İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

getire*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
212
isabet
196 cümle/beyitte
78,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
35
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi21286,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 212

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“getire*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 39a–39b … dukda her bir hücreden bir gûne güneş ziyâ verüp çeşm-i benî âdem bakmağa tâkat getiremez . 39b
EÇS I 47b … ak ve Rûmeli eyâleti netîce üç pâdişâha kırk sene vezîr-i a‘zam olup bir mahlûl getiren serhadli fedâyî kendüyi Kubbe altında kortela bıçak ile bir kaç yerden zahmdâr …
EÇS I 65a … mü’ebbed olup Âl-i Dâvûdiyân, deyü cihânda nâmın dâstân ola’ dedikde bu kulağın getiren cebecibaşıya sipâhîler ağalığı ihsân edüp oğlu Süleymân Beğ'i pâdişâh etmeğe az …
EÇS I 80b "Yürü Allâh âsân getire , tuğra-keş vezîr serdârımsın, ale'l-akîb inşâ’allâh ben dahi lalam ile ol cânib …
EÇS I 102b … bir mersiye etmişdir kim gûyâ Hadîkatü's-sü‘adâ'dır. Âdem kırâ’at etmeğe tâkat getiremez . El-hükmü lillâh.
EÇS I 128a … resiyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederek İşpanya şeb [u] rûz cenge tâkat getiremeyüp bir gece Yedikulle tarafından gemilerine süvâr olup İşpanya'ya firâr edüp Rûm k …
EÇS I 180a Bâlâda pasdırma emîni alayında tahrîr olunan pasdırma sığırı getiren bâzergânlar idi ammâ bunlar Kili şehri ve İsmâ‘îl şehrinden gemiler ile gelen n …
EÇS I 181a … Hindî'ye hibe eyleyüp ba‘dehu Hazret-i Risâlet-penâh'ın huzûrunda zırhı hedâyâ getiren Ebû Müslim Haddâd'ın belin Selmân-ı Pâk bağlayup zırhcılara pîr oldu. Demircile …
EÇS I 185b … dır. Hurdevât bakırları eyle kal ederler kim âteşinin yanına varmağa âdem tâkat getiremez . Bunlar dahi külçe külçe bakırları arabalara koyup körüklerin çeküp gûyâ bakır …
EÇS I 191b … z kafes bülbül ve niçe yüz kafes kara tavuk tûtî-i gûyâ kimi ihlâs kimi salavât getirerek kafeslerle tûtîler dahi ubûr ederler.
EÇS I 205b "Şunda su vardır, kehrîz edüp kuyu kazup, baca edüp su getirelim " deyü müşâvere ederler. Bunlar cümle Arnavud tâ’ifeleridir, hakkâ ki makdûr-ı b …
EÇS II 261b–262a … p mecrûhlara tekâ‘üd vazîfeleri ihsânlar olup cerrâhlar ta‘yîn olundu. Ve kelle getirenlere yüzer guruş in‘âm ve dil getirenlere esîrlerden ihsân edüp serlerine gümüş çele …
EÇS II 261b–262a … lar olup cerrâhlar ta‘yîn olundu. Ve kelle getirenlere yüzer guruş in‘âm ve dil getirenlere esîrlerden ihsân edüp serlerine gümüş çelenkler ve terakkîler ve timar ve ze‘âm …
EÇS II 271a–272b … r câbecâ kelleler ve diller getirmeğe başladılar. Hemân serdâr hazretleri kelle getirene elli altun, dil getirene yüz altun ve esîrin ihsân edüp niçesine timar u ze‘âme …
EÇS II 271a–272b … er getirmeğe başladılar. Hemân serdâr hazretleri kelle getirene elli altun, dil getirene yüz altun ve esîrin ihsân edüp niçesine timar u ze‘âmet bî-dirîğ ihsân oldukça …
EÇS II 318b–319a … mmâ yine akıbet-endîş olanlar meşveret edüp asker-i İslâm'ın muhâsarasına tâkat getiremeyeceklerin bilüp bir gice cümlesi firâr ve terk-i diyâr edüp kal‘a hâlî üzre bırağırlar. B …
EÇS II 319a … i şimâli bir günde kal‘a-i Kerîm, muhâsara edüp aslâ hücûm-ı Âl-i Osmân'a tâkat getiremeyüp emân ile kal‘ayı serdâr-ı mu‘azzama teslîm etdiler. İçinde olanlar dârü'l-bevâr …
