… unurlar, neferât cümle 500. Bunların kârı bir kalyon ve bir şayka ve karamürsel
gark olsa
bunlar ol mağrûk gemilerin iki yanına iki gemi koyup gark olan gemiyi deryâ içr …
Esnâf-ı gün-başı: Ağaları birdir ve dükkânları yokdur. Galata'da kalafathâne yerinde bulunurlar, neferât cümle 500. Bunların kârı bir kalyon ve bir şayka ve karamürsel gark olsa bunlar ol mağrûk gemilerin iki yanına iki gemi koyup gark olan gemiyi deryâ içre dalgıçlar gomana ve cânkurtaran halatlar ile dollâblar ile çekerek bir san‘at ile deryâdan tağ gibi gemiyi say yağından kıl çeker gibi çıkarırlar, san‘at-ı acîb ü garîbdir. Pîrleri Sun‘ullâh Kurtubî'dir. Hazret huzûrunda Selmân-ı Pâk belin bağladı. Kabri Endelüs'dedir. Bunlar keştîbânlar alayında pür-silâh olup ellerinde çam ağacı gönderleri ve kızaklar üzre vocı ırgatları devr etdirerek "Meded Allâh âsân eyle" diyerek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164a ·
metinde göster ·
… etîrdir kim ezelü'l-âzâlde âdetullah bunun üzerine cârîdir kim bir âdem deryâda
gark olsa
yâhûd bir âdem meyyiti deryâya atılsa ol meyyit gark olup üç günden sonra rûy-ı …
Hikmet-i diğer: Bunda bir sırr-ı Hudâ müstetîrdir kim ezelü'l-âzâlde âdetullah bunun üzerine cârîdir kim bir âdem deryâda gark olsa yâhûd bir âdem meyyiti deryâya atılsa ol meyyit gark olup üç günden sonra rûy-ı deryâya çıkarlar. Ammâ bu sipâh meyyitleri deryâya düşüp biri dahi batmayup rûy-ı deryâda ellerin açarak her biri bir cânibe şinâverlik ederek gitdiler. Çoğu Sarâyburnu'ndan sırtları üzre geçdikleri zâhir ü bâhirdir. Niçe ihtiyâr umûr-dîde âdemler ibtidâ-ı cülûsda böyle kıtâl olması alâmet-i azîmdir deyü ta‘accüb etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 372a ·
metinde göster ·
Q 151aP 153a Allâhümme âfinâ Mekke ve Medîne'de kaht [u] galâ olur. Sene 1 …
Ve bu bahr içre bir iki Süveys gemisi gark olsa Q 151aP 153a Allâhümme âfinâ Mekke ve Medîne'de kaht [u] galâ olur. Sene 1082 târîhinde Kethudâ İbrâhîm Paşa Mısır vezîri iken Mehemmediyye ve Murâdiyye ve iki gemi dahi altı kerre yüz bin erdep gılâl ile gark olup ve iki bin mikdârı huccâc [u] tüccâr dahi nâ-bûd nâ-peydâ olup Mekke ve Medîne'de azîm kaht [u] galâ oldu. Zîrâ bu Bahr-i Süveys bî-emân deryâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y371a ·
metinde göster ·
… mahalden geçirirler. Eğer liman re’îsi bir gemiye kulağız alup geçirirken gemi
gark olsa
şer‘an liman re’îsine zamân lâzım gelir, kânûn-ı kadîm budur. Anıniçün liman re …
Eğer bir firkate ve kalyon ve şayka Reşîd'e girüp çıkmak dilese liman re’îsi izni olmayınca girüp çıkmağa kâdir değildir. Gâyet müşkil boğazdır, her sene niçe gemi helâk olur. Ammâ liman re’îsi dâ’imâ boğaz ağzında küçük kayıklar ile elinde sırıklar ile deryâyı ölçer durur. Ve ba‘zı yerlere kabakları ipler ile bağlayup bırağır, hîn-i mahalde gemileri ol mahalden geçirirler. Eğer liman re’îsi bir gemiye kulağız alup geçirirken gemi gark olsa şer‘an liman re’îsine zamân lâzım gelir, kânûn-ı kadîm budur. Anıniçün liman re’îsi her âyende vü revende gemiden kırkar ve ellişer guruş alır. Ve liman re’îsi dahi Mısır paşasına bin guruş küşûfiyye verüp her sene berâtın tecdîd ederler. Ve bu kulağuz bir nesildir, gayrı kimesneler bilmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y336a ·
metinde göster ·