İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

gendüm

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
33
isabet
32 cümle/beyitte
12,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
20 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3313,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–33 / 33

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“gendüm” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 11b … yn-ı azîm zâhir olup hâlâ azîm âsiyâbları deverân edüp cümle Dobruca halkı anda gendüm dakîk hâsıl ederler, Duna Değirmenleri deyü meşhûr-ı âfâkdır.
EÇS I 147a … rin rû-yı zemîne getirüp ümmetiyle dünyâyı müzeyyen etmeğiçün civârından dâne-i gendüm bahânesiyle Hazret-i Âdem-i Safîyi zemîne getirüp ecel-i müsammâsı nihâyetine d …
EÇS I 177a On beşinci, evsâf-ı emîn-i dâne-i gendüm ya‘nî buğday: Emîn bir, neferât üç yüz, nâzırı ve kâtibleri vardır. Anbârı Bâğç …
EÇS II 255b–256a … leti getirüp rûy-ı arzda hâtemü'l-enbiyâ ve şefî‘-i dâreyn ide. Hazret-i Âdem'i gendüm bahânesiyle yer yüzüne indirüp Hindistân'da cezîre-i Serendil'de niçe zaman müc …
EÇS II 295b gendüm
EÇS II 302a–302b … çesi pâkdir, metâ‘ın güzîdesin alır. Ve cümle güşt ü nân ve sebzevât ve cevv ve gendüm ve dakîk ve tavuk ve güvercin [ve] cevzî ve fındık ve bâzârda suhte olan cümle …
EÇS II 305a … mi‘ ve üç hammâm ve yedi hân-ı mihmânsarây ve altı yüz dükkândır. Mahsûlâtından gendüm ve fûlü firâvândır. Âbı kûh-ı Ûcân'dan uçup revândır. Meyvesi az olur. Ve cümle …
EÇS II 305b–306a … şiddet-i şitâsı şedîd olur. Lâkin galle-i mahsûlât-ı hubûbâtı vefret üzre olup gendüm mahsûlâtının kesretinden hâsılı sene-i âtiyyeye kalır. Bir kilesinden seksen ki …
EÇS II 319b Ve def‘a-i sânîde Vezîria‘zamzâde Hasan Paşa üç bin bâr-ı şütür gendüm ve gayrı hubûbâtdan zehâ’ir getirüp, hâlâ küçük kal‘ada anbârlar vardır, anda d …
EÇS II 349b–350a … ek mümkün ammâ bu cây-ı bî-amânda me’kûlât [ü] meşrûbâtdan bir dâne-i hardal ve gendüm ve şa’îr yok. Bunda oturak etmek ne mümkündür" deyü niçe güft [u] gû oldu. Âhir …
EÇS III 79b … al kardeş hâsıl olup her sünbüle başında yüzer dâne deve dişi kırmızı dânedâr-ı gendüm kendi kendinden hâsıl olmayup bu dahi bir gûne sun‘-i Hudâ'dır kim Arapça âye …
EÇS III 165a Der-medh-i dâne-i gendüm , hubûbât-ı mahsûlât: Yedi elvân deve dişi nâmıyla ma‘rûf buğday olur, ammâ kılç …
EÇS IV 234a … alde vâki‘ olmağile cümle amelî bâğlardır. Zirâ‘at olunur vâdîler yokdur. Cümle gendüm hubûbât-ı mahsûlâtları Rahova'dan ve Muş sahrâsından gelir, ammâ danedâr buğday …
EÇS IV 312a–312b … dileri gendümlerin zirâ‘at edüp kût edinirler. Hattâ bir kilesinden seksen kile gendüm ü cevv hâsıl olur. Fezâlarında cümle buk‘aları hûb ve hâk-i amber-pâki beyne'l- …
EÇS IV 312a–312b … lup beyti Utarid-i türâbîdır. Anınçün türâb-ı pâkinde bir sünbüleden yüz dane-i gendüm hâsıl olur. Ve ekâlîm-i örfiyyenin on dokuzuncu hissesinde bulunmuşdur.
EÇS IV 343a … tları ve kifâyet mikdârı cebehânesi topları vardır. Derûn-ı sûrda bir câmi‘i ve gendüm anbârı ve yüz aded mikdârı hâneleri vardır ammâ gayrı imâreti taşradadır.
