… Zenândan ve Kalmah ve Moskov'dan dâ’imâ elçiler ve ağır bâzargânlar gelüp metâ‘
getirirler. Ve
dâ’imâ Moskov elçileri gelüp rehn dururlar. Acem diyârına ekseriyyâ semmûr ve b …
Bu kal‘a ile Demirkapu kal‘ası mâbeyni leb-i deryâ ile dörd konakdır. Mâbeynde nevâhî-i Müskir kendleri vardır kim her bir kendi birer büleyde-i ma‘mûredir. Ve göçer-evli Terekeme kavmi vakt-i zemistânda obaları ile konup göçerler. Ve yine bu Bakü'nün cânib-i şarkîsinde şehr-i Şaburan üç menzildir ve kal‘a-i Şemahı yine şarkîsi tarafında beş konakdır ve yine Bakü'nün şîmâlî tarafında şehr-i Gîlân (---) konakdır ve Şamâkî'nin bender iskelesidir. Çîn-i Hıtâ ü Hoten'den ve Fağfûr ü şehr-i Zenândan ve Kalmah ve Moskov'dan dâ’imâ elçiler ve ağır bâzargânlar gelüp metâ‘ getirirler. Ve dâ’imâ Moskov elçileri gelüp rehn dururlar. Acem diyârına ekseriyyâ semmûr ve balık dişi ve zincâb ve Bulğarî telâtin ve niçe elvân metâ‘-ı gûnâ-gûn Moskov diyârından Gîlân'a ve bu Bakü'ye çıkar ve bu Bakü'den tuz ve neft ve za‘ferân ve harîr alup Moskov'a götürürler. Zîrâ za‘frânı ve harîri Lahîcân'dan şeffâflı ibrişimi olur ve Anadolu'da Za‘ferânborlu'sunda latîf za‘ferânı olur. Ve bu Bakü nâhiyelerinde ba‘zı şûre yerler vardır. At ve âdem basup sehl dursa atın tırnağı ve âdemin ayağı yanar. Ba‘zı yerleri hafr edüp kârbân halkı ol hafr içine tancere ile lahm ve gayrı ta‘âm koyup ân-ı sâ‘atde zemînin herâretinden ta‘âm pişüp tenâvül ederler, aceb hikmet-i Hudâdır. Bu şehrin cânib-i şimâli kurbunda nehr-i Kür deryâ-misâl olup Bahr-i Haraz'a munsab olur. Ba‘zı zemân Moskov'un Kazak-ı Akı kenarı sazlı gemileriyle bu Kür nehrine girüp âmedânî Acem şehirlerin nehb ü gâret edüp niçe bin Acem esîriyle mâl-ı ganâ’im alup esîrleri Gîlân bâzârına götürüp emân ile fürûht eder. Bir nehr-i azîmdir kim Tuna'ya mânend arîzdir, lâkin amîk değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314b ·
metinde göster ·
… her ocağına bir sini ta‘âm çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve şem‘-i revgân
getirirler ve
her at ve deve başına birer tobra şa‘îr getirüp mihmândârlar hizmet ederler, ev …
Der-sitâyiş-i kasaba-i Hersek: Sene 861 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzi Bosna diyârında Hersek kralının tahtı olan Bolagay kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekerken içerden kralın oğlu kemend ile kal‘adan taşra nüzûl edüp Ebü'l-feth huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp bi-emrillah kal‘a feth olup mâl-ı ganâyimiyle ol kal‘ayı müselmân olan Hersek Kralı zâdesi Ahmed Beğ'e ber-vech-i sancak ihsân edüp ol taraflarda yetmiş altı pâre babasından kalmış kal‘aları feth edüp bilâd-ı İslâmiyeye zamîme olunduğu makbûl-ı şehriyârî olup mezkûr Ahmed Beğ'e Bosna eyâleti ihsân olunup andan vezîr-i âlîşân olduğu mahallerde gazâ mâlından bu Hersek kasabası yeri bir mahsûldâr arz-ı hâliye olup memerr-i nâs-ı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc