… ye rağbet edüp dâ’imâ mavi libâs geydiğinden bu Arnavudistân'da asla mavi siyâb
geymezler
ve mavi lafzın anmazlar. Hatta yine Arnavudluk'da Aydonat nâm bir şehirde kadıs …
Ve Mu‘âviye maviye rağbet edüp dâ’imâ mavi libâs geydiğinden bu Arnavudistân'da asla mavi siyâb geymezler ve mavi lafzın anmazlar. Hatta yine Arnavudluk'da Aydonat nâm bir şehirde kadısı şehre dâhil olunca bir mavi kürk geymiş, a‘yân-ı şehir kadıya bin guruş verüp kürkün kadıdan alup pâre pâre etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 351b ·
metinde göster ·
… ngli atlı ve yaya küffâr semmûr yeşil ve kırmızı kalpak geyerler Fireng şapkası
geymezler
. Erganon ve torompete ve nâkûsların çalarak o şehr-i Ligradçık'dan taşra çıkdık …
"Geleli üç gün oldu. Birkaç gün dahi oturup zevk eyle. Sabâhın ava gidelim. Av da bir seyr u temâşâdır" deyüp bizi alıkoyup ale's-sabâh yetmiş aded arabalar ile toplar gidüp ale's-sabâh pür-silâh yüz bin harbe ve tüfengli atlı ve yaya küffâr semmûr yeşil ve kırmızı kalpak geyerler Fireng şapkası geymezler. Erganon ve torompete ve nâkûsların çalarak o şehr-i Ligradçık'dan taşra çıkdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162b ·
metinde göster ·
… yemezler ve zî-rûh kısmından dahi bir şey tenâvül etmezler ve aslâ harâm esvâb
geymezler
. Ve kârları koyun yününden beyâz şeyh abâsı dokuyup kifâf-ı nefs edinüp halkdan …
Ve bunda konağımız sâhibi olan İmâm Şa‘bân Efendi ve Mustafâ Dede kırk üç yıldır kim gündüz sâ’im ve gece kâ’im olup otuz yıldan berü hatm-i şerîf ile kazâya kalan 55a namâzların ve teheccüd ve işrâk ve salât-ı ebvâbîn ve secde-i şükre müdâvemet edüp aslâ bir kimesne ile hem-sohbet olup bir kimesnenin ta‘âmların yemezler ve zî-rûh kısmından dahi bir şey tenâvül etmezler ve aslâ harâm esvâb geymezler. Ve kârları koyun yününden beyâz şeyh abâsı dokuyup kifâf-ı nefs edinüp halkdan münzevî iki nefer sulehâ-yı ümmetden âdemlerdir deyü hüsn-i hâl [ü] salâh-ı ahvâllerine cümle ehl-i beled şehâdet edüp hamd-i İlâh hânelerine konup ni‘metlerin tenâvül edüp du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b–55a ·
metinde göster ·
Der-kıyâfet-i câme-i nisvân: Ekseriyyâ zenâneleri siyâh ferâceleri cümle boğasıdandır, al ve yeşil ve kırmızı çuka ferâce geymezler. Ve cümle gâyet mü’eddebe gezerler, ammâ çârsû-yı bâzâra girmezler, aybdır. Cümle Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde sâliha havâtînleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141a ·
metinde göster ·
Bunlar dahi merdâneleri gibi üzerlerine siyâh ve gûnâ-gûn çukadan yensiz nigendeli rokla geyerler, ammâ içlerine dîbâ ve şîb ve zerbâf ve gûnâ-gûn akmişe-i fâhire zerdûz ve çerkâb fisdân geyerler, ammâ sâ’ir kâfiristân karılarının fisdânları gibi daracık ve kasîr değildir. Cümle etekleri yere birer arşın sürünüp Mevlevî dervîşlerinin eteklik fisdânları gibi boldur ve aslâ don geymezler. Cümle elvân kubâdî pâypûş geyerler, ammâ ekseriyyâ kuşakları cevâhir ve murassa‘dır. Lâkin bâkire şekilli olan kızlardan mâ‘adâ kâlîm olan avretlerin cümle sîneleri uryândır kim beyâz kar gibi berrâk sîneleri var. Lâkin mezkûr olan fisdânlarını Macar ve Eflak ve Boğda[n] avretleri gibi kuşanmayup bellerinde birer kalbur çemberi gibi kalın kuşakları cümle bu avretleri kanbur gösterüp bed kıyâfetlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 71a ·
