… -i Velî'nin hayrât [u] hasenâtından vâcibü's-seyr, memdûh-ı âlem olmuş on tokuz
göz cisr-i
azîmdir kim her bir kemerleri kavs-ı kuzahdan ve kehkeşân-ı semâdan ve kudret k …
Ziyâret-i Burhân Dede: Niçe yüz keşf [ü] kerâmeti zuhûr etmiş ulu sultândır. Bu cisr dahi Sultân Bâyezîd-i Velî'nin hayrât [u] hasenâtından vâcibü's-seyr, memdûh-ı âlem olmuş on tokuz göz cisr-i azîmdir kim her bir kemerleri kavs-ı kuzahdan ve kehkeşân-ı semâdan ve kudret kemerinden ve tâk-i kisrâdan nişân verir kantara-i azîmdir. Bir başından bir başına dörd yüz elli adımdır. Böyle dîvâne cereyân eder nehr-i azîm üzre üstad-ı mi‘mâr, bennâ bir sırât inşâ etmiş kim inşâ‘allah diyâr-ı Anadolu'da misli yokdur kim garîb ve acîb cisr-i metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a ·
metinde göster ·
… ı gâr-ı yetîmânlardır. Ve bu yerlere Erzurûm'dan gelirken nehr-i Furât üzre bir
göz cisr-i
azîmden ubûr edüp beş yüz âdem yokuş yukaru gidüp Keban nâm kayalı yerleri aşup …
Karye-i Marik: Ma‘mûr Ermeni köyüdür kim Erzurûm kal‘ası kulunun hâssıdır. Hikmet-i Hudâ bu köydeki mağaraların içinde mâh-ı temmûzda cereyân eden âb-ı zülâller donup buz olur. Kış günleri hammâm suyu gibi ıssı olur. Aceb hikmet-i Perverdigârdır. Ve cümle vilâyet halkı bu mağaralarda katık peyniri ta‘bîr etdikleri peynirlerin bu gârlarda hıfz ederler. Bir serdâb-ı gâr-ı yetîmânlardır. Ve bu yerlere Erzurûm'dan gelirken nehr-i Furât üzre bir göz cisr-i azîmden ubûr edüp beş yüz âdem yokuş yukaru gidüp Keban nâm kayalı yerleri aşup eflâke ser çekmiş kayalardır. Kal‘aya çıkarken bu Kebân kayaları sağ cânibe düşmüş derk-i esfel-vâr câh-ı gayyâ gibi uçurumdur. Ve ayn-ı Munzır dedikleri nehrcik, bu mahalde nehr-i Furât'a mahlût olur. Bu nehr-i Munzır'ın menba‘ı cebel-i Munzır'dan tulû‘ edüp şehrin bâğçeleri içre olan Satır deresiyle bir olup Keban altında nehr-i Furât'a karışır, Âb-ı hayât-ı berrâk bir âk âb-ı nâbdır. Ve Keban kayası nâm mahal kal‘a dibidir, bir âb-ı hayât su kaynar ve bu mahalle karîb Alî kayası derler bir kaya vardır. Bu şehir halkının zu‘munca 340a Hazret-i Alî gelüp belin dayayup istirâhat etdiğiyçün hâlâ bel ağrısına mübtelâ olan kimesne ol kayaya bellerin koysa bi-emrillahi Te‘âlâ şifâ bulur, ammâ hâssası Allah'dandır. Bi-emrillah seng-i mıknatıs gibi bir taşdır. Bu şehr ahâlîsi bu kayaya Eğerli kaya derler. Bu kayadan yokuş yukaru gidip varoş kefere mahallesidir. Cümle (---) aded toprak ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz hânelerdir. Ve cümle re‘âyâsı Ermenilerdir. Ve cümle çârsû-yı bâzâr bu varoşdadır. Cümle sağîr [u] kebîr üç yüz dükkândır. Ammâ kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur. İki hânları var ve iki hammâmı, biri ulu câmi‘ ile mahkemeye muttasıl Çorbacı hammâmı derler ve Keban'a karîb nehr-i Furât kenarında Kethüdâyeri hammâmı; âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı tarz-ı kadîmdir. Ve bu varoş etrâfında ribât yokdur. Ancak bu varoşdan yukaruda kal‘a-i azîmdir kim evce kad çekmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339b–340a ·
