İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

gedâ

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
58
isabet
58 cümle/beyitte
21,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5823,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 58

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“gedâ” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 63b … ale'l-zor cümle ocaklara terakkîler ve in‘âm-ı cülûs ihsân olunup cümle bay [u] gedâ mesrûr [u] şâdân oldular.
EÇS I 102b … idi kim henüz kırk seneye bâliğ ve kâmil [ü] sâhib-i ayâr şehzâde imiş. Şâh [u] Gedâ sâhibi Yahyâ Beğ, merhûma bir mersiye etmişdir kim gûyâ Hadîkatü's-sü‘adâ'dır. …
EÇS I 142b … ir. Bu dahi ol tertîb üzre cum‘a geceleri pilâvı, zerdesi dahi mebzûl-ı bay [u] gedâ ve pîr [u] cüvândır. Ve cevâmi‘ huddâmları sekiz yüz âdem ta‘yîn-i vazîfe alırl …
EÇS I 145a … bu mertebe Kâğızhâne çayırı meşhûr-ı cihân çayırdır. Bir esb-i lâgar-ı şâh [u] gedâ on gün ol çerâgâhda alef yese fîl-i mahmûdî gibi semîn ü cesîm olur}. Andan,
EÇS I 206b–207a … Ağazâde, Küçük [(---)] mü’ezzini 207a ve Kara Yûsuf ve Şâmlı Hasan Çelebi ve Gedâ Muslu Çelebi ve Urum Angeli ve Ermenî Avınç ve Yahûdî Karakaş. Niçe yüz üstâd-ı …
EÇS I 207a–207b Mahâret sâhiblerinden evvelâ Demiroğlu ve Cülâ Hasan ve Koroğlu ve Gedâ Muslu ve Kara Fazlı ve Celeb Kâtibî ve Sarı Mukallid Celeb ve Kuloğlu ve Kayıkc …
EÇS I 215a Beşinci fasılda, çiftçibaşı neferâtlarıyla ubûr etdiler kim bay [u] gedâ , cümle çiftçiye muhtâclardır.
EÇS III 17a … utdular anda hıyâm / Ol makâm oldu nazargâh-ı Hudâ / Seyr ederler pâdişâh u hem gedâ
EÇS III 30a–30b … e kasem-tallah edüp gelmede, beri Devlet-i Aliyye tarafında hâs u âm ve bây [u] gedâ meşveret edüp Hazret-i Resûlullah'ın Alem-i şerîfin Üsküdar'a çıkarup "Her kim …
EÇS III 83b … hir olur. Her sene kabak mevsimi geldikde cemî‘i ba‘îd u karîb yerlerden bây ve gedâ , garîb u miskinler gelüp bu sahrâda hayme vü hargâhlarıyla gâh gâh meks edüp ib …
EÇS III 136a … olmağiçün başka tahtânî ve fevkânî ve içli ve taşralı kâ‘aları var. Ve bây [u] gedâ müsâfirîn-i mahlûk-ı Hudâ içün hân-ı azîmin tarafeyninde yan soffaları üzre kâm …
EÇS III 136b … edd-i imân olan şehr-i azîme duhûl ederken azamet-i Hudâ pîr u cüvân ve bây [u] gedâ şâhrâh üzre el açup du‘â vü senâ edenin ve kurbânlar kesenin hadd [u] pâyânı yo …
EÇS III 140a … hengâme-i hâl-i diyer-gûndur kim akl-ı kâsır hayrân olur. Ve bu ılıcada bây [u] gedâ birdir. Eğer peştemâlın var ise hammâmcıya bir akçe vermeden çıkarsın, meğer es …
EÇS III 165b … ânın zikr olunan hücrelerinde gûnâ-gûn emrâz-ı muhtelifeye mübtelâ olan bây [u] gedâ ve pîr [ü] cüvân cümle hücrelerde mâl-â-mâldır ve ba‘zı odalarda hastaların tab …
EÇS III 177a–177b … ş çekdim" dedim. "Devlet tarafında ne var ne yok" dedikde, hakîr eyitdim "Bây u gedâ ve pîr u cüvân ve hâs u âmm sultânımın şeref-i kudûmiyle müşerref olmağa muntaz …
EÇS IV 274a … re ammâ bu beği size hân edersem mu‘în u zahîr olur musuz" dedikde, cümle bây u gedâ ve pîr u cüvân ve ulemâ-yı meşâyihân-ı a‘yân kasem Billah u Tallah edüp "Cümlem …
EÇS IV 387a … (---) (---) ammâ her leyle-i Ramazânda hânın bal şerbeti kâse kâse cemî‘i bây u gedâ ve pîr [u] cüvâna hânın şerbeti mebzûldur. (---) (---) (---) (---) (---) (---) …
EÇS V 11a … kâmil Ebû Alî Sîna idi kim bir hammâm kütüğüne süvâr olup at şekilli bir şâh-ı gedâ esbiyle bâlâda memdûhdur.
