… ur. Ammâ bu sâ‘at-ı musanna‘ı peydâ etmek yine Hazret-i Yûsuf'dan kalmışdır kim
gece ve
gündüz karanlık zindânda ma‘lûm olup ibâdet etmeğiçün {ağacdan sâ‘at} te’lîf et …
Esnâf-ı sâ‘atciyân: Dükkân 45, neferât 1000, bunlar çok kavmdir ammâ niçe yüzü hânelerinde işlerler. Pîrleri Hazret-i Yûsuf'dur. Mısır'ın Cîze şehrinde zindânda mahpûs iken kumdan sâ‘at yapduğı bâlâda gemiciler esnâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu sâ‘at-ı musanna‘ı peydâ etmek yine Hazret-i Yûsuf'dan kalmışdır kim gece ve gündüz karanlık zindânda ma‘lûm olup ibâdet etmeğiçün {ağacdan sâ‘at} te’lîf etmişdi. Hakkâ ki bu sâ‘at yapmak makdûr-ı beşer değildir, kerâmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186b ·
metinde göster ·
Hân ile müşerref olup yine bize bir mükellef oda döşeyüp
gece ve
gündüz hân ile ve on iki aded bürâder-i cân-berâberleriyle sohbet-i hâs ederdik …
Hân ile müşerref olup yine bize bir mükellef oda döşeyüp gece ve gündüz hân ile ve on iki aded bürâder-i cân-berâberleriyle sohbet-i hâs ederdik. Hamd-i Hudâ gecemiz Kadir ve rûzumuz rûz-ı ıyd-ı adhâ idi. Ve paşanın fermân etdiğine göre mataracıbaşıyla cidd u cehd edüp ihtimâm-ı tâm ile elli kîse mâl hân-ı âlîşândan tahsîl edüp paşaya göndermeğe üç yüz tüfeng-endâz ile bizim kendi mâllarımız dahi Van'a gönderüp şehr-i Bitlis'de sebük-bâr kaldık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9a ·
metinde göster ·
… k ümerâları ve yüz on aded alaybeğleriyle Yanova kal‘asın kat-ender-kat kuşadup
gece ve
gündüz sademât-ı top-ı kûplar ile yedi yerden döğüp âhirü'l-emr sene (---) târî …
Ol gün kal‘aya amân u zamân vermeyüp azharun mine'ş-şems asâkir-i İslâm'ı meterise döküp cânib-i erba‘asın yedi vezîr ve yigirmi aded mîr-i mîrânlar ve yetmiş aded tabl [u] alem sâhibi sancak ümerâları ve yüz on aded alaybeğleriyle Yanova kal‘asın kat-ender-kat kuşadup gece ve gündüz sademât-ı top-ı kûplar ile yedi yerden döğüp âhirü'l-emr sene (---) târîhinde kal‘a-i Yanova feth olduğu târîhidir. Be-dest-i Köpürlü Mehemmed Paşa-yı sadrıa‘zam.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69b ·
metinde göster ·
… a lahm u şahm sâhibi olmağile rahm içre son kalup Sultân'ın yüreğine yapışup ol
gece ve
sabâhısı şehr-i Eyyûb içre sür[ûr] u şâdumân feza‘ ü çeza‘ mübeddel olup Paşa'n …
Amma, Hikmet-i Bârî yârî kılmayup ana rahminde son ta‘bîr etdikleri ma‘sûmlar tevellüd edince mezkûr son dahi akabince rahimden inüp ana masdarından taşra çıkar, ammâ bu Kaya lahm u şahm sâhibi olmağile rahm içre son kalup Sultân'ın yüreğine yapışup ol gece ve sabâhısı şehr-i Eyyûb içre sür[ûr] u şâdumân feza‘ ü çeza‘ mübeddel olup Paşa'nın ve cemî‘i tevâbi‘ [u] levâhıkın başına kıyâmetler kopup Sultân'ı kilimler içre koyup çalkaya çalkaya tamâm etdiler ve baş aşağı Sultân'ı iki kerre asdılar ve bir bal fıçısı içre leb-ber-leb çiçek suyu koyup Sultân'ı fıçı içre kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 77b ·
metinde göster ·
… r üzre aleste hâzır-bâş ağızlı her birinin yanında kırkar ve ellişer huddâmları
gece ve
gündüz yaz ve kış fitilleri ellerinde âmâde dururlar. Deryâ üzre bir çırnık geç …
Bâyezîd Hân topları dahi on pâre şayka toplardır kim küçük hammâm kubbesi kadar taş gülle atar toplardır kim cümlesi leb-i deryâda kal‘anın bir kat hisâr-pîçe dîvârında yere berâber demir kanatlı kapularda durur ejder-i heft-ser gibi kimi arabalar üzre ve kimi yerde kundaklar üzre aleste hâzır-bâş ağızlı her birinin yanında kırkar ve ellişer huddâmları gece ve gündüz yaz ve kış fitilleri ellerinde âmâde dururlar. Deryâ üzre bir çırnık geçse elbette bir top atup anı sağ geçirmezler ve her gece iki taraf kal‘alarında pâsbân ve nigehbânlar "Allâh yeğdir yeğ" deyü nöbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 90b ·
metinde göster ·
… ına düşüp kova kova tamâm olduk. Meğer ol hîz-i bî-temiz ve bî-temyîz Eflâk'dan
gece ve
gündüz yarar atlar ile Erdel diyârının Praşo şehri dağların aşup bu kadar zî-kı …
