… dan Erbîl ibn Behsitvân ibn Kâbus ibn Menûçehr binâ edüp Hazret-i Yahyâ'ya îmân
getirmişlerdir
.
Ve Lur hâkimi tahtı olan Sine kal‘ası derecesi üzre altışar vukıyye âdem dişleri vardır. Ashâb-ı Fîl dişidir, derler. Lûgat-i Arabî'de ve İbrî'de dişe sîn derler. Ol dişler Sîn şehrinde maslûb olduğiyçün kal‘a-i Sîn derler, deyü tahrîr etmişler. Hâlâ yine bu sahrâ-yı Erbîl'de Ashâb-ı Fîl'in niçe üstühânları ve niçe dendânları bulunur. Bu kal‘a-i Erbîl Âl-i Benî Ziyâd'dan Erbîl ibn Behsitvân ibn Kâbus ibn Menûçehr binâ edüp Hazret-i Yahyâ'ya îmân getirmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 371b ·
metinde göster ·
… ülkâ hisâbın Allah bilür. Mi‘râc-ı berrîn gicesi Hazret-i Risâlet'e bunlar îmân
getirmişlerdir
. Bunlar dahi Âdem Nebî'den evvel halk olmuşlardır.
Ezîn-cânib yine sadede rücû‘ idelim. Çünkim Cenâb-ı Allah yer ile gök arasında kavm-i tuyûru halk edüp anlardan sonra kavm-i sekali ya‘nî kavm-i ecinnenin envâ‘ın halk etdi kim bâlâda tahrîr olunduğu üzre yetmiş kavmi müslim ervâh-ı tayyibedir ve yetmiş kavmi habîse keferelerdir denmişdi. Bunlardan sonra kavm-i Câbülkâ hisâbın Allah bilür. Mi‘râc-ı berrîn gicesi Hazret-i Risâlet'e bunlar îmân getirmişlerdir. Bunlar dahi Âdem Nebî'den evvel halk olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 397a ·
metinde göster ·
Bunlar Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâma Menûçehr ile bir yerden îmân
getirmişlerdir
, zîrâ bunlar hem-asır idiler. Hâlâ bu Irâk-ı Dâdyân'ın kıblesi hâricinde bir hı …
Bunlar Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâma Menûçehr ile bir yerden îmân getirmişlerdir, zîrâ bunlar hem-asır idiler. Hâlâ bu Irâk-ı Dâdyân'ın kıblesi hâricinde bir hıyâbân-ı İremistân içre dördü bir kubbe-i âlî içinde medfûnlardır kim cemî‘i âlât-ı silâhları ser-i pâları ucunda kâ’im olan amûd-ı müntehâlar üzre amûd-ı salıkları ve gür[z]leri maslûb durur. Bu diyâr kavimlerinin zu‘mlarınca Sâm [u] Nerîmân ve Zâl [u] Köstehem peygamber olalar. Anıniçün âlât-ı silâhlarına vaz‘-ı yed etmeyüp ziyâret edüp giderler. Türbelerinde Kumuk kavminden bir niçe türbedârları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161a ·
metinde göster ·
… met-i enhâr-ı zülâl-ı âb-ı revân: Niçe sâhibü'l-hayrâtlar bu şehre âb-ı cârîler
getirmişlerdir
, ammâ cümleden lezîz âb-ı hayât Hortaç dağından gelen şarâb-ı zülâl gibi bir mâ …
Bâb-ı rahmet-i enhâr-ı zülâl-ı âb-ı revân: Niçe sâhibü'l-hayrâtlar bu şehre âb-ı cârîler getirmişlerdir, ammâ cümleden lezîz âb-ı hayât Hortaç dağından gelen şarâb-ı zülâl gibi bir mâ-i tahûr yokdur kim menba‘ı cebel-i Hortaç'dır ve gâyetü'l-gâye serî‘u'l-hazmdır. Cümle şehrin hân u câmi‘ ve hammâm u hânedânların rey eden bu ayn-ı Hortaç'dır. Ammâ Yenikapu'nun taşrasındaki garb tarafı dağlarından dahi niçe sular bu şehre gelir, ammâ ol kadar nâfi‘ değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 227b ·
metinde göster ·
… olundaki kemerlerin suyudur kim şehre karîb yerde gayri yollar eyleyüp bu şehre
getirmişlerdir
. Ammâ gâyet lezîz sudur.
Ve aşağı kal‘a önünde bir hânı var. Ve cümle hânları kırmızı kiremitlidir. Ve bir kaç çeşme-sârları vardır kim Cemşîd'in Ayasuluk yolundaki kemerlerin suyudur kim şehre karîb yerde gayri yollar eyleyüp bu şehre getirmişlerdir. Ammâ gâyet lezîz sudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71b ·
metinde göster ·
… ret üzre cereyân eder. Anıniçün Haleb'in suyu humret üzredir. Selef pâdişâhları
getirmişlerdir
. Bir kaç senede bir Furâd'dan berü cereyân eden yolların tathîr etmeğe me’mûr k …
Ve bu Haleb şehri içre cereyân edüp def‘-i atşân olunan âb-ı hayâtlara kastal ta‘bîr ederler. Üç konak yerden nehr-i Murâd ve zülâl-i Furât'dan gelüp Ayntâb kurbunda karye-i (---) kurbundan ubûr [edüp] Sarıgana'nın Kırkbınar'ına mahlût olup Haleb'e revâne olur. Ve dâ’imâ nehr-i Furât humret üzre cereyân eder. Anıniçün Haleb'in suyu humret üzredir. Selef pâdişâhları getirmişlerdir. Bir kaç senede bir Furâd'dan berü cereyân eden yolların tathîr etmeğe me’mûr kurâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y172b ·
metinde göster ·
Hakîkatü'l-hâl henüz gelüp balık dişi ve semmûr dânesi
getirmişlerdir
. Ve şiddet-i şitâdan yüzleri pâre pâre olmuşdu ki sarı sarı suları cereyân eder …
Hakîkatü'l-hâl henüz gelüp balık dişi ve semmûr dânesi getirmişlerdir. Ve şiddet-i şitâdan yüzleri pâre pâre olmuşdu ki sarı sarı suları cereyân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y254a ·
metinde göster ·