… burnu tarafından on pâre paturuna mükellef ü mükemmel âlât-ı silâhıyla müretteb
galyonlar
orsa haçlı peykerlerin küşâde kılup Sarâyburnu'nda lenger bırağup tabl [u] erga …
Sarâyburnu tarafından on pâre paturuna mükellef ü mükemmel âlât-ı silâhıyla müretteb galyonlar orsa haçlı peykerlerin küşâde kılup Sarâyburnu'nda lenger bırağup tabl [u] erganûnların çalup bir yaylım top u tüfeng şâdumânları ederler kim diller ile ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
… şer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink
galyonlar
ve şitiye ve potaçlar Sarâyburnu'nda üçer yaylım top şâdumânları edüp cümle ask …
Evvelâ Akdeniz kapudanlarından Bursalı Balı Kapudan ve Bodur Gürcî Ca‘fer Kapudan ve Karamanlı Alî Kapudan ve Sarı Velî ve Sarı Solak ve Topal Muharrem ve Çavuşoğlu ve Kartaloğlu ve Kalafatoğlu ve Katrânoğlu ve Kara Hoca ve Firkateci ve Cennetî ve Tuğralı ve Yanaki ve Dimitraki ve Lemberaki nâm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim her biri dörder beşer kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink galyonlar ve şitiye ve potaçlar Sarâyburnu'nda üçer yaylım top şâdumânları edüp cümle askerlerin karaya döküp niçe yüz kalyoncukları kızaklar üzre koyup palamarlar ile her birini biner ikişer bin âdem keşân-ber-keşân çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… ndimiz alay-ı azîm ile bu mahalden ubûr ederken deryâda yatan yigirmi altı pâre
galyonlar
"Safâ geldin!" deyü ol kadar top-ı şâdımânlar atdılar kim gûyâ her biri âteş-i …
İbtidâ bânîsi İskender-i Kübrâ olduğundan İskenderûn derler. Ba‘dehû Urbân kavmi harâb edüp ba‘dehû İbn Ebî Dâvûd Alayâdî binâ etdi. Yine harâb olup memerr-i huccâc mesdûd olup harâmîler yatağı ve frenk kâfirlerinin durağı olup âhir sene 1021 Sultân Ahmed Hân târîhinde Vezîria‘zam Nasıf Paşa bir kal‘a-i metîn binâ etmeğe mübâşeret edüp itmâmı müyesser olmadan Karadeniz kenarında Sinop kal‘asına Kazak-ı Ak istilâ etdüğün Nasûh Paşa Sultân Ahmed Hân'a i‘lâm etmediğiçün Ahmed Hân Nasûh Paşa'yı katl edüp bu İskenderûn kal‘ası nâ-temâm kalmışdır. Sehel himmet-i Âl-i Osmân ile ma‘mûr olup bir şehr-i bender olmak emr-i sehl idi. Zîrâ Haleb'e iki menzil karîb elzem-i levâzımînden şâhrâhlı bir iskeledir. Beher sene limanına iki yüz pâre keştî-i Müslim ve Frenk galyonları gelüp lenger-endâht olup yatarlar. Kal‘ası olmamak ile Frenk-i bed-renk gümrük vermede inâd ve muhâlefet edüp giderler ammâ kal‘ası imâr olsa küffâr galyonlarının âsîleri gelemeyüp mutî‘leri dahi gümrük vermede inâd ve muhâlefet edemezlerdi. Hâlâ bu bender Haleb eyâletinde yetmiş yük akçe iltizâm gümrük emânetidir ve yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi (---) aded kurâdır. Bu kurâlardan senevî beher sâl kadısına beş kîse hâsıl olur. A‘lâ latîf limanı vardır lâkin kara karaka ve burten ve şınıya ve galyon karavana kalyonlar girüp yatamazlar, top menzili