… dâr on bin adım bir varoş-ı azîm çevirdiler kim palanka dîvârları üzre arabalar
gezmek
mümkündür.
Bu kal‘a dest-i İslâm'da iken bir küçücük hammâmı var imiş, mu‘attal dururdu. Hammâmı ve câmi‘i ve kal‘ayı ve cümle büyûtları asker-i İslâm amâra başlayup kal‘anın aşağısındaki fezâ-yı vâsi‘de tâ nehr-i İpol'a varınca bir varoş-ı azîmi var imiş, Kaplan Paşa câ-be-câ harâb etmiş. Bu varoşun beş bin kadar re‘âyâsı gelüp mutî‘ u münkâd olup bir hafta içinde asâkir-i Âl-i Osmân bu varoşa üşüp eyle amâr etdiler kim ta‘bîr olunmaz. Hattâ cümle handakın gayyâ-misâl kazup iki yerden cisirli kapular edüp dâ’iren-mâdâr on bin adım bir varoş-ı azîm çevirdiler kim palanka dîvârları üzre arabalar gezmek mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 135b ·
metinde göster ·
… hadîd kal‘adır kim handakı nehr-i Dırava ile mâl-â-mâl olup içinde bir kadırga
gezmek
mümkün idi.
Ve cümle tabyaları kirpi tüğü gibi balyemez topları ârâste ve kemingâhları pîrâste böyle bir kal‘a-i yekpâre zerre kadar rahne görmemiş bir cedîd misl-i hadîd kal‘adır kim handakı nehr-i Dırava ile mâl-â-mâl olup içinde bir kadırga gezmek mümkün idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183a ·
metinde göster ·
… olduğiyçün hâlâ kal‘a dizdârı elinde dal çıplak kılıca dayanup çârsû-yı bâzârda
gezmek
kânûndur, bir kal‘ada bu kânûn yokdur.
Ba‘dehu anlar harâc-güzâr re‘âyâ olup Milyaş kenîsesi kendilerinin olmak üzre amân isteyüp kal‘a fethi bu yüzden olunca paşalığını Süleymân Hân Budin vezîri Yahyâ Paşazâde Mehemmed Paşa'nın karındaşı İnebahtı beği Ahmed Beğ'e ihsân edüp kazâsı Bağlızâde Receb Efendi'ye sadaka 13a olunup Süleymân Hân bu kal‘anın kemâ-kân her mühimmât [u] levâzımât ma‘ûnâtların görüp der-i devlete revâne olunca mukaddemâ re‘âyâ kayd olunan küffâr-ı füccâr-ı Macar hîleye sâlik ü râğıb olup yigirmi binden mütecâviz küffârı derûn-ı hisâra ve dahi hâne-i menhûslarına ve ma‘hûd deyr-i kadîmlerine küffârı leb ber-leb etdiğin vâlî-i vilâyet bu işden haberdâr olup ale'l-gafle cümle küffârın hânelerin şebhûn edüp ol gün ol gece yigirmi yedi bin güzîde küffârı şemşîr-i âteş-tâbdan geçirüp ikinci fethi kılıç ile olduğiyçün hâlâ kal‘a dizdârı elinde dal çıplak kılıca dayanup çârsû-yı bâzârda gezmek kânûndur, bir kal‘ada bu kânûn yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12b–13a ·
metinde göster ·
… rüp kılıç ile gez buyurduklarından hâlâ cümle gelüp gelecek dizdârlar kılıç ile
gezmek
kânûn-ı Süleymân Hân'dır.
Ve Süleymân Hân kırk sekiz yıl pâdişâh-ı cihân-ârâ olup yedi yüz yetmiş yedi kal‘a feth edüp ol kadar hutbesi tilâvet olınur bir kal‘aya Süleymân Hân ve gayri pâdişâh-ı cihân kal‘aya yürüyüş etmemişlerdir, ammâ Süleymân-ı zamân bu kal‘aya yürüyüş edüp kılıç ile alduğiyçün dizdâra kılıcın verüp kılıç ile gez buyurduklarından hâlâ cümle gelüp gelecek dizdârlar kılıç ile gezmek kânûn-ı Süleymân Hân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13a ·
metinde göster ·
… na girüp selâmete dâhil olurlar. Ammâ rûz-ı kâsımdan sonra Karadeniz'de gemiler
gezmek
ihtimâlleri yokdur, zîrâ hakkâ ki Bahr-i Siyâh'dır.
