… n cümle esnâf başlarına gönden ve meşinden rengâreng külâhlar ve esbâblar geyüp
geçerek
ardları sıra ser-çeşme-i tabbâğân Âhî Baba cümle güzîde askeriyle müsellah seki …
Bu bâlâda tabbâğlara yamak olan cümle esnâf başlarına gönden ve meşinden rengâreng külâhlar ve esbâblar geyüp geçerek ardları sıra ser-çeşme-i tabbâğân Âhî Baba cümle güzîde askeriyle müsellah sekizer kat mehterhâne ile ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 194b ·
metinde göster ·
… Ekrâdı içine vardıkda Bingöl yaylasından hurûc eden nehr-i Murâd Muş ovasından
geçerek
kal‘a-i Palu dibinden ubûr ederek İzoli içinde mezkûr nehr-i Furât'a dâhil oldu …
Menzil-i kenâr-ı nehr-i azîm Furât: Sûre-i Mürselât'da Arapça âyeti "Bu nehr-i azîm hakkında nâzil olmuşdur, deyü cümle müfessirîn bu nehirdir" deyü tahkîk etmişlerdir. Zîrâ Arz-ı Mukaddes'de bu nehr-i Furât ile Âsî nehrinden gayrı nehr-i azîmler yokdur. Efvâh-ı nâsda Fırat derler ammâ aslında nehr-i Furât'dır kim Erzurûm diyârında Gürcîstân boğazında Dumlu Sultân dağlarından tulû‘ edüp Erzurûm deştleri içre cereyân edüp niçe yüz bin mezâri‘âtları saky ederek kal‘a-i Kemâh altından cereyân edüp İzoli Ekrâdı içine vardıkda Bingöl yaylasından hurûc eden nehr-i Murâd Muş ovasından geçerek kal‘a-i Palu dibinden ubûr ederek İzoli içinde mezkûr nehr-i Furât'a dâhil olduğu bâlâda yine bu cild-i müdevven içre Erzurûm seyâhatinde hadîs-i sahîhleriyle bu nehr-i Furât mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu mahalde sâhil-i Furât'da hayme vü hargâhlarımızla meks edüp hamd-i Hudâ mu‘tedil-hevâ olup beş altı ma‘diye gemileri ve sallar ve potlar peydâ edüp üç günde deryâ-misâl nehr-i Furât'ı karşu tarafa ubûr edüp, vilâyet-i Diyârbekir'de aşîret-i Ekrâd-ı İzoli'ye dâhil olduk. Ammâ udhike-i garîbe oldur kim bu kadar bin askeri ubûr etdiren İzoli Ekrâdı kürekçileri ve keştîbânları edâ-yı hizmetleri mukâbelesinde paşanın râhı üzre uryân u büryân ve şellak u mellak zengûle u hurdeleri ve türtül edepsiz avret yerleriyle küşâde cümlesi sıra ile paşanın selâmına dizildiler. Niçeleri el kavuşmadıklarından ba‘zı uryân ihtiyârları "O paşa-yı âdili o Melek Ahmed Paşa'dır, edep hoşdur, el kavuşdur" deyü ta‘lîm ederler. Garâbet bunda kim "Cümle edepsizliği meydânda edeb hoşdur, el kavruşun", deyü birbirlerine nasîhat-i hâm ederler. Paşa-yı halîm bunlara nazar etmeyüp seksen aded altun ihsân edüp güzer etdükde yine nehr-i Furât'a karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 197a ·
metinde göster ·
… â cânib-i garbda şahrut ve Ladicin dağlarından gelüp Durujunka Kazağı vilâyetin
geçerek
bu yol üzre aslâ geçit vermez nehr-i azîm olup Karadeniz'e Tentere adaları önün …
Nehr-i azîm Perezen: Tâ cânib-i garbda şahrut ve Ladicin dağlarından gelüp Durujunka Kazağı vilâyetin geçerek bu yol üzre aslâ geçit vermez nehr-i azîm olup Karadeniz'e Tentere adaları önünde mahlût olur. Bir mîl enli sudur. Yüz bin renc [ü] anâ çekerek ancak bir küçük gemiyle karşu geçerken hamd-i Hudâ Akkirmân askeriyle mukaddemâ fermânlarla giden bin aded Boğdan keferesi askeri gelüp anlar ile bî-bâk u bî-pervâ sabâha dak potlar ve sallar çatup atları yıldırarak karşu tarafa geçdik, zîrâ bu mahalde kâfir pusuya saklanup görür ki askerin yarusu geçüp yarusu yerinde kaldıkda asker iki bölük olunca ya berisin ya ötesindeki askeri urup esîr eder çok olmuşdur kim hem berisin ve hem ötesin urur bir muhâtara nehr-i Perezen'dir. Hamd-i Hudâ selâmetle cümle ubûr edüp yine Karadeniz kenârınca cânib-i şarka 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54a ·
