… dir. Ammâ cümlesi İncîlî ve millet-i Mesîhî'dir. Ancak mezâhib-i bâtılaları Rûm
gibi değildir
. Iyd-i beyza-yı Nasârâ gecesi Ermenî yağlı yer ve savm-ı bâtıllarınca Urûmlar s …
Bu memleket-i Sivas beled-i kadîm olmağıla bânîsi Amalak asrından berü kavm-i Ermenî destinde olup Ays ibn İshâk Nebîye müntehî olur kavm-i cebbârlar idi. Lisân-ı Ermenî anların zu‘munca Amalak peydâ etdi derler. Bu lisânın fesâhat [ü] belâğatı şehr-i Rûm-ı Sivas'da tekellüm olunur. Millet-i Ya‘kûbî'dir. Ba‘dehû Hazret-i Mesîh'e îmân getirüp kavm-i Mesîhâdan olup cümle İncîlî'dir. Bunlar dahi yedi fırka ve yedi lisân üzre tekellüm ederler. Ammâ cümlesi İsevî olmağıla İncîl'le amel edüp tilâvet-i İncîl ederler. Arabistân'ın Ermenî'lerine Ya‘kûbî derler. Şâm'da ve Haleb'de ve Irâk'da cümle Ya‘kûbî lisânı tekellüm ederler. Ve âyîn-i bâtıl-ı bî-mezhebleri gayri gûnedir. Lisân-ı Ya‘kûbî dahi mahalliyle tahrîr olunur ve kavm-i Mıgdisî lisânı dahi başka lisândır kim ba‘zı elfâzı ve niçe lügatleri Fârisî'ye yakındır. Gâyet fasîh lisânları vardır. Ve lisân-ı (---) lisân-ı Ekrâd'a yakındır ve lisân-ı (---) Arabî'ye yakındır ve lisân-ı (---) Gürcî'ye yakındır. Bunlar Enüşirvânî'dir ve lisân-ı (---) bir lisâna müşâbeheti yokdur. Ermenî kavminin Çingânesidir. Ammâ cümlesi İncîlî ve millet-i Mesîhî'dir. Ancak mezâhib-i bâtılaları Rûm gibi değildir. Iyd-i beyza-yı Nasârâ gecesi Ermenî yağlı yer ve savm-ı bâtıllarınca Urûmlar sabâhısı yağlı yerler. Bu lisân-ı Ermenî'den dahi seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem olanlara elzem-i levâzımından lisân olmağıla bu kadarca tahrîr olundu kim ba‘zı menâzillerde ve kurâ ve kasabâtlarda tahsîl-i ma‘îşet edüp herkesle hüsn-i ülfet etmek içün kifâyet mikdârı tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 79b ·
metinde göster ·
… erekdir. Mühür kimde ise Süleymân odur. Husûsan bu Köpürlü sâ’ir vezîria‘zamlar
gibi değildir
. Feleğin çok germ ü serdin ve çok fakr u fâka ve âlâm-ı şedâ’idi çeküp çok sefe …
Paşa eyitdi: "Belî Evliyâm, eyle gerekdir. Mühür kimde ise Süleymân odur. Husûsan bu Köpürlü sâ’ir vezîria‘zamlar gibi değildir. Feleğin çok germ ü serdin ve çok fakr u fâka ve âlâm-ı şedâ’idi çeküp çok seferlerde vukûf tahsîl eyleyüp ahvâl-i dünyâya vâkıf olmuşdur. Husûsan sene (---) târîhinde merhûm Hüsrev Paşa mühr ile Bağdâd-ı behişt-âbâd üzre serdâr-ı mu‘azzam olup bu Köpürlü ol asırda Hüsrev Paşa ile Bağdâd altında bile olup hazînedârı idi. Ve bunun re’y [ü] tedbîriyle Hüsrev Paşa Acem diyârında Hemedân ve Dergezîn ve Erdebil ve şehribân ve Mehribâne {şehirlerine} varınca diyâr-ı Acem'i âlân u tâlân ve halkın 32a cümle esîr [ü] nâlân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 31b–32a ·
metinde göster ·
… b taşdan oyup vücûd-ı Îsâ ceseden tasvîr etmişler, ya‘nî kâğızda tasvîr olunmuş
gibi değildir
, hemân kalıb-ı benî Âdem gibi bir timsâldir kim kaddi hâlâ benî Âdem kadlerinin …
