… kulleler üzre ârâyiş-i nîze olup mukaddemâ feth olunan altmış yedi pâre kefere
firkatelerin
kal‘a altına getirüp cümle mühimmâtların yerli yerine koyup âmâde durdu ve dell …
nass-ı kâtı‘ı üzre cümle gark olup niçesi nehr-i Çoruğ içre şinâverlik edüp karşu tarafa selâmetle çıkdım zann edüp beri tarafdan dalyan tüfenkler ile cüyûş-ı muvahhidîn halâs olanlara kurşumlar urup anlardan dahi bir cân halâs olmayup cân ber-cehennem oldular. Kenar-ı Çoruğ'da kalan keştîlerinden yedi adedini ihrâk-bi'n-nâr edüp bakıyyetü's-seyfden mâ‘adâ ikiyüz aded küffâr kal‘aya dâhil olamayup cümle giriftâr-ı bend-i hicrân oldular. Küffâr kal‘adan bu hâl-i diyer-gûn-ı pür-melâli görüp dibelik cânların halâsdan kat‘ edüp cân [u] gönülden cenge âheng etdiler. Bu üç kerre hücûm-ı cengde yetmiş aded guzât-ı müslimîn şehd-i şehâdet câmından nûş edüp mest [ü] medhûş-ı âhiret oldular. Âhir Seydî Ahmed Paşa bu hâli görüp Batum sancağı nevâhîlerine gerüden gelüp yetişen kapucubaşıların nâhiye nâhiye fermânlar ile asker sürmeğe gönderüp azamet-i Hudâ etrâf [u] eknâfda karîb olan nevâhilerden eli harbalı ve tüfenkli ve Kazin fuğulu ve matra kaykulu Laz tâ’ifesi ve Giresin ve Kalipravoli'den ve Şena ve Çiho'dan niçe bin Laz tâ’ifesi dangiyu boruları ve ziğola nâm düdüklerin çalarak beyâz bayraklar ile alay alay gelüp Seydî Ahmed Paşa'ya buluşup nehr-i Çoruğ kenarında meks etdiler. Ol sâ‘at anlara ârâm vermeyüp "Koma kardaşlar, gayret sizindir. Dîn uğuruna çalışın. Allah'ım hem seni kerîmdir, hem beni kerîmcidir" deyü Çerkes lisânı üzre Koca Gâzî Seydî Paşa cümle guzâtı cenge terğîb edüp va‘de-i kerîmeler edince azamet-i Hudâ cânib [u] etrâfdan dağî ve taşî ve bâğî ve râğî, yakın ve ırağî asker-i deryâ-misâl mevc ve mevc olup herkesin ellerinde birer demet çalı ve birer tobra tezek ve birer demet lazot darısı ve gügüm çalısı ve pasda darısı sapı demetleri ile gelüp kal‘anın cânib-i erba‘asına demetleri yığarken kimi şehîd ve kimi mecrûh olup bu hücûmda dahi yetmiş aded adem şehîd olup mertebe-i şehâdete yetmişlerdi. Derhâl bu aralıkda Seydî Ahmed Paşa gemi direkleri ve kürekleri nerdübânların kal‘a dîvârlarına bî-bâk u bî-pervâ dayayup cümle guzât-ı müslimîn bir yire cem‘ olup bir ağızdan cümle gülbâng-ı Muhammedî çeküp sadâ-yı Allah Allah evc-i âsmâne peyveste olup Batum dağları ve bâğları ra‘d-vâr gürleyüp sıyt u sadâ-yı velvele-i benî Âdem evc-i âsumâna urûc etdikde cümle guzât dahi darı ve çalı demetlerinden ve nerdübânlarından