… ın bilmek ihtimâli yokdur. Hattâ bir ayağına na‘lın ve bir ayağına 172b çizme
geyüp gezer
ve gâhîce bir yanına sarı ve bir yanına kırmızı papuç geyüp "Bu şey benim kaydı …
Veysî Çelebi eyitdi: "İnşâ’allâh sultânım bu necîb ve reşîd ma‘sûmdan çok ma‘nâ zâhir olup makbûl-i dü-cihân ola" deyü hayır du‘âlar edüp hamd-i Hudâ anların da hüsn-i nazarlarına nâ’il olup, elli seneden sonra şimdi Melek Ahmed Paşa efendimizle Bosnasarâyı mansıbından ma‘zûl olup Rûmeli mansıbına gelirken bu Üsküb nevâhîlerinden Kaçanik nâm kasabaya geldikde Veysîzâde Çelebi ile görüşmek müyesser olmuşdur, ammâ Cenâb-ı Bârî kadirdir kim bu Çelebi'nin pederi Veysî Efendi her ne kadar cihân-ârâ mütebahhirînden füsehâ-yı bulegâ-yı erbâb-ı ma‘ârifden fuzelâ-yı dehr kimesne ise oğlu Çelebi Efendi'nin o kadar aksi bir kelâma kâdir değil, gûyâ mecâzibûndan bir oğuz bülh çelebi idi. Melek Paşa ile görüşmek oldukda hemân samûd abdâlı gibi epsem dururdu. Tâ bu mertebe bir Oğuzcakdır kim müddet-i medîd ömrlerinde kendü pâbûşların bilmek ihtimâli yokdur. Hattâ bir ayağına na‘lın ve bir ayağına 172b çizme geyüp gezer ve gâhîce bir yanına sarı ve bir yanına kırmızı papuç geyüp "Bu şey benim kaydımda(?) olmamışdır" ve selâm verseler, "Ya ben ne diyeyim?" deyü yanındaki huddâmlarına su’âl eder ve ismini su’âl edenlere rub‘ sâ‘atde cevâb verir, ammâ yine ulemâ şeklinde pâk libâslar ile mülebbes bir vecîhü'l-manzar ve müşekkel ak sakallı çelebidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172a–172b ·
metinde göster ·
… ve tula ve yetgen nâm tâzîleriyle sayd u şikâra gider. Ve dâ’imâ harîr libâslar
geyüp gezer
. Hudâ-yı Bîçûn mu‘ammer ede.
Bu gazâların mâl-ı ganâ’imlerinden bir habbe ve deyyâr katre almayup cümle mâlı karaçı halkına ve Osmânlı gâzîlerine bir-ender-bir keremkârây şehzâdedir. Hâlâ diyâr-ı Kırım'da yine görüşüp ihsânların aldık. Bu dahi bir dârât [u] azamet ve hadem ü haşeme ve esbâb [u] ihtişâma mâlik bir melek-sıfat nevhat cüvân-bahtdır kim dâ’imâ ilm-i ferese meşgûl olup erbâb-ı ma‘ârif ile ihtilât eder, ammâ haftada bir kerre taraş ve tula ve yetgen nâm tâzîleriyle sayd u şikâra gider. Ve dâ’imâ harîr libâslar geyüp gezer. Hudâ-yı Bîçûn mu‘ammer ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129b ·
metinde göster ·