metinde göster ·
… şerîf kazâ olup nehr-i Sakarya üzre Bâyezîd-i Velî'nin ağreb u garâ’ibden (---)
göz cisr-i
azîminin hâlâ evkâfıdır. Bu kantara-i ibret-nümâ dahi Devlet-i Âl-i Osmân'da ma …
Aslında ismi Genve'dir. İzmit kal‘asın binâ eden İskender'in akrabâlarından Genve nâm kral-i fertûte-avretin koyunları çobanlarıyçün binâ olunmuş bir küçük kal‘adır. Ol kralenin ismiyle müsemmâ Genve'den galat-ı meşhûr Geyve derler. Sene 712 târîhinde Osmân Gâzî fethidir. (---) Sancağı hâkinde yüz elli akçe şerîf kazâ olup nehr-i Sakarya üzre Bâyezîd-i Velî'nin ağreb u garâ’ibden (---) göz cisr-i azîminin hâlâ evkâfıdır. Bu kantara-i ibret-nümâ dahi Devlet-i Âl-i Osmân'da ma‘rûf-ı âfâk bir cisr-i azîmdir. Zamân-ı kadîmde bu Geyve, şehr-i azîm idi. Lâkin Murâd Hân-ı Râbi‘ asrında nehr-i Sakarya tuğyân üzre gelüp bu şehri gark edüp yine imâr oldu. Ammâ deryâda katre ve güneşde zerre kadar imâr olmayup üç yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir câmi‘i harâb meydânda bir minâresi kalmış ve bir hammâm ve üç hân ve yedi mekteb-i sıbyân ve evleri kiremitli ve tahta örtülü nehr-i Sakarya'dan bir ok menzili ba‘îd imâr olmadadır. Ammâ bir kiremitli mu‘azzam hânı var ve hân cenbinde yigirmi kadar dükkânı ve bâğı ve bâğçesi firâvân olduğundan üzüm turşusu ve Sakarya kenarı kavunu meşhûrdur. İki kavunu bir ata yükledirler, gâyet iri ve lezîz kavunu olur. Geyve cisri kenarında sâfî besâtinlerdir. Bu cisrin altından cereyân eden nehr-i Sakarya'nın ibtidâ tulû‘ı (---)(---)(---) dağlarından hurûc edüp andan şehrin bâzârı kurbundan ubûr edüp niçe büldân ve kurâları reyy ederek bu İzmit sancağından geçüp Kocaili sancağında İrva nâm kasabada Karadeniz'e mahlût olur. Bu kasabada sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve evkâf mütevellîsi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 369a ·
metinde göster ·
… e iki gün tekâ‘üd edüp andan kalkup şehrin kenarında nehr-i Seyhân üzre on altı
göz cisr-i
azîmi geçüp yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘atde,
İbtidâ bânîsi Emîrü'l-mü’minîn Muhammed b. Reşîd imâm iken nehr-i Seyhân kenarında bir küçük kal‘a-i seng-binâdır. Büldânlar içre ismine Dâr-ı Hümâ derler. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth 19b Sultân Mehemmed Hân Gâzî feth etdüğü cemî‘i evsâfiyle ferâden ferâdâ hacc-ı şerîfe azîmet etdiğimiz senede cild-i (---) mufassalan tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu mahalde iki gün tekâ‘üd edüp andan kalkup şehrin kenarında nehr-i Seyhân üzre on altı göz cisr-i azîmi geçüp yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19a–19b ·
metinde göster ·
… : Evvelâ şehir ortasında cereyân eden Uluırmak üzre Sultân Alâ’eddîn binâsı bir
göz cisr-i
sihr-i‘câzdır ve Seyyid Hacı Hasan câmi‘i kurbunda Başköprü vâcibü's-seyrdir.