İspir keçisi gibi ve ankebût-vâr tırmaşup kapudan tarafa yığınlara dahi âteşler urup alev-ber-alev küffâr-ı dûzah-karâr âteş-i Nemrûd içinde kalup yine cân havliyle guzât-ı müslimîne kurşum ururken hemân Gâzî Seydî Paşa dal-kılıç kal‘anın cânib-i şarkî kûşesindeki kulle üzre iç ağalarıyla çıkup elinde dal-kılıç "Bre koman şehbâzlarım" deyü feryâd edince guzât-ı müslimîn Seydî Paşa'yı görüp mûr-ı siyâh, mâr-ı ejdehâya üşer gibi kal‘aya üşüp her tarafdan hücûmlar edince derûn-ı kal‘ada olan küffâr gördî kim der-i dîvâr üzre guzât-ı müslimîn kılıç urup gelir, hemân cân-ı habîslerin nâr-ı sa‘îre atar gibi atup ıhrâk-bi'n-nâr olup niçesi kılıç havfinden kal‘adan pertâb edüp dest [ü] pâları şikeste olup bî-per ü bâl olup kaldı. Kimi nehr-i Çoruğ'a düşüp gark-ı âb oldu. El-hâsıl ol gün vakt-i Şâfi‘î'den tâ vakt-i asra dek Hudâ âlimdir cümle Seydî Ahmed Paşalı ve gayrı guzât-ı müslimîn bir nân-pâre tenâvül etmeyüp iş bu sene mâh-ı (---) günü vakt-i asrda kal‘a-i Gönye feth olup hamd-i Hudâ hakîre ibtidâ feth ezânı kırâ’at etmek müyesser oldu. Ve cümle guzât-ı müslimîn kal‘aya leb-ber-leb olup yedi yüz küffâr esîr ve sekiz yüz kelle kat‘ olunup cümle kelleler kulleler üzre ârâyiş-i nîze olup mukaddemâ feth olunan altmış yedi pâre kefere firkatelerin kal‘a altına getirüp cümle mühimmâtların yerli yerine koyup âmâde durdu ve dellâllar nidâ edüp üç gün üç gice top u tüfenk şâdmânları olup ve her şeb kanâdîl ve meş‘ale çerâğânları olup gicemiz Kadr, rûzumuz rûz-ı ıyd-ı adhâ olup hamd-i Hudâ ile feth-i fütûhda bulunduk. Hemân kal‘a feth olup ezân-ı Muhammedî kırâ’at olunurken kal‘anın cânib-i şarkîsinden tarafa nehr-i Çoruğ kenarından berü niçe bin reng-â-reng bayrağ u sancağ ve alay-ı Muhammedî ile niçe bin asker kal‘ada şâdmân içün atdığımız 330a top-ı kûblerin sadâsın istimâ‘ edüp cümle guzât-ı müslimîn tekbîr-i Muhammedî getirüp tâ kal‘a altına dek at bırakdılar. Gördiler kim kal‘a feth olup Seydî Ahmed Paşa derûn-ı kal‘ada âlât [u] mühimmât görmede. Meğer bu asâkir-i kerrâr Erzurûm Valisi Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimiz tarafından Erzurûm eyâleti askeriyle Kars Paşası Ketenci Ömer Paşazâde Bâkî Paşa cümle askere serdâr-ı zafer-şi‘âr olup Erzurûm sahrâsından beş günde Gönye altına yedi bin güzîde asker gelüp kal‘a-i Gönye altında nehr-i Çoruğ sâhilinde salt sebük-bâr hayme ü hargâhsız çıtâçıt meks etdiler. Bir cânibde Pasin sancağına mutasarrıf Ketağaç Paşa kondu. Bir tarafa Pasin