olmağıla Hersekoğlu Ahmed Paşa bu cây-ı latîfe yedi yüz hâne re‘âyâ meks etdirüp cemî‘i tekâlîfden mu‘âf [u] müsellem olmağiçün ellerine hatt-ı şerîfler verüp ahâlî-i belde ve âyende vü revendeye ibâdethâne olmak içün bir minâreli ve vâsi‘ haremli ve cânib-i erba‘ası kıbâbları sütûnlar üzre ârâste iki kubbe-i âlî ile pîrâste ve mihrâb ve minber-i münîri ber tarz-ı kadîm bir müzeyyen câmi‘-i azîm binâ eder ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve bir hammâm ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm binâ edüp hâlâ cemî‘i âyende vü revende müsâfirîn ü mücâvirînleri mihmânsarâyda meks edüp mihmândârlar kârbânsarâyın her ocağına bir sini ta‘âm çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve şem‘-i revgân getirirler ve her at ve deve başına birer tobra şa‘îr getirüp mihmândârlar hizmet ederler, evkâf-ı azîmdir. Ve cümle yetmiş aded dükkândır. Ve cümle sonradan ihdâs beş aded hânlardır kim cümle binâları kiremitlidir ammâ Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın bu kasaba içre cümle câmi‘ ve imâretleri kurşumlu binâ-yı azîmlerdir. Anınçün Hersek kasabası derler. Lâkin âb [u] hevâsı sakîldir, serçe ısıtma dutar. Cümle halkı asfaru'l-levn Etrâk âdemleridir, ammâ ankâlardır. Zîrâ gâyet kâr [u] kisb yeridir. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 4b ·
metinde göster ·
… gûyâ her biri birer hândır, ammâ suları uzakdan hımârlar ile kârbân pınarından
getirirler ve
âyende vü revendeler bu İskenderûn cezîre yer olmağıla kârbân pınarında konarla …
İbtidâ bânîsi İskender-i Kübrâ olduğundan İskenderûn derler. Ba‘dehû Urbân kavmi harâb edüp ba‘dehû İbn Ebî Dâvûd Alayâdî binâ etdi. Yine harâb olup memerr-i huccâc mesdûd olup harâmîler yatağı ve frenk kâfirlerinin durağı olup âhir sene 1021 Sultân Ahmed Hân târîhinde Vezîria‘zam Nasıf Paşa bir kal‘a-i metîn binâ etmeğe mübâşeret edüp itmâmı müyesser olmadan Karadeniz kenarında Sinop kal‘asına Kazak-ı Ak istilâ etdüğün Nasûh Paşa Sultân Ahmed Hân'a i‘lâm etmediğiçün Ahmed Hân Nasûh Paşa'yı katl edüp bu İskenderûn kal‘ası nâ-temâm kalmışdır. Sehel himmet-i Âl-i Osmân ile ma‘mûr olup bir şehr-i bender olmak emr-i sehl idi. Zîrâ Haleb'e iki menzil karîb elzem-i levâzımînden şâhrâhlı bir iskeledir. Beher sene limanına iki yüz pâre keştî-i Müslim ve Frenk galyonları gelüp lenger-endâht olup yatarlar. Kal‘ası olmamak ile Frenk-i bed-renk gümrük vermede inâd ve muhâlefet edüp giderler ammâ kal‘ası imâr olsa küffâr galyonlarının âsîleri gelemeyüp mutî‘leri dahi gümrük vermede inâd ve muhâlefet edemezlerdi. Hâlâ bu bender Haleb eyâletinde yetmiş yük akçe iltizâm gümrük emânetidir ve yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi (---) aded kurâdır. Bu kurâlardan senevî beher sâl kadısına beş kîse hâsıl olur. A‘lâ latîf limanı vardır lâkin kara karaka ve burten ve şınıya ve galyon karavana kalyonlar girüp yatamazlar, top