. Ve zenâneleri çuka ferrâce ve başlarına ve dülbend izâr ve yüzlerine kıl nikâb …
A‘yân [u] eşrâfı elbise-i fâhireler geyüp sâ’ir vasatü'l-hâl tüccâr ehl-i hırefleri kudretine göre siyâb-ı kasîrler geyerler. Ve zenâneleri çuka ferrâce ve başlarına ve dülbend izâr ve yüzlerine kıl nikâb ile selâmiyye dîbâ takya geyüp gâyet mü’eddebâne hareket ederler. Ve bu şehrin mahbûbu ve mahbûbesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134a ·
metinde göster ·
… vardır. Çoğu Arapça deyüp bâğbânlık ederler. Ve gûnâ-gûn ehl-i sünnet esbâbı
geyerler
. Ekseriyyâ halkı Anatolu tarafındadır. Ammâ nebtîz şehir oğlanları vardır.
Ve bu şehrin ahâlîsi gâyet ehl-i zevkdir. Ve sulehâdan ehl-i hâl [ve] sâhib-i vera‘ kimesneleri vardır. Çoğu Arapça deyüp bâğbânlık ederler. Ve gûnâ-gûn ehl-i sünnet esbâbı geyerler. Ekseriyyâ halkı Anatolu tarafındadır. Ammâ nebtîz şehir oğlanları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135a ·
metinde göster ·
… fırkası askerî tâ’ifesinin a‘yân [u] eşrâflarıdır kim gûnâ-gûn akmişe-i fâhire
geyerler
.
Ve halkının kâr [u] kesbleri ve libâsları ve lisânların beyân eder: Ahâlî-i Üsküdar (---) fırkadır. Bir fırkası askerî tâ’ifesinin a‘yân [u] eşrâflarıdır kim gûnâ-gûn akmişe-i fâhire geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 144a ·
metinde göster ·
… ‘âtdır. Bu kavmin libâsları iktidârlarına göre kapama ve çuka dolama ve ferrâce
geyerler
.
Ve bir fırkası keştîbân ve kayıkcıyândır. Ve bir zümresi esnâf-ı tüccârân [u] ehl-i sanâyi‘âtdır. Bu kavmin libâsları iktidârlarına göre kapama ve çuka dolama ve ferrâce geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 144a ·
metinde göster ·
… len tâc-ı gûnâ-gûnlar ol tâcın bir misâlidir kim her kavm birer gûne tâc-ı kabâ
geyerler
.
Ammâ tâc geymenin kırk su’âli vardır, değme âşık-ı cân cevâb veremez. Ammâ netîce-i kelâm ibtidâ tâc geymek Âdem Safî'den kaldı ve yüz yigirmi dörd bin mürsel ve gayrı mürsel suhuf nâzil olmuş peygamberlere tâc-ı nübüvvet müyesser olmuşdur. Ammâ âhir zamân peygamberi Muhammedü'l-Mustafâ'ya leyle-i Mi‘râc'da bizzât Cenâb-ı Bârî'nin yed-i kudretiyle tâc-ı enbiyâ müyesser olup cümle enbiyâya ser-tâc-ı asfıyâ oldu. Ol tâcı, Ehl-i beyt-i Mustafâ-yı Âl-i abâ dahi geymişdir. Andan gayra müyesser olmamışdır. İlâ hâze'l-ân bu rû-yı arzda geyilen tâc-ı gûnâ-gûnlar ol tâcın bir misâlidir kim her kavm birer gûne tâc-ı kabâ geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
… ları Unkapanı'nın iç yüzünde vâkı‘ olup uncu kefereleri bir gûne manlifke şapka
geyerler
kim gûyâ hayâl-i zıl Karagöz'ü şapkasıdır. Ammâ müstakîm keferelerdir. Bunlar d …
Esnâf-ı uncuyân: Dükkân 400, neferât 600, ekseriyyâ dükkânları Unkapanı'nın iç yüzünde vâkı‘ olup uncu kefereleri bir gûne manlifke şapka geyerler kim gûyâ hayâl-i zıl Karagöz'ü şapkasıdır. Ammâ müstakîm keferelerdir. Bunlar dahi arabalar üzre hâs beyâz un satarak ve halk üzre un serperek pür-silâh ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160b ·
metinde göster ·
… ndadır. Sarây-ı hâs'da olan büyük oda ve küçük oda gılmânları cümle çuka dolama
geyerler
. Bu esnâfın kârlarıdır kim âsitâne-i kadîmdir, Bedâsten kurbünde.
