… mek içün ibtidâ imâret-i sarây-ı cedîd mâh [u] sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl bay u
gedâya
ve hâs [u] âmma yevmiyye üç kerre ni‘meti mebzûldür.
nassı üzre ol Rabbü'l-âlemîn İslâmbol'un fethin Ebü'l-feth'e ihsân edüp ol dahi Kerîm ve Ganî ismine mazhar düşüp hünkârlık edüp ibtidâ gurebâ ve fukarâ ve zu‘afâya ni‘met-i uzmâyı bezl etmek içün ibtidâ imâret-i sarây-ı cedîd mâh [u] sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl bay u gedâya ve hâs [u] âmma yevmiyye üç kerre ni‘meti mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 93a ·
metinde göster ·
… eyleyüp bu âsitâneye bir âb-ı zülâl getirüp fukarâlara imâret inşâ edüp bay [u]
gedâya
ni‘meti mebzûldür.
Cümlesinden 126a Hazret-i Emîr Sultân tekyesi tarîk (---) ulu âsitânedir. Yüzden mütecâviz hücre ve fukarâları vardır. Her leyle (---)(---) cümle fukarâ Arapça âyeti emrine imtisâlen tevhîd [ü] tezkîr edüp vücûdların ifnâ ile ihyâ ederler. Kapudan Halîl Paşa mâl-ı gazâ sarf eyleyüp bu âsitâneye bir âb-ı zülâl getirüp fukarâlara imâret inşâ edüp bay [u] gedâya ni‘meti mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b–126a ·
metinde göster ·
… er. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri meşhûrdur. Ve bay u
gedâya
ni‘metleri mebzûldür. Ve cümle yâr anda âlüfte dervîşân-meşreb halkı vardır. Va …
İşte Galata şehrinin bu gûne esnâfâtları vardır. Bu keyfiyetlere mübtelâ olup müflis mendebûr olanları Yağkapanıkapusunun iç yüzündeki zindâna koyup ıslâh-ı vücûd eder. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri meşhûrdur. Ve bay u gedâya ni‘metleri mebzûldür. Ve cümle yâr anda âlüfte dervîşân-meşreb halkı vardır. Vakt-i şitâda oda sohbetleri memdûhdur. Ve a‘yân [u] kibâr re’îsleri seferden gelüp filika ve firkateleri ile cümle yârânların alup Boğazhisâr'da bâğ fasıllarına gidüp cân sohbeti etmeleri meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a ·
metinde göster ·
Bu imâretlerden mâ‘adâ cümle yigirmi bir imâret-i fukarâlardır kim âyende vü revendeye ve bây [u] gedâya mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl sofra-i bî-imtinânı mebzûldur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226a ·
metinde göster ·
… tdir. Evvelâ Orta Hisârda İmâret-i Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân: Cemî‘î bây u
gedâya
mâh u sâl ni‘meti mebzûldur. Ve imâret-i it‘âm: Hâtûniyye Câmi‘ine muttasıl bir …
Cümle (---) imâretdir. Evvelâ Orta Hisârda İmâret-i Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân: Cemî‘î bây u gedâya mâh u sâl ni‘meti mebzûldur. Ve imâret-i it‘âm: Hâtûniyye Câmi‘ine muttasıl bir dârü'z-ziyâfedir kim Tarabefsûn'da nazîri yokdur ve câmi‘in kıble tarafında matbah ve me’keli var. Âyende vü revendeye ve keştîbânlara ve pîr [ü] civânlara ni‘meti mebzûldür. Ve bir ekmek furunu var ve imâret içün hâs ve beyâz ekmeği tabh edüp cami‘i mürtezikasına (?) bezl ederler. Ve matbah zahîresi hıfz içün bir kilâr-ı azîmi var, cemî‘î ni‘met anda mevcûddur. Ve matbahına muttasıl cemî‘î fukarâ ve suhtevâta ma’kel-i it‘âmı var kim tâlib-i ilme mahsus dârü'z-ziyâfedir. Rûz-merre, merreteyn ale's-sabâh ve ba‘de'z-zuhr cümle ulemâya birer tas çobra ve birer nânpâre verirler. Ve her cum‘a gicesi pilav, zerde ve yahni tevzî‘ ederler. İlâ mâşâallah şart-ı vâkıf böyle ta‘yîn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 252a ·
metinde göster ·
… ûh şey-i garîb gurebâya at ve bisât ve ihsân u in‘âm edüp çerâğ etmesi ve bây u
gedâya
ni‘meti dâ’imâ mebzûl olması cümle evsâf-ı cemîlesinden memdûhdur. Hudâ cümle m …
