… ler üzre dükkânların şîr-mâhî ve balık dişi ve sığın boynuzu ve kuknus burnu ve
gergerdân
boynuzu ve ablak koç boynuzlarından zıhgîrler ile dükkânçelerin zeyn edüp pür-s …
Bunlar seyishâneler üzre dükkânların şîr-mâhî ve balık dişi ve sığın boynuzu ve kuknus burnu ve gergerdân boynuzu ve ablak koç boynuzlarından zıhgîrler ile dükkânçelerin zeyn edüp pür-silâh ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190a ·
metinde göster ·
… edüp derûn-ı kubbeye duhûl edüp gördüler kim mâl-â-mâl deve kemikleri ve fil ve
gergerdân
üstühânlarıyla leb-ber-leb olmuş bir kubbe-i nüh-tâk cümle kemikler üzre hatt-ı …
Ammâ sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe diyâr-ı Bağdâd'dan diyâr-ı Mısr-ı Kâhire-i mağziyye-i Ümm-i Dünyâ'ya gelüp şehr-i Fustât ki Mısr-ı atîkdir, anın mukâbelesinde nehr-i Nil aşrı Cîze şehri garbîsinde nîm sâ‘at Heremeyn dağları nâmıyla ma‘rûf üç aded amelî ve çâr-kûşe dağlardır kim ikisi dörder yüz arşın âlî binâ olunup evc-i âsumâna ser çekmişlerdir. Biri gâyet alçacık yine çâr-kûşe amelî seng-binâ kûh-ı sağîredir. Hâlâ bu kûhlara elsine-i nâsda Fir‘avn dağı derler. Me’mûn Halîfe bu kûh-ı bülendlerde defîne vardır deyü bu kûh-ı Heremeynleri asker-i deryâ-misâline ve üstâd-ı kûh-kenlere bu kûhları nakb u kam‘ u hedm etdirüp yetmiş günde güc ile bir defîne mâla râst gelüp anda bir seng-i hârâ üzre hatt-ı Hazret-i İdrîs-i hoş-nüvis ile bir hacer zâhir olup böyle tahrîr etmiş kim "Ey bu makâlîd-i âlîlerden defîne istihrâcına mukayyed olan mülûk. Ne kadar cidd ü cehd-i tâm-ı ihtimâm itsen renc [ü] anâ çeküp ifnâ-yı vücûd etdiğin günlerin masrûfu kadar mâla mâlik olursun, ve's-selâm. Ammâ ilm-i târîh ve ilm-i evvelîn ü âhirîn istersen, hâsıl olup bu edîm-i arzın ibret hırmeni mahsûlün dirersin, ve's-selâm. Ve illâ dahi ziyâde tama‘-ı hâma düşersen ifnâ-yı vücûd edersin, hatmü'l-kelâm." deyü merkûm seng-i hârâda bu gûne hatları Me’mûn kırâ’at etdikde cemî‘i ulemâsıyla Me’mûn Halîfe müşâvere edüp kenz-i Kârûn'dan ferâğat edüp "Hemân bize ilm-i evvelîn ü âhirîn lâzımdır. Elbette ana müte‘allık kitâblar vardır." diyerek cebel-i Heremeynleri kam‘ u hedm ederek bir kubbe-i yekpâre zâhir olup anı kam‘ edüp derûn-ı kubbeye duhûl edüp gördüler kim mâl-â-mâl deve kemikleri ve fil ve gergerdân üstühânlarıyla leb-ber-leb olmuş bir kubbe-i nüh-tâk cümle kemikler üzre hatt-ı gûnâ-gûnlar yazılmış ve niçe bin gûne rümûzlar kazılmış. O kubbeden içeri bir tuç bâb-ı sağîre nümâyân olup ol dervezeyi hâh nâ-hâh küşâde kılup gördüler kim bir kubbe-i ser-bülend-i nuh-tâkı eflâke kemend atmış ammâ derûn-ı kubbe kat-ender-kat kitâb-ı müstetâblar ile mâl-â-mâl.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399b ·
metinde göster ·
Ve bir köşesinde dahi hayvânâtın envâ‘ları var kim hemân fîl ve
gergerdân
ve zurnapây yokdur. Yohsa arslan ve kaplan ve bebr u peleng ve cemî‘i tilki ve …
Ve bir köşesinde dahi hayvânâtın envâ‘ları var kim hemân fîl ve gergerdân ve zurnapây yokdur. Yohsa arslan ve kaplan ve bebr u peleng ve cemî‘i tilki ve çakal ve kurd ve Yenidünyâ mahlûkâtından bu dünyâda görülmemiş hayvânlar var kim gören âdem hayrân u vâlih olur. Bunların dahi hüddâmları başkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52b ·
metinde göster ·
… âder-i melik ve kal‘a-i Itşân ve der-beyân-ı vâkı‘-ı hâl ve der-beyân-ı sıfat-ı
gergerdân
.
