… r kim kaddi yüz zirâ‘-ı melikîdir. Bu dahi Fahr-i âlem'in vücûda geldüği isneyn
gecesi
zelzelesinden rahnedâr olup üstâd-ı bennâ eski İslâmbol hadîdi ile âdem uyluğu …
İkinci tılısmât: Kostantîn'in Tavukbâzârı'ndaki hezârpâre amûdudur kim ahmer-gûn seng-i sumparadan binâ olunmuş bir müdevver mîldir kim kaddi yüz zirâ‘-ı melikîdir. Bu dahi Fahr-i âlem'in vücûda geldüği isneyn gecesi zelzelesinden rahnedâr olup üstâd-ı bennâ eski İslâmbol hadîdi ile âdem uyluğu kalınlıkda hadîd kemerler ile mezkûr mutalsam amûdu miyânlarından kırk aded yerden dirâgûş etdirüp hâlâ kâ’im ü sâbit durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16b ·
metinde göster ·
… halk-ı Rûm ganîmet olurdu. Ba‘dehu bu tılısmâtlar Hazret-i Risâlet'in tevellüdü
gecesi
zelzele-i kübrâdan münhedim olup ile'l-ân amûdları Sarâyburnu'nda Selîmiye Köşk …
Altıncı tılısmât: Erba‘înde kırk gün mâhî-i gûnâ-gûn temevvüc-i deryâ olmadan te’sîrât-ı mutalsamât ile cümle mâ’ideler ber-kenâr olup halk-ı Rûm ganîmet olurdu. Ba‘dehu bu tılısmâtlar Hazret-i Risâlet'in tevellüdü gecesi zelzele-i kübrâdan münhedim olup ile'l-ân amûdları Sarâyburnu'nda Selîmiye Köşkü'nden tâ Sinân Paşa Kasrı'na gelince sâhil-i bahrde mezkûr amûdları kaldırım gibi döşemişlerdir. Deryâdan kayıklar ile güzer edenlere âşikâre amûdlardır. Gerçi amûdlar münhedim olup pâymâl-i bahr yatır ammâ mutalsam olan sûretleri de[r]yâya müte‘allik olup yine deryâya düşmek ile hâlâ amelde olup her sene niçe bin elvân mâhîler kenâra çıkup sayd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18a ·
metinde göster ·
… âr-ı Celle ve Alâ altmış üç yaşında mâh-ı Rebi‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn
gecesi
vakı‘ olup Medîne-i Münevvere'de medfûndur. Andan mesned-nişîn-i hilâfet Hazret …
Rıhlet-i Resûl-i Hudâ be-civâr-ı Celle ve Alâ altmış üç yaşında mâh-ı Rebi‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi vakı‘ olup Medîne-i Münevvere'de medfûndur. Andan mesned-nişîn-i hilâfet Hazret-i Ebâbekir, andan Hazret-i Ömer, andan Hazret-i Osmân andan Hazret-i Alî, andan Hazret-i imâm Hasan hüsn-i rızâları ile hilâfeti ferâğat etdi. Andan imâm Hüseyin eş-şehîd be-dest-i Yezîd ibn Mu‘âviye. Andan hilâfet Âl-i Emeviyyûn'dan halîfe-i rû-yı zemîn Mu‘âviye oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu İskender vefâtından 882 sene sonra Hâtemü'l-enbiyâ Muhammedü'l-Mustafâ mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci isneyn gecesi rahm-ı mâderden sa‘âdetle müştak olup dünyâya kadem basup âlemi münevver kıldığı mevsim-i nisanın yigirmisi idi, hikmet-i Hudâ ol leyle-i mübârekde cemî‘i Kâfiristân içre bir zelzele-i azîm olup Bağdâd'da tâk-ı Kisrâ ve kubbe-i Kızılelma ve kubbe-i Ayasofya-yı bâlâ münhedim olup cümle âteş-gede-yı nâr-ı Nemrûd-ı merdûd sönüp niçe alâmetler zuhûr etdüğinden bildiler kim Muhammed dünyâya geldi dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34b ·
metinde göster ·
… bu şeb-çerâğın şu‘lesi câmi‘i münevver ederdi. Bu dahi Risâlet-penâh'ın mevlûdu
gecesi
ser-nigûn olup hâlâ {ol şeb-çerâğ} Kızılelma'dadır. Anıniçün Kızılelma derler k …
Ve bu mahalde bir sebiz-gûn amûd-ı ibret-nümûn vardır. Ol amûd üzre Meryem Ana timsâli var idi. Elinde bir şeb-çerâğ var idi kim beyza-i fâhte kadar var idi. Her şeb, bu şeb-çerâğın şu‘lesi câmi‘i münevver ederdi. Bu dahi Risâlet-penâh'ın mevlûdu gecesi ser-nigûn olup hâlâ {ol şeb-çerâğ} Kızılelma'dadır. Anıniçün Kızılelma derler kim Ayasofya'dan gitmişdir. Zîrâ İşpanya {küffârı} bir iki kerre İslâmbol'a istîlâ etmişdir. Anıniçün ol beyza İşpanya elinde kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
meddâhân ve şâ‘irân ve Tıflî ve Cevrî ve Nef‘î ve Arzî ve Nedîmî ve Nisârî ve B …
Ve ahad gecesi meddâhân ve şâ‘irân ve Tıflî ve Cevrî ve Nef‘î ve Arzî ve Nedîmî ve Nisârî ve Beyânî ve Uzletî misilli şu‘arâlar cem‘ olup cân sohbeti olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
cemî‘i bâzbâzânlardan veled-i zinânın yetmiş cîlelerinden ibtidâ ser-şabbâzân K …