Esnâf-ı hayyâtân-ı dolamacıyân: Bunların büyük kârhâneleri (---)'dır, ağaları dahi andadır. Sarây-ı hâs'da olan büyük oda ve küçük oda gılmânları cümle çuka dolama geyerler. Bu esnâfın kârlarıdır kim âsitâne-i kadîmdir, Bedâsten kurbünde.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191b ·
metinde göster ·
… -i Hımıs'da bir bi’r-i mâ vardır. Bir kimse ol kuyu suyuyla pîrâhenin gasl edüp
geyerse
ol âdemi aslâ akreb sokmaz. Meğer ol gömleği gayri su ile gasl ederse hükmü bât …
Hâssa-i dîğer: Dâhil-i Hımıs'da bir bi’r-i mâ vardır. Bir kimse ol kuyu suyuyla pîrâhenin gasl edüp geyerse ol âdemi aslâ akreb sokmaz. Meğer ol gömleği gayri su ile gasl ederse hükmü bâtıl olup akreb soksa ol zemân te’sîr eder. Meşhûr-ı âfâk kuyudur. Ahâlî-i vilâyetden istimâ‘ etdim, Hımıs'ın cânib-i Bey‘a'da bir mescid vardır. Kapusu üzre bir mutalsam garîb u acîbü'l-heykel bir tasvîr vardır. Nısf-ı a‘lâsı sûret-i insândır ve nısfından aşağısı akreb şekilli mermer-i hâm timsâldir. Bir âdem ol sûret üzre bir pâre hamur yapışdırsa ol hamur ol tılsım sûretine müşâbih olup ol hamur kuruduktan sonra ol hamurun sehelce pâresin âteşe bırağup akreb sokan kimesneye dütsi etseler ol zahmdâr âdem ol hamîrin râyihasın şemmetse bi-emri Hüdâ akrebin zahm urduğu yerün vec‘i teskîn olup bi-emrillah şifâ bulur. Bu hamîrden hakîre Dizdâr Ağa elli dirhem mikdârı ihsân edüp hıfz etdim. Hikmet-i Hüdâ diyâr-ı Acem'de Rûmiyye şehrinde bir memlûküm akreb sokup mezkûr hamîrden âteşe yakup gulâmım buhûrlayup derhâl vec‘inden halâs bulup zahm-ı akreb yerinden sarı sular cereyân edüp gulâmım halâs oldu. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 27b ·
metinde göster ·
Evvelâ hâk-i İslâmbol gerçi çelebi ve zarîf ve pür ma‘rifet ve musannif ve mü’ellif ve sâhib-i tab‘ u reşîd ve necîb u halûk ve halîm ü selîm kimesneler olur ammâ tiryâkî ve berşnâkleri gâyet lecûc ve fassâl ve dehhâl ve heccâv olurlar. Bu Üsküdar ma‘rekesi gününde niçe bin atlas ve dîbâ ve şîb u zerbâfa gark olmuş gözü sürmeli ve başı misvâklı, eli mercân tesbîhli Kadızâde tarîkinden geçinür şahıs mürâyî ökçesiz kırkar dirhem nârin pabuç geyer çelebiler birkaç gice mukaddem Üsküdar'a geçüp cenk seyrine gelüp güyâ Kâğızhâne ve Okmeydânı teferrücüne çıkmışlardır. Müddet-i medîd-i ömründe kapusundan taşra çıkup gün yüzü görmemiş lapadandin hoppa ve zır-zop bel-hop çelebiler Üsküdar'da bâğlarda ve Karaca Ahmed Sultân tekyesi ve Miskinler tekyesi yanında küme küme, cavk cavk olup mezâristân bâğistân içre ferrâcelerin altlarına koyup kimi hevâyî fişek atar ve kimisi yine urmaca top oynar, kimi murabba‘ ve kâr u nakş okur, kimi dübeyt ü taksîm ve varsağı okuyup def ü kudûm çalıp gûnâ-gûn şakalar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31a ·
