… elerinin öşürleri alınmayup kendülere tîmâr mahsûlü kayd olunmuşdur. Nevbetleri
geldikde ol
tîmârın mahsûlün alup sefere giderler. Ve sefer-i hümâyûnda bu askerin hidmetle …
Bu tâ’ife şöyledir kim seferde sipâhî dahi olursa Yörüklükden halâs olmaz ve müsellemlere vilâyetlerinden birer çiftlik mikdârı yerler verilmişdir. Çiftliklerinden hâsıl olan kendü terekelerinin öşürleri alınmayup kendülere tîmâr mahsûlü kayd olunmuşdur. Nevbetleri geldikde ol tîmârın mahsûlün alup sefere giderler. Ve sefer-i hümâyûnda bu askerin hidmetleri top çeküp ve yollar tathîr edüp ve askere zahîre getirmekdir. Bu makûle hidmetlerde bunlar çalışup sâ’ir erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve cebeliyân ancak ceng [ü] cidâle ve harb [ü] kıtâle çalışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
… Alî b. Hüseyin b. Zeynelâbidîn, Benî Ümeyye hulefâsı asrında Medîne'den Kûfe'ye
geldikde ol
makâm u mihrâbda tâ‘at u ibâdet etmişdir.
Andan makâm u mihrâb-ı Alî b. Hüseyin b. Zeynelâbidîn, Benî Ümeyye hulefâsı asrında Medîne'den Kûfe'ye geldikde ol makâm u mihrâbda tâ‘at u ibâdet etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
"Hâlâ Nemse çâsârı yedi koldan üzerimize gelmek üzredir" deyü kanlı kâğızlar
geldikde ol
ân Budin vezîri Abaza Hüseyin Paşa dahi Uyvar'dan haber gönderüp,
"Hâlâ Nemse çâsârı yedi koldan üzerimize gelmek üzredir" deyü kanlı kâğızlar geldikde ol ân Budin vezîri Abaza Hüseyin Paşa dahi Uyvar'dan haber gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139a ·
metinde göster ·
… kal‘a-i Özü'yü dest-i küffârdan istihlâs edüp küffârı kova kıra bu mahalle dek
geldikde ol
hüsn-i hat tahrîr olunmuş taşı göremedim.
deyü tahrîr edüp "Ketebehu abdü'l-müznib eş-Şeyh hâmiden ve musalliyen lîllâhi te‘âlâ" deyü bir hatt-ı zerefşân tahrîr etmiş kim andan ma‘lûmumuz oldu kim Bâyezîd-i Velî asrında bu kal‘a amâr oldukda Şeyh hazretlerinin târîhidir. Zîrâ ol azîz-i muhterem Bâyezîd-i Velî Hân hattâtlarından idi. Sonra yine sene 1067 târîhinde kal‘a-i Özü'yü dest-i küffârdan istihlâs edüp küffârı kova kıra bu mahalle dek geldikde ol hüsn-i hat tahrîr olunmuş taşı göremedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 110b ·
metinde göster ·
… ‘zı levendât makûlesi gâzîler ba‘zı dilberin ardı sıra gözedüp ol karanlık yere
geldikde ol
mahbûbların bûselerin aldıklarıyçün uşşâkân mâbeyninde bu kapuya "Şeftâlû kapus …
Andan tâ Karanlık kapuya varınca üç bin adım yerde olan kapular cümle mesdûddur, işlemeyüp hîn-i mahalde açılır. Ammâ Karanlık kapu cânib-i garba nâzır olup üç kat metîn kapulardır. Lâkin tabyaların kemerleri altından gidilüp gâyet karanlık yer olmak ile Karanlık kapu derler, gâyet muzlim yolları vardı[r]. Hattâ ba‘de'l-feth cümle halk bu karanlık yolların izdihâmında giderlerken niçe âdemler birbirlerine başların urup "Geri tur, ileri gel, sağa var, sakın yoldan" deyü giderlerken bu Karanlık kapu yollarında ba‘zı levendât makûlesi gâzîler ba‘zı dilberin ardı sıra gözedüp ol karanlık yere geldikde ol mahbûbların bûselerin aldıklarıyçün uşşâkân mâbeyninde bu kapuya "Şeftâlû kapusu" dediler. Hakkâ ki karanlık kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 310a ·
metinde göster ·
… a‘asında bir hatt-ı garîbe vardır. Anın te’sîriyle her sene elbette Kıbtî Tût'u
geldikde ol
gün Nîl-i mübâreke nokta düşüp tuğyân eder.
Mikyâs havuzunun cânib-i erba‘asında bir hatt-ı garîbe vardır. Anın te’sîriyle her sene elbette Kıbtî Tût'u geldikde ol gün Nîl-i mübâreke nokta düşüp tuğyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y235b ·
metinde göster ·