Ve isneyn gecesi cemî‘i bâzbâzânlardan veled-i zinânın yetmiş cîlelerinden ibtidâ ser-şabbâzân Kör Hasanoğlu ve dâmâdı Muslî Çelebi ve Mukallid Çufut Hasan ve Akbaba ve Sarı Celeb ve Çakman Celeb ve Simidcizâde ve cengîlerden Pıtıkoğlu ve Parpul kolu ve Osmân kolu ve Nâzlı kolu ve Ahmed kolu ve şehir oğlanları kolları cem‘ olup tâ sabâha dek Hüseyin Baykara meclisleri olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
İslâmbol'un yetmiş tâsdan geçme ve bin çemberden geçmiş cihânı çekmiş çevirmiş …
Ve selâse gecesi İslâmbol'un yetmiş tâsdan geçme ve bin çemberden geçmiş cihânı çekmiş çevirmiş atîk köhne kocalar ile sohbet-i hâs edüp her birinden bir hisse hâsıl edüp mahsûl dururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
… ifesinin ziyâretgâhlarıdır. Hakîrin âlem-i aşkda olduğu mahalde bir cum‘aertesi
gecesi
bu mahaldeki Yahûdî mezârlığı içinde,
Ve bu Hâsköy mezârlıkları kurbünde ine Ayazma nâm bir ayn-ı zülâl vardır, mahmûm-ı riba‘a mübtelâ olan âdem yedi kerre nûş edüp gasl etse ısıtmadan halâs olur. Rûm tâ’ifesinin ziyâretgâhlarıdır. Hakîrin âlem-i aşkda olduğu mahalde bir cum‘aertesi gecesi bu mahaldeki Yahûdî mezârlığı içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… düp çam sırığının aşağı ucuna ok gibi kartal yelekleri edüp Kaya Sultân mevlûdu
gecesi
şâdumânında kayık ile deryâda âteş edüp biri birinden âlî her biri semâya urûc …
Ammâ bu hakîr âlem-i fetâlığımızda yârân-ı bâ-safâlar ile ihtilâtımız mahallinde Gümrük Emîni Alî Ağa efendimize bu fişengin biri birinden yedi kat hevâya çıkar fişek peydâ edüp çam sırığının için boş edüp ucuna büyük hammâl fişeğe on yedi okka bârûd koyup yedi fişegin tepesine bir azîm tirşe külâh edüp çam sırığının aşağı ucuna ok gibi kartal yelekleri edüp Kaya Sultân mevlûdu gecesi şâdumânında kayık ile deryâda âteş edüp biri birinden âlî her biri semâya urûc edüp yedinci fişegin şu‘lesi 183a gâ’ib olup en nihâyetdeki badaluçkadan bir sadâ istimâ‘ olundu kim işiden âdemlerin zehresi çâk olayazdı. Ve her fişek aşağı nüzûl ederken neft yağlı ve ala çehirli ve dâne-i haşhâşlardan eyle âteşler nisâr olup zemîne nüzûl etdi kim gûyâ kevâkib-i necm-i geysûdâr-ı seb‘a-i seyyâreler zemîne şehâb-ı semâ gibi döküldü. Bu hâli hakîr görüp etdüğime peşîmân olup tâ’ib ve tâhir oldum. Hadîs: Arapça mazmûnu üzre inşâ’allâh etmemiş gibi oluruz. Ammâ garîb ü acîb san‘at idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b–183a ·
metinde göster ·
çalınmışdır. Ba‘dehu hicretin (---) senesinde Fâtımatü'z-Zehrâ on sekizine bâli …
Esnâf-ı dâ’ireciyân: Dükkân 10, neferât 50, ibtidâ dâ’ire Hazret-i Süleymân ile Belkîs'ın zifâfı gecesi çalınmışdır. Ba‘dehu hicretin (---) senesinde Fâtımatü'z-Zehrâ on sekizine bâliğa iken Hazret-i Alî menkûhası olup leyle-i zifâfda Baba Ömer ve Hazret'in hoş-hânı Hamza bin Yetîm dâ’ire çalup sûr etdiler. Anıniçün dâ’irezenlerin pîri Amr-ı Ayyâr'dır. Zîrâ Hazret-i Resûl buyurmuşdur: Arapça demişlerdir. Anıniçün dâ’ire-i Arabistân helâldir, hattâ tevhîdlerde bile çalarlar, ammâ celâcilsiz olup içinde halkaları ola gerekse sadefkârî olsun. Sûrlarda ve hitânlarda ve zekât verecek mahallerde çala. Arabistân'da def ü kudüm çalınmak şer‘îdir. 203a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 202b–203a ·
metinde göster ·
İbtidâ te’lîf olan dâ’ire ve kamışdan kavaldır. Hekîm Fisagores te’lîf edüp Belkîs'ın zifâfı gecesi çalındı. Andan Mûsâ mûsikârı miskâli te’lîf etdi. Andan rebâbı Abdullâh Fâryâbî te’lîf edüp Hazret asrında dâ’ire ve rebâb çalınup sonra âlet-i ayş u tarab olmağile hicret-i nebeviyyenin sene 4 Medîne-i Münevvere'de imâm Hasan vücûda geldiği sâ‘at Cibrîl-i Emîn mübârek-bâd'a nâzil olup hamr hakkında bu âyet-i şerîfi kıbel-i Hak'dan getirdi. Âye[t](---)(---)(---)(---)(---). Andan şarâb harâm olup âlet-i tarabı olan sâz dahi men‘ oldu. Hakkında (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 206b ·
metinde göster ·
… adı. Tamâm kırk gün olunca fakîr gulâm bu derd-i serencâmı çeküp kırkıncı günün
gecesi
oldu. Bi-emri Hudâ, ol ma‘sûmun tulum gibi derisi tâ depesinden ve burnu ucunda …