(---) varakda, kal‘a-i Hilleti'l-melik ve kal‘a-i Noci ve kal‘a-i Arbacı ve kelâm-ı acîbe-i bürâder-i melik ve kal‘a-i Itşân ve der-beyân-ı vâkı‘-ı hâl ve der-beyân-ı sıfat-ı gergerdân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y457a ·
metinde göster ·
… îb ile Mısır paşasına dahi elçileri ile fîl derisinden kalkanlar ve fîl dişi ve
gergerdân
boynuzu ve keler derisi ve âbinûş ağacı ve zebâd misilli hedâyâlar getirirler. …
Ve bu Fûncistân pâdişâhı Mâlikî-mezheb pâdişâh olmağile Mısır'da Şeyh Bekrî'nin mu‘tekididir, anlara dâ’imâ âdemleri gidüp gelmededirler. Ol takrîb ile Mısır paşasına dahi elçileri ile fîl derisinden kalkanlar ve fîl dişi ve gergerdân boynuzu ve keler derisi ve âbinûş ağacı ve zebâd misilli hedâyâlar getirirler. Nîl kenârında sâkin kavimlerdir, ammâ bu vilâyetlerde Nîl'in sâhili ol kadar amâr değildir, zîrâ bir alay oğuz akvâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157b ·
metinde göster ·
… er esîrden birer altun ve her cemelden bir guruş ve fîl dişinden beşer guruş ve
gergerdân
boynuzundan onar guruş bâc alup hayli mâl tahsîl eder. Böyle memerr-i nâs yeri …
Bu dahi Ebü'l-kabâbıt oğlu oğullarından Melik Lût binâsıdır. Defterhâne-i dehlîz-i Circe'de şehr-i Menîfülût nâmiyle mastûrdur. Galat-ı meşhûr evlâ olmağile efvâh-ı nâsda şâyi‘ olduğu üzre Manfalût derler, sebeb-i tesmiyesi oldur. Circe hükmündedir. Ammâ hükûmet-i azîm ve bender şehr-i kadîm olmağile Mısır vezîri mîrlivâ-i Mısır'ın bir eşbehine hil‘at-ı fâhire geydirüp ihsân eder. Hattâ zamânımızda musâhib paşa çırâğı Ahmed Beğ'e sadaka olunup beş yüz tevâbi‘iyle ve Mısır'ın yedi bölük mustahfızân askeriyle yedi yüz on aded kurâlardan iki yüz kîse mâl-ı pâdişâhîyi (---)(---) erdeb gılâl anbâr-ı Yûsufî tahsîl edüp mâlı fod eder ve kendüye yüz kîse ba‘de'l-harcı ve'l-masârıf hayr eder. Zîrâ Berberistân ve Fûncistân ve Sûdân ve Elvâhât vilâyetlerinden gelen niçe bin cellâbe ta‘bîr etdikleri kara tüccârlar niçe kerre yüz bin deve ve niçe bin tavâşî ve gayrı siyâh-çerde esîrler getirüp her esîrden birer altun ve her cemelden bir guruş ve fîl dişinden beşer guruş ve gergerdân boynuzundan onar guruş bâc alup hayli mâl tahsîl eder. Böyle memerr-i nâs yeri bir şehr-i derbend-i calenderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y366b ·
metinde göster ·
… pür-silâh olup Habeş dağlarına gidüp anda fîller ile ceng edüp fîl dişlerin ve
gergerdân
boynuzların Habeş'e götürüp bey‘ edüp bez boğası alırlar.
Ve bu mahallerde Nîl tur‘aları ve halîcleri olmamak ile hûrmâ ve bersîm ve gayrı mahsûlât olmaz, ancak kızıl darı olur. Bu kavmin kârları pür-silâh olup Habeş dağlarına gidüp anda fîller ile ceng edüp fîl dişlerin ve gergerdân boynuzların Habeş'e götürüp bey‘ edüp bez boğası alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·
… olunur. Her menzili çöl çölistân ve berr ü beyâbân arslan ve kaplan ve fîl [ü]
gergerdân
ve zurnapâ ve ceyrân ve kepçe kuyruğ ve kûsfend-i beyâbân ve ukâb ve su‘bân ve …
Bu kal‘adan Habeş tahtı olan şehr-i Musova cânib-i şimâle kâmil yigirmi germe konakdır, inşâallâh mahallinde terkîm olunur. Her menzili çöl çölistân ve berr ü beyâbân arslan ve kaplan ve fîl [ü] gergerdân ve zurnapâ ve ceyrân ve kepçe kuyruğ ve kûsfend-i beyâbân ve ukâb ve su‘bân ve elvân elvân hımârân-ı berrîler ve mahûf u vahşî canavarlar ile mâl-â-mâldir. Hattâ bu Sây kal‘asında üç aded arslan var idi, Hudâ âlimdir herbiri fîl cüssesinde siyâh esedler idi, herbirin birer hîle ile dâma düşürüp vâdîlere sığmayan sübû‘ları dâm-ı belâ ile kamışdan bir dam içinde habs etmişlerdi. Hakîr eyle mehîb sübû‘lar görmemiş idim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y393b ·
metinde göster ·
… i bir peştemâli var. Hâkimi beyâz boğası kamîs geymişdi. Bu şehirde fîl dişi ve
gergerdân
boynuzu çokdur, zîrâ çöl çölistânında pîl ve gergerdân sürü sürü gezerler.