menzili ba‘îd alarka yatarlar. A‘lâ demir dutar yatakdır ammâ batı tarafı açık olmağıla kumu çok gelüp yine demir kuvvetiyle yatarlar, latîf yatakdır. Bu limanın cânib-i garbîsinde iki yüz altmış mil cezîre-i Kıbrıs'ın burnunda kal‘a-i (---) limanıdır. Latîf ve mu‘tedil havâda cezîre-i Kıbrıs'ın karlı dağları görünür derler ammâ hakîr görmedim. Bu İskenderûn'da cümle Frenk ve Rûm kefereleri sâkin olmağıla câmi‘ ve hammâm ve hân ve çârsû-yı bâzârı yokdur ammâ meyhâneleri çokdur. Ba‘zı âyende vü revendeler vakt-i şitâda bu meyhânelerde meks ederler, gûyâ her biri birer hândır, ammâ suları uzakdan hımârlar ile kârbân pınarından getirirler ve âyende vü revendeler bu İskenderûn cezîre yer olmağıla kârbân pınarında konarlar. Ammâ bu İskenderûn'da yedi kralın balyoz vekîlleri ya‘nî konsolosları sâkin olup balyozları Haleb'de 21b balyozhânelerinde sâkin olurlar ve bu İskenderûn Haleb iskelesi olmak ile gümrük yanında azîm mahzenler vardır. Şeb [u] rûz Frenk kâfirleri anda bey‘ u şirâ ederler. Hatta Murtezâ Paşa efendimiz alay-ı azîm ile bu mahalden ubûr ederken deryâda yatan yigirmi altı pâre galyonlar "Safâ geldin!" deyü ol kadar top-ı şâdımânlar atdılar kim gûyâ her biri âteş-i Nemrûd içinde kaldı. Bu İskenderûn'un cânib-i selâsı sazlık ve bataklık yerdir kim kefere domuzlarının bataklığıdır. Müselmânlar ihtirâz üzre yatarlar ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 21a–21b ·
metinde göster ·
… e âdem başına birer nân ve her ocağa birer şem‘-i revgan ma‘a şem‘dân hüddâmlar
getirirler ve
her gice cemî‘i müsafirînin atlarına ve deve ve katırlarına birer alîk yem muka …
Şâm hâkinde sene (---) târîhinde Mehemmed Hân vezîrlerinden Fâtih-i Yemen Sinân Paşa evkâfıdır. Bir çöl [ü] çölistân içre kal‘a-misâl toplu ve tüfenkli bir hân-ı azîmdir. Üç yüz asker ile mütevellîsi hâkimdir. Yetmiş pâre kasaba-misâl evkâf kurâları vardır. Bu hâna on bin âdem atiyle deve katar-ı mehâriyle gelüp meks etseler yine bir cânibi hâlî kalır, tâ bu mertebe hâyrât-ı azîmdir. Gûnâ-gûn kâ‘alar ve müte‘addid hücreler ve mastabalar ve beş bin at alır ıstablı ve başka develiği ve başka harem odaları ve imâreti ve kilârı ve furûnu ve müferrâh hammâmı ve kırk aded dükkânları ve başka mütevellî sarâyı ve paşalar içün başka sarâylı bir hân-ı azîmdir kim cümle âsâr-ı binâsı kârgîr kıbâblar ile inşâ olunmuştur. Cümle rûy-ı dîvâr silâh asacak demir çengeller ile ârâste ve cümle atları kayd-bend edecek hadîd halkalar ile pîrâste ve haremin vasatında bir havz-ı azîm ile müzeyyen bî-kusûr hân-ı azîmdir ve subh [u] mesâ cemî‘i müsâfirîne her ocak başına birer bakır sini ile beşer tas lahm pâreleriyle buğday çorbası ve âdem başına birer nân ve her ocağa birer şem‘-i revgan ma‘a şem‘dân hüddâmlar getirirler ve her gice cemî‘i müsafirînin atlarına ve deve ve katırlarına birer alîk yem mukarrerdir. Murtezâ Paşa efendimize mütevellî Kâsım Ağazâde Mustafâ Çelebi bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim ta‘bîr olunmaz tâ bu mertebe bir hân-ı kadîm ve hayrât-ı azîmdir kim Arab u Acem'de Katîfe Hânı meşhûr-ı âfâkdır. Andan yine cânib-i kıbleye 6 sâ‘atde, 28b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28a–28b ·