Âhir-i kâr, fakîr gulâmın beden-i batlimusu günden güne tulum gibi olmadan sönüp tulum cildi buruşup vücûdunun derisi takır takır ötmeğe başladı. Tamâm kırk gün olunca fakîr gulâm bu derd-i serencâmı çeküp kırkıncı günün gecesi oldu. Bi-emri Hudâ, ol ma‘sûmun tulum gibi derisi tâ depesinden ve burnu ucundan ve sadrından ve göbeğinden tâ zekeri ucundan ve hayâsı aşağısından tâ mak‘adının bed-râyihalı yerinden gerü arkasından ve iki küreği arasından ve enseden yine depesine gelince cümle vücûdu derisi gûyâ mikrâs-ı lâ ile kesilmiş gibi kesilüp ve iki kolları derileri tırnaklarıyla bile çıkup ve iki uylukları derileri dahi tâ ayakları tırnaklarına varınca bile çıkup bu tulum deri içinden fakîr gulâmın vücûd-ı nâzenîni kıp kırmızı akîk-i yemenî-vâr çıkup eyle mücellâ ve musaykal idi kim gûyâ âteş gibi şu‘le verirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217a ·
metinde göster ·
Der-fasl-ı binâ-yı hammâmât-ı gâsilân: Cümle (---) aded hammâm-ı hoş-havâlardır. Evvelâ iç kal‘ada Kadı hammâmı gâyet müferrih hûb-hevâ ve çifte hammâmdır ve Gürcî hammâmı iç kal‘ada yektâ hammâm-ı rûşenâdır ve yine iç kal‘ada Yeni Kadı hammâmı nev-binâ bir hammâm-ı zibâdır 66a ve taşra varoşda Hondî Hanım hammâmı gâyet hammâm-ı kadîmdir. Hattâ ba‘zı müverrihler Belînâs hakîmin ilm-i hikmet ile binâ edüp bir kandil-i sirîc yağ ile hammâm ve suyu germâ olup şiddet-i hârrdan gâsillerin tahammül edemediği kandil ile ıssı olan hammâm budur derler. Hazret-i Risâlet'in mevlûdı gecesi kandil-i sirîc sönüp hammâm mu‘attal kalmışdır. Ba‘dehû Dânişmendiyân melikelerinden Hondî Hânım bu hammâmı ta‘mîr u termîm etmişdir deyü müverrihler tahrîr etmişlerdir. Ammâ niçe müsinn ihtiyâr âdemler ol Belînâs hakîmin ilm-i tılsım ile binâ etdüğü hammâm eski Kayseriyye'de esâs-ı binâları ve niçe kıbâbları ve âteş-kede-i kandil-i sirîc kül-hanı mahalli râygândır dediler. El-uhdetü ale'r-ravî, ammâ hakîr görmedim. Bu hammâmın evsâfı aşağıda külliyât-ı şehr-engîzde mahalliyle tahrîr olunur
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65b–66a ·
metinde göster ·
… Mesîhî'dir. Ancak mezâhib-i bâtılaları Rûm gibi değildir. Iyd-i beyza-yı Nasârâ
gecesi
Ermenî yağlı yer ve savm-ı bâtıllarınca Urûmlar sabâhısı yağlı yerler. Bu lisân …
Bu memleket-i Sivas beled-i kadîm olmağıla bânîsi Amalak asrından berü kavm-i Ermenî destinde olup Ays ibn İshâk Nebîye müntehî olur kavm-i cebbârlar idi. Lisân-ı Ermenî anların zu‘munca Amalak peydâ etdi derler. Bu lisânın fesâhat [ü] belâğatı şehr-i Rûm-ı Sivas'da tekellüm olunur. Millet-i Ya‘kûbî'dir. Ba‘dehû Hazret-i Mesîh'e îmân getirüp kavm-i Mesîhâdan olup cümle İncîlî'dir. Bunlar dahi yedi fırka ve yedi lisân üzre tekellüm ederler. Ammâ cümlesi İsevî olmağıla İncîl'le amel edüp tilâvet-i İncîl ederler. Arabistân'ın Ermenî'lerine Ya‘kûbî derler. Şâm'da ve Haleb'de ve Irâk'da cümle Ya‘kûbî lisânı tekellüm ederler. Ve âyîn-i bâtıl-ı bî-mezhebleri gayri gûnedir. Lisân-ı Ya‘kûbî dahi mahalliyle tahrîr olunur ve kavm-i Mıgdisî lisânı dahi başka lisândır kim ba‘zı elfâzı ve niçe lügatleri Fârisî'ye yakındır. Gâyet fasîh lisânları vardır. Ve lisân-ı (---) lisân-ı Ekrâd'a yakındır ve lisân-ı (---) Arabî'ye yakındır ve lisân-ı (---) Gürcî'ye yakındır. Bunlar Enüşirvânî'dir ve lisân-ı (---) bir lisâna müşâbeheti yokdur. Ermenî kavminin Çingânesidir. Ammâ cümlesi İncîlî ve millet-i Mesîhî'dir. Ancak mezâhib-i bâtılaları Rûm gibi değildir. Iyd-i beyza-yı Nasârâ gecesi Ermenî yağlı yer ve savm-ı bâtıllarınca Urûmlar sabâhısı yağlı yerler. Bu lisân-ı Ermenî'den dahi seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem olanlara elzem-i levâzımından lisân olmağıla bu kadarca tahrîr olundu kim ba‘zı menâzillerde ve kurâ ve kasabâtlarda tahsîl-i ma‘îşet edüp herkesle hüsn-i ülfet etmek içün kifâyet mikdârı tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 79b ·
metinde göster ·
"Feryâdnâmeniz bir gecede vâsıl olup Bozcaadası donanmasının altıncı gecesi sabâhında mahsûr olmuşsuz. Hudâ kerîmdir. Dîn-i mübîn gayretin elden koman. İnşâ’allâh üç günde ve dörd günde kırk bin Bucak Tatarıyla ve altı bin benim askerimle ve toplar ile sizlere imdâd yetişmek üzereyüz. İşte yigirmi pâre gemiyle üç bin serdengeçdi yiğit ile yigirmi bin kile buğday 59b ve un ve sâ’ir zahîre göndermişim. Eğer mümkün ise bir ceng arasında kâfire bir velvele gösterüp bir tarafdan varan imdâd zahîreleri kal‘aya alasız ve illâ sâbit kadem olup durasız".