sancâğının erbâb-ı timarı ve erbâb-ı zü‘amâları ve kal‘a neferâtlarının nısfıyla cümle iki bin asker meks etdiler. Ve Ahıçka kal‘asının muhâfazasına me’mûr olan Ketenci Ömer Paşazâde Tavîl Mehemmed Paşa mutasarrıf olduğu Urfa eyâleti askeriyle ve Birecik Beği Alî Merdân Beğ livâsı askeriyle ve gayrı gönüllü fedâyî askerler bir tarafa meks etdiler. Ve Malazgird Beği Mehemmed Beğ iki bin be-nâm-ı nâmdâr, güzîde, yarar, dilâver erler ile nehr-i Çoruğ kenarına kondular. Kiğı sancağına mutasarrıf Deli Hüsâm Beğ, Tabanıyassı Mehemmed Paşa çerâğlarından nâmdâr [ve] server bin mikdârı livâsı askeriyle zîr-i kal‘ada sâhil-i Karadeniz'de feth olan Kazak-ı Ak kayıkları muhâfazasına me‘mûr olup meks etdi. Ve'l-hâsıl Kemâh ve Erzincân ve Tercân [ve] Kelkik ve Koylıhisâr ve Hacı Murâd kal‘ası ve Gümüşhâne ve Bâyburd ve Hınıs ve İspir ve Tekmân ve Kuzucân ve Tortum ve Mecingird ve Mamrevân sancaklarının ve gayrı kılâ‘ ve kasabâtlarının cümle sancakbeğleri ve alaybeğleri ve çeribaşıları ile gelüp kal‘a-i Gönye altında meks etdiler. Dahi akîblerince Şebin Karahisârı sancâğı, Ahıska paşası olan vezîr-i rûşen-zamîr Koca Sefer Paşa'nın ber-vech-i arpalığı idi. Kethüdâsı olan Müsellem Sarı Dervîş Ağa, Şebin Karahisârı'nın erbâb-ı zü‘amâsı ve erbâb-ı timarıyla cümle iki bin mikdârı güzîde asker ile bâlâda tahrîr olunan sancak askerlerine dündâr olup ol dahi nehr-i Çoruğ kenarında meks edüp zîr-i kal‘ada bir azîm dîvân-ı pâdişâhî olup ikinci serdar-ı imdâd-kâr olan Bâkî Paşa-yı nâmdârda Defterdârzâde tarafından bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve bir sorguç-ı şâhâne var imiş, ol dîvân-ı şehriyârîde Bâkî Paşa ayak üzre kâ’im olup "Gazân kutlu olsun, Erzurûm Vezîri serdâr-ı mu‘azzamım. Defterdârzâde Mehemmed Paşa, size selâm edüp bu zerdûz hil‘ati ve bu semmûr lipâçeyi ihsân etdi" deyü Seydî Ahmed Paşa'nın zahrına giydirüp başına bir mücevher otâğa sokup hayr du‘â ü senâ olundu. Hikmet-i Hudâ vakt-i asrda yine leb-i nehr-i Çoruğ ile bir kırk elli pâre Laz meneksile kayıkları zâhir olup cereyân ederek gelirken gördüler kim derûn-ı kal‘ada ümmet-i Muhammed mâl-â-mâl ve bîrûn-ı kal‘ada hem-çünân hayme ve hargâh-ı asâkir-i Âl-i Osmâniyân deryâ-misâl meks etmişler, hemân cümle kayıklar gerü dönüp firâra yüz dutdular. Hemân Seydî Paşa tarafından ve gayrı kollardan cânı başı yerinde olan zübde-i fetâ şehbâzlar at boynuna düşüp sâhil-i nehr-i Çoruğ ile kayıkları kova kova girü kalanları alıkoyup karşu