rübbânlar buna abâ kebe verüp sarup sarmalayup ertesi gün Harkova'da Mustafâ Pa …
Bu Hacı Nâsır dahi bir gemiye binüp rübbânlar buna abâ kebe verüp sarup sarmalayup ertesi gün Harkova'da Mustafâ Paşa'ya gelüp sergüzeşt [u] serencâmın, hakîr'e nakl etdüği gibi anlara nakl edince cümle halkı hayret alup Hacı Nâsır'ın yüzülen derilerine ilâc ederler. Meğer Paşa'nın gözü önünde talduğı mahalden halâs olduğu mahalle gelince bir gün iki gece olup halâs olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164a ·
metinde göster ·
… karşu giderim" deyü kırk elli mikdârı yarar yunaklar ve yarar katana atlar ile
gemilere binüp
ol gece firâr edüp Erdel'in Seykel diyârına cân atar. Ale's-sabâh görürler kim …
"Gelen imdâda karşu giderim" deyü kırk elli mikdârı yarar yunaklar ve yarar katana atlar ile gemilere binüp ol gece firâr edüp Erdel'in Seykel diyârına cân atar. Ale's-sabâh görürler kim tabur içinden Rakofçi kaçmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43b ·
metinde göster ·
… edi bin asker ile {Kırım'dan} iki gün iki gecede imdâda gelüp ol ân kendisi bir
gemiye binüp
Özü kal‘asına geçdikde Yûsuf Kethüdâ ve hakîr ve cümle a‘yân-ı Özü {Hân} huzûru …
Yûsuf Kethüdâ {eydir}: "Bire Allâh kerîmdir, ya bu kadar mâl-ı ganâ’im pâdişâhımıza vâsıl olmasın mı? Tîz silâhlanınız, yohsa vallâhi sizi şeytân alır" dedikde anlar dahi silâhlanırken hikmet-i Hudâ-yı Bârî yârî kılup {nehr-i Özü'nün} karşu tarafından bir siyâh toz evc-i âsumâna burum burum oyulkanarak ber-havâ çıkmada. Hemân sâ‘at tarfetü'l-ayn içre karşu Kılburun kal‘asına askerin ucu gelüp {göründü}. Meğer bizzât Tatar Hânı Mehemmed Giray Hân hazretleri seksen yedi bin asker ile {Kırım'dan} iki gün iki gecede imdâda gelüp ol ân kendisi bir gemiye binüp Özü kal‘asına geçdikde Yûsuf Kethüdâ ve hakîr ve cümle a‘yân-ı Özü {Hân} huzûruna varup baş urup dest-i şerîflerin bûs edüp şerefyâb oldukda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 62b ·
metinde göster ·
… tershâne limanında bir gûne bakır gemi var imiş. Leyle-i zemherîde sehereler ol
gemiye binüp
Karadeniz câzûlarıyla deryâ üzre ceng edüp bir mutalsam gemi {imiş}. Hâlâ Gelib …
Der-beyân-ı ibret-nümâ-yı tershâne-i mutalsamât: Zamân-ı Feylekos-ı keferede tershâne limanında bir gûne bakır gemi var imiş. Leyle-i zemherîde sehereler ol gemiye binüp Karadeniz câzûlarıyla deryâ üzre ceng edüp bir mutalsam gemi {imiş}. Hâlâ Gelibolu kayıkları ol tarz üzre {yaparlar. Bir diyârda eyle gemi yokdur. İllâ Gelibolu gemileri bir tarz-ı acîbdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96a ·
metinde göster ·
"Emn [u] amân ve îmân İslâm tarafındadır" deyü cemm-i gafîr ile birkaç transa gemilere binüp karşu tarafda Nigebolı müsellimi Memi Ağa'ya Kalga Sultân mektûblarıyla vardıkda, yine tecdîd-i îmân edüp mü’min ve muvahhid oldukda cümle ahâlî-i vilâyetden Çerkes Ömer Ağa ve alaybeğleri ve gayrı zu‘amâ ve tüfengçi usta Mustafâ dahi bu yeni müselmâna i‘zâz u ikrâm edüp sarây-ı âlîler verüp Nigebolı'da emn ü emân ve îmân bulup Tatar-ı adû-şikârın nehb u gâretinden halâs olup âkıbeti hayr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104a ·
metinde göster ·
… muğpîçeler alınmışdır kim her biri birer Rûm harâcı değer, ammâ niçe bin küffâr
gemilere binüp
Körfez deryâsındaki adalara firâr etdiler.