metinde göster ·
… temâşâcı kâfirler idi. Andan ubûr edüp cânib-i şimâle gâh dağlık ve gâh bâğlık
geçerek
,
Hamd-i Hudâ bir şey olmayup ale's-sabâh kal‘a-i şibenik altından bir alay-ı azîm ile cemî‘i kelleleri sırıklar üzre sancup ve cümle esîrleri pâ-beste ve dil-haste ve şikeste-beste sürü sürü geçirirken kal‘adan aslâ bir top atmayup kal‘a dîvârları üzre kat-ender-kat temâşâcı kâfirler idi. Andan ubûr edüp cânib-i şimâle gâh dağlık ve gâh bâğlık geçerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146a ·
metinde göster ·
Hakîr dahi bu gâzîlere merhamet edüp kal‘a yoklaması bahâların almayup ancak bir Macar gulâmı ve iki çift karabina çarhlı tüfenglerin alup iki yüz yiğit ile (---) sâ‘at cânib-i garba yine çöl-i çölistân kızlıkda giderken niçe hunka depelerini geçerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
… ındadır. Andan 5 sâ‘atde göller kenârınca acı sular içerek kâhîce kumsal yerler
geçerek
,
Menzil-i Şolomkay salası: Cân Arslan Paşa'nın köyüdür. Bu dahi bir göl kenârındadır. Andan 5 sâ‘atde göller kenârınca acı sular içerek kâhîce kumsal yerler geçerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… mezler. Bizler dahi bu ülkede (---) sâ‘at semt-i şarka niçe yüz ma‘mûr kendleri
geçerek
,
Evvelâ bu vilâyetde köylere şimdengerü ve Çerkezistân gibi kabak ta‘bîr etmezler. Cümle kend derler. (---)(---)(---) ve şehir ve ka‘al derler. Bu diyâr eyle emn [ü] emândır kim bir avret ve bir mahbûb kız ve bir pençe-i âfitâb oğlan cevâhir la‘l [u] yâkût ve zî-kıymet metâ‘larıyla bir şehirden bir kende dağlar ve beller içre tek başına gidüp aslâ bir kimesne ol hurma avretin yanına varup baş kaldırup yüzüne bakmağa kâdir değildir. Cümle ahâlî-i vilâyeti mü’min ü muvahhid ve ehl-i tevhîd Şâfi‘iyyü'l-mezheb kimesnelerdir. Cemî‘i zamânda harâm yemezler ve harâm harîr geymezler. Bizler dahi bu ülkede (---) sâ‘at semt-i şarka niçe yüz ma‘mûr kendleri geçerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
… âlar ile alâ tarîk-i sayd [u] şikâr cânib-i şimâle bir öz içinde ma‘mûr kurâlar
geçerek
ve âb-ı hayât sular içerek ve nehr-i Kösdem'i ayakdan atlar ile geçerek âbâdân …
Bu şehri dahi seyr [ü] temâşâ edüp birkaç aded yârân-ı bâ-safâlar ile alâ tarîk-i sayd [u] şikâr cânib-i şimâle bir öz içinde ma‘mûr kurâlar geçerek ve âb-ı hayât sular içerek ve nehr-i Kösdem'i ayakdan atlar ile geçerek âbâdân kurâlarda yeyüp içerek konup göçerek 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a ·
metinde göster ·
Bu şehri dahi seyr [ü] temâşâ edüp birkaç aded yârân-ı bâ-safâlar ile alâ tarîk-i sayd [u] şikâr cânib-i şimâle bir öz içinde ma‘mûr kurâlar geçerek ve âb-ı hayât sular içerek ve nehr-i Kösdem'i ayakdan atlar ile geçerek âbâdân kurâlarda yeyüp içerek konup göçerek 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a ·
metinde göster ·
… semâya ve kâh ka‘r-ı zemîne piyâde olup yürüyerek ve niçe yerlerin emekleyerek
geçerek
niçe âb-ı hayât suların içerek,
