… 'ye giderken bi-emrillah bir furtuna-i azîme uğrayup İşpaniye'nin yedi yüz pâre
gemileri bu
Kızıladaların mâbeynlerinde cümlesi telattum-ı deryâdan pâre pâre olup kâfirler …
Cezîre-i Burğazlı: Sene (---)de Ebü'l-feth'e mutî‘ oldular. Kal‘ası leb-i deryâ üzre bir yalçın kayalar üzre bir şekl-i murabba‘ bir şeddâdî binâ küçük kal‘adır. Cezîresi on bir mîl ihâta eder bir cezîre-i mahsûldârdır. Kal‘ası olmağıla Burgaz adası derler. Lisân-ı Türkî'de kal‘aya burgaz derler. Üç yüz pâre bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât kuyulu evleri vardır. Bu dahi bostâncıbaşı hükmünde ve bir yeniçeri yasakçısı vardır. Ve (---)(---) olmağıla subaşısı vardır. Cümle halkı Urum kefereleridir. Ma‘mûr kenîseleri vardır ve keçisi ve tavşanı gâyet çokdur. Dağlarında bâğlarının hesâbı yokdur. Ve halkı gâyet zengîn re’îslerdir. Yanovan Târîhi'nde yazdığı üzre bir kerre İşpâniye küffârı İslâmbol'a Yanko ibn Madyan'dan sonra istîlâ edüp nehb ü gâret eder ve Ayasofya deyrinde olan cemî‘î zî-kıymet sanemleri ve niçe bin hazîne mâl-i cevâhîrleri alup gemilere koyup diyâr-ı İşpâniye'ye giderken bi-emrillah bir furtuna-i azîme uğrayup İşpaniye'nin yedi yüz pâre gemileri bu Kızıladaların mâbeynlerinde cümlesi telattum-ı deryâdan pâre pâre olup kâfirleri gark olur. Ba‘dehû bu Kızılada cezîresi ve Heybeli cezîresi ve Tavşanlı cezîresi ve Burgazlı cezîresinin kefereleri gark olan gemilerden ol mâl [u] menâlleri çıkarup mâl-ı Kârûna mâlik olup ile'l-ân bu cezîre keferelerinin zengîn olmalarının aslı odur, deyü tahrîr etmişler. Andan 16 milde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
{Der-sitâyiş-i nehr-i azîm Edil}: Ammâ ru-yı arzda Cenâb-ı Bârî cümleden büyük Moskov diyârında nehr-i azîm Edil'i halk etmişdir kim tulû‘undan gurûbına gelince kırk mil ve elli mil arzı vardır. Ve umkı yigirmi kulaç ve otuz kulaç derindir. İbtidâ tulû‘ı Moskov diyârının cânib-i garbîsinde bahr-i Muhît kenarındaki dağlardan tulû‘ edüp yedi aylık yol cânib-i şarka cereyân edüp Heyhât sahrâsının şark tarafı nihâyetinde bahr-i Haraz'a (---) koldan derya-misâl mahlût olur. Moskov gemileri ve Acem'in Bakü ve Demirkapu ve Gilân gemileri bu nehre girüp Moskov'a tüccâr-ı sevdâgerân götürürler. Hattâ Murâd Hân-ı Sâlis'de Sokollu Mehemmed Paşa kal‘a-i Azak dibinden cereyan eden Ten nehrinin başı, Edil nehrine üç menzil olmağıla nehr-i Edil'den hafirler kazup nehr-i Ten'e mahlût etmeğe iki sene çalışup husûle gelmişken bi-emri Hayy [u] Kadîr şiddet-i şitâ gelüp asker kırılup cümle mühimmât anda kalup Moskov ahz eylemişdir. Eğer ol Edil ile nehr-i Ten birbirine mahlût olsa İslâmbol'dan gemilerle cümle asker-i İslâm cebehâne ve mühimmâtlarıyla Karadeniz'den Azak bahrine, andan nehr-i Ten ile tâ nehr-i Edil'e, andan gemiler ile Acem diyârında Demirkapu'yu ve Bakü'yü ve Şirvân [u] Şemâkı'yı ve Gîlân'ı bî-bâk ü bî-pervâ zabt etmek mümkin idi. Allahümme yessir. Hâlâ mülûk-ı Âl-i Osmân murâd edinse emr-i sehildir. Zîrâ Edil nehrine handaklar varmağa bir sâ‘atlik yer kalmışdır. Nehr-i Edil'in irtifâ‘ı âlîdir. Nehr-i Ten süflîdir. Ol ecilden nehr-i Edil deryâsı kal‘a-i Azağa gelirdi. Bu hakîrin Mehemmed Girây Hân asrında Edil handakları manzûrumuz olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 115a ·
metinde göster ·