Manzara-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Evvelâ şehir ortasında cereyân eden Uluırmak üzre Sultân Alâ’eddîn binâsı bir göz cisr-i sihr-i‘câzdır ve Seyyid Hacı Hasan câmi‘i kurbunda Başköprü vâcibü's-seyrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 71a ·
metinde göster ·
… mirkapu ile Çınarlı deresinden gelüp mezkûr üç kol nehr-i Şatt Birdınıç nâm bir
göz cisr-i
azîm kim bir kayadan bir kayaya binâ olunmuş tâk-i Kisrâ'dan nişân verir eflâke …
Palu'nun garbında Ergani ve Eğil birer konakdır. Şimâlinde Harput bir menzildir. Kıblesinde Diyârbekir iki menzildir. (---)(---)85a Andan bu kal‘a-i Palu ensesinde Bağın nâm bâğ-ı İrem-misâl bir köydür. Kürdistân içre meşhûr-ı âfâk bir mesîregâh [u] teferrücgâh hıyâbân-ı kuyâhdır kim Palu beğlerinin hâssıdır. Andan bir nehr-i zülâl bir kayadan tulû‘ eder âb-ı hayâtdan nişân verir. Şattü'l-Arab'ın üç başı vardır. İbtidâsı budur kim edîm-i arzda lâ nazîr bir nehr-i âb-ı hayvândır. İskender'in bu mahalde bir nişîmeni vardır. Şatt'ın bir fırkâsı dahi Ergani haylinde Taht-Maşat nâm bir mahalden turna gözü-misâl bir berrâk u rakîk âb-ı tâhirdir kim bu dahi bir bî-bedel zülâl-i cân-perverdir. Şatt'ın bir kolu dahi Harput ile Ergani' mâbeyninde Demirkapu ile Çınarlı deresinden gelüp mezkûr üç kol nehr-i Şatt Birdınıç nâm bir göz cisr-i azîm kim bir kayadan bir kayaya binâ olunmuş tâk-i Kisrâ'dan nişân verir eflâke ser-çekmiş bir kantara-i âlînin altında üç aded Şattü'l-Arab bir yere cem‘ olup ba‘dehû Berrecîl nehri mahlût olur ve Kara köprü altından cereyân eden nehr-i (---) munsab olup Diyârbekir'in Fıs Kayası altından ubûr edüp çay bostânlığın ve reyhânlığın reyy edüp yüz yetmiş pâre kılâ‘ ve kasabât u medâyinleri saky edüp Bağdâd-ı behişt-âbâda varınca yüz elli aded enhâr-ı azîmler mahlût olup Bağdâd'dan aşağı Diyâle ve Çarka ve Zarb-ı Alî ve altmış aded nehr-i azîmler munsab olup Basra'dan yukaru üç menzilde Kurna kal‘ası burnunda nehr-i Furât ile nehr-i Murâd bir yerden gelüp Kürna'da Şatt'a mahlût olup Şattü'l-Arab derler. Basra önünde Hindistân ve Portugal gemileri gelüp yanaşır. Bahr-i Ummân-misâl bir Şattü'l-Arab olup niçe müverrihler bu Şatt'ın ve Murâd ve nehr-i Furât'ın tâ tulû‘larından Basra önünde bahr-i Ummân'a mahlût olunca bu üç nehr-i azîme sagîr u kebîr iki bin altmış enhâr mahlût olur deyü hey’et kitâblarında tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 84b–85a ·
metinde göster ·
azîmdir kim Koca Mi‘mâr Sinân kârıdır. Yetmiş aded cisr-i azîm binâ etdüğünün b …
Bu bâzârbaşındaki dokuz göz cisr-i azîmdir kim Koca Mi‘mâr Sinân kârıdır. Yetmiş aded cisr-i azîm binâ etdüğünün biri dahi bu kantara-i musanna‘dır. Mezkûr bâzâr-ı sultânîden hâsıl olan bâc-ı bâzârı mütevellî cem‘ edüp cemî‘i mürtezika ve gayri lâzım olan yerlere sarf eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… fesinde dâ’imâ âyende vü revende ni‘meti mebzûldür. Ve nehr-i Meriç üzre on iki
göz cisr-i
azîm Koca Lala Mustafâ Paşa hayrâtıdır. Diyâr-ı Rûm'da memdûh-ı âlem olan kanta …
Bu câmi‘in imâreti ve mekteb-i sıbyânı ve hân [u] hammâmı ve çârsû-yı bâzârı cümle rasâs-ı hâs ile mestûr bir hayrât-ı ma‘mûrdur kim Süleymân Hân asrında Koca Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Ammâ minâresi ve câmi‘i gâyet musanna‘dır. Ve imâret-i dârü'z-ziyâfesinde dâ’imâ âyende vü revende ni‘meti mebzûldür. Ve nehr-i Meriç üzre on iki göz cisr-i azîm Koca Lala Mustafâ Paşa hayrâtıdır. Diyâr-ı Rûm'da memdûh-ı âlem olan kantara-i musanna‘ın biri dahi bu püll-i azîmdir kim her tâkı kavs-i kuzahdan nişân verir köprüdür. Târîh-i musanna‘ı budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 147b ·
metinde göster ·
… câmi‘inin mihrâbı önündeki bâğ-ı İrem köşesinde Yalnız Göz nâmıyla müsemmâ bir
göz cisr-i
ra‘nâdır kim nehr-i Tunca üzre inşâ olunmuşdur.