Bu kavmin ancak önlerinde ve ardlarında birer siyâh keçi derisi vardır, gayrı vücûdları ol şiddet-i hârda uryân büryândırlar. Erbâbının belinde bir peştemâl ve zahrında dahi bir peştemâli var. Hâkimi beyâz boğası kamîs geymişdi. Bu şehirde fîl dişi ve gergerdân boynuzu çokdur, zîrâ çöl çölistânında pîl ve gergerdân sürü sürü gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y395b ·
metinde göster ·
… . Bu şehirde fîl dişi ve gergerdân boynuzu çokdur, zîrâ çöl çölistânında pîl ve
gergerdân
sürü sürü gezerler.
Bu kavmin ancak önlerinde ve ardlarında birer siyâh keçi derisi vardır, gayrı vücûdları ol şiddet-i hârda uryân büryândırlar. Erbâbının belinde bir peştemâl ve zahrında dahi bir peştemâli var. Hâkimi beyâz boğası kamîs geymişdi. Bu şehirde fîl dişi ve gergerdân boynuzu çokdur, zîrâ çöl çölistânında pîl ve gergerdân sürü sürü gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y395b ·
metinde göster ·
… rdârı hükmündedir. Bu Sindî'nin çârsû-yı bâzârında ve mahzenlerinde fîl dişi ve
gergerdân
boynuzu ve keler derisi ve âbnûs ağacı dağlar gibi bâzâr yerinde pâymâl-i rimâl …
Nîl'in şarkında şekl-i müseddes binâ-yı kadîmdir. Mâ-tekaddem şehr-i azîm imiş. Kal‘ada yedi yüz kamışlı hâne ve yedi câmi‘ var, gayrılar harâbdır. Cümle halkı Şâfi‘iyyü'l-mezheb sâlih ü musallî kimesnelerdir. Bunda Hüseyin Beğ hudûdu tamâm olup bundan ileri Fûncistân meliki dâbiri ya‘nî defterdârı hükmündedir. Bu Sindî'nin çârsû-yı bâzârında ve mahzenlerinde fîl dişi ve gergerdân boynuzu ve keler derisi ve âbnûs ağacı dağlar gibi bâzâr yerinde pâymâl-i rimâl olup bî-kıymet yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y397b ·
metinde göster ·
… sahrâ-yı hâmûn imiş. Fîli Y 398b kapup havâya götürür ukkâb kuşları ve fîl ü
gergerdân
ve kepçe kuyruk hayvânları var imiş. Ammâ ba‘zı fedâyî ve tüvânâ yigitler bu Vâ …
Ve bu Vârdân kal‘asının Nîl aşırısı garb cânibidir. Gâyet mahûf u muhâtara yerler imiş. Benî âdemden amâr yok bir çöl çölistân ve berr [ü] beyâbân sahrâ-yı hâmûn imiş. Fîli Y 398b kapup havâya götürür ukkâb kuşları ve fîl ü gergerdân ve kepçe kuyruk hayvânları var imiş. Ammâ ba‘zı fedâyî ve tüvânâ yigitler bu Vârdân kal‘asından bu cânibe ubûr edüp kemîngâhlarda kemend-bendler ile ve harbe ve gûnâ-gûn fendler ile pîl ü gergerdân ve gayrı hayvân sayd [u] şikâr ederlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398a–Y398b ·
metinde göster ·
… ûr edüp kemîngâhlarda kemend-bendler ile ve harbe ve gûnâ-gûn fendler ile pîl ü
gergerdân
ve gayrı hayvân sayd [u] şikâr ederlermiş.
