… âlî Mısır'ın tahrîrine me’mûr olmuşlardır. Ba‘de't-tahrîr gördüler kim Mısır'da
gökde uçan
yerde gezen ve deryâda yüzen cümle vakfullâhdır, Pâdişâha dâne-i hardal â’id ü …
Evvelâ Mevlânâ Şemseddîn Ahmed bin Süleymân bin Kemâl Paşa: Bunların evsâfı bir mücelled kitâb olur. Ammâ yüz kırk pâre mücelled kitâb te’lîfâtları ve âlimâne pâkîze tasavvufâne eş‘ârları vardır. Ammâ bî-mahlaslıkları kendülere mahlas olmuşdur. Mısır fethinde kadı‘asker-i Rûm bulunup mevleviyyet ile Mısır kendülere ihsân olunup Vâlî-i Mısır Hayre Beğ ve Gazâlî Mısır'ın tahrîrine me’mûr olmuşlardır. Ba‘de't-tahrîr gördüler kim Mısır'da gökde uçan yerde gezen ve deryâda yüzen cümle vakfullâhdır, Pâdişâha dâne-i hardal â’id ü fâ’ide olmaduğun Selîm Hân'a i‘lâm etdiklerinde Selîm Hân buyururlar kim "Bize Hâdimü'l-Haremeyn huddâmı olduğumuz kifâyet eder". Ba‘dehu Kemâl Paşazâde Mısır mevleviyyetinden ma‘zûl olup Der-i devletde müfti's-sakaleyn olup intikâl edüp Edirnekapusu hâricinde medfûndur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 101a ·
metinde göster ·
ve yerde gezen ve deryâda yüzen cümle bu şehremîni masârıfıyla olur. Muhâsebesi …
Yigirmi beşinci, esnâf-ı şehremîni: Ağalık değildir kitâbetdir ammâ mahsûldâr emânetdir. Gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen cümle bu şehremîni masârıfıyla olur. Muhâsebesi senevî bin kîse, kâhîce iki üç bin kîse ile görülür. İslâmbol kal‘ası ve hünkâr bâğçeleri ve'l-hâsıl mîrî ne kadar meremmât ve cedîd binâlar var ise bu şehremîni eliyle olur. Bu dahi kendü neferâtları üç yüzdür, anlar ile alayda ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
… -i şitâda Karadeniz'in talattumu bu halîce girüp acı eder. Bu gölde kış günleri
gökde uçan
ve yerde gezen ve deryâda yüzen hûş u tuyûr bu gölde kışlar. Bâ-husûs kaz ve ör …
Sitâyiş-i buheyre-i Terkoz: Dâ’iren-mâdâr cirmi on bir mîl sehel şorca âb-ı berrâkı var. Ol kadar amîk değildir. Buheyre-i mâlih olmasına sebeb vakt-i şitâda Karadeniz'in talattumu bu halîce girüp acı eder. Bu gölde kış günleri gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen hûş u tuyûr bu gölde kışlar. Bâ-husûs kaz ve ördek ve angıt ve karabatak ve sürhâb ve vezneboşaldan ve kuğu ve saka kuşu ve balıkçıl ve martı ve yelve ve yelkovan ve niçe bunun emsâli su kuşları bu halîcin yüzünü zeyn edüp bu buheyre etrâfında olan kurâ vü kasabât ahâlîleri tüfeng-i pür-reng ile ve doğan ve şâhin ve balaban ve zağanos ve çakır ve taştülek bâzlar ile niçe kerre yüz bin kazları sayd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50a ·
metinde göster ·
… diye'ye yüz bin akçe sâde hâs tahrîr olundu. Bâd-ı hevâdan gayri hulâsa-i kelâm