tarafdan ve beri tarafdan kayıkları kurşuma dutup tâ vakt-i ışâya dek bir ceng-i azîm savaş-ı perhâş olup hamd-i Hudâ kırk yedi pâre kayık giriftâr-ı dâm ve Mikril kâfirlerinin üç yüz mikdârı esîr (---) ve altı yüz mikdârı gark-ı âb-ı nehr-i Çoruğ (---) olup hamd-i Hudâ bir seferde üç gazâ oldu. İbtidâ kayıkları feth oldu. Sâniyen kal‘a feth oldu. Sâlisen yine bu Mikril kâfirlerinin kayıkları feth oldu. Meğer bu mel‘ûnlar kal‘aya istilâ eden Kazak-ı Ak'a imdâda gelen Mikrilistânın âsî Aznavur gavurları imiş. Gemileri mâl-â-mâl ve leb-ber-leb me’kûlât ü meşrûbât imiş. Seydî Paşa bu zahâ’irin cümlesin imdâda gelen guzât-ı müslimîne bezl edüp Ordu-yı İslâm ganîmet oldu. Ol gice yine derûn [u] bîrûn-ı kal‘ada ol kadar top u tüfenk ve fişenk şâdmânlıkları oldu kim şeb-i muzlim rûz-ı rûşen-misâl olup tâ vakt-i sehere dek kâh gülbâng-ı Muhammedî, kâh tabl-ı Âl-i Osmânîlere turralar urulup sabâha dek çerâğânlar oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 329b–330a ·
metinde göster ·
top u tüfenglerin ve gayrı âlât-ı mühimmât levâzımâtları ve demirleri ve yelken …
Andan yigirmi dokuz aded firkatelerin top u tüfenglerin ve gayrı âlât-ı mühimmât levâzımâtları ve demirleri ve yelkenlerin cümle guzât alup firkatelerin cümlesin birbirlerine kayd [u] bend edüp cümlesin âteşe urdular, ammâ niçe firkatede çok mecrûh kâfirler var idi. Cümlesi nâr-ı cahîme girmezden mukaddem dâr-ı fânînin âteşinde biryân u giryân oldular. Niçeleri cân havliyle kendülerin deryâya atup gark olduklarına bu âyet-i şerîf sûre (---) delîldir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… ayrı âlât-ı mühimmât levâzımâtları ve demirleri ve yelkenlerin cümle guzât alup
firkatelerin
cümlesin birbirlerine kayd [u] bend edüp cümlesin âteşe urdular, ammâ niçe firk …
Andan yigirmi dokuz aded firkatelerin top u tüfenglerin ve gayrı âlât-ı mühimmât levâzımâtları ve demirleri ve yelkenlerin cümle guzât alup firkatelerin cümlesin birbirlerine kayd [u] bend edüp cümlesin âteşe urdular, ammâ niçe firkatede çok mecrûh kâfirler var idi. Cümlesi nâr-ı cahîme girmezden mukaddem dâr-ı fânînin âteşinde biryân u giryân oldular. Niçeleri cân havliyle kendülerin deryâya atup gark olduklarına bu âyet-i şerîf sûre (---) delîldir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… kal‘a-i şibenik altında bir top menzîli ba‘îd meks olunup feth olan (---) aded
firkatelerin
yelkenlerin sâyebânlar edüp, anda bir gece mihmân olup, ammâ kanlar yutduk.