Ve bu Vârdân kal‘asının Nîl aşırısı garb cânibidir. Gâyet mahûf u muhâtara yerler imiş. Benî âdemden amâr yok bir çöl çölistân ve berr [ü] beyâbân sahrâ-yı hâmûn imiş. Fîli Y 398b kapup havâya götürür ukkâb kuşları ve fîl ü gergerdân ve kepçe kuyruk hayvânları var imiş. Ammâ ba‘zı fedâyî ve tüvânâ yigitler bu Vârdân kal‘asından bu cânibe ubûr edüp kemîngâhlarda kemend-bendler ile ve harbe ve gûnâ-gûn fendler ile pîl ü gergerdân ve gayrı hayvân sayd [u] şikâr ederlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398a–Y398b ·
metinde göster ·
… edüp hadden bîrûn tibr çıkardılar, ya‘nî altun toprağı buldular, ve fîl dişi ve
gergerdân
karnı ve müşk ü zebât ve kakule-i kebîr ve amber buldular kim hisâbın muhtesib …
Ammâ bu kavm bu kal‘anın derûn [u] bîrûnun ol kadar kazmalar ile kazup harâb [u] yebâb edüp hadden bîrûn tibr çıkardılar, ya‘nî altun toprağı buldular, ve fîl dişi ve gergerdân karnı ve müşk ü zebât ve kakule-i kebîr ve amber buldular kim hisâbın muhtesib bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y400b ·
metinde göster ·
… r-i nusret-me’âsire neccâblar gönderilüp anlar dahi bir aya dak ol kadar fîl ve
gergerdân
ve kazık boynuz ve at ve deve ve hımâr ve câmûs ve sevr ve koyun getirdiler kim …
Hulâsa-i kelâm bu kal‘ada kâmil bir ay meks edüp asker-i nusret-şümâr tâ vilâyet-i İsvân'a varınca ne kadar âteş-perest ve gâv-perest ve pîl-perest âfitâb-perest diyârları var ise şebhûn salup rûz-merre ol kadar mâl-ı ganâyim geldi kim sahrâ-yı İdrîs'in içi devâbât-ı Hudâ ile mâl-â-mâl oldu. Ba‘dehu bir aydan sonra cânib-i erba‘ada olan asker-i nusret-me’âsire neccâblar gönderilüp anlar dahi bir aya dak ol kadar fîl ve gergerdân ve kazık boynuz ve at ve deve ve hımâr ve câmûs ve sevr ve koyun getirdiler kim herbir fîl üzre yigirmi otuz esîr ve her deve üzre beşer altışar esîr ve her at ve gayrı hayvânâtlar üzre her vilâyetin üsârâlarından esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech mahbûb u mahbûbeler ve zişt-rû Afnuvî şütürleb Zengîler geldi kim hisâbın Cenâb-ı İzzet bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y401a ·
metinde göster ·
… Ardı sıra iki katâr deve yükü hûrmâ lîfi hararlar içre gûnâ-gûn fîl dişleri ve
gergerdân
boynuzları ve santa ve âbnûs ağacları ve on hecîn üzre yigirmi aded duhter-i pâ …
Derhâl kan u cân başıma sıçrayup istikbâle çıkup yed-be-yed olup haymemize geldik. Ardı sıra iki katâr deve yükü hûrmâ lîfi hararlar içre gûnâ-gûn fîl dişleri ve gergerdân boynuzları ve santa ve âbnûs ağacları ve on hecîn üzre yigirmi aded duhter-i pâkîze-ahterânlar kim herbiri esmerü'l-levnin mahbûbları idi, ve on hecîn-süvâr yigirmi aded mûğân-pîçe ve âteş-perest cân yakıcı kıya kıya bakıcı esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech gılmân-ı sâhib-iz‘ânlar ihsân etdi. Ve kâmil yüz aded hecîn tâvûsu ve iki pîl-i Mengerûsî verdi. Ve fîlbân ve şütürbân ve gayrı huddâmândan elli aded esîr Zengîler verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y402a ·
metinde göster ·
… erler. Ve Nîl zülâli nûş ederler. Bir kabîlesi dahi sahrâlarda zürâfe ve pîl ve
gergerdân
ve ceyrân sayd u şikâr edüp tırnakları çataldır, deyü tenâvül ederler.
On mikdârı tula-binâ câmi‘lerinde ibtidâ Fûncistân pâdişâhı nâmına, andan âl-i Osmân'a du‘â edeler kim hâdimü'l-haremeyni'ş-şerîfeyndir. Gâyet musallî Mâlikiyyü'l-mezheb kavmi vardır. Aslâ kizb ü gıybet ve sû-i zan ü mesâvî bilmezler. Gâyet mustakîm âdemler olduğiyçün şehr-i Mısır'da cümle tüccâr ve ehl-i sûkun huddâmları kavm-i Berâbiredir. Berâbire re‘âyâsına derler, Berberî askerîsine derler. Cümle tâ’ife-i askerî altmış bin olur, ammâ Berâbire'si üç kerre yüz bin âdem olur. Ve bu varoşda binden mütecâviz cellâbe ya‘nî Sûdân ve İsvân ve Fûncistân bâzergânları sâkin olurlar. Ve Berâbire'si ticâret ü zirâ‘at ile mukayyed olup şa‘îr ve dürre ya‘nî darı eküp biçüp gıdâları arpa ve darı ekmeği ve lahm-ı tayrî ve cemel eti ve südüdür. Ve bozası gâyet memdûhdur. Ve kedi eti yemek mübâhdır, ciddi kutta ya‘nî lezîz kedi deyüp vakt-i zarûretde yerler. Ve Nîl zülâli nûş ederler. Bir kabîlesi dahi sahrâlarda zürâfe ve pîl ve gergerdân ve ceyrân sayd u şikâr edüp tırnakları çataldır, deyü tenâvül ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404b ·
