"Bire şu Hacı Ahadoğlu'nu dutun" deyüp huddâmlarımız derhâl kâtil-i mezbûrun girîbânın devşirüp Yeniçeri Ağası Şehîd Hasan Halîfe'ye götürüp ba‘de's-sübût Ahadoğlu'nu dahi Ağakapusu'nda esâmesin çalup zindânda katl edüp çardak önünde gece ile deryâya atdılar. Peder, Dervîş Alî'yi Güleşciler tekyesi bâğçesinde defn etdiler. Dervîş Alî'nin okuduğu ebyâtlarına mutâbık cevâbları Kapanî Mehemmed Efendi keşf edince ân-ı sâ‘atde zuhûr etdi. Alimallâh böyle vâkı‘ olmuştur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 113a ·
metinde göster ·
Bu kal‘a halkı Karadeniz'de Kazak şaykaları nümâyân olsa âteş yakup etrâf kurâlara haber olur. Ol işe me‘mûrlardır. Ammâ gece ile aslâ âteş yakmazlar. Zîrâ Karadeniz'de şinâverlik eden keştîler leyle-i muzlimde boğaz ağzı zan edüp karaya düşerler. Ana binâ’en gece ile âteş yakmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a ·
metinde göster ·
… eden keştîler leyle-i muzlimde boğaz ağzı zan edüp karaya düşerler. Ana binâ’en
gece ile
âteş yakmazlar.
Bu kal‘a halkı Karadeniz'de Kazak şaykaları nümâyân olsa âteş yakup etrâf kurâlara haber olur. Ol işe me‘mûrlardır. Ammâ gece ile aslâ âteş yakmazlar. Zîrâ Karadeniz'de şinâverlik eden keştîler leyle-i muzlimde boğaz ağzı zan edüp karaya düşerler. Ana binâ’en gece ile âteş yakmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a ·
metinde göster ·
… arafa {gemileri} çeküp yine demir zincîr ile kayd-ı bend edüp gayri bu cisirden
gece ile
kuş uçamaz ve bir zenbûr [u] mûr u mâr geçemez. Her gece Darda kulları bu cisr[ …
Bu kırk pâre gemiler üzre yine bir haşeb cisr-i kavîdir, ammâ Ösek cisri kadar tavîl değildir tûlu yüz altmış adım dar boğazdadır, ammâ nehr-i Dırava derindir ve şiddet üzre cereyân eder. Bu cisrin iki başında dahi metîn ü müstahkem kapuları var ve cisir ortasında olan tombaz gemilerinden ikisin her gece pâsbân ve nigehbân ve dîdebân ve bevvâbânlar bir tarafa {gemileri} çeküp yine demir zincîr ile kayd-ı bend edüp gayri bu cisirden gece ile kuş uçamaz ve bir zenbûr [u] mûr u mâr geçemez. Her gece Darda kulları bu cisr[i] beklerler. Eğer havf u haşyet ziyâde olursa Ösek kal‘ası neferâtlarından her şeb birer ağa bayrağıyla gelüp tâ sabâha dak keşik, ya‘nî nevbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… h Allâh âğâzesi olup tarafeynden cenge 29a başladılar. Meğer küffâr-ı hîlekâr
gece ile
on iki pâre pür-silâh âteş-pâre firkateler ile şeb-i zulmetde gelüp asâkir-i İs …
Hikmet-i Bârî vakt-i Şâfi‘îde cemî‘i asâkir-i İslâm hâb-ı râhatda iken nehr-i Tuna üzre bir top u tüfeng sadâsı istimâ‘ olunca derûn-ı askerden bir Allâh Allâh âğâzesi olup tarafeynden cenge 29a başladılar. Meğer küffâr-ı hîlekâr gece ile on iki pâre pür-silâh âteş-pâre firkateler ile şeb-i zulmetde gelüp asâkir-i İslâmın haymelerin Tuna kenârında toplayup niçe at ve âdem helâk [ve] mecrûh edüp yine firâr ederken su akındısı ile gelmeleri âsân, ammâ su ile baş yukaru çıkmak müşkil olup cümle küffâr küreğe girüp ribaça urarak firâr ederlerken hikmet-i Hudâ rûzgâr-ı zorkâr bu kâfir firkatelerin karşulayup bir kırat gidemediklerinde hemân Sadrıa‘zam Üstürgon kapudanı firkatelerine asker doldurup ve gayri gemileri kezâlik leşker ile pür edüp gemileri karadan âdem deryâsı ipler ile ve atlar ile çekerek gitmede ve yine Üstürgon tarafı karasından Kanbur Mustafa Paşa ve Defterdâr Hüseyin Paşa şâhî toplar ile kâfiri kovmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b–29a ·
metinde göster ·
… dır kim içinde ol kadar mâhîler var kim hisâbın ve envâ‘ın Hudâ-yı Bîçûn bilir.
