Rûmeli'ne geçmede ve sa‘âdetlü pâdişâ[h] aşağı Boğazhisârlara gitmede ve bu mah …
Bu mahalde asâkir-i İslâm niçe yüz pâre gemilerle karşu Rûmeli'ne geçmede ve sa‘âdetlü pâdişâ[h] aşağı Boğazhisârlara gitmede ve bu mahalde Kapudan Köse Alî Paşa altmış pâre kadırga ile başdarda-i hümâyûnu getirüp bir yaylım top şâdumânları edüp hünkârımız başdardaya binmeyüp karadan 90a sayd [u] şikâr ederek Boğazhisârlarına gidüp başdarda-i hümâyûn dahi yanımız sıra berâber deryâdan gitdi. Andan cânib-i cenûba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89b–90a ·
metinde göster ·
… üp şehri feth edüp bakıyyetü's-seyf olan küffârları harâca kesüp yine Varna'dan
gemilerle karşu
Sinab şehrine geçer. Ol sene cümle küffâr bir yere cem‘ olup Yaş şehri etrâfına …
Ba‘de'z-zamân Devlet-i Âl-i Osmân'da Boğdan küffârı niçe kerre isyân edüp âhirü'l-emr sene 805 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân yıldırım gibi bu diyâra yetişüp cümle küffârın dendân-ı tîğdan geçirüp şehri feth edüp bakıyyetü's-seyf olan küffârları harâca kesüp yine Varna'dan gemilerle karşu Sinab şehrine geçer. Ol sene cümle küffâr bir yere cem‘ olup Yaş şehri etrâfına bir hisâr-ı üstüvâr edüp yine isyân ederler. Yine üzerlerine Yıldırım Hân gelüp cümle küffârı kılıçdan geçirüp inşâ etdikleri kal‘ayı münhedim edüp yine Anadolu'ya geçer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 105a ·
metinde göster ·
… zıltaş kal‘ası kurbunda Adahon boğazında Karadeniz'e mahlût olur. Bu hakîr dahi
gemilerle karşu
tarafa geçüp,
Ve bu nehr-i Kuban içinde gemiler gezüp tâ Temrik kal‘asına ve Yılanlı adasına ve murâd edinse dahi yukaru gemiler gitmek mümkin bir âb-ı hayât nehr-i azîmdir kim tâ menba‘ı Dağıstân vilâyetinde kûh-ı Elburz'dan tulû‘ edüp Çerkezistân ile Heyhât sahrâsı arasında yetmiş konak yer cereyân ederek bu Kızıltaş kal‘ası kurbunda Adahon boğazında Karadeniz'e mahlût olur. Bu hakîr dahi gemilerle karşu tarafa geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·
"Devletli vezîr! Kânûn-ı sultânî üç gündür. Bunlar yigirmi beş günde kal‘ada top ve tüfeng ve cebehâne komayup cümle gemilere taşırlar" deyü feryâd etdiklerinde feryâdları mesmû‘a olmayup yigirmi beş günde kal‘anın cümle zî-kıymet esbâb-ı eşyâların ve cemî‘i girân-bahâ âlât-ı silâh cebehâneleri ve mahbûb ve muhakkaş serâmed topların ve niçe kerre yüz bin güllelerin gülle gülle taşıyup ve cemî‘i sağîr ü kebîr avret ve oğlanlar gemilerle karşu Istandiye adasına taşırken meğer kalyonlara topları korken ku[r]nal nâm iplerden toplar gemilerinin içine uçup karşu tarafa giderken üç pâre gemileri bu kadar bin avret ve oğlanlarıyla döne döne üç pâre gemileri gark oldular. Eyle bozulup târumâr olmuş gemileri var idi kim içinde aslâ cengcisi olmayup ve kürekçileri kalmayup iki gemileri dahi avret ve oğlanları ile gark oldular. Ve cemî‘i tahmîlât mühmelât mâl-â-mâl iken karaya vurdular. Ve ba‘zı soltat gemileri doldurup anbâr ağızlarına dak yükledüp bu neferâtsız gemileri donanmış gemilerinin ortasına alup yelken açup üçer üçer gemiler bu hâl üzre karşu Istandiye adasına geçerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 303b ·
metinde göster ·
… âfir hazz edüp kal‘adan yokuş aşağı yola revâne olup hemân Ergiri nehr-i azîmin
gemilerle karşu
geçüp ol boğaz dedikleri mahal Ergiri nehrinin öte tarafında kalup karşu tarafd …
Hakîr dahi vâfir hazz edüp kal‘adan yokuş aşağı yola revâne olup hemân Ergiri nehr-i azîmin gemilerle karşu geçüp ol boğaz dedikleri mahal Ergiri nehrinin öte tarafında kalup karşu tarafda sarp dağlara 3 sâ‘atde çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357a ·
metinde göster ·