Hattâ cirîd meydânında hakîre latîfe yüzünden bir cirîd atup yüzüme isâbet edüp dörd aded dişlerim boğazıma dıkup Defterdârzâde efendimiz hayli müte’ellim olup dörd dişimin kısâsına karşılık bir kîse cerîme ve bir küheylân esb-i fetâh bile cerîme verüp sulh olduk. Ammâ Hazret-i Kur’ân-ı Azîmi ve Furkân-ı Mecîdi tilâvet ederken mehâric-i hurûfun savt-ı sağîr ile edâ olunur, sîn ve şın ve sâd ve zâ ve dâl misillü hurûfların kemâ hüve hakkahu edâ-yı mehâric-i hurûf edemez olduk. Ammâ dişlerim kırdığı yine Seydî Paşa'ya helâl olsun. Yedi küheylân at ve yedi Gürcî gulâm ve iki kîse ve niçe hil‘at-ı fâhire ihsânlarını görmişim, bir sahî, sâhib-i kerem ve gıll [u] gışdan berî ve kîn u kibr u buğz adâvet u hased ü nifâkdan müberrâ bir halûk ve halîm ve selîm ve garîb-dost ve sebük-rûh ve sâde-dil ve saf-derûn ve tevâbi‘ u levâhık-perver, asker-keş ve adüv-küş ve server-i hünerver ve dilâver, er kişi idi. Gerçi ilm u fazîlet u bâhire sâhibi değil idi, ammâ şehbâzlık ile kuvvet-i kâhire sâhibi bir Arab evli Hâtem-i Tây-meşreb deryâ-dil ü hoş-sohbet ve sebük-rûh [u] hoş-ışret 336a merd-i meydân, fârisü'l-hayl, pehlivân ve zekiyyü't-tab‘ [ve] hâkim-i cerrî kimesne idi. Ve cemî‘î menâhîden müberrâ, pâk-i‘tikâd müslim ve muvahhid ve muhibb-i ulemâ ve sulehâ ve muhibb-i guzât-ı müslimîn ve mücâhid-i fî-sebilillahdır. Gerçi herkes ile hüsn-i ülfet içün güler ve oynar ve sarık bozup güleş eder ve murâdı üzre satranc oynarken piyâde yerine şâhı verüp atı fil gibi oynardı. Şahı vezîr yerine verüp "ben sağ olayım" derdi. Bu dahi lâtîfe gûne bir hüsn-i hulku idi. Ammâ cümle ahlâk-ı hamîdesiyle muttasıf olduğundan memdûh şey-i garîb gurebâya at ve bisât ve ihsân u in‘âm edüp çerâğ etmesi ve bây u gedâya ni‘meti dâ’imâ mebzûl olması cümle evsâf-ı cemîlesinden memdûhdur. Hudâ cümle müşkil işlerin âsân ide.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 335b–336a ·
metinde göster ·
… . Şeb [u] rûz, mâh u sâl bi'l-guduv ve'l-âsâl Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre bây u
gedâya
ganî ve fukarâya ni‘meti mebzûldür. Yüz aded dervîşân-ı Bektâşiyân'dan ziyâde p …
Ziyâret-i Mehemmed Şâh Dede: Hacı Bektâş-ı Velî ile Horasândan bu Kızılırmak geçidinde karâr edüp Yıldırım Hânî'de dâr-ı cinâne revâne olur. Bir azîm âsitâne-i ma‘mûrdur. Şeb [u] rûz, mâh u sâl bi'l-guduv ve'l-âsâl Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre bây u gedâya ganî ve fukarâya ni‘meti mebzûldür. Yüz aded dervîşân-ı Bektâşiyân'dan ziyâde pâ-bürehne ve ser-bürehne aşıkân-ı sâdıkân ve dervîşân-ı dil-rîşânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 362a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı imâret-i dârü'l-it‘âm: Cümle yedi imâretdir. Cümleden Hayreddîn Paşa'nın iki imâreti var, biri Eski imâret, biri Yeni imâretdir. Bây [u] gedâya merreteyn çobrası mebzûldur. Ve Orhân Gâzî imâreti, şehr-i Ramazân'da dâ’imdir ve Balabanoğlu imâreti ve Eşrefzâde'nin Tekye imâreti. Bu imâretlerin ni‘meti mâh [u] sâl cüvân u pîre ganî ve fakîre mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 5b ·
metinde göster ·
… ve halîm ü selîm cânları vardır kim (...) velev kâne kâfiren mazmûnu üzre bây u
gedâya
ve hâs [u] âma ve pîr [u] cüvânın cemî‘i âyende vü revendegânına bir baş ile bi …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Horâsân'dan yedi yüz Horâsân erenleriyle Hacı Bektâş-ı Velî ceddimiz Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretlerinden Rûm'a gelmek içün me’zûn olup doğru bu âsitâne-i Seyyid Battâl Gâzî'ye gelüp niçe zamân anda ikâmet edüp Bursa'dan Orhân Gâzî Hacı Bektâş-ı Velî'yi görmeğe bu Seydî Battâl âsitânesine gelüp Bektâş-ı Velî ile müşerref olup Bektâş-ı Velî ricâsıyla bu âsitâne-i Battâl'ı Koca