Gece ile
bâğbânlarda bir gûne şem‘-i kâfûrîler var, bu havz kenârında ol şem‘ayı çerâğân …
Temâşâgâh-ı acîbe: Bunda bir havz-ı azîm vardır kim içinde ol kadar mâhîler var kim hisâbın ve envâ‘ın Hudâ-yı Bîçûn bilir. Gece ile bâğbânlarda bir gûne şem‘-i kâfûrîler var, bu havz kenârında ol şem‘ayı çerâğân etdikde el-azametullâh ol havzın bir köşesinde bir kemer vardır, hemân ol kemer içinde küçük kalyonlar ve kadırkalar zâhir olup bir ceng-i azîm edüp âdemleri topdan ve tüfengden 53a ölüp kimisi deryâda âdemleri gark olup ba‘zı gemiler batup gark olur, ba‘zısı kalyonlar ve kadırgalar alup içinde benî âdem Ye’cûc u Me’cûc gibi kaynaşup bir arbede ve bir kızıl kıyâmet ceng olup yine gemiler mezkûr kemerlerden içeri giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52b–53a ·
metinde göster ·
bir havz kenârına varup bâğbânların üstâd ehl-i vukûfları havuz kenârında yine …
Diğer teferrücgâh-ı ibret: Yine gece ile bir havz kenârına varup bâğbânların üstâd ehl-i vukûfları havuz kenârında yine bir gûne alaca mûmlar yakup havz içre ol kadar uryân benî âdem zâhir olup havz içre avret ve oğlan birbirleriyle güleşler edüp gûnâ-gûn fuhşiyyât-ı cimâ‘lar edüp ve niçe su mâlikleri şekillerinde âdemler zâhir olup ağızlarından teferrüc eden âdemler üzre âteş-feşânlıklar edüp halkı kaçırırlardı ve kendüler dahi havz içre gâ’ib olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53a ·
metinde göster ·
bâğbânların ihtiyâr kefereleri kenâre-i havzda neft ve katrân şekilli bed râyih …
İbret-i diğer: Yine gece ile bâğbânların ihtiyâr kefereleri kenâre-i havzda neft ve katrân şekilli bed râyihalı şeyler yakup su içinden başlı ve başsız âdem ve âdem leşleri zâhir olup havz suyu cûş u hurûşa gelüp yine teskîn olurdu. Mezkûr âteşler üzre bâğbânlar bir gûne daru gibi ve burçak ve nohud ve bakla gibi hubûbâtları âteş üzre dökünce havz kenârındaki temâşâ eden âdemlerin kimi başlı ve kimisi başsız ve kimi sarı ve kırmızı ve yeşil ve kara çehreli âdemler olup ba‘zı âdem havfinden kendüyi başsız zann edüp başını yoklar. Hattâ paşa imâmının bir oğlanı kendüyi başsız görüp kendüyi havza atup gark olayazdı. Bâğbânlar çıkarup gulâmı halâs etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53a ·
metinde göster ·
… emâşâ-yı gayr: Yine bir köşede dahi yine bir kemer altında beyâz fîl vardır. Bu
gece ile
sâ‘ati çalar bir mahbûb musanna‘ fîl sûretidir kim içerisi tuçdur, ammâ taşrası …
Temâşâ-yı gayr: Yine bir köşede dahi yine bir kemer altında beyâz fîl vardır. Bu gece ile sâ‘ati çalar bir mahbûb musanna‘ fîl sûretidir kim içerisi tuçdur, ammâ taşrası yine fîl derisidir. Bunun dahi harekât u sekenâtı hemân siyâh fîl gibidir, ammâ bu sihr-i‘câz san‘at-ı azîmedir kim gören âdem hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b ·
metinde göster ·
ipliği iğneye geçirir. Tâ bu mertebe kuvvet-i nazarları vardır. Ammâ erlerinin …
Ve gözleri aslâ görünmez, kör zann edersin, ammâ gece ile ipliği iğneye geçirir. Tâ bu mertebe kuvvet-i nazarları vardır. Ammâ erlerinin kaşları ve kirpikleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176a ·
metinde göster ·
… da cemî‘i ukâblar âşiyânlarına gidüp Kalmıklar dahi fursatı ganîmet bilüp cümle
gece ile
ılgar edüp sabâh olunca yine yatup andan yine gece gidüp altıncı ayda ılgar ile …