… ır. Hasankeyfâ'ya ve Cezîre ve Musul'a ve Bağdâd'a Şat ile giden tulumdan kelek
gemileri bu
cisr dibinde binâ olınur tulumdan gemilerdir kim üzerleri tahta döşeli. Atların …
Evvelâ Diyârbekir'den nehr-i Şat üzre cisr-i Kelek kim (---) göz kantara-ı musanna‘dır. Hasankeyfâ'ya ve Cezîre ve Musul'a ve Bağdâd'a Şat ile giden tulumdan kelek gemileri bu cisr dibinde binâ olınur tulumdan gemilerdir kim üzerleri tahta döşeli. Atlarınla ve sâ’ir bisâtınla ve niçe bin kantar bâr-ı sakîlinle bu kelek gemilerine süvâr olup cânib-i erba‘asında korkuluklarına girdebâlişlere dayanup tavla ve sadranc oynayarak yemîn ü yesârı temâşâ ederek ba‘zı imâr kendlere yanaşarak ve matbahında ta‘âm tabh olarak tâ Bağdâd'a ve Basra'ya varınca semâ‘ u safâ ederek selâmet gider bir tûrfe binâ tulum gemileridir. Ana mahsus üstâd kelekçi mellahları vardır. Diyârbekir'de bu mezkûr cisr dibinde niçe yüz kelek âmâdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 217b ·
metinde göster ·
… e tenezzülde oldukda cisrin kârgîr pâyeleri zâhir ü bâhir olur ve Şatt'ın kelek
gemileri bu
mahalle geldikde cisir pâyeleri esâslarından havf ederek ta‘vîz ile ubûr ederle …
Tikrit sancağı hâkinde cezîre-i Dicle ve Furât içinde Şatt kenârında bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i harâb-ı musanna‘dır. Mâ-tekaddem bu dahi şehr-i ma‘mûr imiş, Hulâgû Hân harâb etmiş. Nehr-i Şatt kenârında iki kal‘a birbirlerine mukâbildir. Bu beri Tikrit tarafında olana Âşık kal‘ası derler. Şatt'ın taraf-ı şarkîsinde Bağdâd hâkinde olana Ma‘şûk kal‘ası derler. Bu dahi bir püşte üzre şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i harâbdır kim ikisinin de dizdârları ve neferâtları yokdur. Ve zamân-ı kadîmde tâ Cemşîd asrından berü bu kal‘adan kal‘aya nehr-i Şatt üzre on yedi göz bir cisr-i azîm var imiş. Hâlâ nehr-i Dicle tenezzülde oldukda cisrin kârgîr pâyeleri zâhir ü bâhir olur ve Şatt'ın kelek gemileri bu mahalle geldikde cisir pâyeleri esâslarından havf ederek ta‘vîz ile ubûr ederler. Bu mahal gûyâ diyâr-ı Rûm'da nehr-i Tuna üzre kal‘a-i Budin kurbünde Tuna'nın tarafeynindeki harâb olan Siverin ve Severin kal‘aları mâbeynindeki cisr-i harâb pâyelerine müşâbihdir ammâ bu Şatt'ın Âşık-Ma‘şûk kal‘ası boğazı Tuna boğazından sarpdır. Zamân-ı kadîmde bu Âşık'dan Ma‘şûk kal‘ası cisrinin her gözlerine zencîr çekerlermiş ve üstâd-ı selef kal‘a-i Âşık'dan kal‘a-i Ma‘şûk'a nehr-i Şatt altından kârgîr kubur binâ ile yol var imiş ammâ hakîr görmedim, illâ harâbistân-ı şehrin gördüm. Kâhîce bu mahalle kavm-i Urbân-ı Mavâl gelüp meks ederler ammâ bu mahalle gelen Tikrit'den atlarının yemlerin ve kendülere ekmeklerin bile getirmek gerek .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407b ·
metinde göster ·
… ne mukâbil deryâ içre hammâm kubbesi kadar kara taşlar vardır. Niçe kerre kâfir
gemileri bu
taşlara urup helâk olmuşdur. Hattâ temevvüc-i lodos kal‘aya pek dokunur, ammâ h …
Evsâf-ı liman-ı cây-ı amân: Bir liman-ı kebîrdir, ammâ lodos rûzgârı pek dokunup demir kuvvetiyle yatılır yâhûd karşu tarafda Rosa limanına gidilir, ammâ sâ’ir yedi aded rûzgâr-ı zor-kârdan a‘lâ lenger-endâz olacak cây-ı menâs-ı keştîbânlardır, ammâ kal‘a önünde liman içre Abaza Paşa kullesine mukâbil deryâ içre hammâm kubbesi kadar kara taşlar vardır. Niçe kerre kâfir gemileri bu taşlara urup helâk olmuşdur. Hattâ temevvüc-i lodos kal‘aya pek dokunur, ammâ hikmet-i Hudâ bu taşlar sehel talattum-ı deryâyı men‘ u def‘ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155b ·