Orhân Gâzî eyle imâr edüp gûyâ bir kal‘a-i metîn edüp bin aded hâne halkın iskân etdirüp şehr imâr eder. Hacı Bektâş-ı Velî dahi halîfelerinden Pîrce Sultân'ı yetmiş fukarasıyla tekye-nişîn edüp anda sâkin olduğundan hâlâ âsitâne-i Bektâşiyân'dır kim iki yüzden mütecâviz ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at pâ-bürehne ve serbürehne erbâb-ı ma‘ârifden ârif-i billah fakr-ı fâka erenlerinden "fenâ fillah", "lâ cübbete ve lâ sivallah"dan niçe halûk ve halîm ü selîm cânları vardır kim (...) velev kâne kâfiren mazmûnu üzre bây u gedâya ve hâs [u] âma ve pîr [u] cüvânın cemî‘i âyende vü revendegânına bir baş ile bin cân ile derûn-ı dilden hizmet edüp mihmândârlık ederler ve her bir dervîş-i dil-rîşânların kimi Fârisî-hân ve kimi urefîhân ve kimi musanna‘ kaşıklar ve çevgân u pâlehenkler ve gûnâ-gûn sihr-i i’câz şeyler îcâd edüp hırka-bahâ içün âyende vü revendelere hedâyâ verîrler ve her bir fukarâ bu âsitânede birer işe me’mûrlardır. İbtidâsı meydân ferrâşlığından pâye kat‘ ederek kubbe-i azîzde türbedâr olur. Ba‘dehû şeyh-i azîz olup şeb [u] rûz âsitâne-i sa‘âdetde ber-karâr olup müstecâbü'd-da‘ve kimesne olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 7b ·
metinde göster ·
… i‘-i Arabacıbaşı mahallesi câmi‘i kiremitlidir. Eski câmi‘ dahi kurşumsuz bây u
gedâya
ve hâs [u] âmma ni‘meti mebzûl imâret-i dârü'l-it‘amı vardır. Ve İmâret câmi‘i, …
Sitâyiş-i mahalle-i Müslimîn: Evvelâ mahalle-i Arabacıbaşı ve mahalle-i Muslihuddîn Efendi ve mahalle-i Keçecizâde ve mahalle-i Abbâszâde ve mahalle-i Karacaahmed Sultân ve Burhânzâde mahallesi ve mahalle-i Hisâr ve mahalle-i el-Hacı Gânî ve mahalle-i Mustafâ Efendi ve mahalle-i Odunbâzârı ve (---) meşhur mahalle-i ma‘mûrlar bunlardır. Ve her bir mahallede birer mesâcid mukarrerdir. Ammâ üç yerde salât-ı cum‘a edâ olunur cemâ‘at-ı kesîreye mâlik câmi‘-i kebîrler vardır. Evvelâ câmi‘-i Arabacıbaşı mahallesi câmi‘i kiremitlidir. Eski câmi‘ dahi kurşumsuz bây u gedâya ve hâs [u] âmma ni‘meti mebzûl imâret-i dârü'l-it‘amı vardır. Ve İmâret câmi‘i, Sultân Süleymân Hân'ındır. Kubbe-i âlîli ve mermer zîbâlı ve kıble kapusu tarafında yan soffalı ve bir harem-i vâsi‘li câmi‘i rûşen binâ bir minâre-i zîbâlı ma‘bedgâh-ı rûşendir. Kıble kapusu üzre tahrîr olunan târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106b ·
metinde göster ·
… vücûd ve garîb-dost, ehl-i zevk, muhibb-i garîbü'd-diyâr âdemlerdir kim bây [u]
gedâya
ni‘metleri mebzûldür. Zîrâ bir ganîmet şehirdir. On kavun bir penezedir. Her ka …
Bu şehir içre haftada bir azîm bâzâr durup çârsû ortası meydân-ı azîminde âdem deryâsı olur. Halkı cümle Ulah Boğdan ve Bulkarca kelimât ederler, ammâ Eflâk lisânın fasîh bilirler. Ve halkı gâyet sahiyyü'l-vücûd ve garîb-dost, ehl-i zevk, muhibb-i garîbü'd-diyâr âdemlerdir kim bây [u] gedâya ni‘metleri mebzûldür. Zîrâ bir ganîmet şehirdir. On kavun bir penezedir. Her kavun onar vakıyye gelir. Penez, gümüş ile bakırlı bir gûne Eflâk keferesi hattıyla meskûk akçedir, ana penez derler. Tuna kenarındaki benderlerde ve şehirlerde râyicdir. Gayri şehirlerde geçmez bir gûne bakır akçedir. Ve on karpuz yine bir peneze ve bir vakıyye ekmek bir peneze ve bir vakıyye lahm bir peneze ve bir teneke bal dörd peneze ve bir vakıyye yağ on peneze. Her metâ‘ ana göre kıyâs oluna. Bir ganîmet şehirdir. Bu büleydenin garbîsi cânibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olan nehr-i Lum cânib-i cenûbda tâ Kızanlık dağlarında Tur ve Akutaran ve Kabirova dağların[dan] gelir âb-ı hayât sudur. Kırk elli gûne lezîz mâhîleri olur. Hattâ Tuna sâhilinde sâkin olan kimesneler mâbeyninde bir âdem semîn