Ammâ isyân eden Mihne la‘înin âkıbeti hayr olmayup kırk bin asker ile ardına düşüp kova kova tamâm olduk. Meğer ol hîz-i bî-temiz ve bî-temyîz Eflâk'dan gece ve gündüz yarar atlar ile Erdel diyârının Praşo şehri dağların aşup bu kadar zî-kıymet cevâhiriyle başın kurtarup Erdel vilâyetine vardıkda Erdel Kralı Rakofçi la‘în ve Kemen Yanoş la‘în ol hîze mu‘în olmayup anda zehirleyüp mürd olunca cümle zî-kıymet mâl-ı cevâhirin alup cân ber-cehennem gitdikde taraf-ı devletden Eflâk beğliği Duka nâm pelîde sadaka olundu, ve's-selâm. Ammâ bizler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104a ·
metinde göster ·
… abor kal‘ası kavmi kal‘a sâhibi Erdel'e kral olduğundan safâlar kesb edüp belki
gece ve
gündüz bin pâre toplar atup kal‘a kapuların küşâde kılup asker-i İslâm ile yağ …
Sultân Süleymân asrında Betlen Gabor binâ etmeğile Betlenvar derler. Henüz kral olan Apopi Mihal kralın mülk-i mevrûsudur ve Erdel krallarına tâbi‘dir, ammâ bu kal‘a vilâyet-i Saz Macarı hâkindedir, Erdel Macarı hükmü bu arada tamâm oldu. Ve bu Betlen Gabor kal‘ası kavmi kal‘a sâhibi Erdel'e kral olduğundan safâlar kesb edüp belki gece ve gündüz bin pâre toplar atup kal‘a kapuların küşâde kılup asker-i İslâm ile yağ u balı olup avreti ve oğlanlarıyla asker bir alma ve bir verme bâzâr etdiler kim ba‘zı yiğitler ol bâzârdan bîzâr-ı pür-zâr oldular. Ve kal‘a kapudanı ve nemeşleri ve birovları ve şagları ve dojları hedâyâlarıyla ordu-yı İslâmı ganîmet edüp mâl u cân ve başları ve evlâd [u] iyâlleri bile hidmet edüp ol gece kal‘ayı niçe bin meş‘al ve kanâdîl ve neft ve katrân ile çerâğânlar etmişlerdir kim şeb-i zulumâtîleri gûyâ rûz-ı rûşen oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16b ·
metinde göster ·
… ûm ve velvele-i Rûm ve dehdehe-i Rûm, ya‘nî gulibeti'r-Rûm askeri bu cisir üzre
gece ve
gündüz su akar gibi âdem deryâsı akup mevc ü mevc ve fevc ü fevc ve sâf sâf ve …
Ve bu cisrin yemîn ü yesârında metîn direklerden korkulukları var. Bu korkulukdan taşra iki yanında yayan yürüyecek bir kulaç enli yaya yolları var. Kaçan bu cisir üzre iki araba karşu karşuya geldikde yayanlar kenâr yollardan geçüp yine ulu cisre girirler, iki araba yan yana müstevfâ geçerler, bir püll-i vâsi‘dir kim debdebe-i Rûm ve tantana-i Rûm ve gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve dehdehe-i Rûm, ya‘nî gulibeti'r-Rûm askeri bu cisir üzre gece ve gündüz su akar gibi âdem deryâsı akup mevc ü mevc ve fevc ü fevc ve sâf sâf ve fırka fırka ve gürûh gürûh ve remmâ remmâ ve sürü sürü bu cisir üzre ra‘d-vâr bu kadar kerre yüz bin mahlûk-ı Perverdigâr ubûr ederek cisrin karşu başında kal‘a-i Darda'ya dâhil olup fezâsında meks etdiler. Bu hâk-i pâk artık Mihaç sancağı türâbıdır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… olup Edirne'de bulunur, hemân ki Budin'in bu mahsûr olduğu haberin istimâ‘ edüp
gece ve
gündüz şitâb ile yürüyüp gitmede.
Hemân derûn-ı hisârdan mürd olan kralın karısı ve anası ve sekbânbaşı ve Elbasan beği kal‘adan kemendler ile âdemler endirüp ve su yollarından Tuna ile yüzgeç âdemler gönderüp der-i devlete ve Bosna ve Rûmeli'ne haberler varınca Rûmeli askerin cümle Ösek'de râst gelir, Sadrıa‘zama Belgrad'da râst gelir. Sa‘âdetlü pâdişâh dahi mukaddemâ giden haberden âgâh olup Edirne'de bulunur, hemân ki Budin'in bu mahsûr olduğu haberin istimâ‘ edüp gece ve gündüz şitâb ile yürüyüp gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… al‘anın münhedim olan yerlerine şarampa[v]lar çatup içlerin rıhtım ile doldurup
gece ve
gündüz kâfire göz açdırmaz oldular.
Ammâ yigirminci gün Bosna ve Rûmeli ve Sadrıa‘zam Budin altına varup karâr-dâde olurlar, ammâ derûn-ı Budin'de mahsûr olanlar kemâl mertebe muztar[ib]-hâl olup sademât-ı top-ı kûpdan 77a kal‘nın niçe yerden burc [u] bârûları rahnedâr olup arabalar girecek kadar dîvârlar harâb u yebâb olmuşdu. Çünki Sadrıa‘zam İbrâhîm Paşa deryâ-misâl asker ile zîr-i kal‘ada meks etdiğin kal‘ada mahsûr olanlar görünce mürde cisimlerine tâze cân gelüp mürd olan kral askeri ve bizim muhâfazacı askerleri dâmen der-miyân edüp henüz cenge âheng edüp kal‘anın münhedim olan yerlerine şarampa[v]lar çatup içlerin rıhtım ile doldurup gece ve gündüz kâfire göz açdırmaz oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b–77a ·
metinde göster ·
… u tüfengin hisâbın 110b Hudâ-yı müte‘âl bilirdi. Ve cümle cüyûş-ı muvahhidîn
gece ve
gündüz toz ve toprak ve top tütünü zulmeti içinde kalırdı.