metinde göster ·
… avm-i tüccârdır kim ekseriyyâ diyâr-ı Acem'e ve Gürcîstân'a metâ‘ götürüp kâlây
getirirler. Ve
bir zümresi şehr içre ehl-i hırefdir kim cemî‘i ehl-i hırfet bu şehr içinde mev …
Ve cümle bu Rujikî tâ’ifesinin elleri ve ayakları ve sakalları sünnet-i Resûl üzre kınalı ve gözleri sürmeli âdemlerdir ve cümle üstâd tüfeng-endâz u şecî‘ ve yarar u bahâdırân-ı kavm-i Ekrâdândırlar kim bu gürûh cümle Hân huddâmlarıdır. Bir fırkası dahi a‘yândan ehl-i hizmetdir. Hân eyâletinde olan ze‘âmet sâhibleridir ve hâs u harâc tahsîl ederler. Ve bir fırkasının çoğu kavm-i tüccârdır kim ekseriyyâ diyâr-ı Acem'e ve Gürcîstân'a metâ‘ götürüp kâlây getirirler. Ve bir zümresi şehr içre ehl-i hırefdir kim cemî‘i ehl-i hırfet bu şehr içinde mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 234a ·
metinde göster ·
… yye beyninde Kudüs'deki Kamâme'den sonra bu veng-i Verek'e i‘tibâr edüp nezerât
getirirler. Ve
refîkimiz olan ağalara ve hakîre birer vaşak postu hedâyâ verüp, mısra‘
Menzil-i Veng-i Verek: Bu diyâr Ermenîstân olmağile cemî‘i kenîselerine veng derler. Ammâ bu veng-i Verek, Verek dağının ta zirve-i a‘lâsının sehel alçağında bir hıyâbân-ı gülistân [u] dırahtistân-ı azîm kıbâb-ı kârgîrler ile mebnî kal‘a-misâl demir kapulu bir veng-i pür-âvengdir kim bir deyr-i kadîme müşâbeheti yokdur. Üç yüzden mütecâviz ruhbân [u] kıssîs ve bıtrîk [ü] papas Ermenîleri vardır kim her biri birer şuğle me’mûrdur. Ol gice beş yüz nefer askere i‘zâz u ikrâm etdiler kim ta‘bîr olunur değildir. Zîrâ cemî‘i millet-i Mesîhiyye beyninde Kudüs'deki Kamâme'den sonra bu veng-i Verek'e i‘tibâr edüp nezerât getirirler. Ve refîkimiz olan ağalara ve hakîre birer vaşak postu hedâyâ verüp, mısra‘
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 285b ·
metinde göster ·
… elâm mu‘tedil âdemler iki elçiyi birer hîle-i şer‘î ve nezâketle eyle orta mile
getirirler ve
iki elçiyi birbirlerine buluşdurup müsâfaha ve müsâmaha etdirüp kâfirin elçisi …
Hulâsa-i kelâm mu‘tedil âdemler iki elçiyi birer hîle-i şer‘î ve nezâketle eyle orta mile getirirler ve iki elçiyi birbirlerine buluşdurup müsâfaha ve müsâmaha etdirüp kâfirin elçisi bizim elçinin göğsünü öper ve bizim elçi anın omuzun öper şekilli olup hâl hâtır soruşdukdan sonra esnâ-yı mükâlemede hemân kâfirin elçisi eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45b ·
metinde göster ·
… Süleymân Hân üzre matbah-ı âmireye üç yüz kîselik bal ve yağ ve balmûmu ve tuz
getirirler. Ve
her sene tershâne-i âmire içün üç yüz kîselik sığır gönü ve gemileri yağlamak i …