ü cesîm olsa "Lum suyu balığı gibi semiz olmuş" deyü darb-ı mesel olmuşdur. A‘yân [u] eşrâfından Çavuşzâde Çelebiler Paşanın hânesi sâhibi idi. Ve Serdâr Alî Beşe,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı imâret-i dârü'l-it‘âm : Evvelâ cisr başında Şehâbeddîn Paşa imâreti cemî‘i âyende vü revende muğ u gebr u tersâ ve Yahûd ve Kabâbıta ve Efrenc-i pürrenc ve mesâkîn-i bây [u] gedâya şeb [u] rûz sofra-yı pür-cûdu matbah-ı Keykâvûsdan bî-minnet mebzûldur. Andan Ulucâmi‘ imâreti kâhîce işleyüp ammâ her leyle-i Ramazân'da ni‘meti dâ’imdir. Mahsûlât-ı sahrâ-yı Filibe şâhdâne hâs ve beyâz pirinci olur, bir nev‘i de ahmer-gûn ammâ lezzetde Mısır diyârının Feresgûr ve Menzile ve Birimbal ve Dimyât pirincinden ziyâde su götürüp gâyet lezîz ve hoş-bûdur. Cenâb-ı Bârî bu Filibe sahrâsına eyle berekât vermişdir kim Mısır diyârından pirinç gelmese bu Filibe pirinci kifâyet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135b ·
metinde göster ·
… esb-i lâğara binmiş ve eline bir mefret yılan almış. Altında fakîr esb-i şâh-ı
gedâya
yılan ile tâziyâne edüp urur, ammâ fakîr bârgîr bir adım atar ammâ öbür adımın …
Hakîr eyitdim: "Ayâ bu hây hûy şakâ-yı bî-ma‘nî ve şütür-kürbe-i bî-mezâk-ı mâlâ-ya‘nî ne ola?" deyü ileri vardım. Manzara-i ibret-nümâ-yı garîb, bir hey’et-i garîb ü acîb ve kerîhü'l-manzar bir Kürd âdemi başında usfûr âşiyânı olacak mertebe dırâz[en] dırâz bir destârı var. Ancak meş‘ale topu olmağa lâyık sarı ve kırmızı ve mavi ve yeşil ve beyâz sakalı var, ta kemerine inmiş ve kendisi bir esb-i lâğara binmiş ve eline bir mefret yılan almış. Altında fakîr esb-i şâh-ı gedâya yılan ile tâziyâne edüp urur, ammâ fakîr bârgîr bir adım atar ammâ öbür adımın âhirete atmak ister. Ağzının salyaları çeşme-sâr gibi ağar ve gözünün aslâ ve kat‘â feri kalmamış, çâr pâsı gûyâ nâne çöpü olmuş, cemî‘i üstühânları birer birer sayılır. Sağına ve soluna serâsime olmuş sarhoş gibi yürür ve elmacık ta‘bîr etdikleri kemiklerine ikişer tobra arpa asmış. Ol fakîr at ise âhirete kadem basmış. Yine böyle iken esb-i lâğarın karnına üzengi urur, kâh yılandan kamçı urur, kâhî iner kâhî biner, gûyâ bu herîf ü zarîf gûnâ-gûn lu‘bedebâzlık eder. Anınçün cümle halk buna hande eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221b ·
metinde göster ·
… lân sebük-rûh ve halîm ü selîm ve halûk u merd-i meydândır kim ni‘metleri bây u
gedâya
ve fukarâ vü zu‘afâya mebzûldur. Ve cümle muhibb-i garîbü'd-diyârlardır. Ammâ,
Bu kavm-i Bağdâd bir girdâbda kalmış kişi gibidir. Bu şehr-i Bağdâd'a Acem şâhı istîlâ etse ehl-i Bağdâd'a, "Ey Nu‘mân-ı A‘zamî-i Sünnî!" ve Âl-i Osmân mutasarrıf olsa bu ehl-i Bağdâd'a, "Ey Şâhseven Şî‘î vü Râfızî vü Hâricî!" derler. Bu hâl üzre ehl-i Bağdâd arada kalmışdır. Ammâ cümlesi yârândan âlüfte vü âşüfte ve yârân-ı ehl-i dilân sebük-rûh ve halîm ü selîm ve halûk u merd-i meydândır kim ni‘metleri bây u gedâya ve fukarâ vü zu‘afâya mebzûldur. Ve cümle muhibb-i garîbü'd-diyârlardır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345b ·
metinde göster ·
… nde iken bu şehirde mihmân olup âsitâne-i Bektaşiyân olmuşdur. Hâlâ cümle bay u
gedâya
sofra-i bî-imtinânıyla ni‘meti mebzûldür.
Andan bâğlar içinde Hızırlık nâm mahalde Açıkbaş tekyesi. Bir âsitâne-i Bektaşiyândır kim tâ Hazret-i Hacı Bektaş Velî, bu şehir Yarmeni destinde iken bu şehirde mihmân olup âsitâne-i Bektaşiyân olmuşdur. Hâlâ cümle bay u gedâya sofra-i bî-imtinânıyla ni‘meti mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 21b ·
metinde göster ·
… lınup sabâh ve ahşam yigirmi Akkirmân kazganı ta‘âm tabh olup hâs u âm ve bay u
gedâya
ni‘met-i bî-imtinânı mebzûl idi.
