İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

garba

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
1.059
isabet
1.002 cümle/beyitte
392,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
26 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi1.059432,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 1.059

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“garba” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 15b Ve bu altı aded kapular cümle cânib-i garba , Edirne cânibine nâzırdır.
EÇS I 15b–16a … dan Bâb-ı Sokullu Mehemmed Paşa alayköşkü dibinde bir küçük kapudur kim cânib-i garba nâzırdır. 16a
EÇS I 16a … edüp Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa bu kapudan nihânîce duhûl ederdi. Cânib-i garba nâzır bir küçük kapudur, hâlâ dâi’mâ mesdûd durur.
EÇS I 16a Andan Demirkapu bostâncılara ve musâhiblere mahsûs bâb-ı azîmdir kim cânib-i garba nâzırdır. Âhûrkapu'dan bu Demirkapu'ya gelince merkûm sekiz aded hâs kapular cü …
EÇS I 17a … e Mîkâ’îl ve Azrâ’îl kerrûblarının timsâlleri var idi. Biri cânib-i şarka, biri garba , biri şimâle, biri cenûba müteveccih dururlardı. Yılda bir kerre Cebrâ’îl sûret …
EÇS I 17b … elime aldım remzin etmiş ve yüzün cânib-i şarka nâzır etmiş. Ve ardında cânib-i garba nâzır, elinde kas‘aları ile niçe dilenci sûretinde pâdişâhlar etmiş kim kulları …
EÇS I 30b Ve bir puta Peleng dediler, cânib-i garba konulup cânib-i şarkdan sûfâr-ı Moğolî atılırdı. Hâlâ cümle tîr-endâzân mâbeyni …
EÇS I 32b … u eyledi: Dîvân kapusu şarka nâzır, cenûba nâzır Sultân Bâyezîd kapusu, cânib-i garba nâzır Süleymâniye câmi‘i kapusu. Bu cirmde sarâydan hâricine Süleymân Hân Belgr …
EÇS I 45a … cenûba Çârsûkapusu ve cenûba Sağmedresekapusu ve yine cenûba Hekîmbaşıkapusu ve garba imâretkapusu ve garba Tevhânekapusu ve yine garba Ağakapusu (---) kademe nerdüb …
EÇS I 45a … cenûba Sağmedresekapusu ve yine cenûba Hekîmbaşıkapusu ve garba imâretkapusu ve garba Tevhânekapusu ve yine garba Ağakapusu (---) kademe nerdübân ile urûc olunur.
EÇS I 45a … ine cenûba Hekîmbaşıkapusu ve garba imâretkapusu ve garba Tevhânekapusu ve yine garba Ağakapusu (---) kademe nerdübân ile urûc olunur.
EÇS I 79a … u Yûsuf nâm bir pâdişâh olup hüsn-i Yûsuf-misâl olup kırân sâhibi olup şarka ve garba velvele salup cümle kâfiristâna ve re‘âyâ ve berâyâya ve celâlî ve cemâlîlere v …
EÇS I 140a Şeddâdî binâ-yı alî kal‘a-i metîndir. Ammâ küçükdür, cirmi bin adımdır. Garba nâzır bir kapusu ve içinde dizdârhânesi ve neferât evleri var. İki yüz tîmâr eh …
EÇS I 159b … hîm çamur karışdırdığın ma‘cene içre kalan toprağı bir kısım şarka ve bir kısım garba ve bir kısım şimâle ve bir kısım cenûba atup ziyâfetimdir yiyin ey mahlûk-ı Hud …
EÇS I 200a … apuları gibi metîn ve kavî demir kapuları vardır, şimâle nâzır Sahhâflarkapusu, garba mekşûf Takyacılarkapusu, cenûba meftûh Gazzâzlarkapusu. Ve şarka küşâde Kuyumcu …
EÇS I 201a–201b … Ancak şimâl cânibine Zebâtcılarkapusu'na altı kademe taş nerdübân ile çıkılır. Garba Hakkâklarkapusu, cenûba Çadırcılarkapusu, şarka Telcilerkapusu nerdübânsız düz …
EÇS II 222a–222b … -gûn kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî bir kal‘a-i metîndir. Tûlânîsi şarkdan garba vâkı‘ olmuşdur. Şimâl ve yıldız cânibi evc-i semâya ser çekmiş kayalar üzre vâk …