Andan Hünkâr Bâğçesi içre nehr-i Tunca üzre üç yerde cisr-i musanna‘lar vardır. Anlara cisr-i sultânî derler. Bânîleri ma‘lûmum değildir. Andan cisr-i Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘inin mihrâbı önündeki bâğ-ı İrem köşesinde Yalnız Göz nâmıyla müsemmâ bir göz cisr-i ra‘nâdır kim nehr-i Tunca üzre inşâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163b ·
metinde göster ·
… -ı âyende vü revendegân bu nehirler üzre Sultân Hasan Mansûr'un ibret-nümâ kırk
göz cisr-i
azîminden ubûr edüp Malatıyye'ye vusûl bulurlar.
Evvelâ şehr-i Malatıyye'nin cümle nevâhîlerinden cânib-i erba‘asından sağîr ü kebîr on yedi aded uyûn-ı câriyeler cereyân eder. Cümleden âb-ı hayât nehr-i Simyât'dır, Malatıyye'nin cânib-i (...) ubûr eder. İbtidâ tulû‘u kal‘a-i Simyât cebellerinden hurûc edüp andan Hasan Ziyad'a andan Harrin'e ve andan şehr-i Malatıyye hâricinde nehr-i Tohma'ya mahlût olup bu nehir Rukbe dağlarından gelüp Aspuzan dağlarından üç aded uyûn-ı sağîreler munsabb olup andan aşağıda ayn-ı Bınarbaşı mahlût olur. Andan aşağı Deyr-i Mesîh nehri kavuşup Aspuzu bâğların saky ederek kal‘a-i Malatıyye dîvârı esâsın döğerek ubûr edüp dahi aşağıda Divâl deresi nâm mahalde nehr-i Til ile bir olup şehr-i Malatıyye'den beş mil aşağı mesâfede nehr-i Tohma'dan bir fırka dahi gelüp cümle bir ulu çay olup Rûm tarafından ve Divriği tarafından gelen tüccâr-ı sevdâgerân-ı âyende vü revendegân bu nehirler üzre Sultân Hasan Mansûr'un ibret-nümâ kırk göz cisr-i azîminden ubûr edüp Malatıyye'ye vusûl bulurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 195b ·
metinde göster ·
… eme dehşet hâsıl olur. Hattâ Fâtih-i Bağdâd Râbi‘-i Sultân Murâd bu mahalle bir
göz cisr-i
âlî binâ etmek murâd idinüp temel yerlerin hemvâr edüp mübâşeret olunsa gerek i …
Menzil-i karye-i İzoli: Harput hâkinde iki yüz hâneli ve bir câmi‘li ma‘mûr ze‘âmetdir. Cümle ahâlîsi hırsız u harâmî ve kutta‘u't-tarîk İzoli Kürdleridir. Bu mahalden aşağıca yine nehr-i Furât'a karîb Kömürhânı vardır, bî-amân yerdir. Andan aşağı nehr-i Furât iki kaya mâbeyninden hiddet ile cereyân edüp sâ‘ikasından âdeme dehşet hâsıl olur. Hattâ Fâtih-i Bağdâd Râbi‘-i Sultân Murâd bu mahalle bir göz cisr-i âlî binâ etmek murâd idinüp temel yerlerin hemvâr edüp mübâşeret olunsa gerek idi. Hikmet-i Hudâ ba‘de fethi'l-Bağdâd İslâmbol'a Sultân Murâd vardıkda Arapça emrine imtisâlen dâr-ı bâkîye gidüp dâr-ı fânîde cisri nâ-tamâm kaldı. Eğer bu nehr-i Furât üzre bu Kömürhânı kurbünde bir cisr-i azîm olsa hayrât-ı azîm olup bu günde nazîri olmamış olurdu ve gâyet elzem ü levâzımından kantara-i zîbâ kayalarıdır, ammâ gâyet üstâd-ı bennâsıyla bir cisr-i ibretnümâ gerek. Zîrâ bir tarafdan bir tarafa yüz on zirâ‘-ı melikidir kim Ayasofya tâklerinden arîz olur. Himmete endâze olmamak ile gâyet sehel kârdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 197a ·
metinde göster ·
… sri gibi kemeri içinde hânı ve hücre ve matbahları yokdur. Hemân ibret-nümâ bir
göz cisr-i
musanna‘-i garâ’ibdir.