Andan Lankada boğazı içre girüp el-ıyâzen billâh şâhin ve zağanos yuvalı kayalı dağlar ve yaban keçisi yollu mahûf u muhâtara uçurum yerleri ubûr ederken bir Mizistrelinin atı ayağı sivişüp kayalardan aşağı karakuş gibi uçup pâre pâre oldu tâ bu mertebe dıyk ve teng ü dar yollardır kim ne‘ûzü billâh böyle yerlerde kâh evc-i semâya ve kâh ka‘r-ı zemîne piyâde olup yürüyerek ve niçe yerlerin emekleyerek geçerek niçe âb-ı hayât suların içerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332b ·
metinde göster ·
… çüp ve Narda sahrâsının dağ eteğinden ubûr ederek kaldırımlı ve kumsallı yerler
geçerek
cânib-i şimâle 4 sâ‘atde ma‘mûr kurâlar geçerek yol üzre bir ulu öz dere içre,
Bu cisr-i lâ-nazîri temâşâ edüp andan yine şehr-i Narda'ya gelüp Defterdâr Ahmed Paşa ağası Durmuş Ağa ile ve şehir a‘yânı Yûsuf Ağa ile vedâ‘laşup andan kalkup karye-i imâret'i geçüp ve Narda sahrâsının dağ eteğinden ubûr ederek kaldırımlı ve kumsallı yerler geçerek cânib-i şimâle 4 sâ‘atde ma‘mûr kurâlar geçerek yol üzre bir ulu öz dere içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346b ·
metinde göster ·
… k kaldırımlı ve kumsallı yerler geçerek cânib-i şimâle 4 sâ‘atde ma‘mûr kurâlar
geçerek
yol üzre bir ulu öz dere içre,
Bu cisr-i lâ-nazîri temâşâ edüp andan yine şehr-i Narda'ya gelüp Defterdâr Ahmed Paşa ağası Durmuş Ağa ile ve şehir a‘yânı Yûsuf Ağa ile vedâ‘laşup andan kalkup karye-i imâret'i geçüp ve Narda sahrâsının dağ eteğinden ubûr ederek kaldırımlı ve kumsallı yerler geçerek cânib-i şimâle 4 sâ‘atde ma‘mûr kurâlar geçerek yol üzre bir ulu öz dere içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346b ·
metinde göster ·
… ekmiş kayalar üzre cereyân eden âb-ı hayâtlar içerek ve tathîr olmuş yollar ile
geçerek
4 sâ‘at gidüp,
Andan yine şark tarafına azîm dıraht-ı müntehâlar ve kûh-ı Bîsütûn-misâl evc-i âsımâna ser çekmiş kayalar üzre cereyân eden âb-ı hayâtlar içerek ve tathîr olmuş yollar ile geçerek 4 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Petriç kasabası hudûdundan şarka korular ve azîm dağlar eteklerin
geçerek
ve ma‘mûr kurâlar ubûr ederek konup göçerek ve yiyüp içerek 6 sâ‘at gidüp,
Ba‘dehu Petriç kasabası hudûdundan şarka korular ve azîm dağlar eteklerin geçerek ve ma‘mûr kurâlar ubûr ederek konup göçerek ve yiyüp içerek 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376b ·
metinde göster ·
… da dağların ardında kalup hakîr andan yine şarka niçe ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar
geçerek
,
Karye-i Büyük Arnavudlu: Koca Mevlevî Vezîria‘zam Mehemmed Paşazâde Süleymân Beğ'in serbest ze‘âmetidir kim bir değirmenli ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr köydür. Bu köyleri ubûr ederken Filibe şehri şimâl tarafında dağların ardında kalup hakîr andan yine şarka niçe ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar geçerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 377b ·
metinde göster ·
… olduğuyçün Vâdî-i Arab derler. Andan yine cenûba Nîl kenârınca mahsûllü yerleri
geçerek
4 sâ‘atde,
Nâm mahal bir vâsi‘ çemenzâr sahrâdır. Cümle Urbân yılda bir kerre bunda cem‘ olup yedi gün yedi gece bey‘ [ü] şirâ olduğuyçün Vâdî-i Arab derler. Andan yine cenûba Nîl kenârınca mahsûllü yerleri geçerek 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y390b ·
metinde göster ·