… âna gelmediğinden Cenâb-ı izzet tarafından bir sayha zâhir olup bu halkın îmâna
gelenden
mâ‘adâsı ol sayhadan helâk olurlar. Ve Hazret-i Allâh Cibrîl'e emr edüp kanadıy …
Ammâ bu ahâlî-i şehir Hazret-i Sâlih'in dişi ibilini katl eyleyüp bir âdem îmâna gelmediğinden Cenâb-ı izzet tarafından bir sayha zâhir olup bu halkın îmâna gelenden mâ‘adâsı ol sayhadan helâk olurlar. Ve Hazret-i Allâh Cibrîl'e emr edüp kanadıyla bu şehri ka‘r-ı zemînden kal‘ edüp hevâya ref‘ edüp yere eyle urur kim hâlâ bu zikr etdiğimiz münakkaş ibret-nümâ zer-ender-zer sarâyların niçe bini zîr ü zeber ber hâk-âlûd olup yatır. Cümle kapularının atebe-i süflîsi ulvîdir. Ve cümle tâkları mün‘akis ber-zemîndir. Ba‘zısı aslâ münkesir olmayup altı üstüne gelmişdir. Nice ta‘bîr ü tavsîf edeyim kim kahr-ı Hudâ isâbet etmiş, takrîri mümkin değildir. Ammâ ba‘zı görüp temâşâ etdiğimiz ma‘mûr hâneler Hazret-i Sâlih'e ve gayri peygamberlere îmân getirenlerin hâneleridir. Hattâ bir tûlânî kaya içre bir ma‘mûr sarây-ı gârın üzerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272a ·
metinde göster ·
Bitlîs şehri içinden gelen nehirden nûş edince hazz edüp atf-ı ınânı ol cânibe çevirüp Bitlîs şehrine geldikde kal‘a altında nehir yine iki kol olur. Çârsû içinden gelenden nûş edüp safâ etmez, ammâ kal‘a altından gelen nehr-i (---) nûş edince hayât-ı câvidân bulup ol sâ‘at boynuzun biri düşüp biri kalır. Hamd-i Hudâ, deyüp ol nehir kenârınca gider. Görse kim ol mahalde bu nehir bir kayadan çıkar. Anda andan cümle askeriyle meks edüp kırk gün ol ayn-ı zülâlden nûş edüp öbür karnı dahi düşüp İskender boynuzlarından halâs olup veca‘ından berî oldu."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y11a ·
metinde göster ·
… içine gelürken bizim asker dahi, "Anları urdu urmağa geldiler" zann edüp ileri
gelenden
elli mikdârı âdem Sâlihiyyeliden hâke düşdü. Âhir bizim askerden,
Bu Sâlihiyye kavmi bu hâli görüp eğer esb-süvâr ve eğer piyâdeleri at boynuna düşüp Benî Harâm'ın akîbince kova kova bâğlarından ve evlerinden bir sâ‘at yer çöle çıkınca derhâl Benî Harâm fi'l-hâl gerüye avdet eyleyüp ac kurd koyuna girir gibi girüp bu Sâlihiyye kavmin domuz balığı gibi hıştlayup ve eslihalayup sürü sürü kıra kıra tarfetü'l-ayn içre bin sekiz yüz âdemi yalman-ı cıdadan geçirüp cümle küheylân kısrakları ve sâyir mâl-ı ganâyim ile Benî Harâm mesrûr [u] handân oldular. Ammâ münhedim olan Sâlihiyye kavmi cân havli ile at boynuna düşüp bizim asker içine gelürken bizim asker dahi, "Anları urdu urmağa geldiler" zann edüp ileri gelenden elli mikdârı âdem Sâlihiyyeliden hâke düşdü. Âhir bizim askerden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… ḳam dört yılda gelmez-iseŋ biş yıl altı yıl baḳam altı yol ayrıdına çadır dikem
gelenden
gidenden ḫaber ṣoram ḫayır
yılda gelmez-iseŋ iki yıl baḳam iki yılda gelmez-iseŋ üç dört yıl baḳam dört yılda gelmez-iseŋ biş yıl altı yıl baḳam altı yol ayrıdına çadır dikem gelenden gidenden ḫaber ṣoram ḫayır
… ŋ on dördine beŋzer bir maḥbub ala gözlü genç yigit burçaḳ burçaḳ derlemiş uyur
gelenden
gidenden ḫaberi yoḳ ṭolandı başı uçına geldi gördi
çılbırını bir ṭala ilişdürdi baḳdı gördi-kim ayuŋ on dördine beŋzer bir maḥbub ala gözlü genç yigit burçaḳ burçaḳ derlemiş uyur gelenden gidenden ḫaberi yoḳ ṭolandı başı uçına geldi gördi