Bânî-i sâbi‘: Binâ-yı şehr-i Makdon hakkında cemî‘i müvverrihân-ı mütekaddimîn tahrîrleri üzre İslâmbol sûrunun ve Ayasofya binâsının keyfiyyet-i binâsı bu yüzden tafsîl [ü] beyân ederler kim yedinci 10b kerrede ta‘mîr [ü] termîm eden Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safî aleyhi's-selâm vech-i arza hübût etdükden sonra beş bin elli iki sene mürûr etdükde Yanko ibn Mâdyân'ın nebîresinden Vezendon nâm bir pâdişâh-ı zîşân zuhûr edüp cihâna ferr ü şevket salup cemî‘i memâlik-i Rûm'a ve bilâd-ı Frengistân ve Kızılelma'ya ve diyâr-ı Alman'a ve Karaman ve Yûnâniyan'a ve Bahr-i Rûm içre ve Ummân [u] Okyûnûs'da olan cümle cezâyirâta ve sâhil-i bahreynde olan bi'l-cümle memâlik-i mahrûse kılâ‘lara hükmü câri olup bi't-tamâm mülûk-i âfâk fermânına râm oldukdan sonra şehr-i Makdon'a gelüp gördü kim dedesi Yanko'nun binâ etdüği o şehr-i kadîm harâb [ü] yebâb olmuş, hemân sâ‘at Makdon'da meks edüp cemî‘i hukemâ ve kehene ve âsafları ile meşveret edüp cümle memâlik zabtı içün İslâmbol'u tahtgâh edinmek içün binâsına şürû‘ etdükde rû-yı arzda fermân-beri olan pâdişâhlara haber gönderüp her diyârın ilm-i hendesede üstâd-ı kâmil mi‘mâr ve ummâl ve bennâlarından on kerre yüz bin âdem cem‘ olup tâli‘-i imâreti seretân olsun deyü tenbîh edüp Edirnekapusu cânibinde bir rasad peydâ edüp bir mîl minâre üzre bir nâkûs ihdâs edüp âmâde idi. Sa‘d sâ‘at oldukda ol çanı çalup cemî‘i bennâlar ellerinde olan taş ve kireçleri zemîne bırağup esâs etmeğe muntazır dururlardı. Hikmet-i Hudâ bir leylek bir yılanı şikâr edüp ber-hevâ âşiyânına getirirken ol yılan leylek murgunun minkârından rehâ bulup hikmet-i Rabbânî mezkûr rasad çanının üzerine yılan düşünce çan çalınup cemî‘i ummâllar ellerinde olan hacerâtları ve cibs-i Horasânîleri zemîne bırağup tarfetü'l-ayn içre esâs-ı sûr bir zirâ‘-ı melikî zemînden âlî oldu. Cemî‘i müneccimîn ve kehhânîn
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a–10b ·
metinde göster ·
Bostâncıbaşı cisri nâm mahalde emr-i pâdişâhî vârid olup cümlesin anda katl edü …
Âhir anlar dahi halâs olmayup dendân-ı tîğdan geçüp bakıyyetü's-seyfi dağlara firâr etdi. Ammâ serdâr-ı murdârları olan Dasnik Emîrzâ ve Hanefî Halîfe (---) âdemleri ile esîr-i bend-i hicrân olunup Der-i devlet-masîre getirirken Bostâncıbaşı cisri nâm mahalde emr-i pâdişâhî vârid olup cümlesin anda katl edüp kelleleri Bâb-ı Hümâyûn önünde galtân olup bi-emri Hudâ ol gece Hanefî Halîfe kellesinin üzerine nûr yağduğın niçe yüz âdem müşâhede etmişdir. Ve on yedi günden gulû-yı âm Allâh Allâh ile Melek Ahmed Paşa'yı ma‘zûl eyleyüp eyâlet-i Özi ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 83b ·
metinde göster ·
… di. İkisinde hidâyet olmayup Ebû Leheb, âye[t]: Arapça âyeti üzre dağdan odun
getirirken
odun bağladuğı ip boğazına geçüp mürd oldu. Ve Ebû Cehil Bedr-i Huneyn gazâsınd …