ba‘îd alarka yatarlar. A‘lâ demir dutar yatakdır ammâ batı tarafı açık olmağıla kumu çok gelüp yine demir kuvvetiyle yatarlar, latîf yatakdır. Bu limanın cânib-i garbîsinde iki yüz altmış mil cezîre-i Kıbrıs'ın burnunda kal‘a-i (---) limanıdır. Latîf ve mu‘tedil havâda cezîre-i Kıbrıs'ın karlı dağları görünür derler ammâ hakîr görmedim. Bu İskenderûn'da cümle Frenk ve Rûm kefereleri sâkin olmağıla câmi‘ ve hammâm ve hân ve çârsû-yı bâzârı yokdur ammâ meyhâneleri çokdur. Ba‘zı âyende vü revendeler vakt-i şitâda bu meyhânelerde meks ederler, gûyâ her biri birer hândır, ammâ suları uzakdan hımârlar ile kârbân pınarından getirirler ve âyende vü revendeler bu İskenderûn cezîre yer olmağıla kârbân pınarında konarlar. Ammâ bu İskenderûn'da yedi kralın balyoz vekîlleri ya‘nî konsolosları sâkin olup balyozları Haleb'de 21b balyozhânelerinde sâkin olurlar ve bu İskenderûn Haleb iskelesi olmak ile gümrük yanında azîm mahzenler vardır. Şeb [u] rûz Frenk kâfirleri anda bey‘ u şirâ ederler. Hatta Murtezâ Paşa efendimiz alay-ı azîm ile bu mahalden ubûr ederken deryâda yatan yigirmi altı pâre galyonlar "Safâ geldin!" deyü ol kadar top-ı şâdımânlar atdılar kim gûyâ her biri âteş-i Nemrûd içinde kaldı. Bu İskenderûn'un cânib-i selâsı sazlık ve bataklık yerdir kim kefere domuzlarının bataklığıdır. Müselmânlar ihtirâz üzre yatarlar ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 21a–21b ·
metinde göster ·
girse direklerinin serenlerinin cıvandıraları kayalara dokunmaz. Böyle mağaralı …
Elbette bârçe galyonlar girse direklerinin serenlerinin cıvandıraları kayalara dokunmaz. Böyle mağaralı kayalar var kim içine yigirmişer bin atlı âdem girse "Yerimiz dardır" diyemezler. Eyle vâsi‘ ibret-nümâ gâr-ı yetîmânlardır. Kaçan kim lodos rüzgârı şiddet üzre esdikde talattum-ı deryâ cûş [u] hurûşa gelüp yedişerleme ta‘bîr etdikleri deryâ kumu dağlar gibi gelüp bu Nakura kayaları mağaralarına urdukda ol dağların sâ‘ikasından benî Âdem Nakura'dan geçmeğe cür’et edemeyüp zehresi çâk olur. Tâ bu merteb sıyt u sadâ verir kim üç menzil ba‘îd Şâm-ı Şerîf'de bu Nakura kayaları gârlarına temevvüc-i deryâ urduğunun gürüldüsü istimâ‘ olunup "Nakura dağları gürler" derler. Tâ bu mertebe gâr-ı azîmler, hattâ cemî‘i müfessirîn "Kur‘ân-ı Azîm'de zikr olunan Nakura Boğazı budur" derler. Cemî‘i mellâhân-ı bihârda ve cümle seyyâhân-ı berde meşhûr-ı âfâk bir Nakura Boğazı'dır. Râh-ı tenginin iki cânibleri eyle yalçın kayalardır kim bebr ü peleng ve külüng-i nâhunların ilişdirecek yer bulamaz. Bu kayalarda bir tüfenkli, bin aded âdemi geçirmek ihtimâli yokdur. Tüfenk atmayup taş yuvarlasa kifâyet edüp kuş uçamaz. El-ıyâzen-billâh sarp ve muhavvif ve muhâtara yerlerdir. Hamd-i Hudâ böyle bir sa‘bu'l-mürûr mahalde Murtezâ Paşa efendimize Dürüzî mel‘ûnlarının fethi müyesser olup hakîr-i pür-taksîr dahi böyle gazâda bulunduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 39a ·
