kâmil zer-gerân bir diyârda yokdur. Hattâ Selîm-i Evvel bu şehrde müştakk olup …
Evvelâ ekâlîm-i seb‘ada kuyumcuları gibi üstâd-ı kâmil zer-gerân bir diyârda yokdur. Hattâ Selîm-i Evvel bu şehrde müştakk olup âlem-i sabâvetinde zer-nişâncılık ilmin tahsîl edüp pederi Bâyezîd Hân ismine Darbhâne-i Tarabefzûn içün sikke kazırdı. Gûyâ sikkeyi mermerde kazırdı. Bu hakîr memsûk Tarabzen akçesin görmişiz. Ve Süleymân Hân dahi bu Tarabefzûn'da doğup Beşiktaş'da Yahyâ Efendi ile süd karındaş olup anınla Kostanta nâm bir zimmînin şâkirdi olup Süleymân Hân üstâd-ı zerger olmuşdur. Ol zamândan bu âna dek kuyumcuları iştihâr bulup bir gûne at rişemesi işlenir kim ol diyâra mahsûsdur ve buhûrdân ve gülâbdân ve kılıç ve gaddâre ve aşcı bıçakları işlerler kim sihr-i i‘câzdır. Ve Gurguroğlu bıçağı bir gûne sikkîndir kim anı kullanan elbette düşmandan kînin alır, meşhûr-ı âfâk bir gûne mücezzem bıçakdır. Ve bir gûne Tarabzon baltası var, nev-peydâ bir gûne balta-i zer-nişân işlenir kim sâ’ir diyârlarda nişânesi yokdur. Ve sadefkârî pîş tahtası ve sandûkası 252b ve sadefkârî rîğdânı ve devâtı ve iskemlesi bir diyârda yokdur, illâ diyâr-ı Hindistân'ın sadefkârîsi ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 252a–252b ·
metinde göster ·
… kulle-i bâlâ var kim ol dahi eflâke kad keşân olup durur. Lâkin Galata Kullesi
gibi üstü
kurşum örtülü külâh değildir. Üstâd-ı kâmil arz-ı ma‘rifet içün bu kullenin tâ …
El-hâsıl temâşâ etdiğimiz kal‘alarda böyle bir kulle-i bâlâ meğer İslâmbol'da Galata Kullesi 279a ola. Hakîkatü'l-hâl Galata Kullesin binâ eden bennâ-yı selef bu kulle-i serâmedi ol binâ etmişdir. Târîhi lisân-ı Latince ile tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu kulle Galata Kullesi gibi sâde binâ değildir. Tâ zirve-i a‘lâsında olan bedenler içre bir kat kulle-i bâlâ var kim ol dahi eflâke kad keşân olup durur. Lâkin Galata Kullesi gibi üstü kurşum örtülü külâh değildir. Üstâd-ı kâmil arz-ı ma‘rifet içün bu kullenin tâ zirve-i a‘lâsına bir musanna‘ kârgîr binâ toloz kubbe-i ra‘nâ etmiş kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 278b–279a ·
metinde göster ·
Andan yerine oğlu Natrâş melik oldu. Bu dahi atası
gibi üstâd-ı
kâmil, sâhir-i kâyil idi. Vilâyet-i Elvâhât'da ba‘zı şehirler binâ etdi. Bu dah …
Andan yerine oğlu Natrâş melik oldu. Bu dahi atası gibi üstâd-ı kâmil, sâhir-i kâyil idi. Vilâyet-i Elvâhât'da ba‘zı şehirler binâ etdi. Bu dahi fevt olup cebel-i Ehrâmlar'da âsûde olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y3b ·
metinde göster ·
… ğundan eti helâldir. Ve vücûdunda tüğleri gûnâ-gûndur. Ammâ bi-emri Hudâ timsâh
gibi üst
çenesi oynar. Ve küheylân at gibi kişner. Ve derisinden diyâr-ı Nûbe'de ve şehr …
Gâyet şecî‘ at olmağile Nîl içre timsâh ile ceng-i azîm edüp timsâha galebe eder. Ve at olduğu yerde timsâh tavattun edemez. Gerçi kara atlarına müşâbihdir, ammâ kuyruğu gâyet rakîk olup ağavâtlar atlarına bahrî hotaz ederler. Ve kuyruğu sığır kuyruğu gibi uzundur. Ve ön ayaklarının tırnakları çatal olduğundan eti helâldir. Ve vücûdunda tüğleri gûnâ-gûndur. Ammâ bi-emri Hudâ timsâh gibi üst çenesi oynar. Ve küheylân at gibi kişner. Ve derisinden diyâr-ı Nûbe'de ve şehr-i Donkalâ'da kalkan yaparlar, aslâ ok ve kılıc ve gönder ve hışt geçmez, ammâ kurşum geçer. Ve zekerinden kırbac edüp Mısır'da cellâdlar âdemi at sikiyle döğer, ne‘ûzu billâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y163b ·
metinde göster ·
… dâ bir furun inşâ eder kim piliç çıkmak içün mahsûs furundur. Gûyâ etmek furunu
gibi üstü
kubbe ve altı boş bir büyük furundur. İçi tula ile bölük bölük bölüp her hâne i …
U‘cûbe-i dehrden biri dahi budur kim on bin yumurtayı at fışkısı içine gömüp yigirmi günde on bin tavuk yavrusu çıkup civ civ diyerek ol ân gezmeğe başlar. Akl-ı insân perîşân olur, aceb ibret temâşâdır. Ammâ bu kârı herkes edemez, Âbyâr kazâsında Mısır ümerâlarından Serdâr Süleymân beldelerinden Berme nâm bir köydür, anda bir asıl nesil nesle vardır, fışkıda tavuk çıkarmak anlara mahsûsdur. Piliç çıkarmak murâd edinen kimesne anlardan bir âdem alup kankı kazâya götürmek murâd edersen gidüp anda ibtidâ bir furun inşâ eder kim piliç çıkmak içün mahsûs furundur. Gûyâ etmek furunu gibi üstü kubbe ve altı boş bir büyük furundur. İçi tula ile bölük bölük bölüp her hâne ikişer parmak kalın yanmamış penbe-misâl atılmış yumuşak fışkı döşer. Ve her hâneye ellişer yumurta kor. Ammâ her yumurtayı güneşe tutup nazar eder. Eğer tâze yumurta ise, kor, eğer cılk ise komaz. Zîrâ fışkı harâretinden pârelenüp sâ’ir yumurtalara dahi zararı isâbet edüp yavrular çıkmaz. Ol ecilden cümle tâze yumurta korlar. Ve kankı yumurtadan horos ve kankı beyzden dişi piliç çıkacağın yumurtasından bilürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y229a ·
metinde göster ·