Bundan mâ‘adâ enhâr-ı sagîreler cümle Venedik körfezine mahlût olur, ammâ yine Alman'dan bir nehir çıkup bu Dodoşka vilâyetinde Bundukanî körfezine mahlût olur. Nehr-i Duşka derler âb-ı hayâtdır. Mezkûr nehirden öte İşpaniye ve Nemse hudûdudur. Venedik hükmünde değildir. Nemse ile sulha mugâyir iş olmasın içün hemân Venedik'e tâbi‘ Dodoşka vilâyetin üç gün üç gece nehb u gâret ve hasâret eyleyüp bin altmış aded pençe-i âfitâb-ı mehtâb duhter-i pâkîze-ahterler ile nûr-ı mücessem muğpîçeler alınmışdır kim her biri birer Rûm harâcı değer, ammâ niçe bin küffâr gemilere binüp Körfez deryâsındaki adalara firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·
… dahi tahrîr olunan sene-i mezbûrelerde Zirinoğlu ıhrâk bi'n-nâr edüp ahâlîleri
gemilere binüp
firâr eder. Bunun dahi cümle hâneleri ve topların alup dâr-ı menhûslarına gider …
Bunu dahi Süleymân Hân fermânıyla kal‘a-i Şimatorna beği Hamza Beğ nâm benâm-ı hümâm sene 936 târîhinde binâ etmek ile Hamza Beğ nâmıyla müsemmâ bir palanka-i ra‘nâcıkdır. Bu dahi nehr-i Tuna kenârında gâyet ma‘mûr imiş, lâkin bunu dahi tahrîr olunan sene-i mezbûrelerde Zirinoğlu ıhrâk bi'n-nâr edüp ahâlîleri gemilere binüp firâr eder. Bunun dahi cümle hâneleri ve topların alup dâr-ı menhûslarına gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73a ·
metinde göster ·
… gül-i gülistândır ve halkı gâyet şehbâz u şecî‘ u bahâdırândır. Hatta gâzîleri
gemilere binüp
bu kal‘anın mukâbelesinde nehr-i İpol ve nehr-i Gara suları içre gemilerle girü …
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. (---) câmi‘i (---)(---)(---)(---) Mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir. Ve cümle bir medrese-i âlimândır. Ve cümle üç aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle iki aded tekye-i dervîşândır. Ve cümle bir aded hân-ı müsâfirândır. Ve cümle bir aded hammâm-ı gâsılândır. Ve cümle elli kadar dükkândır. Ve bu varoşun etrâfı bâğ u bâğçe ve gül-i gülistândır ve halkı gâyet şehbâz u şecî‘ u bahâdırândır. Hatta gâzîleri gemilere binüp bu kal‘anın mukâbelesinde nehr-i İpol ve nehr-i Gara suları içre gemilerle girüp tâ Leve kal‘ası ve Novigrad kal‘ası altlarından esîr alırlar, bir alay gâziyân-ı mücâhidân yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b ·
metinde göster ·
… u] merkûm olunmuşdur. Anıniçün tekrâr tavsîfe hâcet yokdur. Andan bu Lipova'dan
gemiye binüp
karşu nehr-i Moriş kenârında,
Bu dahi Süleymân Hân asrında İkinci Vezîr Ahmed Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup fethinde Ulama Paşa şehîd olup Tımışvar eyâletinde başka sancak beği tahtı olduğu Varat gazâsına giderken bâlâda mâ-vaka‘ı üzre mufassal memdûh [u] merkûm olunmuşdur. Anıniçün tekrâr tavsîfe hâcet yokdur. Andan bu Lipova'dan gemiye binüp karşu nehr-i Moriş kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82b ·
metinde göster ·
… yetinin Kolçvar kal‘ası yaylalarıdır. Bu hakîr yine bu üç kulle mahallinden bir
gemiye binüp
Tuna ile karşu Feth-i İslâm kal‘ası tarafına geçüp,
Medova toprağında bu üç kulle-i azîm mâ tekaddem ma‘mûr imiş. Erdel küffârı hayrât etmiş, zîrâ bu üç kulle mahallinin şimâli tarafında ensesindeki dağlar ve yaylalar ardları cümle Erdel vilâyetinin Kolçvar kal‘ası yaylalarıdır. Bu hakîr yine bu üç kulle mahallinden bir gemiye binüp Tuna ile karşu Feth-i İslâm kal‘ası tarafına geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95a ·
metinde göster ·
… ıldırım Hân da ılgar ile Anatolu iskelelerinden Sinab'a gelüp anda beş yüz pâre
gemilere binüp
karşu geçüp ale'l-gafle Eflak vilâyetin şebhûn ile basup niçe bin Eflak keferel …