metinde göster ·
… r müdevver hudâyî limandır, ammâ şehir kenârında sığ[ın]acak yerleri olup barça
galyonlar
bir tonoz mikdâr lenger bırağup yatırlar. A‘lâ yatak yeridir kim her gûne simâk …
Venedik körfezinin cânib-i şarkîsinde Holumiç kal‘ası burnundan içeri bir küçük körfezciğin nihâyetinde bir müdevver hudâyî limandır, ammâ şehir kenârında sığ[ın]acak yerleri olup barça galyonlar bir tonoz mikdâr lenger bırağup yatırlar. A‘lâ yatak yeridir kim her gûne simâki vefret üzredir. 262a Gerçi hevâsı sehel sevâhildir ammâ mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Şarâbı ve sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbât ni‘metleri firâvândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b–262a ·
metinde göster ·
… s ve Tarabulus ve Cerbe ve Hilâl vilâyetlerinden beher sene niçe yüz pâre barça
galyonlar
niçe yüz bin gûne metâ‘lar ve niçe bin siyâh Arablar bu iskeleye gelüp andan Ma …
Der-vasf-ı hevâ-yi dilsitân bâd-ı nesîm-i müferrehât: Hevâsı mâh-ı Temmûz'da iki ay gâyet şiddet-i hâr üzre olup sehel sakîlcedir, ammâ on ay hevâsı ol kadar latîfdir kim gûyâ Halebü'ş-Şehbâ ve şehr-i Ma‘arratü'n-nu‘mân'dır. Hakîr anda iken bahâr eyyâmları olup eyle safâlar etdik kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Kış eyyâmları hod gâyet latîf hevâ-yı nazîf olur deyü ahâlî-i vilâyet hevâ-yı şitâsın medh etdiler, zîrâ bu şehirlerde aslâ kar yağmadığından bir bender-âbâd iskeledir kim Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Cerbe ve Hilâl vilâyetlerinden beher sene niçe yüz pâre barça galyonlar niçe yüz bin gûne metâ‘lar ve niçe bin siyâh Arablar bu iskeleye gelüp andan Maşkolor panayuruna giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 270a ·
metinde göster ·
… i şarka nâzır olup üç kulaç suda gemiler demir bırağup ol kadar mefret karavana
galyonlar
yatamazlar, zîrâ bu limanın içecek suyu yokdur.
Ba‘dehu iki bin asker ile Bozok beği ta‘yîn olunup bir hayli vâsi‘ limanı vardır. Bu dahi Mısır ve Hilâl vilâyeti ve Cerbe ve Ucille ve Tarabulus vilâyetlerinin iskelesidir. Limanının ağzı cânib-i şarka nâzır olup üç kulaç suda gemiler demir bırağup ol kadar mefret karavana galyonlar yatamazlar, zîrâ bu limanın içecek suyu yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323a ·
metinde göster ·
ve ve altı pâre balkarmata nâm firkatelerin zeyn edüp kal‘a-i Kalamata limanınd …
Ol gün Koron askeri ve dörd pâre galyonlar ve ve altı pâre balkarmata nâm firkatelerin zeyn edüp kal‘a-i Kalamata limanında azîm top u tüfeng şâdımânları edüp cümle askerleri kurâya çıkup yine alay-ı azîm ile Kalamata altında ser‘askerin otağı önünden alay-ı azîm ile pür-silâh ubûr edüp yigirmi aded Koron ağaları serdâra buluşup ordu-yı İslâm içinde konup bir gülbâng-ı Muhammedî çeküp bir yaylım tüfeng şâdımânları edüp âsûde-hâl oldular. Cümle elçiliğe gelen Manya küffârları bu asker-i bî-pâyânı görüp akılları başlarından gidüp perîşân-hâl oldular. Ve ol gün yine Mora'dan ma‘zûl Abdullâh Paşa'dan haber geldi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333a ·