metinde göster ·
(---) eyâletinde Vangel hâkinde yüz elli akçe pâyesiyle nâhiye kazâsıdır ve Türkmân ağası hükmünde bin aded hâk-i pâk ile setr olmuş sütûhlu bâğlı ve bâğçeli câmi‘li ve mesâcidli ve hân u hammâmlı ve sûk-ı sultânîli kasaba-i ra‘nâdır. Kethüdâyeri ve serdârı ve muhtesibi vardır. Şehri içinden nehr-i (---) cereyân edüp (---) mahlût olur. Âb-ı hayâtdır. Cümle âhâlîsi Okçıoğlu kürkü geyer Türkmân kavmidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 73a ·
metinde göster ·
Lâkin yetmiş kadar dükkânçeleri vardır ve her nevrûz-ı sultânîde yılda kırk gün germâ-germ Dümbülî bâzârı ve Gîlân bâzârı diyâr-ı Acem'de meşhûrdur ve bu bâzâr içün Dümbülî şehri hâricinde üç bin kadar müfîd ü muhtasar dükkânları vardır ki cümle hıyâbân-ı kûyâh-ı dırahtistân sâyesinde dükkânlardır kim âfitâb-ı âlemtâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez bir dırahtistân içre bâzâr-ı azîmdir. Âyende vü revendegân her bâr mihmân olurlar. İç kal‘asını temâşâ edemedik. "Güzelce Şâh kadağa eylemişdir." deyü dîdebânlar mâni‘ oldular. Ammâ yine ol kal‘ayı bir çerâğân etdiler ki ta‘bîr olunmaz. Bu şehrin cemî‘i halkı alaca Kızılbaşdır. Başları alaca ve eyinlerinde peşlileri kalemkârî çıt alaca ve yeşil don ve yeşil sağrı papuç geyer cümle Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı ser-tıraş [u] kallâş evbaşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 298b ·
metinde göster ·
Ve otuz beşinci hâkim yerli yeniçeri ağasıdır kim bunlar da yeniçeri keçesi
geyer
cümle üç bin aded güzîde tüfeng-endâzı vardır ammâ Hak belâ vermesin çoğu Şî‘îl …
Ve otuz beşinci hâkim yerli yeniçeri ağasıdır kim bunlar da yeniçeri keçesi geyer cümle üç bin aded güzîde tüfeng-endâzı vardır ammâ Hak belâ vermesin çoğu Şî‘îlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 339a ·
metinde göster ·
. Ekseriyyâ hatunları beyâz abâ ferrâce geyüp yassı baş ile gâyet mü’eddeb gezer …
Ve âb [u] havâsının letâfetinden halkı ehl-i işret âdemler olup câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri olup halkı çuka ferrâceler geyüp cümle tüccârlardır ve fukarâları Tatar kalpağı geyüp vakt-i şitâda Kutmen kürkü ve Marzifon bezi kapama geyerler. Ekseriyyâ hatunları beyâz abâ ferrâce geyüp yassı baş ile gâyet mü’eddeb gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30b ·
metinde göster ·
… mmûr geyüp mâ‘adâsı bogası kaplı kuzu ve tilki kürkü ve başlarına Tatar kalpağı
geyerler
, zîrâ nâhiye kurâları cümle Tatar köyleridir.
