Baba Sultân: Fukarâ-yı Yesevî'den olup Azerbaycân şehirlerinden Hoy-ı hüsn-hûyd …
Evvelâ Geyikli Baba Sultân: Fukarâ-yı Yesevî'den olup Azerbaycân şehirlerinden Hoy-ı hüsn-hûydandır. Kûh-ı azîmlerde vahşî sığınlara süvâr olup Orhân Gâzî ile sefer eşüp at tavlası gibi bir tavla sığınları var idi, barhanasın bile vahşî gazâllara yükledirdi. Bursa'da iç kal‘a içre Hünkâr Sarâyı kurbunda bir dıraht-ı müntehâ dikmişdir. Hâlâ evce peyveste olmuş bir şecer-i azîmdir. Kabr-i şerîfi Bursa şehri içre (---) mahallesinde bir tekye-i azîmdir kim Orhân Gâzî binâsıdır. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 237b ·
metinde göster ·
… taş ile Rûm'a geldi. Niçe yüz keşf [u] kerâmetleri zâhir olmuşdu. Cümleden biri
Geyikli
Baba'ya kor olmuş âteşi pembe içine sarup hedâyâ-yı rumûz gönderir. Geyikli Bab …
Andan müctehid-i evliyâ münferid-i asfiyâ eş-Şeyh Hazret-i Abdâl Mûsâ: Bu dahi Hoca Ahmed-i Yesevî fukarâsı idi. Horâsân'dan Hacı Bektaş ile Rûm'a geldi. Niçe yüz keşf [u] kerâmetleri zâhir olmuşdu. Cümleden biri Geyikli Baba'ya kor olmuş âteşi pembe içine sarup hedâyâ-yı rumûz gönderir. Geyikli Baba dahi anlara süd gönderir. Rûmûz oldur kim "Sen âteşle pembeyi imtizâc etdirdinse ben dahi leben-i hâlis hâsıl olan vahşî gazâlları teshîr edüp at gibi binüp ve südün yiyüp kullanırım" rumûzun etdi. Hakkâ ki ol asrın ikisi de gerçek erleridir. Bursa içre (---) mahallesinde bir tekye-i ma‘mûrda âsûdedir. Bunlar dahi Bursa fethinde bulunmuşlardır. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 237b ·
metinde göster ·
… iri Geyikli Baba'ya kor olmuş âteşi pembe içine sarup hedâyâ-yı rumûz gönderir.
Geyikli
Baba dahi anlara süd gönderir. Rûmûz oldur kim "Sen âteşle pembeyi imtizâc etdi …
Andan müctehid-i evliyâ münferid-i asfiyâ eş-Şeyh Hazret-i Abdâl Mûsâ: Bu dahi Hoca Ahmed-i Yesevî fukarâsı idi. Horâsân'dan Hacı Bektaş ile Rûm'a geldi. Niçe yüz keşf [u] kerâmetleri zâhir olmuşdu. Cümleden biri Geyikli Baba'ya kor olmuş âteşi pembe içine sarup hedâyâ-yı rumûz gönderir. Geyikli Baba dahi anlara süd gönderir. Rûmûz oldur kim "Sen âteşle pembeyi imtizâc etdirdinse ben dahi leben-i hâlis hâsıl olan vahşî gazâlları teshîr edüp at gibi binüp ve südün yiyüp kullanırım" rumûzun etdi. Hakkâ ki ol asrın ikisi de gerçek erleridir. Bursa içre (---) mahallesinde bir tekye-i ma‘mûrda âsûdedir. Bunlar dahi Bursa fethinde bulunmuşlardır. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 237b ·
metinde göster ·
… i (---) Beğleri kırk elli pür-silâh Aznavûr Abaza ile yigirmi koyun ve üç sığın
geyik
getirüp "Safâ geldiniz" deyü ta‘zîm etdi. Beğ dedikleri bir saçlı âdem arkasınd …
