… vlengeç, hattâ kaplıbağayı ve Kızılırmak'dan sazan balıkların alup şeyhin önüne
getirir
karakuşları vardır. Bu dahi azîzin bir kerâmat [ü] tasarrufudur. Andan kalkup y …
Bu dahi ibret-nümâ bir temâşâdır ve şeyhi Mustafâ Dede sayd [u] şikâra mâ’il bir cândır. Doğan yerine karakuşlar besleyüp atının sağrısında teğelti üzre karakuşlar oturup şikâr gördükde karakuşları salup eğer hargûş ve eğer tilki ve çakal ve kurd ve sırtlan ve andık ve sığın ve tablalı ve karacalar ve yağmurca ve ayu ve hınzîr ve toy ve kaz ve turna ve ördek ve balıkçıl ve anıt ve yeşilbaş ve devlengeç, hattâ kaplıbağayı ve Kızılırmak'dan sazan balıkların alup şeyhin önüne getirir karakuşları vardır. Bu dahi azîzin bir kerâmat [ü] tasarrufudur. Andan kalkup yine Kızılırmak kenarıyla 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 362b ·
metinde göster ·
… si biri biri üzre çıkmış, kimi altında kalmış, kimi boğulurken şehâdet kelimesi
getirir
, kimi gır gır derdi.
Hemân halk gördüler kim hândan ve paşadan imdâd yok. Yüzmek bilenler cümle anadan doğma uryân olup deryâda yüzer gibi bu sarây meydânında niçe bin âdem şinâverlik edüp kimi birbirinden amân dileyüp birbirin kucaklamış, kimisi nerdübân kademlerinde kat-ender-kat olmuş, kimisi dîvârlara tırmaşmış, kimisi biri biri üzre çıkmış, kimi altında kalmış, kimi boğulurken şehâdet kelimesi getirir, kimi gır gır derdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 231b ·
metinde göster ·
… de olamaz, meğer şehir içre tüccâr ola. Bir fırkası taşra diyârlara gider metâ‘
getirir
sevdâgerândır. Bir fırkası ehl-i hırefdir ve bir sınıfı defterdâr aklâmların za …
Der-beyân-ı kâr [u] kisb-i ehl-i işgâlât: Bu Van halkı altı fırka ehl-i kârdır. Bir fırkası pâdişâh kuludur kim hizmet-i kal‘aya me’mûrdur. Bir kâr u kisbde olamaz, meğer şehir içre tüccâr ola. Bir fırkası taşra diyârlara gider metâ‘ getirir sevdâgerândır. Bir fırkası ehl-i hırefdir ve bir sınıfı defterdâr aklâmların zabt eder a‘yân-ı hizmetdir ve bir tâ’ifesi ulemâ ve ehl-i cihetdir ve bir bölüğü bâğbân u huddâmânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258b ·
metinde göster ·
… tdiler kim hân askerlerinin kanlarından kayalar içre halîcler olup kimi şehâdet
getirir
, kimi amân der. Asker-i bî-amân-ı Van bunlara amân u zamân vermeyüp kellelerin …
Muhassal-ı kelâm böyle derinti ulûfe serasker-i nekbânların(?) dernekleri bozuldu. Niçesi kılıçdan halâs olup kal‘aya çözüldü ve cümle Yezîdî eşkiyâlarının kelleleri kesildi. Ve Salamân-ı la‘înin dahi kelle-i bî-devleti fitrkâke asıldı ve bâzû-yı nâ-baht-ı kemânları yasıldı. Hakkâ ki Âl-i Osmân'ın Van kulu gâzîleri bu meydân-ı ma‘reke-i şecâ‘atde sâhib-i nâmûs olan bahâdırları ol kadar server-i hünerverlikler etdiler kim hân askerlerinin kanlarından kayalar içre halîcler olup kimi şehâdet getirir, kimi amân der. Asker-i bî-amân-ı Van bunlara amân u zamân vermeyüp kellelerin tenlerinden cüdâ edüp zemîne salarlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 270a ·
metinde göster ·
… ı mâhî kayıkları vardır. Ba‘zı âyende vü revende tüccâr-ı sevdâgerân götürür ve
getirir
keştîleri vardır. Cânib-i şarkîsi şehr-i Tebrîz'dir ve taraf-ı garbîsi şehr-i R …