Ve cemî‘i sokakları şatranc nakşı tarh olunmuş serâpâ kaldırım döşelidir. Ve her köşede gûnâ-gûn eşkâl-i garîbe vü acîbe tasvîr olunmuş tılsımâtlar. Hattâ bir tılsımât cin kapusunın yanına karîb bir küçük kal‘a kapusu dahi var, bu kapudan taşra bir adım ba‘îd bir serâmed küçük kubbe altında bilâ-teşbîh Hazret-i Îsâ'yı bir haça gerüp ellerinden ve ayaklarından gümüş eğseriler ile haça mıhlamışlar. Bir garâ’ib ü acâ’ib taşdan oyup vücûd-ı Îsâ ceseden tasvîr etmişler, ya‘nî kâğızda tasvîr olunmuş gibi değildir, hemân kalıb-ı benî Âdem gibi bir timsâldir kim kaddi hâlâ benî Âdem kadlerinin üçü kadar vardır. Üstâd-ı nakkâş sâhib-i suver buna bir tîşe urup eyle bir mermer-bürlük san‘atın icrâ etmiş kim gûyâ haça mıhladıkları zahminden bir bükâ-âlûd çehresi göstermiş kim gûyâ bir sihr-i füsûndur. Ve bir kec-gerdân ve bir kec-nigâh gösterüp gûyâ dîde-i nergislerinden çekîde çekîde katarât-ı nem katre-i yem akar gibi göstermiş. San‘at-ı mutalsam budur kim bu sûret-i Îsâ evâil-i a‘sâr kelimât edüp herkese nice olup olacağın ve âhir demde nice öleceğin söyleyüp gözünden yaşlar cereyân edüp ellerinden ve ayaklarından eğseri zahmı yerlerinden kanlar cereyân edermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29b ·
metinde göster ·
Cümle beş aded hammâm-ı dil-sitândır. Lâkin hammâmları Rûm u Arab u Acem tarzı
gibi değildir
. Çâr köşe bir dîvâr içre cümle kubbeleri câmlardır. Ve bu kubbelere varınca ham …
Cümle beş aded hammâm-ı dil-sitândır. Lâkin hammâmları Rûm u Arab u Acem tarzı gibi değildir. Çâr köşe bir dîvâr içre cümle kubbeleri câmlardır. Ve bu kubbelere varınca hammâmın dörd yanından taş nerdübân ile kademe kademe kubbeye çıkarsın. Her kademe nerdübânları enlidir. Tab‘atine göre ne kadar ısıcak istersen ol kadar kubbeye çıkarsın. Gerçi kurnaları vardır, ammâ Rûm'un gibi muslukları yokdur. Hemân soba kazanlarının lüleli çeşmelerinden hammâmcılar ısıcak suları kırmızı ardıç ağacı gerdeller ile suları taşıyup kurnalara korlar ve yine sovuk su dahi hâzır ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58a ·
metinde göster ·
. Nemse lisânı gâyet ağır dildir. Ekseriyyâ niçe elfâzları Fârisî bulunmuşdur, z …
"Hattâ biz Türk ile bu sulhu İsfaç derdinden etdik. Yohsa Raba suyu cenginden sonra biz Türk ile barışır mıydık" derlerdi. Ammâ İsfaç kralı millet-i Mesîhiyyeden geçinüp İncîl kitâbı okurlar, ammâ lisânları başkadır. İnşâallâh mahallinde anların da lisânları tahrîr olunur. Lâkin Luturyan mezhebinde bir alay mecûsî kavmlerdir, ammâ Nemse be-dürüstî millet-i Mesîhiyyeden olup İncîlîdir ve mezhebleri Papişte mezhebinde, ya‘nî İrim Papa mezhebindedirler. Lâkin lisânları papanın İşpanya lisânı gibi değildir. Nemse lisânı gâyet ağır dildir. Ekseriyyâ niçe elfâzları Fârisî bulunmuşdur, zîrâ bunlar dahi diyâr-ı Acem'den Menûçehr evlâdlarıyla gelmişlerdir. Lâkin bâlâda tahrîr olunduğu üzre Hazret-i Dâvûd erganon sâzı çalup Zebûr âyeti okuduğiyçün Dâvûd Nebî'ye nâzil olan suhufları lisân-ı Nemse'ye tercüme edüp erganon ile Zebûr âyeti okurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 72a ·
metinde göster ·
… i var, ammâ ol kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir, ya‘nî Bâğçesarây'da Hân sarâyı