gökde uçan
ve yerde gezen ve deryâda yüzen cümle mevcûdâtlar tahrîr olunup aklâm kayd olun …
Ve cümle tokuz yerde sazlı ve kamışlı göller tahrîr olunup ser‘askerlere hâss-ı hümâyûn kayd olunup serdâr-ı Kandiye'ye yüz bin akçe sâde hâs tahrîr olundu. Bâd-ı hevâdan gayri hulâsa-i kelâm gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen cümle mevcûdâtlar tahrîr olunup aklâm kayd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325b ·
metinde göster ·
ve yerde gezen ve deryâda yüzen ne kadar mahlûk-ı Hudâ var ise kanı olup cânı ç …
Ta‘âmları cümle dünyâda her ne kadar gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen ne kadar mahlûk-ı Hudâ var ise kanı olup cânı çıkan ve çıkmayan zî-rûh kısmından her ne bulurlarsa elbette anı yerler. Ancak dağlarında yılan ve çıyan ve akreb olmadığından anı bulup yeyemezler. Hattâ denizde yüzer gezer deniz amını dahi yerler kim anda aslâ kandan bir katre eser yokdur, anı dahi yerler. Ve cümle koyun ve keçi ve ne gûne hayvânâtları kanların âb-ı hayât gibi ıssı ıssı içerler. Ve Taşra Manyalı kâfirlerinin dahi bulsalar kanların içerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336a ·
metinde göster ·
… ve mefrûzu'l-kadem kırk yük akçe hâss-ı hümâyûn mâl-ı pâdişâhîli emânetdir kim
gökde uçan
ve yerde gezen ve gölde yüzen cemî‘i mahlûkât-ı mevcûdât emînin iltizâmında olu …
Bu Üstürka kasabası ve kal‘ası Ohri sancağı hâkindedir, ammâ hükûmetinin salb [u] siyâseti ve cürm [ü] cinâyeti Ohri gölü emîni hükmünde olup maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem kırk yük akçe hâss-ı hümâyûn mâl-ı pâdişâhîli emânetdir kim gökde uçan ve yerde gezen ve gölde yüzen cemî‘i mahlûkât-ı mevcûdât emînin iltizâmında olup cümle kaçkın köleler ve cemî‘i yuvalar 368b ve bâc u bâzâr ve aded-i ağnâm ve ispençe ve kışla hakkı ve tütün hakkı ve dölüm hakkı ve beytü'l-mâl ve hâss u harâc ve hâne-i avârız el-hâsıl cemî‘i tekâlîf-i örfiyye-i şâkkalar cümle Ohri gölü emîninin hükmünde olup Ohri beğinin aslâ alâkası yokdur. Büyük emânetdir kim iki yüz aded neferâtlarıyla bu hükûmeti fermân-ı pâdişâhiyle zabt [u] rabt-ı tasarruf edüp şeb [ü] rûz gölün etrâfların askeriyle dolaşup hıfz [u] hırâset edüp gölün etrâflarında sayd olunan mâhîlerin öşr-i sultânîlerin alup anın izniyle sayyâdlar balık sayd ederler. Eğer emîninin izinsiz bir kimesne nihânî bir şibr mâhî sayd ederse tecrîm edüp siyâsetler ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368a–368b ·
metinde göster ·
… râd [u] masrafın ve ilm-i erkâm ile İbrâhîm Y 454a Paşa tahrîri üzre Mısır'ın
gökde uçan
ve yerde gezen ve deryâda yüzen tahsîl olan mâlın îrâd ve masârıfın bildirir.