Ve her tarafda herkes lu‘b u lehv ve ayş [u] işretde olup Paşa'nın evkât-ı hamsede dokuzar kat mehterhâneleri çalınup sabâh ve ahşam yigirmi Akkirmân kazganı ta‘âm tabh olup hâs u âm ve bay u gedâya ni‘met-i bî-imtinânı mebzûl idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 53b ·
metinde göster ·
… yâretgâhdır ve subh u mesâ âyende vü revendegâna matbah-ı Keykâvûslarında bay u
gedâya
ni‘metleri firâvân bir imâret-i müsâfirândır. Andan yine cânib-i garba (---) sâ …
Ve bu gâzînin yanında ziyâret-i (---)(---)(---) ser-i sa‘âdetinde Bektaşî külâhı üzre turna telleri ile müzeyyen bir sa‘îd ü şehîd mücâhid fî sebîlillâhdır kim ikisi de hâlâ erbâb-ı hâcâta ziyâretgâhdır ve subh u mesâ âyende vü revendegâna matbah-ı Keykâvûslarında bay u gedâya ni‘metleri firâvân bir imâret-i müsâfirândır. Andan yine cânib-i garba (---) sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97b ·
metinde göster ·
… edüp cemî‘i âyende vü revendeye ni‘met-i nefîse-i bî-imtinânı subh u mesâ bay u
gedâya
mebzûldür.
Sene 958 târîhinde asr-ı Süleymân Hân'da Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa fethidir. Ba‘dehû küffâr istîlâ edüp Sokollu Mehemmed Paşa fethidir. Ba‘dehû mürûr-ı eyyâm ile harâb u yebâb olup sene (---) târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa Yanova kal‘asın feth etdikde müceddeden bu kal‘ayı amâr edüp dizdâr ve elli aded nefer ve cebehâne koyup bir câmi‘ ve bir hân-ı azîm ve tevhâne ve mütevellîhâneler ve mekteb ve tekye ve bir imâret-i dârü'z-ziyâfe inşâ edüp cemî‘i âyende vü revendeye ni‘met-i nefîse-i bî-imtinânı subh u mesâ bay u gedâya mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
… ulemâ ve fukarâ-yı mesâkîne subh u şâm ale'd-devâm sofra-i bî-imtinânları bay u
gedâya
mebzûllerdir. Cümleden Yahyâ Paşa imâreti ve Hünkâr imâreti ve Koca Mustafâ Paş …
Alâmet-i me’kel-i dâr-ı it‘âm-ı imârât: Cümle dokuz aded me’kel-i dârü'z-ziyâfe-i müsâfirîn ve mücâvirînlerdir kim cemî‘i âyende vü revende ve ulemâ ve fukarâ-yı mesâkîne subh u şâm ale'd-devâm sofra-i bî-imtinânları bay u gedâya mebzûllerdir. Cümleden Yahyâ Paşa imâreti ve Hünkâr imâreti ve Koca Mustafâ Paşa imâreti ve İshâk Beğ imâreti ve oğlu İsâ Beğ imâretleri dâ’imâ cârî ni‘met-i firâvândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171b ·
metinde göster ·
… memdûh değildir, lâkin ahâlîsi gâyet garîb-dost âdemlerdir kim ni‘metleri bay u
gedâya
mebzûldür. Hattâ bu şehirde rûz-ı rûşende kapusun kapayup hânedânında oturmak g …
Ammâ şehrin âb [u] havâsı ol kadar memdûh değildir, lâkin ahâlîsi gâyet garîb-dost âdemlerdir kim ni‘metleri bay u gedâya mebzûldür. Hattâ bu şehirde rûz-ı rûşende kapusun kapayup hânedânında oturmak gâyet ayıbdır. Ganîmet şehir olmağile bir âdem atıyla bir hânda bir ay otursa kimesne çûn [u] çirâ demezler. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 174a ·
metinde göster ·
… değildir. Ve imâret-i dârü'z-ziyâfe dahi Emîr Efendi'nindir kim ni‘meti {bay u
gedâya
mebzûldur}.
