)(---)Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre niçeleri suda gark oldu ve niçeleri âteşde ark u hark oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… ded firkatelere dahi Hilevne yeniçerileri binüp der-akab mezkûr küçük adadan üç
firkate dahi
kâfirleriyle alup kenâra gelüp ol üç firkatelere dahi gâzîler dolup cümle dokuz …
Hemân kal‘a kapudanı şarik küffâr ve gayrı nâ-bekâr [u] füccâr gemilerin başdan kara edüp bâğlara dökülünce cümle guzât bu yayan kâfirler üzre at bırağup cümlesin dest ber-kafâ der-çember ve der-zencir ve niçeleri tu‘me-i şemşîr olup gemileri der-kenâr kalınca üç aded firkatelere dahi Hilevne yeniçerileri binüp der-akab mezkûr küçük adadan üç firkate dahi kâfirleriyle alup kenâra gelüp ol üç firkatelere dahi gâzîler dolup cümle dokuz pâre firkateler ile cümle guzât bu liman içre altı aded firkateler dahi mâl-ı ganâ’imleriyle alınup, hulâsa-i kelâm sağîr ü kebîr cümle yigirmi dokuz pâre firkateler[den] ancak biri boğaz ağzında atılan tüfenglerden halâs oldu ve niçe kâfirler firkatelerden kendüleri deryâya atup gark oldu. Birkaç gemilerin âteşe urduklarında içinde mecrûh olan kâfirler, âyet sûre (---)(---)(---)Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre niçeleri suda gark oldu ve niçeleri âteşde ark u hark oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… r-akab mezkûr küçük adadan üç firkate dahi kâfirleriyle alup kenâra gelüp ol üç
firkatelere dahi
gâzîler dolup cümle dokuz pâre firkateler ile cümle guzât bu liman içre altı ad …
Hemân kal‘a kapudanı şarik küffâr ve gayrı nâ-bekâr [u] füccâr gemilerin başdan kara edüp bâğlara dökülünce cümle guzât bu yayan kâfirler üzre at bırağup cümlesin dest ber-kafâ der-çember ve der-zencir ve niçeleri tu‘me-i şemşîr olup gemileri der-kenâr kalınca üç aded firkatelere dahi Hilevne yeniçerileri binüp der-akab mezkûr küçük adadan üç firkate dahi kâfirleriyle alup kenâra gelüp ol üç firkatelere dahi gâzîler dolup cümle dokuz pâre firkateler ile cümle guzât bu liman içre altı aded firkateler dahi mâl-ı ganâ’imleriyle alınup, hulâsa-i kelâm sağîr ü kebîr cümle yigirmi dokuz pâre firkateler[den] ancak biri boğaz ağzında atılan tüfenglerden halâs oldu ve niçe kâfirler firkatelerden kendüleri deryâya atup gark oldu. Birkaç gemilerin âteşe urduklarında içinde mecrûh olan kâfirler, âyet sûre (---)(---)(---)Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre niçeleri suda gark oldu ve niçeleri âteşde ark u hark oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… zîler dolup cümle dokuz pâre firkateler ile cümle guzât bu liman içre altı aded
firkateler dahi
mâl-ı ganâ’imleriyle alınup, hulâsa-i kelâm sağîr ü kebîr cümle yigirmi dokuz p …
Hemân kal‘a kapudanı şarik küffâr ve gayrı nâ-bekâr [u] füccâr gemilerin başdan kara edüp bâğlara dökülünce cümle guzât bu yayan kâfirler üzre at bırağup cümlesin dest ber-kafâ der-çember ve der-zencir ve niçeleri tu‘me-i şemşîr olup gemileri der-kenâr kalınca üç aded firkatelere dahi Hilevne yeniçerileri binüp der-akab mezkûr küçük adadan üç firkate dahi kâfirleriyle alup kenâra gelüp ol üç firkatelere dahi gâzîler dolup cümle dokuz pâre firkateler ile cümle guzât bu liman içre altı aded firkateler dahi mâl-ı ganâ’imleriyle alınup, hulâsa-i kelâm sağîr ü kebîr cümle yigirmi dokuz pâre firkateler[den] ancak biri boğaz ağzında atılan tüfenglerden halâs oldu ve niçe kâfirler firkatelerden kendüleri deryâya atup gark oldu. Birkaç gemilerin âteşe urduklarında içinde mecrûh olan kâfirler, âyet sûre (---)(---)(---)Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre niçeleri suda gark oldu ve niçeleri âteşde ark u hark oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… yûn ile cümle Moton ve Koron ve Ballıbadra ve İnebahtı ve Aya Mavra ve Pireveze
firkateleri dahi
hâzır-bâş palpa olduklarında Alî Paşa hakîre der-i devlete gidecek fetihnâme-i …
Niçe gûne târîhler dahi tahrîr olunup paşa-yı kâmkâr dahi Zarnata kal‘asının gereği gibi cümle mühimmât [u] levâzımâtların görüp mukaddemâ hakîrin arz etdiği "Kelafa limanını kal‘a lâzımdır" dediğim mahalle serdâr-ı mu‘azzam karadan cümle asker-i İslâm ile Manya içinden gemiyle âmâde olup bahrden dahi cümle donanma-i hümâyûn ile cümle Moton ve Koron ve Ballıbadra ve İnebahtı ve Aya Mavra ve Pireveze firkateleri dahi hâzır-bâş palpa olduklarında Alî Paşa hakîre der-i devlete gidecek fetihnâme-i Zarnata'yı miftâhlarıyla ve niçe yüz mektûblar verüp Arnavudistân içinde yolumuz üzre olan beş sancak yerde olan sancak beğlerinin ve cümle kal‘a neferâtlarının nısf askerleri ve cümle serdârların elleri altında olan yeniçeri ve topçu ve cebecileri ve kuloğluları ve ne kadar eli berâtlı pâdişâh kulu geçinenleri ve sancak paşası askerleri ve her sancakda ne kadar ırgat ve neccâr ve bennâ ve çerâhorân re‘âyâ ve kireççi ve taşçılar var ise kadılar ile cümle vilâyet-i Manya'ya gelüp muhâfaza edüp Kelefa kal‘asın müceddeden binâ olunmasıyçün bu hakîre mezkûr merkûm askerlerin tahsîli fermânıyla mezkûr sancaklara gönderüp yine hakîre üç yüz altun ve bir at dahi ihsân eyleyüp bu hakîr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337b ·
metinde göster ·