Bu kal‘adan âdem Bahr-i Siyâh'a nazar etse deryâda gezen gemiler sinek gibi görünür. Ve bu iç kal‘ada olan serâmed nârin kullesi tâ zirve-i a‘lâsında bahâr eyyâmlarından tâ rûz-ı kâsıma varınca altı ay bu iç kal‘a kullesi üzre on fitîlli kandîl çerâğdân yanar, zîrâ deryâda gezen gemiler bu kandîl fânûsu görüp bilirler kim Balıklava kal‘asıdır, andan doğrulup geldiklerinde Balıklağı limanına girüp selâmete dâhil olurlar. Ammâ rûz-ı kâsımdan sonra Karadeniz'de gemiler gezmek ihtimâlleri yokdur, zîrâ hakkâ ki Bahr-i Siyâh'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121a ·
metinde göster ·
… rler. Kapuları kapatmak ve müsâfirîne ri‘âyet etmemek ve çârsû-yı bâzârda avret
gezmek
bu şehirde gâyet ayıbdır. Avreti taşrada görseler hemân amân u zamân vermeden k …
Ve her kaçan bir iki müsâfir gelse ol ân elin yüzün yaykayup önüne mâ-hazar elbette bir ta‘âm getirirler. Kapuları kapatmak ve müsâfirîne ri‘âyet etmemek ve çârsû-yı bâzârda avret gezmek bu şehirde gâyet ayıbdır. Avreti taşrada görseler hemân amân u zamân vermeden katl ederler, ammâ Urûm karıları yüzleri açık sokaklarda gezüp gûnâ-gûn kâr ederler ayıb değildir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348a ·
metinde göster ·
… diyerek cirid oynayarak gümüş rahtlı ve katîfe abâyili alaca hınnâlı eşeklerle
gezmek
ayıb değildir. Zîrâ Mısır'ın kayığı ve peremeleri cümle eşekdir.
Ve şehir içinde Mısır'ın evvel temcîdi segâh makâmı eşek anırmasıdır. Bir kerre ki bir eşek âye[t]: Arapça fehvâsınca nısfu'l-leylde bir âhûrda hımâr ede, el-azametüllâh, şehr-i Mısır içre kâmil iki sâ‘at-i nücûmî hımâr anırmasından âdem mebhût olup gûyâ yevm-i eşrât-ı sâ‘atde Deccâl hurûc etdi zann olunur. Zîrâ Mısır'ın a‘yân [u] eşrâfı ve cümle nisvân-ı sâhib-isyânları har-süvârdırlar. Eyle fârisü'l-hımârdırlar Q 183aP 181a kim Özbekiyye ve Salîbiyye ve Eski Mısır ve Bulak'a ve Kayıtbay'a varınca avretler zahrek hüşşek diyerek cirid oynayarak gümüş rahtlı ve katîfe abâyili alaca hınnâlı eşeklerle gezmek ayıb değildir. Zîrâ Mısır'ın kayığı ve peremeleri cümle eşekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64a ·
metinde göster ·
Ve bir ibret dahi budur kim bu kadar kerre yüz bin âdem deryâsı içre bir sarhoş âdem tarîk-ı âm üzre yıkılarak dalbıçak olarak ve bazı âdem urarak bir mest âdem görülmemişdir, gâyet ma‘yûb şeydir. Eğer görseler derhâl dutup kapusuna Y 184a götürüp ya esâmesin çalarlar yâhûd Kıbrıs'a veyâhûd Fûncistân hudûdunda intihâ-i serhadları olan Sây kal‘asına sürerler. şarâb içüp yolda gezmek gâyet menfûrlarıdır, ammâ gayrı mel‘anetleri vâfirleridir. Ammâ bu ıyd-ı şerîfde birbirlerine ziyâfetler edüp kırmızı şalvârlı dilberânları ile küheylân atlar üzre gûy gûy sohbetler etmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y183b–Y184a ·
metinde göster ·
… ce ile fânûslar yakup huddâmları ile akrabâlarına giderler. Yohsa avret bâzârda
gezmek
gâyet ayıbdır.
Ve halkı gâyet garîb dostdurlar. Ve zenâneleri gündüz tarîk-ı âma çıkmak ihtimâlleri yokdur. Meğer bir mühim müsta‘cele ve bir umûr-ı mu‘azzama işleri olursa mahfî sokaklardan giderler. Cümle gece ile fânûslar yakup huddâmları ile akrabâlarına giderler. Yohsa avret bâzârda gezmek gâyet ayıbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y335a ·
metinde göster ·
… kafesi ardından arzuhâl eder. Yohsa bu diyârda avret taşra nâ-mahrem huzûrunda
gezmek
memnû‘âtdandır. Ve yedi sekiz aylık yerden gelen şakîler içün başka müsâfirhâne …
Ve bir âdeme katl îcâb etse, cümle a‘yân-ı eşrâf meşveretiyle yâ katl veyâhûd nefy-i beled ederler. Ve nisvân tâ’ifesi dîvâna gelse, melikin kâ‘asına muttasıl bir hücre vardır, anın kamış örülmüş kafesi ardından arzuhâl eder. Yohsa bu diyârda avret taşra nâ-mahrem huzûrunda gezmek memnû‘âtdandır. Ve yedi sekiz aylık yerden gelen şakîler içün başka müsâfirhâneleri vardır. Me’kûlât [u] meşrûbâtların melik tarafından verirler. Müsâfirîne gâyet ikrâm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y413b ·
metinde göster ·