Netîce-i merâm bu şehir içre ta‘rîf u tavsîf etdiğimiz hân ve câmi‘ ve çârsû-yı bâzâr ve havz u şazrevân ve bezzâzistân ve cüsûrlar cümle bu büyük şeyh Emîr Sultân'ın hayrât [u] hasenâtlarıdır kim bu şehri ol azîz ism-i "Yâ Azîz"e mazhar düşüp amâr etmişdir. İşte devlet-i Âl-i Osmân'da bu pîşvâ-yı tarîk şeyh-i azîz ve bir de Fâtih-i Yemen Sinân Paşa kîmyâya mâlik olup bu kadar hayrât [u] hasenât etmişlerdir. Hakkâ ki bir şeyh künc-i uzletde neye mâlik olup bu kadar hayrât ede. Elbette kîmyâ-yı iksîr-i a‘zam berekâtıyla bu kadar âsâr-ı binâlar etmiş kim bir pâdişâh mâlik değildir. Ve imâret-i dârü'z-ziyâfe dahi Emîr Efendi'nindir kim ni‘meti {bay u gedâya mebzûldur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38a ·
metinde göster ·
… mmed Ağaların hâneleri âyende vü revendegâna mihmân-sarây olup ni‘metleri bay u
gedâya
ve pîr u cüvâna ve gebr ü tersâya mebzûldur. Bunlar da bu menzilde olmasalar bu …
Bu rabta içre bir kiremit örtülü bir câmi‘ ve bir mescid ve bir hân ve on beş dükkân var, gayri imâret yokdur. Ancak cümle on o kadar Müselmân hâneleridir, mâ‘adâ Bulgar ve Sırf kefereleri evleridir. A‘yândan Kâsım Ağa ve karındaşı Mehemmed Ağaların hâneleri âyende vü revendegâna mihmân-sarây olup ni‘metleri bay u gedâya ve pîr u cüvâna ve gebr ü tersâya mebzûldur. Bunlar da bu menzilde olmasalar bu dereden kuş uçmazdı. Andan Kâsım Ağa bu hakîre yigirmi yiğit tüfeng-endâz refîkler verüp ale's-sabâh cânib-i şarka dağlar ve ormanlar ve niçe bin sürü koyunlar geçüp 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38b ·
metinde göster ·
… ] cüvâna birer tas çobra ve bir nân-pâre mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl bay u
gedâya
ve fukarâ-yı mesâkîne her bâr gendüm çorbası ve leyle-i Cum‘ada pirinç pilâvı v …
Ve cümle bir aded imâret-i dâ[r]ü'z-ziyâfe-i dârü'l-it‘âmı var kim subh u mesâ cemî‘i âyende vü revendegân müsâfirîn ve pîr [ü] cüvâna birer tas çobra ve bir nân-pâre mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl bay u gedâya ve fukarâ-yı mesâkîne her bâr gendüm çorbası ve leyle-i Cum‘ada pirinç pilâvı ve zerdesi ve yahnisi mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56b ·
metinde göster ·
… pîr [u] cüvândır. Evvelâ yukaru Şeyh Hasan Efendi tekyesinin subh u mesâ bay u
gedâya
ni‘meti mebzûldur. Ve aşağıda Koca Mûsâ Paşa hânı yanında imâretinin ni‘meti mâ …
Der-imâret-i dârü'l-it‘âm-ı fakîrân-ı garîbân: Cümle iki aded dârü'z-ziyâfe-i pîr [u] cüvândır. Evvelâ yukaru Şeyh Hasan Efendi tekyesinin subh u mesâ bay u gedâya ni‘meti mebzûldur. Ve aşağıda Koca Mûsâ Paşa hânı yanında imâretinin ni‘meti mâh u sâl bi'l-guduvvi [ve]'l-âsâl ni‘meti dâ'imdir. 141b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141a–141b ·
metinde göster ·
… sarâyı kurbunda bir me’kel-i imâretidir kim cemî‘i âyende vü revendegâna bay u
gedâya
ve pîr [u] cüvâna mâh [u] sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl,
Ve cümle bir aded imâret-i dârü'l-it‘âm-ı fakîrânı Gâzî Sinân Paşa hayrâtıdır. Câmi‘iyle Paşa sarâyı kurbunda bir me’kel-i imâretidir kim cemî‘i âyende vü revendegâna bay u gedâya ve pîr [u] cüvâna mâh [u] sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145a ·
metinde göster ·
… cümleden İstifani kenîsesi ve Kral Sarâyı imâreti cümleden ma‘mûr olup bay [u]
gedâya
ve cüvân u pîr u sıbyâna hon-ı bî-imtinânları mebzûldur.
Cümle on bir yerde me’kel-i dâru'z-ziyâfe vardır. Gerçi hasîs ve le’îm ve hisâbî vilâyeti olup kaht [u] galâ şehirdir, ammâ elbette her kral manastırlarının imâretlerinde buğday ve un çorbası pişüp kenîselerde sâkin olan bıtrîk ve kıssîslere ve ba‘zı fukarâlara çobraları mebzûldur, ammâ cümleden İstifani kenîsesi ve Kral Sarâyı imâreti cümleden ma‘mûr olup bay [u] gedâya ve cüvân u pîr u sıbyâna hon-ı bî-imtinânları mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63b ·
metinde göster ·
Ve cümle a‘yân-ı kibârın eşbehi biri paşadır kim ni‘meti bay u
gedâya
ve pîr ü cüvâna şeb [ü] rûz sofra-i bî-imtinânı mebzûldur. Ekseriyyâ ahâlîleri …