Böyle kırk gün bu kuşlar ile bu Kalmık gündüzün ceng edüp hemân ki ahşam olup şeb-i muzlim oldukda cemî‘i ukâblar âşiyânlarına gidüp Kalmıklar dahi fursatı ganîmet bilüp cümle gece ile ılgar edüp sabâh olunca yine yatup andan yine gece gidüp altıncı ayda ılgar ile giderek "Kûh-ı Kâf eteklerinde Sedd-i İskender dibinde ka‘bemize varup yüz süreriz" dediler. Hakîr bunlara ka‘belerinden su’âl etdim. Anlar eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177a ·
metinde göster ·
Bu hâli Selânik küffârları ve Yahûdîleri görürler kim
gece ile
azîzin ser-i sa‘âdetinde güneş durur. Ol gece nasârâdan yedi yüz âdem ve Yahûdd …
Bu hâli Selânik küffârları ve Yahûdîleri görürler kim gece ile azîzin ser-i sa‘âdetinde güneş durur. Ol gece nasârâdan yedi yüz âdem ve Yahûddan ancak yetmiş âdem îmân ile müşerref olup ba‘dehu azîz-i merkûm bu keşf [u] kerâmetden sonra câmi‘i olan deyri kefereler destinden feth edüp câmi‘ edüp hâlâ câmi‘inde medfûndur. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230a ·
metinde göster ·
ol fânûsu görüp ol buruna yakın varmazlarmış. Hâlâ fânûs kullesi eseri nümâyând …
Ve bu cezîre bir ulu yaylalı dağdır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi seksen mîldir kim Mora cezîresine on mîl karîbdir. Ve Mora ile adaya karîb mâbeynde bir 263b ulu kaya vardır kim de[r]yâ içindedir. Gemiler ol kayaya karîb varmağa ihtirâz ederler. Ve Holumiç burnu bu kayacığın cânib-i şarkında Mor[a] kıyısında bir âlî burundur, ammâ etrâfı ifrât ile sığlıkdır ve ormanlar ile sıklıkdır. Mezkûr Holumiç burnuna karîb gemiler varmayalar. Mellâh keştîbânlar ihtirâz edeler. Hattâ küffâr zamânı bu Holumiç burnunda fânûs yakarlarmış. Cümle rübbân-ı mellâhân gece ile ol fânûsu görüp ol buruna yakın varmazlarmış. Hâlâ fânûs kullesi eseri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a–263b ·
metinde göster ·
… i Manya küffârları havfinden şeb [ü] rûz bir (...) üzre oturup niçe kimesneleri
gece ile
aşağı ovalara gidüp köğlerde yatırlar.
Nâhiyesi (---) aded kurâdır. Gayri hâkimleri ve a‘yânı yokdur, illâ bir Arab kadı vardır. Ammâ cümle kasabasının amâristânı üç yüz aded vîrân şekilli ve kiremitli hâne-i vâsi‘lerdir. Ahâlîsi Manya küffârları havfinden şeb [ü] rûz bir (...) üzre oturup niçe kimesneleri gece ile aşağı ovalara gidüp köğlerde yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274a ·
metinde göster ·
… n elli pâre kalyonlarıyla imdâdı gelüp bî-bâk ü bî-pervâ liman kapusundan içeri
gece ile
niçe yüz kayık ve sandal ve firkate ve balkarmata nâmân gemileriyle kal‘aya imd …
Küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karârın elli pâre kalyonlarıyla imdâdı gelüp bî-bâk ü bî-pervâ liman kapusundan içeri gece ile niçe yüz kayık ve sandal ve firkate ve balkarmata nâmân gemileriyle kal‘aya imdâdın kor idi, zîrâ deryâ kendinin hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291b ·
metinde göster ·
gelüp bir gecenin içinde imdâd ve cebehâne ve zahâ’irleri döküp yine gerüye gid …
Her bâr kapudan paşa bu mahalle gece ile gelüp bir gecenin içinde imdâd ve cebehâne ve zahâ’irleri döküp yine gerüye giderdi, zîrâ gâyet dar yer olup gemilere müstevfâ yatak limanı değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320a ·
metinde göster ·
Menzil-i cezîre-i Hırıstiyânlar: Donanmamızla bunda lenger endâht olup temâşâ etdik. İki aded adacıklar. Andan gece ile azîm fırtınalar çeküp hamd-i Hudâ halâs olduk. Bu cezîrecikler ma‘mûr değillerdir. Birisi yedi mîldir, birisi beş mîldir ve bî-nef‘ kayalı ve suzuz adacıklardır, ammâ a‘lâ yatak yerleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330b ·
metinde göster ·
… zından karşu bir mahlûk-ı Hudâ ubûr edemezdi ve yine bir ferd-i âferîde geçemez
gece ile
kapuları kapanır.
