İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

gezer

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
73
isabet
70 cümle/beyitte
27,1
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
1
farklı biçim
46 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7129,0
Dede Korkut Kitabı261,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 73

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“gezer” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 117a … r-i gurre tasvîri tahrîr etmiş kim gûyâ sâhil-i Şattu'l-Arab'da sayd [u] şikâra gezer bir eseddir. Her gelen şu‘arâ esede münâsib ebyâtlar yazmışlardır. Diller ile t …
EÇS I 150a … avân sıfatında ve kimi meşâyih-sıfatda ve kimi fâsık sıfatında mest [ü] medhûş gezer gûnâ-gûn esnâf kulları vardır. Ve hadîs-i kudsîde:
EÇS II 252a … eşâyih-i kirâm hâl sâhibi kimesnelerdir kim ulemâ zeynde-libâs-ı mahsûsalarıyla gezer âlimlerdir kim cümlesi selef pâdişâhlarının evkâflarından vazîfe-hârân [u] du‘â …
EÇS II 346b–347a … Sultânı hammâmı içre futa kuşanmış görür. Ammâ taşrada şallâk u mallâk ve uryân gezer bir mecâzibûndan er kimesne imiş. Murâd Hân eydür: "Bre mel‘ûn ışık! Sen niçün …
EÇS II 364a–365a … zin hâl [ü] hâtırın su’âl etdi. "Kankırı semtinde hâlâ on bin asker ile serserî gezer " dedim. {Köprülü Mehemmed Paşa eydür:} "Başına bu kadar haşerâtı cem‘ edüp re‘â …
EÇS III 35b–36a … ile idi kim Hazret-i Nûh du‘âsı berekâtiyle zinde olup ol zamandan berü deryâda gezer ve Hızır ismiyle müsemmâ olduğunun vech-i tesmiyyesi oldur kim Birberistân'da b …
EÇS III 65b … i kerâme-i mecâzibân: Evvelâ Dervîş Mustafâ-yı Uryânî. Sayf u şitâda bî-pîrehen gezer , ammâ şiddet-i şitâda aşk-ı İlâhî ile şeb [u] rûz la‘l-gûn çehre ile arak-âlûd …
EÇS III 65b … , ammâ şiddet-i şitâda aşk-ı İlâhî ile şeb [u] rûz la‘l-gûn çehre ile arak-âlûd gezer . Ve Dervîş Ahmed-i Halhâlî, mecâzibûndan mazanne-i kerâme-i merd-i Hudâ'dır.
EÇS III 90a … emr-i şâhîyi kırâ’at etdirüp "Bu mansıb-ı dünyâ bir el destmâli-misâl elden ele gezer . Paşa karındaşımıza Allah mübârek eyleye!" deyü Müsellim Kâfirzâdeye bir semmûr …
EÇS III 124a … paşaya mülâkî olup eydür "Sultânım, deryâda otuz altı pâre Kazak-ı Ak şaykaları gezer , ihtimâldir muvafık eyyâm ile vakt-i Şâfi‘îde bu Balçık iskelesin nehb ü gâret …
EÇS IV 291b … etimi urdu, deyü pâdişâh zabt olmayup kahrından gice ve gündüz sayd [u] şikârda gezer , nev-heves bir pâdişâh-ı Cem-cenâbdır. İmdi hânım bu işin âkıbet kârı müştedd o …
EÇS IV 347b Yanar sevdâ-yı gurbetde gezer hâl-i perîşânı
EÇS IV 347b Gezer nâz ile nâz eyler yürür serv-i hırâmânı
EÇS IV 380a … uklu pabuçlu kapu kullarıdır. Dâ’imâ kalkanlarıyla ve sâ’ir âlât-ı silâhlarıyla gezer hân nökerleridir. Ve bir sınıfı kavm-i tüccârdır kim Bağdâd'a ve Şehrezûl ve Mu …
EÇS IV 397a–397b … değil vücûd-ı benî Âdemin cümle damarlarına bile girüp kan ile beden-i insânda gezer deyü Müslim [ü] Buhârî'de hadîs-i sahîh vardır. Kâle Resûlullahi sallallahu ale …
EÇS V 17a … yr ile yâd olunmağiçün niçe böyle hayrâtlar inşâ etmek gerek" deyü bu kasr içre gezer .
