… ururken sayyâdlar bir küçük morina balığı sayd edüp Sultân İbrâhîm Hân'a hedâyâ
getürdiler
. Ma‘lûm oldu kim Tuna'dan menfezi vardır. Anınçün pek acı değildir. Acı deniz i …
Ol zamân ki Yanko ibn Madyan İslâmbol kal‘asın binâ etmeğe mübâşeret etdikde karındaşı târîh sâhibi Yanvan Kral kühene ve ilm-i hendesede ferîd-i asr idi. İslâmbol'a nehr-i Tuna'yı akıtmağa ta‘ahhüd edüp beş kerre yüz bin âdem ile Tuna'nın arz-ı irtifâ‘ın ilm-i hendese üzre alup hâlâ Tuna'nın Demirkapu ve Tahtalı nâm mahallinden kazup yedi senede İslâmbol kurbunda Âzâdlı nâm mahalle Tuna lağımların getirüp kendüsi karındâşı Yanko ibn Madyan'a gelüp "İşte bu mahalde Tuna'yı koyverdiler. İşte avret gibi saçından yedüp getirirler" deyince bi-emri Hudâ Tuna nehri şehr-i 105a İslâmbol'a girüp Yenibâğçe içinden cereyân edüp Lanka Kapusu kurbunda deryâya mahlût olmuş iken hemân mezkûr Âzâdlı karyesinden gâ’ib olup Kırkkilisa kurbunda Yenihisâr'da ve Pınarhisâr'da ve Pirevadi kurbunda Devne değirmânlarında ve bu Küçük Çekmece ve Büyük Çekmece'de nehr-i Tuna zâhir olur. Zîrâ niçe yerden Tuna'dan geldiği menfezleri zâhirdir. Ba‘zı zamân nehr-i Tuna'ya mahsûs morina balığı ve mersin balığı ve çıka mâhîleri bu buhayreden çıkar. Bir kerre Çekmece gölü sâhilinde Topkapulu Mahmûd Ağa yalısında otururken sayyâdlar bir küçük morina balığı sayd edüp Sultân İbrâhîm Hân'a hedâyâ getürdiler. Ma‘lûm oldu kim Tuna'dan menfezi vardır. Anınçün pek acı değildir. Acı deniz ile bu buhayrenin mâbeyni bir ok menzili alarkadır. Ammâ buhayreye eyyâm-ı şitâda niçe dere gelüp bu buhayreye munsab olup ayağı deryâya dâ’imâ cereyân edüp üzerinde Süleymân Hân'ın esâsı bir cisr-i azîm vardır. İtmâmı Selîm Hân-ı Sânî'de müyesser olmuşdur kim tâk-i Kisrâdan ve Kavs-ı kuzahdan nişân verir (---) göz bir kantara-i nüh-tâk-i revâkdır. İslâmbol'un cemî‘i Rûmeli diyârlarına giden hâs [u] âmmun memerridir kim hayrât-ı azîmedir. Bu buhayrenin cânib-ı selâsı ma‘mûr [u] âbâdân bâğlı ve bâğçeli çiftliklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 104b–105a ·
metinde göster ·
… Sem‘â ve tâ‘a" deyüp alay-ı azîm ile Mahmûd Ağa'yı Süleymâniye'de Ağa Kapusu'na
getürdiler
. Ol gün haps olan Sarı Çavuşbaşı'nın bir sabî evlâdı pâdişâha ruk‘a sunup peder …
Cümle ocak ağaları "Sem‘â ve tâ‘a" deyüp alay-ı azîm ile Mahmûd Ağa'yı Süleymâniye'de Ağa Kapusu'na getürdiler. Ol gün haps olan Sarı Çavuşbaşı'nın bir sabî evlâdı pâdişâha ruk‘a sunup pederinin ıtlâkın ricâ etdikde pâdişâh ricâsın kabûl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 6b ·
metinde göster ·
… le alup bunları kaçıran herîfleri şer‘a da‘vet etdik. Yeniçeri serdârından âdem
getürdiler
. Derhâl serdâr gelüp bunları şer‘a ihzâr etdi.