EÇS II 320b–321a … sâhib-i hurûc olup Kara Yûsuf üzre geldikde Kara Yûsuf, salâbet-i Timur'a tâkat getiremeyüp Kara Yûsuf Âl-i Osmân'dan Yıldırım Bâyezîd Hân'a firâr edüp ba‘dehû bu kal‘a-i …
EÇS II 359b–360a … rkıdır. Bu kerre avdet ederken gerü gerü gelirken cümle halk 360a "Allah âsân getire " deyü feryâd etdiler. Bî-bâk ü bî-pervâ halkın hüsn-i teveccühüyle gerü gerü yi …
EÇS II 360a–360b … eyü fermân edüp İmâd Ağa'yı yolladı. Meğer Engürü'de paşanın katline nefîr-i âm getiren bu Mustafâ Ağa imiş. Paşa emre aslâ itâ‘at etmeyüp Istanoz'dan Murtat 360b ov …
EÇS II 372b–373a … alem sâhibi dağ paşası etdi" dedikde Katırcıoğlu eydür: "Neyleyeyim, paşayı ele getiremedim . Gidinin yöğrük atları var imiş ve bir kaç ..kilgen oğlanları var imiş, elimden …
EÇS II 373b–374b … -peydâ olur. Kara Hasan Ağa'nın askeri dahi bî-dermân olup Kara Haydaroğlun ele getiremeyüp hâ’ib ü hâsir bir köyde mihmân olup ertesi ale's-sabâh il'e vilâyete nefîr-i âm …
EÇS III 26a … ddemâ Antakıyye evsâfında tahrîr olunan nehr-i Âsî'yi diyâr-ı Mısır'dan sihrile getiren Yahûdî'nin yaptığı Hamâ dollâbıdır. Hazret-i Alî mezkûr sehhârı katl edüp bu Ha …
EÇS III 29b … azînedâr üç yüz altunu hakîre verüp paşa eydür: "Birâderim Evliyâ'm! Allah âsân getire . Der-i devlete yolcusun!" dedikde aklım başımdan gidüp ne çâre "el-Emrü emrüküm …
EÇS III 31a … rhacı vezîr-i mükerremimsin. Yürü talî‘a-i asker-i İslâm'ım ol. Allah işin âsân getire !" deyü sa‘âdetlü pâdişâh, paşa efendimize niçe yüz va‘de-i kerîmeler etdi. Deft …
EÇS III 32a–32b … ünkü Kelbelâ-ı pür-belâ günüdür. Sa‘âdetlü pâdişâh adâlet köşkünde adl edüp baş getirene yüz altun ve dil getirene sipâhlık ve ze‘âmet veriliyor!" deyü cümle levendât ş …
EÇS III 32a–32b … nüdür. Sa‘âdetlü pâdişâh adâlet köşkünde adl edüp baş getirene yüz altun ve dil getirene sipâhlık ve ze‘âmet veriliyor!" deyü cümle levendât şehbâzları cenge terğîb edü …
EÇS III 32b … ğı kendüye ta‘ahhüd olunup bu takrîb ile cümle guzât-ı müslimînin kelle ve diri getirenlerine bî-had ihsân [u] in‘âmlar edüp cüyûş-ı muvahhidîni cenge kalındırırlardı.
EÇS III 51b–52a … tdiyse cehenneme ammâ ol serdar kara dînli Kara Murtezâ niçe oldu?" dedi. Haber getiren Kürd eydür "Murtezâ Paşa gördü kim kal‘a içindeki asker amân ile kal‘ayı şâha v …
EÇS III 80a–80b … r ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Suya gidenin başka yolu vardır. Su getirenlerin gayri râhı vardır. Yine birbirlerine nâzırdırlar. Tarz-ı garîb bir râh-ı acîbdi …
EÇS III 93a–93b … âzâd edüp sana getirdi. Sarıca emânı olsun bana mâlım!" deyü feryâd edince bizi getiren yiğide eydür: "Bre Habîb! Niçesi oldu?" deyü su’âl edince kıssa-i pür-hisseyi b …
EÇS III 97b–98a … ırmayup bu donanmamızın intikâmın alırız" dedikde sa‘âdetlü pâdişâh "Allah âsân getire , bir müşâvere edelüm" dediler.
EÇS III 102b–103a … râzı olduk, deyü tesellî-i hâtırla gitdiler. Ayâ aslı ne ola, bundan kim haber getirebilir " dedikde cânib-i erba‘asına bir hayli nigerân edüp aslâ bir merd-i meydân gelüp …
EÇS III 103a … ü paşa efendimiz buyurduklarında bir ferd-i âferîde kâdir olmadı kim "Ben haber getireyim " demedi. Hemân Telhîsî Hüseyin Ağa eydür:
EÇS III 108a … inde "Yollarda gâfil gitmen, bisât gâ’ib etmen, herkesi refîk etmen. Yürü Allah getire " deyü nasîhat-âmîz kelâmlar deyüp herkes bir cânibe revâne olurlar.
