… ümerâ-yı Âl-i Osmân ve ey a‘yân-ı kal‘a-i Van-ı sedd-i imân! {İşte} bu mahalle
geldik ve
birkaç gündür kim meks edüp Kürdistân beğleri gele dedik, mümkin olup gelmedile …
Ve mâh-ı Ramazân'ın (---) gününde cümle ümerâ-yı a‘yân u kibâr ile meşveret edüp bi'l-ittifâk yevm-i Ramazânı tenâvül etmeğe azîmet eyleyüp cümle guzâta bir ziyâfet-i âlîden sonra {buyurdular kim}: "Ey ümerâ-yı Âl-i Osmân ve ey a‘yân-ı kal‘a-i Van-ı sedd-i imân! {İşte} bu mahalle geldik ve birkaç gündür kim meks edüp Kürdistân beğleri gele dedik, mümkin olup gelmediler. İmdi anların gelmesinden me’yûs olup hemân hân askeri şîrînleyüp {bizimle} me’nûs olmadan bir gün mukaddem hân ile mukâbele idelim. Ya baht ola, ya taht." deyüp cümle huzzâr-ı meclis el-emrü emruküm, dediler ammâ yine Diyârbekir tarafına giden çaşıtların gelmesine muntazır oldular. Bu meşveretden sonra paşa efendimiz zırhın eynine giyüp güzîde iç ağaları ile Malazgird Beği Mehemmed Beğ'in çadırına dilnüvâzlık ve çâresâzlık edüp meşveret etmeğe gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 265a ·
metinde göster ·
… n dahi eksiklikle gelinir ammâ şiddet-i hâr olmağile bizler âheste âheste reviş
geldik. Ve
seyâhat içün Yeni Ruhbe ve şehr-i Hızır'a uğradık. Şöyle ma‘lûm-ı sa‘âdet oluna …
Ammâ ihvân-ı seyyâhâna şöyle ma‘lûm ola kim İslâmbol'dan Bağdâd-ı behişt-âbâda gelince kâmil 449 sâ‘atlik yerdir ve cümle 64 konaklık yerdir. Bağdâd ile İslâmbol'un nısıf menzili Malatıyye kurbünde karye-i Hasan Badrık'dır ve's-selâm. Ammâ şimdi Diyârbekir'den Bağdâd'a gelişimiz 161 sâ‘atlik yerdir. Ve Diyârbekir'den Bağdâd yigirmi üç konak yerdir ve yigirmiden dahi eksiklikle gelinir ammâ şiddet-i hâr olmağile bizler âheste âheste reviş geldik. Ve seyâhat içün Yeni Ruhbe ve şehr-i Hızır'a uğradık. Şöyle ma‘lûm-ı sa‘âdet oluna. 408b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 408a–408b ·
metinde göster ·
… cânib-i küffâr" deyü giderken ibtidâ Serasker Ali Paşa'ya Bosna askeriyle râst
geldik ve
Kaplan Paşa ve Yûsuf Paşa ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa ve Budin vezîri Siyâvuş Pa …
Ammâ atlar aç ve bizler aç. Hele bir orman içine girüp cümle atları çayıra salup etrâfımıza karavullar koyup sehelce istirâhat etdikde Hudâ mu‘în ü zahîri ola, Şâmîzâde Re’îs Efendi'den on dâne muharrâ pişmiş beslenmiş koyunlar ve beş bin ekmek ve bin aded at yemi gelüp cümle ni‘metullâhı mahlûkullâhlara bezl edüp cümle guzâtın cânları yerine gelüp kâmil bir sâ‘at bu mahalde ârâm edüp andan yine esb-i sabâ-peymâlarımıza "Niyyetü'l-gazâ" deyü süvâr olup "Azm-i râh-ı cânib-i küffâr" deyü giderken ibtidâ Serasker Ali Paşa'ya Bosna askeriyle râst geldik ve Kaplan Paşa ve Yûsuf Paşa ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa ve Budin vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa ve Sührâb Mehemmed Paşa ve Kanbur Mustafâ Paşa ve Defterdâr Hüseyin Paşa ve Sıska Ken‘ân Paşa ve Hısım Mehemmed Paşa ve Gürcî Koca Mehemmed Kethudâ Paşa ve Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Cân Arslan Paşa ve Çatrapatra Ali Paşa ve Konakçı Kara Ali Paşa ve Kıbleli Paşa ve Kaplan Paşa ve Kurd Paşa ve niçe bunun emsâlleri vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve niçe yüz ümerâlar cümle asâkir-i İslâmlarıyla kuşluk vaktinden tâ Uyvar'a varınca dağlara ve taşlara ve bâğlara ve ormanistân u çengelistân mahûf yollara ve bellere girüp tâ vakt-i asra dek gezüp elli altmış bin asâkir-i İslâm dağlarda taşlarda av arar gibi arayup tâ vakt-i asra dak sâlimîn ü gânimîn her cânibe at saldılar, ammâ kızıl kan içinde kaldılar ve bin yedi yüz aded kelle dahi aldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106a ·