"İnşâ’allâh biz kapu askerimle sahrâ-yı Hilevne'ye azîmet ederim. Siz cümle asâkir-i nusret-me’serler ile bir gayrı cânibi nehb ü gâret edüp şikâr-ı bî-şumârlar alup selâmetle cânib-i selâmete çıkasın" deyü serdârımıza haber geldikde, hemân bu Ribniçse kal‘ası altından kalkup, mukaddemâ "Beni âzâd ederseniz size şikâr göstereyim" diyen küffârın kayd [u] bendlerin alup "El-kerîmü izâ ahide vefâhu" mazmûnu üzre mezkûr kefere âzâd olunup cümle asker ile topdan tekrâr kal‘a-i şibenik altında bir top menzîli ba‘îd meks olunup feth olan (---) aded firkatelerin yelkenlerin sâyebânlar edüp, anda bir gece mihmân olup, ammâ kanlar yutduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146a ·
metinde göster ·
karşulayup bir kırat gidemediklerinde hemân Sadrıa‘zam Üstürgon kapudanı firkat …
Hikmet-i Bârî vakt-i Şâfi‘îde cemî‘i asâkir-i İslâm hâb-ı râhatda iken nehr-i Tuna üzre bir top u tüfeng sadâsı istimâ‘ olunca derûn-ı askerden bir Allâh Allâh âğâzesi olup tarafeynden cenge 29a başladılar. Meğer küffâr-ı hîlekâr gece ile on iki pâre pür-silâh âteş-pâre firkateler ile şeb-i zulmetde gelüp asâkir-i İslâmın haymelerin Tuna kenârında toplayup niçe at ve âdem helâk [ve] mecrûh edüp yine firâr ederken su akındısı ile gelmeleri âsân, ammâ su ile baş yukaru çıkmak müşkil olup cümle küffâr küreğe girüp ribaça urarak firâr ederlerken hikmet-i Hudâ rûzgâr-ı zorkâr bu kâfir firkatelerin karşulayup bir kırat gidemediklerinde hemân Sadrıa‘zam Üstürgon kapudanı firkatelerine asker doldurup ve gayri gemileri kezâlik leşker ile pür edüp gemileri karadan âdem deryâsı ipler ile ve atlar ile çekerek gitmede ve yine Üstürgon tarafı karasından Kanbur Mustafa Paşa ve Defterdâr Hüseyin Paşa şâhî toplar ile kâfiri kovmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b–29a ·
metinde göster ·
… düp boğazdan geçelim derken kal‘a neferâtları haberdâr olup balyemez toplar ile
firkatelerin
gark etmişlerdir.
Ammâ birkaç kerre leyle-i zulmetde Manya ve Malta firkateleri geçüp içeride mezkûr Vostiçse kasabasını ihrâk edüp boğazdan geçelim derken kal‘a neferâtları haberdâr olup balyemez toplar ile firkatelerin gark etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 260b ·
metinde göster ·
Ve [bir] kerre dahi Vostiçse'yi Malta firkateler[i] ihrâk etdikde İnebahtı gâzîleri dutup firkatelerine süvâr olup Malta firkatelerin cümle feth edüp aldıkları mâl-ı ganâ’imleri ve esîrlerin kurtardıklarından mâ‘adâ cümle kefereleri esîr etdiler, ammâ bu mahalde Malta kâfiri Vostiçse şehrin ihrâk etdikde mezkûr Kastel kal‘asından içeri giremeyeceğin bilüp karaya kâfir döküp şehri harâb [u] yebâb edüp gitdiler. Anıniçün hâlâ Vostiçse harâbdır, henüz amâr olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 260b ·
metinde göster ·
… an içre yatır. Yigirmi altı pâre kâfir kalyonları ve üç pâre kadırga ve on pâre
firkatelerin
aralarına vakt-i sabâhda cümle küffâr liman bende(?) sarhoş ve evgâr ve bî-kâr …