metinde göster ·
… âd edüp yine Nîl kenârınca yedi vîrân kal‘a ubûr edüp çölde fîlsiz ve maymun ve
gergerdân
zurâfesiz yollar ile on bir sâ‘atde,
Kal‘ası yok, evleri çok. Câmi‘i var, ammâ gâyet dar câmi‘dir. Halkı dahi darı yerler. Anda ziyâret-i eş-Şeyh Kırâmullâh er-Rikâbî Q 322aP 319a ve ana karîb eş-Şeyh Hacı Mâcid ve anın cenbinde eş-Şeyh Hacı Mahmûd [ve] kurbunda eş-Şeyh Hacı Nükûz. Bunlar birer tûbdan kubbe-i sagîreler içinde âsûdederler. Birer Fâtiha ile ervâh-ı şerîflerin şâd edüp yine Nîl kenârınca yedi vîrân kal‘a ubûr edüp çölde fîlsiz ve maymun ve gergerdân zurâfesiz yollar ile on bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408a ·
metinde göster ·
… n getirdikleri metâ‘ı deve ve koyun ve sığır ve câmûs ve dendân-ı fîl ve şâha-i
gergerdân
ve keler derisi ve fîl kalkanları ve zebât ve kakule-i kebîr ve sâdec-i Fûncî v …
Ve altun guruş yokdur, ve muhtâc değillerdir. Âbâ ve ecdâdlarından böyle görmüşlerdir. Tüccârların getirdikleri metâ‘ı deve ve koyun ve sığır ve câmûs ve dendân-ı fîl ve şâha-i gergerdân ve keler derisi ve fîl kalkanları ve zebât ve kakule-i kebîr ve sâdec-i Fûncî ve sakankûr-ı berrî ve tûtî ve âbinûş ve palasanta ve sac ağacları makûlesi tahrîr olunan mâl [ü] menâl ile tüccârların metâ‘ın değiş dokuş ederler, aslâ bey‘ [ü] şirâlarında altun ve guruş yokdur. Ve tibrleri gâyet çokdur, ammâ kal edüp altun sikkeli etmeğe bilmediklerinden sikkeleri yokdur. Y 414b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y414a–Y414b ·
metinde göster ·
… ûlâtları darı ve arpa ekmeği ve koyun keçi ve câmûs ve bakar ve cemel ve fîl ve
gergerdân
ve zurnapâ ve ceyrân ve devekuşu yumurtası ve kedi ve devekuşu ve kazık boynuz …
Me’kûlâtları darı ve arpa ekmeği ve koyun keçi ve câmûs ve bakar ve cemel ve fîl ve gergerdân ve zurnapâ ve ceyrân ve devekuşu yumurtası ve kedi ve devekuşu ve kazık boynuz ve arslan ve kaplanları besleyüp yerler ve lezzetin gâyet medh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a ·
metinde göster ·
… indiyân Zengî mızrak ve yigirmi fîl kalkanı ve yigirmi çift fîl dişi ve on çift
gergerdân
şâhası ve bir izâr keler derisi ve bir izâr alaca misk kedisi derisi. Ve on kız …
Ertesi gün râh hedâyâları yürüdü. Evvelâ yigirmi deve yükü arpa ve darı ile mülemma‘ baksumât misilli yenice pişmiş ekmek ve elli sindiyân Zengî mızrak ve yigirmi fîl kalkanı ve yigirmi çift fîl dişi ve on çift gergerdân şâhası ve bir izâr keler derisi ve bir izâr alaca misk kedisi derisi. Ve on kız ve on gulâm-ı Habeşî, ellerinde birer kutu ile geldiler, her kutuda amber ü misk ve seylân u akîk ve zeberced ve kallemisk ve pânzehir ve aynü's-semek makûlesi taşlar ile mâl-â-mâl. Ve bir tâvûsî nâka getirdiler kim gûyâ bir hûrî idi, lahm [u] şahmı yerinde gûyâ Burâk-ı Refref idi. Ve taht-ı hükûmetinde olan kılâ‘ hâkimlerine rüsûmlar verdi. Bu kadar ihsânları alup kabûl etdik,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418a ·
metinde göster ·
… ve ellisi siyâh-çerde pâkîze kızlar ve elli deve yükü defteriyle fîl dişleri ve
gergerdân
boynuzları ve iki yüz fîl kalkanı ve bin çift kargı ve yüz çift kaplan postu ve …