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59a–59b ·
metinde göster ·
Hikâye: Kaçan kim Melek Ahmed Paşa Kaya'yı alup zifâf
gecesi
Kaya, Melek'i yanına uğratmayup Paşa'yı hançerle urdu ve bir kerre dahi Paşa'nı …
Hikâye: Kaçan kim Melek Ahmed Paşa Kaya'yı alup zifâf gecesi Kaya, Melek'i yanına uğratmayup Paşa'yı hançerle urdu ve bir kerre dahi Paşa'nın sakalının bir yanın yolup Paşa Kubbealtı'na beş ay sakalı tamâm olmayınca varamadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 78a ·
metinde göster ·
… vermeğe hâzır ol" dedikde sabâha dak azîm mücâdele-i gûnâ-gûnlar edüp ne zifâf
gecesi
leyle-i (---) gecesi olup âhir-i kâr vakt-i Şâfi‘îde ben dahi dedim ki,
Hemân Sultân eydir: "Paşam sen benimle geçinemezsin. Ben seni diri iken yâhûd ölü iken boşarım. Hemân bana bir Mısır hazînesi nikâhım vermeğe hâzır ol" dedikde sabâha dak azîm mücâdele-i gûnâ-gûnlar edüp ne zifâf gecesi leyle-i (---) gecesi olup âhir-i kâr vakt-i Şâfi‘îde ben dahi dedim ki,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44a ·
metinde göster ·
… dikde sabâha dak azîm mücâdele-i gûnâ-gûnlar edüp ne zifâf gecesi leyle-i (---)
gecesi
olup âhir-i kâr vakt-i Şâfi‘îde ben dahi dedim ki,
Hemân Sultân eydir: "Paşam sen benimle geçinemezsin. Ben seni diri iken yâhûd ölü iken boşarım. Hemân bana bir Mısır hazînesi nikâhım vermeğe hâzır ol" dedikde sabâha dak azîm mücâdele-i gûnâ-gûnlar edüp ne zifâf gecesi leyle-i (---) gecesi olup âhir-i kâr vakt-i Şâfi‘îde ben dahi dedim ki,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44a ·
metinde göster ·
… a-i tek ü tenhâsında ale's-seher esmâü'l-hüsnâya müdâvemet ederdi ve her isneyn
gecesi
cümle iç ağalarına kırk bin salavât-i şerîfe ve her leyle-i Cum‘ada on iki bin …
Ve kendü savma‘a-i tek ü tenhâsında ale's-seher esmâü'l-hüsnâya müdâvemet ederdi ve her isneyn gecesi cümle iç ağalarına kırk bin salavât-i şerîfe ve her leyle-i Cum‘ada on iki bin İhlâs-ı şerîfe tilâvet olunurdu. Ve hâlâ harem-i hâsda büyük oda ve küçük odalara on iki bin altun Bağdad'dan gönderüp vakf edüp uslûb-ı sâbıka üzre leyle-i isneynde ve leyle-i Cum‘ada kırk bin salavât ve kırk bin aded İhlâs-ı şerîfe tilâvet olunur aceb hayrât-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
… elen sahrâsından ba‘de'l-gurûb iş bu 1074 mâh-ı Muharremü'l-harâmın bâzârertesi
gecesi
Ciğerdelen sahrâsının Uyvar tarafına Murâdovası üzre murâd [u] merâmımız olan L …
Çûnki Gâzî İbrâhîm Paşa Nigebolı askeriyle Ciğerdelen sahrâsından ba‘de'l-gurûb iş bu 1074 mâh-ı Muharremü'l-harâmın bâzârertesi gecesi Ciğerdelen sahrâsının Uyvar tarafına Murâdovası üzre murâd [u] merâmımız olan Lara dağına ve Lak bayırları bâğına bir sâ‘atde varup Üstürgon kulağızlarının dedikleri mahalle cümle asâkir-i Nigebolı ve leşker-i İbrâhîm Paşa ile vakt-i ışâda enüp nîm sâ‘at ileri cânib-i erba‘amıza mükellef ü mükemmel iş görmüş sefer eşmiş ağavâtları ve Üstürgon gâzîlerinden ahvâl bilir âdemleri mezkûr ağalar ile cümle etrâf [u] eknâfa karavullar ta‘yîn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Sun‘-ı Hudâ mâh-ı Muharrem'in on dürdüncü
gecesi
kâmil üç sâ‘at ve dör[d] derece ve üç dakîka hasefü'l-kamer oldu kim on hatve m …
Hikmet-i Sun‘-ı Hudâ mâh-ı Muharrem'in on dürdüncü gecesi kâmil üç sâ‘at ve dör[d] derece ve üç dakîka hasefü'l-kamer oldu kim on hatve mikdârı ba‘îd olan bedîd aktâr nâ-bedîd olurdu. Herkes yanındaki âdemi görmeden kalup tâ bu mertebe bir leyle-i muzlim oldu kim gûyâ haşr [ü] neşrden bir nişân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109b ·
metinde göster ·
… âletde iken İşpanya kralının bir kızın zu‘m-ı bâtıllarınca nikâh ile alup zifâf
gecesi
Ahmed Beğ'in babası Hersek ban kızı görünce aklı gidüp ol ân kıza amân vermeyüp …
Hersekoğlu Ahmed Paşa dahi zamân-ı cehâletde iken İşpanya kralının bir kızın zu‘m-ı bâtıllarınca nikâh ile alup zifâf gecesi Ahmed Beğ'in babası Hersek ban kızı görünce aklı gidüp ol ân kıza amân vermeyüp Hersek Bânû-yı İşpanya'nın bekâretin izâle etdikde hemân Hersekoğlu müte’ellim olup dâğ-ı derûnundan ol gece üç yüz kadar atlı ile bu Mileşova tahtından gâ’ib olup şehr-i Üsküp'de Ebü'l-feth Gâzî'ye gelüp sergüzeşt [ü] serencâmın bir bir takrîr edüp şehâdet parmağın kaldırup Akşemseddîn ve Velî Mahmûd Paşa huzûrunda İslâm ile müşerref oldukda ismine Ahmed derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143a ·
metinde göster ·
veyâ Sarı Saltık gecesi veyâ İsvet Nikola ve Hızır İlyâs ve Kâsım ve Meryem Ana …
