İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

güzel

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
86
isabet
72 cümle/beyitte
31,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8635,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 86

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“güzel” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 45b "Her mahlûkât [u] mevcûdâtın ve binâ-yı imârâtın yâ derûnu yâhûd bîrûnu güzel olup iki güzellik bir yerde olmaz. Ammâ bu câmi‘in derûn [u] bîrûnu eyle şîrînk …
EÇS I 70b Alını hüsn-i mükemmel kadd-i dil-cû da güzel / Ol siyeh gözler ile hak bu ki ebrû da güzel / Hatt-ı nev-hîzimile dedi ne der …
EÇS I 70b … hüsn-i mükemmel kadd-i dil-cû da güzel / Ol siyeh gözler ile hak bu ki ebrû da güzel / Hatt-ı nev-hîzimile dedi ne dersin rûhuma / Dedim ol rû da güzel hatt-ı semen …
EÇS I 70b … u ki ebrû da güzel / Hatt-ı nev-hîzimile dedi ne dersin rûhuma / Dedim ol rû da güzel hatt-ı semen-bû da güzel
EÇS I 70b … -ı nev-hîzimile dedi ne dersin rûhuma / Dedim ol rû da güzel hatt-ı semen-bû da güzel
EÇS I 93b Ve Atmeydânı'nda sarây-ı Güzel Ahmed Paşa yerine Ahmed Hân Yeni câmi‘i binâ etdi. İçinde çârsû-yı bâzârı var i …
EÇS I 101b Hammâma girdi nâz ile bir sîm-ten güzel / Şol şöyle diyecek yeri yok cümleten güzel.
EÇS I 101b Hammâma girdi nâz ile bir sîm-ten güzel / Şol şöyle diyecek yeri yok cümleten güzel .
EÇS I 121b–122a Kabr-i Güzel Siyâvuş Paşa: Süleymân Hân vezîridir. 122a Çârsû içre bir kubbe-i âlîde cemî‘ …
EÇS II 239a … n meczûb-ı vahdet, meslûb-ı izzet eş-Şeyh Hazret-i Abdâl Mehemmed: Şâh-râh üzre güzel âsitânesi var. Âyende vü revendeye ârâmgâh [u] ibâdetgâh, tekye-i safâ-gâhdır.
EÇS II 247b … âk-ı muhtasarı vardır. Halkı ekseriyyâ Urum ve Vona. Etrâki meşhûrdur. Ammâ bir güzel demir dutar liman-ı azîmi var. Bir mürsel üzre gemiler demir bırakmadan yatmak …
EÇS II 272b–273a … r Yûsuf Paşa'yı bi-gayr-i hak katl edüp na‘şe-i mübârekin İbrâhîm Hân görüp "Ne güzel beyâz teni vardır" deyü medh ve tavsîf edüp ağladı. "İlâhî Yûsuf! Sana edenler …
EÇS II 295a Cümleden Cenâbî Ahmed Paşa Câmi‘i ve Ferhâd Paşa Câmi‘i ve Güzel Alî Paşa Câmi‘i ve Cağaloğlu Câmi‘i ve Hadım Ca‘fer Paşa Câmi‘leri ile müzeyyen …
EÇS II 367a … bâzârı derler. Amma lisân-ı Etrâk'da Beğbâzarı derler. Hakkâ ki haftada bir gün güzel müzeyyen bâzârı durup cemî‘î zî-kıymet [ü] bî-kıymet bulunur. Ammâ cümle halkın …
EÇS II 369b–370a … bu şehirden gideli iki buçuk sene oldu. Bu imâristânı görmemişdim. Hamd-i Hudâ güzel imâr olmuş. Hudâ mübârek eyleye" dedikde {Târîh-i Sarây-ı Cinci Hoca:
EÇS III 44b Cânım bana güzel bak.
EÇS III 62b gökçek / güzel
EÇS III 103a–104a … omayım. Hemân beni hayr du‘âdan ferâmûş buyurman" dedikde Paşa eyitdi: "Hoş, ne güzel Allah halâs eyleye. Ammâ Hüseyin Ağa katı ıstilâhât [u] ibârâtçısın ' Arapça …
EÇS III 122b Görenler dedi hayli târîhin / Güzel çeşmeler âb âb-ı hayât Sene [1066]
EÇS III 157a … errüken biraz ulûm görelim" dedikde müderris eydür. "Hoş monlam, dirîğ etmeziz, güzel buyurursunuz ammâ ol hücreye kim girdi ise sabahısı meyyiti taşra çıkar" dedikd …
EÇS III 177b–178b … nleyüp girü Anadolu'ya firâr etmesi mukarrerdir" dedikde Murâd Paşa eydür "Dahi güzel Celâlîliği ve ısyân [u] tuğyânı zâhir olup sancağ-ı Resûlullah ile deryâ-misâl …
EÇS IV 242a Âleti hüsn-i mükemmel kadd-i dilcûda güzel / Gövdede mûdan eser yok dahi pehlûda güzel
EÇS IV 242a … leti hüsn-i mükemmel kadd-i dilcûda güzel / Gövdede mûdan eser yok dahi pehlûda güzel