Ba‘de'l-yevm cümle gâziyân-ı Âl-i Osmân gün be-gün meterisler değişdirerek gitdikçe kal‘aya yakın gelerek şeb [ü] rûz savaş-ı perhâş ederek Yassı Tabya nâm sedd-i se[dî]din handakı kenârına gelindi. Ammâ yine tarafeynden atılan top u tüfengin hisâbın 110b Hudâ-yı müte‘âl bilirdi. Ve cümle cüyûş-ı muvahhidîn gece ve gündüz toz ve toprak ve top tütünü zulmeti içinde kalırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110a–110b ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ meterise girmek fermân olunmadı, ammâ Hak belâ versin
gece ve
gündüz top serpindisinden ve top güllesinden ve muşkat ve zarbuzan topları zarb …
Hamd-i Hudâ meterise girmek fermân olunmadı, ammâ Hak belâ versin gece ve gündüz top serpindisinden ve top güllesinden ve muşkat ve zarbuzan topları zarbından bir ân âsûde emn [ü] amân duramayup âhirü'l-emr çadırlarımız içinde handaklar kazup sağlığımızda kabr-i azîme ve çâh-ı cahîme girüp şeb [ü] rûz azâb-ı cahîm çekerdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110b ·
metinde göster ·
… e dağlar gibi geldiğin görünce hemân küffâr-ı murdâr gûyâ bir kudurmuş mâr olup
gece ve
gündüz top u tüfeng ve kumbara vü fişeng dûdının muzlimliğinden rûz-ı rûşen ley …
Hemân küffâr kubur yolların görünce ve kal‘a altına lağım yolları girince ve sürülen toprağın handak içine dağlar gibi geldiğin görünce hemân küffâr-ı murdâr gûyâ bir kudurmuş mâr olup gece ve gündüz top u tüfeng ve kumbara vü fişeng dûdının muzlimliğinden rûz-ı rûşen leyle-i muzlimden fark olunmazdı. 112b Hattâ bu savaş-ı perhâşda yüz beş aded yiğit câm-ı şehâdetden nûş {edince mest}[ü] medhûş-ı ebed olup meşhed-i gâziyân mahallesinde cümlesin hânelerine götürdüler. Ve sıhhatde kalan gâzîler cümle meterislerde ve sıçan yollarında mükellef tabyalar ve siperler yapdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112a–112b ·
metinde göster ·
Cümle kefereleri Sırf ve Bulgardırlar ve müsâfirîne ol kadar cân u baş ile hizmet edüp atlara çul ve tobra çıkartmayup atları kendüler tîmâr edüp sallama yemler verüp çizme ve pâbuçlar silüp gece ve gündüz hidmete dürüşürler ve yevmiyye üçer kerre herseke me’kûlât [u] meşrûbâtdan şîr-i hurma ve katrınebat ve emlec-i Kâbülî ve reybâs u amberbâris eşribeleri getirirler. Tâ Gâzî Hudâvendigâr'a ruhbânları itâ‘at edüp evkâfları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142a ·
metinde göster ·
gündüz cümle asker göz açmayup cümle devâbât ve arabalar çamura gark olup cemî‘ …
Andan bir rîh-ı sarsar-ı akîm esüp gece ve gündüz cümle asker göz açmayup cümle devâbât ve arabalar çamura gark olup cemî‘i ümmet-i Muhammed cânlarından bîzâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17a ·
metinde göster ·
… îvârda maslûb olup niçe bin elvân âlât-ı silâh ile müzeyyen kapu aralarıdır. Ve
gece ve
gündüz bu kapu aralarında biner aded pür-silâh asker mevcûd olup nevbet beklerl …
Ve cümle kapu bekçilerinin âlât-ı silâhları bu muzlım kapu aralarındaki dîvârda maslûb olup niçe bin elvân âlât-ı silâh ile müzeyyen kapu aralarıdır. Ve gece ve gündüz bu kapu aralarında biner aded pür-silâh asker mevcûd olup nevbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37a ·
metinde göster ·
… Maskov diyârında re‘âyâ olan on iki kerre yüz bin ümmet-i Muhemmed Heşdek kavmi
gece ve
gündüz bu Kalmık pâdişâhların çapa çapa Kalmık'ın mâlları kalmayup âhır-ı kâr n …
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Kalmık pâdişâhlarından Taysı Şâh ve oğlu Ormit Şâh ve Koba Kalmah Şâh ve Moyinçak Şâh Çîn u Fağfûr ve Mâhân vilâyetlerinde şiddet-i şitâdan ve etrâfında olan İslâm kavmi kurakdan firâr edüp "Vilâyet-i Maskov'a gelüp karâr-dâde olam" deyü birkaç sene meks edüp anda dahi kabarıp isyân [u] tuğyân edüp Maskov diyârında re‘âyâ olan on iki kerre yüz bin ümmet-i Muhemmed Heşdek kavmi gece ve gündüz bu Kalmık pâdişâhların çapa çapa Kalmık'ın mâlları kalmayup âhır-ı kâr nehr-i Edil'i şehr-i Sarây kurbunda karşu Heyhât sahrâsına geçüp anda dahi şiddet-i şitâdan ve ulu Noğay derdinden ve bir yanında nehr-i Kuban kenârında sâkin olan Çerkes kavmi ve Dağıstân askeri derdinden Azak kal‘ası altına gelüp anda dahi Âl-i Osmân askeriyle ceng ede ede âhır-ı kâr Azak muhâfazasında olan 106a Gürcî Mustafa Paşa ile ceng-i azîm edüp kendülerinden yetmiş mirza ve Moyinçak Şâh düşüp Cenâb-ı Bârî yârî kılmayup Azak vezîri Mustafa Paşa da Kalmık elinde mızrak ile şehîd olup andan Kalmık küffârı Azak altında nehr-i Diri Ten'i ve Ölü Ten'i ve Moyin suların yaldadup geçerler. Andan Kırım taşrasında sâkin olan Âdil Noğay ve Urumbet Noğay ve Şıdak Noğay ellerin urup bî-hadd ü bî-kıyâs mâl-ı firâvânlar alup mel‘ûn Kalmık yine Azak cânibine giderler. Bu ahvâl-i pür-melâli Âdil Noğay ve gayri Noğay mirzâları Mehemmed Geray Hân'a i‘lâm ederler. Mehemmed Geray Hân eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105b–106a ·