Bâzâr gecesi veyâ Sarı Saltık gecesi veyâ İsvet Nikola ve Hızır İlyâs ve Kâsım ve Meryem Ana ve Kara Koncoloz gecesi veyâ îd-i Nasârâ veyâ bir turvin veyâ bir bed-nâm günlerinde ve gecelerinde mezkûr çanları çaldıklarında sadâsından Deccâl zâhir oldu zann olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b ·
metinde göster ·
veyâ İsvet Nikola ve Hızır İlyâs ve Kâsım ve Meryem Ana ve Kara Koncoloz gecesi …
Bâzâr gecesi veyâ Sarı Saltık gecesi veyâ İsvet Nikola ve Hızır İlyâs ve Kâsım ve Meryem Ana ve Kara Koncoloz gecesi veyâ îd-i Nasârâ veyâ bir turvin veyâ bir bed-nâm günlerinde ve gecelerinde mezkûr çanları çaldıklarında sadâsından Deccâl zâhir oldu zann olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b ·
metinde göster ·
… gecesi veyâ İsvet Nikola ve Hızır İlyâs ve Kâsım ve Meryem Ana ve Kara Koncoloz
gecesi
veyâ îd-i Nasârâ veyâ bir turvin veyâ bir bed-nâm günlerinde ve gecelerinde mez …
Bâzâr gecesi veyâ Sarı Saltık gecesi veyâ İsvet Nikola ve Hızır İlyâs ve Kâsım ve Meryem Ana ve Kara Koncoloz gecesi veyâ îd-i Nasârâ veyâ bir turvin veyâ bir bed-nâm günlerinde ve gecelerinde mezkûr çanları çaldıklarında sadâsından Deccâl zâhir oldu zann olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b ·
metinde göster ·
Çünki sene-i mezkûr mâh-ı Safer'inin yigirmi ikinci gecesi tokuzuncu sâ‘atde Süleymân Hân civâr-ı rahmete vâsıl oldukda hemân Sokollu vezîr-i âkıl u dânâ pâdişâhın intikâl eyledüğün ol kadar ihfâ etmeğe bezl-i himmet etdiler. Kırk aded Hâsodalıların bile rûhlarının ve bâ-husûs taşra vüzerâlarının ebedü'l-ebed rûhlarının haberleri yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 175a ·
metinde göster ·
… r-zer zerdûz metâ‘lar anlarda bî-hadd [ü] bî-kıyâs bulunup kırk günün üç gün üç
gecesi
niçe yüz bin kanâdîl ve çerâğdân ve fânûs ve meş‘ale ve şem‘-i asel ve şem‘-i r …
Ammâ Eflak tarafında beş yüz aded dükkân ve Boğdan cânibinde hem-çünân beş yüz dükkân-ı kadîm olup anlarda dahi ke'l-evvel bey‘ [u] şirâlar olup zer-ender-zer zerdûz metâ‘lar anlarda bî-hadd [ü] bî-kıyâs bulunup kırk günün üç gün üç gecesi niçe yüz bin kanâdîl ve çerâğdân ve fânûs ve meş‘ale ve şem‘-i asel ve şem‘-i rîhler ile çârsû-yı bâzârı çerâğân edüp gûnâ-gûn her diyârın sâzende ve mutrıbânları köşe be-köşe erganon ve nâkûs [ve] zümmer ve luturyanî boruları çalup niçe bin fâhişelere de sâzlı ve telli fasıllar çalup cân sohbetleri edüp zevk u safâlar ederler kim bir diyâra mahsûs değildir. Ve hakîr bunları üç gün üç gece temâşâ edüp Eflak vilâyetinden karşu geçüp Boğdan şehri boyarından refîkler alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104a ·
metinde göster ·
… in bedâyi‘u'l-garâ’ib, er-rü’yâyı's-sâliha: Hikmet-i Hudâ} ıyd-ı şerîfin üçüncü
gecesi
vâkı‘ada görürüm kim mukaddemâ Eski Kırım'da Kör Yûsuf Dede deyü du‘âsın aldığı …
{Ve min bedâyi‘u'l-garâ’ib, er-rü’yâyı's-sâliha: Hikmet-i Hudâ} ıyd-ı şerîfin üçüncü gecesi vâkı‘ada görürüm kim mukaddemâ Eski Kırım'da Kör Yûsuf Dede deyü du‘âsın aldığımız kişi ve Karaalp köyünde vâkı‘amızda konağımız sâhibin görüp "Hân ile Dağıstân pâdişâhına gidin" deyü deryâ aşırı bu hakîri el salup çağıran konağımız sâhibin yine vâkı‘amda Kör Yûsuf'u ve konağım sâhibin görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143b ·
metinde göster ·
Bu hakîr bu kabakda iken Çerkez ile Abaza kavminin oburları, ya‘nî sehhâr ve sehereleri bin yetmiş altı mâh-ı şevvâlinin yigirminci gecesi kıyâmet kopup yıldırımlar şakıyup sâ‘ıkalar kopup evc-i âsumânda haşr [u] neşrden bir şeb-i muzlim olmuşken gök yüzünü âteş dutup ol şeb-i muzlim zâ’il olup bir rûz-ı rûşen oldu kim her Çerkez avretleri nakış işleseler mümkin idi. Çerkeslerden su’âl etdik,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151b ·
metinde göster ·
… ile şimâl tarafı arasında bir iklîmlik yer dahi bulup lâkin şiddet-i şitâdan ve
gecesi
bir sâ‘at olup gündüzü yigirmi üç sâ‘at olup Şâfi‘î vakti gibi muzlim bir iklîm …
Seyyâh-ı dünyâ-yı cedîd ve cihân-geşt-i dünyâ-yı atîk olan Hakîm Padre nâm kefere-i nâ-zimmî ki Fütihatâ lafzı târîhinde Yenidünyâyı bulup ve bu eski dünyâyı dâ’iren-mâdâr geşt [ü] güzâr edüp diyâr-ı Maskov'u altıncı ve yedinci iklîmde bulup şark ile şimâl tarafı arasında bir iklîmlik yer dahi bulup lâkin şiddet-i şitâdan ve gecesi bir sâ‘at olup gündüzü yigirmi üç sâ‘at olup Şâfi‘î vakti gibi muzlim bir iklîm dahi bulup tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
… nce bu şehr-i Sarây-ı Cingiz Hân iklîm-i örfiyyenin 28 inci tabakasında bulunup
gecesi
üç sâ‘atdir ve tûl-ı nehârı yigirmi bir sâ‘atdir ve arzı elli derece ve otuz da …