Ertesi gün paşanın hedâyâları geldi. Yüz tâvûsî hecîn-i müzeyyen üzre elli siyâh memlûk ve ellisi siyâh-çerde pâkîze kızlar ve elli deve yükü defteriyle fîl dişleri ve gergerdân boynuzları ve iki yüz fîl kalkanı ve bin çift kargı ve yüz çift kaplan postu ve yüz çift bebr postu ve bir yük keler derisi ve beş yük misk kedisi postu ve on yük âbnûs ve on yük sindiyân ağacı ve iki yük tibr ve bir denk zebât ve bir denk zımrân ve bir kutu misk ve altmış aded şemâme anber ve bir kutu hannebân —bir gûne siyâh nebâtâtdır, âdemin demâğın râyihası mu‘attar eder; ve bir kutu-yı kebîr karçıdan— bu dahi bir ot köküdür, râyihası benefşeden mü’essirdir; ve bir kutu sakankûr-ı berrî ve bir kutu dühn-i seğsebân ve bir hokka dühn-i kibrît ve altı kutu-yı kebîr kakule-i sagîr verüp bu cümle makbûzumuz olup nâmeler içinde tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418b ·
metinde göster ·
ve hımâr-ı berrî ve toprakdan hâsıl olur yer sıçanı ve maymun ve ceyrân ve sığı …
Kavmi Mâlikiyyü'l-mezheblerdir, ammâ kedi ve gergerdân ve hımâr-ı berrî ve toprakdan hâsıl olur yer sıçanı ve maymun ve ceyrân ve sığın ve hargûş yerler. Ve dağlarında karman derler kestâne lezzetinde içi çekirdekli bir meyvedir, anı yerler. Ve levzûrimte meyvesi hurde balık gibi bir meyvedir. Alçacık ağaclarda biter. Gâyet lezîz ve mukavvîdir. Ammâ eşkâlde hemân balık gibidir, kuyruğundan biter. Ağacın kat‘ etsen balık yağı gibi râyihalı yağı çıkar. Başına bit üşen İbrân kavmi bu ağaç yağından başına sürünüp bitden halâs olur. Ve ak düşen göze vesme gibi üç gün çekseler kırk yıllık akı mahv eder. Ammâ kesret üzre çekmeye, gözün kuvvet-i basarın zâ’il eder. Hakîr bir hokkasına mâlik olduk. Hamd-i Hudâ iksîr-i a‘zamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424a ·
metinde göster ·
Ve bu Sincilâh sahrâsında üç gün sayd [u] şikârlar edüp yetmiş fîl ve on altı
gergerdân
ve niçe bebr ü peleng ve niçe bin hargûş ve hımâr-ı berrî ve kazık boynuz ve zü …
Ve bu Sincilâh sahrâsında üç gün sayd [u] şikârlar edüp yetmiş fîl ve on altı gergerdân ve niçe bebr ü peleng ve niçe bin hargûş ve hımâr-ı berrî ve kazık boynuz ve zürefâ ve kûsfend-i beyâbanî ve'l-hâsıl hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn hayvânlar şikâr oldu kim bu sahrâda olan mahlûk-ı Hudâ'nın yüz kerre yüz bininde biri sayd olunmadı. Tâ bu mertebe Cenâb-ı Bârî bu sahrâyı ecnâs-ı mahlûklar ile mâl-â-mâl eylemişdir. Ve cezîre-i Mısır'da böyle vâsi‘ mahsûldâr Q 330b sahrâ-yı P 327b hoş-havâ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426b ·
metinde göster ·
kûsfend-i beyâbân yiyerek dördüncü gün vakt-i zuhrda yetmiş seksen bin asker nü …
Bu vâdî-i hâmûn içre ceyrân gergerdân kûsfend-i beyâbân yiyerek dördüncü gün vakt-i zuhrda yetmiş seksen bin asker nümâyân olup on fîl-i Mengerûsî iki yüz gılmân u bintân ile fîlleri Rümeyle hâkimi hedâyâ çeküp alay-ı azîm ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426b ·
metinde göster ·
… bân ve evren gibi havfnâk canavarlar vardır. Ve yılan u çıyan ve akreb ve fîl ü
gergerdân
ve arslan u kaplan ve bebr ü peleng ve ukkâb ve gayrı yırtıcı canavarlar gâyetü …
"Biz bu şehre Nîl başından gelince karadan gelemeziz. Zîrâ yolları gâyet mahûf u muhâtara yerlerdir kim semm-i helâhilli kepçe kuyruk gibi ve su‘bân ve evren gibi havfnâk canavarlar vardır. Ve yılan u çıyan ve akreb ve fîl ü gergerdân ve arslan u kaplan ve bebr ü peleng ve ukkâb ve gayrı yırtıcı canavarlar gâyetü'l-gâye çok olup dağıstân sengistân yerler olduğundan âbâdân değildir. Ol ecilden karadan gidilmez. Ve ol mahallerde Sencere derler bir kavm vardır, dîn diyânet nedir bilmezler, kendülerden gayrı bir mahlûk görseler elbette dutup kebâb edüp yerler", dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y430a ·
metinde göster ·
… hecîn üzre beş kız ve beş gulâm-ı siyâh-çerde ve altı çift fîl dişi ve beş çift
gergerdân
boynuzu ve bir kara derim çadır ve bir harar misk Y 432b kedisi postu ve bir …