"Vallâhi bürâder şunda bir bâğ içre bir alay müsâfirler gelüp meks etdiler. Varsanız tevâbi‘leriniz ile ale'l-gafle anlardan su’âl etseniz, belki husûlü mümkin ola" dediler. Hemân yine mahkemeden bir âdem alup bâğlara vardım. Hamd-i Hudâ bizim çelebilerimizin ikisi dahi bî-bâk ü bî-pervâ kebâb çevirir, biri odun keser. Hemân kebâbı çeviren gulâmım kebâbı bırağup firâr ederken kayd-bend edüp öbür gulâmın dahi girîbânın ele alup bunları kaçıran herîfleri şer‘a da‘vet etdik. Yeniçeri serdârından âdem getürdiler. Derhâl serdâr gelüp bunları şer‘a ihzâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y25b ·
metinde göster ·
… tenâvül etdi ve fukarâlarına birer nâr ve cümlemize birer nâr verdi. Ammâ bizim
getürdiğimiz
cümle tokuz nâr idi, anlar on sekiz nâr taksîm etdiler. Ve her birimize birer p …
Herbirimize birer lisân-ı hâl ile iltifâtları edüp nârları önüne koduk. Hemân yatdığı yerden nârın birin ol zehr-i mâr kabuğu ile tenâvül etdi ve fukarâlarına birer nâr ve cümlemize birer nâr verdi. Ammâ bizim getürdiğimiz cümle tokuz nâr idi, anlar on sekiz nâr taksîm etdiler. Ve her birimize birer parça yatan(?) taşları verdi. Bir büyük taş dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y247a ·
metinde göster ·
, gördüler kim eleminden ve harâret-i âteşden durduğu yerde cân teslîm edüp kapk …
Der-akab beş tulum suyu evvelki pehlivâna getürdiler, gördüler kim eleminden ve harâret-i âteşden durduğu yerde cân teslîm edüp kapkara yanmış. Evvel dahi kara kura arık za‘îf âdem idi. Derhâl bu ahvâl melike pür me’âl ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y421a ·
metinde göster ·
… dır. Ve yedi câmi‘i tûbdandır. Kavmi Mâlikîlerdir. Bunda melike ne kadar hedâyâ
getürdilerse
cümle hakîre ihsân etdi.
Bir şehr-i azîmdir. Kal‘ası olmamak ile beled ta‘bîr olunur, ammâ etrâfında yine haşebden kal‘a-misâl çevirmişlerdir. Ve handakı vardır, bu diyârda ibtidâ handak bu şehirde gördük. Bu dahi Nîl'in cânib-i garbında iki bin mikdârı çalaşdan ve kamışdan toprak örtülü evlerdir. Kırk elli mikdârı dükkânları ve bir müsâfirhânesi ve altı kahvehânesi ve on aded bozahânesi vardır. Ve yedi câmi‘i tûbdandır. Kavmi Mâlikîlerdir. Bunda melike ne kadar hedâyâ getürdilerse cümle hakîre ihsân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y422b ·
metinde göster ·
kim biri süd beyâz idi. Bin yaşındadır, derlerdi. Yigirmi kademe nerdübân kemen …
Bu vezîr istikbâle çıkdıkda iki fîl-i azîm getürdi kim biri süd beyâz idi. Bin yaşındadır, derlerdi. Yigirmi kademe nerdübân kemend ile çıkılır fîller idi. Ol mertebe fîl dahi görmemiş idim. Ve fîl bunlara eyle enîs ü mûnis gamgüsâr kim bir nân pâre içün kelb gibi âdemin akîbince gezer, gâyet üns ülfet etmişlerdir. Ve Rûm'daki fîller kadar ekûl değillerdir, ancak kesb-i havâdan cesîm ü semîndir. Benî âdeme gâyet meftûndur. Hattâ Itşân kal‘asında refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın gergerdânı fîlleri gördükce hücûm edüp Dervîş Ni‘metullâh gücile zabt ederdi. Ve fîller gergerdânı gördükde cihân başına dar olup hortumun ber-havâ edüp gâhîce zemînden hâr hâşâk alup havâya püskürüp süheyl ururdu. Gûyâ bir bâkire kız sadâsı gibi hazîn savtı vardır. Q 329aP 326a Ve herbir fîlin arkasında kırkar mahbûb Bağanıskı memlûkleri süvâr olup melike eyle hedâyâ gelmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y423a ·
metinde göster ·
… üddîn Kan'dır. Vezîr melike yüz bin asker ile istikbâle çıkup firâvân hedâyâlar
getürdi
.