gibi değildir
. Bir yanında sekbân odaları ve matbah-ı Keykâvûsu vardır, ammâ bir vâsi‘ sarây …
Sitâyiş-i sarây-ı kalga sultân: Bu mahrûr olan şehrin cânib-i cenûbuna muttasıl kayalar altında bir şehircik dahi vardır. Cemî‘i kalga sultânların sarâyları budur kim cümle iki yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâlı görünüşlü ve şâhnişîn ve revzenli musanna‘ hücreleri var, ammâ ol kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir, ya‘nî Bâğçesarây'da Hân sarâyı gibi değildir. Bir yanında sekbân odaları ve matbah-ı Keykâvûsu vardır, ammâ bir vâsi‘ sarây meydânında zikri sebkat eden taş minâreli câmi‘i var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 133a ·
metinde göster ·
, zîrâ esbâb-ı ihtişâma ve dârât-ı azamete mâ’il değillerdir.
Cümle Şamhal Şâh sarâyı ve Takî Hân sarâyı ve Korçur Beğ sarâyı ve Ulu Beğ sarâyı ve Kâsım Bay sarâyı ve Kıran Alp Bay sarâyı ve (---)(---)(---)(---)(---) ve niçe yüz ma‘mûr hânedânlar vardır. Ammâ Sultân Mahmûd sarâyı sâ’ir pâdişâhlar sarâyları gibi değildir, zîrâ esbâb-ı ihtişâma ve dârât-ı azamete mâ’il değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
… enlerinin esbâbları çukadır. Başlarında cümle kalpaklardır, ammâ Tatar börkleri
gibi değildir
, bir gayri tarz-ı surâhî kalpak geyerler. Eğer kavm-i Heşdek'in ve millet-i nas …
Âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi gâyet çokdur. Ve cümle âşık perestlerdir. Eğer merd ü zenlerinin esbâbları çukadır. Başlarında cümle kalpaklardır, ammâ Tatar börkleri gibi değildir, bir gayri tarz-ı surâhî kalpak geyerler. Eğer kavm-i Heşdek'in ve millet-i nasârâ-yı Maskov'un avretlerinin yüzleri açık gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171a ·
metinde göster ·
. Bu hakîr-i pür-taksîr bin elli târîhinden berü rub‘-ı meskûnun ekâlîm-i seb‘as …
mazmûnunca işitmek görmek gibi değildir. Bu hakîr-i pür-taksîr bin elli târîhinden berü rub‘-ı meskûnun ekâlîm-i seb‘asın seyâhat etmede hazzım vardır kim âlemi geşt [ü] güzâr etdim, ammâ bu Atina şehrinde ve Frengistân'ın Roma şehrinde ve Ungurus'un Üstürgon kal‘asında ve Beç şehrinde ve Filimeng'in Amıstırdam şehirlerinde olan ibret-nümâları bir diyârda görmedim, ammâ bu Atina câmi‘i içre ve hareminde olan kâr-ı pesendîde-i benî âdemler cümle mezkûr diyârların ibret-nümâlarından ziyâde musanna‘ a‘ceb ü garâ’ibdir. Ve bu şehri gelüp görmeyen seyyâh-ı âlem cihân-bînim demesin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a ·
metinde göster ·
. Gayri gûne libâsları ve fisdânları var. Cümle mücevher ve zer ü zîvere müstağr …
Ve avretleri sâ’ir Manya avretleri gibi değildir. Gayri gûne libâsları ve fisdânları var. Cümle mücevher ve zer ü zîvere müstağrak olup dîbâ ve şîb ü zerbâf ve kâmhâ ve dârâyî Freng fisdânları ve Freng pâbuçları geyüp başları mücevher taşlı takyeli olup ba‘zı karıları gümüş ve altun taşdan takyeler geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
… ğer. Bu kal‘aya dahi karadan bir ince dîvâr cisrile varılır. Ammâ göz göz cisir
gibi değildir
, liman dîvârıdır.