Ve a‘yânından Ermenioğlu ve Murâdoğlu ve Yeniçeri serdârı Kepçe Alî Beşe semmûr geyüp mâ‘adâsı bogası kaplı kuzu ve tilki kürkü ve başlarına Tatar kalpağı geyerler, zîrâ nâhiye kurâları cümle Tatar köyleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34b ·
metinde göster ·
… e cümle mâlın karısı ve evlâdlarıyla yanına alup zî-kıymet esbâbların üstlerine
geyerler
. Pâk sipâh çelebi askerdir, ammâ Âl-i Osmân gibi yarar ve şecî‘ cengâver ü dilâ …
El-hâsıl Âl-i Osmân'dan müzeyyen ü muhteşem kefere askeridir. Ve her biri cengde cümle mâlın karısı ve evlâdlarıyla yanına alup zî-kıymet esbâbların üstlerine geyerler. Pâk sipâh çelebi askerdir, ammâ Âl-i Osmân gibi yarar ve şecî‘ cengâver ü dilâver hünerver asker değildir. Ancak pâk u pâkîze keferelerdir, lâkin cümle kâfiristân kavmi siyâh rokla şal geyüp ve siyâh Eflâtûniyye şapkayı başlarına geyerler, ammâ bu Leh kavminin aslâ sâ’ir kefereye müşâbehetleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b ·
metinde göster ·
… e kâfiristân kavmi siyâh rokla şal geyüp ve siyâh Eflâtûniyye şapkayı başlarına
geyerler
, ammâ bu Leh kavminin aslâ sâ’ir kefereye müşâbehetleri yokdur.
El-hâsıl Âl-i Osmân'dan müzeyyen ü muhteşem kefere askeridir. Ve her biri cengde cümle mâlın karısı ve evlâdlarıyla yanına alup zî-kıymet esbâbların üstlerine geyerler. Pâk sipâh çelebi askerdir, ammâ Âl-i Osmân gibi yarar ve şecî‘ cengâver ü dilâver hünerver asker değildir. Ancak pâk u pâkîze keferelerdir, lâkin cümle kâfiristân kavmi siyâh rokla şal geyüp ve siyâh Eflâtûniyye şapkayı başlarına geyerler, ammâ bu Leh kavminin aslâ sâ’ir kefereye müşâbehetleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b ·
metinde göster ·
Hemân Leh ve Çeh ve Eflâk ve Boğdan kavimleri Tatar gibi kalpak
geyerler
, ammâ Hân bu İlvov kal‘ası altında ziyâfeti tenâvül ederken İlvov kal‘asından o …
Hemân Leh ve Çeh ve Eflâk ve Boğdan kavimleri Tatar gibi kalpak geyerler, ammâ Hân bu İlvov kal‘ası altında ziyâfeti tenâvül ederken İlvov kal‘asından ol kadar bin top atdı kim zemîn ü âsumân top-ı kûp sâ‘ikasından dir dir ditredi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b ·
metinde göster ·
… n mahbûb u mahbûbesi câ-be-câ vardır, ammâ gulâmları Cezâyir dayısı tarzı esbâb
geyer
fetâları ve gayrı ahâlîleri dahi levend kocamanlardır.
Ve âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi câ-be-câ vardır, ammâ gulâmları Cezâyir dayısı tarzı esbâb geyer fetâları ve gayrı ahâlîleri dahi levend kocamanlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91a ·
metinde göster ·
… ir illâ bu şehre nisvânlarına mahsûsdur. Ve takyeleri dahi bir gûne turfa takye
geyerler
kim bu dahi vâcibü's-seyr bir tar[z] u tavr-ı ibretdir.