EÇS II 222a–222b … cânib-i cenûba Bunarbaşı Kapusu ve yine cenûba Zindân Kapusu ve Kaplıca Kapusu garba mekşûfdur ve Balıkbâzârı Kapusu. Ez-în-cânib bu kal‘a, cemî‘î düvelde Rûm kefer …
EÇS II 223a … binâ olunmamışdır. Bu dahi Keşiş Dağı ismiyle müsemmâ cibâlin zeylinde şarkdan garba tûlânî bir belde-i mu‘azzamdır. Tûlu kâmil bir fersahdır ve arzı nısf fersahdır …
EÇS II 238b … ibret-nümûn nakş-ı bukalemûn Kâşî çînidir. Ve pencerelerinin dörd adedi cânib-i garba Bursa sahrâsına nâzır tuc revzenlerdir. Dörd penceresi dahi kıble cânibinde câm …
EÇS II 246a–246b … binâ hânedân-ı kadîmlerdir, umûmen (---) -gûn örtülüdür, cümle hâneleri cânib-i garba deryâya nâzırdır. Ve bu şehr cümle (---) mihrâbdır, cümleden ma‘bed-i kadîm kal …
EÇS II 250b … i üzre vâki‘ olup revzenleri cümle cânib-i şimâle ve taraf-ı yıldıza ve cânib-i garba nâzır manzaralardır. Ve cümle hâneleri la‘l-gûn kiremitler ile mestûr bir nümây …
EÇS II 255b … -ı hayâtdır. Bu kavl hilâf-ı tasavvurdur. Bu Faşa çayın ubûr edüp artık cânib-i garba teveccüh edüp kâmil bir günde Karadeniz kenarınca gidüp.
EÇS II 257a … azdır, piyâdeleri şehbâzdır, mahbûb u mahbûbeleri şehnâzdır. İskeleleri cânib-i garba iki konak gidüp Lakba derler, azîm iskeledir. Tarabefzûn'a üç yüz mildir. Ammâ …
EÇS II 257a … yamaz. Kıble ve gün doğusu gâyet şiddet üzre eser. Andan bir konak yine canib-i garba leb-i deryâ ile
EÇS II 257a … olduk. Latîf limandır. Sayf u şitâda gemiler eksik değildir. Andan yine cânib-i garba iki konak
EÇS II 257a … a nâmıyla deryâya nâzır bir bâğlı ve bâğçeli karyesi vardır. Andan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile üç konak gidüp
EÇS II 257a … kabîlenin dağları ardı Mâmşuh Çerkesi vilâyetidir. Bu Çandalardan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile bir konak gidüp,
EÇS II 257a … t edüp sızbal ve şılharçı ve pastalar tenâvül edüp def‘-i cû‘ etdik. Andan yine garba iki konak,
EÇS II 257b Andan yine cânib-i garba üç konak deryâ kenarınca hıyâbân ve dırahtistân ve çengelistân kûh-ı bülendleri …
EÇS II 257b … hi çârsû-yı bâzâr yokdur. Ammâ iskele başlarında bâzâr yeri vardır. Bundan yine garba leb-i deryâ ile üç konakda,
EÇS II 257b … e guruş olmaz. Bey‘ [u] şirâları değiş-tokuş iledir. Bu Suçalardan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile iki konak gidüp,
EÇS II 257b … lâmlar aldık. Hakîr dahi bir mahbûb Abaza gulâmı alup dördüncü gün yine cânib-i garba iki gün temâşâ ederek,
EÇS II 257b … birbirini gelüp basup evlâdların uğurlarlar. Bu Abaza Bozodokından yine cânib-i garba leb-i deryâ ile iki konak gidüp,
EÇS II 257b–258a … i mümkün değildir. Bunda dahi birkaç mahbûb Abaza civânları alınup yine cânib-i garba iki gün gidüp,
EÇS II 258a … mâ vakt-i şitâda yatamazlar, açık yerdir. Ammâ dağları mahsûldârdır. Andan yine garba bir konak gidüp,
EÇS II 258a … bu aşîrete Sovuksu derler. Mâldâr ve mün‘im âdemleri vardır. Andan yine cânib-i garba iki konak gidüp,
EÇS II 258a … i kıble cânibine Karadeniz'e nâzır Abaza memleketidir. Ve Faşa çayından şarkdan garba bu Kotası aşîretine gelince Abaza diyârının tûlu kâmil kırk konakdır, deryâdan …
EÇS II 259a Ez-în-cânib bâlâda tahrîr olunan Kutası limanından kalkup cânib-i garba leb-i deryâ ile iki gün gidüp.