Bu kavmin pîrleri ikrime bin Ebû Cehil'dir. Hicret-i Nebevviye'nin sene 17 Mekke feth olup Ebû Süfyân ve bu ikrime İslâm ile müşerref olup Selmân-ı Pâk belin kuşadup ehl-i hey’ete pîr oldu. Ve bu ilmi babası Ebû Cehil'den ve Ebû Leheb'den görüp kesret-i seyâhat ile bu ilimde yegâne-i asr olmuşdu. Ve bu ilm-i hartada Ebû Leheb, Ebû Cehil-i la‘în ferîd-i dehrden Dehrî mezheb mel‘ûnlar idi. İkisinde hidâyet olmayup Ebû Leheb, âye[t]: Arapça âyeti üzre dağdan odun getirirken odun bağladuğı ip boğazına geçüp mürd oldu. Ve Ebû Cehil Bedr-i Huneyn gazâsında mürd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
… Nemrûd-ı la‘în âteşe atdıkda bu taş olan âdemler hırz-ı cân ile dağlardan odun
getirirken
Hazret-i İbrâhîm bed-du‘â edüp cümle mâllarıyla taş olmuşlardır. Ve ol mahalde …
Garâ’ibât-ı diğer: Urfa kurbunda Temâşâlık nâm bir dere var. Anda niçe yüz âdemlar atları ve develeri ve katır katârlarıyla bi-emrillâhi Te‘âlâ cümle kara taş olmuşlardır. Hattâ bunlar hakkında a‘yân-ı vilâyetden niçe ulemâ ü sulehâ ve fuzalâ kimesneler buyurdular kim kaçan kim Hazret-i İbrâhîm'i Nemrûd-ı la‘în âteşe atdıkda bu taş olan âdemler hırz-ı cân ile dağlardan odun getirirken Hazret-i İbrâhîm bed-du‘â edüp cümle mâllarıyla taş olmuşlardır. Ve ol mahalde katırlara dahi bed-du‘â edüp "Bağl tevellüd etmesin, ammâ gâyet cefâkâr ve bârkeş olsun" demişlerdir. Hâlâ ilâ haze'l-ân katır doğurmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58a ·
metinde göster ·
… tablların çalarak ve hora depüp dankiyo düdüklerin çalarak Hân'ı kal‘a kurbuna
getirirken
kal‘adan bir yaylım top u tüfeng şâdumânları edüp bir tafra satdılar kim kal‘a- …
Hân'a cümle askeriyle karşu çıkup tablların çalarak ve hora depüp dankiyo düdüklerin çalarak Hân'ı kal‘a kurbuna getirirken kal‘adan bir yaylım top u tüfeng şâdumânları edüp bir tafra satdılar kim kal‘a-i Omân murg-i semender-vâr âteş-i Ummân içinde kaldı ve Hân'a azîm ziyâfetler edüp hedâyâlar geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 49a ·
metinde göster ·
… n nehb u gâret edüp Kâsım'dan sonra yine bu mahalle gelüp arkalarında gemilerin
getirirken
Tatar askeriyle Özü askeri yetişüp cümle kâfirleri dendân-ı tîğdan geçirüp cemî …
Ammâ garâbet bunda kim bu kal‘a ile karşusundaki Kılburun kal‘alarının ve Özü kal‘alarının topları sular üzre kirpi gibi kat-ender-kat nâzır iken sene (---) İbrâhîm Hân asrında Kazak kâfiri bir gece yüz pâre şaykaların sırık hamalları gibi arkalarında ve gâh felenkler ve gâh kızaklar üzre gemilerin karadan getirüp Karadeniz'e çıkarup Karadeniz etrâfın nehb u gâret edüp Kâsım'dan sonra yine bu mahalle gelüp arkalarında gemilerin getirirken Tatar askeriyle Özü askeri yetişüp cümle kâfirleri dendân-ı tîğdan geçirüp cemî‘i İslâm esîrlerin halâs edüp bakıyyetü's-seyf olan kefereleriyle şaykaları Der-i sa‘âdet'e geldi, ya‘nî bu Özü Kazağı tâ bu mertebe div-dest kavm-i Benî Asfer kâfirlerdir. Her bâr Özü kal‘ası gâzîleri atlanup şeb [ü] rûz bu kâfirler ile ceng eder bir alay yarar ve bahâdır ve şecî‘ dilâver server-i hünerver gâzîlerdir. Bu gâzîlerin birkaç ağavâtlarıyla kayıklara binüp karşu tarafda Kılburun kal‘ası seyr [ü] temâşâsına gitdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a ·