Sitâyiş-i Buhayre-i Rûmiyye-i Kübrâ: Bu buhayreye niçeler bahr-i Rûmiyye ve bahr-i Dümbülî ve bahr-i Debîl ve bahr-i Tebrîz derler. Zîrâ etrâfında vâki‘ olan bilâdların ismiyle müsemmâ bir buhayredir. Van deryâsına Vastân bahri ve Erceyeş bahri ve Âdilcevâz bahri derler. Bu dahi eyledir. Ammâ Tebrîz bu deryâya mesâfe-i ba‘îde olup Rûmiyye karîb olmağile Rûmiyye bahri denmeğile ma‘rûf bir buhayre-i mâlih-i mevsûfdur. Böyle bir buhayredir kim rûy-ı deryâsında niçe yüz sayyâd-ı mâhî kayıkları vardır. Ba‘zı âyende vü revende tüccâr-ı sevdâgerân götürür ve getirir keştîleri vardır. Cânib-i şarkîsi şehr-i Tebrîz'dir ve taraf-ı garbîsi şehr-i Rûmiyye ve kal‘a-i Dümbülî'dir ve niçe kendlerdir. Ammâ cenûbunda şehr-i kadîm Erdebil'e hayli mesâfe-i ba‘îdedir. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr etrâfı Van deryâsından büyükdür. Van deryâsın bir âdem sür‘at ile sekiz günde devr eder ammâ bu on iki günde devr olunur. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Ve müverrihân-ı İrân-zemîn ve müverrih Mıkdısî bu buhayre içün {eyle} tahrîr eylemişler kim Hazret-i Resûl-i Kibriyâ-yı Mustafâ Mekke-i Mükerreme'de rahm-i mâderden müştâkk olduğu gice Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya Kubbesi münhedim olup ol gice bu buhayre yerinde olan Pâncüm şehri ka‘r-ı zemîne geçüp bu buhayre zâhir olur, deyü yazmışlar. El-ilmü indallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295b ·
metinde göster ·
… ların Eyyûb Sultân ensesindeki dağları delüp tâ (---) günden berü İslâmbol'a su
getirir
.
"Benim hayrâtımda karındaşım Yanvan'ın hayrâtı olmasın" deyü Istıranca dağlarında olan cümle suları İslâmbol içre akıtmağa cidd [ü] cehd [ü] ihtimâm edüp İslâmbol içinde Kırkçeşme ensesindeki aşağı kat su kemerlerin binâ edüp bir yılda Kırkçeşme suların Eyyûb Sultân ensesindeki dağları delüp tâ (---) günden berü İslâmbol'a su getirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97a ·
metinde göster ·
… n vüzerâ ve gayri sultânlara meyvenin zamânında her envâ‘ından meyve-i âbdârlar
getirir
kim âdem yemeden doymaz, ammâ incir ve ayvası ve üzümü ve nârına aşk olsun. Hat …
Hattâ bu Tat eline hân tarafından Tat ağası nâmında bir ağa hâkimdir. Ol ağa her bâr hânları ve kalga ve nûreddîn vüzerâ ve gayri sultânlara meyvenin zamânında her envâ‘ından meyve-i âbdârlar getirir kim âdem yemeden doymaz, ammâ incir ve ayvası ve üzümü ve nârına aşk olsun. Hattâ şele sepetler ile iki merhale yerden atlar ile engûrü ve inciri ve gayri müsmirâtları gelüp henüz letâfet [ü] halâveti bâkî gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
şaykaları var. Nehr-i Edil'e bu gemiler girüp Maskov'un (---) nâm tahtına gider …
Ve kırk pâre kadırga-misâl Urus şaykaları gibi küpeşteleri sazlar ile örtülü firkateleri var. Demirkapu'ya ve Bakü kal‘asına ve Gîlân şehrine (---)(---)(---)(---)(---) ve Maskov kralı vilâyetlerinde bin mîl mesâfe-i ba‘îde (---) nehr-i (---)(---)(---)(---) gider gemileri bâzergân götürüp getirir şaykaları var. Nehr-i Edil'e bu gemiler girüp Maskov'un (---) nâm tahtına gider. Gâyet yaraklı pür-silâh gemilerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167a ·
metinde göster ·
… rderek yerler. Ve dahi doğanların salup nehr-i Ten'den balıkları doğanlar dutup