metinde göster ·
gündüz yatup kalkup çobansız gezüp koyun ve kuzularını kurdlar yemezler ve harâ …
Ve bu kavmin cemî‘i hayvânâtları dağlarda gece ve gündüz yatup kalkup çobansız gezüp koyun ve kuzularını kurdlar yemezler ve harâmîler bir hayvânlarına vaz‘-ı yed etmezler. Her hayvânlarının boğazlarında birer çınkırakları vardır. Bunlar dahi aynı Çerkes gibi esvâb geyüp siyâh arakıyyeli ve başlarının iki yanları saçlı kavimdirler, ammâ sakalları sâ’ir Çerkes gibi tırâş değildir, cümle sakallılardır. Hakk'a secde ederler, ammâ haşr [ü] neşr ve mîzân ve terâzû bilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… var. Ve zencîrleri kayd [u] bend edecek azîm somâkî direkleri var. Bu zencîrler
gece ve
gündüz nehr-i Ten üzre tirinka gerili durup bir Urus kayığı ve tomruk ve bir kü …
Bu da Azak tarafındaki gibi Hünkâr kullesine müşâbihdir. Kadd [ü] kâmetde ve cebehâne ve zahîre ve metânetde ve neferâtda ve dervezelerde ve aşağıda çimden tabur handaklı tabyalarıyla aslâ karşu tarafdaki kal‘a-i Şâhî'den farkı yokdur. Ammâ bu kulleden karşu kulle-i Şâhî'ye varınca nehr-i Ten üzre üç kat kol kalınlığı demir zencîrler çekerler, azîm dollâbları var. Ve zencîrleri kayd [u] bend edecek azîm somâkî direkleri var. Bu zencîrler gece ve gündüz nehr-i Ten üzre tirinka gerili durup bir Urus kayığı ve tomruk ve bir kütük geçmek ihtimâli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187a ·
metinde göster ·
Andan Hamza Beğ câmi‘i: Bezzâzistânın kurbunda olmak ile gece ve gündüz cemâ‘ati münkatı‘ olmaz kurşum kubâblı câmi‘-i latîfdir. Bâb-ı mu‘allâsının atebe-i ulyâsı üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226b ·
metinde göster ·
Der-acâ’ibât-ı mutalsamât-ı kâr-ı kehene-i kudemâ: Bu mahallin cisri altından
gece ve
gündüz deryâ bir kesme kaya boğazda kırk kerre aşağı ve kırk kerre yukaruya cer …
Der-acâ’ibât-ı mutalsamât-ı kâr-ı kehene-i kudemâ: Bu mahallin cisri altından gece ve gündüz deryâ bir kesme kaya boğazda kırk kerre aşağı ve kırk kerre yukaruya cereyân etmededir, ammâ katı yaydan ok çıkar gibi akar. Ve sabâhdan öyleye dek cânib-i garba akar. Ve öyle vaktinden tâ vakt-i gurûba dek şark tarafına cereyân eder. İlâ mâşâallâh leyl ü nehâr bu boğazda deryâ böyle cereyân etmededir. Bir acâ’ib ü garâ’ib temâşâgâh mutalsamât-ı ibret-nümâdır. Ve bu boğazda suyun yukaru aşağı akduğu yerde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 248a ·
metinde göster ·
Ve cümle üç aded âb-ı hayât çeşme-sârları var. Ve cümle altı aded ma‘bedgâh mihrâbları va[r], cümleden Sultân İbrâhîm Hân câmi‘i, altı aded kubbesi kârgîr ve Horasânî sıvalı minâresi ve haremsiz ve cemâ‘atsiz câmi‘dir kim hâlâ içinde bârûd-ı siyâh memlû olmak ile kapuları mühürlü olup gece ve gündüz kal‘a neferâtları hâb-ı nâzlarından bîdâr olup zâr [u] nizâr bârûd-ı belâyı beklerler, ammâ gayri mesâcidlerin cemâ‘at-i kesîreleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287b ·
metinde göster ·
Ve aslâ bu tarafda kal‘a kapuların kapamazlardı, zîrâ
gece ve
gündüz üçer dörder bin aded top ve muşkat ve kumbara ve havân taşları atar idi, …
Ve aslâ bu tarafda kal‘a kapuların kapamazlardı, zîrâ gece ve gündüz üçer dörder bin aded top ve muşkat ve kumbara ve havân taşları atar idi, ammâ yine bu mahallerde topdan alarka yerlerde mezkûr cebeciler ve muhâfazacılar çete ve potura etmeden hâlî olmayup niçe kerre kemîngâhlardan küffârın baş ve dillerin ve at ve koyun [ve] sığırların alırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291a ·
metinde göster ·
… ımları ve kumbaraları ve havân taşların hevâdan ziyâdece yağdırmağa başladı. Ve
gece ve
gündüz çanları ve torompete ve luturyan boruları ve nâkûs u erganon gumâmelerin …
Ammâ küffâr dahi lağımları ve kumbaraları ve havân taşların hevâdan ziyâdece yağdırmağa başladı. Ve gece ve gündüz çanları ve torompete ve luturyan boruları ve nâkûs u erganon gumâmelerin çalup her gece kal‘anın cemî‘i tabyaları ve burc-ı bârûları üzre niçe kerre yüz bin meş‘al ve neft ve katrân ile çerâğân edüp handaklarının içlerini asma zencîrli meş‘aller ile şeb-i muzlimi rûz-ı [rû]şen edüp kal‘anın rûy-ı dîvârı ve handakların içlerini ziyâdesiyle hıfz [u] hırâset etmeğe başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292b ·
metinde göster ·
… op ve tüfengler ve kumbara ve taşlar ve lağımlardan üçer dörder kat ziyâde atup
gece ve
gündüz küffâra aslâ ve kat‘â göz açdırılmaz oldu.
