Mehemmed Ağa Köyü: İki yüz hâneli ve bir câmi‘li ma‘mûr müselmân köyüdür. Şebin …
Menzil-i karye-i Genç Mehemmed Ağa Köyü: İki yüz hâneli ve bir câmi‘li ma‘mûr müselmân köyüdür. Şebin Karahisâr'ın Kerkük nâhiyesi hudûdudur. Andan 5 sâ‘at şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 284a ·
metinde göster ·
… eyâletinde beş hükûmetdir kim mâbüdlerdir. Evvelâ Hükûmet-i Cezîre ve Hükûmet-i
Genç
ve Hükûmet-i Palu ve Hükûmet-i Hazzo ve Hükûmet-i Eğîl'dir.
Diyârbekir eyâletinde beş hükûmetdir kim mâbüdlerdir. Evvelâ Hükûmet-i Cezîre ve Hükûmet-i Genç ve Hükûmet-i Palu ve Hükûmet-i Hazzo ve Hükûmet-i Eğîl'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 197b ·
metinde göster ·
… i Pertek ve kal‘a-i Sağman ve kal‘a-i Çemişgezek ve kal‘a-i Çapakçur ve kal‘a-i
Genç
ve kal‘a-i Atak ve kasaba-i Cıska ve kal‘a-i Kulp ve kal‘a-i Tercil ve kal‘a-i …
Evvelâ kal‘a-i Diyârbekir ve kal‘a-i Eğîl ve kal‘a-i Erganî ve kal‘a-i Harput ve kal‘a-i Pertek ve kal‘a-i Sağman ve kal‘a-i Çemişgezek ve kal‘a-i Çapakçur ve kal‘a-i Genç ve kal‘a-i Atak ve kasaba-i Cıska ve kal‘a-i Kulp ve kal‘a-i Tercil ve kal‘a-i Mihrani ve şehr-i harâb Muş. Bu zikr olunan kılâ‘lar Dicle cezîresinin şimâli tarafındadır, ammâ kal‘a-i Palu nehr-i Murâd'ın hâricindedir. Kal‘a-i Malatıyye dahi hâric-i Cezîre'dedir. Andan kal‘a-i Çermik ve kasaba-i Abdî ve kasaba-i Çüngüş ve kal‘a-i Simyât ve kal‘a-i Sînn-i Ruha ve kal‘a-i Rahbe ve kal‘a-i Siverek ve kal‘a-i Haddîse ve kal‘a-i Hadde ve kal‘a-i Dir ve kal‘a-i Ane ve kal‘a-i Selme ve kal‘a-i Merkısa ve kal‘a-i Rusâfe ve kal‘a-i Rıkka ve kal‘a-i Harrân ve kasaba-i Samsad ve kal‘a-i Ruha ve kal‘a-i Rûm ve kal‘a-i Birecik, bu mezkûr kılâ‘lar cümle Cezîre-i Dicle'de hâk-i arz-ı Mukaddes'de vâki‘ olmuşdur. Andan kal‘a-i Mardin ve kal‘a-i Hasankeyfâ ve kal‘a-i Hasdepe ve kal‘a-i Sincâr ve kal‘a-i Tilhovar ve kal‘a-i Musul ve kal‘a-i Nasîbîn, ammâ kal‘a-i Cizre ve 210a(ve) kal‘a-i İmâdiyye ve kal‘a-i Akra nehr-i Şatt'ın cânib-i şarkında olup Dicle Cezîresi'nden hâric olmuş olur, ammâ Hazret-i Alî ile Hazret-i Âyişe-i Sıddîka'nın Sıffîyn cengi etdikleri sahrâda ve Furât kenârında olan Ca‘ber kal‘ası nehr-i Furât'ın cânib-i şarkîsinde olmağile Cezîre-i Dicle'de vâki‘ olmuşdur. Ve kal‘a-i Hizân ve kal‘a-i Mâkisîn ve kal‘a-i Tîl-i Cezîre ve kal‘a-i Kefirsusa ve kal‘a-i Beledü'l-hatîb ve şeh-i Hızır ammâ kal‘a-i Tikrit hâricdir, kal‘a-i Haddîse direst-i Dicle cezîresinin ta vasatındadır ve kal‘a-i Kuka (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 209b–210a ·
metinde göster ·
… erin döğerek bir azîmü'ş-şân hân-ı İrân gelüp eşik ağasıyla ve kayd ü bend olan
Genç