getirir
. Fakîr balıklar ise nehr-i Ten yüzüne soluklanmağa çıkınca hemân doğan ve çakır …
Hikmet-i garîbe vü acîbe-i ibret: Bu Azak kavminin cemî‘i atları ve sığırları ve koyunları ve doğanları ve Karatayak Tatarları da cümle çiğ balık eti yerler. Hattâ nehr-i Ten'den diri balıkları sayd edüp atların önlerine koyup diri balıkları atlar kavraya kavraya harp harp ısırup ağızların köpürderek yerler. Ve dahi doğanların salup nehr-i Ten'den balıkları doğanlar dutup getirir. Fakîr balıklar ise nehr-i Ten yüzüne soluklanmağa çıkınca hemân doğan ve çakırlar balıkları minkârlarıyla kapup sudan taşra kenâra çıkarırlar. Garîb temâşâgâh-ı acîbedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186a ·
metinde göster ·
Deryâdan iki mîl ba‘îd karadadır. Sene (---) târîhinde bâ-fermân-ı sultân İbrâhîm Hân Deli Hüseyin Paşa müceddeden binâ edüp bir mürtefi‘ bayır üzre bir havâleli taş binâ kal‘a-i ra‘nâ-yı şekl-i murabba‘ı kâmil beş yüz adım bir küçük ve alçak dîvârlı kal‘acıkdır kim Deli Hüseyin Paşa'nın otağı yeridir. İçinde bir câmi‘i ve bir mektebi ve yedi aded hânesi ve garba nâzır bir kapusu var. Ve Rûmeli eyâletinden Alacahisâr Beği Mâlik Beğ bu kal‘aya sancağı askeriyle mâlikdir kim muhâfaza edüp âyende vü revendegânları ordu-yı İslâma götürüp getirir, gâyet memerr-i nâs kal‘a-i lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286a ·
metinde göster ·
… bile olup niçe gazâlar edüp huzûr-ı Resûl-i Kibriyâ'ya niçe kerre baş ve diller
getirir
bir gâzî ve şecî‘ ve tüvânâ mîr-i Arab imiş.
Bu Cebel-i Elheme bizzât kavm-i Kureyş'den Hazret-i Risâlet-penâh'ın sahâbe-i kirâmından olup Tebük ve Uhud ve Tâbût ve Hayber ve Bedr-i Huneyn gazâlarında bile olup niçe gazâlar edüp huzûr-ı Resûl-i Kibriyâ'ya niçe kerre baş ve diller getirir bir gâzî ve şecî‘ ve tüvânâ mîr-i Arab imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 367b ·
metinde göster ·
… lâ ve müzehheb ve beyâz kalaylı âvânîler içine koyup beyâz siniler ile huzuruna
getirir
kim her biri ter ü tâze helvâlardır kim zahm-ı zebâna tâkat getiremiyüp nebât-ı …
Helvâ almak murâd edinen dahi mâfî'z-zamîrini işrâb etdikde, nola deyüp murâdın üzre helvâları Y 77a tabak tabak kâğıdlar içine koyup sarı zencîrli ve sarı keffeli terâzûler içre vezn edüp mutallâ ve müzehheb ve beyâz kalaylı âvânîler içine koyup beyâz siniler ile huzuruna getirir kim her biri ter ü tâze helvâlardır kim zahm-ı zebâna tâkat getiremiyüp nebât-ı hamevî gibi erir. Ammâ her helvâsı memdûh-ı cihândır. Ammâ aşk olsun kuyruk yağıyla perverde olmuş beyâz halka çinisine reşk edüp tahassürüm kalmışdır, zîrâ gâyet lezîz halka çinidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y76b–Y77a ·
metinde göster ·
… -ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu (---) bin altundur. Mısır Y 332b emîrü'l-haccı
getirir
. Ve Yenbû‘ü'l-berr'in ve Yenbû‘ü'l-bahr'in ve bender-i Cidde'nin nısf gümrükler …
Ve hâkim şerîf olanın taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu (---) bin altundur. Mısır Y 332b emîrü'l-haccı getirir. Ve Yenbû‘ü'l-berr'in ve Yenbû‘ü'l-bahr'in ve bender-i Cidde'nin nısf gümrükleri şürefânındır. Anlar tarafından birer âdem zabt eder. Fâtih-i Yemen Sinân Paşa arzı ile hatt-ı şerîf gelüp hâlâ mutasarrıflardır. Senevî iki yüz kîse olur. Ve Hind ü Yemen ve Arab u Acem ve Mağrib'den ve'l-hâsıl cümle İslâm diyârından beşer Mısır hazînesi altun nezerât gelüp üç bin mikdârı Arab ve Ervâm askerine verüp hükûmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332a–Y332b ·