metinde göster ·
… i bu şehrin ehl-i hıref sıbyânları hânelerinden üstâdlarının dükkânlarına ta‘âm
getirirken
iki elinde ta‘âmlar ve başı üzre nân-pâreler ve gayri eşyâlar var iken niçe gul …
Ve nehr-i Neretva içinde hammâm kubbesi gibi taşlar vardır ve gayet dîvâne ve taşkın ve coşkun dîvâne akup niçe yerinde buruntu girdâbları olup yıldırım-vâr şakıyup ve ra‘d-vâr gürleyüp böyle bir dâne suya kendüyi atmak zehî cür’et-i benî Âdemdir. Ammâ el-hâsıl hemân îmân etmişlerdir. Evvel alçak kayalardan atlayup dahi âlîden pertâb ede ede idmân bulup cisrden aşağı atılırlar. Ammâ bir cür’et dahi bu şehrin ehl-i hıref sıbyânları hânelerinden üstâdlarının dükkânlarına ta‘âm getirirken iki elinde ta‘âmlar ve başı üzre nân-pâreler ve gayri eşyâlar var iken niçe gulâm-ı sâhib-cür’etler bu kadar bâr-ı sakîller ile cisir ortasında gitmeyüp cisrin iki tarafında olan ensiz korkuluğu üzre gâyetü'l-gâye sür‘at üzre seğirderek ubûr eder cerî sıbyânları var. Aklı olan âdem bu cisrin kenârına varmağa havf eder, ammâ nâ-resîde püserânlar cisrin korkulukları üzre seğirderek geçerler, garîb ü acîb temâşâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165a ·
metinde göster ·
… nayı kâh Vişigrad kal‘asına ve kâh Üstürgon'a ve kâh Şıkloviş kal‘asına götürüp
getirirken
bir gün Peçoy kapudanı olan Pişyük nâm la‘în on bin atlı katana ile gorona hâki …
Ba‘dehu Süleymân Hân Budin'i Erdel kralı olan Yanoş Ban'a ihsân etdikde küffârın tâc-ı İskender'e i‘tibârları olduğundan Yanoş Kral vaka‘ u vakâr sâhibi olsun içün goronayı Yanoş Kral'a Süleymân Hân ihsân edüp Yanoş Kral tâcı âyîn-i kefere üzre Ustolni-Belgrad'da başına geyüp müstakil Budin kralı ve Ungurus çâsârı olup koronanın hıfzına Şıkloviş kal‘ası herseği Pirin Potur nâm kefere goronayı zabt etmeğe hâkim olup bu goronayı kâh Vişigrad kal‘asına ve kâh Üstürgon'a ve kâh Şıkloviş kal‘asına götürüp getirirken bir gün Peçoy kapudanı olan Pişyük nâm la‘în on bin atlı katana ile gorona hâkimi olan Pirin Potura'yı basup kendüyi ve ehl-i ıyâlin kırup goronayı alup Sobron kal‘asına kor.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 67a ·
metinde göster ·
kal‘a-i Azağ'ın burc-ı bârûlarından ve zemînde olan tabyaların balyemez topları …