Ve bu limanın öbür burnunda dahi bir iç kal‘adır. Karadan iki yüz adım alarkadır. Cânib-i erba‘asını deryâ döğer. Bu kal‘aya dahi karadan bir ince dîvâr cisrile varılır. Ammâ göz göz cisir gibi değildir, liman dîvârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190a ·
metinde göster ·
Bu mahalde harem-i şerîfde olan ziyâretler tamâm oldu. Ammâ ihvân-ı zî-sa‘âdetler, ma‘lûm ola kim bu âsitânede ne kadar Resûl-i Hudâ medfûnlar ise pây-i şerîfleri hâlâ kıblemize doğrudur. Ser-i sa‘âdetleri Kudüs'e müteveccihdir. Zîrâ anların zamân-ı sa‘âdetlerinde Kudüs-i şerîf kıble idi. Hâlâ Kudüs ise kıblemizin şimâline vâki‘ olmuşdur. Anıniçün ser-i sa‘âdetleri Kudüs'e müteveccihdir. Hâlâ bu asrımız kavmi defn olunduğu gibi başları garba, pâları şarkadır. Bunlar kıbleye müteveccih oldukları gibi değildir. Ammâ bu harem içre aslâ şecer mecer makûlesi olmayup haremin cânib-i şarkîsinde bir beyâz seng-i azîm vardır. Anın altında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y230b ·
metinde göster ·
Hakkâ ki cemî‘i hevdecleri ya‘nî develer üzre mahâfeleri gayri mahâfe gibi değildir. Rûm'da sûr nakılları-misâl bir surâhî nakıldır. Üçer dörder tabakadır. Y 314a Tâ zirvesinde bir sağîre cevârî, andan aşağı ehl-i beyt-i şürefâ zer-ender-zere müstağrak olup giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313b–Y314a ·
metinde göster ·
dır. Cemî‘i mürtezikaya niçe bin sahan ta‘am-ı mu‘ayyeneleri verildikten sonra cümle fukarâya niçe bin kas‘a ve ulbe ve sifâl ve mecur çorba-yı ades ve hınta bezl olunur. Ammâ her leyle-i cum‘ada fukarâya dahi lahm ve ruz verirler. Gerçi fukarânın ta‘amları e’imme ve hutebâ ve meşâyihîn ta‘amları gibi değildir, ammâ dâ’imdir, zîrâ matbahının kapusu üzre âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y117a ·
metinde göster ·
… ı ve mekteb-i sıbyânı ve sebîlleri vardır. Ammâ Arabistân tarzı ve Rûm binâları
gibi değildir
ve ol zîb ü zînet yokdur, ancak halkına göre binâları var. Câ-be-câ bâğ u bâğçe …
Nîl'in cânib-i şarkında Şeddâdî tula-binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Fûncistân melikinin dâbiri hâkimdir ve dâbirin tahtıdır. Gâyet ma‘mûr u müzeyyen şehirdir. On yedi bin siyâh-çerde askere ve iki Q 317b kerre yüz bin Zengî ve Berberî ve Fûncî re‘âyâya mâlikdir. Ve cümlesi mezheb-i Şâfi‘îde mü’minlerdir. Ve yedi câmi‘leri ve kırk aded zâviyeleri ve hân u P 314b hammâm ve yedi vekâlesi ve altı yüz dükkânı ve mekteb-i sıbyânı ve sebîlleri vardır. Ammâ Arabistân tarzı ve Rûm binâları gibi değildir ve ol zîb ü zînet yokdur, ancak halkına göre binâları var. Câ-be-câ bâğ u bâğçeleri var, ammâ bostânları gâyet çokdur. Ve şiddet-i hârdan âdem beyninden pişer. Ve cümle halkı tüccârdır. Kaçan bir diyâra gitseler, bâr [u] büngâhların ve zâd-ı râhilelerin deveye ve fîle yükledirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398a ·
metinde göster ·