Bir sarp ve zayyık yerde eflâke ser çekmiş kayadan kayaya Kehkeşân-âsâ bir göz tâkı atılmış kavs-i kuzahdan nişân verir bir göz pül-i ibret-nümâdır, ammâ Batman cisri ve Hasankeyf kal‘ası cisri gibi kemeri içinde hânı ve hücre ve matbahları yokdur. Hemân ibret-nümâ bir göz cisr-i musanna‘-i garâ’ibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
… -yı Eğre'ye giderken bu kal‘ayı inşâ etdi kim nehr-i Şa[r]viz üzre olan yigirmi
göz cisr-i
haşeb masûn [u] mahfûz olmasıyçün bu kal‘ayı binâ etmişler, ammâ hakkâ ki mahal …
Evsâf-ı Yeni Palanka: Bu kal‘a Âl-i Osmân binâsıdır kim sene 1004 târîhinde Fâtih-i Eğre Mehemmed Hân gazâ-yı Eğre'ye giderken bu kal‘ayı inşâ etdi kim nehr-i Şa[r]viz üzre olan yigirmi göz cisr-i haşeb masûn [u] mahfûz olmasıyçün bu kal‘ayı binâ etmişler, ammâ hakkâ ki mahallinde hayrât etmişler, ammâ küçük palankacıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… cisri ve nehr-i Drin üzre Vişegrad pülli Koca Sokollu Mehemmed Paşa'nın on iki
göz cisr-i
azîmidir.
Diyâr-ı Rûm'da olan vâcibü's-seyr Süleymân Hân ve Selîm Hân-ı Sânî'nin Çekmeceler cisrleri ve Burkaz cisri ve nehr-i Ergene üzre Koca Murâd Hân'ın Ergene köprüsü ve Edirne'de Mihal köprüsü ve yine Edirne'de Yeniköprü ve Sarrâchâne cisri ve Edirne kurbunda Koca Mustafâ Paşa cisri ve nehr-i Drin üzre Vişegrad pülli Koca Sokollu Mehemmed Paşa'nın on iki göz cisr-i azîmidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
… cisri eflâke ser çekmiş bir kayadan bir kayaya tâk-ı Havarnak gibi atılmış bir
göz cisr-i
müntehâdır kim aşağı bakanın zehresi çâk olur. Hattâ bu cisrin iki başındaki ka …
Ammâ bu zikr olunan cümle cüsûrlardan vâcibü's-seyr ibret-nümâ-yı bî-misâl cisr-i lâ-nazîr bu Mostar köprüsüdür kim Arab u Acem ve Rûm u Firengistân'da ve Belh u Buharâ'ya varınca tek-i pûmız var, bu hakîr eyle bir cisr-i âlî rub‘-ı meskûnda görmedim. Gerçi Kürdistân'da zikri sebkat eden Batman cisri ve Hasankeyf cisri dahi gâyetü'l-gâye musanna‘ cüsûrlardır, ammâ bu Mostar cisri eflâke ser çekmiş bir kayadan bir kayaya tâk-ı Havarnak gibi atılmış bir göz cisr-i müntehâdır kim aşağı bakanın zehresi çâk olur. Hattâ bu cisrin iki başındaki kal‘aların iç yüzdeki kapularının bir kapudan bir kapuya varınca bu Mostar köprüsünün tûlu kâmil yüz germe adımdır. On beş ayak enniliği vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
… dan akup enli nehr-i azîm olmağile iktizâ hasebiyle Koca Mi‘mâr Sinân böyle bir
göz cisr-i
tâk-ı tumturak etmişdir. Seyyâhân-ı cihân böyle tâk-ı âlî görmemişdir.