EÇS II 262b … küheylân ağırmak atlar Ulu Tün nehr-i azîmin geçüp yigirmi bir sâ‘atde cânib-i garba Heyhât sahrâsı içre Tatar ılgarıyla gidüp,
EÇS II 267b … şekl-i murabba‘ şeddâdî bir kal‘a-i sağîredir, dâiren-mâdâr cirmi bin adımdır. Garba nâzır bir kapusu var. İçinde aslâ evleri ve câmi‘ ve hân ve esvâkı ve dizdârı v …
EÇS II 270b Bundan ubûr edüp aslâ im‘ân-ı nazar ile nazar etmeyüp şâdmânlar ederek cânib-i garba cezîre-i Malta diyerek cezîre-i Çukalar, bunlar dahi kefere Venedik hükmünde bi …
EÇS II 270b … çüp andan (---) Kal‘a-i Moton-ı metîn önünden güzer edüp (---) mil yine cânib-i garba gidüp Cezîre-i Berak bir küçücek cezîrecikdir, Mora adasına karîbdir, anı geçüp …
EÇS II 277b … ır. Gayrı imâretleri yokdur. Ammâ etrâfında köyleri çokdur. Ve kasabası cânib-i garba Akçaşar tarafında iki sâ‘atde nehr-i Melan suyundan öte kasaba-i Üskûbî, ma‘mûr …
EÇS II 280a … u şehrde bir gün tekâ‘üd edüp ertesi kûs-i rıhletler çalınup yine cisri cânib-i garba geçüp dağ ve bâğ içre giderek dağların muhavvif ve muhâtara yerlerinde
EÇS II 280b … n Köprüsü yoludur, Merzifon ve Gergera[n] kasabası ve Lâdik ve Varay ve cânib-i garba Meydân kapusu tahta cisr-i azîme karşı şehre Gök Medrese'ye geçer ve cânib-i şa …
EÇS II 282a … rı serâpâ bâğlardır ve mahsûlâtlı yerlerdir. Cümle evlerinin revzenleri cânib-i garba ve şimâle nâzırdır. Kışı katı olmayup sevâhile karîbdir. Ve suları ensesinde da …
EÇS II 282b–283a … kal‘a-i atîk olup câ-be-câ yerleri rahneli olmuş, cümle üç kapusu var, şarka ve garba (---) (---) ve cenûb tarafına Ilıca kapusu kal‘a içinde üç yüz hâne ve anbârlar …
EÇS II 283b … nib-i şarka gidüp cümle sular hep ol cânibden Tokad ve Osmâncığ'a doğru şarkdan garba akardı. Ya‘nî hâk-i Erzurûm ne kadar âlî zemîndir, demek olur. Bu mezkûr Şahne …
EÇS II 283b … urâ ve kasabât ve büleydeleri deverân ve seyrân ederek kâh şarka ve kâh cânib-i garba ve kah cenûba ve kâhîce cânib-i şimâle gitdiğimiz menâzilleri beyân eder