Ve cümle iki yüz aded dükkânlardır kim her eşyâ-yı zî-kıymet bulunur, ammâ bu şehrin re‘âyâ vü berâyâsı cümle Bulgar'dır. Avratlarının başları açık olup saçların bir gûne örerler kim bir diyâr zenânelerine mahsûs değildir illâ bu şehre nisvânlarına mahsûsdur. Ve takyeleri dahi bir gûne turfa takye geyerler kim bu dahi vâcibü's-seyr bir tar[z] u tavr-ı ibretdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109b ·
metinde göster ·
… ve cümle halkı Poturlardır kim Boşnakça kelimât edüp daracık serhadli esbâbları
geyerler
, ammâ mü’eddeb ve ehl-i ırz, vakâr sâhibi, ni‘metleri mebzûl, mün‘im âdemleri v …
şehri bir vâsi‘ fezâya vâki‘ olmağile âb [u] havâsı latîf olup bâğ u bâğçe ve müşebbek bostânları firâvândır ve cümle halkı Poturlardır kim Boşnakça kelimât edüp daracık serhadli esbâbları geyerler, ammâ mü’eddeb ve ehl-i ırz, vakâr sâhibi, ni‘metleri mebzûl, mün‘im âdemleri vardır. (---)(---)(---) Andan 111a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110b–111a ·
metinde göster ·
Der-fasl-ı libâs-ı merd-i meydân: Cemî‘i a‘yânları semmûr ve atlas ve hârâ
geyerler
. Vasatü'l-hâl olanlar sâd[e] çukalar ve tilki nâfesi kürkler geyerler. Fakîrü'l …
Der-fasl-ı libâs-ı merd-i meydân: Cemî‘i a‘yânları semmûr ve atlas ve hârâ geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar sâd[e] çukalar ve tilki nâfesi kürkler geyerler. Fakîrü'l-hâlleri yine çuka libâs ve bogası haftan geyerler. Cümle re‘âyâsı şayak ve kırmızı ve beyâz abâ ve Boşnak kalpağı geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
… s ve hârâ geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar sâd[e] çukalar ve tilki nâfesi kürkler
geyerler
. Fakîrü'l-hâlleri yine çuka libâs ve bogası haftan geyerler. Cümle re‘âyâsı şay …
Der-fasl-ı libâs-ı merd-i meydân: Cemî‘i a‘yânları semmûr ve atlas ve hârâ geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar sâd[e] çukalar ve tilki nâfesi kürkler geyerler. Fakîrü'l-hâlleri yine çuka libâs ve bogası haftan geyerler. Cümle re‘âyâsı şayak ve kırmızı ve beyâz abâ ve Boşnak kalpağı geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
… ilki nâfesi kürkler geyerler. Fakîrü'l-hâlleri yine çuka libâs ve bogası haftan
geyerler
. Cümle re‘âyâsı şayak ve kırmızı ve beyâz abâ ve Boşnak kalpağı geyerler.
Der-fasl-ı libâs-ı merd-i meydân: Cemî‘i a‘yânları semmûr ve atlas ve hârâ geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar sâd[e] çukalar ve tilki nâfesi kürkler geyerler. Fakîrü'l-hâlleri yine çuka libâs ve bogası haftan geyerler. Cümle re‘âyâsı şayak ve kırmızı ve beyâz abâ ve Boşnak kalpağı geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
… haftan geyerler. Cümle re‘âyâsı şayak ve kırmızı ve beyâz abâ ve Boşnak kalpağı
geyerler
.