Ammâ hakîkatine nazar olunsa bu mahallin kayaları üzre böyle bir göz cisir yapmak iktizâ eder, zîrâ iki cânibi evc-i âsumâna çıkmış kayalar ve aşağıda cereyân eden nehr-i Neretva bir minâre boyu süflâdan akup enli nehr-i azîm olmağile iktizâ hasebiyle Koca Mi‘mâr Sinân böyle bir göz cisr-i tâk-ı tumturak etmişdir. Seyyâhân-ı cihân böyle tâk-ı âlî görmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165a ·
metinde göster ·
… pulardır. Ve bu kapu önünde amelî gelen Tuna nehri üzre gemi direklerinden yedi
göz cisr-i
azîmdir kim elçi paşa varoşuna bu cisrden gidüp gelinir bir ma‘mûr varoş-ı azîm …
Ve Beç suyu cisrinden aşağı nehr-i Tuna kenârınca Köprü kapusu şimâle nâzır üç kat demir kapulardır. Ve bu kapu önünde amelî gelen Tuna nehri üzre gemi direklerinden yedi göz cisr-i azîmdir kim elçi paşa varoşuna bu cisrden gidüp gelinir bir ma‘mûr varoş-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57a ·
metinde göster ·
… her cisr beşer gözdür, ammâ Tuna'nın bir büyük iki kolu üzre olan cisir on bir
göz cisr-i
azîmdir. Ve bundan aşağı tâ Üstürgon'a ve Budin'e varınca Tuna üzre ağaçdan böy …
Bu Eski Beç'i ve taşra varoşu dahi temâşâ edüp yine bir kayığa süvâr olup beri tarafda konağımız olan köye gelüp andan ale's-sabâh yine kâfir İşpanya vezîrinin luturyan boruları çalınup andan kalkup nehr-i Tuna'yı dörd yerden çam direkleri üzre cisr-i azîmlerden geçüp her cisr beşer gözdür, ammâ Tuna'nın bir büyük iki kolu üzre olan cisir on bir göz cisr-i azîmdir. Ve bundan aşağı tâ Üstürgon'a ve Budin'e varınca Tuna üzre ağaçdan böyle cisirler olmak muhaldir. Hep gemi üzre cisir yapılır, zîrâ bu mahallerde Tuna'nın çıkduğu Alman dağı karîb olmak ile Tuna az olup direkler üzre köprüler yapmak mümkindir. Ve bu cisrlerin karşu cânibinde Uyvar hâkinde nev binâ oluyor:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b ·
metinde göster ·
… Siverin kal‘ası ve karşuda Siverin kal‘a ve orta yerde nehr-i Tuna üzre on iki
göz cisr-i
ibret-nümânın ve iki kal‘anın ancak eser-i binâları kalmış, ammâ vâcibü's-seyr …
Ba‘dehu bu Siverin kal‘asından Tuna'nın karşu câniblerinde zikr olunan varoşlara ve şehirlere geçmek içün Eflak banı Koca Mihalko Ban Tuna üzre on iki göz bir cisr-i azîm binâ eder kim her tâkleri Ayasofya deyri kemerleri kadar âlî ve arîz kantara-i azîm binâ edüp cisrin öte başında, ya‘nî Feth-i İslâm kal‘ası tarafında bir kal‘a-i azîm dahi inşâ edüp ismine kal‘a-i Siverin deyü nâm kor. Hâlâ bu Siverin kal‘ası ve karşuda Siverin kal‘a ve orta yerde nehr-i Tuna üzre on iki göz cisr-i ibret-nümânın ve iki kal‘anın ancak eser-i binâları kalmış, ammâ vâcibü's-seyr esâs-ı ibret-nümâları var, ammâ ol asırda bu üç aded kılâ‘eyn cisri nehr-i Tuna gibi su üzre on iki göz cisr-i azîm binâ etmek hayli kuvvet-i kâhire sâhibi olmak gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98b ·
metinde göster ·
… ı var, ammâ ol asırda bu üç aded kılâ‘eyn cisri nehr-i Tuna gibi su üzre on iki
göz cisr-i
azîm binâ etmek hayli kuvvet-i kâhire sâhibi olmak gerek.
