Ale's-sabâh cisri binâ eden halîfe gelüp cisr-i musanna‘ı bu hâlde
görüp bildi
kim kendünün üstâdı hasedinden böyle etdi. Der-ân yine horasân ve cibis ile cis …
Ale's-sabâh cisri binâ eden halîfe gelüp cisr-i musanna‘ı bu hâlde görüp bildi kim kendünün üstâdı hasedinden böyle etdi. Der-ân yine horasân ve cibis ile cisrin vasatın ta‘mîr ü termîm eder, ammâ çi fâyide. Âhir-ı kâr yine Şatt'a düşer. İlâ hâze'l-ân bu cisr-i ibret-bünyân ortası meksûr kalup üstâd-ı mâzîler bu cisirin ortasına haşeb sütûnlar ile bir metîn kinedler edüp hâlâ ortası ağaç ile mebnî bir cisr-i kavîdir kim rûy-ı arzda meşhûr-ı âfâk cisrin biri dahi bu Hasankeyf kantarasıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389b ·
metinde göster ·
… şvâr sancağı hâkinde mukaddemâ yetmiş altı pâre kılâ‘-ı metîneler var idi. Hâlâ
görüp bildiğimiz
bunlardır kim tahrîr olundu ve hâlâ sancağında cümle (---) kazâ yerdir. (---) ( …
Me’âl-i kelâm oldur kim bu Tımışvâr sancağı hâkinde mukaddemâ yetmiş altı pâre kılâ‘-ı metîneler var idi. Hâlâ görüp bildiğimiz bunlardır kim tahrîr olundu ve hâlâ sancağında cümle (---) kazâ yerdir. (---)(---)(---) ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119b ·
metinde göster ·
… yye ile sen götürdün ve ol diyârları sen gördün, sen bildin. Yürü mektûblarımla
görüp bildiğin
gibi Köpürlü Mehemmed Paşa'ya cevâb ver" dedikde,
"Kapudan sa‘âdetlü pâdişâhın fermânıyla seni seksen yedi bin guruşa halâs etdik. Seni umûr-ı Devlet-i Âl-i Osmân müşâveresiyçün Der-i Devlet'e istemişler. Evliyâm, sen de hâzır ol kapudanın ıtlâkına sen gitdin ve seksen yedi bin guruşluk mâlı hüccet-i şer‘iyye ile sen götürdün ve ol diyârları sen gördün, sen bildin. Yürü mektûblarımla görüp bildiğin gibi Köpürlü Mehemmed Paşa'ya cevâb ver" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163b ·
metinde göster ·
… b ile Busrâ şehrine ticârete 100b geldiklerinde Bahîrâ Papas Hazret-i Resûl'ü
görüp bildi
kim bu âhir zamân peygamberi olacak Muhammed Emîn'dir. Ve gördü kim dahi âlem-i …
"Kaçan Hazret-i Resûl-i Ekrem} âlem-i sabâvetde ammîsi Ebî Tâlib ile Busrâ şehrine ticârete 100b geldiklerinde Bahîrâ Papas Hazret-i Resûl'ü görüp bildi kim bu âhir zamân peygamberi olacak Muhammed Emîn'dir. Ve gördü kim dahi âlem-i sabâvetde Hazret'in gölgesi yere düşmez ve üstünde bir pâre bulut gezer, aslâ güneş te’sîr etmez. "Muhakkak bu Muhammed olacakdır" deyü ilhâm-ı Rabbânîyle kalbi şehâdet edüp "Hele bu oğlan kırk yaşında olup buna tâc-ı nübüvvet geldikde buna îmân getiririm" deyüp tevakkuf edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100a–100b ·
metinde göster ·
… n çıkan âteş meğer nûr imiş kim evce peyveste olduğun niçe bin guzât-ı müslimîn
görüp bildiler
kim sahîh hurr-i şehîddir.
Ve deryâ içinde bu vücûd kenâra gelende niçe kerre yüz bin kurşumun 293a ve top güllelerinin darbları aslâ vücûduna te’sîr etmeyüp henüz cesed-i şerîfi billûr-misâl pâk sâf u nijâd olup cism-i şerîfinden nûr tulû‘ edüp avucundaki delikden çıkan âteş meğer nûr imiş kim evce peyveste olduğun niçe bin guzât-ı müslimîn görüp bildiler kim sahîh hurr-i şehîddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292b–293a ·
metinde göster ·
… e ganîmet olan siyâh Arap gulâmı ve bizim seyishâne üzre mecrûh âdemi ve atları
görüp bildiler
.
Ve bu asker bize yakın gelüp bunlar ile selâm u sabâh ederken seyishâne üzre ganîmet olan siyâh Arap gulâmı ve bizim seyishâne üzre mecrûh âdemi ve atları görüp bildiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y93b ·
metinde göster ·
ki oğlu sultân-ı bekâ olmuş vedâlaşup gider. Vâlidesi de Râbi‘a-i Adeviyye-vâr …
İbrâhîm-i Edhem'in vâlidesi bu hâli görüp bildi ki oğlu sultân-ı bekâ olmuş vedâlaşup gider. Vâlidesi de Râbi‘a-i Adeviyye-vâr terk-i dünyâ eder. Ve bu şehrin erbâb-ı tarîkleri teberrüken bu mağârada erba‘în ve hamsîn çıkarırlar bir savma‘a-i mübârekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181a ·
metinde göster ·