metinde göster ·
… oroş şehri gemileriyle gelüp andan nehr-i Tise'ye gemiler girüp andan cümle tuz
gemileri bu
kal‘a-i Titel şehrinde mahzenlere hazn olup andan cemî‘i vilâyete nehr-i Tuna i …
Gâyet ma‘mûr iskele olmak ile cümle üç yüz aded tuz mahzenleri ve gayri hâsıl-ı hâneleri var, zîrâ Erdel diyârında tuz ma‘deni olan Tuzda şehrinden kaya tuzu gelüp Erdel'de Deve kal‘asına andan Lipova kal‘asına Moroş şehri gemileriyle gelüp andan nehr-i Tise'ye gemiler girüp andan cümle tuz gemileri bu kal‘a-i Titel şehrinde mahzenlere hazn olup andan cemî‘i vilâyete nehr-i Tuna ile Erdel vilâyetinin kaya tuzları gidüp ganîmet olur. Anıniçün bu Titel kal‘asının ahâlîleri tuz bâzergânlarıdır. Gâyetü'l-gâye ankâ tüccâr hacı keştîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80a ·
metinde göster ·
… ammâ hâlâ bu iki aded kal‘aların içlerinde âdem ve âdemî-zâd yokdur. Lâkin Tuna
gemileri bu
mahalde geçdiklerinde "Gemileri Tuna haydudu basup bu boğazda gâret etmesin" de …
Bu mahaller bir acâ’ib dar fenâ boğazdır kim Tuna'nın iki tarafı evc-i semâya ser çekmiş yalçın kayalar üzre karşu karşuya kâfir zamânı iki dâne kal‘alar var kim gûyâ her biri derbend-i mâşâdır, ammâ hâlâ bu iki aded kal‘aların içlerinde âdem ve âdemî-zâd yokdur. Lâkin Tuna gemileri bu mahalde geçdiklerinde "Gemileri Tuna haydudu basup bu boğazda gâret etmesin" deyü İrşova beği bu İnlik kal‘asına ve karşu tarafdaki Küpeşte(?) kal‘asına ve Vidin beği dahi tüfengliler koyup Tuna kapudanı dahi gemileriyle bu İnlik boğazında on iki pâre firkateleriyle palpa aleste hâzır olup Tuna gemilerin bu hâl üzre geçirmeğe cümle beğler ve kapudanlar me’mûrdur, zîrâ bu İnlik kal‘aları boğazı Tuna üzre hakkâ ki girdâb-ı mûhişdir, zîrâ bu boğazda her zamân Tuna kâfirleri gemileri basup nehb ü gâret eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95b ·
metinde göster ·
… şer değildir. Hâlâ Tuna gemilerinin rübbân keştîbânları kalın palamar ipler ile
gemileri bu
kesme kayaların yolunda kuvvet-i renc-i anâ ile çekerler, zîrâ bu mahallin dar …
Küffâr zamânı bu iki kal‘adan birbirlerine Tuna üzre kat-ender-kat âdem kolu kalınlığı demir zencîrleri karşu karşuya bağlayup bir gemi değil bir çırnık bile geçemezmiş. Hâlâ zencîrlerin dollâb yerleri iki tarafdaki kayalarda zâhir ü bâhirdir. Ve bu iki yanındaki kayaları Yanko ibn Madyan ki ibtidâ İslâmbol kal‘asına temel bırağup binâ edenin karındaşi Yanvan Kral bu kayaların Tuna kenârların oyup iki araba geçer vâsi‘ oyulmuş kayadan kesme yollar etmiş kim kûh-ı Bî-sütûn'u ve Amasiyye şehri kayaların kesen Ferhâd-ı kûhken kesmeğe kâdir değil azîm enli kesme yollardır kim makdûr-ı beşer değildir. Hâlâ Tuna gemilerinin rübbân keştîbânları kalın palamar ipler ile gemileri bu kesme kayaların yolunda kuvvet-i renc-i anâ ile çekerler, zîrâ bu mahallin dar boğazından nehr-i Tuna yokuş aşağı yıldırım gibi cereyân etdiğine göz ermez. El-hâsıl bu kayaları Ferhâd dahi kesmeğe kâdir değil ibret-nümâ bir dar ve mehîb boğazdır kim cemî‘i leşker bu teng mahalden ubûr etdikde mellâh-ı rübbân-ı keştîbânların feryâd u figânlarından bu dağlar kubbe-i âsumân gibi güm güm gürleyü sadâ verir, ibret-nümâ-yı temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95b ·