Ba‘dehu bu Siverin kal‘asından Tuna'nın karşu câniblerinde zikr olunan varoşlara ve şehirlere geçmek içün Eflak banı Koca Mihalko Ban Tuna üzre on iki göz bir cisr-i azîm binâ eder kim her tâkleri Ayasofya deyri kemerleri kadar âlî ve arîz kantara-i azîm binâ edüp cisrin öte başında, ya‘nî Feth-i İslâm kal‘ası tarafında bir kal‘a-i azîm dahi inşâ edüp ismine kal‘a-i Siverin deyü nâm kor. Hâlâ bu Siverin kal‘ası ve karşuda Siverin kal‘a ve orta yerde nehr-i Tuna üzre on iki göz cisr-i ibret-nümânın ve iki kal‘anın ancak eser-i binâları kalmış, ammâ vâcibü's-seyr esâs-ı ibret-nümâları var, ammâ ol asırda bu üç aded kılâ‘eyn cisri nehr-i Tuna gibi su üzre on iki göz cisr-i azîm binâ etmek hayli kuvvet-i kâhire sâhibi olmak gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98b ·
metinde göster ·
… n cereyân eden nehr-i (---) bu varoşun önünden cereyân edüp şehir hâricinde bir
göz cisr-i
musanna‘ altından ubûr edüp Aya Niko sahrâsı içinden cereyân eden nehr-i azîm i …
Ve cümle hânedânlarından Paşa sarâyı ve Ako Beğ sarâyı ve (---) Ağa sarâyı, (---) sarâyı, mahkeme sarâyı ma‘mûr hânedânlardır. Ve cümle yüz seksen aded dükkânları var ammâ tabahânesi ve ipekçiler çârsûsu müzeyyendir. Ve kal‘a ardındaki dereden cereyân eden nehr-i (---) bu varoşun önünden cereyân edüp şehir hâricinde bir göz cisr-i musanna‘ altından ubûr edüp Aya Niko sahrâsı içinden cereyân eden nehr-i azîm iri'ye mahlût olup andan Eloz sahrâsı kurbunda Bardunya ve Pasova kal‘aları kurbunda Akdeniz'e munsab olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275a ·
metinde göster ·
… etânet üzre durup ibtidâ andan ubûr edüp nîm sâ‘at gidüp nehr-i Mersin üzre bir
göz cisri
dahi güzer etdik.
Evvelâ Kandiye kal‘ası kurbunda Lodos cânibinde ibtidâ Sadrıa‘zam ile ordu-yı İslâm konduğu mahalde nehr-i (---) üzre bir göz Kral cisri aslâ yıkılmayup metânet üzre durup ibtidâ andan ubûr edüp nîm sâ‘at gidüp nehr-i Mersin üzre bir göz cisri dahi güzer etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320a ·
metinde göster ·
… ahi şark tarafında Hamîd dağlarından gelüp bu mahalde Sultân Alâeddîn'in on bir
göz cisr-i
azîmi altından cereyân edüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Deryâ-misâl azîm …
Nehr-i Ulusu: Bu dahi şark tarafında Hamîd dağlarından gelüp bu mahalde Sultân Alâeddîn'in on bir göz cisr-i azîmi altından cereyân edüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Deryâ-misâl azîm âb-ı hayât sudur. Ve gûnâ-gûn mâhîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
… man (---)(---) gelüp (---) mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Anı Alâeddîn'in yedi
göz cisri
ile ubûr edüp 6 sâ‘atde mezkûr kurâları ubûr edüp,
Karye-i Kerenit ve bu mahalde nehr-i Karaman (---)(---) gelüp (---) mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Anı Alâeddîn'in yedi göz cisri ile ubûr edüp 6 sâ‘atde mezkûr kurâları ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144b ·
metinde göster ·
… yaylasından gelüp bu mahalde deryâya mahlût olur. Bu nehr-i azîm olmak ile iki
göz cisr-i
âlîden ubûr edüp bu cisir kurbunda bir sivri depe üzre bir vîrân küçük kal‘ası …
Nehr-i Mah Kulaç: Bu dahi Nûr yaylasından gelüp bu mahalde deryâya mahlût olur. Bu nehr-i azîm olmak ile iki göz cisr-i âlîden ubûr edüp bu cisir kurbunda bir sivri depe üzre bir vîrân küçük kal‘ası var. Mâ-tekaddem cisir başında bâc alınmak içün binâ olunmuşdur. Anı temâşâ edüp yine şarka 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y151b ·