Der-fasl-ı libâs-ı merd-i meydân: Cemî‘i a‘yânları semmûr ve atlas ve hârâ geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar sâd[e] çukalar ve tilki nâfesi kürkler geyerler. Fakîrü'l-hâlleri yine çuka libâs ve bogası haftan geyerler. Cümle re‘âyâsı şayak ve kırmızı ve beyâz abâ ve Boşnak kalpağı geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
Ve halkı cümle Boşnak'dır. Serhadli gibi kısa ve daracık esbâb
geyerler
, zîrâ Hadîs-i şerîfde Arapça fehvâsınca dizleri gözünde çuka serhadli ve Kutm …
Ve halkı cümle Boşnak'dır. Serhadli gibi kısa ve daracık esbâb geyerler, zîrâ Hadîs-i şerîfde Arapça fehvâsınca dizleri gözünde çuka serhadli ve Kutmen kürk ve çuka dolama ve güderi dolamalar geyüp yenlerinde ve göğüslerinde cümle gümüş düğmelerdir ve bellerinde kuşakları harîr zünnâr teybend kuşaklardır ve çakşırları gâyet daracık çuka ve beyâz güderi çakşır geyerler ve başlarında aslâ sarık yokdur. Cümle kırmızı ve yeşil çuka semmûr kalpaklar üzre şahin kanatlı tâc geyer bir alay-ı gâzîyân-ı mücâhidândırlar, ammâ ulemâya ve gurebâlara gâyet rağbet edüp zekât ve sadaka verirler ve zenâneleri aslâ kapudan taşra çıkmazlar. İllâ Arapça ile musallâya cenâze namâzına çıkarırlar. Bu husûsda gâyet muta‘assıb kavimdirler, ammâ hakkâ ki kitâb hükmünce ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121a ·
metinde göster ·
… nâr teybend kuşaklardır ve çakşırları gâyet daracık çuka ve beyâz güderi çakşır
geyerler
ve başlarında aslâ sarık yokdur. Cümle kırmızı ve yeşil çuka semmûr kalpaklar ü …
Ve halkı cümle Boşnak'dır. Serhadli gibi kısa ve daracık esbâb geyerler, zîrâ Hadîs-i şerîfde Arapça fehvâsınca dizleri gözünde çuka serhadli ve Kutmen kürk ve çuka dolama ve güderi dolamalar geyüp yenlerinde ve göğüslerinde cümle gümüş düğmelerdir ve bellerinde kuşakları harîr zünnâr teybend kuşaklardır ve çakşırları gâyet daracık çuka ve beyâz güderi çakşır geyerler ve başlarında aslâ sarık yokdur. Cümle kırmızı ve yeşil çuka semmûr kalpaklar üzre şahin kanatlı tâc geyer bir alay-ı gâzîyân-ı mücâhidândırlar, ammâ ulemâya ve gurebâlara gâyet rağbet edüp zekât ve sadaka verirler ve zenâneleri aslâ kapudan taşra çıkmazlar. İllâ Arapça ile musallâya cenâze namâzına çıkarırlar. Bu husûsda gâyet muta‘assıb kavimdirler, ammâ hakkâ ki kitâb hükmünce ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121a ·
metinde göster ·
… rık yokdur. Cümle kırmızı ve yeşil çuka semmûr kalpaklar üzre şahin kanatlı tâc
geyer
bir alay-ı gâzîyân-ı mücâhidândırlar, ammâ ulemâya ve gurebâlara gâyet rağbet e …
Ve halkı cümle Boşnak'dır. Serhadli gibi kısa ve daracık esbâb geyerler, zîrâ Hadîs-i şerîfde Arapça fehvâsınca dizleri gözünde çuka serhadli ve Kutmen kürk ve çuka dolama ve güderi dolamalar geyüp yenlerinde ve göğüslerinde cümle gümüş düğmelerdir ve bellerinde kuşakları harîr zünnâr teybend kuşaklardır ve çakşırları gâyet daracık çuka ve beyâz güderi çakşır geyerler ve başlarında aslâ sarık yokdur. Cümle kırmızı ve yeşil çuka semmûr kalpaklar üzre şahin kanatlı tâc geyer bir alay-ı gâzîyân-ı mücâhidândırlar, ammâ ulemâya ve gurebâlara gâyet rağbet edüp zekât ve sadaka verirler ve zenâneleri aslâ kapudan taşra çıkmazlar. İllâ Arapça ile musallâya cenâze namâzına çıkarırlar. Bu husûsda gâyet muta‘assıb kavimdirler, ammâ hakkâ ki kitâb hükmünce ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121a ·
metinde göster ·
… erîsi Potur ve Boşnaklardır kim Tımışvâr ve Lipova halkı gibi serhadli esbâblar
geyerler
.
Cümle re‘âyâsı Erdel keferesi ve Eflâkan mugânlarıdır. Bunun da askerîsi Potur ve Boşnaklardır kim Tımışvâr ve Lipova halkı gibi serhadli esbâblar geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122b ·
metinde göster ·
… î-kıymet terpûş takye ve dîbâ takyeler üzre beyâz dülbend üstlük ile siyâh peçe
geyerler
, ammâ nâdir gezerler.