Mukaddemâ atdığımız top ve tüfengler ve kumbara ve taşlar ve lağımlardan üçer dörder kat ziyâde atup gece ve gündüz küffâra aslâ ve kat‘â göz açdırılmaz oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 301a ·
metinde göster ·
… gün kal‘a-i Kandiye altında meterise girilüp bu âna dek kâmil otuz bir ay olup
gece ve
gündüz sayf [u] şitâda ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâller olup âhır-ı kâr sene …
Hamd-i Bâr-i Te‘âlâ sene 1077 mâh-ı Zilhiccesi'nin ikinci gün kal‘a-i Kandiye altında meterise girilüp bu âna dek kâmil otuz bir ay olup gece ve gündüz sayf [u] şitâda ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâller olup âhır-ı kâr sene 1080 târîhinin mâh-ı Rebî‘u'l-âhir'inin beşinci gün kal‘ayı vere ile verüp içerde yigirmi beş gün tekâ‘üd edüp yine sene-i mezbûrun Cemâziye'l-evveli'nin gurresinde Cum‘a gün kal‘ayı teslîm edüp seg ber-sahrâ deyüp ka‘r-ı girdâba gitdiler, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304a ·
metinde göster ·
… -emrillâhi te‘âlâ niçe yüz yerde horasânî ve kireç ma‘âdinleri defînesi bulunup
gece ve
gündüz Koca İbrâhîm Paşa Göllük tarafında bir sedd-i İskender-misâl tabyaya müb …
"Bu kal‘ayı nice top ile harâb etdiniz ise ke'l-evvel amâr edin" denildikde anlar dahi deryâ-misâl asker-i İslâm ile mûr mâra üşer gibi üşüp bi-emrillâhi te‘âlâ niçe yüz yerde horasânî ve kireç ma‘âdinleri defînesi bulunup gece ve gündüz Koca İbrâhîm Paşa Göllük tarafında bir sedd-i İskender-misâl tabyaya mübâşeret etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 306b ·
metinde göster ·
… Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde günlerde bir gün ol mezkûr ada münharık olup
gece ve
gündüz âteş-i Nemrûd içinde kalup dûd-ı siyâhı evc-i âsımâna peyveste olup cemî …
Bu cezîre-i Santoronlara karîb yine Santoron adası derler bir bî-menâfi‘ bir ada var idi. Dâ’iren-mâdâr yedi mîl ihâta ederdi. Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde günlerde bir gün ol mezkûr ada münharık olup gece ve gündüz âteş-i Nemrûd içinde kalup dûd-ı siyâhı evc-i âsımâna peyveste olup cemî‘i rûy-ı arz ve cümle rûy-ı deryâ el-hâsıl rub‘-ı meskûn aydınlık olup geceli ve gündüzlü bî-hadd ü lâ-gâyet toplar atılırdı. Ne gûne toplardır kim her bir top atıldıkda cemî‘i cezîre-i (...) büsbütün lerzenâk olup cemî‘i dünyâ halkı havf ü haşyet çeküp kıyâmet alâmetidir derlerdi. Hattâ her topların sadâsı Hudâ hakkıyçün eyle sît u sadâ verirdi kim sâ‘ikasından edîm-i arz dir dir ditrerdi. Kâr-ı insân topunun sadâsı üç sâ‘atlik yerden öte yâhûd bir merhale yerden ziyâde yerde işidilmek ihtimâli yokdur. Ve rûy-ı semâda kaçan gök gürlese bir günlük yoldan öte işidilmek muhâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329b ·
metinde göster ·
… dahi garba nâzırdır. Biri aşağı hisâr-pîçesindedir, biri bedenler yolu üzredir.