Evsâf-ı aşîret-i Arıt : Keçler kavminden çok kavmdir. Ammâ ol kadar bahâdır ve şeci‘ ve hırsız değillerdir. Ekserî tüccârdır. Zerdava sayd ederler. Hınzırları gâyet çokdur. Bir mezheb nedir bilmezler ve kitâb nedir bilmezler ve âdeme rîş-hand edüp gülmezler. Sağ sözlü kavmdir. Belki otuz bin kadar âdem olur. Beğlerinin ismi (---) Beğleri kırk elli pür-silâh Aznavûr Abaza ile yigirmi koyun ve üç sığın geyik getirüp "Safâ geldiniz" deyü ta‘zîm etdi. Beğ dedikleri bir saçlı âdem arkasında kılçıklı kebe çeğmanı ve elinde oku yayı ve belinde kılıçlı bir şehbâz yiğit idi. Huddâmları cümle gîysûdâr pençe-i âfitâb bâkireler idi. İskelesine Arıtlar derler. Bir gice anda mihmân olduk. Anda gemiler kışlayamaz, zîrâ açık iskeledir. Bir iskelesine dahi Layoş derler. Bunda dahi gemiler kışlayamaz. Ancak altı ay yatar. Ammâ gâyet bender iskeledir. Cânib-i şimâlde azîm dağlar içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 257a ·
metinde göster ·
… tuyûr ile enîs ü mûnis olan Eğlence Baba niçe kerre dağlardan ayılar ve kurd ve
geyikler
gelüp kendi yanında bir hayli yatup bir gice gâ’ib olup ol geyikler yine dağlar …
Ve dahi Eşe Kadın mahallesi kurbunda esed ü bebr ü peleng-i vuhûş u tuyûr ile enîs ü mûnis olan Eğlence Baba niçe kerre dağlardan ayılar ve kurd ve geyikler gelüp kendi yanında bir hayli yatup bir gice gâ’ib olup ol geyikler yine dağlara gidermiş. Karîbü'l-ahd olmağıyla "Biz yetişüp görüşüp du‘â-i hayrın aldık" diyen âdemlerle müşerref olup menâkıbın anlardan tahrîr etdik. Ve bu Eğlence Baba kurbunda Seyyidler Sultân, yedi aded Âl-î Resûl'dür ammâ isimleri ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 167b ·
metinde göster ·
Ve dahi Eşe Kadın mahallesi kurbunda esed ü bebr ü peleng-i vuhûş u tuyûr ile enîs ü mûnis olan Eğlence Baba niçe kerre dağlardan ayılar ve kurd ve geyikler gelüp kendi yanında bir hayli yatup bir gice gâ’ib olup ol geyikler yine dağlara gidermiş. Karîbü'l-ahd olmağıyla "Biz yetişüp görüşüp du‘â-i hayrın aldık" diyen âdemlerle müşerref olup menâkıbın anlardan tahrîr etdik. Ve bu Eğlence Baba kurbunda Seyyidler Sultân, yedi aded Âl-î Resûl'dür ammâ isimleri ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 167b ·
metinde göster ·
… up dağlarda karavulları ve avcıları gûnâ-gûn alabalıkları ve semîn ve şahîm iri
geyikleri
avlayup yaz ve kış şikâr ile geçinüp dâ’imâ şikâr eti yerler, zîrâ avgâhları di …
Bu kal‘a-i garîb nehr-i Sava'dan sehel ba‘îd bir hıyâbân ve ormanlı dağlar içinde nehr-i İlove kenârında şekl-i muhammes bir (---) binâ bir köhne kal‘a-i kadîmdir. Derûn-ı hisârda tahta örtülü neferât hâneleri ve anbârları ve cebehâne mehâzinleri ve bir câmi‘i var. Gayrı ne medrese ve hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan bir eser-i imârât yokdur. Ancak cümle gâzîleri kal‘a kapusu arasında ve cisir başındaki ağaç kasırda oturup herkes cavk cavk zevk u şevk edüp pür-silâh âmâde durup dağlarda karavulları ve avcıları gûnâ-gûn alabalıkları ve semîn ve şahîm iri geyikleri avlayup yaz ve kış şikâr ile geçinüp dâ’imâ şikâr eti yerler, zîrâ avgâhları diller ile ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b ·