Der-ilm-i kabâ-yı tâ’ife-i nisvân: Ekseriyyâ nisâ tâ’ifeleri cümle çuka-i ahdar ve ahmer ve gûnâ-gûn geyüp sarı pabuç ve iç edik geyüp başlarında zî-kıymet terpûş takye ve dîbâ takyeler üzre beyâz dülbend üstlük ile siyâh peçe geyerler, ammâ nâdir gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130b ·
metinde göster ·
. Gâyet nâzük endâm ve nahîf ve zarîf kefere-i fecereleri vardır.
Ve meyhânelerinde fâhişeleri dahi var imiş, ammâ ricâl makûlesi cümle siyâh rokla esvâb geyüp başlarına kara şapka-i tartur-ı Eflâtûniyye geyerler. Gâyet nâzük endâm ve nahîf ve zarîf kefere-i fecereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… ma ve kopçalı sıkma çakşır ve kubâdî pabuc ve başlarında yeşil serhadli kalpağı
geyerler
ve zenâneleri kezâlik cümle çuka ferrâce ve yassı baş terpûş üzre beyâz dülbend …
Libâsları cümle çuka serhadli ve çuka dolama ve kopçalı sıkma çakşır ve kubâdî pabuc ve başlarında yeşil serhadli kalpağı geyerler ve zenâneleri kezâlik cümle çuka ferrâce ve yassı baş terpûş üzre beyâz dülbend yaşmak örtünüp mü’eddeb gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 153b ·
metinde göster ·
kim ol sengistânda her biri ceyrân gibi sekerler. Ve başlarına yine kırmızı çuk …
Ve cümle ancak iki silâhları var. Bir kılıç ve bir çakmaklı tüfeng. Aslâ fitilli tüfengleri yokdur. Ancak bir yaylım tüfeng atup, "Allâh Allâh" deyüp dal kılıç olup girişirler. Ya alışırlar, ya verişirler, yâhûd barışırlar. Cümle piyâde şehbâzlardır, ammâ her birine at yetişmez ve taşlık diyâr olmağile at işlemez ve esbâbları cümle kırmızı pırankona çuka daracık bağır yelekleri geyüp göğüslerinde birer vukıyye gümüş halkaları var ve kuşakları ekseriyyâ zünnâr ta‘bîr etdikleri teybend kuşakdır. Gerçi harâmdır, ammâ kâfirleri esîr etdiklerinde anınla bağlarlar ve bir kuyudan su çekseler kuşağile çekerler ve niçe gâzîler esîr olup kuşağın kemend edüp kâfir kal‘alarından firâr etmişlerdir. Hulâsa-i kelâm eğer ehl-i şer‘ yanında zünnâr kuşak harâm ise, anlara lâzım olduğundan ol kadarca ruhsat verilmişdir. Ve bellerinden aşağı bolca beyâz dimiden şalvar geyüp kırmızı çukadan kopçalı daracık serdelye(?) geyüp ayaklarına bir gûne nâzük çarık geyerler kim ol sengistânda her biri ceyrân gibi sekerler. Ve başlarına yine kırmızı çuka Hırvad arakıyyesi geyerler. El-hâsıl hakkâ ki cüst u çâpük u çâlâk Amr-ı Ayyâr-vâr sâhib-i ayâr yiğitlerdir. Bu gâzîler ile bu serhadlerde hüsn-i ülfet edüp zahîre-bahâ içün bu mücâhidîne aslâ zulm [u] ta‘addî etmeyüp kendü rızâlarıyla paşaya verdiklerin alup hakîr içün ücret-i kadem bir şey almadım. İllâ alâ tarîki'l-hedâye ba‘zı tüfeng ve kılıçlar alup rızâlarıyla kabûl edüp refîkler alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157a ·
metinde göster ·
… her biri ceyrân gibi sekerler. Ve başlarına yine kırmızı çuka Hırvad arakıyyesi
geyerler
. El-hâsıl hakkâ ki cüst u çâpük u çâlâk Amr-ı Ayyâr-vâr sâhib-i ayâr yiğitlerdi …