Gece ve
gündüz ağavâtı ve neferâtı bu kullede sâkinlerdir. Ve Poyraz limanından Arab ku …
Ve içi sekiz katdır. En aşağı katında liman ağzına nâzır on pâre balyemez topları var ve leb-i deryâda bir kat hisâr-pîçesi dahi var. Anda dahi azîm şayka topları limana nâzırdır. Ve bu kullenin iki kapusu dahi garba nâzırdır. Biri aşağı hisâr-pîçesindedir, biri bedenler yolu üzredir. Gece ve gündüz ağavâtı ve neferâtı bu kullede sâkinlerdir. Ve Poyraz limanından Arab kullesine varacak bir yol vardır. Ol yoldan Kıztopu hisâr-pîçesi kapusundan çıkup anda Kadırga limanı kapusundan dahi çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y116b ·
metinde göster ·
… vardır. Ve şarka nâzır bir kapusu var. Ve cümle yetmiş evdir. Cümle neferâtları
gece ve
gündüz burc [u] bârûlarda Y 183a sâkinlerdir.
Kal‘a-i Zenân: Binâ-i Mehemmed Hân-ı Râbi‘, be-dest-i Mehemmed Paşa-i Cisrî, yedi mîl bir cezîrenin şarkî cânibinde limana nâzır bir küçük kal‘adır. Cirmi bin adımdır. Tartûs kal‘ası kulunun nısfın ana ta‘yîn edüp cümle üç yüz kuldur. Ve dizdârı vardır. Ve şarka nâzır bir kapusu var. Ve cümle yetmiş evdir. Cümle neferâtları gece ve gündüz burc [u] bârûlarda Y 183a sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182b–Y183a ·
metinde göster ·
… e idiler. Ammâ bir menzilde Y 268b hâb-ı râhat yok idi. [[(---) (---) (---)]]
gece ve
gündüz şedd-i rahil edüp giderdik, ammâ kuvvet ve kudret sâhibi Allâh cemî‘i üş …
Hakîr Hüseyin Paşa der-i devletinde her menzilde kendü ile ni‘met-i nefîseler tenâvül edüp huddâmlarıma [[(---) (---) (---)]] idi. Arapça Cümle huccâc ganîmet üzre idiler. Ammâ bir menzilde Y 268b hâb-ı râhat yok idi. [[(---) (---) (---)]] gece ve gündüz şedd-i rahil edüp giderdik, ammâ kuvvet ve kudret sâhibi Allâh cemî‘i üştür ester bârkeşlere [[(---) (---) (---)]] kalsa ermek ihtimâli yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y268a–Y268b ·
metinde göster ·
… lâ-durak yâ Fettâh ve yâ Rezzâk esmâsın çekerek bunları deveye bağlayup on beş
gece ve
gündüz cî‘ân u atşân şiddet-i hârda ikisi mürd oldu. Ba‘zı huccâc-ı zevi'l-ihti …
"Bire kâfirler Reşîdoğlu'yla aldığınız dahi anar mısız? Ve bu kuyuları böyle doldurur musuz? Yanınıza bu etdikleriniz kalır mı sanırsınız? Kaldırın şu on iki mel‘ûnları" deyince yumruk sille sademe rahmet gibi iken anlara la‘net gibi yağup sekbân ve sarıca mezbûr şeyhlerin başların yararak ve kolların kırarak dest ber-kafâ kayd-bend edüp boğazlarına silsile-i la‘neti geçirüp piyâde yalın ayak, başları kabak, konak konak yayak yakın ırak ve lâ-yatak ve lâ-durak yâ Fettâh ve yâ Rezzâk esmâsın çekerek bunları deveye bağlayup on beş gece ve gündüz cî‘ân u atşân şiddet-i hârda ikisi mürd oldu. Ba‘zı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y274b ·
metinde göster ·
… fları tahsîlinden iki Mısır hazînesi dahi bu Medîne ahâlîsine gelüp surre emîni
gece ve
gündüz meş‘aller ile emîr-i hac ve Medîne mollâsı şeyhü'l-harem huzûrunda defte …
Ve şâm huccâcı ile surre emîni geldükde Mısır'dan ta‘yîn olunan altmış iki bin mümessek şerîfîleri surre emîni getirüp ve Haremeyn'den ve niçe bin evkâfdan ve feth olunan memâlik-i mahrûselerin Mekke ve Medîne evkâfları tahsîlinden iki Mısır hazînesi dahi bu Medîne ahâlîsine gelüp surre emîni gece ve gündüz meş‘aller ile emîr-i hac ve Medîne mollâsı şeyhü'l-harem huzûrunda defter-i pâdişâhîyle herkese surresin ihsân edüp mahlûlâtın Âsitâne'ye arz ederler. Ve surresin alanlar pâdişâha du‘â ederler. Ve'l-hâsıl ehl-i huzûr bir kavimdir. Zîrâ civâr-ı Resûlullâh'da sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y294b ·
metinde göster ·
… ık üzre dörd âdem çıkup demir kafeslere dayanup dörd yerden demir makaralar ile
gece ve
gündüz çatal kovalar ile âb-ı Zemzem çeküp huccâc-ı müslimîni saky ederler. Ve …
Ve bu ağızlık üzre dörd âdem çıkup demir kafeslere dayanup dörd yerden demir makaralar ile gece ve gündüz çatal kovalar ile âb-ı Zemzem çeküp huccâc-ı müslimîni saky ederler. Ve huccâc dahi âb-ı Zemzemi nûş edüp bu du‘âyı tilâvet ederler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y346b ·
metinde göster ·
… it dörder dörder gelüp âb-ı Zemzem çekerler. Her bâr dörd âdem tahammül edemez,
gece ve
gündüz nevbet ile çekerler.