metinde göster ·
… mle Tatarca kelimât ederler. Ve cümle mor çukadan Tatar kalpağı geyerler, şapka
geymezler
. Ve gâyet mahbûbları çokdur, zîrâ bu Menkûb’un âb [u] hevâsının letâfetinden Ya …
Ammâ bu çufudlar gerçi İsrâ’ilî ve Mûsevîlerdir, Tevrât ve Zebûr okurlar, ammâ aslâ çufud lisânı bilmezler, cümle Tatarca kelimât ederler. Ve cümle mor çukadan Tatar kalpağı geyerler, şapka geymezler. Ve gâyet mahbûbları çokdur, zîrâ bu Menkûb’un âb [u] hevâsının letâfetinden Yahûdî piçelerin reng-i rûyları humret üzre marâlî ve gazâlî gözlü kırmızı yüzlü ve şîrîn sözlü gulâmları olur. Hattâ Kırım diyârının muğlim mahbûb dostları bunda gelüp gulâmpârelik ederler. Hattâ bir sefîh-i mühmel ü cühmel sayyâd-ı gulâm bu ebyâtı terennüm etmiş. Beyt-i mâlâ-ya‘nî:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122a ·
metinde göster ·
… ve tavuk necâset yerler" deyü bunlar aslâ hınzîr ve tavuk yemezler ve harâm şey
geymezler
ve şarâb ve boza içmezler. Ancak maksima boza ve bal suyu içerler.
Ve aslâ bu kavm-i Takaku'da domuz ve tavuk yokdur. "Hınzîr ve tavuk necâset yerler" deyü bunlar aslâ hınzîr ve tavuk yemezler ve harâm şey geymezler ve şarâb ve boza içmezler. Ancak maksima boza ve bal suyu içerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… Şâfi‘iyyü'l-mezheb kimesnelerdir. Cemî‘i zamânda harâm yemezler ve harâm harîr
geymezler
. Bizler dahi bu ülkede (---) sâ‘at semt-i şarka niçe yüz ma‘mûr kendleri geçere …
Evvelâ bu vilâyetde köylere şimdengerü ve Çerkezistân gibi kabak ta‘bîr etmezler. Cümle kend derler. (---)(---)(---) ve şehir ve ka‘al derler. Bu diyâr eyle emn [ü] emândır kim bir avret ve bir mahbûb kız ve bir pençe-i âfitâb oğlan cevâhir la‘l [u] yâkût ve zî-kıymet metâ‘larıyla bir şehirden bir kende dağlar ve beller içre tek başına gidüp aslâ bir kimesne ol hurma avretin yanına varup baş kaldırup yüzüne bakmağa kâdir değildir. Cümle ahâlî-i vilâyeti mü’min ü muvahhid ve ehl-i tevhîd Şâfi‘iyyü'l-mezheb kimesnelerdir. Cemî‘i zamânda harâm yemezler ve harâm harîr geymezler. Bizler dahi bu ülkede (---) sâ‘at semt-i şarka niçe yüz ma‘mûr kendleri geçerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
… bb eder derler ammâ görmedim, lâkin Aydonat halkı gibi bunlar da aslâ mâvî çuka
geymezler
ve "Mu‘âviye peydâ etdi" deyü zerde aşın yemeyüp, "Mu‘âviye boza yapup, içdi" d …
Bunların hakkında dahi Hazret-i Mu‘âviye'yi ve Yezîd'i sevmez ve sebb eder derler ammâ görmedim, lâkin Aydonat halkı gibi bunlar da aslâ mâvî çuka geymezler ve "Mu‘âviye peydâ etdi" deyü zerde aşın yemeyüp, "Mu‘âviye boza yapup, içdi" deyü boza dahi içmezler, ammâ İslâmbol'da ekseriyyâ boza yapan cümle Arnavu[d] kavimleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355a ·
metinde göster ·
. Cümle serâvîl ve beddâvî gömlek geyerler. Ve pâylerine çerkezî ve cimcime ve p …
Ve ehl-i Mekke aslâ çakşır geymezler. Cümle serâvîl ve beddâvî gömlek geyerler. Ve pâylerine çerkezî ve cimcime ve paşmak geyerler. Ve gerdenlerinde birer Keşmirî şâl ridâ mukarrerdir. Ve sünnet-i Resûl'e ittibâ‘en gözleri mükahhaldir. Ve dest [ü] pâları Q 146b ve sakalları hınnâlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y358b ·
metinde göster ·
… . Bunlar ancak paşalıya ve müsâfirîne çizme fürûht ederler. Yohsa Mısırlı çizme
geymezler
, cümle kırmızı Çerkezî fillar geyerler.