Alî Hân ile görüşüp ağlaşdılar. "El-hükmü lillah birâder, hemân güzelce şâh sağ …
Evvelâ sene (---) mâh-ı Zilhiccesinde şehr-i Rûmiyye'den çıkınca fakîr hânın gerdeninde tavk-ı la‘net var iken atına bindirüp eşik karnı altından hânın pâylarına demir zencîrler ile bend edüp kırk nefer kimesneyi dahi cümle atlar üzre silsile-i belâ ile gerdenlerinden kayd u bend edüp ol yevm-i nahs-ı müstemirde Rûmiyye'den cânib-i şimâle çıkdığımız mahalde karşudan bir ulu gird-i gubâr evc-i âsumâna peyveste olduğu nümâyân olup içinden bir asker zâhir olup anı gördük, bir azîm Acem askeri nefîr ü kerrenâyları ve köslerin ve dühüllerin döğerek bir azîmü'ş-şân hân-ı İrân gelüp eşik ağasıyla ve kayd ü bend olan Genç Alî Hân ile görüşüp ağlaşdılar. "El-hükmü lillah birâder, hemân güzelce şâh sağ olsun." deyüp alây-ı azîm ile Rûmiyye'ye girdiklerinde Rûmiyye'nin toprak kal‘asından ol kadar top u tüfeng şâdumânları oldu kim zemîn ü âsumân dir dir ditredi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 299b ·
metinde göster ·
Acemler eyitdi: "Buna Kel Rüstem Hân'ın kiçi oğlu Alî Takî Hân derler. Bu
Genç
Alî Hân'ın yerine Rûmiyye hânı oldu ve şimdi hânın cümle mâlın kabz edüp şâha g …
Acemler eyitdi: "Buna Kel Rüstem Hân'ın kiçi oğlu Alî Takî Hân derler. Bu Genç Alî Hân'ın yerine Rûmiyye hânı oldu ve şimdi hânın cümle mâlın kabz edüp şâha gönderir." dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 299b ·
metinde göster ·
… r ammâ şâ‘irân-ı musannifîni çokdur. Ve ihtilât etdiğimiz yârân-ı bâ-safâlardan
Genç
Avarlı ve Aları Alî Yâr ve Hasan Meymendî ve Hudâdâd-ı Kindî ve Sührâb Efendi v …
Ve ekseriyyâ halkı Ekrâd u Şî‘îlerdir. Ve a‘yân u eşrâfı çokdur. Ve tabîbân-ı hâzıkânı ve cerrâh-ı fâsıdânı firâvândır. Ve ulemâ vü sulehâsı asla yokdur ammâ şâ‘irân-ı musannifîni çokdur. Ve ihtilât etdiğimiz yârân-ı bâ-safâlardan Genç Avarlı ve Aları Alî Yâr ve Hasan Meymendî ve Hudâdâd-ı Kindî ve Sührâb Efendi ve Şâhbâz Ağa ve Tülüngî Bây ve Karıtbây ve Hân Cân. Ve cümle halkı kalemkârî çıt Lekfûrî elvân bezler ile döşeli haftânlar giyüp cümle kebûtî ve zerdavâ kürkler giyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307b ·
metinde göster ·
… kibâr-ı eşrâfın güzîdesi ve ebü'l-kelâmların zübdesi Hebâoğlu ve Kassaroğlu ve
Genç
Alî ve Mihmân Kulı ve Pîr Yâr ve Şâh Budağ bunlar kelâm-ı Fârisî'de ebü'l-kelâm …
Der-medh-i eşrâf [u] a‘yân: Müşerref olup cân sohbetleri etdiğimiz kibâr-ı eşrâfın güzîdesi ve ebü'l-kelâmların zübdesi Hebâoğlu ve Kassaroğlu ve Genç Alî ve Mihmân Kulı ve Pîr Yâr ve Şâh Budağ bunlar kelâm-ı Fârisî'de ebü'l-kelâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310a ·
metinde göster ·
… demin etini şahme-misâl yumuşak edüp ser-i mûdan eser geç hâsıl olup sıbyânları