EÇS V 60b … uş gibi {uçup} vakt-i zuhurdan bir sâ‘at sonra geliyor. Cümle mahsûr olan bay u gedâ ve pîr [u] cüvân hamd [u] senâ edüp hakîr yine minâreye çıkdım. Gördüm ki kal‘a …
EÇS V 83a–83b … Kayıkçı Mustafâ ve Kayıkçılar Mustafâsı ve Gedik Süleymân ve Dişlen Süleymân ve Gedâ Musli ve Türâbî ve Gedâî ve Kâtibî ve gayrılar bunun depretdiği çöğürü ve bunun …
EÇS V 113b–114a Bunlardan mâ‘adâ sağîr ü kebîr cümle kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî bay u gedâ hâneleridir kim cümle kiremitli ve câ-be-câ şindire tahta örtülü bâğ u bâğçe ve …
EÇS V 129b … âb-ı azîme dökülür. El-hâsıl şehr-i Sarây sudan ibâretdir kim elbette her bay u gedâ hânelerinden birer uyûn cârîdir.
EÇS V 132a şehâ nezaret diriğ-i Hudâ çü gedâ nazar-ı şümâ
EÇS V 134a … vâhidde yediği ta‘âmı hazm eder ve cemî‘i devâbbâtlar za‘îf ü nahîf olup şâh-ı gedâ atı gibi olsa bir hafta bu yaylanın nebâtâtından yeyüp âb-ı nâbından nûş etse o …
EÇS V 166b … rây-ı hasbîdir, ammâ cümle hânedân sâhiblerinin bâbları meftûh olup cümle bay u gedâ mihmân olurlar.
EÇS VI 37b … Ahmed Ağa sarâyı hâlâ yeni binâ olunmak ile kiremit örtmüş. Yohsa mâ‘adâ bay u gedâ büyûtları cümle kayağan ile mestûr büyût-ı ma‘mûrelerdir. (---)
EÇS VI 55b Ve cümle yüz elli aded hânedân hammâmları vardır deyü nakl etdiler ve bay u gedâ hânelerinde cümle eyyâm-ı şitâda sobaları vardır, zîrâ şiddet-i şitâsı şedîd ol …
EÇS VI 74b … çârnâsâr u inpiratorlar arasında pâdişâhlık oldur kim eğer kefere ve eğer bay u gedâ fukarâlarına ve yetîm ve yetîmelerine merhamet edesin. Al imdi kendi öksüz garî …
EÇS VI 86a Âşık-ı sâdık menem etdim ziyâret ben gedâ / Bülbül-i gûyâ gibi etsem fiğân ey Gül Baba.
EÇS VI 86a Merkad-i pâkine yüzünü süren / Değil elbet tehî o şâh-ı gedâ / Marzifon'dan gelüp vatan dutdu / Şeh Süleymân zamânı Güllü Baba.