"Pâdişâhımdan ricâ vü temennâm oldur kim kaçan cedd-i ızâmın Yıldırım Bâyezîd Hân tâbe serâh sene (---) târîhinde Eflak vilâyetin feth edüp kabza-i teshîre aldıkda ol asırda benim berrâkulvech karındaşım Eflak beği beğenüp hikmet-i Hudâ cümle re‘âyâ karındaşım üzre gulû-yı âm edüp Yıldırım Hân'a isyân edüp ol sene harâcların vermezler. Hemân Yıldırım Hân da ılgar ile Anatolu iskelelerinden Sinab'a gelüp anda beş yüz pâre gemilere binüp karşu geçüp ale'l-gafle Eflak vilâyetin şebhûn ile basup niçe bin Eflak keferelerin tu‘ma-i şemşîr ve niçe binini esîr-i bend-i zencîr edüp karındaşım dahi esîr olup ilâ hâze'l-ân bî-günâh iken Bursa kal‘asında hâlâ hapisdir. Pâdişâhımdan ricâm oldur ki bizde emânet olan Hazretin dest-i şerîfi hürmetine ve sizde emânet ola[n] Rûhullâh makraması hürmetine olsun benim karındaşım hapisden ıtlâk eyleyüp yine Eflak beğliği sadaka olunmasın ricâ ederim" deyü yer öpdükde Mehemmed Hân eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 101a ·
metinde göster ·
… e zamân karındaşıyla harb [ü] kıtâl edüp âhır-ı kâr karındaşı bir gece kal‘adan
gemilere binüp
firâr etdikde Maskov'dan gelen karındaşı bu 121a kal‘a-i Sarkirmân'ı "Karında …
Zamân-ı kadîmde Leh kralları binâsıdır. Andan Ciniviz Frengi Kırım'a mâlik olmak ile Ciniviz bu kal‘aya istîlâ edüp yetmiş yıldan sonra yine Leh kralı ile Akkirmân sâhibi Salsaloğlu yek-dil [ü] yek-cihet olup bu kal‘ayı dest-i Ciniviz'den ele alup kabza-i tasarrufunda kalup içindeki Leh beğzâdenin birisi karındaşıyla hüsn-i zindegânî edemeyüp Mikal nâm Leh beğzâdesi Maskov kralına firâr edüp Özü suyu ile üç bin pâre kayık ile bu Sarkirmân üzre asker-i bî-pâyân çeküp gelür. Niçe zamân karındaşıyla harb [ü] kıtâl edüp âhır-ı kâr karındaşı bir gece kal‘adan gemilere binüp firâr etdikde Maskov'dan gelen karındaşı bu 121a kal‘a-i Sarkirmân'ı "Karındaşıma yine kalmasın" deyü Maskov askeriyle bir yıl kal‘ada oturup gücile bir [yıl]da harâb eder. Hâlâ kal‘asının câ-be-câ yerleri vîrândır. Ol zamân bu kal‘a içinde yetmiş bin aded ma‘mûr hânedânları var imiş. Bu kal‘anın zemîni bir liman ağzına vâki‘ olup kıble tarafı liman-ı azîmdir kim içine on bin pâre gemi sığar gûyâ cezîre-i Girid'de Hanya kal‘ası kurbunda Suda limanıdır. Ammâ bu Sarkirmân kal‘ası iki liman-ı azîm ortasında bir buruna vâki‘ olup bu kal‘a limanlarının karşu tarafında bir mîl karşı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b–121a ·
metinde göster ·
Bu kal‘a[nın] sebeb-i binâsı ve vech-i tesmiyesi oldur kim kaçan Sultân Selîm şehzâde iken babası Bâyezîd Hân ile Çorlu sahrâsında ikinci cenginde yine münhezim olup firâr edüp Boğaz iskelesinde bir gemiye binüp vilâyet-i Tarabefzûn'a geçem derken rûzgâr-ı zorkâr keştî-i Şehzâde Selîm'i bu Temrik limanına düşürüp andan Temrik Bay nâm bir kişi bilüp yâr-ı gâr-ı refîk edinüp silihdârı Yûsuf Halîfe ile üç kişi olup Dağıstân ve Belh u 146a Buhârâ ve Özbekistân'ı ve Îrân [u] Tûrân'ı seyâhat ederek vilâyet-i Acem'e gelüp Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup Şâh'ı mat edüp andan Bağdâd-ı behişt-âbâda andan İmâm Hüseyin ve İmâm Alî'yi ziyâret edüp andan Ka‘be-i Şerîf'e ve andan Medîne-i Münevvere'de Resûl-i Ekrem'i ziyâret ederken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b–146a ·
metinde göster ·
… ve dekâkînler kalmış. Kâmil on üç bin altmış âdem esîr almış. Mâ-bâkî kefereler
gemilere binüp
deryâda halâs olmuş. Ne çâre çünki sabâh oldu, kal‘adan beş bin kadar atlılar v …