metinde göster ·
… h ve Bahr-i Sefîd'in iskelesidir kim cümle dâr-ı diyâr bender şehirlerden barça
galyonlar
ile cemî‘i metâ‘-ı firâv[â]nlar bunda çıkup niçe bin arabalar ile cümle metâ‘ i …
Leb-i deryâda bir liman-ı azîmi olup Mısır'ın ve cemî‘i sâhil-i Bahr-i Siyâh ve Bahr-i Sefîd'in iskelesidir kim cümle dâr-ı diyâr bender şehirlerden barça galyonlar ile cemî‘i metâ‘-ı firâv[â]nlar bunda çıkup niçe bin arabalar ile cümle metâ‘ iki günde Edirne şehrine var[ır]. Edirne'nin gâyet yakın bender iskelesidir. Şehrinin zemîni Bahr-i Rûm'un kenârında sâfî bâğ u bâğçe ve gülistânlı bayırlar dâmeninde cenûbdan şimâle tûlânî leb-i deryâda vâki‘ olmuş ma‘mûr u âbâdân ve henüz dahi yevmen-fe-yevmen amâristân olmada bir şehr-i benderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 381b ·
metinde göster ·
… solunda bir küçük liman vardır. İki yüz pâre gemi alır a‘lâ limandır. İri barça
galyonlar
alarka deryâda yatırlar.
Ve gümrük önündeki limanın sol tarafında kal‘adır. Anın solunda bir küçük liman vardır. İki yüz pâre gemi alır a‘lâ limandır. İri barça galyonlar alarka deryâda yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47b ·
metinde göster ·
… u kayalar ile kal‘a mâbeyni dahi bir azîm limandır. Azîm barçalar ve kadırka ve
galyonlar
bu mahalde lenger-endâz olup yatırlar. El-hâsıl Akdeniz iskelelerinde böyle bir …
Ve hikmet-i Hudâ bu limanın şimâlinde deryâ içre Yed-i Kudret'den tûlânî tûlânî kayalar dizilmişdir. Akdeniz cûş [u] hurûş etdükde talattum-ı deryâ bu kayalara urup mevci kat‘ eder. Ve bu kayalar içre azîm mağâralar var kim ibret-nümâdır. Bu kayalar ile kal‘a mâbeyni dahi bir azîm limandır. Azîm barçalar ve kadırka ve galyonlar bu mahalde lenger-endâz olup yatırlar. El-hâsıl Akdeniz iskelelerinde böyle bir liman-ı azîm yokdur kim eyle açık deryâ altı yerde böyle bir liman vâki‘ olmuşdur, ammâ tathîre muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y194a ·
metinde göster ·
… sekiz rûzgârdan sâlim liman-ı kebîrlerdir. Akke limanında kışlamadan havf eden
galyonlar
bunda gelüp demir bırakmadan yatırlar, latîf limandır. Ammâ şehrini günden güne …
Ve limana nâzır bir kaç hurde topları var, ammâ gâyetü'l-gâye büyük limana mâlikdir. Ve kal‘anın şimâlî ve kıble cânibi dahi sekiz rûzgârdan sâlim liman-ı kebîrlerdir. Akke limanında kışlamadan havf eden galyonlar bunda gelüp demir bırakmadan yatırlar, latîf limandır. Ammâ şehrini günden güne kum deryâ gibi gelüp gark etmededir. Zamân-ı kadîmde kum tılsımâtı var imiş. Ma‘ânoğlu "Bunda defîne vardır" deyü harâb edince hemân kum her tarafdan bu şehre girüp müstevlî olur. Anıniçün ma‘mûr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196a ·
metinde göster ·