"Ey tâlib, gerçi âşık-ı sâdıksın ammâ dahi feleğin
germ [ü]
serdin çekmeyüp nâ-puhtesin, seni bir kaç kerre tecrübe içün itâb [ü] şitâb edü …
"Ey tâlib, gerçi âşık-ı sâdıksın ammâ dahi feleğin germ [ü] serdin çekmeyüp nâ-puhtesin, seni bir kaç kerre tecrübe içün itâb [ü] şitâb edüp kulûbuna 38a dokundum, ammâ yine benden rû-gerdân olmayup i‘tikâd-ı tâm ile eteğimden ayrılmadın. Ammâ seni bir pîre götürürüm, içeri girüp selâm verüp sana dediğim köşede kırk gün çille-i merdân çeküp otur, ammâ anda olan kimesnelerin bir fi‘line karışmayup sümmün bükmün durup aslâ dünyâ kelâmın etme,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b–38a ·
metinde göster ·
… e kemânım âsumâna asup felekden nâm [u] kâmlar alup niçe kere bu atlas-gerdûnun
germ [ü]
serdin çekmişem. Hâşâ sümme hâşâ ben bundan sonra hânlığı kabûl idem. Hemân siz …
"İmdi oğul ben seksen yaşına girüp okum atup, yayım yasup niçe kerre kemânım âsumâna asup felekden nâm [u] kâmlar alup niçe kere bu atlas-gerdûnun germ [ü] serdin çekmişem. Hâşâ sümme hâşâ ben bundan sonra hânlığı kabûl idem. Hemân siz on iki aded ciğer-kûşe ve nûr-ı dîdelerimsiz. Hemân yek-dil [ü] yek-cihet olup basîret üzre olup hükûmet-i Bitlis'i bir hoşça zabt u rabt edüp halka gülünç olman. Bana da bir nânpâre verin. Vâliden ehlimle bir kûşe-i vahdetde sizlere hayır du‘âda olam. Kaldır şu berâtların. Allâh mübârek eylesün" dedi, ammâ ciğeri pür-hûn olarak nutk edüp yukarudan aşağı mu‘âmele-âmiz kelimâtlar ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9a ·
metinde göster ·
… leymân odur. Husûsan bu Köpürlü sâ’ir vezîria‘zamlar gibi değildir. Feleğin çok
germ ü
serdin ve çok fakr u fâka ve âlâm-ı şedâ’idi çeküp çok seferlerde vukûf tahsîl …
Paşa eyitdi: "Belî Evliyâm, eyle gerekdir. Mühür kimde ise Süleymân odur. Husûsan bu Köpürlü sâ’ir vezîria‘zamlar gibi değildir. Feleğin çok germ ü serdin ve çok fakr u fâka ve âlâm-ı şedâ’idi çeküp çok seferlerde vukûf tahsîl eyleyüp ahvâl-i dünyâya vâkıf olmuşdur. Husûsan sene (---) târîhinde merhûm Hüsrev Paşa mühr ile Bağdâd-ı behişt-âbâd üzre serdâr-ı mu‘azzam olup bu Köpürlü ol asırda Hüsrev Paşa ile Bağdâd altında bile olup hazînedârı idi. Ve bunun re’y [ü] tedbîriyle Hüsrev Paşa Acem diyârında Hemedân ve Dergezîn ve Erdebil ve şehribân ve Mehribâne {şehirlerine} varınca diyâr-ı Acem'i âlân u tâlân ve halkın 32a cümle esîr [ü] nâlân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 31b–32a ·
metinde göster ·
Mazmûnunca her biri bu felek-i kec-reftâr-ı gerdûn-ı devvârın
germ ü
serdin çeküp terk ü tecrîd ihtiyâr etmişler kim, kimi mîr ve kimi emîr ve kimi …
Mazmûnunca her biri bu felek-i kec-reftâr-ı gerdûn-ı devvârın germ ü serdin çeküp terk ü tecrîd ihtiyâr etmişler kim, kimi mîr ve kimi emîr ve kimi mîr-i mîrân ve kimi tâ’ife-i kuzâtdan olup, âhir fânî dünyânın ahvâline vâkıf olup cümle raht ü baht u dârât [u] ihtişâmdan geçüp "Bir dost ve bir post" deyüp Memi şâh Sultân matbahında sûhte olup giryân ü nâlân ve biryân olmağı ihtiyâr edüp evkât-ı hamseleriyle mukayyed ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at bir alay âşıkân-ı sâdıkân-ı Rûm cânlardır, ey cânımın cânı ve ey ömrümün varı eyliğim îmânım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180b ·