Çûn sabâh oldu, gördüler kim varoşda âdemden ve evlerden bir nâm u nişân kalmayup ancak kârgîr binâ manastır ve hân ve dekâkînler kalmış. Kâmil on üç bin altmış âdem esîr almış. Mâ-bâkî kefereler gemilere binüp deryâda halâs olmuş. Ne çâre çünki sabâh oldu, kal‘adan beş bin kadar atlılar ve üç bin kadar Tatarlar arabalar ile Kalmık Tatarların hayli kovdular. Anlarsa bâd-ı sabâ gibi esüp gitdiler. Yine kal‘a kefereleri hâ’ib ü hâsir geldiler ve varoşun bakıyyetü'n-nâr olanların söndürdüler ve yine amâr etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167b ·
metinde göster ·
… mlar ile karadan Mayak geçidinde kal‘a-i Yanığ'a gönderüp hakîr paşa 201a ile
gemilere binüp
altı mîl enli nehr-i Turla'yı ubûr edüp,
Bu mahalde cümle atları hüddâmlar ile karadan Mayak geçidinde kal‘a-i Yanığ'a gönderüp hakîr paşa 201a ile gemilere binüp altı mîl enli nehr-i Turla'yı ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200b–201a ·
metinde göster ·
… rimiz ve abd-i müşterâlarımız ile mütevekkilen alallâh deyüp sâhil-i Nîl'de bir
gemiye binüp
Nîl'i ubûr edüp vilâyet-i şarkistân'a kadem basdık. Bu diyârlarda Nîl'in karşı …
Evvelâ Circe'den bin seksen iki mâh-ı saferü'l-muzafferin evvelki gün yigirmi atlı tevâbi‘ ve refîklerimiz ve abd-i müşterâlarımız ile mütevekkilen alallâh deyüp sâhil-i Nîl'de bir gemiye binüp Nîl'i ubûr edüp vilâyet-i şarkistân'a kadem basdık. Bu diyârlarda Nîl'in karşı tarafına şarkistân, Circe tarafına Garbistân derler. Bu şarkistân hâki Y 378b Ebû Yahyâ hükmündedir. On bin hayyâl safînâtü'l-ciyâd atlı güzîde rumhzen askere mâlikdir. Ba‘zı tevâbi‘leri hakîre istikbâle çıkup i‘zâz u ikrâm ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y378a–Y378b ·
metinde göster ·
… Habeş ve Yemen ve Aden'in iskelesidir. Huccâcın ba‘zı ârifi Mısır'dan bir ma‘âş
gemisine binüp
muvâfık eyyâm ile nehr-i Nîl üzre dörd beş günde emniyyet üzre bu Kınâ şehrine …
Nîl kenârında cümlesinin mahâzinleri vardır. Cümle gılâl ve gayrı mâl u menâl ile leb-ber-leb mahzenlerdir kim Mekke ve Medîne ve Habeş ve Yemen ve Aden'in iskelesidir. Huccâcın ba‘zı ârifi Mısır'dan bir ma‘âş gemisine binüp muvâfık eyyâm ile nehr-i Nîl üzre dörd beş günde emniyyet üzre bu Kınâ şehrine gelüp bundan bir günde eğer piyâde eğer hârsüvâr ve eğer şütürbâr olup Kusayr iskelesine varup beş para dahi hımâr kirâsı verir, andan gemi ile bir gecede yâhûd iki gecede Cidde ve Yenbû‘ü'l-bahr'a varup bi-emrillâh beş on günde vâsıl olup bir altun ile hac etmiş niçe yüz âdem ile görüşmüşüzdür. Böyle bir sehl tarîk yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y379b ·
metinde göster ·
şarkdan garba ubûr edüp şehri temâşâ eyledik. A‘sâr-ı kadîmde bu dahi şehr-i az …
Fûnc hükmündedir. Bu mahalde gemilere binüp şarkdan garba ubûr edüp şehri temâşâ eyledik. A‘sâr-ı kadîmde bu dahi şehr-i azîm imiş, hâlâ eser-i amârdan alâyimât-ı Şeddâdiyân'dan kubbe-i nühtâk-ı tumturâk revâklar var kim gûyâ dest-i mühendisden henüz çıkmış ibret-nümâ kâ‘alar ve müte‘addid hücreli sarâyla ârâste şehr-i müzeyyen imiş. Hâlâ amâr olan büyûtları iki bin mikdârı müfîd [ü] muhtasar Berberî hâneleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y409a ·
metinde göster ·
sümûmlu canavarlar havfından Nîl ile cereyân ederken bizim Laçna şehrine uğraya …
"Ve ol diyârdan biz kabakdan binâ olunmuş gemilere binüp sümûmlu canavarlar havfından Nîl ile cereyân ederken bizim Laçna şehrine uğrayan Nîl'in bir kolu yine bir buhayre-i azîme uğrar. Bu dahi Nîl'den cem‘ olma bir âb-ı hayât buhayredir kim cânib-i erba‘asında yedi gûne kavm sâkinlerdir. Başka meliklerdir, Portakal bunlara mâlik olmadı", dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y430b ·
metinde göster ·