metinde göster ·
hatarnâk yerden geçirüp kulağız olan âdemler Mora Hafsalı ve Dırınkova kasaba â …
Bu mahalden gemileri geçirir başka üstâd âdemler vardır kim bu girdâbın ahvâline taş be-taş eğri büğrü mahûf u muhâtara yerlerin bilüp gemileri selâmet geçirmeğe der-uhde edüp geçirirler. Ekseriyyâ bu gemileri bu hatarnâk yerden geçirüp kulağız olan âdemler Mora Hafsalı ve Dırınkova kasaba âdemleridir. Her gemiden gemisine göre beşer yüz ve ikişer yüz guruş alup gemileri eğer gemilere bir zarar olursa şer‘an ol âdemlere gemilerin bahâsın ödedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b ·
metinde göster ·
iskeleye yanaşırlar, azîm limandır kim lodos ve yıldız ve batı rûzgâr-ı zorkârl …
Ve iskele başıdır. Cümle Karadeniz ve Azak denizi gemileri bu iskeleye yanaşırlar, azîm limandır kim lodos ve yıldız ve batı rûzgâr-ı zorkârlarından emîn bir limandır kim bin pâre gemi alır, a‘lâ demir dutar balığı çok limandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142a ·
metinde göster ·
kal‘a-i Temrik dibine yanaşırlar imiş. İskele-i azîm ve gümrük emîni otururmuş. …
Mâ-tekaddem İslâmbol gemileri bu kal‘a-i Temrik dibine yanaşırlar imiş. İskele-i azîm ve gümrük emîni otururmuş. Niçe yüz gemi tuzlu balık ve niçe bin fıçı fıçı balık havyarı hâsıl olup gemilerle diyâr diyâr gidermiş. Ammâ hâlâ boğaz kapandığından gemiler gidüp gelemediğinden elli yük akçe gelir gümrük mu‘attaldır. Eğer bir donanma-i pâdişâhî gelüp sehel hidmet ile bu Yeleşke boğazı açılsa beher sene bir hazîne-i Mısır bend olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… [r]nal nâm iplerden toplar gemilerinin içine uçup karşu tarafa giderken üç pâre
gemileri bu
kadar bin avret ve oğlanlarıyla döne döne üç pâre gemileri gark oldular. Eyle b …
"Devletli vezîr! Kânûn-ı sultânî üç gündür. Bunlar yigirmi beş günde kal‘ada top ve tüfeng ve cebehâne komayup cümle gemilere taşırlar" deyü feryâd etdiklerinde feryâdları mesmû‘a olmayup yigirmi beş günde kal‘anın cümle zî-kıymet esbâb-ı eşyâların ve cemî‘i girân-bahâ âlât-ı silâh cebehâneleri ve mahbûb ve muhakkaş serâmed topların ve niçe kerre yüz bin güllelerin gülle gülle taşıyup ve cemî‘i sağîr ü kebîr avret ve oğlanlar gemilerle karşu Istandiye adasına taşırken meğer kalyonlara topları korken ku[r]nal nâm iplerden toplar gemilerinin içine uçup karşu tarafa giderken üç pâre gemileri bu kadar bin avret ve oğlanlarıyla döne döne üç pâre gemileri gark oldular. Eyle bozulup târumâr olmuş gemileri var idi kim içinde aslâ cengcisi olmayup ve kürekçileri kalmayup iki gemileri dahi avret ve oğlanları ile gark oldular. Ve cemî‘i tahmîlât mühmelât mâl-â-mâl iken karaya vurdular. Ve ba‘zı soltat gemileri doldurup anbâr ağızlarına dak yükledüp bu neferâtsız gemileri donanmış gemilerinin ortasına alup yelken açup üçer üçer gemiler bu hâl üzre karşu Istandiye adasına geçerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 303b ·
metinde göster ·
Menzil-i Kavpalo burnu: Mağrib-zemînin Hilâl vilâyetinden çıkan yağ
gemileri bu
burnu üzleyüp dümenlerin yıldız rûzgârı üzre koyup üç yüz mîlden cezîre-i Girid …