EÇS VI 93b … apu yanında olan kubbe su hazînesine âb-ı nâbı dolup ol kubbe çeşmesinden bay u gedâ su alup def‘-i atşân ederler bir kâr-ı küffâr vâcibü's-seyr bir çâh-ı nâmdârdır …
EÇS VI 132b … rayup Uyvar altında mektûp kozalağıyla yem yemiş ve yâdes kemiğine dönmüş şâh-ı gedâ atlardan belki on bin at bu yolun çamur batağ [u] çatağı içre kaldı. Hattâ hakî …
EÇS VI 133a Beri tarafda cümle guzâtdan evvel hemân küffâr kal‘adan çıkınca bu abd-i kemter gedâ yine elime kılıcım alup kal‘a kapusu üzre kuşluk zamânı fetih ezânın okumak ibt …
EÇS VI 159b … bâtât u giyâhât ve tirfil ve yoncası ve ayrık otların bir hafta otlayan şâh [u] gedâ misilli kadîd atlar on günde derisine sığmayup lahm u şahm sâhibi küheylân ve s …
EÇS VII 9a … nije'ye Topraklık kal‘ası tarafından şehre dâhil olunca cümle Kanijelinin bay u gedâ ve pîr ü cüvânları istikbâlimize çıkup koca Kanije kal‘asından bir yaylım top ş …
EÇS VII 24b … ş atlar ve âdemler var, niçe bin güzîde esb-i sabâ-reftâr küheylân atlar, şâh u gedâ atları gibi reftâr ederek ve cemî‘i şehbâz yiğit hüddâmlar açlıkdan lâl-i zebûn …
EÇS VII 119a … irüp hân ve câmi‘ ve hammâmlara ve mezkûr çeşmelerden cereyân edüp cemî‘i bay u gedâ ve mahlûk-ı Hudâ nûş edüp şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhların yâd ederler. Bir …
EÇS VII 119b … edir. Şeb [ü] rûz âyende vü revendelere sofra-i bî-imtinânıyla ni‘metleri bay u gedâ ve pîr [ü] cüvâna mebzûldur. Hattâ bu hakîr-i fakîr küstâhâne bi'l-bedâhe Hızır …
EÇS VIII 195b Ve cemî‘i bay [u] gedâ "mübârek-bâd" deyü ibtidâ ulemâlar ve andan vüzerâlar andan Şîrînli ve Mansûrlu …
EÇS VIII 196a … n beşinci günü cümle a‘yân-ı Kırım Bâğçesarây'ın Hân görünüşüne cem‘ olup bay u gedâ ve pîr [ü] cüvân ken[g]eş edüp Tatar Hân'a siyâneten eyitdiler kim,
EÇS VIII 242a–242b … iddi‘âsında oldukda cümle dünyâ halkı gelüp cemâl-i bed-likâyı görüp her bay u gedâ metâ‘ların Leka'ya pâyendâz edüp Leka'ya secde eder imiş. 242b Hâlâ ol zamând …
EÇS VIII 349b … diyârın mesîregâh teferrücgâhları bu kurâlar ve çiftliklerdir kim cemî‘i bay u gedâ ve âyende vü revendegânlara hâne-i bî-minnetlerdir.
EÇS VIII 378a Pîşvâ-yı tarîk-i Âl-i Abâ ve fukarâ-yı bay u gedâ ve sultân-ı ağniyâ ya‘nî mürşid-i râh-ı Hudâ Hazret-i Osmân Baba kuddise sırruh …
EÇS VIII 382a … d yerde ziyâfethâne imâretleri var kim mâh [u] sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl bay u gedâ ve pîr [ü] cüvâna ve cümle âyende vü revendegân müsâfirîne ni‘metleri mebzûldur …
EÇS IX Y30a … ve âb-ı revân enhârları ve havz u şâzrevânlı hâne-i zîbâlardır. Ve her bay [u] gedâ hânelerinde birer uyûn-ı câriye elbette mukarrerdir kim değirmen yürüdür âb-ı r …
EÇS IX Y30b … şehbâz dayı yiğitleri vardır. Ve cümle garîb-dost âdemlerdir. Nimetleri bay [u] gedâ ve müsâfirîn ü mücavîrine mebzûldür.
EÇS IX Y121a Âh kim bâkî değil ömr-i azîz / Ne gedâ kalur bu âlemde ne şâh / Hak yolunda oldu Ca‘fer Beğ şehîd / Buldı iklîm-i bakâ …
EÇS IX Y156b … er nân ve birer tâs baba çorbası ve birer şem‘a sadâka olunur. Eğer bay ve eğer gedâ ve müslim ve gayri müslim ni‘meti mebzûldür.
EÇS IX Y284a … e-i münevereye dâhil olup bir ziyâfet-i azîm tertîb eyleyüp hâs u âm ve bay [u] gedâ gelüp sadakât [u] nezerâtları cümle ehl-i Medîne'ye ihsân edüp ta‘âm tenâvül ol …
EÇS X Y109a Ve bu âsitânede bay u gedâ demek yokdur. Cümle balık gibi biri biri dizinde meks ederler. Altı yüz mikdârı …