Ertesi gün sultânın karındaşı hakîre üç at on deve zahîre ve beş hecîn üzre beş kız ve beş gulâm-ı siyâh-çerde ve altı çift fîl dişi ve beş çift gergerdân boynuzu ve bir kara derim çadır ve bir harar misk Y 432b kedisi postu ve bir garar kaplan ve bebr postu verdi. Ertesi âmâde olup melik karındaşı Kan Cercîs ile vedâlaşup Habeş askeriyle mülâkat olup azm-i Habeş etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432a–Y432b ·
metinde göster ·
… l ederek ba‘zı Dumbiye kurâlarına uğrayup hedâyâ verüp ülfet ederek deve eti ve
gergerdân
eti yiyerek boza ve deve südü içerek altı gün konup göçerek altıncı gün kara ta …
Altı gün altı gece yük endirmeyüp cânib-i şimâle kat‘-ı menâzil ve tayy-i merâhil ederek ba‘zı Dumbiye kurâlarına uğrayup hedâyâ verüp ülfet ederek deve eti ve gergerdân eti yiyerek boza ve deve südü içerek altı gün konup göçerek altıncı gün kara taşlı kayalar mâbeyninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433a ·
metinde göster ·
Andan ale's-sabâh kalkup yine şimâle âmâde olup giderken sürü sürü fîl ü
gergerdân
ve sığın ve ceyrân ve hımâr[-ı berr]î ve kazık boynuz hayvânları var idi kim hi …
Andan ale's-sabâh kalkup yine şimâle âmâde olup giderken sürü sürü fîl ü gergerdân ve sığın ve ceyrân ve hımâr[-ı berr]î ve kazık boynuz hayvânları var idi kim hisâbın Hâlık-ı mahlûk bilür. Ve azametullâh bu bir sahrâ idi kim nebâtâtı ve gayrı eşcârâtı cihânı dutmuşdu. Ve köşe köşe murgânlar savt-ı hazînleri câna cân bağışlayup rûha safâ hâsıl olurdu. Meğer Dumbiye vilâyetinde bu hâmûn-ı murgzâra Vadişe derlermiş. Yılda bir kerre buna Dumbiye meliki gelüp sayd [u] şikâr edermiş. Câ-be-câ hayme mastabaları ve matbah yerleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434a ·
metinde göster ·
… gulâmlar ve kırk elli Habeşe mahbûbe-i cihâne duhterler ve zebât ve fîl dişi ve
gergerdân
boynuzları ve zebât kedisi ve keler derisi ve âbinûş ve minkâr-ı koknos ve lâşe …
Elçi kâmil cenûb cânibine bizim geldiğimiz yollar ile bir ayda varırlar, hedâyâları sultâna teslîm edüp elçilere ve Bânyân'lara i‘zâz u ikrâm edüp ol dahi paşaya kırk elli Habeşî nevreste gulâmlar ve kırk elli Habeşe mahbûbe-i cihâne duhterler ve zebât ve fîl dişi ve gergerdân boynuzları ve zebât kedisi ve keler derisi ve âbinûş ve minkâr-ı koknos ve lâşe-i tuyûr-ı hümâ ve dehnec-i a‘mâ ve kakule-i kebîr ve amber-i hâm anîr [abîr?] ve pânzehr-i sagîr ve kalkan-ı fîl ve kırbac-ı pîl, el-hâsıl bu makûle hedâyâlar ile paşaya ve nısfı kadar hedâyâ ile gelen elçi ağaya verüp paşaya gönderir. Andan sonra vilâyetinde ne kadar bâzergân var ise cümlesin metâ‘ları ile paşaya gönderüp paşa dahi gümrüğün alup Habeş diyârı ganîmet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439a ·
metinde göster ·
… lâh nâmdâr fellâh yiğitler bir yere cem‘ olup beş on günde dağlarda yatup fîl ü
gergerdân
ve bebr ü peleng katl edüp fîlin dişleri ve postun ve gergerdânın boynuzun ve h …
Ve ba‘zı levendât makûlesi kırk elli pür-silâh nâmdâr fellâh yiğitler bir yere cem‘ olup beş on günde dağlarda yatup fîl ü gergerdân ve bebr ü peleng katl edüp fîlin dişleri ve postun ve gergerdânın boynuzun ve hotas içün kuyruğun götürüp ticâret ederler. Acâyib vilâyet-i şikârgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y440b ·
metinde göster ·
… P 334b⟧ Ve meşrûbâtları deve südü ve bozadır. Bu mahallerde at u hımâr ve fîl ü
gergerdân
olmaz, illâ sengistân ve çengelistân yerler olmağile arslan u kaplan ve bebr ü …
Ve bu mahalde sâkin olan Abîre kavminin me’kûlât [u] meşrûbâtları darıdır ve koyun keçidir ve ceyrân ve sığındır. Q 337bP 334b Ve meşrûbâtları deve südü ve bozadır. Bu mahallerde at u hımâr ve fîl ü gergerdân olmaz, illâ sengistân ve çengelistân yerler olmağile arslan u kaplan ve bebr ü peleng çok olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y441b ·
metinde göster ·