metinde göster ·
… ricâlarını kabûl edüp bir şedîd âdemi subaşı edüp ol âdem Mısır'ın altın üstüne
getirir
. Meğer bir müdebbir ü mubassır ve ferâset sâhibi âdem imiş. Bir gece hânesinde …
Muhammed-i Ekrâd hazretleri ricâlarını kabûl edüp bir şedîd âdemi subaşı edüp ol âdem Mısır'ın altın üstüne getirir. Meğer bir müdebbir ü mubassır ve ferâset sâhibi âdem imiş. Bir gece hânesinde mevlûd edüp cemî‘i ulemâ-yı Mısır'ı mevlûda da‘vet edüp esnâ-yı musâhabetde subaşı eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29a ·
metinde göster ·
… m beni bu vasıla getürüp vaslıma erüp bu mâldan mâl alup günde birer koyun alup
getirir
yedirirdim ve bana cimâ‘ ederdi. İşte senin sebebinle ben dahi halâs oldum. Şim …
"Vallâhi bu kenze bu ayı müvekkil idi. Babam beni bu vasıla getürüp vaslıma erüp bu mâldan mâl alup günde birer koyun alup getirir yedirirdim ve bana cimâ‘ ederdi. İşte senin sebebinle ben dahi halâs oldum. Şimden sonra bu mâl-ı Kârûn sana kaldı. Ne dilersen eyle" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y100a ·
metinde göster ·
… âm bir alay-ı azîm ile gelüp dest-bûs edüp cevâhir makûlesi koyun işi hedâyâlar
getirir
, kahve ve şerbet ü buhûr ile ikrâm olunup şehir havâlesiyle yine Mısır'a giderl …
Andan alay-ı azîm ile menzil-i kasaba-i Hânke ya‘nî Hânkâh. Bunda dahi azîm dîvân olunup Kalyûb kâşifi hâki olmağile azîm ziyâfetler edüp beş küheylân remeke çeker kim herbiri biner guruş değer. Bu dîvânda Deşîşe Urbânı şeyhi şeyh Sakır hil‘at geyüp şeyhliği kendüye mukarrer olur ve Mısır'ın a‘yân [u] eşrâfından çok kimesneler gelüp buluşurlar. Anda kâ’immakâm bir alay-ı azîm ile gelüp dest-bûs edüp cevâhir makûlesi koyun işi hedâyâlar getirir, kahve ve şerbet ü buhûr ile ikrâm olunup şehir havâlesiyle yine Mısır'a giderler. Bunlardan sonra yine kübbâr-ı Mısır gürûh gürûh gelüp dest-bûs edüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y185b ·
metinde göster ·
… ederler. Bâğ sâhibleri mâni‘ olmaduğından gayrı meşâyih fukarâlara meyve hedâyâ
getirir
mu‘tekid halkı vardır.
eş-Şeyh İbrâhîm-i Ekber-i Minyâvî: İki yüz hâneli Minye köyünde bâğ u bostân nahlistân içinde medfûndur. Yılda bir kerre mâh-ı Receb'de mevlûd-ı azîmi olup cemiyyet-i kübrâ olur. Her tarîk meşâyihleri fukarâları ile bâğçelerde tevhîd ü tezkîr edüp sohbet-i hâssu'l-hâs ederler. Bâğ sâhibleri mâni‘ olmaduğından gayrı meşâyih fukarâlara meyve hedâyâ getirir mu‘tekid halkı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y350a ·
metinde göster ·
… z âdemiyle nevbet bekleyüp âyende vü revende huccâcı ve tüccârı Mısır'a götürüp
getirir
. Bir ay tamâm olup yerine bir gayrı beğ gelir geldi.
Ve içinde neferâtları kânûn-ı Selîm Şâh üzre mâh-be-mâh Mısır ümerâlarından bir emîr-i Mısır beş yüz âdemiyle nevbet bekleyüp âyende vü revende huccâcı ve tüccârı Mısır'a götürüp getirir. Bir ay tamâm olup yerine bir gayrı beğ gelir geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·