EÇS V 32b … rimin elinde Sultân Süleymân Hân'ın ihsân etdiği arka kaşağısı ile câmi‘ içinde gezer gibi olup câmi‘in ba‘zı yerlerine ta‘mîr ü termîm eder şekilli işâretler edüp m …
EÇS V 59b–60a … n yine beş pâre kal‘adan top gülleleri karpuz gibi bunların arasında yuvarlanup gezer . Kimin hurd edüp kimisin kirşend edüp kal‘a bedenlerinden cümle guzât-ı müslimî …
EÇS V 66a … ı vardır. Gören anı yol zann eder, ammâ yine at ve katır ve hayvân ve benî Âdem gezer . Ve bu kal‘a içre sadranç nakşı cümle yüz elli aded bölme sokak sokakdır ve cüm …
EÇS V 171b … nin bağırsakları taşra sarkup kanları akar ve kimi mecrûh ve kimi ölmüş su üzre gezer . Birkaç günden istimâ‘ olunur kim ya bir kal‘a altında ceng-i azîm olmuş veyâhû …
EÇS V 172a–172b … mek ihtimâli yokdur. Hattâ bir ayağına na‘lın ve bir ayağına 172b çizme geyüp gezer ve gâhîce bir yanına sarı ve bir yanına kırmızı papuç geyüp "Bu şey benim kaydı …
EÇS VI 12b … ba âsîdir. Şimdi bu sefere anın içün geldik, ammâ bize de karşu duramayup kaçup gezer . Biz anı kral istemeziz, bu Zolomioğlu'nu verin götürüp kral ederiz" dedikde, h …
EÇS VI 68b … n semmûr kalpaklar geyüp kuşanup pür-silâh kortela kılıç ve şeştüper ve şiş ile gezer bir alay gâzîlerdir, ammâ cemî‘i serhad halkı mâbeyninde bu Peçoy halkı besbell …
EÇS VI 69b … re şimden gerü kâfiri bağlıyor durmuyor esîr ediyor," deyü Boşnakça feryâd eder gezer .
EÇS VI 133a … m bir âdem batıyyü'l-hareke olup ortada serserî gezse "Şu âdem lev lev ayı gibi gezer " derler.
EÇS VI 142b … bt bî-rabt levendât-ı hovardegândır. Kamusu havâ-yı hevesde ve sayd [u] şikârda gezer püserândır.
EÇS VI 145b … ler. Ve zenâneleri yassı baş olup siyâh bez ferrâce geyerler ve gâyet mü’eddebe gezer ehl-i ırz mü’minelerdir. Ve halkı cümle yârândan sofra sâhibi veliyyü'n-ni‘am m …
EÇS VI 154a … kleri ve elvân çukalardan geçirme peşli nâm yelekler geyüp cümle baldırı çıplak gezer bir alay gâzîlerdir, ammâ gâyet eşkıyâ ve zorba ve erâzol maryol levend yiğitle …
EÇS VI 162a … de ve Hoy ve Merend şehrindeki yer altında olan kuyular gibi bunda dahi âdemler gezer , acîb ü garîb temâşâ ovadır ve garâ’ib mahsûllü sahrâcıkdır.
EÇS VI 175b … k-ı amîk kazup toprağın kal‘a dîvârı palankası içre doldurup dîvâr üzre atlılar gezer , tâ bu mertebe vâsi‘ palanka dîvâr olup her bir direkleri mîşe ve pelîd ağaçlar …
EÇS VII 1b Niçe bini esîr olup gezer hâl-i perîşânı,
EÇS VII 11a … a anı bunda deyerek yetdiğine birer muşd-ı pehlivânî urdukça küffârı helâk edüp gezer .
EÇS VII 13b … ve kal‘a dizdârı Süleymân Hân'dan berü muhteşem ağalıkdır kim elinde kılıç ile gezer . Ve cümle iki bin sekiz yüz kulu var, ammâ Üstürgon kulu gibi âteşpâre gâzîlerd …
EÇS VII 34b … her handakın içinde nehr-i Zakve suyu leb ber-leb olup içinde balıkçı kayıkları gezer . Tâ bir top-ı tavîl menzili etrâfı böyle bir deryâ-misâl buhayre batakdır.