metinde göster ·
… ı Kehf dağlarından gelüp deryâya mahlût olur. Bu dahi nehr-i azîm olmak ile bir
göz cisr-i
Y 152a azîmden güzer edüp kurbundaki kûh-ı bâlânın dâmeninde,
Nehr-i Pambulis: Ashâb-ı Kehf dağlarından gelüp deryâya mahlût olur. Bu dahi nehr-i azîm olmak ile bir göz cisr-i Y 152a azîmden güzer edüp kurbundaki kûh-ı bâlânın dâmeninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y151b–Y152a ·
metinde göster ·
… Bolkar yaylasından gelüp bu mahalle bir sâ‘at ba‘îd Akdeniz'e mahlût olur. Beş
göz cisr-i
Takyanus'dur. Andan ubûr edüp yine ol hâmûn-ı âbâdân içre fûl-i Mısrî kadar bir …
Nehr-i Tarsûs: Bolkar yaylasından gelüp bu mahalle bir sâ‘at ba‘îd Akdeniz'e mahlût olur. Beş göz cisr-i Takyanus'dur. Andan ubûr edüp yine ol hâmûn-ı âbâdân içre fûl-i Mısrî kadar bir taş olmayup ma‘mûr u müzeyyen devâbbât-ı kesîre ile meşhûr ferah-fezâları 6 sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154a ·
metinde göster ·
azîm imiş, münhedim olmuş. Yüz bin renc [ü] anâ ile atları uryân edüp yıldırdık …
Nehr-i Kebîr: Yedi göz cisr-i azîm imiş, münhedim olmuş. Yüz bin renc [ü] anâ ile atları uryân edüp yıldırdık. Zîrâ tuğyân üzre cereyân ederdi. Gülbin dağlarından gelüp bu mahalde Bahr-i Sefîd'e mahlût olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y179a ·
metinde göster ·
… ir hâkim Adlûn bunda medfûndur. Anı ubûr edüp yine ol mahalde leb-i deryâda bir
göz cisr-i
âlî kim kehkeşân-ı felekden nişân verir bir kara köprüdür. Altından cereyân ede …
Karye-i Adlûn: İskender hukemâlarından bir hâkim Adlûn bunda medfûndur. Anı ubûr edüp yine ol mahalde leb-i deryâda bir göz cisr-i âlî kim kehkeşân-ı felekden nişân verir bir kara köprüdür. Altından cereyân eden nehr-i Reytân ve nehr-i Rebve ve nehr-i Berîd üçü bir olup bir âb-ı hayât sudur. Sahrâ-yı Ba‘albek'den ve şıkıf kal‘ası cibâllerinden Y 195b ve Zübdâniyye dağlarından tulû‘ edüp bu Kâsımiyye kal‘ası dibinde Bahr-i Ebyaz'a munsabb olur bir âb-ı zülâl-i hayât-efzâdır. Anı cisirden ubûr edüp tâ Sayda'dan 12 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y195a–Y195b ·
metinde göster ·
… : Garba nâzır bir ağaç kapudur. Üstünde kal‘a bedenleri var. Ve kapu önünde bir
göz cisri
vardır. Andan bostânlar içre cenûba beş yüz adım varup,
Bâb-ı Tabbâgîn: Garba nâzır bir ağaç kapudur. Üstünde kal‘a bedenleri var. Ve kapu önünde bir göz cisri vardır. Andan bostânlar içre cenûba beş yüz adım varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87a ·
metinde göster ·
… Yûsuf nehrinin üzerinde evc-i semâya kavs-i kuzah-vâr kudret kemeri gibi (---)
göz cisr-i
azîmdir. Cümle Feyyûm diyârına giden nehre bu kantara-i kübrâ sed olmuşdur. Bu …
Cisr-i Lâhûn: Mısır diyârında meşhûr-ı âfâk cisr-i azîmdir. Bizzât Hazret-i Yûsuf binâsıdır. Ol zamândan berü fenâ bulmayup bir yerine bir rahne gelmemişdir, gûyâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmışdır. Ve yine Hazret-i Yûsuf'un mu‘cizesiyle cereyân eden Yûsuf nehrinin üzerinde evc-i semâya kavs-i kuzah-vâr kudret kemeri gibi (---) göz cisr-i azîmdir. Cümle Feyyûm diyârına giden nehre bu kantara-i kübrâ sed olmuşdur. Bu cisrden ubûr edüp Köm Esved cibâli kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·