… bunlar ile hüsn-i ülfet ederse kakule ve incü ve zebât ve âbinûş ve fîl dişi ve
gergerdân
boynuzu, bu makûle şeylerden hüsn-i rızâları ile gümrük verirler. Hakîr vardıkd …
Eğer paşa ağası bunlar ile hüsn-i ülfet ederse kakule ve incü ve zebât ve âbinûş ve fîl dişi ve gergerdân boynuzu, bu makûle şeylerden hüsn-i rızâları ile gümrük verirler. Hakîr vardıkda Kara Nâ’ib kethudâsı Mehemmed Ağa kâyimmakâm olmuşdu, tâli‘ine yedi pâre Portakal gemisi gelüp kal‘a altında lenger endaht olup yatdılar ve kırk bin guruş gümrük verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442a ·
metinde göster ·
… kutu misk ve üç şemâme amber ve bir yük kakule-i kebîr ve elli fîl dişi ve beş
gergerdân
boynuzu ve altı fîl kalkanı ve altı kargı sırık ve iki at ve altı hecîn ve on d …
"Sübhânellâh, bu âna dek bu diyâra bu kadar vüzerâ vükelâ gelüp gitdiler, böyle bir Kelâm-ı İzzet ve böyle bir sâ‘at bağışlamadılar" deyüp hemân yerinden kalkup içeri hareme girüp der-ân dörd mahbûbe bürüncük gömlekli bâkire Habeşe kızlar ve dörd aded kulakları menkûşlu esmerü'l-levn mahbûb(e) sıbyân gılmânlar ve bir kutu incü ve bir kutu seylân ve bir kutu akîk ve bir kutu pânzehir ve bir kutu misk ve üç şemâme amber ve bir yük kakule-i kebîr ve elli fîl dişi ve beş gergerdân boynuzu ve altı fîl kalkanı ve altı kargı sırık ve iki at ve altı hecîn ve on deve yükü me’kûlât [u] meşrûbât verüp özür dileyüp, ma‘zûr olsun, deyüp bu ihsânları kabûl edüp huddâmlarımıza teslîm etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… bulup aldık. Ammâ şehr-i Itşân'da refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın süvâr olduğu
gergerdân
ölüp boynuzun ve tırnakların almış, hakîr ana bir hecîn verüp ana süvâr oldu. A …
Bu dahi mukaddemâ memdûhdur. Bu şehir kâ’immakâmında Allâh emâneti Q 339b koduğumuz bâr-ı sakîlleri ve cümle hecîn ve develeri ve siyâh memlûkleri ve sâyir huddâmlarımız cümle sıhhatde bulup aldık. Ammâ şehr-i Itşân'da refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın süvâr olduğu gergerdân ölüp boynuzun ve tırnakların almış, hakîr ana bir hecîn verüp ana süvâr oldu. Ammâ Dervîş Cârullâh'ın süvâr olduğu kazık boynuz hayvânı gâyet zinde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
yokdur, ammâ maymun ve ceyrân ve kazık boynuz hayvânları çokdur. Hattâ bu mahal …
Bu dağlarda fîl ü gergerdân yokdur, ammâ maymun ve ceyrân ve kazık boynuz hayvânları çokdur. Hattâ bu mahalle meks edince Itşân şehrinde bize refîk olan Dervîş Cârullâh'ın merkebi olan kazık boynuz hayvân kazığında bağlı dururken bir kerre zemîni koklayup başın havâya kaldırup bir kerre hırz-ı cân ile hımâr-vâr bir sadâ-yı zâr-ı nizâr edince dağlar içinde bu feryâda mânend sadâlar zâhir olup dağdan niçe bin kazık boynuz hayvânları sahrâya nüzûl edüp bizim askerimiz üzre gelmeğe yüz tutdular. Hemân bu bizim refîkımızın kazık boynuzu kazığın koparup azığın bırağup licâmiyle ve eğeriyle dağdan gelen kazık boynuzlara katılup depişerek oynaşarak dağlar içre gitdi, gider. Ba‘dehu hakîr Dervîş Cârullâh'a bir hecîn bağışladım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… sürü sürü fîl ve remmâ remmâ ukkâb ve fırka fırka cemel-i neccâb ve bölük bölük
gergerdân
ve otav otav gâv-ı beyâbân ve bere bere hûk-ı beyâbân ve remme remme kûsfend-i …
Husûsan sürü sürü fîl ve remmâ remmâ ukkâb ve fırka fırka cemel-i neccâb ve bölük bölük gergerdân ve otav otav gâv-ı beyâbân ve bere bere hûk-ı beyâbân ve remme remme kûsfend-i kûhistân ve alay alay kazık boynuz-ı dağî ve murg-ı zâğî hisâbın Cenâb-ı Bârî bilüp ve arslan u kaplan ve bebr ü su‘bânların hadd [ü] hasrın yine Hallâk bilür. Zîrâ bu vâdî memerr-i nâs değildir. Hayvânâtları bir âdem görse, korumuza ne gelirsin, şeklinde umûm üzre âdeme hücûm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·