Menzil-i Kavpalo burnu: Mağrib-zemînin Hilâl vilâyetinden çıkan yağ gemileri bu burnu üzleyüp dümenlerin yıldız rûzgârı üzre koyup üç yüz mîlden cezîre-i Girid'e gelirler. Yine bu Kavpalo burnu her tarafda üç yüz mîl yerden nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… üzre bu kazâ kurâları âsî tüfeng-endâz kavimdir. Ammâ bizden üç gün evvel Malta
gemileri bu
kenâre asker döküp kurâları gâret edüp zahâyir ve esîr almak murâd edinüp asker …
Ve bu mahal garbdan şarka seksen mîl bir burundur. Bir cânibi Sönbeki adası kıyılarıdır. Ve bir cânibi Gökova körfezidir. Ancak bir burun üzre bu kazâ kurâları âsî tüfeng-endâz kavimdir. Ammâ bizden üç gün evvel Malta gemileri bu kenâre asker döküp kurâları gâret edüp zahâyir ve esîr almak murâd edinüp asker döker. Mezkûr âsî Türkler fi'l-hâl yedi sekiz bini bir yere cem‘ olup hemân leb-i deryâya seğirdüp kâfir gemilerin kayalar mâbeyninden kurşum ile döğe döğe alarka ederler. Beri cânibde küffâr karada kalup aslâ birisi halâs olmayup dendân-ı tiğden geçirüp bakıyyetü's-seyfi Y 110a esîr edüp dağlarında keçi güderler idi. Gerçi mel‘ûn kavimdir, ammâ gâyet bahâdır ve pehlivân ve tüvânâ kavimdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109b–Y110a ·
metinde göster ·
… eyân ederek Bahr-i Kulzüm'e Tûr kal‘ası dibinde mahlût olurmuş. Ve cümle Süveys
gemileri bu
Tûr kal‘asına gelüp sulanırlar. Ve her gemi ki Süveys'e gide bu ayndan Süveys'e …
Ve bu bâğistân içre niçe yerden uyûn-ı câriyeler cereyân ederek Bahr-i Kulzüm'e Tûr kal‘ası dibinde mahlût olurmuş. Ve cümle Süveys gemileri bu Tûr kal‘asına gelüp sulanırlar. Ve her gemi ki Süveys'e gide bu ayndan Süveys'e su götürürler. Zîrâ Süveys'de bir tulum su on parayadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y381a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Arabda Ebûkîr nâmında deryâ içre bir kaya üzre Q 286aP 283a binâ olunmak ile Ebûkîr derler. Ve bir rivâyetde bu kal‘a içinde Ebûkîr Hamdullâh nâmında bir kibâr-ı evliyâ medfûndur, bu kal‘a anın ismiyle yâd olunur. Ammâ efvâh-ı nâsda Ebûhûr kal‘ası derler. Zamân-ı kadîmde kal‘adan bir âsâr yok imiş, bir liman-ı azîm olmak ile küffârın ızbandıd gemileri bu limanı kemîngâh edüp âyende vü revende ümmet-i Muhammed keştîlerin dâ’imâ aldığından Rodos'dan Mısır'a gemiler gitmeden kalır. Âhirü'l-emr Mısır vâlîsi Tavâşî Macar Süleymân Paşa Sultân Süleymân Hân'a arz edüp fermân-ı şehriyârî ile bir Mısır hazînesi mâl masrûf olunup sene 934 târîhinde be-dest-i Hâdım Süleymân Paşa müceddeden bu kal‘a-i Ebûkîr'i inşâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y329b ·
metinde göster ·
… Cemî‘i Hind ü Sind ve Yemen ve Habeş gemileri ve celebeleri ve Hindistân karaka
gemileri bu
sarâya yanaşup öşür alınır.
Ve bu cezîre Habeş paşasının bir tahtı dahi bu Sevâkin'dir, ammâ paşa bunda sâkin olmaz. Kâ’immakâmı beş yüz âdem ile hükm [ü] hükûmât edüp paşaya senevî yüz kîse mahsûl verir. İskele başında paşa sarâyına hurde derler, gümrük anda alınır. Cümle kâyimmakâmlar anda sâkin olurlar. Özdemir Paşa'nın binâsıdır. Cümle kârgîr ve metîn ü müstahkem sarây-ı kavîdir. Cemî‘i Hind ü Sind ve Yemen ve Habeş gemileri ve celebeleri ve Hindistân karaka gemileri bu sarâya yanaşup öşür alınır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y436a ·
metinde göster ·