EÇS III 124a … hmed Paşa'ya hil‘at-i fâhire ile mukarrer müjdesi gelüp paşa efendimiz istimrâr getiren Kapucubaşı Mustafâ Ağa'ya yedi kîse Rûmî ihsân edüp Balçık şehrinin ihrâk bi'n- …
EÇS III 130a–130b … kların üstüne ol kefere işeyince tavuklar âdem oldu. İsterseniz işeyen kefereyi getirelim " dediler. Cânım getirin, dedim. Ol ân kefere hande ederek gelüp eydür: "Sultânı …
EÇS III 142b–143a … dan Sarrâc Mehemmed Çelebi aldı ve şükr-i Hudâ eyledi. Bu kerre bizi bu çeşmeye getiren Yürük kocasına teklîf etdiklerinde "Oğullar, benim tâli‘im yokdur. Belki su kes …
EÇS III 171a … üzre Edirne'den gelirken savlet [ü] salâbet-i şehriyârîye çatalca küffârı tâkat getiremeyüp Silivri kal‘asına ve Terkoz kal‘asına ve İslâmbol kal‘asına firâr edüp dârü'l-b …
EÇS III 175b–176a … h! şükür elhamdülillah ve aleykümü's-selâm rahmetullahi ve berekâtihi, gönderen getiren sağ esen olsun. Hamdülillah ki derûnumda olan İpşir havfi gitdi. Evhâm-ı tahayy …
EÇS III 180b–181a … p kurbânlar zebh 181a olup hâne-i bî-minnetine dâhil oldukda alay ile kendüyi getiren kırk altı esnâf-ı asâkir-i İslâm'a ihsân [u] in‘âmlar edüp hemân Yeniçeri ocağı …
EÇS IV 192b … Hazret-i Yûnus aleyhisselâm şehr-i Musul'da iken anların ta‘lîmiyle anlara imân getiren Rukbe nâm kayser dâr-ı emn olmağiyçün bu Malatıyye zemîninin âb [u] hevâsın beğ …
EÇS IV 204a … mmâ gâyet germâ hammâmlardır. Değme âdem bir sâ‘at bu hammâmlarda durmağa tâkat getiremez . Rûm'da odun ile bu mertebede hammâm ısınmak ihtimâli yokdur. Bir haysiyyeti da …
EÇS IV 210a … steyüp niçe bin kavm-i Yahûd. "Bu cebel-i Şâhika'da ejderi katl eyle, sana imân getirelim ", dediler. Andan Hazret-i Yûnus aleyhisselâm nübüvvet kuvvetiyle ol ejdere bir …
EÇS IV 232b–233a … en ta sütûha çıkayım" deyü izin taleb etdikde Hân eydür: "Destûr der, Hudâ âsân getire " deyüp dîvârın dibine varup hayır du‘â edüp eli yetişdiği yerde dîvâra enserini …
EÇS IV 238a … lar âşiyân etmişler. Meğer bu üstühân-ı pâk Hazret-i İbrâhîm aleyhisselâma imân getirenlerden bir mü’min ü muvahhid kimesne imiş. Nemrûd-ı la‘în bu şahsı âteşe göyündürmek i …
EÇS IV 242a–242b … îhinde derûn-ı kal‘ada mütehassın olan kavm-i Acem salâbet-i Âl-i Osmân'a tâkat getiremeyüp kal‘anın miftâhların bizzât 242b Süleymân Hân'a teslîm edüp ibtidâ hâkimi Zâl …
EÇS IV 248b–249a … na döküp bu kal‘ayı türâbdan tathîr edelim." dedikde cümle hâs u âm "Allah âsân getire , devletli vezîr!" deyüp "Bismillahirrahmânirrahîm" deyüp ibtidâ kendüleri yedi …
EÇS IV 249b … klerin derûn-ı kal‘ada mütehassın olan kavm-i Acem salâbet-i Âl-i Osmân'a tâkat getiremeyeceklerin bilüp havflerinden amân ile kal‘anın miftâhların Serdâr Makbûl İbrâhîm Paşa'ya …
EÇS IV 265a deyüp asla melâmet yüzün göstermezdi. Ve her koldan baş ve dil getirenlere ve bir şey getirenlere huzûrunda yığılmış duran altun ve guruş ve çil akçe ile …