Ammâ hakkâ ki göl boğazında bir kal‘a-i zîbâ imiş, eğer amâr olsa göl boğazından karşu bir mahlûk-ı Hudâ ubûr edemezdi ve yine bir ferd-i âferîde geçemez gece ile kapuları kapanır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368a ·
metinde göster ·
im‘ân-ı nazarla nazar etdim, şu‘lesinden kubbe nûr iken nûrun alâ-nûr olurdu. Â …
Hudâ hakkı Y 292a gece ile im‘ân-ı nazarla nazar etdim, şu‘lesinden kubbe nûr iken nûrun alâ-nûr olurdu. Âşikâre elmâslardır. Hakkâ ki şeb-çerâğ deseler sezâdır. Ba‘zı tâlib-i ilimler bu elmâsların şu‘lesinde ders tilâvet ederler. Bu şeb-çerâğ elmâsı olan perde tâ kubbe-i âlînin ortasında kol kalınlığı ibrîşim tınâblar ile maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291b–Y292a ·
metinde göster ·
Ve ba‘zı müfessirîn u muhaddisîn buyurmuşlar kim Arafât'dan
gece ile
rücû‘ olunmasının aslı oldur kim haşarât-ı zünûbu ba‘zı kimesneler görüp a‘mâ o …
Ve ba‘zı müfessirîn u muhaddisîn buyurmuşlar kim Arafât'dan gece ile rücû‘ olunmasının aslı oldur kim haşarât-ı zünûbu ba‘zı kimesneler görüp a‘mâ olmuşlardır. Ve ol gece cin ve perînin mü’minleri sabâha dek anlar tavâf eder. Bu hâle benî âdem vâkıf olmasın içün Arafât'dan ba‘de'l-mağrib dönülür, gerü bakmak câ'iz değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322b ·
metinde göster ·
… aşıdan âdemler alup ve niçe yüz meş‘aller çerâğân edüp askerîler pür-silâh olup
gece ile
tâ Besâtîn kurbunda meşâdlarına mürd olan Yahûdîleri üç yüz guruş harc edüp göt …
{Bid‘at-ı ef‘âl-i hâkimân-ı Mısır: Evvelâ Mısır şehrinde bir Yahûdî mürd olsa lâşe-i murdârı içün cümle Yahûdîler subaşıdan âdemler alup ve niçe yüz meş‘aller çerâğân edüp askerîler pür-silâh olup gece ile tâ Besâtîn kurbunda meşâdlarına mürd olan Yahûdîleri üç yüz guruş harc edüp götürürler. Gündüz götürmek gâyet memnû‘dur, hele bu kavm-i Yahûdîye gâyet azâb-ı elîmdir, Allâh ziyâde ede. Ammâ keferenin meşâdları birkaç yerdedir, biri Eski Mısır kurbundadır, her ne zamân olsa lâşelerin götürürler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y241a ·
metinde göster ·
Ve halkı gâyet garîb dostdurlar. Ve zenâneleri gündüz tarîk-ı âma çıkmak ihtimâlleri yokdur. Meğer bir mühim müsta‘cele ve bir umûr-ı mu‘azzama işleri olursa mahfî sokaklardan giderler. Cümle gece ile fânûslar yakup huddâmları ile akrabâlarına giderler. Yohsa avret bâzârda gezmek gâyet ayıbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y335a ·
metinde göster ·
… ûsu ya‘nî sivrisineği ol kadar çokdur kim bir gece âdeme râhat vermezler. Lâkin
gece ile
incecik şâl içinde yatırlar, allâhümme âfinâ.
Ve nisâ tâ’ifesi siyâh ve beyâz izâr bürünüp başlarında siyâh burka‘ dutarlar. Mahbûb u mahbûbesi yokdur, zîrâ cümle yerli kavmi esmerü'l-levndir. Ve bu şehrin nâmûsu ya‘nî sivrisineği ol kadar çokdur kim bir gece âdeme râhat vermezler. Lâkin gece ile incecik şâl içinde yatırlar, allâhümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y391b ·
metinde göster ·