Andan bu Holandiye şehrinin garb cânibi Çeh kralı hudûdudur ve
garbdan cenûba
sarı İsfaç kralı vilâyetidir ve cânib-i cenûba Alaman deryâsı Bahr-i Muhît'den …
Andan bu Holandiye şehrinin garb cânibi Çeh kralı hudûdudur ve garbdan cenûba sarı İsfaç kralı vilâyetidir ve cânib-i cenûba Alaman deryâsı Bahr-i Muhît'den girmiş bir deryâ-yı azîm kenârında Filimenk kralının tahtı olan Amıstırdam vilâyetinin hudûdunda bu şehr-i Holandiye'dir, ammâ bu dahi bir edna'l-arz sevâd-ı mu‘azzam şehir idi kim vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ kefereleri mesrûr, köyleri ve kendleri hûb, beyne'l-kefere türâb-ı nazîfi mergûb idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126a ·
metinde göster ·
… a Halîfe'yi görmedim. Andan kapudandan hedâyâlar ve refîk kefereler alup semt-i
garbdan cenûba
meyyâl 4 sâ‘at yine dağlarda gidüp 44a
Lisân-ı Macar'da (---) demekdir, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Sene 950 bizzât Süleymân Hân Tata kal‘asın harâb etdikde bu kal‘a-i Veylan'ı da berbâd edüp ba‘dehu küffâr amâr edeli dest-i küffârda kalup kûh-ı Bakvan dâmeninde çâr-kûşe Şeddâdî iki kat bir kal‘a-i üstüvârdır. Kenîseleri ve çârsû-yı bâzârı ve âb-ı revânları ve cümle tahta örtülü menhûs hâneleri var, katanalarının durağı ve hınzîr hânelerinin yatağı olmuş bir sarp kal‘adır. Bunda kapudanı hakîre mâ-hazar ta‘âm-ı firâvân yedirüp ba‘de't-ta‘âm Raba nehri cenginde esîr olan Sipâhîler Halîfesi Mustafa Efendi'yi kapudandan su’âl etdiğimde zindândan altı yüz ümmet-i Muhammed esîr getirüp cümlesin gördüm, illâ Mustafa Halîfe'yi görmedim. Andan kapudandan hedâyâlar ve refîk kefereler alup semt-i garbdan cenûba meyyâl 4 sâ‘at yine dağlarda gidüp 44a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b–44a ·
metinde göster ·
… i. Hâlâ vilâyet-i Nûbe kavmi nehr-i Nîl'e Cerbelûn derler.} Eyle amâr olmuş kim
garbdan cenûba
tûlü üç menzilde varılır bir şehr-i azîm imiş. Buhtunnasr Şâm'ı ve Kudüs'ü ve a …
Evvelâ ba‘de't-Tûfân {Elbûd bin Kafat bin Mısra bin Bayzar bin Hâm bin Hazret-i Nûh Necî SL‘M'dir. Ve bu Elbûd şehr-i Fustât'ı amâr edüp nehr-i Nîl'i şehir önünden ibtidâ bu Elbûd akıdup ol asırda Nîl'in adı Belûn idi. Hâlâ vilâyet-i Nûbe kavmi nehr-i Nîl'e Cerbelûn derler.} Eyle amâr olmuş kim garbdan cenûba tûlü üç menzilde varılır bir şehr-i azîm imiş. Buhtunnasr Şâm'ı ve Kudüs'ü ve arz-ı Hâsân'da Bilbeys'i ve bu Fustât-ı Mısır'ı harâb eder. Andan yine ma‘mûr edüp Hazret-i Risâlet asrında Yûnâniyândan Hırkîl nâm Rûm kayser kralı İşpanya Efrenci ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Nîl tuğyânında Dimyât ve Reşîd'den bin pâre gemi ile Nîl'den Mısır'a gelüp kuvvet-i bâzû ile Mısır'ı Melik Mukavkıs elinden Yûnâniyân alup İslâmbol'da Ayasofya'ya vakf eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139b ·
metinde göster ·