İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

germâ

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
28
isabet
26 cümle/beyitte
10,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2811,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–28 / 28

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“germâ” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 227b–228a … a‘asında mermer-i hâmdan ejder ve arslan kelleleri tasvîrleri ağızlarından âb-ı germâ havz içre cereyân etmededir. Ve "sovukluk" ta‘bîr etdikleri mahalde bir şâzirvâ …
EÇS III 27a … sâfı şehre gelüp reyy eder. Gerçi suyu Âsî'den gelir ammâ gûyâ hammâm suyu gibi germâ olur ve aşağı varoşu etrâfında rıbât olmamağla Urbândan gâyet havf ederler. Ve …
EÇS III 65b–66a … âs hakîmin ilm-i hikmet ile binâ edüp bir kandil-i sirîc yağ ile hammâm ve suyu germâ olup şiddet-i hârrdan gâsillerin tahammül edemediği kandil ile ıssı olan hammâm …
EÇS III 67a … da şeb [u] rûz bir kandil-i sirîc ile çırâğân olup hammâmın âbı ve hevâsı eyle " Germâ olurdu kim mağsûller hammâmcıya feryâd edüp germâ âbına sehel sermâ âb halt edü …
EÇS III 67a … hammâmın âbı ve hevâsı eyle "Germâ olurdu kim mağsûller hammâmcıya feryâd edüp germâ âbına sehel sermâ âb halt edüp halvet kapuların küşâde eyle!" derlerdi, ammâ hâ …
EÇS III 83b … ince cümle buzlar eriyüp suları hammâm suyu gibi olup ve magâralar içi ol kadar germâ olur ki niçe garîbü'd-diyâr anda varup hammâm gibi gusl eder. Garâ’ib bunda kim …
EÇS III 123b … irüp ocağa iki araba hatabı dağlar gibi yığup gûyâ nâr-ı Nemrûd olup meydân içi germâ olup cümle dervîşân-ı müsâfirîn safâ-yı hâtırla dem ederler. Tâ bu mertebe arab …
EÇS III 136a … ehrin âb [u] hevâsı gâyet şiddet-i hâr üzre olduğundan hevâsı sehel sakîlcedir. Germâ hevâ olmağıla ekseriyyâ vasatü'l-hâl olan ricâl [u] nisvân-ı sâhib-isyânları cü …
EÇS IV 204a Andan Eşpek hammâmı: Bu dahi hammâm-ı hûb-hevâdır. Hele bu şehr içre böyle germâ hammâm yokdur. Ammâ elsine-i nâsda "Eşek hammâmı" derler; ism-i sahîbi "Eşbek h …
EÇS IV 204a Bu merkûm hammâmların cümlesi şehrin zibiliyle ıssı olur. Ammâ gâyet germâ hammâmlardır. Değme âdem bir sâ‘at bu hammâmlarda durmağa tâkat getiremez. Rûm' …
EÇS IV 204a … yakup şehr-i Diyârbekir hâr [u] hâşâk [u] müzahrafâtdan pâk olup hammâmlar dahi germâ olur. Netice-i merâm cümle Arabistân'ın hammâmları zibil ile ıssı olur. (---) ( …
EÇS IV 229b–230a … p ortadaki fıskiyye ta kubbedeki tasda nihâyet bulup andan aşağı ser-nigûn mâ-i germâ havz içre dökülür. Bu havz içre la‘l-gûn gül varakları ve karanfil bergleri gâs …
EÇS IV 236b … tâk-i Hüsrev altından ubûr ideler kim mâh-ı temmûzda serdâb ola, vakt-i şitâda germâ ola. Zîrâ bu Rahova sahrâsına nüzûl eden berf-i rahmet ne Muş sahrâsına ve ne E …
EÇS IV 245b Ve Ayn-ı hânân: Yine bu mahalle karîb bir ayn-ı germâ vardır kim kayadan şadırvân gibi kendüyi pertâb edüp aşağıdaki aşren-fe-aşr hav …
EÇS IV 315b Hevâ-yı i‘tidâl-i câvidân: Hevâsı ol kadar latîf germâ ve sermâ üzredir kim bâd-ı nesîm ve bâd-ı sabâ ve rîh-i seher bu şehr içre vakt …
EÇS IV 343a–343b … si komuşlardır. Hakkâ ki Şatt'ın dibi gâyet sovukdur. Ammâ bir kulaç kadar suyu germâ ve bî-sermâdır. Ve Bağdâd'ın önünde Şatt'ın ka‘rı yigirmi ve on beş ve on yedi …
EÇS V 183a … vâsı eyyâm-ı Temmuz'da şiddet-i hâr üzredir, ammâ şitâ eyyâmları gâyet sermâ ve germâ havâ-yı mu‘tedildir.
EÇS VI 32b … errücgâh-ı azîm zevk u safâ yeridir. Suyu gâyet suhûniyyet üzre olduğundan âb-ı germâ ilkâ ederler. Ve Nehr-i Diçina, şehr-i Öziçe dağlarından gelüp bu ılıca deresin …
EÇS VI 38b … r. Bunlara kefereler girir ve eğer kadîd olmuş at ve katır ve sığırları bu açık germâ suyuyla yaykayup ol kadar lahm u şahmlı hayvânlar olur kim uyuzları gidüp tüğle …
EÇS VI 53a … küçük kubbeli ılıcadır. Suyu ol kadar suhûniyyet üzre değildir, ne sermâ ve ne germâ bir mu‘tedil sudur. Bu ılıca hemân nehr-i Tunca kurbunda bir çemenzâr yerde olm …
EÇS VIII 222a … i‘dir. Beras ve cüzâm zahmetine gâyet nâfi‘dir. Sâhibü'l-hayrât-ı selef bu mâ-i germâ üzre kârgîr binâ kubâblar ve yan soffaları ve câmekân ve müte‘addid havz-ı Şâfi …
EÇS IX Y76a … her biri birer tarz üzre münakkaş havîzalardır. Ve zeheb-i mutallâ lülelerinden germâ ve sermâ âb-ı revânlar revân olmadadır. Ve çâr-kûşesinde çâr halvethâneleri var …
EÇS IX Y246a … Ve her şeb şeb-çerâğlar ve kanâdîller ile şu‘ledâr olup halk yine halvetde âb-ı germâ ile gusl ederler.
EÇS X Y117b Andan Bakırcı Paşa hammâmı, hûb-havâ-yı germâ hammâmdır.
EÇS X Y118a … arı lezîz ola, meselâ Kaysûn hammâmı gibi lezîzdir. Ammâ bi-kavli hukemâ acı su germâ ola, gâyet nâfi‘ olup âdemi ten-dürüst eder.
EÇS X Y118a … an ısınır. Ve cümle şâzrevânları dahi ısıcak sudur. Köşe köşe kulleteynler mâ-i germâ ile leb-ber-leb ve havuzlar dahi leb-ber-leb. Ve cereyân eden çirkâbın yolu yok …
EÇS X Y135a … m bir müferrih hammâm-ı rûşenâdır. Ve çârşû içinde nev binâ (---) hammâmı latîf germâ hammâmdır. (---) hammâmı. P 206b
EÇS X Y167b Esnâf-ı lebbân-ı germâ : Dükkân yetmiş, nefer üç yüz. Bunlar yoğurdçu dükkânlarıdır, ammâ ale's-sabâh ı …