Anın ilm-i usturlâbı hükmünce bu şehr-i Sarây-ı Cingiz Hân iklîm-i örfiyyenin 28 inci tabakasında bulunup gecesi üç sâ‘atdir ve tûl-ı nehârı yigirmi bir sâ‘atdir ve arzı elli derece ve otuz dakîka, zîrâ iklîm-i sâdisin âhırı ve iklîm-i hakîkîsinin cânib-i şarkîsidir, vasatı vilâyet-i Azak'dır kim Âl-i Osmân destindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
… akt-i şâfi‘î olup sabâh oldu. Ve bir sâ‘at olmadan gün doğdu. Ve'l-hâsıl cemî‘i
gecesi
dörd sâ‘at ve bir çeyrek oldu, zîrâ iklîm-i sâbi‘in vasatıdır. Gerçi tûl-ı nehâ …
Bu şehr-i gâz[iy]ân dahi iklîm-i sâbi‘den olup vakt-i gurûb 171b atlara yem asup ahşam namâzın kıldık. Atlar bir sâ‘atde yemi yediler. Biz dahi ta‘âm yeyince vakt-i şâfi‘î olup sabâh oldu. Ve bir sâ‘at olmadan gün doğdu. Ve'l-hâsıl cemî‘i gecesi dörd sâ‘at ve bir çeyrek oldu, zîrâ iklîm-i sâbi‘in vasatıdır. Gerçi tûl-ı nehârı vardır, âfitâb-ı âlem-tâbın sâ’ir vilâyetlerdeki gibi tâb u tüvânı yokdur. Hamd-i Hudâ bu Kazan-ı gâziyân şehrine gelmek ile yedi iklîme kadem basup seyâhatde hissemiz olmuş oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171a–171b ·
metinde göster ·
… arâb edüp Maskov kralını dahi mutî‘ [u] münkâd etmeğe murâd edindikde gördü kim
gecesi
kalîl iki sâ‘atden egilli vakitde sabâh olup Hak Te‘âlâ'nın beş vakit farz eyle …
Mâ-tekaddem Cingiz Hân asrında Ulu Noğay ve Yamanca Noğay ve Şıdak Noğay ve Urumbet Noğay ve niçe yüz aded kavm-i Noğay bu şehr-i azîmde ve sahrâsı olan Büyük Heyhât'da sâkin olurlar imiş. Timur Hân gelüp harâb edüp Maskov kralını dahi mutî‘ [u] münkâd etmeğe murâd edindikde gördü kim gecesi kalîl iki sâ‘atden egilli vakitde sabâh olup Hak Te‘âlâ'nın beş vakit farz eyledüğü yatsı namâzının vakti yok,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
… e aşağı kal‘adan bin pâre top atılup şâdımânlar etdiler. Meğer ol gece zemherîr
gecesi
olup küffârın domuz kırkını gecesi îdi imiş, sabâha dak top ve tüfeng şâdımanla …
Ammâ bu şehr-i azîmi gâyet ma‘mûrdur. Ve sene (---) târîhinde Mehemmed Geray Hân'ın esîr etdiği Şeremet Ban bunda vezîri nâmına idi, ammâ şimdi banı (---)(---) nâm pîr-i muğân bir kefere-i benâmdır. Cümle yetmiş bin tüfeng-endâz leşkere mâlikdir, zîrâ Kalmık düşmanları çokdur. Ammâ kal‘ası gâyet sarpdır. Nehr-i Cayık kenârında bir yalçın püşte-i âlî üzre Şeddâdî taş binâ yukaru hisârı var. Bir manastır çanlığı nümâyân olup kal‘a içine girmedim, ammâ aşağı hisâra elçi ile konduğumuzda iç hisâr ve aşağı kal‘adan bin pâre top atılup şâdımânlar etdiler. Meğer ol gece zemherîr gecesi olup küffârın domuz kırkını gecesi îdi imiş, sabâha dak top ve tüfeng şâdımanları edüp sabâhisi elçiye ziyâfet-i azîmler edüp ba‘de't-ta‘âm Nemse çâsârının nâmelerin kapudana ve baş hatmana gösterüp yüzlerine ve gözlerine sürüp hakîre hayli ta‘zîmler edüp seyâhatimiz ahvâllerinden niçe şeyler su’âl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
… p şâdımânlar etdiler. Meğer ol gece zemherîr gecesi olup küffârın domuz kırkını
gecesi
îdi imiş, sabâha dak top ve tüfeng şâdımanları edüp sabâhisi elçiye ziyâfet-i a …
Ammâ bu şehr-i azîmi gâyet ma‘mûrdur. Ve sene (---) târîhinde Mehemmed Geray Hân'ın esîr etdiği Şeremet Ban bunda vezîri nâmına idi, ammâ şimdi banı (---)(---) nâm pîr-i muğân bir kefere-i benâmdır. Cümle yetmiş bin tüfeng-endâz leşkere mâlikdir, zîrâ Kalmık düşmanları çokdur. Ammâ kal‘ası gâyet sarpdır. Nehr-i Cayık kenârında bir yalçın püşte-i âlî üzre Şeddâdî taş binâ yukaru hisârı var. Bir manastır çanlığı nümâyân olup kal‘a içine girmedim, ammâ aşağı hisâra elçi ile konduğumuzda iç hisâr ve aşağı kal‘adan bin pâre top atılup şâdımânlar etdiler. Meğer ol gece zemherîr gecesi olup küffârın domuz kırkını gecesi îdi imiş, sabâha dak top ve tüfeng şâdımanları edüp sabâhisi elçiye ziyâfet-i azîmler edüp ba‘de't-ta‘âm Nemse çâsârının nâmelerin kapudana ve baş hatmana gösterüp yüzlerine ve gözlerine sürüp hakîre hayli ta‘zîmler edüp seyâhatimiz ahvâllerinden niçe şeyler su’âl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
… şehrin dahi bâğ u bâğçesi yokdur, zîrâ şiddet-i şitâsı katıdır. Ve bunu[n] dahi
gecesi
kasîr ve nehârı tavîl ve muzlim olmak ile bunda dahi yatsı namâzının vakti olma …
Ve cümle yetmiş aded bâzergân hânları ve altı bin dükkânları ve altı yerde hammâmları var. Ammâ ban sarâyı ol kadar ma‘mûr ve müzeyyendir kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Cümle maksûreleri nehr-i Cayık kenârına vâki’ olmuş. Ammâ bu şehrin dahi bâğ u bâğçesi yokdur, zîrâ şiddet-i şitâsı katıdır. Ve bunu[n] dahi gecesi kasîr ve nehârı tavîl ve muzlim olmak ile bunda dahi yatsı namâzının vakti olmadığından salât-ı ışâyı kılmazdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