Ve her sene üç yüz kîse mâl hazîne-i pâdişâhîye gelüp kânûn-ı Süleymân Hân üzre matbah-ı âmireye üç yüz kîselik bal ve yağ ve balmûmu ve tuz getirirler. Ve her sene tershâne-i âmire içün üç yüz kîselik sığır gönü ve gemileri yağlamak içün don yağı ve esîrlere kara kendir bezi gömleklik bez verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102a ·
metinde göster ·
… türüp fürûht ederler ve gayri metâ‘ da götürüp bey‘ [ü] şirâ edüp gayri eşyâlar
getirirler. Ve
bir sınıfı ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân ve sofîlerdir kim Halvetî ve Celvetî ta …
Ve bir esnâfı dahi tüccârdır. Vilâyet vilâyet esîrleri götürüp fürûht ederler ve gayri metâ‘ da götürüp bey‘ [ü] şirâ edüp gayri eşyâlar getirirler. Ve bir sınıfı ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân ve sofîlerdir kim Halvetî ve Celvetî tarîkında kırk bin kadar ehl-i tevhîd sofîleri olduğun Sefer Gâzî Ağa Vezîr tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108a ·
metinde göster ·
… p cemî‘i kâfiristândan intikâm alup sürü sürü evlâdların sürüp cezîre-i Kırım'a
getirirler ve
vilâyet vilâyet götürürler.
Bu kadar Kazak esîrleri Kırım içinde olduğundan cümle askerî tâ’ifelerin sefere götürmeyüp ancak hânlar seksen bin aded "Benem, dîğer nîst!" diyen asker ile sefer eşüp cemî‘i kâfiristândan intikâm alup sürü sürü evlâdların sürüp cezîre-i Kırım'a getirirler ve vilâyet vilâyet götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
… llık yerlerde parsaya gezüp mâl-ı firâvân tahsîl edüp bu Aya Moniya manastırına
getirirler. Ve
matbah-ı Keykâvus'una masrûf edüp ni‘metlerin müsâfirîn ü müslimîne yedirirler. …
Cümle Rûm bu deyre gâyet Y 60b i‘tibâr ederler, cemî‘i milk-i nasârânın dâr [u] diyârlarından niçe milyon mâl-ı hazâyin nüzûrât gelir. Hemân bu deyrin bin mikdârı ruhbânı vardır. Ancak iki yüz mikdârı bu deyrde hidmet edüp yedi yüz yetmiş ruhbânı yedi krallık yerlerde parsaya gezüp mâl-ı firâvân tahsîl edüp bu Aya Moniya manastırına getirirler. Ve matbah-ı Keykâvus'una masrûf edüp ni‘metlerin müsâfirîn ü müslimîne yedirirler. Her şeb [u] rûz müsâfirleri eksik değildir. Ve cemî‘i et‘ıme ve nefîselerinden gayri şarâb-ı serâbhâne sarnıçlarında kırk yıllık bâdeleri ve arakları bulunur. Şehirden ba‘zı yârân mu‘âlece-i humâr içün hekîmânca nûş edüp def‘-i humâr ederek sudâ‘dan dahi halâs olur. Ammâ tecdîd-i humâr eder bir özge marazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y60a–Y60b ·
metinde göster ·
… ardır ve dâ’imâ aşağı bâğlar içre âb-ı hayât suları vardır andan eşekler ile su
getirirler. Ve
bu kal‘anın garb cânibinde yokuş aşağı bir sâ‘atde enüp Alî Paşa oğlu Abdülkâdi …
Ve bu kal‘anın cirmi dörd yüz adımdır. Ve üç cânibi çâh-ı gayyâ-misâl olduğundan handakı yokdur. Ve ancak garba nâzır bir kapusu var. Ve her evde sarnıçları vardır ve dâ’imâ aşağı bâğlar içre âb-ı hayât suları vardır andan eşekler ile su getirirler. Ve bu kal‘anın garb cânibinde yokuş aşağı bir sâ‘atde enüp Alî Paşa oğlu Abdülkâdir Paşa'nın köyünde ta‘âm tenâvül edüp leb-i deryâya karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a ·