Ve esvâk-ı muhtasarı var, ammâ benî âdem deryâsıdır. Husûsâ sultân gelir Q 329bP 326b mülâhazasiyle cemî‘i zâğî ve dagî ve yağı ve bâğî kavm bu şehr içre mâl-â-mâl idi. Hâkimi Rahîmüddîn Kan'dır. Vezîr melike yüz bin asker ile istikbâle çıkup firâvân hedâyâlar getürdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424a ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i Yûsuf'a kırk yaşında nübüvvet bu Feyyûm şehrinde gelmişdir ve yine bunda Mısır sultânı olmuşdur. Reyyân ibn Amâlika hüsn-i rızâsiyle pâdişâhlıkdan ferâgat edüp Hazret-i Yûsuf halîfe oldu. Ve Hazret-i Ya‘kûb Sıfet şehrinde hüzn-i Yûsuf'dan a‘mâ iken oğlu Yûsuf'un nübüvvet [ü] hilâfetin istimâ‘ edüp arz-ı Filistîn'den azm-i râh-ı Mısır deyüp on iki evlâdiyle ve büyük evlâdı Yehûdâ'nın vâlidesiyle ve Hazret-i Mûsâ'nın vâlidesi Yûhâ Ana ile cümle menâzil kat‘ ederek Hazret-i Ya‘kûb'u Mısır'a getürdiklerinde Reyyân karşu çıkup Hazret-i Ya‘kûb'a hayli i‘zâz etdi. Gerçi Reyyân hilâfetinden fâriğ idi, ammâ yine beyne'n-nâs vak‘ u vakârı yerinde bir mün‘im âlî-şân kimesne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… hâsıl olur. Sene 1083 târîhinde Kethudâ İbrâhîm Paşa'ya bir buhayre atı yavrusu
getürdiler
, cildi balık hey’etinde ve yelesi balık yelesi ve kuyruğu balık gibi ve sâ’ir a …
Bu bahrin sâhilinde sâkin olan kavm Hazret-i Yûsuf'a âk u âsî ve gümrâh olan usât-ı ümeme Hazret-i Yûsuf bed-du‘â etüp cemî‘i hayvânâtları bu buhayreye gark olup kendüler dahi müstağrak olup bahrları dahi zehr-i mâr olmuşdur. Ve hâlâ bu bahr içre gark olan kavmin âdem sıfatında ve gark olan hayvânları sıfatında at ve katır ve deve ve sığır ve câmûs ve hımâr ve kelb ve koyun ve keçi ve horos sıfatında balıklar vardır. Ve ba‘zısı mürd olup kenâra çıkup temâşâ ederler. Ve deryâ atları ba‘zı zamân karaya çıkup tarlalarda buğdayı ve şa‘îr tenâvül eder. Eğer kenârda kısrak-ı berrî bulursa aşup kısrakdan kulun hâsıl olur. Sene 1083 târîhinde Kethudâ İbrâhîm Paşa'ya bir buhayre atı yavrusu getürdiler, cildi balık hey’etinde ve yelesi balık yelesi ve kuyruğu balık gibi ve sâ’ir a‘zâsı at gibi idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… lar getürüp Mısır'ı Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa'ya ihsân olunup ma‘zûlluk haberin
getürdi
.
Âsitâne tarafından Tatar Sâlih on altı günde berg-i hatîf gibi gelüp Köpürlüoğlu'ndan İbrâhîm Paşa'ya mektûblar getürüp Mısır'ı Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa'ya ihsân olunup ma‘zûlluk haberin getürdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
ve bir ḳov anlar daḫı getürdiler aydur ḳalḳubanı dirse ḫan senüŋ oġluŋ yirinden örü ṭurdı göksi gözel ḳaba ṭaġa ava çıḳdı sen var iken av avladı kuş kuşladı
… orıyu virdi ḳırḳ ince billü ḳızuŋ içine girdi kāfirler uruzı alup ḳanara dibine
getürdiler
uruz aydur mere kāfir
menüm gibi oġul bulınmaz-mı olur didi böyle digeç anasnuŋ ḳararı ḳalmadı yorıyu virdi ḳırḳ ince billü ḳızuŋ içine girdi kāfirler uruzı alup ḳanara dibine getürdiler uruz aydur mere kāfir
… örürler-ise aŋa göre iş idelüm didi ḳalın oġuz biglerini hep oḫıdılar odalarına
getürdiler
beyrek aydur ya pes nidelüm pay püre big aydur oġul ḳalın oġuz biglerini odamuza oḫıyalum niçe maṣlaḥat görürler-ise aŋa göre iş idelüm didi ḳalın oġuz biglerini hep oḫıdılar odalarına getürdiler