EÇS IV 375a … em "Yûnus Nebî hakkiyçün dur!" dese bi-emrillah dururdu. Ve yine ulbe-i âsiyâba gendüm koyup "Yûnus Nebî aşkına deverân eyle!" deseler hemân bi-emri Hudâ tahhânın sen …
EÇS V 98a … bay u gedâ-yı pîr ü cüvân u mugân ve gebr ve tersâya birer sini içre birer tas gendüm şurbâsı ve her âdeme birer nân ve her leylde her ocak başına birer şem‘-i revga …
EÇS V 99a … ş-şitâda âyende vü revendeye birer bakır sini içre her âdeme birer tas şurbâ-yı gendüm ve birer nân-ı beyâz ve her ocak başına birer dâne şem‘-i revgan ve her esb-i s …
EÇS VI 23b … an asâkir-i Âl-i Osmân ve asâkir-i Tatar bu nevâhîlere târumâr olup mûr [u] mâr gendüm dânesin taşır gibi küffârın sağîr ü kebîrin ordu-yı İslâm'a taşımağa başladılar …
EÇS VI 31a … dan aslâ ve kat‘â me’kûlât [u] meşrûbât kısmından bir dâne-i hınta ve bir demet gendüm ve şa‘îr ve gayri metâ‘ bûriyâ-yı hasir bulunmayup azîm kıtlıklar ve kışlar old …
EÇS VI 56b … âre mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl bay u gedâya ve fukarâ-yı mesâkîne her bâr gendüm çorbası ve leyle-i Cum‘ada pirinç pilâvı ve zerdesi ve yahnisi mebzûldur.
EÇS VI 115a … rezmde câm-ı şehâdeti bilâ-cür‘a nûş edüp kendi kendilerinden ve dâr-ı dünyâda gendüm yemeden ferâğat {edüp} dâru'n-na‘îme gitdiklerinde cümle şühedâların na‘şelerin …
EÇS VIII 228b … menleri yokdur. Bir tıfl-ı mürekkeb ma‘sûm çarhlarına dokunsa fır-â-fır çevirüp gendüm dakîk-i rakîk hâsıl olur.
EÇS VIII 233b … lur. Ve bu şehrin şimâli ve şark tarafı sahrâsında pirinç ve pembe ve yedi gûne gendüm ve yetmiş yedi elvân mahsûlâtlar olur. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (--- …
EÇS VIII 317a … ibret-nümâ-yı azîm dörder kat buğday anbârları var kim cemî‘i dakîk ve şa‘îr ve gendüm ve rüz ve ades ve fûl ve gayri hubûbât u me’kûlât ve niçe kerre yüz bin kantâr …
EÇS IX Y37b–Y38a … kiz amelî sütûn üzre kiremit ile mestûr bir meydân vardır. Hafta bâzârı oldukda gendüm ve dakîk ve cümle gılâl bunda bey‘ olunur. Muhtesib kantârı Y 38a bundadır. H …
EÇS IX Y117b … r-i zemîni şarâb ve su sarnıçları ve yüz kıt‘a buğday kuyularıdır. Ve mâl-â-mâl gendüm , şa‘îr ve darıdır. Hîn-i muhâsarada halka tevzî‘ ederler.
EÇS IX Y243b … ir merd ile muhtelit değillerdir. Vâlideciği birer fahfara nân-pâre ve bir pâre gendüm çorbası getirüp iftâr eder. Ve her sene elbette birer seng-i hârâ koyup ol hace …
EÇS IX Y357b "Herseyi gendüm döversin, er ise" diyüp döğe döğe herîse ederler. Ammâ ma‘cûn-ı ekber olur. Ve …
EÇS X Y1a … syândan mürekkeb olmağile emr-i Rabbi ferâmûş edüp Havvâ Ana ilkâsiyle bir dâne gendüm yiyüp Âdem kendi kendüyi dergâhdan rûy-i arzda Hindistân'ın Serendîl cezîresine …
EÇS X Y233a … . Ve her hücresi benî âdem üstühânıyla mâl-â-mâl idi. Ve her bir kelle yüz kîle gendüm alır, sağîr ü kebîr kelle-i gûnâ-gûnun hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür.
EÇS X Y367b … eşyâlar fürûht edüp kifâf-ı nefs edinirler. Yetmiş yağ değirmeni ve yüz yigirmi gendüm dakîk-ı rakîk değirmeni ve yigirmi aded kahvehânesi ve bozahânesi ve meyhânesi …