(---) 26 varakda, eyâlet-i Mısır'da cümle yetmiş altı kazâyı bildirir. Ve şehr-i Mısır'da cemî‘i tilâvet olunan ulûmların esmâlarını bildirir. Ve Kethudâ İbrâhîm Paşa Mısır'ı tahrîr etdiği üzre cemî‘i ümerâ ve keşşâf ve ümenâ ve küttâb ve mültezimîn esmâların ve tenbîhnâme-i hümâyûnu ve cemî‘i aklâmlardan cüz’î ve küllî hâsıl olanları ve cümle mukâta‘âtdan ve yedi aded benderlerden hâsıl olan mâl-ı pâdişâhînin îrâd [u] masrafın ve ilm-i erkâm ile İbrâhîm Y 454a Paşa tahrîri üzre Mısır'ın gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen tahsîl olan mâlın îrâd ve masârıfın bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y453b–Y454a ·
metinde göster ·
… ısır'ın (---)(---) bin pâre kurâ ve kasabât belîdelerin tahrîr etdirüp elhâsıl
gökde uçan
ve yerde gezen ve deryâda yüzen cemî‘i mevcûdâtları tahrîr etdirüp ümenâ ve mül …
Dahi cümleden Mısır Mollâsı Kemâl Paşazâde kalemiyle Mısır'ın (---)(---) bin pâre kurâ ve kasabât belîdelerin tahrîr etdirüp elhâsıl gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen cemî‘i mevcûdâtları tahrîr etdirüp ümenâ ve mültezimîne mukâta‘a tarîkıyla verüp cümlesin Haremeynü'ş-şerîfeyn'e vakf eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y57b ·
metinde göster ·
… dîvân-ı Mısır'da bir hâkim dahi büyük rûznâmecidir. Mısır'ın rükn-i a‘zamıdır.
Gökde uçan
, yerde gezen, deryâda yüzen cümle bu rûznâmecinin der-defterindedir. Hîn-i azil …
Ve dîvân-ı Mısır'da bir hâkim dahi büyük rûznâmecidir. Mısır'ın rükn-i a‘zamıdır. Gökde uçan, yerde gezen, deryâda yüzen cümle bu rûznâmecinin der-defterindedir. Hîn-i azilde dilerse paşayı müflis çıkarır, dilerse mestûr çıkarırlar. Defterdâr ile yan yana makâmı vardır. Rûznâmce-i kebîrin alt yanında küçük rûznâmeci; ba‘zı aklâm ve anbâr-ı Yûsuf bunun der-defterindedir. Büyük rûznâmecinin dîdebânı olmak içün Mısır vezîrleri kendü taraflarından kitâbete müsta‘id bir necîb ü reşîd âdemin küçük rûznâmeci eder. Ammâ gâyet ehil âdem gerekdir, zîrâ hîn-i azilde küçük rûznâmeci paşanın âb-ı rûyidir. Ve rûznâmecinin cânib-i erba‘asında elli aded halîfeler rûznâmeci defteri dutarlar. Her biri bir vilâyet defterine me’mûrdur. Cümlesi yerli yerinde otururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y62a ·
metinde göster ·
… z. Ammâ bu mahalle alâ-tarîkı'l-fihris işâret olundu. İmdi azîzim bu hazâyinler
gökde uçan
yerde gezen ve deryâda yüzenden hâsıl olur kim âh-ı fukarâdır.
Hâsıl-ı kelâm cümle Mısır'ın iş erlerinin kavl-i sahîhleri üzre beher sene Mısır'dan otuz Mısır hazînesi mîrî içün hâsıl olur, deyü tahrîr olunmuşdur. Ve her hazînesi bin ikişer yüz kîse-i Mısrî olmak üzredir. İnşâallâh her hazîneyi mahalliyle tahrîr ederiz. Ammâ bu mahalle alâ-tarîkı'l-fihris işâret olundu. İmdi azîzim bu hazâyinler gökde uçan yerde gezen ve deryâda yüzenden hâsıl olur kim âh-ı fukarâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y63b ·
metinde göster ·
ve yerde gezen ve deryâda yüzen yetmiş yedi aded aklâmlarının nihâyeti hurde em …