metinde göster ·
… vende ve huccâcı ve tüccâr-ı ehl-i berr ü bihârı murâd edindikleri yere götürüp
getirirler. Ve
kavm-i tüccârdan bâr başına altı akçe kânûndur, alup bu râhları hıfz [u] hirâse …
Sıfet hâki bu mahalde tamâm olup Nâbulus hudûdudur. Ve bu kal‘a neferâtları âyende vü revende ve huccâcı ve tüccâr-ı ehl-i berr ü bihârı murâd edindikleri yere götürüp getirirler. Ve kavm-i tüccârdan bâr başına altı akçe kânûndur, alup bu râhları hıfz [u] hirâset ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y203b ·
metinde göster ·
… ederler kim me’kûlât [u] meşrûbâtlarından kuş südün istesen der-akâb peydâ edüp
getirirler. Ve
müte‘addid âdemler mihmân oldukça ol kadar mihmândârlık edüp dîbâ ve şîb ü zerb …
Ve hareminin cânib-i erba‘asında müsâfirhâneleri var, kârbânsarây-vâr. Âyende vü revendeler gelüp üç gün mihmân olup matbah-ı Keykâvus'undan ni‘meti mebzûldür. Eğer müslim ve eğer milel-i muhtelifeye ol kadar i‘zâz u ikrâm ederler kim me’kûlât [u] meşrûbâtlarından kuş südün istesen der-akâb peydâ edüp getirirler. Ve müte‘addid âdemler mihmân oldukça ol kadar mihmândârlık edüp dîbâ ve şîb ü zerbâft câmehâblar getirüp gülâb ûd u ambere varınca getirüp müsâfirin demâğın mu‘attar ederler. Ve tıfl-ı mürekkeb hidmete müsta‘id reşîd ü necîb mûğpîçecikler geysûların târumâr edüp hidmet ederler. Ve bu gûne hidmeti Urum keferelerine rağmen ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
… eher sene emîr-i hac ile beş yüz yiğit huccâc-ı müslimîni hacc-ı şerîfe götürüp
getirirler. Ve
bu tâ’ifenin me’kûlât [u] meşrûbâtları içün kilar emîni ve habbu'r-rummân çavuş …
Ve bin beş yüz müsellah ve müretteb yerli yeniçerisi vardır. Ammâ on bin asker-i güzîde olur. Gâyet ankâ kuldur. Beher sene emîr-i hac ile beş yüz yiğit huccâc-ı müslimîni hacc-ı şerîfe götürüp getirirler. Ve bu tâ’ifenin me’kûlât [u] meşrûbâtları içün kilar emîni ve habbu'r-rummân çavuşu ta‘yîn olunup hacca varup gelince kırk dörd bin guruş şâm hazînesinden masrûfları olur. Ve her âdeme mîrîden birer kısrak verirler. Ba‘zına heccân ve mahâfe verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y240b ·
metinde göster ·
… avimdir. Bu âdemler Yemen vilâyetlerinden bâdem ve akîk u Yemenî ve bileği taşı
getirirler. Ve
bunun emsâli niçe ecnâs-ı mahlûkullâh var kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Ve şehr-i Demmâre ve kal‘a-i Habbe âdemlerinden kıp kırmızı âdemler, ammâ gözleri sarı. Bunlar dahi nahîf ü kadîd âdemlerdir. Ba‘zılar Hudâ hakkıyçün Y 320a maymûna benzerler. Ancak kuyrukları ve tüğleri yok, yohsa çehreleri maymûn-sıfatdır. Ammâ ne mudhik kavimdir. Bu âdemler Yemen vilâyetlerinden bâdem ve akîk u Yemenî ve bileği taşı getirirler. Ve bunun emsâli niçe ecnâs-ı mahlûkullâh var kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y319b–Y320a ·
metinde göster ·