Hikmet-i Hudâ temâşâ-yı ibret-nümâ: Ol gece inebahtılı Durak Beğ âdemlerinden Mısırlıoğlu nâm gâzî-i megâzî dörd pâre firkatesi ile hırsız gibi gelüp izakilse altında liman içre yatır. Yigirmi altı pâre kâfir kalyonları ve üç pâre kadırga ve on pâre firkatelerin aralarına vakt-i sabâhda cümle küffâr liman bende(?) sarhoş ve evgâr ve bî-kâr hâb-ı gafletde yatırlarken hemân Mısırlıoğlu dörd pâre palpa ve alesta firkateleriyle zâhir olup bu kâfir gemilerinin arasına aç kurd koyuna ve koyun tuza sunar gibi kâfire sunup sarılıcak hemân sadâ-yı Allâh'a rehâ buldurup bir yaylım top ve bir yaylım tüfeng atup cümle küffâr gemilerinin içlerine dal sâtûr-ı Muhammedî urduklarında hakîr beri tarafda dendân-ı bedenler üzre Holumiç kavmiyle seyr [ü] temâşâ edüp du‘âya meşgûl olduk. Eyle bir ceng-i germâ-germ savaş-ı perhâş-ı bebr-i dilîrâne etdiler kim top u tüfengin bârûd-ı siyâhı dûdı vakt-i sabâhda şeb-i muzlim olup küffâr içre bir girîv u [fer]yâd [u] vâveylâ kopup âfitâb-ı âlem-tâb pertev saldıkda anı gördük, niçe bin küffâr cünd-i melâ‘în kendülerin deryâya atup gark-ı âb olmağa başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264b ·
metinde göster ·
Ol gün Koron askeri ve dörd pâre galyonlar ve ve altı pâre balkarmata nâm
firkatelerin
zeyn edüp kal‘a-i Kalamata limanında azîm top u tüfeng şâdımânları edüp cümle a …
Ol gün Koron askeri ve dörd pâre galyonlar ve ve altı pâre balkarmata nâm firkatelerin zeyn edüp kal‘a-i Kalamata limanında azîm top u tüfeng şâdımânları edüp cümle askerleri kurâya çıkup yine alay-ı azîm ile Kalamata altında ser‘askerin otağı önünden alay-ı azîm ile pür-silâh ubûr edüp yigirmi aded Koron ağaları serdâra buluşup ordu-yı İslâm içinde konup bir gülbâng-ı Muhammedî çeküp bir yaylım tüfeng şâdımânları edüp âsûde-hâl oldular. Cümle elçiliğe gelen Manya küffârları bu asker-i bî-pâyânı görüp akılları başlarından gidüp perîşân-hâl oldular. Ve ol gün yine Mora'dan ma‘zûl Abdullâh Paşa'dan haber geldi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333a ·
metinde göster ·
Ve cümle iki bin beş yüz aded nâmdâr tüfeng-endâz kefereleri çıkar. Cümleden ziyâde eşbehi Yarakari ve Mihalaki ve Lefteraki ve Kiryaki ve Lemberaki nâmân kapudan kefereleri var idi kim Akdeniz'i bunlar firkateleriyle cümle korutmuşlardı ve Manya vilâyetin cümleden korutmuşlardı. Âhir-i kâr şimdi firkatelerin Malta'ya satup mukaddemâ esîr olan ümmet-i Muhammedleri Dib Frengistânlara satmışlar. Ammâ müselmân hâtûnları hâlâ câriyeleri olup dahi çokdur lâkin taşra çıkarmazlar. Hudâ-yı Bîçûn anları da azametiyle halâs ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334b ·
metinde göster ·
… ile kefereleri gâyet ankâlardır. Ve cümlesi firkateciler idi. Hamd-i Hudâ cümle
firkatelerin
fürûht edüp İşpanya ve Pulya ve Ciniviz Frengistânlarına varup gelirler. Ancak …
Leb-i deryâya bir ok menzili karîb bir latîf limanı var, yüz pâre gemi alır. Ve limanının kayaları dibinde bir âb-ı hayât sular çıkar. Limanın ağzı lodosa nâzırdır. On bir mîl lodosa karşu Koron kal‘asıdır. Ve mezkûr Pılaça karyesi kırk elli kadar kiremitli evlerdir, ammâ Venedik kâfiri ile bey‘ u şirâ edüp ticâret etmek ile kefereleri gâyet ankâlardır. Ve cümlesi firkateciler idi. Hamd-i Hudâ cümle firkatelerin fürûht edüp İşpanya ve Pulya ve Ciniviz Frengistânlarına varup gelirler. Ancak beş yüz kadar tüfeng-endâza mâliklerdir. Ve bu Pılaça'ya bir tüfeng menzili ba‘îd gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·