Ve cümle ancak iki silâhları var. Bir kılıç ve bir çakmaklı tüfeng. Aslâ fitilli tüfengleri yokdur. Ancak bir yaylım tüfeng atup, "Allâh Allâh" deyüp dal kılıç olup girişirler. Ya alışırlar, ya verişirler, yâhûd barışırlar. Cümle piyâde şehbâzlardır, ammâ her birine at yetişmez ve taşlık diyâr olmağile at işlemez ve esbâbları cümle kırmızı pırankona çuka daracık bağır yelekleri geyüp göğüslerinde birer vukıyye gümüş halkaları var ve kuşakları ekseriyyâ zünnâr ta‘bîr etdikleri teybend kuşakdır. Gerçi harâmdır, ammâ kâfirleri esîr etdiklerinde anınla bağlarlar ve bir kuyudan su çekseler kuşağile çekerler ve niçe gâzîler esîr olup kuşağın kemend edüp kâfir kal‘alarından firâr etmişlerdir. Hulâsa-i kelâm eğer ehl-i şer‘ yanında zünnâr kuşak harâm ise, anlara lâzım olduğundan ol kadarca ruhsat verilmişdir. Ve bellerinden aşağı bolca beyâz dimiden şalvar geyüp kırmızı çukadan kopçalı daracık serdelye(?) geyüp ayaklarına bir gûne nâzük çarık geyerler kim ol sengistânda her biri ceyrân gibi sekerler. Ve başlarına yine kırmızı çuka Hırvad arakıyyesi geyerler. El-hâsıl hakkâ ki cüst u çâpük u çâlâk Amr-ı Ayyâr-vâr sâhib-i ayâr yiğitlerdir. Bu gâzîler ile bu serhadlerde hüsn-i ülfet edüp zahîre-bahâ içün bu mücâhidîne aslâ zulm [u] ta‘addî etmeyüp kendü rızâlarıyla paşaya verdiklerin alup hakîr içün ücret-i kadem bir şey almadım. İllâ alâ tarîki'l-hedâye ba‘zı tüfeng ve kılıçlar alup rızâlarıyla kabûl edüp refîkler alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157a ·
metinde göster ·
… âh yüz bin harbe ve tüfengli atlı ve yaya küffâr semmûr yeşil ve kırmızı kalpak
geyerler
Fireng şapkası geymezler. Erganon ve torompete ve nâkûsların çalarak o şehr-i L …
"Geleli üç gün oldu. Birkaç gün dahi oturup zevk eyle. Sabâhın ava gidelim. Av da bir seyr u temâşâdır" deyüp bizi alıkoyup ale's-sabâh yetmiş aded arabalar ile toplar gidüp ale's-sabâh pür-silâh yüz bin harbe ve tüfengli atlı ve yaya küffâr semmûr yeşil ve kırmızı kalpak geyerler Fireng şapkası geymezler. Erganon ve torompete ve nâkûsların çalarak o şehr-i Ligradçık'dan taşra çıkdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162b ·
metinde göster ·
… rsak bıçak taşıyup kırmızı sıkma gümüş kopçalı çakşırlar ile kubâdî nâzük pabuç
geyerler
kim eyâlet-i Rûmeli insânı böyle libâs-ı fâhirelerdir.
Bu şehir halkı cümle Rûmeli kavmidir. Çokluk lisân-ı Bosnevî tekellüm etmezler. Ekseriyyâ Arnavud lisânın ve Türk lisânın tekellüm ederler. Cümle çuka esvâblar geyüp serhadli kürk ve semmûr alçak tâclı kırmızı kalpak geyüp kalpağın kürkün çevirüp kalpakları kenârında siyâh dârâyî pervâzları görünüp teybend kuşak ve kortela varsak bıçak taşıyup kırmızı sıkma gümüş kopçalı çakşırlar ile kubâdî nâzük pabuç geyerler kim eyâlet-i Rûmeli insânı böyle libâs-ı fâhirelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 168a ·
metinde göster ·