EÇS VII 48a–48b … mle 48b toksan adım enli arîz ve amîk handaklardır kim içinde tıransa gemiler gezer ve kırk arşın derindir.
EÇS VII 56b … l‘a altına lağım gelirse buluna" deyü temelde sokaklar edüp şeb [ü] rûz âdemler gezer . Ve temel içine taşradan âdemler girirse saçma toplara âteşler edüp yer altında …
EÇS VII 78a … a'ya mahlût olan nehr-i Tise'dir kim içinde tuz gemileri ve Tuna nehri gemileri gezer nehr-i azîmdir.
EÇS VII 83b … anın deryâsı medd [ü] cezm olduğundan suyu çekilüp kurudukda cümle halk piyâde gezer , ammâ bu gölde dâ’imâ şehr arasında kayıklar ile gezilüp cümle mahbûbları şeb [ …
EÇS VII 100a–100b … m dahi âlem-i sabâvetde Hazret'in gölgesi yere düşmez ve üstünde bir pâre bulut gezer , aslâ güneş te’sîr etmez. "Muhakkak bu Muhammed olacakdır" deyü ilhâm-ı Rabbânî …
EÇS VII 129b … a ve yetgen nâm tâzîleriyle sayd u şikâra gider. Ve dâ’imâ harîr libâslar geyüp gezer . Hudâ-yı Bîçûn mu‘ammer ede.
EÇS VII 139a Ve iki yüz âdem ile Kefe kapudanı beş firkate ile deryâda gezer . Ve yeniçeri ocağından dizdârı ve üç yüz aded merdüm-hisârı ve cümle tuğ sâhibi …
EÇS VII 161a … nde bahr-i azîm Harez'e mahlût olup içinde Maskov ve Ejderhân ve Gîlân gemileri gezer . Hamd-i Hudâ bu nehr-i Terek'i cümle çapük Tatar askeriyle karşu yaka gemilerle …
EÇS VII 176b "Bah yenir ya! Biz anın etini yeriz ki cânı birimizin cânına girüp ölmez, bile gezer . Domuz etiyle ve yılan etiyle âdem etinden tatlı babamız bir şey yaratmamışdır" …
EÇS VII 177b Ve bu ka‘bemiz sahrâlarında ötücü kuşlardan gayri bir hayvân olmaz. Yerde gezer arslan kadar iki ayaklı ve kanatlı ötücü kuşlar yere dökülen yemişleri yerler v …
EÇS VII 184a … an gümrük emîni, bâcdârı, mi‘mâr ağası, mu‘temed ağası, kapudanı firkateleriyle gezer . (---) (---) (---) (---) (---) gayri ağaları yokdur.
EÇS VIII 207a … l-i Osmân'ın kırk bin re’s atları ve kısrağ u tay ve hergeleleri bunda kışlayup gezer . Emîr-âhûr-ı sultânî tarafından koru ağaları zabt edüp bir ağacını kesenleri te …
EÇS VIII 240b–241a … çemenzâr u lâlezâr sahrâsı var kim sürü ile koyunları ve keçileri ve sığırları gezer , aslâ çobanları yokdur, zîrâ cânib-i erba‘ası derk-i esfel ve çâh-ı gayyâ-misâl …
EÇS VIII 259a … eri cümle elvân çuka ferrâceler ve yassı başlı beyâz çember bürünüp mü’eddebâne gezer ehl-i perde havâtînleri olur. Ve câ-be-câ mahbûb cüvânları olur. (---) (---) (- …
EÇS VIII 267b … ı gâziyân: Cümle pîr ü cüvân ve sığâr [ü] kibârı Cezâyir esbâbı geyüp levendâne gezer . İhtiyârları fes üzre sarık ve gûnâ-gûn çukadâr peşliler geyüp bellerinde üç ad …
EÇS VIII 282a … yiğitler dahi mecrûhan uryân u giryân ve büryân u nâlân sergerdân olup dağlarda gezer . Hattâ birkaç pençe-i âfitâb gulâmların edebde dübürlerin bıçağ ile oyup dağlar …