Hulâsa-i kelâm Mısır'ın gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen yetmiş yedi aded aklâmlarının nihâyeti hurde emânetidir kim cümle aklâmlardan iki bin altı yüz elli iki kîse ile beş bin kırk iki para masârîf olunan emvâlden rûznâme defteri nâtık olduğu üzre küşûfiyye-i kebîrden beş yüz altmış Y 71b dörd kîse ile on bin para, ve İskeleler mukâta‘ası mâlından kâmil beş yüz kırk yedi kîse ile tokuz yüz altmış beş para eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y71a–Y71b ·
metinde göster ·
Ammâ âkıl olan paşa bu menâsıbları tebdîl etdükden sonra bir summât-ı Muhammedî edüp cemî‘i a‘yân-ı devlet ta‘âmı tenâvül edüp meşveret edeler kim paşa-yı sâbıkın zimmetinde bevâkî var mı yok mu rûznâmçeye mürâca‘at edüp ma‘lûmu ola. Eğer ma‘zûl paşanın karnında bir mâl var ise kethudâsın ve şehir havâlesi ve dîvân efendisi ve beytü'l-mâlcı ve hasîlu'l-harcı ve'l-hâsıl cemî‘i ser-i kârda olanları (---)(---)(---) dîvân-ı Mısır'a ihzâr edüp rûznâmede paşa-yı atîkın zimmetinde mahlûlâtdan ve hazîneden ve deşîşeden kaç sene Mısır'da hâkim olduysa birden (---)(---)(---) bine binden yüz bine varınca gökde uçan yerde gezen deryâda yüzenden su’âl olunup paşanın [[(---) (---) (---)]] olunmasıyçün mubassır ve muhassıl lecûc ve bî-edeb ihtiyâr çavuşlar ve her bölükden ihtiyârlar ve çavuşlar kethudâsı ve cemî‘i ocakların (---)(---)(---) ve paşa kethudâları ale'l-umûm gulû-yi âm ile ma‘zûl paşaya varup hukûk-ı sâbıkaya aslâ ri‘âyet etmeyüp paşanın huzûruna gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y190b ·
metinde göster ·
… dünyâda böyle dihkânî fellâh ve böyle kavm-i cebbârîn ü bî-ıslâh re‘âyâ yokdur.
Gökde uçan
, yerde gezen ve deryâda yüzenden bi-eyyi vechin kân kendüler içün mâl tahsîl ed …
Bâlâda zikr olunan eyâletlerin kurâlarında bilâ-hadd ü lâ-gâye ve bilâ-hisâb âdem deryâsı olan re‘âyâ vü berâyâ var ise arâzî-i Mısır'ı zirâ‘at edüp bir senede yedi kerre eküp yetmiş nev‘a mahsûl hâsıl olur. Böyle mahsûldâr türâb ve böyle Ferhâd gibi çalışır re‘âyâ-yı A‘râb cezîre-i dünyâda böyle dihkânî fellâh ve böyle kavm-i cebbârîn ü bî-ıslâh re‘âyâ yokdur. Gökde uçan, yerde gezen ve deryâda yüzenden bi-eyyi vechin kân kendüler içün mâl tahsîl edüp öşürlerin ağalarına ve nâzırlarına ve mültezimlerine ve keşşâflarına mâl-ı mîrî verüp deynlerin gallak etdüklerinden sonra bu re‘âyâya beş Mısır hazînesi mâl kalur, deyü tahrîr olunmuşdur kim bu re‘âyâ kârı hazînesiyle elli üç hazîne olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y216a ·
metinde göster ·
… lâm hemân keçiden ve kazdan ve odundan [ördekden?] bâc ve gümrük alınmaz, yohsa
gökde uçan
yerde gezen ve deryâda yüzenden gümrük alınup hazîne hâsıl olur. Cümle eşyâ muk …
Ve bu mezkûr hazîneler cümle yetmiş beş gûne mahsûlden hâsıl olur. Hâsıl-ı kelâm hemân keçiden ve kazdan ve odundan [ördekden?] bâc ve gümrük alınmaz, yohsa gökde uçan yerde gezen ve deryâda yüzenden gümrük alınup hazîne hâsıl olur. Cümle eşyâ mukâta‘adır, bir fakîrü'l-hâl bî-nevâ zebbâl füls-i ahmere muhtâc pür-melâl, anlar dahi mîrî mâl verirler, mukâta‘adır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y228b ·
metinde göster ·