Ve subh [u] mesâ niçe kerre yüz bin gırba ve bardak ve cerre ve tulum ve kofa doldurmadadırlar. Ammâ bu âb-ı Zemzem-keşânlar kırk nefer elleri ve ayakları hınnâlı zeberdest Arablardır. Beher vakit dörder dörder gelüp âb-ı Zemzem çekerler. Her bâr dörd âdem tahammül edemez, gece ve gündüz nevbet ile çekerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y346b ·
metinde göster ·
… akîkatü'l-hâl yine eyledir kim Hatt-ı İstivâ'ya karîbdir. Anıniçün tûl-ı nehârı
gece ve
gündüz berâberinden rub‘ sâ‘at dırâzdır. Ve arz-ı beledi (---)(---) ve şeb-i y …
Evsâf-ı şehr-i Mekke: İklîm-i sânî-i hakîkîdedir. Küre-i arzın tâ vasatındadır kim efvâh-ı nâsda Mekke dünyânın ortasındadır, derler. Hakîkatü'l-hâl yine eyledir kim Hatt-ı İstivâ'ya karîbdir. Anıniçün tûl-ı nehârı gece ve gündüz berâberinden rub‘ sâ‘at dırâzdır. Ve arz-ı beledi (---)(---) ve şeb-i yeldâsı on bir sâ‘at üç çeyrekdir. Ve tâli‘-i nücûmu (---)(---) olmağile cemî‘i halkı zevk u safâya ve sürûr [u] şâdmâna ve hây hûy ve sâz u söze mâ’illerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y360a ·
metinde göster ·
… tar. Hulâsa-i kelâm konak konak gidüp gece yatırlar. Ammâ Hind gemileri enginde
gece ve
gündüz bî-pâk u bî-pervâ giderler.
Hurde gemiler ve celebeler ve firkateler sâhil-i deryâdan giderler. Bu gemilerin mellâh [u] fellâhlarına rübbân derler. Gemilerin başında birer uzun ağaç vardır yâhûd kadırga kayalığı üzre rübbânlar oturup gemiler yelken ile giderken ol rübbânlar dâ’imâ deryâyı nazzâreye alup gözetmededir. Eğer geminin uğuruna bir şab gelse geminin dümeninde olana yemînin yâhûd yesârın dedükde derhâl re’îs dümeni yâ sağa yâhûd sola çevirüp gemi şabdan halâs olur. Eğer re’îs dümeni aksine hareket etdirirse gemi şaba uğrayup pâre pâre olup bir cân halâs olmak mümkin değildir. Meğer Hudâ'nın ihsânı ola. Eğer bir hoş ubûr ederse menzile vâsıl olup ol gün vakt-i asırda bir limanda yatırlar. Gece gitmek ihtimâli yokdur. Eğer menzile varmayup eyyâm muhâlif olursa dünki menzile gelüp lenger-i ikâmet atar. Hulâsa-i kelâm konak konak gidüp gece yatırlar. Ammâ Hind gemileri enginde gece ve gündüz bî-pâk u bî-pervâ giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b ·
metinde göster ·
Ammâ bu rada ta‘bîr etdiğimiz istirâhatler şâm'ın gidişinde olmaz. Zîrâ dâ’imâ şâm yolu emn [ü] emân değildir. Arab aşkıyâsı firâvândır. Ammâ şâm yolu vâsi‘ yayla ve sahrâlı yollardır. Dörd katâr taht-ı revânlar iki cânibinde dörder katâr mahâfeler ve üç katâr sağında üç katâr solunda salma develeri gidüp bu şâm huccâcının sağın emîr-i hac Kudüs ve Nâbulus askeriyle kuşadup sol cânibin şâm askeri kuşadup gece ve gündüz giderler. Zîrâ konakları gâyet uzakdır. Hemân namâzların kılup yine giderler. Ammâ suları lezîzdir. Ve yolları sahrâlardır. Ammâ dönüşde anlar dahi rada ede ede giderlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376a ·
metinde göster ·
… ze İdrîs'in sûretin vücûda getireyim. Herkes anın sûretin hânesinde pinhân edüp
gece ve
gündüz her gün ol sûreti gördükde İdrîs'i görmüş gibi olup tesellî-i hâtır buls …
"Ey kavim! Gam yemen. Ben size İdrîs'in sûretin vücûda getireyim. Herkes anın sûretin hânesinde pinhân edüp gece ve gündüz her gün ol sûreti gördükde İdrîs'i görmüş gibi olup tesellî-i hâtır bulsun" deyü bunlara İdrîs'in sûretin yapup hânelerinde hıfz edüp ol sûreti gördükde harâretleri teskîn olup tesellî-i hâtır bulurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y4a ·
metinde göster ·
… miz Hazret-i İmâm şâfi‘î rahmetullâhi aleyh" deyü du‘â edüp ba‘dehu taraf taraf
gece ve
gündüz tecessüs-i ahvâl ederek enâyî hırsız ve neşşâl ve hemyânkesici var ise e …
"Pîr-perverimiz ve sebeb-i rif‘atimiz Hazret-i İmâm şâfi‘î rahmetullâhi aleyh" deyü du‘â edüp ba‘dehu taraf taraf gece ve gündüz tecessüs-i ahvâl ederek enâyî hırsız ve neşşâl ve hemyânkesici var ise elbette bulurlar, ammâ gayrı cümle veled-i zinâ-yı Mısır, subaşıların der-i defterindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29b ·
metinde göster ·
… ri yokdur. Bu Mısır'da gördüğüm san‘at-ı semenderîyi bir diyârda görmedim. Zîrâ
gece ve
gündüz niçe kerre yüz bini âteşbâzlığa müte‘allık sanâyi‘ât gösterüp rûy-i Nîl …