EÇS IV 246a … üz bilekli ve dibek karınlı ve sumak burunlu, elma göz, semîn ü cesîm ve kesimi güzel mahbûb-ı Mahmûdî atları olur kim Kürdistân'da böyle at olmazdır. Bend-i Mâhîsin …
EÇS IV 251a … , kimine bekmez dökmüşler, sığır ve câmûs deriliğinden alâmet kalmayup bir gûne güzel reçel olmuş kim âdem yemek ile doyamaz.
EÇS IV 269b … til ve Tanahlı ve Kendir dereli kefenleri der-gerden edüp Güzeldereli Muslı Ağa güzel hempâ olup Hayderîler ile Haydâr-ı kerrâr-vâr kerrât-be-kerrât Hakkarî ve Ercîş …
EÇS IV 273a Paşa eyitdi: "Ne güzel müzellef koltuk tüğü sakallı çelebidir. Hele bunun özrü avretlerden ziyâdedir k …
EÇS IV 290a … Rûmiyye hânıyla Pinyaniş'i urduğumuzda yigirmi sultân idik. Aldığımız koyunları güzel şâhımız "Verin!" derse "Baş yüz üstüne." deyüp hakîre ol ân belindeki kılıcın b …
EÇS IV 299b … kesin ura, mâl apara, âdem depeyleye. Niçe Ekrâdları kuyluğa çaklaya. Anın işin güzel şâh yahşı bilir. Şimdi varanda iki gözlerine mil çeker ve başına kızgın demir t …
EÇS IV 301b Hakîr eyitdim " Güzel hân'ımı esende emânda ten-dürüstlükde buldum." deyüp bu beyti terennüm etdim. B …
EÇS IV 324a Tebrîzin bâğı güzel hey cânım / Bâğçesi dağı güzel ey zâlim / İşittim ki rakîb ölküpdür ol zâlim / …
EÇS IV 324a Tebrîzin bâğı güzel hey cânım / Bâğçesi dağı güzel ey zâlim / İşittim ki rakîb ölküpdür ol zâlim / Dahi hûb[b] dahi güzel ey cânım
EÇS IV 324a … esi dağı güzel ey zâlim / İşittim ki rakîb ölküpdür ol zâlim / Dahi hûb[b] dahi güzel ey cânım
EÇS IV 392b–393a … i cümle tılsımâtlarıyla heme âsâr-ı binâları münhedim {olup} kavm-i ecinne dahi güzel mesken-i latîf oldu. Zîrâ kavm-i ecinne harâb-âbâddan hazz ederler.
EÇS IV 396b … zât Sultân Ahmed ve Sultân Mustafâ ve Sultân Osmân ve Gâzî Murâd Hân'a varınca " Güzel âdem, güzel elma, armağan alma." deyü cümleye elma armağan verdiğinden Armağanî …
EÇS IV 396b … hmed ve Sultân Mustafâ ve Sultân Osmân ve Gâzî Murâd Hân'a varınca "Güzel âdem, güzel elma, armağan alma." deyü cümleye elma armağan verdiğinden Armağanî Mehemmed Ef …
EÇS V 12b Hân eyitdi: "A kardaş, ne güzel reftâr ile ve ne yahşı güftâr ile ma‘cûn verirsin" deyü Nûruddehr'in elinden ha …
EÇS V 75b "Puh, ne güzel cennet bâğlı vâkı‘a-i sâlihadır, hayr ola" deyü bir Fâtiha tilâvet edüp, ta‘bîr …
EÇS V 106a Güzel tasvîr edersin hâl [u] hatt-ı dilberi ammâ / Füsûn-ı işveye geldikde ey Behzâd …
EÇS V 120a Sebeb-i tesmiyesi lisân-ı Sırf ve Latince Lipo güzele dirler, ya‘nî Güzel kal‘a demekdir, ammâ bânîsi Erdel keferelerinden Ban Yejder binâsıdır kim gâyet …
EÇS V 120b … âl hüsn-i cemâl sâhibi mahbûbânları var kim Lipova güzeli meşhûrdur kim Lipova, güzel demekdir. Hakkâ ki ismi müsemmâsına mutâbık tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l şehr-i şîrî …
EÇS V 150a Kızın güzel mi?
EÇS VI 68b Hammâma girdi nâzile bir sîm-ten güzel / Şol şöyle diyecek yeri yok cümle ten güzel
EÇS VI 68b Hammâma girdi nâzile bir sîm-ten güzel / Şol şöyle diyecek yeri yok cümle ten güzel
EÇS VI 139b Andan karye-i Siridna, andan karye-i Dobrina, güzel , orta köy demekdir ve eğer her köyün lisân-ı Bulgarca ve Sırfça esmâların tahrî …
EÇS VI 139b Andan karye-i Dona Dobrina, ya‘nî güzel kral karısı köyü demekdir. Andan karye-i Dolna Dobrina.
EÇS VI 145a … z diyârın, / Yapup bu câmi‘i kıldı hoş ihsân, / Tefekkürle çıkardım târîhini, / Güzel oldu münâsib beyt-i Rahmân. / Sene 972.
EÇS VI 152a Güzel tasvîr edersin hâl [ü] hatt-ı dilberi, ammâ
EÇS VI 153b Menzil-i karye-i Boglipa: Lisân-ı Latince " Güzel Allâh köyü" demekdir. Deryâdan bir mîl ba‘îd karada bir ma‘mûr u müzeyyen bâğ u …
EÇS VII 32a … hbûbesi meşhûr, Tuna'nın karşu tarafı Segedin sancağı toprağında kal‘a-i Kobila güzel nümâyândır.