Ve bu Vitiloz keferelerinin çoğusu firkatecidir. On iki pâre
firkatelerin
Alî Paşa havfinden biz tahrîre varmazdan bir gün mukaddem karşu kıbleleri taraf …
Ve bu Vitiloz keferelerinin çoğusu firkatecidir. On iki pâre firkatelerin Alî Paşa havfinden biz tahrîre varmazdan bir gün mukaddem karşu kıbleleri tarafında deryâ içre kırk mîl ba‘îd olan Çuka adasına firkateleriyle ümmet-i Muhammed esîrlerin gönderüp anda hıfz etdirmişler. Anlar dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
Çuka adalılar kabûl etmeyüp Zakilse adasına göndermişler, ammâ anlardan dahi ha …
"Biz şimdi Âl-i Osmân ile barışdık" deyü firkatelerin Çuka adalılar kabûl etmeyüp Zakilse adasına göndermişler, ammâ anlardan dahi hayr gelmemişdi. Ammâ Vitiloz'un bir azîm limanı var kim dörd mîl ihâta eder bir körfezdir kim bin pâre gemi alır. Ve dâ’imâ Venedik donanması bu limanda yatup sulanup bu keferelerden imdâd alup Girid küffârlarının dâ’imâ kuvvet-i kalbleri bu Manya küffârı ve âsî Arnavudlukda Kilimente ve Karadağlar ve Dukat dağları ve Kuryeleş dağlarının Arnavud kefereleri Venedik cengcileri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
… ir düşmandan yüz çevirmemişlerdir. Kerrâtile bu Rûm'un ikisi üçü bir olup Malta
firkatelerin
kerrât ile basup söndürmüşlerdir. Ve bu şehirden bir âdem bir cânibe teveccüh e …
Ve bu şehrin Urum keferesi tâzelerine kızan derler. Anlar Y 50b dahi gâyet yarar olup bir düşmandan yüz çevirmemişlerdir. Kerrâtile bu Rûm'un ikisi üçü bir olup Malta firkatelerin kerrât ile basup söndürmüşlerdir. Ve bu şehirden bir âdem bir cânibe teveccüh eden âyende vü revendegânları bu şehrin kızan Urumlarından âdem alup bî-pâk ü bî-pervâ bir cânibe azîmet ederler, yarar Urumları olur. Ve bu şehrin Urum keratsası nâm mahbûbesi ve kiritsi ve pedaki nâm dilberân mûğpîçeleri olur. Cezâyir esvâblı başı fesli ve siyâh kaşlı, merâlî gözlü Rûm pîçeleri olur kim ta‘bîr olunmaz, gâyet meşhûrdur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y50a–Y50b ·
metinde göster ·
üçü bir yere gelüp "Gerü dönmek selâmetdir" deyü orsa orsa gerü Akliman'a, kaça …
Hemân bizim refîklerimiz firkatelerin üçü bir yere gelüp "Gerü dönmek selâmetdir" deyü orsa orsa gerü Akliman'a, kaça kaça Akliman'a gelince akciğerimiz ağzımıza geldi. Mel‘ûn küffârın biri hayli yüğrük kalyon imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y149a ·
metinde göster ·
… rkenin cânib-i erba‘asındaki sarâyları kanâdîller ile tezyîn edüp kayıkların ve
firkatelerin
filandıra ve bayraklar ile müzeyyen edüp topların ve tüfenglerin endaht ederek …
Ve ba‘zı hânedân sâhiblerinin mevlûdları ve sûrları oldukda ol gece bürkenin cânib-i erba‘asındaki sarâyları kanâdîller ile tezyîn edüp kayıkların ve firkatelerin filandıra ve bayraklar ile müzeyyen edüp topların ve tüfenglerin endaht ederek niçe bin fişeng-i havâyîler ve badaluçka ve âsumânîler evce münkalib olup sehm-i nücûm gibi nüzûl eder. Ve niçe bin bahrî fişengler birbirleriyle gavvâs-vâr şinâverlik edüp dalup mâhîleri pûhte ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y132b ·
metinde göster ·