metinde göster ·
… timâldir, çatırdı ve patırdı ve gürüldü kâfir askeri gürüldüsü olmaya, dağlarda
geyikler
ve sığınlar ve ayular ve hınzîrlar ürküp kaçarlardı, bunların kütürdü işitdik d …
Hakîr eyitdim: "Amân sultânım, n'eylersiz. Bunlar Karaman Türkleridir ve öte yaka çakallarıdır. Bunlar orman içre yol azıdup karanlıkda giderek gözleri büyüyüp ihtimâldir, çatırdı ve patırdı ve gürüldü kâfir askeri gürüldüsü olmaya, dağlarda geyikler ve sığınlar ve ayular ve hınzîrlar ürküp kaçarlardı, bunların kütürdü işitdik dedikleri ol ola. Bu haberin kizbe ve sıdka ihtimâli olup fermânınız ile ibtidâ bizden sadâ-yı Allâh Allâh kopup Tuna'nın öte tarafında ve beri tarafında olan asâkir-i İslâm içinde kıyâmet kopar ve azîm ürkündülük olur" dediğimde Paşa bu cevâb-ı şâfîden hazz edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101a ·
metinde göster ·
… ar ve hımâr-ı beyâbânîler ve sığın ve karacalar ve tablalılar ve yağmurcalar ve
geyikler
ve kebş-i beyâbânîler ve teys-i kûhîler ve Alman ayıları var kim fîl kadar, ve' …
Ve bir tarafında dahi eğer berrî ve eğer bahrî olan hûş u tuyûrun envâ‘ı mevcûddur kim Mısır'dan Menzile nâm vilâyetden ve Funcistân pâdişâhı vilâyetinden niçe bin gûne kuşlar ve kaz ve ördek ve an[g]ıt ve güvercinlerin envâ‘ları ve her diyârın ecnâs-ı mahlûk murğânları mevcûd olduğundan mâ‘adâ ceyranlar ve hımâr-ı beyâbânîler ve sığın ve karacalar ve tablalılar ve yağmurcalar ve geyikler ve kebş-i beyâbânîler ve teys-i kûhîler ve Alman ayıları var kim fîl kadar, ve'l-hâsıl cenâb-ı Kibriyâ bu edîm-i arzda ne halk etdiyse zî-rûh kısmından bu bâğda mevcûd olduğundan mâ‘adâ Yenidünyâ mahlûkları dahi bî-hisâb mevcûddur, zîrâ bu Nemse çâsârı cemî‘i milel-i Nasârâ üzre tasaddur edüp şehinşâh olduğundan bu gûne eşyâlar âsitânesinde bulunmak ünvân-ı esbâb-ı ihtişâmından ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52b ·
metinde göster ·
… fimden yedi günü ve gecesi enîs [ü] mûnisim tilki ve çakal ve erneb Y 124b ve
geyikler
olup yatırdım.
Hikmet budur kim İslâm kal‘ası yanımda bir sâ‘at yeri, havfimden yedi günü ve gecesi enîs [ü] mûnisim tilki ve çakal ve erneb Y 124b ve geyikler olup yatırdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y124a–Y124b ·
metinde göster ·
ḳażılık ṭaġı ḳaçar-iken ḳaçmaz olsun ṭaşa dönsün ne bileyin oġul arslandan-mı o …
iken bitmez olsun ḳaçar senüŋ geyiklerüŋ ḳażılık ṭaġı ḳaçar-iken ḳaçmaz olsun ṭaşa dönsün ne bileyin oġul arslandan-mı oldı yoḫsa ḳaplandan-mı oldı ne bileyin oġul bu ḳażalar saŋa nireden geldi
geldi bamsı beyrek birini ḳova gitdi ḳova ḳov bir yire geldi ne gördi sulṭanum …
nagāhandan oġuzuŋ üzerine bir süri geyik geldi bamsı beyrek birini ḳova gitdi ḳova ḳov bir yire geldi ne gördi sulṭanum gördi gök çayıruŋ üzerine bir ḳırmızı otaġ dikilmiş
… inge dirler bir ḫatun var-ıdı ilerü vardı pay diledi hey big yigit bize daḫı bu