… eryâsının hükmü eyledir kim gûyâ Rûm'da vakt-i Şâfi‘î kadarca karanlıcakdır kim
gecesi
ve gündüzü eyledir, karanlık dünyâ dahi eyledir, ammâ bu buz deryâsı her bâr do …
Bu buz deryâsının hükmü eyledir kim gûyâ Rûm'da vakt-i Şâfi‘î kadarca karanlıcakdır kim gecesi ve gündüzü eyledir, karanlık dünyâ dahi eyledir, ammâ bu buz deryâsı her bâr donmayup kırk elli yılda ve seksen yılda bir pek katı donar, gayri yıllar yalın kat donar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 178b ·
metinde göster ·
… bbesi Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci isneyn
gecesi
Emîne Hâtûn rahminden dünyâya kadem basdıkda ol kubbe münhedim oldukda bu Selân …
El-hâsıl midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Lâkin kubbe-i ser-nigûnu kurşum örtülü değildir. Küffâr zamânında kâr-ı kadîm bir gûne çâr-kûşe kiremit örtülüdür kim bu dahi bir vâcibü's-seyr musanna‘ kiremitdir. Hattâ Ayasofya-i İslâmbol kubbesi Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci isneyn gecesi Emîne Hâtûn rahminden dünyâya kadem basdıkda ol kubbe münhedim oldukda bu Selânik Ayasofya kubbesi ve bu Hortaç Sultân câmi‘i kubbesi dahi münhedim olup yine ta‘mîr ü termîm etdikleri alâmetleri kubbenin kıble tarafında amâr olan yerleri âşikâredir. Cemî‘i Rûm tevârîhlerinde Büyük Kostantin-ipol'un anası Hellana karı bu Hortaç Sultân câmi‘in binâ edüp sonra Kuds-i Şerîf'de keferelerin bilâ-teşbîh ka‘besi olan Kumâme-i gumâme deyrini binâ etmişdir deyü yazmışlardır, ya‘nî tâ bu mertebe ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim kapusu üzre tahrîr olunan târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… elâmdan vilâdet-i Muhammed Mustafâ'nın altı yüz yıl sonra vilâdet-i bâ-sa‘âdeti
gecesi
oldukda Bağdâd'da tâk-i Kisrâ ve Irâk'da âteş-gede-i Nemrûd sönüp ve Pozanta'da …
Be-kavl-i Muhammed bin İshak, Hazret-i Îsâ aleyhi's-selâmdan vilâdet-i Muhammed Mustafâ'nın altı yüz yıl sonra vilâdet-i bâ-sa‘âdeti gecesi oldukda Bağdâd'da tâk-i Kisrâ ve Irâk'da âteş-gede-i Nemrûd sönüp ve Pozanta'da Ayasofya-i Kebîr kubbesi ve Selânik Ayasofya kubbesi ve bu Atina deyri kubbesi dahi cümle münhedim olup ba‘dehu bu Atina kubbesi niçe kerre binâ edüp sâbit-karâr olmadığından İslâmbol tekurü bu Atina kubbesi yerine tâk-i azîmler etdirüp ol kemerler üzre dıraht-ı müntehâ servi ağaçları kirişler edüp anların üstüne yine servden taban direkler ve anların dahi üstlerine serviden tahtalar döşeyüp cümle servi haşebleri ve tahtaları zer-ender-zer nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnlardır kim bir kıl kalemin çekmede Mânî ve Bihzâd âciz olup meyânları mûy-meyân olur. Ve cemî‘i servi haşeblerinin râyiha-i tayyibesinden câmi‘ içinde olan cemâ‘at-i kesîrenin demâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252a ·
metinde göster ·
… unca bu mezkûr mutalsamâtların hükümleri nâfiz olup ol Habîb-i Hudâ'nın mevlûdu
gecesi
cümle tılsımât-ı vifâkâtlar zîr [ü] zeber olup amelleri bâtıl olur. Hâlâ niçe t …
Ol zamânda bu şehir içre cem‘ olan hukemâlar birer gûne ibret-eser mutalsamât-ı garîbe ve birer gûne vefk-ı a‘zam acîbeler inşâ edüp bu şehirde tâ‘ûn ve yılan ve çıyan ve akreb ve leylek ve karga ve pire ve kehle ve tahta biti ve sivri sinek ve kara sinek olmazmış. El-hâsıl bir yıl üç yüz altmış altı gündür, gün başına birer gûne tılsımât karada ve gün başına birer tılsımât deryâya müte‘allık olup leb-i deryâya tılsımâtlar etmişler, tâ ki Hazret-i Risâlet-penâh rahm-ı mâderden müştak olunca bu mezkûr mutalsamâtların hükümleri nâfiz olup ol Habîb-i Hudâ'nın mevlûdu gecesi cümle tılsımât-ı vifâkâtlar zîr [ü] zeber olup amelleri bâtıl olur. Hâlâ niçe tılsımât yerleri manzûrûmuz olmuşdur. Ammâ şimdi yine bu şehr-i Atina'da sivri sinek ve çıyan ve akreb ve leylek ve karga olmaz ve gelirse vatan dutmaz ve çok dururlarsa yaşamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254a ·
metinde göster ·
lâl olmuş. Hâlâ bir beyâz mermer putdur durur. Bu put olan adacığın iki cânibin …
Bu cây-ı menâs-ı keştîye Derzî limanı demeğe bâ’is oldur ki bu limanın ağzında bir kara yumru adacık vardır. Ol adanın üstünde zamân-ı sâbıkdan kalmış taşdan yonma bir put vardır. Ol putu bir derzî yapdırmış. Anıniçün Derzî limanı derler, garîb temâşâdır. Be-kavl-i nasârâ ol put tâ Hazret-i Risâlet-penâh rahm-ı mâderden müştak olunca söylermiş. Mevlûd-ı Nebî gecesi lâl olmuş. Hâlâ bir beyâz mermer putdur durur. Bu put olan adacığın iki cânibinde büyük gemiler bî-bâk geçer derin yerlerdir. Ve gemiler içeri girdikden sonra her cânibi a‘lâ demir dutar yerlerdir. Ve bu limanın ağzından taşraki kıble tarafında bir bucak dahi vardır. Anda içecek âb-ı hayât su bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b ·