metinde göster ·
… erüde iki yüz altı kadar yoldaşlarımız vardır. Biz size galabalık olmasın, deyü
geldik. Ve
yoldaşlarımıza burayı gösterüp geldik. Anlar sabâh buraya gelüp bizim ölümüz ve …
"Bire âdemler siz deli misiz, dîvâne misiz? Biz size doğrulup Tanrı müsâfiri olayız. Ve biz pâdişâh hidmetine me’mûr olup gezeyiz, ilerüde gerüde iki yüz altı kadar yoldaşlarımız vardır. Biz size galabalık olmasın, deyü geldik. Ve yoldaşlarımıza burayı gösterüp geldik. Anlar sabâh buraya gelüp bizim ölümüz ve dirimiz alırlar. Biz buradan bu bî-vakit zamân kande gidelim, bu ne sözdür ki söylersiz? Emir Hudâ'nın, iki el bir baş içündür. Bu karanlık gecede bir adım gitmek ihtimâlim yokdur" deyüp aslâ vücûd vermez şeklin etdim. Ammâ yüreğimden kan gitdi, zîrâ mukaddemâ Tekyeşîn emîrler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y127b ·
metinde göster ·
… klerin yederek eniş aşağı giderek düz sahrâya endik. Ammâ henüz çamur deryâsına
geldik ve
yine bârân-ı rahmet göz açdırmayup yağmada. Âhir bir kadem ileri gitmeğe mümkin …
"Sultânım, bu Balka sahrâsı üç sâ‘at yerdir. İnşâallâh dahi yağmur te’sîr etmemişdir, geçeriz. Hemân fırsat ganîmetdir, hareket edelim" deyüp altı pâre toplar atılup nefîrler çalınup herkes yola müteveccih olup eniş aşağı gidüp huccâc-ı müslimîn içinden bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup cemî‘i âdemler develerinden enüp piyâde yalın ayak deveciklerin yederek eniş aşağı giderek düz sahrâya endik. Ammâ henüz çamur deryâsına geldik ve yine bârân-ı rahmet göz açdırmayup yağmada. Âhir bir kadem ileri gitmeğe mümkin olmayup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y263b ·
metinde göster ·
… şimdengerü perîşân gitmen. Ve silâhlarınız ile mukayyed olun. Dumbiye âsîlerine
geldik. Ve
maymunistân ve mahûf canavarlar içine girdik. Gâfil mebâş" deyü Q 333b ⟦P 330 …
"Tâ’ife, şimdengerü perîşân gitmen. Ve silâhlarınız ile mukayyed olun. Dumbiye âsîlerine geldik. Ve maymunistân ve mahûf canavarlar içine girdik. Gâfil mebâş" deyü Q 333bP 330b askeri âgâh etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433a ·
metinde göster ·
… Mısır'dan Habeş'e giden asker ve tüccâr bunda konarlarmış. Hamd-i Hudâ şâhrâha
geldik. Ve
dâ’imâ Abâbide kavmi Kınâ şehrinden bunda gelüp sevâhillenirler imiş. Bunda dah …
Habeş hâkindedir. Cânib-i erba‘asında âbâdândan alâmetler var. Rûha safâ râyihaları gelüp fi'l-hâl bu mahalle meks edüp asker zemîni kazup âb-ı hayât sular çıkardılar. Zîrâ altı günden suyumuz az kalup kıllet üzre isti‘mâl ederdik. Cümle askerin ve hayvânâtların cânları yerine gelüp yüzleri âyîneye döndüler. Ve bî-hisâb kazılmış kuyular bulduk. Meğer bu mahalle Mısır'dan Habeş'e giden asker ve tüccâr bunda konarlarmış. Hamd-i Hudâ şâhrâha geldik. Ve dâ’imâ Abâbide kavmi Kınâ şehrinden bunda gelüp sevâhillenirler imiş. Bunda dahi kuyular kazup def‘-i atşân etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434b ·
metinde göster ·