metinde göster ·
… er-i mûdan eser komayup aşağı kapuları pâk billûr gibi olup kulak şahmesi-misâl
germ ü
nerm olup ehl [ü] iyâlile kisb-i safâ etmeğe müsta‘id olur, bir nâfi‘ debbâğhân …
Havâss-ı âhar: Bu germâbın kaynağı mahallinden aşağı bir gûne balçık cem‘ olur. Ol balçıkdan bizim vâlideler ve hemşîreler avret yerlerine ve sîm-endâmlarına dürtseler nûre, ya‘nî hırızamdan a‘lâ bâb-ı rahm-i masdar yerlerin pâk ü pâkîze edüp bir ser-i mûdan eser komayup aşağı kapuları pâk billûr gibi olup kulak şahmesi-misâl germ ü nerm olup ehl [ü] iyâlile kisb-i safâ etmeğe müsta‘id olur, bir nâfi‘ debbâğhâne ılıcasıdır. Ve bu mahalde niçe hânelerde dahi ılıcalar vardır. Bu ılıcalar cihetinde Tabahâne varoşu ahâlîsinin zevk u safâları vardır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
… bir âkıbet-endîş ve çok iş görmüş ve niçe arklar atlamış ve feleğin niçe kerre
germ [ü]
serdin çekmiş yiğidimizin birisi kulağızlarımız olan kâfirlerin arasına girüp e …
"Zîrâ sahrâ ile götürsek kâfirler sizi kal‘adan görüp haber topları atılup cümle el vilâyet kâfirleri sizin geldiğiniz duyup bir şikâr bulamazsız" dediklerinde hemân bizim serhadli gâzîlerinden bir âkıbet-endîş ve çok iş görmüş ve niçe arklar atlamış ve feleğin niçe kerre germ [ü] serdin çekmiş yiğidimizin birisi kulağızlarımız olan kâfirlerin arasına girüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3b ·
metinde göster ·
… âr olup ceyrân pâ-leng ber-seng sendireyerek atlarımız giderek hamd-i Hudâ hevâ
germ ü
nerm olup şems-i tâbânın şiddet-i harâretinden guzâtın cür’et tamarları hareket …
Andan yine asker-i zede-hor ile esb-i rehvârımıza süvâr olup ceyrân pâ-leng ber-seng sendireyerek atlarımız giderek hamd-i Hudâ hevâ germ ü nerm olup şems-i tâbânın şiddet-i harâretinden guzâtın cür’et tamarları harekete gelüp yüzleri güldü. Gûyâ asker-i İslâm içre yevm-i nevrûz-ı Hârzemşâhî oldu. Cüyûş-ı muvahhidîn bîcân iken pür-cân oldu ve ol gün on bir sâ‘at yol alınup selâmetle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 24b ·
metinde göster ·
… svâkları gibi kârgîr kemer ve toloz kubbeler ile mebnî Temmûz'da serdâb, şitâda
germ ü
nerm esvâk-ı sultânîlerdir kim cümlesi iki bin sekiz yüz dükkândır. Ahi Baba'da …
Ve bu Tire şehrinin çârsû-yı bâzârının çoğu Bursa esvâkları gibi kârgîr kemer ve toloz kubbeler ile mebnî Temmûz'da serdâb, şitâda germ ü nerm esvâk-ı sultânîlerdir kim cümlesi iki bin sekiz yüz dükkândır. Ahi Baba'dan haber alup tahrîr etmişizdir. Ve ekseri serâpâ nîlgûn kurşum örtülüdür. Yayladan bu şehre nazar olunsa gûyâ Haleb şehri gibi kurşumlu bir şehr-i benderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y82b ·
metinde göster ·
… sadedi açıldı. Hâne sâhibimiz Ebû Ceddullâh derler bir şeyh-i kebîr ve feleğin
germ [ü]
serdin çekmiş yârândan bir kimesne idi, ol hikâyet eder:
Hattâ hakîr Şellâl diyârın geşt [ü] güzâr ederken esnâ-yı kelâmda bu timsâh sadedi açıldı. Hâne sâhibimiz Ebû Ceddullâh derler bir şeyh-i kebîr ve feleğin germ [ü] serdin çekmiş yârândan bir kimesne idi, ol hikâyet eder:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y162a ·
metinde göster ·