… dururam gel gidelüm semüzin al aruġın ḳo didi aldı delü ḳarçarı bir pürelü yire
getürdi
delü ḳarçarı yalınçaḳ eyledi aġıla ḳoydı püreler
ol bir yavuz canavardur hep bir yirde dirüp-dururam gel gidelüm semüzin al aruġın ḳo didi aldı delü ḳarçarı bir pürelü yire getürdi delü ḳarçarı yalınçaḳ eyledi aġıla ḳoydı püreler
… ṭoyuruŋ meni üç güne varmasun allah sevindürsün sizi didi ḳızlar vardılar yimek
getürdiler
beyregüŋ ḳarnın ṭoyurdılar beyrek aydur aġaŋuzuŋ başı ve gözi ṣadaḳası köhne ḳa …
üç gündür yoldan geldüm ṭoyuruŋ meni üç güne varmasun allah sevindürsün sizi didi ḳızlar vardılar yimek getürdiler beyregüŋ ḳarnın ṭoyurdılar beyrek aydur aġaŋuzuŋ başı ve gözi ṣadaḳası köhne ḳaftanuŋuz var
… abdest aldı aġ alnın yire ḳodı iki rik'at namaz ḳıldı adı görklü muḥammedi yad
getürdi
ḳara dinlü kāfire göz ḳarartdı
ḳazan big gördi ki kāfir ḳatı yaḳlandı atından indi aru ṣudan abdest aldı aġ alnın yire ḳodı iki rik'at namaz ḳıldı adı görklü muḥammedi yad getürdi ḳara dinlü kāfire göz ḳarartdı
… aru ṣudan abdest aldılar iki rek'at namaz ḳıldılar adı görklü muḥammede ṣalavat
getürdiler
bī-tekellüf kāfire at ṣaldılar ḳılıç urdılar ol gün cigerinde olan er yigitler …
üzerine yıġnaḳ oldı aru ṣudan abdest aldılar iki rek'at namaz ḳıldılar adı görklü muḥammede ṣalavat getürdiler bī-tekellüf kāfire at ṣaldılar ḳılıç urdılar ol gün cigerinde olan er yigitler belürdi
… ediler aġça ḳoyun ḳırdılar yidi yıllıḳ al şarab içürdiler aluban bunları teküre
getürdiler
tekür taḫt üzerinde oṭurmış-ıdı yüz kāfir için geyinmiş-idi yidi
'izzet ḥörmet eylediler aḳ çadır dikdiler ala ḳalı döşediler aġça ḳoyun ḳırdılar yidi yıllıḳ al şarab içürdiler aluban bunları teküre getürdiler tekür taḫt üzerinde oṭurmış-ıdı yüz kāfir için geyinmiş-idi yidi
… lar ḳan ṭuralı altunlu ince keten bizini biline ṣardı ḳan ṭuralıyı alup meydana
getürdiler
elinde hüneri var ise didi tekür aydur bu yigidi anadan ṭoġma ṣoyuŋ ṣoydılar ḳan ṭuralı altunlu ince keten bizini biline ṣardı ḳan ṭuralıyı alup meydana getürdiler
… ayayım ne hünerüm var-ise ardından göstereyim didi adı görklü muḥammede ṣalavat
getürdi
buġanuŋ öŋinden ṣavuldı buġa buynuzı üzerine dikildi ḳuyruġından üç kerre götür …
'aḳıl-ıla bulmışlardur bunuŋ öŋinden ṣıçrayayım ne hünerüm var-ise ardından göstereyim didi adı görklü muḥammede ṣalavat getürdi buġanuŋ öŋinden ṣavuldı buġa buynuzı üzerine dikildi ḳuyruġından üç kerre götürüp yere ṣaldı
dedem ḳorḳut geldi aydur oġlanum sen insansın hayvan-ıla muṣāḥib olmaġıl gel ya …
girü ṭutup getürdiler dedem ḳorḳut geldi aydur oġlanum sen insansın hayvan-ıla muṣāḥib olmaġıl gel yaḫşı at bin yaḫşı yigitler-ile eş yort didi ulu ḳardaşuŋ adı ḳıyan selçükdür senüŋ aduŋ basaṭ olsun
buyurdı bir daya geldi emçegini aġzına virdi bir ṣordı olança südin aldı iki ṣo …
aruz depegözi aldı ivine getürdi buyurdı bir daya geldi emçegini aġzına virdi bir ṣordı olança südin aldı iki ṣordı ḳanın aldı üç ṣordı canın aldı bir ḳaç daya getürdiler
… r ṣordı olança südin aldı iki ṣordı ḳanın aldı üç ṣordı canın aldı bir ḳaç daya
getürdiler
aruz depegözi aldı ivine getürdi buyurdı bir daya geldi emçegini aġzına virdi bir ṣordı olança südin aldı iki ṣordı ḳanın aldı üç ṣordı canın aldı bir ḳaç daya getürdiler