Ve cümle a‘yân-ı kibârın eşbehi biri paşadır kim ni‘meti bay u gedâya ve pîr ü cüvâna şeb [ü] rûz sofra-i bî-imtinânı mebzûldur. Ekseriyyâ ahâlîleri tüccâr olup yine cümle serhadli esbâbları geyüp gâyet mü’eddeb gâzî âdemlerdir. Hîn-i savaş-ı perhâşda bu şehirden iki bin yarar cürd atlı asker çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a ·
metinde göster ·
Der-imâret-i dâru'z-ziyâfe-i fakîrân-ı garîbân: Cümle üç yerde dâru'l-ıt‘âm-ı mesâkînler vardır kim mâh u sâl bi’l-guduvvi ve'l-âsâl bay u gedâya ve pîr [u] cüvâna ni‘metleri mebzûldür. Evvelâ Hân Sarâyı imâretine varan elbette def‘-i cû‘ edüp selef pâdişâhlarına hayr du‘âlar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127a ·
metinde göster ·
Menzil-i şehr-i Akmescid, andan Eski Kırım, andan menzil-i Güleç salası, ya‘nî Güleç köyü: Kefe kal‘ası kurbunda iki yüz Tatar evli ve bir kubbe-i âlîli ve taş minâreli câmi‘i ve bir hammâmı cümle kurşum imâretli câmi‘dir ve bâğ u bâğçesi var ma‘mûr köydür. Bunda Güleçli eş-Şeyh Ahmed Efendi hazretleri e‘izze-i kirâmdan mazınne-i kerâme ulu sultândır kim hâlâ kırk bin bıyıkları tırâş mürîde mâlik tarîk-i Halvetî'de pîşvâ-yı tarîk-i Âl-i Abâ'dır. Kırk bin mürîdi dahi derûn-ı Kırım'da sâkin mu‘tekid muhibleri vardır. Âsitânesinde ni‘meti âyende vü revende ve bay u gedâya şeb [ü] rûz mebzûldur. Andan cânib-i şarka 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144b ·
metinde göster ·
… hân-ı tüccârları var. Ve bir aded imâret-i dâru'z-ziyâfesi var kim cemî‘i bay u
gedâya
ve müslim ve gayr-ı müslime ni‘meti mebzûldür. Ammâ bâğ u bâğçesi cihânı zeyn e …
Ve beş aded hân-ı tüccârları var. Ve bir aded imâret-i dâru'z-ziyâfesi var kim cemî‘i bay u gedâya ve müslim ve gayr-ı müslime ni‘meti mebzûldür. Ammâ bâğ u bâğçesi cihânı zeyn etmişdir. Ve âb [u] hevâsı latîf bir sahrâ-yı mahsûldâra vâki‘ olmuş bir kasaba-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202b ·
metinde göster ·
… dırım Bâyezîd Hân imâ[re]ti, Nasûh Beğ imâreti kurşumlu me’kelhânedir kim bay u
gedâya
ni‘metleri mebzûldur.
Ve cümle iki aded dâru'z-ziyâfe-i imâret-i it‘âmdır. Yıldırım Bâyezîd Hân imâ[re]ti, Nasûh Beğ imâreti kurşumlu me’kelhânedir kim bay u gedâya ni‘metleri mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205b ·
metinde göster ·
… eykâvuslarından ni‘metleri mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl ale'l-ittisâl bay u
gedâya
ve pîr [ü] cüvân u muğâna ni‘metleri mebzûldür. Ve âsitâne meydânı içre bir âb- …
Ve cemî‘i müsâfirîn ü mücâvirîne matbah-ı Keykâvuslarından ni‘metleri mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl ale'l-ittisâl bay u gedâya ve pîr [ü] cüvân u muğâna ni‘metleri mebzûldür. Ve âsitâne meydânı içre bir âb-ı hayât su sarnıcı var kim mâh-ı Temmûz-ı nevrûzda gûyâ buz pâresidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207a ·
metinde göster ·
bu kenîselerde eyle ri‘âyet edüp sükkerî ve katr-ı nebât-ı Hamavî ve gûnâ-gûn H …
Ve her müsâfirîn ü bay u gedâya bu kenîselerde eyle ri‘âyet edüp sükkerî ve katr-ı nebât-ı Hamavî ve gûnâ-gûn Hindistân reçelleri ve emlec-i Kâbülî ve zencebîl murabba‘âtları ve kuş südü ve arslan südü dedikleri şarâb-ı bî-hicâbı bile getirirler, zîrâ bu keferelerin âdet-i kadîmeleri Hazret-i Îsâ'dan beri böyle görmüşlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 212b ·
metinde göster ·
… resi olmağın matbah-ı imâretinde ni‘met-i nefîsesi cemî‘i pîr ü cüvâna ve bay u
gedâya
ni‘metleri mebzûldur. Hakkâ ki bâğ-ı İremden nişân verir bir hânkâh-ı meşhûrdur …
Şeyhi (---)(---) efendi hazretleri bir âlüfte ve âşüfte sâhib-i kemâl azîz-i muhteremdir. Bu âsitânenin evkâf-ı kesîresi olmağın matbah-ı imâretinde ni‘met-i nefîsesi cemî‘i pîr ü cüvâna ve bay u gedâya ni‘metleri mebzûldur. Hakkâ ki bâğ-ı İremden nişân verir bir hânkâh-ı meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 227a ·
metinde göster ·
… Şeyh ilâhî medresesi imâreti ve Gâzî Evrenos türbesi imâreti. Bunların bay [u]
gedâya
ve hâss u âmma ni‘metleri dâ’imdir kim şeb [ü] rûz matbah-ı Keykâvus'undan muğâ …