genç
olurlar. Ve cümlesi hüsn ü cemâl ve hüsn ü hulk ve hüsn ü ülfet hüsn-i kelâm il …
Der-fasl-ı sitâyiş-i mahbûb [ü] mahbûbân: Cemî‘i sıbyânları on yaşına girdikde tâ otuz yaşına girince pençe-i âfitâb ve mehtâb mahbûbları olur, zîrâ âb-ı hoş-güvârının hükmü oldur kim âdemin etini şahme-misâl yumuşak edüp ser-i mûdan eser geç hâsıl olup sıbyânları genç olurlar. Ve cümlesi hüsn ü cemâl ve hüsn ü hulk ve hüsn ü ülfet hüsn-i kelâm ile muttasıf mahbûbları var. Gâyet mümtâz ve ser-firâz ve ser-bülend ve dilârâm mahbûbları olur kim herbesa(?) ta‘bîr etdikleri gılmân-ı cüvânânları birer Yûsuf-ı Sânî olduklarından gayrı nehr-i Milaçka'nın te’sîriyle cümle gulâmları huddâmân olup garîb-dost olurlar. Cemî‘i büldânların evsâfından bunun dilberânı evsâfı meşhûrdur, zîrâ hâlâ bu asrın avâm-ı nâsı ve ehl-i irfân-ı rind-i kallâşânı bu şehre dilber kânı derler. Hattâ Fâtih Sultân Mehemmed Hân Bosna diyârın feth etdikde latîfe-âmîz olmak içün Hersekzâde Ahmed Paşa'ya hitâben buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
oğlandır. Benim oğlum da bir genç şehzâdedir. Oğlan oğlanla eyi geçinir. Ben an …
"Vezîr bir genç oğlandır. Benim oğlum da bir genç şehzâdedir. Oğlan oğlanla eyi geçinir. Ben anın Köpürlü babasına bile varmadım, ya oğluna varır mıyım?" dediklerinde Köpürlüzâde "Olmaya [illâ] hayr" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144b ·
metinde göster ·
şehzâdedir. Oğlan oğlanla eyi geçinir. Ben anın Köpürlü babasına bile varmadım, …
"Vezîr bir genç oğlandır. Benim oğlum da bir genç şehzâdedir. Oğlan oğlanla eyi geçinir. Ben anın Köpürlü babasına bile varmadım, ya oğluna varır mıyım?" dediklerinde Köpürlüzâde "Olmaya [illâ] hayr" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144b ·
metinde göster ·
… yirde ipek ḫalıçası döşenmiş-idi ala ṣayvan gök yüzine aşanmış-ıdı ṭoḳsan tümen
genç
oġuz ṣoḥbetine dirilmiş-idi
ḫanum hey bir gün ulaş oġlı ḳazan big yirinden ṭurmış-ıdı ḳara yirüŋ üzerine otaḫların tikdürmiş-idi biŋ yirde ipek ḫalıçası döşenmiş-idi ala ṣayvan gök yüzine aşanmış-ıdı ṭoḳsan tümen genç oġuz ṣoḥbetine dirilmiş-idi
… olı eline alup yortdı dün ḳatdı anası ṭuymadın el altından buyurdı ṭoḳsan tümen
genç
oġuz ardumça gelsün oġlan ṭutsaḳdur bigler bilsün didi ol yire geldi-ki yaġı ba …
geldügi yolı eline alup yortdı dün ḳatdı anası ṭuymadın el altından buyurdı ṭoḳsan tümen genç oġuz ardumça gelsün oġlan ṭutsaḳdur bigler bilsün didi ol yire geldi-ki yaġı baṣılmış-ıdı gördi
çılbırını bir ṭala ilişdürdi baḳdı gördi-kim ayuŋ on dördine beŋzer bir maḥbub ala gözlü genç yigit burçaḳ burçaḳ derlemiş uyur gelenden gidenden ḫaberi yoḳ ṭolandı başı uçına geldi gördi