Esnâf-ı çizmeciyân: Dükkân kırk, nefer yüz elli. Bunlar ancak paşalıya ve müsâfirîne çizme fürûht ederler. Yohsa Mısırlı çizme geymezler, cümle kırmızı Çerkezî fillar geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y173b ·
metinde göster ·
… nâ‘atın libâsları Mısır alacaları ve gûnâ-gûn bezler geyerler. Ammâ aslâ çakşır
geymezler
, fi's-sayfi ve'ş-şitâ Y 243a baldırı çıplak gezerler. Ve niçe kerre yüz bin d …
Ehl-i sanâ‘atın libâsları Mısır alacaları ve gûnâ-gûn bezler geyerler. Ammâ aslâ çakşır geymezler, fi's-sayfi ve'ş-şitâ Y 243a baldırı çıplak gezerler. Ve niçe kerre yüz bin donsuz gezer fellâhlardır. Cemî‘i Mısır kavmi donsuz ve odunsuz ve dütünsüzdür. Ulemâsı ise evlâ bi't-tarîk aslâ don geymezler, hemân şallak [u] mallak gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y242b–Y243a ·
metinde göster ·
… ır kavmi donsuz ve odunsuz ve dütünsüzdür. Ulemâsı ise evlâ bi't-tarîk aslâ don
geymezler
, hemân şallak [u] mallak gezerler.
Ehl-i sanâ‘atın libâsları Mısır alacaları ve gûnâ-gûn bezler geyerler. Ammâ aslâ çakşır geymezler, fi's-sayfi ve'ş-şitâ Y 243a baldırı çıplak gezerler. Ve niçe kerre yüz bin donsuz gezer fellâhlardır. Cemî‘i Mısır kavmi donsuz ve odunsuz ve dütünsüzdür. Ulemâsı ise evlâ bi't-tarîk aslâ don geymezler, hemân şallak [u] mallak gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y242b–Y243a ·
metinde göster ·
… r. Cümlesi Buhayre kâşifinden hil‘at Q 276a geyer, P 273a dîvân-ı Mısır'dan
geymezler
.
Ve Tarrâne kâşifi ve Saf-ı Derec kâşifi ve Evcile kâşifi ve Buhayre Mâlih kâşifi vardır. Ammâ hâlâ Mağrib Tarabulus aşkıyâları tegallüben altun tibri gelen Evcile kâşifliğin zabt edeli yigirmi altı senedir. Ammâ zeheb-i hâlis altunu olur, hamd-i Hudâ hakîr çok mâlik olmuşuz. Bu zikr olunan Y 305b kâşifliklerin her biri beşer altışar yüz âdem ile ener ve biner kûs u alem sâhibidir. Cümlesi Buhayre kâşifinden hil‘at Q 276a geyer, P 273a dîvân-ı Mısır'dan geymezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y305a–Y305b ·
metinde göster ·