Ve cümle 3 aded dâru'z-ziyâfe-i me’kel-i fakîrânı vardır. Cümleden Receb Çelebi imâreti ve Şeyh ilâhî medresesi imâreti ve Gâzî Evrenos türbesi imâreti. Bunların bay [u] gedâya ve hâss u âmma ni‘metleri dâ’imdir kim şeb [ü] rûz matbah-ı Keykâvus'undan muğân u cuhûdâna bile bezl-i ıt‘âm-ı âm olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
Ve hamusu bir aded dâru'l-ıt‘âm me’keli vardır kim cemî‘i bay u
gedâya
ve gebr ü tersâya ve pîr-i muğâna ni‘meti mebzûldur. Sâhibü'l-hayrâtı merhûm Hu …
Ve hamusu bir aded dâru'l-ıt‘âm me’keli vardır kim cemî‘i bay u gedâya ve gebr ü tersâya ve pîr-i muğâna ni‘meti mebzûldur. Sâhibü'l-hayrâtı merhûm Husrev Efendi'dir, ammâ bir aceb evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 232a ·
metinde göster ·
… fendi hazretlerinin hânkâhı tarîk-i Halvetî'de ulu âsitâne-i kübrâdır kim bay u
gedâya
ni‘meti mebzûldür. Bizzât sâhibü'l-hayrât bu tekye sahâsında bir kubbe-i âlî iç …
Ve cümle iki medrese-i âlimândır. Ve cümle üç aded mekteb-i püserândır. Ve cümle iki aded tekye-i dervîşândır. Cümleden Ahmed Ağa câmi‘i hareminde Hüseyin Efendi hazretlerinin hânkâhı tarîk-i Halvetî'de ulu âsitâne-i kübrâdır kim bay u gedâya ni‘meti mebzûldür. Bizzât sâhibü'l-hayrât bu tekye sahâsında bir kubbe-i âlî içre medfûn olup bâb-ı mu‘allâsının atebe-i ulyâsının sağ tarafındaki pençere üzre bu târîh mastûrdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 278b ·
metinde göster ·
… b-ı revânlı bâğ-ı Merâm-misâl bir mesîregâh etmişler. Hemîşe subh u şâm bay [u]
gedâya
it‘âm-ı 288a âm edüp erenlere hidmet ederler.
Tekye-i Horasânoğlu: Gâzî sa‘îd ü şehîd Deli Hüseyin Paşa'nın hayrâtı olup âsitâne-i Hacı Bektaş-ı Velî olup seksen aded pâ-bürehne ve ser-bürehne abdâlân-ı fakr [u] fâka sâhibi kerem kânları olup cümlesinin tek [ü] pûy-ı himmetleriyle bu cây-ı hurrem-âbâdı bâğ u bâğçe ve gül-i gülistân ve âb-ı revânlı bâğ-ı Merâm-misâl bir mesîregâh etmişler. Hemîşe subh u şâm bay [u] gedâya it‘âm-ı 288a âm edüp erenlere hidmet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287b–288a ·
metinde göster ·
… fe-i me’kel-hâne inşâ etmiş kim cemî‘i pîr u muğân ve gebr [ü] tersâya ve bay u
gedâya
subh u mesâ âye[t] sûre-i (---) üzre Arapça nassı üzre cümle âyende vü revend …
Andan bu haremin yine göle nâzır bir köşesinde koca Gâzî Arslan Paşa bir dâru'z-ziyâfe-i me’kel-hâne inşâ etmiş kim cemî‘i pîr u muğân ve gebr [ü] tersâya ve bay u gedâya subh u mesâ âye[t] sûre-i (---) üzre Arapça nassı üzre cümle âyende vü revendelere ni‘meti mebzûldür. Her Cum‘a gecesi kırk elli yere et‘ıme-i nefîse summât-ı Muhammedî çekilü[p] ba‘de't-tenâvül Arslan Paşa'ya def‘-i cû‘ edenler hayr du‘â ile Fâtiha tilâvet ederler, zîrâ evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 347b ·
metinde göster ·
… üp her bâzâr günü şehir içre ervâh-ı mevtâ şâdân ola deyü ni‘met-i nefîse bay u
gedâya
ve cümle müsâfirîn ü mücâvirîne nüzül olunur. Hele bu eyi hasletdir ammâ yüz yı …
Ba‘dehu bunlar ağlaya ağlaya açlıkdan bî-tâb u bî-mecâl kalup ba‘de'l-bükâ gûnâ-gûn pişiler ve çamukalar ve komoştovar nâm börek gibi şeyler ve mümessek za‘ferânlı helvâlar bu şehir içre evden eve birbirlerine gönd[er]üp her bâzâr günü şehir içre ervâh-ı mevtâ şâdân ola deyü ni‘met-i nefîse bay u gedâya ve cümle müsâfirîn ü mücâvirîne nüzül olunur. Hele bu eyi hasletdir ammâ yüz yıllık nâfile ağlamak bî-ma‘nâdır. Lâkin elbette her diyâr halkının birer gûne âyîn-i kadîmleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355a ·
metinde göster ·
… ziyâfât-ı imârât: Cümle üç aded me’kel-hâne-i müsâfirîndir kim subh u şâm bay u
gedâya
ve pîr [ü] cüvân ve gebrâ vü tersâ vü muğâna ni‘metleri mebzûldur. Evvelâ Hunkâ …
Der-me’kel-i dâru'z-ziyâfât-ı imârât: Cümle üç aded me’kel-hâne-i müsâfirîndir kim subh u şâm bay u gedâya ve pîr [ü] cüvân ve gebrâ vü tersâ vü muğâna ni‘metleri mebzûldur. Evvelâ Hunkâr imâreti ve Sinân Paşa imâreti ve Tekye imâreti var. Bunlar meşhûr imâretlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 365b ·
metinde göster ·