Netîce-i kelâm âteşbâzlık ilmi Freng-i pür-renge mahsûs iken bu Mısır azebinin âteşbâzlığına aşk olsun, edîm-i arzda misilleri yokdur. Bu Mısır'da gördüğüm san‘at-ı semenderîyi bir diyârda görmedim. Zîrâ gece ve gündüz niçe kerre yüz bini âteşbâzlığa müte‘allık sanâyi‘ât gösterüp rûy-i Nîl murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup yüz bin guruşluk fişeng atılır, derler. Hakîkatü'l-hâl niçe yüz akabede ve iki yüz cerim ve gayrı Akabe gemilerinde ikişer üçer bin fişengden kal‘alar ve niçe bin fişekler vardır, atılur, beşer altışar yüz guruşa olur, bu hisâb üzre yüz bin guruş âteş-feşânlığa masrûf olduğu muhakkakdır. Ve cümle gemiler paşa önünden birbirleri ile ceng-i azîm ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154b ·
metinde göster ·
sâ’ir günler muhtesib beğdir. Elinde mutlak emri olmamak ile katl edemez, ammâ …
Ve Mısır içre serbest P 216b hâkimin biri dahi bu gece ve sâ’ir günler muhtesib beğdir. Elinde mutlak emri olmamak ile katl edemez, ammâ cemî‘i esnâfa hükm edüp siyâset ve örf edüp habs ü tecrîm etmeğe kâdirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y165a ·
metinde göster ·
… zebûn asker içine bu tâ’ife-i melâ‘înler girüp aç kurd koyuna sunar gibi sunup
gece ve
gündüz Sa‘îd Arab ve Karayazıcı ve Cânpûlâdoğlu vurduğu gibi huccâc-ı müslimîni …
Ammâ bu Ezlem askeri içre niçe bin dinc-â-dinc neşşâl ve hemyânkesici ve sürmeden gözü çalıcı hırsız vettâhcı ve kemendci ve ayyâr harâmîler huccâc-ı bî-revâc içine girüp bu râh-ı meşakkati çekmiş bî-tâb ü bî-mecâl zâr [u] zebûn asker içine bu tâ’ife-i melâ‘înler girüp aç kurd koyuna sunar gibi sunup gece ve gündüz Sa‘îd Arab ve Karayazıcı ve Cânpûlâdoğlu vurduğu gibi huccâc-ı müslimîni eyle nehb ü gâret ederler kim Şâm yolunda Kara Ali Paşa asrında Reşîdoğlu huccâcı eyle urmamışdır. Gâfil olan huccâc bu Ezlem'de fülûs-i ahmere muhtâc olur, âkıl olan basîret üzre olup sâhib-i havâyic olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206b ·
metinde göster ·
"Mâh-ı Muharrem'in on ikinci gece âşûrâ gecesi cemî‘i minârelerde kat-ender-kat kanâdîller yana ve cemî‘i çârşû-yı bâzâr gece ve gündüz donanup kanâdîller ile çerâğân ola" deyü dellâllar nidâ edüp meşhed-i İmâm Hüseyn içre mevlûd içün altı bin para ve bir yeşil destâr ve bir vukiyye ûd ve bir kantâr şem‘-i asel-i kâfûrî verüp ilâ-hâze'l-ân İmâm Hüseyn'de mevlûd olmak Abdurrahmân Paşa hayrâtıdır, hâlâ cemî‘i şürefâ ve ehl-i Mısır du‘â ederler, sellemekallâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y225a ·
metinde göster ·
… ır. Ammâ senede bir kerre on gün on gece mevlûd olup bî-hisâb âdem deryâsı olup
gece ve
gündüz bey‘ [ü] şirâlar olup her kûşe-i vîrânı amâristân olup cümle mahallât ta …
Bu şehrin etrâfında yedi bin feddân yer balçığı vardır. Zirâ’at eder âdemleri hicret etmeğin iki bin feddân ya‘nî dölüm yerin kâşif zirâ‘at edüp elli kîse-i Mısrî mahsûl alır. Mâ‘adâ feddânları mu‘attaldır. Ammâ senede bir kerre on gün on gece mevlûd olup bî-hisâb âdem deryâsı olup gece ve gündüz bey‘ [ü] şirâlar olup her kûşe-i vîrânı amâristân olup cümle mahallât tarîklerinde ale't-tertîb dükkânlar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y298b ·
metinde göster ·
… edüp gâfil olman. Namâz kılarken birer birer kılun. Gayrılar her bâr pür-silâh
gece ve
gündüz âmâde dursunlar. Cümle Rûmlu bir yerde küme olun, anlara ihtilât etmen" …
"Sakın bunlara i‘timâd edüp gâfil olman. Namâz kılarken birer birer kılun. Gayrılar her bâr pür-silâh gece ve gündüz âmâde dursunlar. Cümle Rûmlu bir yerde küme olun, anlara ihtilât etmen" deyü ta‘lîm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394b ·
metinde göster ·
… nde azîm bâzâr durur. Ve Habeş bu mahalle on yedi konak karîbdir. Ve bu şehirde
gece ve
gündüz berâberdir.
Bu kal‘aya tâbi‘ re‘âyâları kırk elli bin kara saçlı esvedü'l-vech âdemlerdir. Ve cümle uryânlardır, ancak avret yerleri mestûrdur. Lâkin gâyet musallî kavmdir. İki câmi‘i ve yedi zâviyesi ve altı kahvehâne ve altı bozahânesi var. Çârsû-yı bâzârdan alâmet yokdur, lâkin haftada bir kal‘a hâricinde azîm bâzâr durur. Ve Habeş bu mahalle on yedi konak karîbdir. Ve bu şehirde gece ve gündüz berâberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y396a ·
metinde göster ·