geyikden
pay vir didi
didi varuŋ bundan pay dileŋ görüŋ ne dir didi ḳıṣırça yinge dirler bir ḫatun var-ıdı ilerü vardı pay diledi hey big yigit bize daḫı bu geyikden pay vir didi
… zı yirümden ṭurmadum-mı boz ayġıruŋ biline binmedüm-mi senüŋ ivüŋ üzerine ṣıġın
geyik
yıḳmadum-mı sen meni yanuŋa ḳıġırmaduŋ-mı senüŋ-ile meydanda at çapmaduḳ-mı sen …
beyrek aydur alan ṣabaḥ ḫan ḳızı yirümden ṭurmadum-mı boz ayġıruŋ biline binmedüm-mi senüŋ ivüŋ üzerine ṣıġın geyik yıḳmadum-mı sen meni yanuŋa ḳıġırmaduŋ-mı senüŋ-ile meydanda at çapmaduḳ-mı senüŋ atuŋı menüm atum kiçmedi-mi oḫ atanda men senüŋ oḫuŋı yarmadum-mı güreşde men seni baṣmadum-mı üç öpüp bir
… ldı ḳazan oġlını alup ḳara ṭaġlar üzerine ava çıḳdı av avladı ḳuş ḳuşladı ṣıġın
geyik
yıḳdı gök alaŋ görklü çemene çadır tikdi bir
ḳırḳ ala gözlü yigidin uruz boyına aldı ḳazan oġlını alup ḳara ṭaġlar üzerine ava çıḳdı av avladı ḳuş ḳuşladı ṣıġın geyik yıḳdı gök alaŋ görklü çemene çadır tikdi bir
… di ḳazanuŋ üzerine ılġar yetdi baḳdılar gördiler altı bölük toz indi kimi aydur
geyik
tozıdur
başı ḳazan oġlançuġı ile serḫoş olup yaṭurlar didi on altı biŋ ḳara ṭonlu kāfir ata bindi ḳazanuŋ üzerine ılġar yetdi baḳdılar gördiler altı bölük toz indi kimi aydur geyik tozıdur
olsa bir ya iki bölük olur-ıdı bu gelen bilmiş oluŋ yaġıdur didi toz yarıldı gü …
kimi aydur yaġı tozıdur ḳazan aydur geyik olsa bir ya iki bölük olur-ıdı bu gelen bilmiş oluŋ yaġıdur didi toz yarıldı gün kibi şıladı deniz kibi yayḳandı meşe kibi ḳarardı
… biner-idüm babamuŋ aġ ban ivinden çıḳar-idüm arḳu bili ala ṭaġı avlar-idüm ala
geyik
ṣıġın geyik ḳovar
ls selcen ḫatun daḫı burada ṣoylamış görelüm ḫanum ne ṣoylamış aydur ḳalḳubanı yirümden ṭurur idüm yilisi ḳara ḳażılıḳ atuma biner-idüm babamuŋ aġ ban ivinden çıḳar-idüm arḳu bili ala ṭaġı avlar-idüm ala geyik ṣıġın geyik ḳovar
… babamuŋ aġ ban ivinden çıḳar-idüm arḳu bili ala ṭaġı avlar-idüm ala geyik ṣıġın
geyik
ḳovar
ls selcen ḫatun daḫı burada ṣoylamış görelüm ḫanum ne ṣoylamış aydur ḳalḳubanı yirümden ṭurur idüm yilisi ḳara ḳażılıḳ atuma biner-idüm babamuŋ aġ ban ivinden çıḳar-idüm arḳu bili ala ṭaġı avlar-idüm ala geyik ṣıġın geyik ḳovar
… kendin ögdi amma begilüŋ hünerin söyledi üç-yüz altmış altı alp ava binse ḳanlu
geyik
üzerine yorıyış olsa begil ne yay ḳurar-ıdı ne oḫ atar-ıdı
salur ḳazan ne atın ögdi ne kendin ögdi amma begilüŋ hünerin söyledi üç-yüz altmış altı alp ava binse ḳanlu geyik üzerine yorıyış olsa begil ne yay ḳurar-ıdı ne oḫ atar-ıdı
… atmaġıl didi oġlan burada ṣoylamış aydur üç-yüz altmış altı alp ava binse ḳanlu
geyik
üzerine ġavġa ḳopsa ḳardaşlu yigitler ḳalḳar ḳopar olur
aġ ṣaḳallu men babaŋı aġlatmaġıl ḳarıçuḳ olmış anaŋı buzlatmaġıl didi oġlan burada ṣoylamış aydur üç-yüz altmış altı alp ava binse ḳanlu geyik üzerine ġavġa ḳopsa ḳardaşlu yigitler ḳalḳar ḳopar olur