metinde göster ·
nısfu'l-leylde Vezîria‘zam kolunda leb-i deryâda karavul bekler iken on mîl kad …
Sene 1079 Berât gecesi nısfu'l-leylde Vezîria‘zam kolunda leb-i deryâda karavul bekler iken on mîl kadar ba‘îd rûy-ı deryâda bir alevli âteş zâhir olup cümle meterislerde olan guzât-ı müslimîn bu âteşi görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292b ·
metinde göster ·
… ıl kurşum atdım. Ve niçe yüz tobra toprak taşıdım. Ve iki buçuk yılda her Cum‘a
gecesi
birer hatm-i şerîf endirmeği kesmeyüp şeb [ü] rûz müdâvemet ederdim. Ve her ne …
Ve dahi niçe gûne sa‘y-ı kûşiş-i mücâhedelerim çokdur. Hudâ-yı Bîçûn riyâya yazmaya. Üç binden mütecâviz ok atdım ve iki buç[uk] yıl kurşum atdım. Ve niçe yüz tobra toprak taşıdım. Ve iki buçuk yılda her Cum‘a gecesi birer hatm-i şerîf endirmeği kesmeyüp şeb [ü] rûz müdâvemet ederdim. Ve her ne yerde bir top güllesi bulsam yabandan taşıyup toplar dibine getirirdim. Hak te‘âlâ kabûl-ı dergâh ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293a ·
metinde göster ·
bu abd-i kemter Göllük tarafında İbrâhîm Paşa efendimizde müsâferetde idim. Ale …
Sene (---) mâh-ı (---) gecesi bu abd-i kemter Göllük tarafında İbrâhîm Paşa efendimizde müsâferetde idim. Ale's-sabâh Sadrıa‘zam kolunda cemî‘i kula ulûfe-i mu‘ayyeneleri çıkacak idi. Hakîr mevâcib almak içan vakt-i Şâfi‘îde atıma süvâr olup sipâhiyân ordusu içre geçüp Seydîzâde askeri içre ubûr ederken Kanlı Mağârâlar ile Kuşaklı Manastır mâbeyninde lağım ve meterisler yok iken sâfî çemenzâr üzre kırmızı fesli 297b pür-silâh askerler çet-a-çet olup âdem deryâsı birbirlerine tirkeşüp çemenzâr üzre hâmûş olup yatırlar. Hakîr dahi at üzre bunlara selâm verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 297a–297b ·
metinde göster ·
… re Arapça nassı üzre cümle âyende vü revendelere ni‘meti mebzûldür. Her Cum‘a
gecesi
kırk elli yere et‘ıme-i nefîse summât-ı Muhammedî çekilü[p] ba‘de't-tenâvül Ars …
Andan bu haremin yine göle nâzır bir köşesinde koca Gâzî Arslan Paşa bir dâru'z-ziyâfe-i me’kel-hâne inşâ etmiş kim cemî‘i pîr u muğân ve gebr [ü] tersâya ve bay u gedâya subh u mesâ âye[t] sûre-i (---) üzre Arapça nassı üzre cümle âyende vü revendelere ni‘meti mebzûldür. Her Cum‘a gecesi kırk elli yere et‘ıme-i nefîse summât-ı Muhammedî çekilü[p] ba‘de't-tenâvül Arslan Paşa'ya def‘-i cû‘ edenler hayr du‘â ile Fâtiha tilâvet ederler, zîrâ evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 347b ·
metinde göster ·
… vasfında lisân kâsırdır. Bunda gelini yüz bin gûne şâdımânlar ile getirüp Cum‘a
gecesi
beğe arûsu teslîm edüp ol gece sabâha dak bir ayş u ışret ve sâz söz ve hây hûy …
Ergiri kazâsı hudûdunda bâğ-ı İrem-misâl âb-ı hayâtları cârî ve revân bir dağ eteğinde cümle iki yüz aded kayağan örtülü Ârnâbûd evleridir, ammâ ahâlîsi müselmânlardır. Bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir hânı ve bir küçük hammâmı var. Zeynel Paşa oğlu bunda çiftliği içre sâkindir. Gâyet hânedân-ı azîmdir kim vasfında lisân kâsırdır. Bunda gelini yüz bin gûne şâdımânlar ile getirüp Cum‘a gecesi beğe arûsu teslîm edüp ol gece sabâha dak bir ayş u ışret ve sâz söz ve hây hûy zevk u safâ-yı Hüseyin Baykara meclisleri oldu kim sabâhısı "Yetmiş aded şarâb fıçısı boş kaldı ve iki bin kebâbı tenâvül olundu" deyü tefâhur kesb etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a ·
metinde göster ·
olunca bu şehrin cemî‘i nisvânları gürûh gürûh bu cânib mezâristânına gelüp vâd …
Ve bu semte cum‘a günü ve gecesi olunca bu şehrin cemî‘i nisvânları gürûh gürûh bu cânib mezâristânına gelüp vâdî-i hâmûşânda hâmûş-bâş yatanları gelüp ziyâret ederler. Ve ba‘zı zenpâre cânlar Y 84b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y84a–Y84b ·
metinde göster ·
Ve bu şehirde bin Y 181b seksen iki mâh-ı Ramazân'ını ibtidâ cum‘aertesi
gecesi
terâvîhi Sultân İbrâhîm câmi‘inde kılup cemâ‘at-i kesîre ile du‘â ve senâda bul …
Ve bu şehirde bin Y 181b seksen iki mâh-ı Ramazân'ını ibtidâ cum‘aertesi gecesi terâvîhi Sultân İbrâhîm câmi‘inde kılup cemâ‘at-i kesîre ile du‘â ve senâda bulunup sıhhat-i bedenle hacc-ı şerîfe gidüp sâlimîn ve gânimîn vatanımıza vâsıl olmağı ricâ etdim. Hamd-i Hudâ hedef-i icâbetde kabûl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181a–Y181b ·
metinde göster ·