Ertesi gün cümle Azak askeri pür-silâh âmâde olup Mehemmed Paşa kethudâsıyla elçiye istikbâle çıkup alay-ı azîmle kal‘a-i Azağ'a getirirken kal‘a-i Azağ'ın burc-ı bârûlarından ve zemînde olan tabyaların balyemez topların üçer nevbet küffâra rağmen atup top şâdımânları etdiler kim kal‘a-i Azak murğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı. Ve elçiye paşa bir hil‘at-i pâdişâhî geydirüp kal‘a hâricinde konaklar ta‘yîn olunup bir gece cümle küffâr mihmân olup ertesi gün on bin küffâr gerüye dönüp gitdiler. Elçi ban beş yüz kefere ile kal‘a-i Azak'da kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183b ·
metinde göster ·
… şidüp derdinden hasta olup ol hâl-i bed-fi‘âl-i pür-melâl ile bed-hânesine odun
getirirken
bir seng üzre teneffüs içün odunu koyam zann edüp derhâl arkasından odun taşın …
Bu cengde küffârın inhizâmın Mekke'de Ebû Leheb lâ’in işidüp derdinden hasta olup ol hâl-i bed-fi‘âl-i pür-melâl ile bed-hânesine odun getirirken bir seng üzre teneffüs içün odunu koyam zann edüp derhâl arkasından odun taşın ardına devrilüp oduna bağlı olan ip boğazında kalup Ebû Leheb boğulup mürd oldu. Hakkında sûre-i Tebbet nâzil olup âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306b ·
metinde göster ·
… ğaları ile huccâca karşu çıkup Q 152a alay-ı azîm ile huccâcı Ezlem kal‘asına
getirirken
kal‘a-i Ezlem'den bir yaylım tüfeng ve bir yaylım toplar atılup azîm şâdumânlar …
Ve bu kal‘a Mısır ile Mekke'nin mâbeyninde vâki‘ olmuşdur. Cümle askeri iki gün mukaddem gelüp meks edüp bir azîm ordu bâzâr olur. Ve asker Ezlem ağaları ile huccâca karşu çıkup Q 152a alay-ı azîm ile huccâcı Ezlem kal‘asına getirirken kal‘a-i Ezlem'den bir yaylım tüfeng ve bir yaylım toplar atılup azîm şâdumânlar olup meks olunur. Ve Ezlem beği dahi ordusundaki askeri ile bir yaylım tüfeng ve bir yaylım altı pâre topların endâht edüp şâdumânlıklar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y374a ·
metinde göster ·
… ye top u tüfeng atdırmayup feth edüp keşân-ber-keşân çekerek Tershâne bâğçesine
getirirken
içindeki Fransa kefereleri lehce-i mahsûsları ile;
Ba‘dehu anda lenger-endaht olup ba‘zı nasârâ karaya çıkmak Y 28b sadedinde iken beri tarafda Sultân Mehemmed'in karadan enen iki yüz pâre hâzırbâş firkateleri ile şâhkulu Re’îs ejder ininden çıkar gibi çıkup "avanta kanalya" deyüp berg-i hâtif gibi küffâr gemilerine erüp bi-emrillâh on iki pâre gemiye top u tüfeng atdırmayup feth edüp keşân-ber-keşân çekerek Tershâne bâğçesine getirirken içindeki Fransa kefereleri lehce-i mahsûsları ile;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y28a–Y28b ·
metinde göster ·
… an taşra olup Kedi Ferhâd nâm bir köle "Var şu yumurtayı getir" deyüp yumurtayı
getirirken
elinde pâre pâre oldu, garîb temâşâdır. Hatları ve lisânları İmrânîdir kim anla …
Ve bir beyza-i murg üzre yine bu hurûfları yazup yumurta haymemiz içre yuvarlanarak çadırdan taşra olup Kedi Ferhâd nâm bir köle "Var şu yumurtayı getir" deyüp yumurtayı getirirken elinde pâre pâre oldu, garîb temâşâdır. Hatları ve lisânları İmrânîdir kim anlardan birkaç lugatlerin tahrîr etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·